EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 2 / 54

Borcun Kaynakları ve Sözleşmenin Kurulması

32 Hâkimlik 2 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Bir borcun nereden doğduğunu bilmek, hangi hükümlerin ve hangi zamanaşımı süresinin uygulanacağını belirler. Bu başlık önce borcun kaynaklarını ayırır, sonra en önemli kaynak olan sözleşmenin nasıl kurulduğunu adım adım izler: öneri, kabul, kurulma anı.

Çerçeve

  • Borcun Üç Kaynağı ve Aralarındaki Sınır
  • İrade Açıklaması: Açık, Örtülü, Susma
  • Öneri ve Bağlayıcılığı
  • Öneri Sayılmayan Açıklamalar: Öneriye Davet ve Herkese Açık Öneri
  • Kabul ve Kabul Sayılan Davranışlar
  • Ismarlanmamış Şeyin Gönderilmesi
  • İlan Yoluyla Ödül Sözü Verme
  • Sözleşmenin Kurulma Anı: Hazır ve Hazır Olmayanlar Arasında

Tanımlar ve Şartlar

  • Sözleşme — tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla doğan borç (TBK m. 1).
  • Haksız fiil — kusurlu ve hukuka aykırı davranışla başkasına zarar verilmesinden doğan borç (TBK m. 49).
  • Sebepsiz zenginleşme — geçerli bir sebebe dayanmadan başkasının malvarlığı ya da emeği üzerinden sağlanan kazancı geri verme borcu (TBK m. 77). Emeğin de sayılması kaynağı genişletir: karşılığı ödenmeden görülen bir iş de bu borcu doğurur.
  • (Üçlünün dışında) Kanundan doğan diğer hâller — vekâletsiz iş görme, görüşme kusuru ve nafaka gibi, tarafların iradesine dayanmayan yükümlülükler.
  • Kurulacak sözleşmenin esaslı noktalarını içermelidir; satışta mal ve bedel gibi.
  • Bağlanma iradesi taşımalıdır; beyan sahibi kabul hâlinde bağlanmayı istemelidir.
  • Sözleşme şekle bağlıysa beyan o şeklin şartlarını taşımalıdır.
  • Süreli öneri — öneren belirlediği sürenin sonuna kadar bağlıdır; kabul bu süre içinde kendisine ulaşmazsa bağlılıktan kurtulur (TBK m. 3).
  • Hazır olanlar arasında süresiz öneri — hemen kabul edilmezse öneren bağlılıktan kurtulur (TBK m. 4). Telefon veya bilgisayar gibi doğrudan iletişim sağlayan araçlarla yapılan öneri de hazır olanlar arasında sayılır; ölçüt aynı mekânda bulunmak değil, anlık iletişimtir.
  • Hazır olmayanlar arasında süresiz öneri — zamanında ve usulüne uygun gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar bağlar (TBK m. 5).

Kurallar

  • Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur; irade açıklaması açık veya örtülü olabilir (TBK m. 1).
  • Sözleşmenin kurulması için tarafların esaslı noktalarda uyuşması yeterlidir; ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile sözleşme kurulmuş sayılır ve uyuşmazlık çıkarsa hâkim işin özelliğine bakarak karara bağlar (TBK m. 2).
  • Öneren bağlı olmak istemiyorsa gecikmeyi öğrenir öğrenmez durumu hemen kabul edene bildirmek zorundadır; bildirmezse sözleşme ayakta kalır (TBK m. 5).
  • Geri alma açıklaması karşı tarafa asıl beyandan önce veya aynı anda ulaşmışsa ya da sonra ulaşmakla birlikte karşı tarafça önce öğrenilmişse beyan hiç yapılmamış sayılır (TBK m. 10).
  • Buna karşılık kanun bir hâli tersine çevirir: fiyatını göstererek mal sergilemek ile tarife, fiyat listesi ya da benzerlerini göndermek, aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça öneri sayılır (TBK m. 8).
  • Ismarlanmamış bir şeyin gönderilmesi öneri sayılmaz; bu şeyi alan kişi onu geri göndermek veya saklamakla yükümlü değildir (TBK m. 7).

Karşılaştırma

Hazır olanlar arasındaHazır olmayanlar arasında
Kurulma anıkabulün açıklandığı ankabulün önerene ulaştığı an
Hüküm anıkurulma anıyla aynıkabulün gönderildiği an (TBK m. 11)
Açık kabul gerekmiyorsaönerinin ulaştığı an

Sınav Notu

  • Borcun kaynakları sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşmetir. Vekâletsiz iş görme ve görüşme kusuru bu üçlüye ek olarak kanundan doğar.
  • Zamanaşımı kaynağa göre değişir: sözleşmede genel süre on yıl; haksız fiilde iki yıl / on yıl, sebepsiz zenginleşmede iki / on yıl.
  • Görüşme kusurundan doğan sorumlulukta istenen zarar kural olarak menfi zarardır.
  • Objektif esaslı nokta sözleşme tipinden gelir: satışta mal ve bedel; tarafın vazgeçilmez saydığı nokta sübjektif esaslı hâle gelir. Hâkim yalnız ikinci derecedeki noktayı tamamlar, esaslı noktada anlaşma yoksa sözleşmeyi kuramaz.
  • Önerinin reddedilmesi onu düşürür; sonraki kabul beyanı yeni öneridir. Önerenin ölümü kural olarak öneriyi düşürmez.
  • Geç gönderilen kabulde sözleşme kurulmaz, beyan yeni öneridir. Zamanında gönderilip geç ulaşan kabulde sözleşme kurulur.
  • Esaslı noktalarda uyuşma varsa sözleşme kurulur; ikinci derecedeki noktalarda uyuşmazlığı hâkim çözer (TBK m. 2).
  • Susma kural olarak ne kabul ne rettir; hukuk düzeni susana anlam yüklemez. İstisna TBK m. 6: açık kabul beklemeyi gerektirmeyen hâlde uygun sürede reddedilmeyen öneri sözleşmeyi kurar.
  • Fiyatını göstererek mal sergileme ile tarife, fiyat listesi ya da benzerlerini göndermek, aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça öneridir — öneriye davet değil (TBK m. 8). Üç kelime de kanunun kendi sözüdür: sayım kapalı değildir ve ölçüt "kolaylıkla" anlaşılmasıdır.
  • Hazır olanlar arasında süresiz öneri hemen kabul edilmezse düşer (TBK m. 4). Telefon ve bilgisayar hazır olanlar arası sayılır.
  • Zamanında gönderilip geç ulaşan kabulde sözleşme kurulur; öneren bağlı olmak istemiyorsa hemen bildirmek zorundadır (TBK m. 5).
  • Geri alma, asıl beyandan önce veya aynı anda ulaşırsa ya da sonra ulaşıp önce öğrenilirse etkilidir. Aynı anda öğrenilme yeterli değildir (TBK m. 10).
  • Ismarlanmamış şeyin gönderilmesi öneri değildir; alan kişi ne geri göndermek ne saklamakla yükümlüdür (TBK m. 7).
  • Ödül sözünden cayanın ödeyeceği giderler ödülün değerini aşamaz; sonucun gerçekleştirilemeyeceğini ispat ederse hiç ödemez (TBK m. 9).
  • Kurulma anı ile hüküm anı ayrıdır: sözleşme kabulün ulaşmasıyla kurulur, kabulün gönderilmesinden başlayarak hüküm doğurur (TBK m. 11). Önerenin kabulü fiilen okuduğu tarih hiçbir hesapta ölçüt değildir. Açık kabul gerekmiyorsa sözleşme, önerinin ulaşma anından başlayarak hüküm doğurur. Hazır olanlar arasında ise iki an çakışır: sözleşme kabulün açıklanmasıyla hem kurulur hem sonuç doğurmaya başlar.

Bir borcun nereden doğduğunu bilmek, hangi hükümlerin ve hangi zamanaşımı süresinin uygulanacağını belirler. Bu başlık önce borcun kaynaklarını ayırır, sonra en önemli kaynak olan sözleşmenin nasıl kurulduğunu adım adım izler: öneri, kabul, kurulma anı.

A. Borcun Üç Kaynağı ve Aralarındaki Sınır

Türk Borçlar Kanunu borcu üç kaynağa bağlar ve birinci kısmını bu üçlü ayrıma göre düzenler. Aşağıdaki dördüncü satır bu üçlünün bir parçası değildir; üçlünün dışında kalan hâllerin toplandığı yerdir:

  • Sözleşme — tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla doğan borç (TBK m. 1).
  • Haksız fiil — kusurlu ve hukuka aykırı davranışla başkasına zarar verilmesinden doğan borç (TBK m. 49).
  • Sebepsiz zenginleşme — geçerli bir sebebe dayanmadan başkasının malvarlığı ya da emeği üzerinden sağlanan kazancı geri verme borcu (TBK m. 77). Emeğin de sayılması kaynağı genişletir: karşılığı ödenmeden görülen bir iş de bu borcu doğurur.
  • (Üçlünün dışında) Kanundan doğan diğer hâller — vekâletsiz iş görme, görüşme kusuru ve nafaka gibi, tarafların iradesine dayanmayan yükümlülükler.

Bu tasnif kapalı bir sayma değildir; kanunun başka yerlerinde ve başka kanunlarda da borç doğuran olgular bulunur.

Kaynaklar arasındaki sınır her zaman keskin değildir. Aynı olay birden çok kaynağa dayanabilir: taşıyıcının yükü hasara uğratması hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiildir; alacaklı ikisinden birine veya her ikisine birden dayanabilir. Ayrımın pratik önemi ispat yükü ve zamanaşımındadır — sözleşmeden doğan sorumlulukta borçlunun kusursuzluğunu ispat etmesi beklenirken, haksız fiilde kusuru zarar gören ispat eder.

Sözleşme henüz kurulmamışken de sorumluluk doğabilir. Görüşmelere giren taraflar birbirine karşı dürüst davranma ve aydınlatma yükümlülüğü altındadır; bu yükümlülüğü kusurlu biçimde çiğneyen taraf, karşı tarafın sözleşmenin kurulacağına güvenerek yaptığı giderleri karşılamak zorunda kalır. Öğretide culpa in contrahendo denen bu sorumluluk kanunda ayrı bir madde hâlinde düzenlenmemiştir; dürüstlük kuralına dayandırılır ve tazmini istenen zarar kural olarak menfi zarardır.

Kaynak ayrımının en somut sonucu zamanaşımındadır. Sözleşmeden doğan alacaklar kural olarak on yıllık genel süreye tabidir; haksız fiilden doğan tazminat istemi zararın ve failin öğrenilmesinden başlayarak iki yıl, her hâlde fiilin işlenmesinden başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Sebepsiz zenginleşmede süre daha da kısadır: geri isteme hakkı, hakkın öğrenilmesinden başlayarak iki yıl, her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yıl içinde düşer. Aynı olay birden çok kaynağa dayanabildiği için alacaklı, hangi süreye tabi olmak istediğini seçerek de dava açabilir.

B. İrade Açıklaması: Açık, Örtülü, Susma

Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur; irade açıklaması açık veya örtülü olabilir (TBK m. 1). Örtülü açıklama, iradeyi doğrudan söylemeyen ama onu kuşkuya yer bırakmadan gösteren davranıştır: otobüse binip kart okutmak, lokantada masaya oturup sipariş vermek böyledir.

Susma ise kural olarak ne kabul ne rettir; hukuk düzeni susana anlam yüklemez. Bunun tek yasal kırılması, açık bir kabulü beklemeyi gerektirmeyen hâllerdir (TBK m. 6). Susmanın kabul sayılabilmesi için kanun, işin özelliği veya durumun gereği bunu haklı kılmalıdır; taraflar arasındaki sürekli iş ilişkisi ya da önerilen işin muhatabın mesleği olması tipik örneklerdir.

Sözleşmenin kurulması için tarafların esaslı noktalarda uyuşması yeterlidir; ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile sözleşme kurulmuş sayılır ve uyuşmazlık çıkarsa hâkim işin özelliğine bakarak karara bağlar (TBK m. 2). Sınav bu hükmü ters çevirerek sorar: ikinci derecedeki noktada anlaşılamaması sözleşmeyi kurulmamış hâle getirmez.

Bir noktanın esaslı sayılıp sayılmaması sözleşme tipine göre belirlenir. Satışta mal ve bedel, kirada kiralanan ve kira bedeli, eser sözleşmesinde eser ve ücret objektif esaslı noktalardır; bunlarda uyuşma yoksa sözleşme kurulmaz. Buna karşılık taraflardan biri, kendisi için vazgeçilmez saydığı bir noktayı görüşmeye taşıyarak onu sübjektif esaslı nokta hâline getirebilir — ödemenin senetle yapılması ya da teslimin belirli bir taşıyıcıyla gerçekleştirilmesi gibi. Kanun ikinci derecedeki noktalarda hâkime tamamlama yetkisi verir, esaslı noktalarda vermez; hâkim tarafların kurmadığı bir sözleşmeyi kuramaz.

C. Öneri ve Bağlayıcılığı

Öneri, sözleşme kurmaya yönelik ilk irade açıklamasıdır. Bir beyanın öneri sayılabilmesi için üç şart birlikte aranır:

  • Kurulacak sözleşmenin esaslı noktalarını içermelidir; satışta mal ve bedel gibi.
  • Bağlanma iradesi taşımalıdır; beyan sahibi kabul hâlinde bağlanmayı istemelidir.
  • Sözleşme şekle bağlıysa beyan o şeklin şartlarını taşımalıdır.

Üçünden biri eksikse ortada öneri değil, öneriye davet vardır. Ayrımın ölçütü beyanın içeriğidir, adı değildir: "teklif" başlıklı bir yazı esaslı noktaları taşımıyorsa öneri sayılmaz. Açık artırmada da aynı mantık işler — artırmaya çıkarmak öneriye davettir, öneriyi katılan yapar, sözleşme ihalenin tamamlanmasıyla kurulur. Önerinin ne kadar bağlayacağı, süre konulup konulmadığına ve tarafların hazır olup olmamasına göre değişir:

  • Süreli öneri — öneren belirlediği sürenin sonuna kadar bağlıdır; kabul bu süre içinde kendisine ulaşmazsa bağlılıktan kurtulur (TBK m. 3).
  • Hazır olanlar arasında süresiz öneri — hemen kabul edilmezse öneren bağlılıktan kurtulur (TBK m. 4). Telefon veya bilgisayar gibi doğrudan iletişim sağlayan araçlarla yapılan öneri de hazır olanlar arasında sayılır; ölçüt aynı mekânda bulunmak değil, anlık iletişimtir.
  • Hazır olmayanlar arasında süresiz öneri — zamanında ve usulüne uygun gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar bağlar (TBK m. 5).

Bu son hâlde kabul zamanında gönderilmiş ama yolda gecikmişse sözleşme kural olarak kurulur. Öneren bağlı olmak istemiyorsa gecikmeyi öğrenir öğrenmez durumu hemen kabul edene bildirmek zorundadır; bildirmezse sözleşme ayakta kalır (TBK m. 5).

Öneri ve kabul geri alınabilir. Geri alma açıklaması karşı tarafa asıl beyandan önce veya aynı anda ulaşmışsa ya da sonra ulaşmakla birlikte karşı tarafça önce öğrenilmişse beyan hiç yapılmamış sayılır (TBK m. 10). Aynı anda öğrenilme hâlinde geri alma üstün tutulmaz; kanun yalnız "önce öğrenilmiş olma"yı arar.

Öneri yalnız sürenin geçmesiyle sona ermez. Reddedilmesi öneriyi kendiliğinden düşürür; reddeden taraf sonradan fikir değiştirip kabul ettiğini bildirirse bu beyan kabul değil, yeni bir öneridir. Önerenin ölümü veya ehliyetini yitirmesi ise kural olarak öneriyi sona erdirmez; borç ilişkisi kişiye sıkı sıkıya bağlı değilse hak ve yükümlülükler mirasçılara geçer. Kabul süresinin hesabında kanun, beyanın gönderildiği değil ulaştığı anı esas alır; yazının üzerindeki tarih değil, önerenin eline geçme anı ölçüttür.

D. Öneri Sayılmayan Açıklamalar: Öneriye Davet ve Herkese Açık Öneri

Öneren, önerisiyle bağlı olmama hakkının saklı olduğunu açıkça belirtirse veya işin özelliğinden ya da durumun gereğinden bağlanma niyeti taşımadığı anlaşılırsa beyanı kendisini bağlamaz (TBK m. 8). Teklif toplamak ve bağlanma niyeti taşımadığı açıkça anlaşılan açıklamalar bu gruba girer. Katalog ve benzeri belgelerde dikkat gerekir: fiyat taşıyorlarsa bir sonraki paragraftaki karineye girerler ve öneri sayılırlar; "stoklarla sınırlıdır" kaydı da tek başına bağlı olmama hakkının açıkça saklı tutulduğu anlamına gelmez.

Buna karşılık kanun bir hâli tersine çevirir: fiyatını göstererek mal sergilemek ile tarife, fiyat listesi ya da benzerlerini göndermek, aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça öneri sayılır (TBK m. 8). Sayım kapalı değildir; "ya da benzerleri" ifadesi katalog ve menü gibi belgeleri de kapsar. Vitrine fiyat etiketiyle konulan mal öneriye davet değil, önerinin kendisidir; müşterinin kabulüyle sözleşme kurulur. Bu hüküm sınavda en çok ters yüz edilerek sorulan kurallardan biridir.

E. Kabul ve Kabul Sayılan Davranışlar

Kabul, öneriyi çekincesiz onayan irade açıklamasıdır. Öneriye ekleme yapan, koşul ekleyen ya da bedeli değiştiren beyan kabul değil, yeni bir öneridir; bu durumda taraflar yer değiştirir. Kabul beyanı sözleşmeyi kurduğu için kurucu yenilik doğuran haktır; buna karşılık öneri tek başına yeni bir hukuki durum yaratmadığından yenilik doğuran hak sayılmaz.

Kabul de açık veya örtülü olabilir. Açık kabulü beklemeyi gerektirmeyen hâllerde öneri uygun bir sürede reddedilmezse sözleşme kurulmuş sayılır (TBK m. 6). Buradaki sonuç, susmanın kabul sayılması değil, kanunun sessizliğe sözleşme kurucu bir anlam yüklemesidir; bu yüzden hâlleri genişletici yorumla çoğaltılamaz.

Kabulün geri alınması önerininkiyle aynı kurala tabidir: geri alma açıklaması kabulden önce veya aynı anda ulaşır ya da sonra ulaşmakla birlikte önce öğrenilirse kabul hiç yapılmamış sayılır (TBK m. 10). Geç gönderilen kabul ise gecikmeyi karşı tarafa yüklemez; burada sözleşme kurulmaz ve beyan yeni bir öneri olarak değerlendirilir. Zamanında gönderilip yolda geciken kabulle (TBK m. 5) geç gönderilen kabulün karıştırılmaması gerekir: birincisinde sözleşme kurulur ve önereni kurtaran tek şey hemen bildirimdir, ikincisinde kurulacak bir sözleşme yoktur.

F. Ismarlanmamış Şeyin Gönderilmesi

Ismarlanmamış bir şeyin gönderilmesi öneri sayılmaz; bu şeyi alan kişi onu geri göndermek veya saklamakla yükümlü değildir (TBK m. 7). Hüküm, istenmeyen gönderi yoluyla kişileri sözleşmeye zorlamaya karşı konulmuştur.

Sonucu şudur: ortada öneri bulunmadığı için alıcının davranışı kabul sayılamaz ve sözleşme kurulmaz. Gönderilen şey kullanılsa veya tüketilse bile gönderen bedeli sözleşmeye dayanarak isteyemez; talebini ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırabilir. Alıcı malı üçüncü kişiye devrederse iyiniyetli kazananın mülkiyeti kazanması ayrı bir mesele olarak eşya hukuku kurallarına göre çözülür.

G. İlan Yoluyla Ödül Sözü Verme

Bir sonucun gerçekleşmesi karşılığında ödül vereceğini ilan yoluyla duyuran kimse sözünü yerine getirmekle yükümlüdür (TBK m. 9). Beyan belirli bir kişiye değil herkese yöneliktir ve sonucu gerçekleştiren kişi ödülü isteyebilir.

Ödül sözü veren, sonuç gerçekleşmeden cayarsa veya sonucun gerçekleşmesini engellerse, dürüstlük kurallarına uygun olarak yapılmış giderleri ödemekle yükümlüdür. Bu sorumluluğun iki sınırı vardır: ödenecek giderlerin toplamı ödülün değerini aşamaz ve ödül sözü veren, gideri isteyenlerin beklenen sonucu zaten gerçekleştiremeyeceklerini ispat ederse yükümlülükten kurtulur.

Sonucu birden çok kişi gerçekleştirmişse ödül, ilanın anlamına göre paylaştırılır ya da ilk gerçekleştirene verilir; ilan bu noktayı düzenlemişse o hüküm uygulanır. Ödül sözü, belirli bir kişiye yöneltilmediği ve kabul beklemediği için ulaşması gerekli olmayan tek taraflı bir hukuki işlemdir; bu yönüyle öneriden ayrılır. Sonucu gerçekleştiren kişinin ilandan haberdar olup olmaması kural olarak önem taşımaz, çünkü yükümlülük bir sözleşmeden değil doğrudan kanundan doğar.

H. Sözleşmenin Kurulma Anı: Hazır ve Hazır Olmayanlar Arasında

Sözleşmenin kurulduğu an ile hüküm doğurmaya başladığı an aynı şey değildir. Ayrım yalnız hazır olmayanlar arasında anlam taşır ve sınavda tarih verilerek ölçülür.

Hazır olanlar arasındaHazır olmayanlar arasında
Kurulma anıkabulün açıklandığı ankabulün önerene ulaştığı an
Hüküm anıkurulma anıyla aynıkabulün gönderildiği an (TBK m. 11)
Açık kabul gerekmiyorsaönerinin ulaştığı an

Hazır olmayanlar arasında sözleşme kabulün ulaşmasıyla kurulur, ama sonuçlarını geriye giderek kabulün gönderildiği andan başlayarak doğurur (TBK m. 11). Vade, faiz ve hasarın geçişi gibi hesaplar bu andan işler. Açık bir kabulün gerekli olmadığı durumlarda ise sözleşme, önerinin ulaşma anından başlayarak hüküm doğurur. Önerenin kabulü fiilen okuduğu tarih hiçbir hesapta ölçüt değildir; kanun ulaşmayı esas alır, öğrenmeyi değil.

Hazır olma ölçütünün araca göre değiştiğini de not etmek gerekir. Yüz yüze görüşme, telefon ve anlık yazışma hazır olanlar arasıdır; mektup, kargo ve kural olarak elektronik posta hazır olmayanlar arasıdır, çünkü bunlarda beyan ile karşı tarafın öğrenmesi arasında zaman geçer. Belirleyici olan tarafların aynı yerde bulunması değil, aralarında kesintisiz iletişim bulunmasıdır. Bu ayrım yalnız kurulma ve hüküm anını değil, önerinin ne kadar bağladığını da belirler: hazır olanlar arasında süresiz öneri hemen kabul edilmezse düşer, hazır olmayanlar arasında makul bir süre ayakta kalır.

Örnek olay

Ankara'da kumaş satan (A), Bursa'daki üretici (B)'ye 500 metre kumaşı metresi 120 TL'den almak istediğini yazıp kargoyla göndermiştir. Yazıda kabul için süre belirtilmemiştir. Öneri (B)'ye 4 Mart günü ulaşmış, (B) aynı gün sözleşmeyi imzalayıp kargoya vermiştir. Kabul, kargo şirketinin yanlış yönlendirmesi yüzünden (A)'ya 20 Mart günü ulaşmış, (A) zarfı 22 Mart günü açıp okumuştur. Bu arada (A), 3 Mart günü depoyu yeniden saymış ve o kalitede kumaşa ihtiyacı kalmadığını görerek önerisini geri aldığını bildiren bir mesaj çekmiştir; mesaj (B)'ye 4 Mart günü, önerinin kargosundan iki saat sonra ulaşmış, ancak (B) mesajı kargodan önce okumuştur.

Değerlendirme: Önce geri alma sorunu çözülür. Geri alma açıklaması öneriden sonra ulaşmıştır; tek başına bu yetmez. Ancak (B) geri alma mesajını öneriden önce öğrenmiştir ve kanun tam bu hâli de geri almaya bağlar: geri alma açıklaması sonra ulaşmakla birlikte diğer tarafça öneriden önce öğrenilmişse öneri hiç yapılmamış sayılır (TBK m. 10). Öyleyse ortada bağlayıcı bir öneri yoktur ve (B)'nin 4 Mart tarihli beyanı bir kabul değil, kendisi bir önerdir. (A) bunu kabul etmedikçe sözleşme kurulmaz.

Geri alma mesajının hiç çekilmediği varsayılsaydı çözüm değişirdi. Öneri hazır olmayanlar arasında ve süresiz yapılmıştır; (A), zamanında ve usulünce gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar bağlıdır (TBK m. 5). (B) kabulünü öneriyi alır almaz göndermiş, yani zamanında göndermiştir; gecikme kargodan doğmuştur. Bu hâlde sözleşme kurulur. (A) bağlı olmak istemiyorsa gecikmeyi öğrendiği 20 Mart günü durumu hemen (B)'ye bildirmek zorundadır; bildirmezse sözleşme ayakta kalır.

Sözleşmenin kurulduğu an, kabulün (A)'ya ulaştığı 20 Marttır; (A)'nın zarfı açıp okuduğu 22 Mart hiçbir sonuç doğurmaz, çünkü kanun ulaşmayı esas alır. Buna karşılık sözleşme hükümlerini kabulün gönderildiği 4 Marttan başlayarak doğurur (TBK m. 11). Taraflar "teslim, sözleşmeden otuz gün sonra" demiş olsalardı bu otuz gün 4 Marttan sayılırdı. Kurulma anı ile hüküm anının ayrılması, sınavda üç tarih verilip "hangisi doğrudur" diye sorulduğunda tek ayırt edici ölçüttür.

İkinci örnek olay

Teknoloji mağazası işleten (D), vitrine "89.000 TL" etiketiyle bir dizüstü bilgisayar koymuştur. Müşteri (E) mağazaya girip bu fiyattan almak istediğini söylemiş, (D) ise "vitrindekiler yalnızca teşhir içindir, satış fiyatı 105.000 TL" diyerek satmaktan kaçınmıştır. Aynı gün (D), geçen hafta mağazaya uğrayıp bilgisayar aradığını söyleyen (F)'ye, sipariş almadan bir dizüstü bilgisayarı fiyat etiketiyle birlikte kargoyla göndermiştir. (F) cihazı bir hafta kullanmış, sonra iade etmek istememiştir.

Değerlendirme: Vitrindeki mal bakımından kural açıktır: fiyatını göstererek mal sergilemek, aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça öneridir (TBK m. 8). Etikette yalnız fiyat yazmaktadır; teşhir amacı ürünün üzerinde ya da yanında anlaşılır biçimde belirtilmemiştir. Dolayısıyla (D)'nin beyanı öneri, (E)'nin sözü kabuldür ve satış sözleşmesi 89.000 TL üzerinden kurulmuştur. (D)'nin sonradan ileri sürdüğü fiyat, kurulmuş sözleşmeyi tek taraflı değiştiremez.

(F)'ye gönderilen cihaz bakımından sonuç terstir. Ismarlanmamış bir şeyin gönderilmesi öneri sayılmaz; (F) cihazı geri göndermek veya saklamakla yükümlü değildir (TBK m. 7). Ortada öneri bulunmadığı için (F)'nin cihazı kullanması da kabul sayılmaz ve satış sözleşmesi kurulmaz. (D), bedeli sözleşmeye dayanarak isteyemez. Buna karşılık (F) başkasının malını kullanarak bir yarar elde etmiştir; (D)'nin talebi ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanabilir ve kapsamı satış bedeli değil, elde edilen yarardır.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2025 HMGS
İnternet üzerinden antika satışı yapan Ahsen, uzun zamandır müşterisi olan Buse'ye ısmarlamadığı hâlde antika bir vazoyu kargo yoluyla gönderir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre olayla ilgili;I.Vazonun Ahsen tarafından Buse'ye gönderilmesi kural olarak öneri sayılır.II.Buse vazoyu Ahsen'e geri göndermediği takdirde satım sözleşmesi kurulmuş olur.III.Buse vazoyu saklamakla yükümlü değildir. ifadelerden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) I ve III
E) II ve III
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 2 2026 HMGS
Ali 01.01.2026 tarihinde kaybolan kedisini bulmak için çevredeki sokakların duvarlarına kedisinin fotoğrafı, kendi iletişim bilgileri ve kediyi bulup getirene 10.000 TL ödeyeceğinin yazılı olduğu ilanlar yapıştırır. Birol, 08.01.2026 tarihinde kediyi bulur ve 10.01.2026 tarihinde teslim etmek üzere Ali'nin adresine gittiğinde kendisi gibi kediyi arayan Can ile karşılaşır. Fakat Ali, 09.01.2026 tarihinde ödül vaadinden caydığını ancak bu kararını ilan etmediğini söyler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Ali, kedinin kendisine tesliminden önce sözünden caydığı için vaadini yerine getirmekle yükümlü tutulamaz.
B) Birol'un kediyi aramak için yaptığı giderlerin toplamı, ödülün değerini aştığı takdirde Ali, aşan kısmı da ödemekle yükümlü olur.
C) Ali, kediyi aramak için yaptığı giderlerin karşılığında Can'a ödül vaadinin yarısı oranında ödeme yapmakla yükümlüdür.
D) Can, Ali'nin ödül vaadinden vazgeçtiğini ilan etmemesini ileri sürerek ödül tutarının tamamı ile yaptığı giderleri kural olarak aşırı yararlanma hükümleri gereğince tarafına ödenmesini sağlayabilir.
E) Ali, giderlerinin ödenmesini isteyen Can'ın beklenen sonucu gerçekleştiremeyeceğini ispat ederse giderleri ödeme yükümlülüğünden kurtulur.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 3 2016 ADLİ HAKİMLİK
A; bilgisayarını, arkadaşı B'nin satın almak isteyeceğini düşünerek 05.04.2025 tarihinde "Dilersen bilgisayarımı sana 15.000 liraya satarım. Cevabını mutlaka bekliyorum." içerikli bir e-posta gönderir. B, 06.04.2025 tarihinde teklifi kabul ettiğini bir mektup göndererek yanıtlar. Mektup, 07.04.2025 tarihinde A'nın posta kutusuna ulaşır. A, posta kutusunu 12.04.2025 tarihinde kontrol ettiğinde B'nin kabul beyanını öğrenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre olayla ilgiliI.A ve B arasındaki sözleşme 07.04.2025 tarihinde kurulmuş sayılır.II.A ve B arasındaki sözleşme, 12.04.2025 tarihinden itibaren hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başlar.III.A, önerisini geri almak istediğinde A'nın geri alma beyanı kabul beyanından önce B'ye ulaşır ya da B, A'nın geri alma beyanını kabul beyanından önce okursa A, önerisiyle bağlı olmaktan kurtulur. İfadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 4 Çıkmış soru
A, antika eşya satan B'nin mağazasının vitrininde gördüğü vazoyu beğenir. Bunun üzerine vazoyu almak istediğini söyleyerek B'ye vazonun fiyatını sorar. B, vazonun 5.000 TL olduğunu söyler. Fiyatı biraz pahalı bulan A, düşüneceğini ve aradığı vazoyu daha uygun bir fiyata bulamazsa tekrar geleceğini söyleyerek B'nin mağazasından ayrılır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) B'nin önerisi A tarafından kabul edilmediği için A'nın mağazadan ayrılmasıyla B, önerisiyle bağlı olmaktan kurtulur.
B) A'nın vazonun fiyatını sorması öneri niteliğindedir.
C) A'nın mağazaya tekrar gelerek vazoyu almak istemesi durumunda B, vazoyu kural olarak 5.000 TL'den satmak zorundadır.
D) A'nın vazonun fiyatını sorması karşısında B'nin 5.000 TL fiyat vermesi kabul niteliğindedir.
E) B'nin mağazasının vitrininde fiyatını belirtmeden vazoyu sergilemesi herkese açık öneri niteliğindedir.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 5 2024 İCRA MÜDÜRLÜĞÜ
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre öneri, önerinin geri alınması beyanınınI.öneriyle aynı anda ulaşması,II.öneriden daha sonra ulaşmakla birlikte diğer tarafça öneriden önce öğrenilmesi,III.öneriden daha sonra ulaşmış ve diğer tarafça öneriden daha sonra öğrenilmesi hâllerinin hangilerinde hiç yapılmamış sayılır?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 6 2010 İDARİ HAKİMLİK
Rekabet yasağı sözleşmesinde işçinin işverene borçlandığı edim, aşağıdaki edim türlerinden hangisine girer?
A) Katlanma edimi
B) Yapma edimi
C) Verme edimi
D) Yapmama edimi
E) Bölünebilir edim
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 7 2007 ADLİ HAKİMLİK
Aşağıdakilerden hangisi külfet değil, gerçek anlamda bir yükümlülüktür?
A) Temerrüt ihtarı
B) Ayıp ihbarı
C) Faiz ödeme yükümlülüğü
D) Haksız fiile maruz kalan kişinin zararı azaltma yükümlülüğü
E) Alıcının kendisine teslim edilen malı muayene etmesi
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 8 2011 KPSS
Rekabet yasağı sözleşmesinde işçinin işverene karşı borçlandığı edim, ne tür bir edimdir?
A) Verme edimi
B) Yapma edimi
C) Yapmama edimi
D) Katlanma edimi
E) Ani edim
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 9 2011 İDARİ HAKİMLİK
A ile B, aralarında yaptıkları satış sözleşmesi ile üç ton buğdayın A tarafından B'ye satışı ve teslimi konusunda anlaşmışlardır. Bu sözleşmeye konu edim, ne tür bir edim niteliği taşır?
A) Bölünemez edim
B) Şahsi edim
C) Sürekli edim
D) Bölünebilir edim
E) Olumsuz edim
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 10 2025 İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
İşten eve döndüğünde kapının önünde bir kutu bulan Mete, annesinin köyden gönderdiği ürünler olduğunu düşündüğü kutuyu alıp eve giriyor. Ertesi gün kutuyu açıp baktığında öyle olmadığını, daha önce ismini dahi duymadığı bir marketten gönderildiğini anlıyor. Bu ürün ve Mete'nin sorumluluğuyla ilgiliI.Mete, ürünü göndermek veya saklamakla yükümlü değildir.II.Mete ürünleri tüketse bile sözleşme ilişkisi kurulmuş olmaz.III.Ürünün gönderilmesi bir öneridir. İfadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 11 2023 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK (ARALIK)
Baklavacı Yusuf, mutat olarak alışveriş yaptığı Antep fıstığı üreticisi Faruk'a elektronik posta yoluyla kilosu 500 TL'den 300 kilo Antep fıstığı satın almak istediğini iletir. Yusuf'un iletisini hemen gören Faruk; 2 gün sonra bu teklife, Antep fıstıklarını ancak bir hafta sonra kargoya verebileceğini de belirterek elektronik posta yoluyla olumlu cevap verir. Yusuf, Faruk'un iletisini gönderildikten bir gün sonra görür. Antep fıstıkları yazışmaların başlamasından 10 gün sonra Yusuf'un eline ulaşır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre Yusuf ile Faruk arasındaki bu sözleşme hangi andan başlayarak hüküm doğurur?
A) Faruk'un öneriyi öğrendiği an
B) Faruk'un kabul beyanını elektronik posta yoluyla gönderdiği an
C) Yusuf'un, Faruk'un kabul beyanını öğrendiği an
D) Faruk'un, Antep fıstıklarını kargoya verdiği an
E) Antep fıstıklarının Yusuf'a teslim edildiği an
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 12 2025 KPSS
I.El yazılı vasiyetnameII.Vakıf kurmaIII.Bağışlama Yukarıdakilerden hangileri tek taraflı hukuki işlemlerdendir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) II ve III
Cevabı göster
Cevap: D.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 11 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 6
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre öneri ve öneriye davet ayrımıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Fiyatını göstererek mal sergilemek, aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça öneri sayılır.
B) Tarife veya fiyat listesi göndermek de aynı koşulla öneri sayılan davranışlar arasındadır.
C) Bağlanma niyeti taşımadığı durumun gereğinden anlaşılan bir beyan önereni bağlamaz.
D) Açık artırmada artırmaya çıkarmak öneriye davettir; öneriyi artırmaya katılan kişi yapar.
E) "Teklif" başlığını taşıyan her yazı, esaslı noktaları içermese bile öneri sayılır.
Cevabı göster
Cevap: E. Bir beyanın öneri sayılması için esaslı noktaları içermesi, bağlanma iradesi taşıması ve sözleşme şekle bağlıysa o şekle uygun olması gerekir. Ölçüt beyanın içeriğidir, taşıdığı başlık değildir; esaslı noktaları içermeyen bir yazı "teklif" adını taşısa da öneriye davet sayılır. Bu yüzden E yanlıştır.

Şık analizi

A) Kanun bu davranışı açıkça öneri sayar ve yalnız aksi kolaylıkla anlaşılıyorsa istisna tanır. İfade doğrudur.
B) Tarife ve fiyat listesi gönderimi aynı hükümde mal sergilemeyle birlikte sayılmıştır. İfade doğrudur.
C) Bağlanma niyetinin bulunmadığı işin özelliğinden anlaşılıyorsa beyan bağlayıcı olmaz. İfade doğrudur.
D) Artırmaya çıkarmak bağlanma iradesi taşımaz; sözleşme ihalenin tamamlanmasıyla kurulur. İfade doğrudur.
Soru 7
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre öneri ve kabulün geri alınmasıyla ilgili olarak:I.Geri alma açıklaması asıl beyandan önce ulaşırsa beyan hiç yapılmamış sayılır.II.Geri alma sonra ulaşmakla birlikte muhatap onu asıl beyandan önce öğrenmişse sonuç aynıdır.III.Geri almanın asıl beyanla aynı anda öğrenilmesi de beyanı ortadan kaldırır.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) I ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Kanun geri almaya iki hâlde sonuç bağlar: açıklamanın asıl beyandan önce ya da onunla aynı anda ulaşması veya sonra ulaşmakla birlikte muhatap tarafından önce öğrenilmesi. Bu yüzden I ve II doğrudur. Üçüncü ifade ise ulaşma ile öğrenmeyi karıştırır: aynı anda ulaşma geri almayı etkili kılar, ama aynı anda öğrenilme yeterli değildir; kanun burada yalnız önce öğrenilmiş olmayı arar.

Şık analizi

A) Bu seçenek, sonradan ulaşan geri almanın önce öğrenilmesi hâlini gözden kaçırır; II de doğrudur.
B) Bu seçenek en açık hâli, yani önce ulaşan geri almayı dışarıda bırakır.
D) Bu seçenek, aynı anda öğrenilmeyi yeterli sayan III'ü içeri alır; kanun bunu aramaz.
E) Bu seçenek ulaşma ile öğrenme ölçütlerini birbirine karıştırır; III bu yüzden elenir.
Soru 8
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, İstanbul'daki (M), İzmir'deki (N)'ye süre belirtmeksizin yazılı bir satış önerisi göndermiş ve öneri 3 Nisan günü (N)'ye ulaşmıştır. (N) kabulünü aynı gün postaya vermiş, kabul taşıyıcının hatası yüzünden (M)'ye 25 Nisan günü ulaşmış, (M) zarfı 27 Nisan günü açmıştır. Buna göre bu olayda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Sözleşme 25 Nisan günü kurulmuş, ancak hükümlerini kabulün postaya verildiği 3 Nisan gününden başlayarak doğurmuştur.
B) Sözleşme önerenin zarfı açtığı 27 Nisan günü kurulmuş ve hükümlerini aynı günden başlayarak doğurmaya başlamıştır.
C) Kabul önerene geç ulaştığı için sözleşme kurulmamış, (N)'nin beyanı (M)'ye yöneltilmiş yeni bir öneriye dönüşmüştür.
D) Sözleşme kabulün postaya verildiği 3 Nisan günü kurulmuş, hükümlerini ise 25 Nisan gününden başlayarak doğurmuştur.
E) Sözleşme kabulün ulaştığı 25 Nisan günü kurulmuş ve hükümlerini de aynı günden başlayarak bütünüyle doğurmuştur.
Cevabı göster
Cevap: A. Kabul zamanında gönderilmiş, gecikme taşıyıcıdan doğmuştur; bu hâlde sözleşme kurulur ve öneren bağlı kalmak istemiyorsa durumu hemen bildirmek zorundadır. Hazır olmayanlar arasında sözleşme kabulün önerene ulaştığı an kurulur, yani 25 Nisan'da. Hükümlerini ise kabulün gönderildiği andan, yani 3 Nisan'dan başlayarak doğurur. Önerenin zarfı açtığı 27 Nisan hiçbir hesapta ölçüt değildir.

Şık analizi

B) Bu seçenek ölçütü öğrenmeye bağlar; kanun ulaşmayı esas alır, zarfın açıldığı tarihi değil.
C) Bu seçenek zamanında gönderilip geç ulaşan kabul ile geç gönderilen kabulü karıştırır; burada kabul zamanında gönderilmiştir.
D) Bu seçenek kurulma ile hüküm anlarını birbirinin yerine koyar; kurulma ulaşmaya, hüküm gönderilmeye bağlıdır.
E) Bu seçenek hazır olmayanlar arasında iki anın ayrıldığını gözden kaçırır ve ikisini birleştirir.
Soru 9
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun birinci kısmında borcun kaynağı olarak düzenlediği hâllerden biri aşağıdakilerden hangisi değildir?
A) Sözleşme
B) Haksız fiil
C) Sebepsiz zenginleşme
D) Vekâletsiz iş görme
E) İki taraflı hukuki işlem
Cevabı göster
Cevap: D. Kanun borcu sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme olmak üzere üç kaynağa bağlar ve birinci kısmını bu ayrıma göre düzenler. Vekâletsiz iş görme bu üçlünün dışında kalır; tarafların borç kurma iradesine dayanmayan ve doğrudan kanundan doğan yükümlülüklerdendir. E seçeneği ise sözleşmenin kendisini tarif ettiği için A ile aynı kaynağı gösterir.

Şık analizi

A) Sözleşme üçlünün ilk ayağıdır ve kanunun birinci ayırımını oluşturur.
B) Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı davranışla zarar verilmesinden doğan ikinci kaynaktır.
C) Sebepsiz zenginleşme, başkasının malvarlığı ya da emeği üzerinden sağlanan kazancı geri verme borcunu doğuran üçüncü kaynaktır.
E) İki taraflı hukuki işlem sözleşmenin kendisidir; ayrı bir kaynak değil, A ile aynı ayağı gösterir.
Soru 10
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kabul beyanı ve susmanın hukuki değeriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Susma kural olarak ne kabul ne de ret anlamı taşıyan bir davranıştır.
B) Öneriye çekince veya koşul ekleyen beyan kabul değil, yeni bir öneridir.
C) Kabul beyanı sözleşmeyi tek taraflı olarak kurduğu için kurucu yenilik doğuran haktır.
D) Açık kabul beklemeyi gerektirmeyen hâllerde susma her zaman kabul anlamına gelir.
E) Geç gönderilen kabulde sözleşme kurulmaz; beyan yeni bir öneri olarak değerlendirilir.
Cevabı göster
Cevap: D. Kanun, açık bir kabulü beklemeyi gerektirmeyen hâllerde önerinin uygun sürede reddedilmemesine sözleşme kurucu bir sonuç bağlar. Buradaki sonuç susmanın kabul sayılması değil, kanunun sessizliğe özel bir anlam yüklemesidir ve hâller genişletici yorumla çoğaltılamaz. "Her zaman kabul anlamına gelir" diyen D bu yüzden yanlıştır.

Şık analizi

A) Susmaya kural olarak anlam yüklenmemesi genel kuraldır; ifade doğrudur.
B) Çekinceli ya da eklemeli beyan kabul sayılmaz ve taraflar yer değiştirir; ifade doğrudur.
C) Kabul beyanı sözleşmeyi tek taraflı olarak kurduğu için kurucu gruptadır; ifade doğrudur.
E) Geç gönderilen kabulde kurulacak bir sözleşme yoktur ve beyan yeni öneri sayılır; ifade doğrudur.
Soru 11
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, bir mağaza hiç sipariş vermemiş olan (P)'ye bir kahve makinesini fiyat etiketiyle birlikte kargoyla göndermiştir. (P) makineyi iki hafta boyunca kullanmış, sonra makinenin parasını ödemeyeceğini bildirmiştir. Buna göre bu olayda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Ismarlanmamış bir şeyin gönderilmesi öneri sayılmaz; (P) gönderilen makineyi geri göndermek veya saklamakla yükümlü tutulamaz.
B) Makinenin iki hafta boyunca kullanılmış olması örtülü kabul sayılır ve taraflar arasında satış sözleşmesi kurulmuş olur.
C) (P) makineyi mağazaya iade etmediği takdirde bu sebeple satış bedelini sözleşmeye dayanarak ödemek zorunda kalır.
D) (P), gönderilen şeyi mağaza adına özenle saklamak ve ayrıca saklama için yaptığı masrafı istemekle yükümlüdür.
E) Gönderim bir öneriye davet sayılır; (P)'nin makineyi kullanması bu daveti hemen bağlayıcı bir öneriye dönüştürür.
Cevabı göster
Cevap: A. Ismarlanmamış bir şeyin gönderilmesi öneri sayılmaz ve gönderiyi alan kişi onu geri göndermek veya saklamakla yükümlü tutulamaz. Ortada öneri bulunmadığı için alıcının davranışı kabul olarak değerlendirilemez ve satış sözleşmesi kurulmaz. Gönderen bedeli sözleşmeye dayanarak isteyemez; talebini ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırabilir ve kapsamı satış bedeli değil elde edilen yarardır.

Şık analizi

B) Kabul ancak bir öneri varsa söz konusu olur; burada öneri bulunmadığı için kullanma kabul sayılmaz.
C) Sözleşme kurulmadığından bedel sözleşmeye dayanarak istenemez; dayanak ancak sebepsiz zenginleşme olabilir.
D) Kanun alıcıya saklama yükümlülüğü yüklemez; hüküm tam da bu yükten kurtarmak için konulmuştur.
E) Gönderim öneriye davet de değildir; kanun ona hiçbir sözleşme kurucu anlam tanımamıştır.
Soru 12
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre ilan yoluyla ödül sözü vermeyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Sözden cayan kişinin ödemekle yükümlü olduğu giderler, vaat edilen ödülün değerini aşamaz.
B) Ödül sözü ancak belirli bir kişiye yöneltilmiş olması hâlinde bağlayıcı sonuç doğurur.
C) Sonucu gerçekleştiren kişinin ödül istemesi için ilandan haberdar olması her hâlde şarttır.
D) Sözden cayan kişi, dürüstlük kuralına uygun yapılmış giderleri hiçbir koşulda ödemekle yükümlü tutulamaz.
E) Ödül sözü, muhataba ulaşması gereken tek taraflı bir hukuki işlem olarak kurulur.
Cevabı göster
Cevap: A. Ödül sözü veren, sonuç gerçekleşmeden cayarsa veya sonucun gerçekleşmesini engellerse dürüstlük kurallarına uygun yapılan giderleri ödemekle yükümlüdür; ancak bu yükümlülüğün üst sınırı ödülün değeridir. Bu yüzden A doğrudur. Beyan herkese yönelik olduğu için belirli bir kişiye ulaşması gerekmez ve yükümlülük sözleşmeden değil doğrudan kanundan doğar.

Şık analizi

B) Ödül sözü belirli bir kişiye değil herkese yöneliktir; bağlayıcılığı muhatabın belirli olmasına bağlı değildir.
C) Yükümlülük kanundan doğduğu için ilandan haberdar olmak kural olarak aranmaz.
D) Cayma hâlinde gider ödeme yükümlülüğü vardır; yalnız sonucun gerçekleştirilemeyeceği ispatlanırsa kalkar.
E) Ödül sözü ulaşması gerekli olmayan tek taraflı bir işlemdir; öneriden ayrıldığı nokta budur.
Soru 13
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, sözleşmeden doğan alacaklar için öngörülen genel zamanaşımı süresi kaç yıldır?
A) Bir yıl
B) İki yıl
C) Beş yıl
D) On yıl
E) Yirmi yıl
Cevabı göster
Cevap: D. Kaynak ayrımının en somut sonucu zamanaşımı süresindedir. Sözleşmeden doğan alacaklar kural olarak on yıllık genel süreye tabidir; haksız fiilde süre öğrenmeden başlayarak iki yıl ve her hâlde on yıl, sebepsiz zenginleşmede ise iki yıl ve her hâlde on yıldır. Aynı olay birden çok kaynağa dayanabildiği için alacaklı hangi süreye tabi olacağını seçerek dava açabilir.

Şık analizi

A) Bir yıllık süre borçlar hukukunda genel zamanaşımı olarak değil, belirli hak düşürücü sürelerde karşımıza çıkar.
B) İki yıllık süre haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmenin öğrenmeye bağlı süresidir, sözleşmenin genel süresi değildir.
C) Beş yıllık süre kanunun ayrıca saydığı belirli alacaklar için öngörülmüştür, genel kural değildir.
E) Yirmi yıllık süre borçlar hukukunda genel zamanaşımı süresi olarak öngörülmemiştir.
Soru 14
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre sözleşmenin kurulması için gereken uyuşmayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Tarafların sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuş olması sözleşmenin kurulması için yeterlidir.
B) İkinci derecedeki bir noktada uyuşulmamış olması sözleşmeyi kurulmamış hâle getirmez.
C) İkinci derecedeki bir noktada uyuşmazlık çıkarsa hâkim işin özelliğine bakarak karar verir.
D) Hâkim, esaslı noktalarda anlaşma bulunmasa bile sözleşmeyi tamamlayarak kurulmuş sayabilir.
E) Taraflardan biri vazgeçilmez saydığı noktayı sübjektif bakımdan esaslı nokta hâline getirebilir.
Cevabı göster
Cevap: D. Kanun hâkime yalnız ikinci derecedeki noktalarda tamamlama yetkisi verir. Esaslı noktalarda uyuşma yoksa sözleşme hiç kurulmamıştır ve hâkim tarafların kurmadığı bir sözleşmeyi kuramaz. Bu yüzden D yanlıştır; diğer seçenekler aynı hükmün kabul edilen sonuçlarıdır.

Şık analizi

A) Esaslı noktalarda uyuşma sözleşmeyi kurmaya yeter; ifade doğrudur.
B) İkinci derecedeki noktada uyuşulmaması kurulmayı engellemez; ifade doğrudur.
C) Uyuşmazlık çıkarsa hâkim işin özelliğine bakarak karara bağlar; ifade doğrudur.
E) Taraf, kendisi için vazgeçilmez saydığı noktayı görüşmeye taşıyarak esaslı hâle getirebilir; ifade doğrudur.
Soru 15
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre hazır olanlar ile hazır olmayanlar arasında yapılan önerileri birbirinden ayıran ölçüt aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A) Tarafların aynı mekânda bulunması
B) Kesintisiz iletişim bulunması
C) Önerinin yazılı yapılması
D) Kabul için süre belirlenmesi
E) Sözleşmenin şekle bağlılığı
Cevabı göster
Cevap: B. Ayrımın ölçütü aynı yerde bulunmak değil, taraflar arasında anlık ve kesintisiz iletişim bulunmasıdır. Telefon ve anlık yazışma bu yüzden hazır olanlar arası sayılır; mektup, kargo ve kural olarak elektronik posta hazır olmayanlar arasındadır, çünkü beyan ile karşı tarafın öğrenmesi arasında zaman geçer. Ayrım hem kurulma ve hüküm anını hem de önerinin ne kadar bağladığını belirler.

Şık analizi

A) Fiziken aynı mekânda bulunmak ölçüt değildir; telefonla yapılan öneri de hazır olanlar arası sayılır.
C) Beyanın yazılı ya da sözlü olması ayrımda rol oynamaz; belirleyici olan iletişimin sürekliliğidir.
D) Süre belirlenmesi önerinin bağlayıcılık süresini etkiler, hazır olup olmama ayrımını değil.
E) Şekil şartı geçerlilik sorunudur; önerinin hangi grupta sayılacağını belirlemez.
Soru 16
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre sözleşme görüşmeleri sırasındaki davranışlardan doğan sorumlulukla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Sözleşme görüşmelerinden doğan bu sorumluluk, Türk Borçlar Kanunu'nda ayrı ve bağımsız bir madde hâlinde düzenlenmiştir.
B) Bu sorumluluğun doğabilmesi için tarafların görüşmeleri tamamlayıp aralarında her hâlde geçerli bir sözleşme kurmuş olmaları gerekir.
C) Bu sorumluluk sebebiyle istenebilecek zarar, kural olarak sözleşmenin kurulacağına güvenilerek yapılan menfi zarar kalemlerinden oluşur.
D) Sözleşme görüşmelerine giren taraflar, görüşmeler sürdüğü sürece birbirlerine karşı herhangi bir hukuki yükümlülük altına girmez.
E) Görüşme kusurundan doğan bu sorumluluk yalnızca haksız fiil hükümlerine dayandırılabilir; başka bir nitelendirme kabul edilmemektedir.
Cevabı göster
Cevap: C. Görüşmelere giren taraflar birbirine karşı dürüst davranma ve aydınlatma yükümlülüğü altındadır; bu yükümlülüğü kusurlu biçimde çiğneyen taraf, karşı tarafın sözleşmenin kurulacağına güvenerek yaptığı giderleri karşılar. Öğretide culpa in contrahendo denen bu sorumluluk kanunda ayrı bir madde hâlinde düzenlenmemiş, dürüstlük kuralına dayandırılmıştır ve istenen zarar kural olarak menfi zarardır.

Şık analizi

A) Sorumluluk kanunda ayrı bir maddeyle düzenlenmemiştir; dayanağı dürüstlük kuralıdır.
B) Sorumluluk sözleşme hiç kurulmasa bile doğar; kurumun varlık sebebi zaten budur.
D) Görüşmeye girenler dürüst davranma ve aydınlatma yükümlülüğü altındadır; yükümlülüksüz bir alan değildir.
E) Sorumluluğun hukuki niteliği tartışmalıdır ve yalnız haksız fiile bağlanmış değildir.

← Borç İlişkisi ve Temel KavramlarSözleşmenin Şekli →