Borçlar Hukuku › Başlık 12 / 54
Kusursuz Sorumluluk Hâlleri
32 Hâkimlik
Hızlı özet
Haksız fiilin dört unsurundan biri kusurdu. Kusursuz sorumlulukta bu unsur aranmaz: sorumluluk, failin kınanabilir bir davranışına değil, onun bulunduğu konuma — çalıştırdığı kişiye, bulundurduğu hayvana, sahip olduğu yapıya, işlettiği tehlikeli tesise — bağlanır.
Çerçeve
- Kusursuz Sorumluluğun Üç Kademesi
- Adam Çalıştıranın Sorumluluğu
- Adam Çalıştıranın Kurtuluş Kanıtı
- Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu
- Yapı Malikinin Sorumluluğu
- Yapı Malikinin Rücu Hakkı ve Zararın Önlenmesi
- Tehlike Sorumluluğu ve Denkleştirme
- Ayırt Etme Gücünü Geçici Kaybedenin Sorumluluğu
- Özel Kanunlardaki Kusursuz Sorumluluklarla İlişki
Tanımlar ve Şartlar
- Taraflar arasında bir çalıştırma ilişkisi bulunmalıdır. Ölçüt sözleşme değil bağımlılıktır: çalışan, çalıştıranın talimatı altında iş görmelidir. Hizmet sözleşmesi şart olmadığı gibi ücret ödenmesi de gerekmez.
- Zarar, işin yapılması sırasında ve işle bağlantılı olarak verilmiş olmalıdır. Çalışanın işle ilgisiz kişisel davranışından doğan zarar bu kapsama girmez.
Kurallar
- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 66).
- Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m. 66).
- Adam çalıştıran, ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir (TBK m. 66).
- Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 67).
- Kanun bir rücu imkânı da tanır: hayvan, bir başkası veya bir başkasına ait hayvan tarafından ürkütülmüş olursa, bulunduranın bu kişilere rücu hakkı saklıdır (TBK m. 67).
- Bir kişinin hayvanı, başkasının taşınmazı üzerinde zarar verdiğinde, taşınmazın zilyedi o hayvanı yakalayabilir ve zararı giderilinceye kadar alıkoyabilir; durum ve koşullar haklı gösteriyorsa hayvanı diğer yollarla etkisiz hâle getirebilir (TBK m. 68).
- Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 69).
- Sorumluluk malikle de sınırlı değildir: intifa ve oturma hakkı sahipleri de binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan malikle birlikte müteselsilen sorumludur (TBK m. 69).
- Kanun, sorumluluğu malike yüklerken onu nihai olarak yalnız bırakmaz: sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır (TBK m. 69).
- Bir başkasına ait bina veya diğer yapı eserlerinden zarar görme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu tehlikenin giderilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını hak sahiplerinden isteyebilir (TBK m. 70).
- Önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur (TBK m. 71).
- Kanunun tehlike sorumluluğuna ilişkin hükmü genel niteliktedir ve belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümlerini saklı tutar (TBK m. 71).
Karşılaştırma
| Kademe | Örnek | Kurtuluş kanıtı |
|---|---|---|
| Olağan sebep sorumluluğu | hakkaniyet sorumluluğu (TBK m. 65) | hâkimin takdiri — sorumluluk zaten şarta bağlı |
| Özen sorumluluğu | adam çalıştıran, hayvan bulunduran, yapı maliki | var (ilk ikisinde), yapı malikinde yok |
| Tehlike sorumluluğu | önemli ölçüde tehlike arz eden işletme (TBK m. 71) | yok |
Sınav Notu
- Kusursuz sorumlulukta yalnız kusur unsuru düşer; hukuka aykırılık, zarar ve illiyet bağı her hâlde aranır.
- Üç kademe: hakkaniyet sorumluluğu (TBK m. 65), özen sorumluluğu (TBK m. 66–69), tehlike sorumluluğu (TBK m. 71). Ayırt edici ölçüt kurtuluş kanıtıdır.
- Adam çalıştıranda ölçüt sözleşme değil bağımlılıktır; ücret ve hizmet sözleşmesi şart değildir. Çalışanın kusuru aranmaz — en sık sorulan noktadır.
- Kurtuluş kanıtı üç ayaklıdır: seçme, talimat, gözetim ve denetim. İşletmelerde dördüncü ayak çalışma düzenidir (organizasyon sorumluluğu) ve ayrıca ispatlanır (TBK m. 66).
- Adam çalıştıran çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu eder; çalışan kusursuzsa rücu yoktur.
- Hayvanda sorumlu malik değil bulundurandır; bakım ve yönetimi geçici üstlenen de bulunandır. Hayvan başkasınca ürkütülmüşse rücu saklıdır (TBK m. 67).
- Taşınmaz zilyedi zarar veren hayvanı yakalayıp alıkoyabilir, koşullar haklıysa etkisiz hâle getirebilir; karşılığında derhâl bilgi verme yükümlülüğü doğar (TBK m. 68).
- Yapı malikinde kurtuluş kanıtı yoktur; özen ispatı sorumluluğu kaldırmaz. İntifa ve oturma hakkı sahipleri yalnız bakım eksikliğinden müteselsilen sorumludur (TBK m. 69). Yapı eseri bina ile sınırlı değildir: duvar, köprü, direk, asansör ve reklam panosu da girer.
- Zarar görme tehlikesiyle karşılaşan kişi, zarar doğmadan önlem alınmasını isteyebilir (TBK m. 70).
- Tehlike sorumluluğunda işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur; kurtuluş kanıtı yoktur, yalnız illiyetin kesildiği ileri sürülebilir (TBK m. 71). Sahip hukuken malik olan, işleten ise işletmeyi kendi nam ve hesabına fiilen yürüten kişidir.
- Ölçüt: uzman bir kişiden beklenen tüm özen gösterilse bile sıkça veya ağır zarar doğurmaya elverişli olmak. Başka kanunda benzeri tehlike için özel sorumluluk varsa işletme karine olarak tehlikeli sayılır.
- Denkleştirme tazminat değildir: faaliyete izin verilmiş olsa bile zarar görenler uygun bedelle denkleştirme isteyebilir (TBK m. 71).
- Ayırt etme gücünü geçici kaybeden sorumludur; aranan kusur zarar anındaki değil, gücü kaybetmedeki kusurdur ve kusursuzluğu fail ispat eder (TBK m. 59).
- Özel kanun hükümleri saklıdır ve önce uygulanır; genel hüküm boşta kalan tehlike alanları içindir.
- Haksız fiil zamanaşımı, zararın ve yükümlünün öğrenilmesinden iki yıl, her hâlde fiilden on yıl; ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o uygulanır (TBK m. 72).
Haksız fiilin dört unsurundan biri kusurdu. Kusursuz sorumlulukta bu unsur aranmaz: sorumluluk, failin kınanabilir bir davranışına değil, onun bulunduğu konuma — çalıştırdığı kişiye, bulundurduğu hayvana, sahip olduğu yapıya, işlettiği tehlikeli tesise — bağlanır. Diğer üç unsur ise yerinde durur; hukuka aykırılık, zarar ve illiyet bağı her hâlde aranır.
Bu ayrım pratikte iki yerde kendini gösterir. Birincisi ispat yükündedir: kusur sorumluluğunda zarar gören kusuru da ispatlamak zorundayken, kusursuz sorumlulukta bu yük hiç doğmaz; zarar gören yalnız sorumluluğu doğuran konumu, zararı ve illiyeti gösterir. İkincisi savunmalardadır: kusursuz sorumluda "dikkatliydim" savunması ancak kanun ona bir kurtuluş kanıtı tanımışsa işe yarar, tanımamışsa hiç dinlenmez. Geriye kalan tek savunma illiyet bağının kesildiğini ileri sürmektir.
A. Kusursuz Sorumluluğun Üç Kademesi
Kanun kusursuz sorumluluğu tek bir ağırlıkta düzenlememiştir. Üç ana kademe vardır ve ayırt edici ölçüt, sorumlunun elinde bir kurtuluş kanıtı bulunup bulunmamasıdır:
| Kademe | Örnek | Kurtuluş kanıtı |
|---|---|---|
| Olağan sebep sorumluluğu | hakkaniyet sorumluluğu (TBK m. 65) | hâkimin takdiri — sorumluluk zaten şarta bağlı |
| Özen sorumluluğu | adam çalıştıran, hayvan bulunduran, yapı maliki | var (ilk ikisinde), yapı malikinde yok |
| Tehlike sorumluluğu | önemli ölçüde tehlike arz eden işletme (TBK m. 71) | yok |
Kademeler yukarıdan aşağıya ağırlaşır. En hafifi hakkaniyet sorumluluğudur; orada hâkim, sorumluluğun doğup doğmayacağına bile hakkaniyete bakarak karar verir. En ağırı tehlike sorumluluğudur; orada sorumlunun elinde özen savunması hiç yoktur, yalnız illiyet bağının kesildiğini ileri sürebilir.
B. Adam Çalıştıranın Sorumluluğu
Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 66). Sorumluluğun doğması için dört şart aranır:
- Taraflar arasında bir çalıştırma ilişkisi bulunmalıdır. Ölçüt sözleşme değil bağımlılıktır: çalışan, çalıştıranın talimatı altında iş görmelidir. Hizmet sözleşmesi şart olmadığı gibi ücret ödenmesi de gerekmez.
- Zarar, işin yapılması sırasında ve işle bağlantılı olarak verilmiş olmalıdır. Çalışanın işle ilgisiz kişisel davranışından doğan zarar bu kapsama girmez.
Bu ölçüt uygulamada en çok tartışılan noktadır. Aranan, zararın işin yapılması sırasında ve işle işlevsel bir bağ içinde doğmuş olmasıdır; yalnız zaman birliği yetmez. Kuryenin teslimat yaparken bir yayaya çarpması işle bağlantılıdır; aynı kuryenin mola sırasında kişisel bir tartışmada birine vurması değildir. Çalışanın talimata aykırı davranması ise bağlantıyı kendiliğinden koparmaz — aksi hâlde çalıştıran, talimat vererek sorumluluktan kurtulurdu.
- Çalışanın davranışı objektif olarak hukuka aykırı olmalıdır.
- Zarar ve illiyet bağı bulunmalıdır.
Listede olmayan bir şart özellikle önemlidir: çalışanın kusuru aranmaz. Adam çalıştıranın sorumluluğu çalışanın kusuruna değil, çalıştıranın kendi özen yükümlülüğüne dayanır; bu yüzden çalışan ayırt etme gücünden yoksun olsa bile çalıştıran sorumlu olur.
C. Adam Çalıştıranın Kurtuluş Kanıtı
Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m. 66). Üç ayaklı bu savunma birlikte aranır; birinde eksiklik varsa kurtuluş kanıtı başarısız olur.
İspat ölçüsü de hafif değildir. Çalıştıranın soyut biçimde "özenliydim" demesi yetmez; seçimde adayın niteliklerinin araştırıldığını, işe uygun talimatın verildiğini ve denetimin fiilen yapıldığını somut olarak göstermesi gerekir. Uygulamada bu ispat çoğu zaman başarısız olur ve sorumluluk kusursuz sorumluluğa yakın biçimde işler.
Kanun işletmeler için bir dördüncü ayak ekler. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Buna organizasyon sorumluluğu denir ve tek tek çalışanların seçiminden bağımsızdır: işletme kusursuz kişiler çalıştırsa bile düzeni bozuksa sorumluluktan kurtulamaz.
Rücu ilişkisi de sınırlıdır. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir (TBK m. 66). Çalışanın kusuru yoksa rücu da yoktur; sorumluluğun ekonomik yükü çalıştıranın üzerinde kalır.
D. Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu
Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 67). Sorumlu olan malik değil, bulundurandır; ölçüt mülkiyet değil, hayvan üzerindeki fiilî hâkimiyettir. Komşusunun köpeğine bir hafta bakan kişi o süre boyunca bulunduran sayılır.
Hayvan bulunduran, bu zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz. Kurtuluş kanıtı adam çalıştırandakinden daha dardır; tek bir özen ölçütüne dayanır.
Kanun hayvan türleri arasında ayrım yapmaz: evcil hayvan ile yabani hayvan, tehlikeli sayılan tür ile zararsız sayılan tür aynı hükme tabidir. Türün niteliği sorumluluğun doğup doğmayacağını değil, gerekli özenin ölçüsünü etkiler — tehlikeli bir hayvanı bulunduran kişiden beklenen özen çok daha yüksektir ve kurtuluş kanıtı pratikte çok daha zor verilir.
Kanun bir rücu imkânı da tanır: hayvan, bir başkası veya bir başkasına ait hayvan tarafından ürkütülmüş olursa, bulunduranın bu kişilere rücu hakkı saklıdır (TBK m. 67).
Zarar gören için ayrı bir imkân vardır. Bir kişinin hayvanı, başkasının taşınmazı üzerinde zarar verdiğinde, taşınmazın zilyedi o hayvanı yakalayabilir ve zararı giderilinceye kadar alıkoyabilir; durum ve koşullar haklı gösteriyorsa hayvanı diğer yollarla etkisiz hâle getirebilir (TBK m. 68). Bu yetkinin karşılığında bir yükümlülük doğar: zilyet derhâl hayvan sahibine bilgi vermek, sahibini bilmiyorsa onun bulunması için gerekli girişimleri yapmak zorundadır.
E. Yapı Malikinin Sorumluluğu
Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 69).
Bu hükmün en çok sorulan özelliği, kurtuluş kanıtı öngörmemesidir. Malik gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulamaz; yapımı uzman bir firmaya yaptırmış, bakım için görevli çalıştırmış olması sonucu değiştirmez. Bu yönüyle yapı maliki sorumluluğu, özen sorumlulukları içindeki en ağır olanıdır.
Yapı eseri kavramı geniş anlaşılır; bina ile sınırlı değildir. İnsan eliyle yapılmış ve yer ile sağlam biçimde birleştirilmiş her yapı bu kapsama girer: bahçe duvarı, istinat duvarı, köprü, baraj, elektrik direği, asansör, yürüyen merdiven, reklam panosu ve kaldırım bunların arasındadır.
Sorumluluğun iki sebebi de birbirinden ayrılır. Yapımdaki bozukluk yapının kuruluşundaki bir eksikliktir ve baştan vardır; bakımdaki eksiklik ise sonradan doğar, yapının zamanla bozulmasına karşı gerekli müdahalenin yapılmamasıdır. Ayrımın pratik sonucu, intifa ve oturma hakkı sahiplerinin yalnız ikincisinden sorumlu olmasıdır.
Sorumluluk malikle de sınırlı değildir: intifa ve oturma hakkı sahipleri de binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan malikle birlikte müteselsilen sorumludur (TBK m. 69). Ayrıma dikkat edilmelidir — bu kişiler yalnız bakım eksikliğinden sorumludur, yapımdaki bozukluktan değil.
F. Yapı Malikinin Rücu Hakkı ve Zararın Önlenmesi
Kanun, sorumluluğu malike yüklerken onu nihai olarak yalnız bırakmaz: sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır (TBK m. 69). Yapımdaki bozukluk müteahhitten, bakım eksikliği bakımı üstlenen kiracıdan veya yönetim şirketinden kaynaklanıyorsa malik ödediğini onlardan isteyebilir. Rejimin mantığı şudur: zarar gören karşısında güvenceli ve kolay bulunur bir muhatap durur, yükün gerçek sahibi iç ilişkide belirlenir.
Kanun ayrıca zarar doğmadan işleyen bir yol açar. Bir başkasına ait bina veya diğer yapı eserlerinden zarar görme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu tehlikenin giderilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını hak sahiplerinden isteyebilir (TBK m. 70). Bu bir önleyici taleptir; zarar henüz doğmamıştır ve amaç doğmasını engellemektir. Kişilerin ve malların korunması hakkındaki kamu hukuku kuralları ayrıca saklıdır.
G. Tehlike Sorumluluğu ve Denkleştirme
Önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur (TBK m. 71). Sorumluluk faaliyetin kendisine bağlanmıştır; kusur aranmadığı gibi kurtuluş kanıtı da yoktur.
Hangi işletmenin bu kapsama gireceğini kanun bir ölçütle belirler: işletmenin mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, işletme önemli ölçüde tehlike arz ediyor sayılır. Ölçütün özü budur — tehlike, özenle giderilemeyen bir tehlikedir.
Sorumluluğun kime yükleneceği de ayrıca belirlenmiştir. İşletme sahibi işletmenin hukuken maliki olan kişidir; işleten ise işletmeyi kendi nam ve hesabına fiilen yürüten kişidir. İkisi farklı kişilerse müteselsilen sorumlu olurlar ve zarar gören dilediğine başvurur. Aralarındaki iç ilişki, sözleşmelerine ve kusur paylarına göre çözülür.
Kanun bir de karine getirir: herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arz eden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arz eden işletme sayılır. Belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümleri ise saklıdır.
Maddenin son fıkrası ayrı bir kurum getirir. Önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler bu faaliyetin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler. Denkleştirme, hukuka uygun bir faaliyetten doğan zararın karşılanmasıdır; bir tazminat değildir, çünkü ortada hukuka aykırı bir davranış yoktur.
H. Ayırt Etme Gücünü Geçici Kaybedenin Sorumluluğu
Ayırt etme gücünü geçici olarak kaybeden kişi, bu sırada verdiği zararları gidermekle yükümlüdür; ancak ayırt etme gücünü kaybetmede kusuru olmadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulur (TBK m. 59).
Hüküm kusursuz sorumluluk başlığı altında incelenir, çünkü zarar anında failde kusur bulunması mümkün değildir — ayırt etme gücü yoktur. Kanunun aradığı kusur, zarar anındaki değil, ayırt etme gücünün kaybedilmesindeki kusurdur. İspat yükü de terstir: sorumluluk karine hâlindedir, kurtulmak isteyen kendi kusursuzluğunu ispat eder.
Uygulamada ölçüt açıktır. Kendi iradesiyle alkol veya uyuşturucu alan kişi bu ispatı yapamaz ve sorumlu olur. Buna karşılık bir ilacın öngörülemeyen yan etkisiyle ya da ani bir sağlık sorunuyla ayırt etme gücünü yitiren kişi kurtulabilir.
I. Özel Kanunlardaki Kusursuz Sorumluluklarla İlişki
Kanunun tehlike sorumluluğuna ilişkin hükmü genel niteliktedir ve belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümlerini saklı tutar (TBK m. 71). Yani bir alan için özel kanun varsa önce o uygulanır; genel hüküm tamamlayıcı işlev görür.
Türk hukukunda bu tür özel düzenlemeler çoktur: motorlu araç işletenlerinin sorumluluğu, çevreyi kirletenlerin sorumluluğu, ayıplı üründen doğan üreticinin sorumluluğu ve hava taşımacılığındaki sorumluluk bunların başında gelir. Genel hükmün asıl işlevi, özel bir düzenlemenin bulunmadığı yeni tehlike alanlarını boşta bırakmamaktır.
Özel kanun ile genel hükmün ilişkisi üç adımda çözülür. Önce olayın özel bir tehlike sorumluluğu düzenlemesi kapsamına girip girmediğine bakılır; giriyorsa o düzenleme uygulanır ve genel hükme gidilmez. Girmiyorsa işletmenin önemli ölçüde tehlike arz edip etmediği kanundaki ölçüte göre değerlendirilir. Bu değerlendirmede, başka bir kanunun benzeri tehlikeler için özel sorumluluk öngörmüş olması işletme lehine değil aleyhine bir karine oluşturur; kanun bunu açıkça söyler.
Zamanaşımı bakımından haksız fiilin genel kuralı burada da işler: tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m. 72). Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa o süre uygulanır.
Örnek olay
(M), kimyasal boya üreten bir tesisin sahibidir; tesisi (N) adlı şirket işletmektedir. Tesisin depolama tankından sızan madde, komşu arazideki (P)'ye ait seraya zarar vermiştir. Tank, alanında uzman bir firmaya yaptırılmış, bakımı düzenli yapılmış ve olay bilirkişi raporuna göre "bu tür tesislerde her türlü özene rağmen zaman zaman görülebilen" bir malzeme yorulmasından kaynaklanmıştır. Tesisin faaliyeti için bütün çevre izinleri alınmıştır. Ayrı bir olayda, tesisin bahçesinde bekçilik yapan (R)'nin gözetimindeki köpek, bir kargo görevlisini ısırmış; (R) o gün işe alkollü gelmiş ve köpeği açık bırakmıştır. Kargo görevlisi ayrıca, tesisin giriş kapısındaki eski saçak parçasının düşmesiyle de yaralanmıştır.
Değerlendirme: Sızıntı bakımından ölçüt tehlike sorumluluğudur. Kimyasal boya üretimi, kullanılan malzeme göz önünde tutulduğunda uzman bir kişiden beklenen tüm özen gösterilse bile ağır zararlar doğurmaya elverişli bir faaliyettir; bilirkişi raporu tam da bunu söylemektedir. İşletme önemli ölçüde tehlike arz eder ve zarardan işletme sahibi (M) ile işleten (N) müteselsilen sorumludur (TBK m. 71). Tankın uzman firmaya yaptırılmış ve bakımının düzenli olması sonucu değiştirmez: tehlike sorumluluğunda kurtuluş kanıtı yoktur. Çevre izinlerinin alınmış olması da sorumluluğu kaldırmaz; kanun, faaliyete izin verilmiş olsa bile zarar görenlerin uygun bir bedelle denkleştirme isteyebileceğini ayrıca söylemektedir.
Köpek olayında iki sebep yan yana durur. (R), köpeğin bakım ve yönetimini fiilen üstlenmiş olduğu için hayvan bulunduran sıfatıyla sorumludur; gerekli özeni gösterdiğini ispat edemeyeceği açıktır (TBK m. 67). Ayrıca (R) o gün alkollüdür: ayırt etme gücünü geçici olarak kaybetmişse bile, gücü kendi iradesiyle kaybettiği için kusursuzluğunu ispat edemez ve sorumluluktan kurtulamaz (TBK m. 59).
Tesis bakımından ise adam çalıştıranın sorumluluğu gündeme gelir: (R) bağımlılık ilişkisi içinde çalışmakta ve zarar işin yapılması sırasında doğmaktadır. İşletme, çalışanını seçerken, talimat verirken ve gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse kurtulabilir — ama alkollü bir bekçinin vardiyaya başlamasına engel olmayan bir düzen, çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat imkânını da ortadan kaldırır (TBK m. 66).
Saçak bakımından sorumluluk en nettir. Saçak bir yapı eseridir ve zarar bakımındaki eksiklikten doğmuştur; maliki sorumludur ve elinde kurtuluş kanıtı yoktur (TBK m. 69). Tesiste intifa veya oturma hakkı sahibi bulunsaydı, o kişi de yalnız bakım eksikliğinden malikle birlikte müteselsilen sorumlu olurdu. Malikin, bakımı üstlenmiş olan işletici (N)'ye rücu hakkı ise saklıdır.
Son olarak kargo görevlisi, saçağın düşmesinden önce onun sallandığını fark etmiş olsaydı, zarar doğmadan tehlikenin giderilmesi için önlem alınmasını isteyebilirdi (TBK m. 70); bu talep tazminat değil, önleyici nitelikte bir taleptir.
Olayın ölçüt karşılaştırması şöyle özetlenir: sızıntıda sorumluluk tehlikeye, köpekte bulundurmaya, bekçi üzerinden tesiste çalıştırmaya, saçakta yapı malikliğine bağlanmıştır. Dördünde de kusur aranmaz, ama yalnız ikisinde — hayvan bulunduran ve adam çalıştıran — sorumluya kurtuluş kanıtı tanınmıştır. Şıklar genellikle bu dört sebebin kurtuluş kanıtlarını birbirinin yerine koyarak sorar.
Denkleştirme talebinin ayrı tutulması da gerekir. İkisi aynı kalem değildir: tazminat hukuka aykırı bir sonucu giderir, denkleştirme ise hukuka uygun bir faaliyetin komşuya yüklediği katlanma yükünü parayla dengeler (TBK m. 71). Bu yüzden aynı zarar için ikisi birlikte istenemez: olayda anlatılan tek zarar seradır, onun rejimi bir kez belirlenir. Denkleştirme ancak izinli faaliyetin doğurduğu ayrı bir etki gösterilirse gündeme gelir.
Son olarak işletme sahibi (M) ile işleten (N) arasındaki iç ilişki zarar göreni ilgilendirmez. (P) ikisinden dilediğine başvurur; aralarındaki işletme sözleşmesinde "her türlü sorumluluk işletene aittir" yazması (P)'ye karşı ileri sürülemez, yalnız iç ilişkide rücu payını belirler.
Olayın ölçüt karşılaştırması şöyle özetlenir: sızıntıda sorumluluk tehlikeye, köpekte bulundurmaya, bekçi üzerinden tesiste çalıştırmaya, saçakta yapı malikliğine bağlanmıştır. Dördünde de kusur aranmaz, ama yalnız ikisinde — hayvan bulunduran ve adam çalıştıran — sorumluya kurtuluş kanıtı tanınmıştır. Şıklar genellikle bu dört sebebin kurtuluş kanıtlarını birbirinin yerine koyarak sorar.
Olayın ölçüt karşılaştırması şöyle özetlenir: sızıntıda sorumluluk tehlikeye, köpekte bulundurmaya, bekçi üzerinden tesiste çalıştırmaya, saçakta yapı malikliğine bağlanmıştır. Dördünde de kusur aranmamış, ama yalnız ikisinde — hayvan bulunduran ve adam çalıştıran — sorumluya bir kurtuluş kanıtı tanınmıştır. Şıklar genellikle bu dört sebebin kurtuluş kanıtlarını birbirinin yerine koyarak sorar.
Bir de süre farkı vardır. Tehlike sorumluluğundan doğan istem de haksız fiilin genel zamanaşımına tabidir: öğrenmeden iki yıl, her hâlde fiilden on yıl (TBK m. 72). Ancak sızıntı gibi zararın sonradan ve yavaş ortaya çıktığı hâllerde "öğrenme" anının belirlenmesi başlı başına bir uyuşmazlık konusudur; on yıllık nesnel süre burada belirleyici olur.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 Çıkmış soru
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2025 İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 2025 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2024 İCRA MÜDÜRLÜĞÜ
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2025 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2024 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2024 İCRA MÜDÜRLÜĞÜ
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2025 İYÖS
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2023 İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2023 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2022 SAYIŞTAY
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 2020 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 9 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.
Soru 72
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 73
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 74
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 75
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 76
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 77
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 78
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 79
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 80
Cevabı göster
Şık analizi
← Haksız Fiil Sorumluluğunun UnsurlaTazminatın Belirlenmesi ve Dava →