EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 27 / 54

Koşullar

7 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Taraflar bir sözleşmenin hüküm doğurmasını ya da hükümlerini yitirmesini, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bağlayabilir. Koşul budur ve sözleşme özgürlüğünün doğal bir uzantısıdır.

Çerçeve

  • Geciktirici Koşul ve Hükümleri
  • Bozucu Koşul ve Hükümleri
  • Askı Döneminde Tarafların Durumu
  • Koşulun Gerçekleşmesine Engel Olma
  • Geçersiz ve Ahlaka Aykırı Koşullar
  • Koşul ile Vade ve Yükleme Ayrımı

Tanımlar ve Şartlar

  • Kuruluş — sözleşme geçerli olarak kurulmuştur, taraflar bağlıdır.
  • Askı — hükümler doğmamıştır; beklenen hak korunur (TBK m. 171).
  • Gerçekleşme — hükümler o andan başlayarak doğar (TBK m. 170).
  • Gerçekleşmeme — sözleşme hiç hüküm doğurmadan ortadan kalkar.
  • İradi koşul gerçekleşmesi taraflardan birinin iradesine bağlı olan koşuldur.
  • Tesadüfi koşul tarafların iradesi dışındaki bir olguya bağlıdır.
  • Karma koşul ikisini birlikte taşır; sınavda en sık sorulan tür budur.
  • Borçlu, borcun gereği gibi ifasını engelleyecek her türlü davranıştan kaçınmakla yükümlüdür.
  • Koşula bağlı hakkı tehlikeye düşürülen alacaklı, koşula bağlı olmayan alacaklıların başvurabileceği koruma önlemlerini alabilir.
  • Koşulun gerçekleşmesinden önce yapılan tasarruflar, koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersiz olur.
  • Koşula bağlı alacaklı henüz alacak hakkına sahip değildir; beklenen hakkı vardır ve korunur.
  • Borçlu sözleşmeyle bağlıdır; tek taraflı olarak dönemez ve ifayı engelleyecek davranıştan kaçınır.
  • Üçüncü kişiler bakımından askı dönemi tasarrufları, koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersizdir.
  • Semereler koşul gerçekleşirse elde tutanda kalır, gerçekleşmezse iade edilir (TBK m. 172).
  • Taraflardan biri koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır.
  • Taraflardan biri koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır.
  • Vade — olgu kesin, borç doğmuş, yalnız ifa ertelenmiş.
  • Geciktirici koşul — olgu belirsiz, sözleşme kurulmuş, hüküm doğmamış.
  • Yükleme — kazandırma derhâl hüküm doğurmuş, yerine getirilmezse iade istenir.

Kurallar

  • Bir sözleşmenin hüküm ifade etmesi belirsiz bir olguya bırakılmışsa sözleşme geciktirici koşula bağlanmıştır (TBK m. 170).
  • Bozucu koşulda yön terstir: sözleşme kurulduğu andan itibaren hüküm doğurur, ama sona ermesi belirsiz bir olguya bırakılmıştır (TBK m. 173).
  • Tarafların gerçek ve ortak iradesi esas alınır (TBK m. 19); metin açık değilse edimin hemen ifa edilip edilmediğine, semerelerin kime bırakıldığına ve riski kimin taşıdığına bakılır.
  • Koşul, taraflardan birinin bizzat yerine getirmesi gerekli bir davranış değilse, o tarafın ölümü hâlinde mirasçısı onun yerine geçebilir (TBK m. 174).
  • Bir koşul, hukuka veya ahlaka aykırı bir yapma ya da yapmama fiilini sağlamak amacıyla konulmuşsa, bu koşula bağlı hukuki işlem kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 176).

Sınav Notu

  • Koşulun belirleyici unsuru olgunun belirsizliğidir. Gerçekleşmesi kesin olan olgu vadedir; baştan imkânsız olgu geciktirici koşulsa işlemi etkisiz bırakır, bozucu koşulsa yazılmamış sayılır.
  • Geciktirici koşulda sözleşme kurulmuştur ama hüküm doğurmaz; aksi kararlaştırılmamışsa koşulun gerçekleştiği andan başlayarak hüküm ifade eder (TBK m. 170). Kural ileriye etkidir, geçmişe etki taraf iradesiyle kararlaştırılabilir.
  • Bozucu koşulda sözleşme baştan hüküm doğurur, koşul gerçekleşince hükümleri ortadan kalkar; aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça sona erme geçmişe etkili olmaz (TBK m. 173).
  • Askı döneminde borçlu ifayı engelleyecek davranıştan kaçınır, alacaklı koruma önlemi alabilir ve bu dönemde yapılan tasarruflar koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersizdir (TBK m. 171). Geçersizlik tam değil, orantılıdır.
  • Ara dönemin yararları: koşul gerçekleşirse şeyi elinde tutan alacaklıda kalır, gerçekleşmezse geri verilir (TBK m. 172).
  • Koşul bizzat yerine getirilmesi gerekli bir davranış değilse, ölüm hâlinde mirasçı yerine geçebilir (TBK m. 174).
  • Dürüstlüğe aykırı engelleme koşulu gerçekleşmiş, dürüstlüğe aykırı sağlama ise gerçekleşmemiş sayar (TBK m. 175). Yaptırım tazminat değil, varsayımdır ve iki yönlüdür.
  • Hukuka veya ahlaka aykırı bir fiili sağlamak amacıyla konulan koşulda geçersiz olan koşul değil, işlemin tamamıdır (TBK m. 176) — kesin hükümsüzlük.
  • Yükleme ile koşul ayrımı: yüklemede kazandırma derhâl hüküm doğurur ve yerine getirilmezse iade istenir; koşulda kazandırmanın kendisi askıdadır.
  • Aynı olgu, sözleşmedeki yerine göre geciktirici ya da bozucu koşul olabilir; ayıran soru, belirsiz olguya bağlananın sözleşmenin doğması mı sona ermesi mi olduğudur.
  • İmkânsız koşul: geciktiriciyse işlem etkisiz kalır, bozucuysa yazılmamış sayılır ve işlem koşulsuz hüküm doğurur.

Taraflar bir sözleşmenin hüküm doğurmasını ya da hükümlerini yitirmesini, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bağlayabilir. Koşul budur ve sözleşme özgürlüğünün doğal bir uzantısıdır. Belirleyici unsur olgunun belirsizliğidir: gerçekleşeceği kesin olan bir olgu koşul değil vadedir, gerçekleşmesi baştan imkânsız bir olgu geciktirici koşul olarak konulmuşsa işlemi etkisiz bırakır, bozucu koşul olarak konulmuşsa yazılmamış sayılır ve işlem koşulsuz hüküm doğurur.

A. Geciktirici Koşul ve Hükümleri

Bir sözleşmenin hüküm ifade etmesi belirsiz bir olguya bırakılmışsa sözleşme geciktirici koşula bağlanmıştır (TBK m. 170). Sözleşme kurulmuştur ve geçerlidir; ertelenen, hükümlerini doğurmasıdır.

Aksi kararlaştırılmamışsa geciktirici koşula bağlı sözleşme ancak koşulun gerçekleştiği andan başlayarak hüküm ifade eder. Kanunun kabul ettiği ilke geçmişe etki değil, ileriye etkidir; taraflar isterlerse sözleşmeyle geçmişe etkiyi kararlaştırabilirler. Sınavda en çok ölçülen ayrıntı bu "aksi kararlaştırılmamışsa" kaydıdır: kural ileriye etki, istisna taraf iradesidir.

Koşul gerçekleşmezse sözleşme hiç hüküm doğurmadan ortadan kalkar; gerçekleşmeyeceği kesinleştiği anda taraflar bağlılıktan kurtulur.

Geciktirici koşulun üç aşaması ayrı ayrı sonuç doğurur:

  • Kuruluş — sözleşme geçerli olarak kurulmuştur, taraflar bağlıdır.
  • Askı — hükümler doğmamıştır; beklenen hak korunur (TBK m. 171).
  • Gerçekleşme — hükümler o andan başlayarak doğar (TBK m. 170).
  • Gerçekleşmeme — sözleşme hiç hüküm doğurmadan ortadan kalkar.

B. Bozucu Koşul ve Hükümleri

Bozucu koşulda yön terstir: sözleşme kurulduğu andan itibaren hüküm doğurur, ama sona ermesi belirsiz bir olguya bırakılmıştır (TBK m. 173). Koşul gerçekleştiği anda sözleşmenin hükümleri ortadan kalkar.

Burada da bir varsayım kuralı vardır ve geciktirici koşuldakiyle simetriktir: aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça sona erme geçmişe etkili olmaz. Yani koşul gerçekleşene kadar doğmuş haklar ve yapılmış ifalar ayakta kalır; tasfiye yalnız ileriye doğrudur.

Bozucu koşul gerçekleşmezse sözleşme koşulsuz bir sözleşme gibi varlığını sürdürür.

İki koşul türünü ayıran soru tektir: belirsiz olguya bağlanan şey sözleşmenin doğması mı, sona ermesi mi? Aynı olgu sözleşmedeki yerine göre ikisinden biri olabilir. "Kredi çıkarsa satış hüküm doğurur" geciktirici, "kredi çıkmazsa satış sona erer" bozucu koşuldur; ekonomik sonuç yakın olsa da askı dönemindeki hukuki durum bambaşkadır. Birincisinde alıcı henüz hak sahibi değildir, ikincisinde hak sahibidir ve hakkını yitirme riski taşır.

Ayrımın sözleşme metninden okunamadığı durumlarda yorum kuralları devreye girer. Tarafların gerçek ve ortak iradesi esas alınır (TBK m. 19); metin açık değilse edimin hemen ifa edilip edilmediğine, semerelerin kime bırakıldığına ve riski kimin taşıdığına bakılır. Edim derhâl yerine getirilmiş ve semereler karşı tarafa bırakılmışsa bozucu koşul, ifa beklemeye alınmışsa geciktirici koşul bulunduğu sonucuna varılır.

Koşulun tarafı bakımından da bir ayrım yapılır:

  • İradi koşul gerçekleşmesi taraflardan birinin iradesine bağlı olan koşuldur.
  • Tesadüfi koşul tarafların iradesi dışındaki bir olguya bağlıdır.
  • Karma koşul ikisini birlikte taşır; sınavda en sık sorulan tür budur.

C. Askı Döneminde Tarafların Durumu

Koşulun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin belli olmadığı döneme askı dönemi denir. Kanun bu dönemde üç kural koyar (TBK m. 171):

  • Borçlu, borcun gereği gibi ifasını engelleyecek her türlü davranıştan kaçınmakla yükümlüdür.
  • Koşula bağlı hakkı tehlikeye düşürülen alacaklı, koşula bağlı olmayan alacaklıların başvurabileceği koruma önlemlerini alabilir.
  • Koşulun gerçekleşmesinden önce yapılan tasarruflar, koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersiz olur.

Üçüncü kural askı döneminin asıl güvencesidir. Koşula bağlı alacaklı henüz hak sahibi değildir, ama beklenen hakkı korunur: borçlunun bu arada yaptığı devir, rehin ya da ayni hak kurma işlemi, koşul gerçekleştiğinde alacaklının hakkını zedelediği ölçüde hüküm doğurmaz. Geçersizlik tam değil, zedeleme oranındadır.

Askı döneminde elde edilen yararlar ayrıca düzenlenir (TBK m. 172). Borcun konusunu oluşturan şey kendisine verilmiş olan alacaklı, koşul gerçekleşirse o ana kadar elde ettiği yararların sahibi olur; koşul gerçekleşmezse elde ettiği yararları geri vermekle yükümlüdür. Kural, ileriye etki ilkesinin doğal sonucudur: koşul gerçekleştiğinde hak baştan doğmuş sayılmasa da, ara dönemin semereleri elinde kalana bırakılır.

Koşulun kişiye bağlı olup olmaması da sonucu değiştirir. Koşul, taraflardan birinin bizzat yerine getirmesi gerekli bir davranış değilse, o tarafın ölümü hâlinde mirasçısı onun yerine geçebilir (TBK m. 174). Kişiye sıkı sıkıya bağlı davranışlarda ise devir mümkün değildir ve koşul gerçekleşmemiş sayılır.

Askı döneminde tarafların hukuki durumu şöyle özetlenir:

  • Koşula bağlı alacaklı henüz alacak hakkına sahip değildir; beklenen hakkı vardır ve korunur.
  • Borçlu sözleşmeyle bağlıdır; tek taraflı olarak dönemez ve ifayı engelleyecek davranıştan kaçınır.
  • Üçüncü kişiler bakımından askı dönemi tasarrufları, koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersizdir.
  • Semereler koşul gerçekleşirse elde tutanda kalır, gerçekleşmezse iade edilir (TBK m. 172).

D. Koşulun Gerçekleşmesine Engel Olma

Koşul taraflardan birinin lehine, diğerinin aleyhine sonuç doğurduğu için dürüstlük kuralının denetimi burada ağırlaşır. Kanun iki yönlü ve simetrik bir yaptırım koyar (TBK m. 175):

  • Taraflardan biri koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır.
  • Taraflardan biri koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır.

Yaptırım bir tazminat değil, bir varsayımdır: hukuk, engellenen sonucu gerçekleşmiş, hileyle sağlanan sonucu gerçekleşmemiş kabul eder. Aykırılığın ölçüsü dürüstlük kuralıdır; tarafın kendi menfaatini gözeten olağan davranışları bu kapsama girmez. Kasten hareket etmek şart değildir, ağır özensizlik de yeterli olabilir.

Hükmün uygulanması için üç unsur birlikte aranır: koşulun gerçekleşmesini etkileyen bir davranış, bu davranışın dürüstlük kuralına aykırılığı ve davranış ile sonuç arasındaki nedensellik. Koşulun gerçekleşmesi zaten mümkün değilken yapılan bir davranış sonucu değiştirmez.

E. Geçersiz ve Ahlaka Aykırı Koşullar

Koşul serbestisinin sınırı içerikte çizilir. Bir koşul, hukuka veya ahlaka aykırı bir yapma ya da yapmama fiilini sağlamak amacıyla konulmuşsa, bu koşula bağlı hukuki işlem kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 176).

Yaptırımın ağırlığı dikkat çekicidir: geçersiz olan yalnız koşul değil, işlemin tamamıdır. Sebep, tarafın iradesinin hukuka aykırı sonuca yönelmiş olmasıdır; koşulu ayıklayıp işlemi ayakta tutmak, o iradeye hukuki koruma sağlamak olurdu. "Şu kişiye zarar verirsen sana ödeme yapacağım" biçimindeki bir taahhüt bu yüzden bütünüyle hükümsüzdür.

Bunun yanında imkânsız koşullar da sonuç doğurmaz: gerçekleşmesi baştan imkânsız bir geciktirici koşul işlemi etkisiz bırakır, imkânsız bir bozucu koşul ise yazılmamış sayılır ve işlem koşulsuz hüküm doğurur.

Ahlaka aykırılığın ölçüsü, kesin hükümsüzlükte olduğu gibi tarafların kendi anlayışı değil toplumun genel anlayışıdır. Koşulun konusunu oluşturan fiil suç teşkil etmese de ahlaka aykırı sayılabilir; kanun iki ölçütü yan yana anarak hukuka aykırılığı aşan bir denetim alanı bırakmıştır.

F. Koşul ile Vade ve Yükleme Ayrımı

Koşul en çok iki kurumla karıştırılır ve ayrımın ölçütü her ikisinde de nettir.

Vade, gerçekleşeceği kesin olan bir olguya bağlıdır; yalnız zamanı belirsiz olabilir. Kişinin ölümü vadedir, belirli bir sınavı kazanması koşuldur. Ayrımın sonucu doğrudandır: vadede borç doğmuştur ve yalnız ifası ertelenmiştir; geciktirici koşulda ise sözleşme henüz hüküm doğurmamıştır.

Yükleme ise bağışlama gibi karşılıksız kazandırmalarda kazandırılana yüklenen bir edimdir. Yüklemede kazandırma derhâl hüküm doğurur ve yükleme yerine getirilmezse kazandıran, kazandırmanın iadesini isteyebilir. Koşulda ise kazandırmanın kendisi askıdadır. Ayırt edici soru şudur: taraf, edimin önce gerçekleşmesini mi istiyor, yoksa kazandırmayı yapıp sonra bir yük mü yüklüyor?

Üç kurumun karşılaştırması sınavda doğrudan sorulur:

  • Vade — olgu kesin, borç doğmuş, yalnız ifa ertelenmiş.
  • Geciktirici koşul — olgu belirsiz, sözleşme kurulmuş, hüküm doğmamış.
  • Yükleme — kazandırma derhâl hüküm doğurmuş, yerine getirilmezse iade istenir.

Ayrımın pratik değeri iflas, haciz ve mirasla ilgili durumlarda ortaya çıkar: vadeye bağlı alacak malvarlığında bir alacak olarak yer alırken, geciktirici koşula bağlı alacak yalnız beklenen hak olarak görünür.

Örnek olay

(T), yeğeni (U)'ya "üniversiteyi kazanırsan sana 200.000 TL bağışlayacağım" demiş, (U) de kabul etmiştir. Aynı dönemde (T), sahibi olduğu bir dükkânı (V)'ye satmış ve sözleşmeye "alıcı iki yıl içinde bu dükkânda alkollü içki satarsa sözleşme sona erer" kaydını koymuştur. (U) sınava hazırlanırken (T), yeğeninin sınav başvurusunu gizlice iptal ettirmiştir. (V) ise dükkânı devraldıktan sonra bir yıl boyunca işletmiş ve bu süreden 300.000 TL gelir elde etmiştir; ikinci yılda dükkânda alkollü içki satmaya başlamıştır. (T) ayrıca komşusu (Y) ile "rakip dükkânın camını kırarsan sana 50.000 TL ödeyeceğim" diye anlaşmıştır.

Değerlendirme: (U) ile yapılan bağışlama geciktirici koşula bağlıdır: sözleşmenin hüküm ifade etmesi, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılmıştır (TBK m. 170). Üniversiteyi kazanmak belirsiz bir olgudur ve bu yüzden vade değil koşuldur; olgu kesin olsaydı — diyelim "on sekiz yaşını doldurunca" denseydi — ortada vade bulunurdu ve borç baştan doğmuş olurdu.

(T)'nin başvuruyu iptal ettirmesi sonucu tersine çevirir. Taraflardan biri koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa koşul gerçekleşmiş sayılır (TBK m. 175). (U) sınava giremediği hâlde koşul gerçekleşmiş kabul edilir ve bağışlama borcu doğar. Yaptırım bir tazminat değil varsayımdır: (U)'nun zarar ispat etmesi gerekmez. Kural ters yönde de işler; (U) sonucu hileyle sağlasaydı koşul gerçekleşmemiş sayılırdı.

(V) ile yapılan satış ise bozucu koşula bağlıdır: sözleşme kurulduğu anda hüküm doğurmuş, sona ermesi belirsiz bir olguya bırakılmıştır (TBK m. 173). İkinci yılda alkollü içki satılmasıyla koşul gerçekleşmiş ve sözleşmenin hükümleri o andan itibaren ortadan kalkmıştır.

Bir yıllık işletme geliri bu noktada belirleyicidir. Aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça bozucu koşulda sona erme geçmişe etkili olmaz (TBK m. 173); ayrıca borcun konusunu oluşturan şey kendisine verilmiş olan taraf, ara dönemde elde ettiği yararların sahibi olur (TBK m. 172). (V) 300.000 TL'lik geliri iade etmez. Sözleşmeye "sona erme geçmişe etkilidir" kaydı konulmuş olsaydı sonuç değişir ve tasfiye baştan yapılırdı.

(Y) ile yapılan anlaşma bakımından sonuç en ağırıdır. Koşul, hukuka aykırı bir yapma fiilini sağlamak amacıyla konulmuştur; bu koşula bağlı hukuki işlem kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 176). Geçersiz olan yalnız koşul değil, ödeme taahhüdünün tamamıdır; koşulu ayıklayıp taahhüdü ayakta tutmak mümkün değildir. (Y) camı kırsa bile 50.000 TL'yi isteyemez.

Olaya son bir varsayım eklenirse askı döneminin güvencesi görünür. (T), (U)'ya bağışlayacağı parayı sınav sonuçlanmadan önce üçüncü bir kişiye devretmiş olsaydı, bu tasarruf koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersiz olurdu (TBK m. 171). (U) henüz hak sahibi olmasa da beklenen hakkı korunur; kanunun askı dönemine tanıdığı koruma tam olarak budur. (T) bu arada ölseydi ve koşul bizzat onun yerine getirmesi gereken bir davranışa bağlı olmasaydı, mirasçısı onun yerine geçerdi (TBK m. 174).

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 8 soru eşleşti, ilk 8 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2026 HMGS
Bir sözleşmenin hüküm ifade etmesi, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılmışsa sözleşme geciktirici koşula bağlanmış olur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre geciktirici koşula bağlanan sözleşmelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Koşula bağlı hakkı tehlikeye düşürülen alacaklı, koşul gerçekleşmedikçe hiçbir önlem alamaz.
B) Koşul, taraflardan birinin bizzat yerine getirmesi gerekli bir davranış değilse o tarafın ölümü hâlinde mirasçısı onun yerine geçebilir.
C) Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa koşul gerçekleşmiş sayılır.
D) Borcun konusunu oluşturan şey, koşulun gerçekleşmesinden önce kendisine verilen alacaklı, koşul gerçekleşmezse elde ettiği yararları geri vermekle yükümlü olur.
E) Bir koşul, hukuka veya ahlaka aykırı bir yapma veya yapmama fiilini sağlamak amacıyla konulmuşsa bu koşula bağlı hukuki işlem kesin olarak hükümsüzdür.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 2 2025 İYÖS
Bir sözleşmenin hüküm ifade etmesi, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılmışsa sözleşme; geciktirici koşula bağlanmış olur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre geciktirici koşulla ilgiliI.Koşula bağlı sözleşme, kural olarak sözleşmenin kurulduğu andan başlayarak hüküm ifade eder.II.Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa koşul gerçekleşmiş sayılır.III.Koşulun gerçekleşmesinden önce yapılan tasarruflar, koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersiz olur. İfadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 3 2023 ADLİ HAKİMLİK (ARALIK)
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre geciktirici koşulla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Geciktirici koşula bağlı sözleşme, aksi kararlaştırılmadıkça koşulun gerçekleştiği andan başlayarak hüküm ifade eder.
B) Bir koşul, hukuka veya ahlaka aykırı bir yapma veya yapmama fiilini sağlamak amacıyla konulmuşsa koşul geçersiz olur; ancak bu koşula bağlanan hukuki işlem geçerliliğini korur.
C) Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı şekilde engel olursa koşul gerçekleşmiş sayılır.
D) Borcun konusunu oluşturan şey koşulun gerçekleşmesinden önce kendisine verilen alacaklı, koşulun gerçekleşmesi hâlinde koşulun gerçekleşmesine kadar elde ettiği yararların sahibi olur.
E) Borçlu, koşulun gerçekleşmesinden önce koşulun hükümlerini zedeleyen tasarruflarda bulunursa bu tasarruflar koşulun hükümlerini zedelediği oranda kural olarak geçersiz olur.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 4 2007 ADLİ HAKİMLİK
Hukuki işlemlerde koşul ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Sözleşmenin taraflarından birinin irade ve fiiline bağlı olaylara iradi koşul denir.
B) Kanuna veya ahlaka aykırı bir koşul öngörülmesi halinde, sadece koşul değil, koşulun bağlandığı borç da geçersizdir.
C) Erteleyici (geciktirici) koşulla yapılmış hukuki işlemlerde, koşul gerçekleşmedikçe koşula bağlı borç hakkında zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz.
D) Bozucu koşulla yapılmış bir hukuki işlemde, koşulun gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkması ve imkânsızlaşması halinde, koşula bağlı işlem bağlayıcılığını kaybeder.
E) Erteleyici (geciktirici) koşula yapılmış bir hukuki işlemde, taraflardan biri dürüstlük kuralına aykırı olarak koşulun gerçekleşmesini engellediği takdirde, koşul gerçekleşmiş sayılır.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 5 2016 İDARİ HAKİMLİK
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre geciktirici koşulla ilgili,I.Geciktirici koşula bağlı sözleşme, koşul gerçekleşince kural olarak sözleşmenin kurulma anından itibaren hüküm ifade eder.II.Koşulun gerçekleşmesinden önce yapılan tasarruflar, koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersiz olur.III.Borç konusunu oluşturan şey koşul gerçekleşmeden önce kendisine verilen alacaklı, koşulun gerçekleşmesi hâlinde bu ana kadar elde ettiği yararların sahibi olur.ifadelerinden hangileri yanlıştır?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) I ve III
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 6 2012 İDARİ HAKİMLİK
A ve B yaptıkları eser sözleşmesinden doğacak borçların C'nin ölümü üzerine ifa edileceğini kararlaştırmışlardır. Bu olaya göre, borçların C'nin ölümü üzerine ifa edilecek olması hukuken nasıl nitelendirilir?
A) Bozucu koşul
B) Dönme koşulu
C) Geciktirici koşul
D) Yükleme
E) Vade
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 7 2009 ADLİ HAKİMLİK
Amcası A, yeğeni B'nin üniversiteyi kazanması koşuluyla ona 20.000 TL bağışlamayı taahhüt eder. Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Somut olayda bozucu koşul söz konusudur.
B) Bu sözleşme yapıldığı andan itibaren hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başlayacaktır.
C) Sözleşme yapıldığı anda B lehine bir alacak hakkı doğmuştur ve bu alacak hakkı dava yoluyla talep edilebilir.
D) Sözleşme koşula bağlı olduğundan, zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz.
E) A, koşul gerçekleşmeden önce kendisini borçlu zannederek borcu ifa ederse artık B, aldığı parayı geri vermek zorunda değildir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 8 2008 ADLİ HAKİMLİK
Uzun zamandan beri iş bulamayan A para sıkıntısı çekmektedir. En son çare olarak komşusu K'nin imzasını taklit ederek kendisini alacaklı olarak gösteren 8.000 TL'lik bir borç senedi düzenler ve arkadaşı B'yi ziyarete gider. Ziyaret sırasında A, bir süre önce K'ye ödünç olarak 7.000 TL verdiğini, K'nin iade borcunun 3.000 TL tutan faiziyle birlikte 2 ay sonra muaccel olacağını, ancak kendisinin acil olarak paraya ihtiyacı bulunduğundan K'ye karşı olan bu alacağını 8.000 TL'ye satmak istediğini söyler. A'yı güvenilir bir insan olarak tanıyan B, 2 ay içerisinde 2.000 TL kazanacağını düşünerek A'dan söz konusu alacağı satın alabileceğini söyler. A, bir kâğıda alacağın miktarını, borçlunun ismini ve bu alacağı B'ye devrettiğini yazıp altını imzalar, bunu kendisinin düzenlemiş olduğu borç senediyle birlikte B'ye verir. Bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Alacağın devri işleminde B'nin imzası bulunmadıkça devir işlemi geçerli olmaz.
B) Burada mevcut olmayan bir alacak devredildiğinden bu devir işleminin konusu baştan itibaren imkânsız olup devir kesin olarak hükümsüzdür.
C) Burada alacağın örtülü geciktirici koşula bağlı olarak devredilmiş olduğu kabul edilir. Koşul gerçekleşmediği için de A, 8.000 TL'yi B'ye geri vermek zorundadır.
D) B, borç senedine güvenerek alacağı iyi niyetle devralmış olduğundan K, B'ye karşı devir işleminin geçersiz olduğunu ileri süremez.
E) Alacağın devri geçerli olup K'nin böyle bir borcun bulunmadığını ileri sürmesi durumunda B, A'dan alacağın ödenmesini talep edebilir.
Cevabı göster
Cevap: E.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 6 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 167
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre geciktirici koşul ile bozucu koşulun hüküm doğurma anına ve geçmişe etki bakımından sonuçlarına ilişkin aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Geciktirici koşula bağlı sözleşme, aksi kararlaştırılmasa bile koşulun gerçekleşmesiyle geçmişe etkili biçimde hüküm doğurur.
B) Geciktirici koşulda sözleşme kurulmuş ve geçerli hâle gelmiştir; ertelenen şey yalnız hükümlerini doğurma anıdır.
C) Bozucu koşulda sözleşme kurulduğu andan itibaren hüküm doğurur, sona ermesi ise belirsiz bir olguya bırakılmıştır.
D) Bozucu koşulda sona erme, aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça geçmişe etkili bir sonuç doğurmaz.
E) Aynı olgu, sözleşme metnindeki yerine göre geciktirici ya da bozucu koşul olarak kararlaştırılmış olabilir.
Cevabı göster
Cevap: A. Kanunun kabul ettiği ilke ileriye etkidir: aksi kararlaştırılmamışsa geciktirici koşula bağlı sözleşme, ancak koşulun gerçekleştiği andan başlayarak hüküm ifade eder. Geçmişe etki kendiliğinden doğmaz; taraflar isterlerse sözleşmeyle kararlaştırabilir. A bu ilkeyi tersine çevirdiği için yanlıştır ve sınavda en çok ölçülen ayrıntı da bu "aksi kararlaştırılmamışsa" kaydıdır.

Şık analizi

B) Geciktirici koşulda sözleşme geçerli olarak kurulmuştur; askıda olan yalnız hükümlerin doğmasıdır.
C) Bozucu koşulda yön terstir: sözleşme baştan hüküm doğurur, sona ermesi belirsizliğe bağlanmıştır.
D) Bozucu koşulda da kural ileriye etkidir; tasfiye geçmişi kapsamaz.
E) Belirsiz olguya bağlananın doğum mu sona erme mi olduğu tipi belirler; aynı olgu iki türlü kurgulanabilir.
Soru 168
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre geciktirici koşula bağlı bir sözleşmede askı dönemi boyunca tarafların hukuki durumuna ve bu dönemde yapılan işlemlere ilişkin olarak:I.Borçlu, borcun gereği gibi ifasını engelleyecek her türlü davranıştan kaçınmakla yükümlü tutulmuştur.II.Koşulun gerçekleşmesinden önce yapılan tasarruflar, koşulun hükümlerini zedeleseler bile tam olarak geçerli kalır.III.Koşula bağlı hakkı tehlikeye düşürülen alacaklı, koşula bağlı olmayan alacaklıların başvurabileceği koruma önlemlerini alabilir.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) I ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: D. Askı döneminin asıl güvencesi, koşulun gerçekleşmesinden önce yapılan tasarrufların koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersiz olmasıdır. Koşula bağlı alacaklı henüz hak sahibi değildir ama beklenen hakkı korunur; borçlunun bu arada yaptığı devir ya da rehin, koşul gerçekleştiğinde alacaklının hakkını zedelediği ölçüde hüküm doğurmaz. II bu korumayı sildiği için yanlıştır. Geçersizlik tam değil, zedeleme oranındadır.

Şık analizi

A) Yalnız I'i doğru sayar; alacaklının koruma önlemi alabilmesi de kanunda açıkça düzenlenmiştir.
B) Yalnız II'yi doğru sayar; oysa askı dönemi tasarrufları orantılı olarak geçersizdir.
C) II'yi doğru sayar; bu ifade beklenen hakkın korunmasını ortadan kaldırmaktadır.
E) Üç ifadeyi de doğru sayar; II yanlış olduğu için bu birleşim olamaz.
Soru 169
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre (T), yeğenine "üniversiteyi kazanırsan sana bağışta bulunacağım" demiş, yeğeni de bunu kabul etmiştir. Sınav yaklaşırken (T), yeğeninin sınav başvurusunu onun haberi olmadan iptal ettirmiş ve yeğeni sınava girememiştir. Buna göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Üniversiteyi kazanmak belirsiz bir olgu olduğu için ortada vade değil koşul bulunmaktadır
B) Engelleme dürüstlüğe aykırı olsa bile koşul gerçekleşmemiş sayılır ve borç doğmaz
C) Dürüstlüğe aykırı engelleme hâlinde kanun koşulu gerçekleşmiş saymaktadır
D) Yaptırım bir tazminat değil varsayımdır; yeğenin zarar ispat etmesi aranmaz
E) Kural ters yönde de işler ve hileyle sağlanan koşul gerçekleşmemiş sayılır
Cevabı göster
Cevap: B. Kanun iki yönlü ve simetrik bir varsayım kurar: koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olan taraf bakımından koşul gerçekleşmiş sayılır; dürüstlüğe aykırı biçimde sağlayan taraf bakımından ise gerçekleşmemiş sayılır. B bu varsayımı tersine çevirdiği için yanlıştır. Yaptırım tazminat değil varsayım olduğundan yeğenin zarar ispat etmesi de gerekmez.

Şık analizi

A) Sınavı kazanmak gerçekleşeceği kesin olmayan bir olgudur; kesin olsaydı vade bulunurdu.
C) Engelleyen taraf bakımından koşul gerçekleşmiş kabul edilir; hüküm açıktır.
D) Varsayım niteliği, alacaklıyı zarar ve miktar ispatından kurtarır.
E) Simetri kanunun kendi kurgusudur; hileyle sağlanan koşul gerçekleşmemiş sayılır.
Soru 170
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre hukuka veya ahlaka aykırı bir davranışı elde etmek amacıyla bağlanan koşulun, bağlandığı işlem bakımından doğurduğu sonuç konusunda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Yalnız koşul geçersiz sayılır ve hukuki işlem koşulsuz olarak varlığını sürdürmeye devam eder.
B) Koşul yazılmamış sayılır ve işlem taraflar arasında baştan itibaren hüküm doğurmuş kabul edilir.
C) Bu koşula bağlanan hukuki işlemin tamamı kesin olarak hükümsüz sayılır ve ayakta tutulamaz.
D) İşlem askıda hükümsüz olur ve tarafların sonradan vereceği onayla geçerlilik kazanabilir.
E) Koşulun geçerliliği hâkimin takdirine bırakılmış olup somut olaya göre ayrıca belirlenir.
Cevabı göster
Cevap: C. Yaptırımın ağırlığı dikkat çekicidir: geçersiz olan yalnız koşul değil, işlemin tamamıdır. Sebep, tarafın iradesinin hukuka aykırı sonuca yönelmiş olmasıdır; koşulu ayıklayıp işlemi ayakta tutmak o iradeye hukuki koruma sağlamak olurdu. "Şu kişiye zarar verirsen sana ödeme yapacağım" biçimindeki bir taahhüt bu yüzden bütünüyle hükümsüzdür.

Şık analizi

A) Koşulu ayıklayıp işlemi ayakta tutmak, hukuka aykırı iradeyi korumak anlamına gelirdi.
B) Yazılmamış sayılma yaptırımı imkânsız bozucu koşula özgüdür, hukuka aykırı koşula değil.
D) Askıda hükümsüzlük onaya bağlı işlemlerde görülür; burada kesin hükümsüzlük vardır.
E) Kanun sonucu açıkça belirlemiştir; hâkimin takdirine bırakılmış bir alan yoktur.
Soru 171
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun düzenlediği koşul kurumu ile vade ve yükleme kurumları arasındaki ayrım bakımından, aşağıda verilenlerden hangisi doğru tespitlerden biri değildir?
A) Vadede olgunun gerçekleşmesi kesindir, yalnız zamanı belirsiz olabilir
B) Geciktirici koşulda sözleşme kurulmuş ama henüz hüküm doğurmamıştır
C) Yüklemede kazandırma derhâl hüküm doğurur ve sonradan bir yük yüklenir
D) Yükleme yerine getirilmezse kazandıran kazandırmanın iadesini isteyebilir
E) Kişinin ölümü belirsiz bir olgu sayıldığı için koşul olarak nitelendirilir
Cevabı göster
Cevap: E. Ayrımın ölçütü olgunun belirsiz olup olmamasıdır. Kişinin ölümü gerçekleşeceği kesin bir olgudur; yalnız zamanı belirsizdir ve bu yüzden koşul değil vadedir. Belirli bir sınavı kazanmak ise koşuldur. E bu ölçütü yanlış uyguladığı için doğru tespit değildir.

Şık analizi

A) Vadede borç doğmuştur ve yalnız ifası ertelenmiştir; olgunun kendisi kesindir.
B) Geciktirici koşulda sözleşme geçerli olarak kurulmuş, hükümleri askıya alınmıştır.
C) Yüklemede kazandırma hemen hüküm doğurur; askıda olan bir şey yoktur.
D) Yükleme yerine getirilmezse kazandıran iade isteyebilir; koşuldan ayrıldığı nokta budur.
Soru 172
Gerçekleşmesi baştan imkânsız olan bir bozucu koşul, hukuki işlem bakımından nasıl kabul edilir?
A) Geçersiz
B) Yazılmamış
C) Askıda
D) Ertelenmiş
E) Kesinleşmiş
Cevabı göster
Cevap: B. İmkânsız koşulun sonucu, konulduğu yere göre değişir. Gerçekleşmesi baştan imkânsız bir geciktirici koşul işlemi etkisiz bırakır; imkânsız bir bozucu koşul ise yazılmamış sayılır ve işlem koşulsuz olarak hüküm doğurur. Mantık açıktır: hiç gerçekleşmeyecek bir olguya bağlanan sona erme, sözleşmeyi hiçbir zaman sona erdirmeyecektir.

Şık analizi

A) Geçersizlik yaptırımı hukuka veya ahlaka aykırı koşulda gündeme gelir, imkânsız bozucu koşulda değil.
C) Askı hâli geciktirici koşulun gerçekleşmesi beklenirken söz konusu olur.
D) Erteleme vadeye özgüdür; bozucu koşulda hüküm zaten doğmuştur.
E) Kesinleşme bir koşul niteliği değildir; kurumu açıklamaz.

← Müteselsil Alacaklılık ve BölünemeBağlanma Parası ve Cayma Parası →