EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 44 / 54

Konut ve Çatılı İş Yeri Kiralarında Tahliye

8 Hâkimlik 3 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Kiraya verenin sözleşmeyi sona erdirme serbestisi konut ve çatılı iş yeri kiralarında büyük ölçüde kaldırılmıştır. Kiracı bildirimle çıkabilir; kiraya veren ise ancak kanunun saydığı sebeplere dayanarak ve çoğu zaman dava yoluyla sona erdirebilir.

Çerçeve

  • Kiracının Bildirimle Sona Erdirmesi
  • On Yıllık Uzama Süresi ve Kiraya Verenin Bildirimi
  • Gereksinim Sebebiyle Tahliye
  • Yeniden İnşa ve İmar Sebebiyle Tahliye
  • Yeni Malikin Gereksinimi
  • İki Haklı İhtar
  • Kiracının Oturmaya Elverişli Konutu Bulunması
  • Yeniden Kiralama Yasağı ve Tazminat

Tanımlar ve Şartlar

  • Sona erdirme yetkisi — kiracı bildirimle ya da genel hükümlere göre fesihle her zaman; kiraya veren on yıllık uzama sonunda bildirimle, bunun dışında yalnız dava yoluyla ve kanunun saydığı sebeplerle.
  • Yollar — bildirim (TBK m. 347), dava (TBK m. 350–352), icra (yalnız yazılı tahliye taahhüdünde, TBK m. 352).
  • Gereksinim çevresi sayılıdır: kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu (çocuk, torun), üstsoyu (anne, baba, büyükanne, büyükbaba), bakmakla yükümlü olduğu kişiler.
  • Kiraya verenden kaynaklanan sebepler — gereksinim, yeniden inşa ve imar (TBK m. 350); yeni malikin gereksinimi (TBK m. 351).
  • Kiracıdan kaynaklanan sebepler — yazılı tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, kiracının veya eşinin konutu bulunması (TBK m. 352).
  • Yeniden kiralama yasağı — gereksinim sebebiyle boşaltılan kiralanan üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına, yeniden inşa ve imar sebebiyle boşaltılan taşınmaz ise eski hâliyle kiralanamaz.

Kurallar

  • Kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır (TBK m. 347).
  • Bildirimin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TBK m. 348).
  • Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça sözleşmeyi feshedemez; kiracı olmayan eş kiraya verene bildirimle sözleşmenin tarafı sıfatını kazanmışsa, kiraya veren fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır (TBK m. 349).
  • On yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir (TBK m. 347).
  • Kiraya veren, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da iş yeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir (TBK m. 350).
  • Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, kiraya veren aynı sürelerle dava açabilir (TBK m. 350).
  • Kiralananı sonradan edinen kişi, aynı kişi çevresi için gereksinim zorunluluğu varsa, edinmeden bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim koşuluyla edinmeden altı ay sonra dava açar; ya da sürenin bitiminden bir ay içinde dava açar — iki yoldan biri seçilir (TBK m. 351).
  • Kiracı, kiralananın tesliminden sonra, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, o tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m. 352).
  • Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması ve kiraya verenin bunu sözleşmenin kurulması sırasında bilmemesi hâlinde, bitimden başlayarak bir ay içinde dava açılabilir (TBK m. 352).
  • Dava sırasında ispat yükü kiraya verendedir; tahliyeden sonra yeniden kiralama yasağı işler (TBK m. 355).
  • Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır (TBK m. 353).
  • Yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazlarda eski kiracı, yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralamada önceliklidir (TBK m. 355).
  • Kiracının ölümünde ortakları, bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanuna uydukları sürece sözleşmeyi taraf olarak sürdürebilir (TBK m. 356).
  • Dava sebepleri sınırlı sayıdadır ve genişletilemez; dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m. 354).

Sınav Notu

  • Kiraya veren sürenin bitimine dayanarak sona erdiremez; sebepsiz çıkış yalnız on yıllık uzama sonundadır. Bir yıllık sözleşmede toplam on bir yıl eder (TBK m. 347).
  • Belirsiz süreli sözleşmede kiracı her zaman, kiraya veren başlangıçtan on yıl sonra fesih bildirimiyle sona erdirebilir.
  • Gereksinimde kişi çevresi sayılıdır ve gereksinim gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır (TBK m. 350).
  • Yeniden inşa ve imar sebebinde onarım esaslı olmalı ve kullanım imkânsız hâle gelmelidir; ikisi birlikte aranır.
  • Yazılı tahliye taahhüdü teslimden sonra verilmiş olmalıdır; sözleşmeyle birlikte alınmışsa kiracının serbest iradesini yansıtmadığı için geçerli sayılmaz. İcra yoluyla tahliye yalnız bu sebepte mümkündür; diğer bütün sebeplerde dava zorunludur (TBK m. 352).
  • İki haklı ihtar: bir yıldan kısa kirada süre içinde, bir yıl ve daha uzun kirada bir kira yılı içinde iki yazılı ihtar; dava, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden bir ay içinde. Aynı aya ilişkin iki ihtar tek ihtar sayılır; her ihtar ayrı ve muaccel bir kira borcuna dayanmalıdır.
  • Yeniden kiralama yasağı üç yıldır; aykırılıkta tazminat son kira yılının bir yıllık kira bedelinden az olamaz (TBK m. 355). Eski kiracının öncelik hakkı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılır.
  • Dava sebepleri sınırlı sayıdadır ve hepsi bir aylık dava süresine bağlıdır; tek istisna sonradan edinen maliktir. Sözleşmeye konulan genişletici kayıtlar hükümsüzdür.

Kiraya verenin sözleşmeyi sona erdirme serbestisi konut ve çatılı iş yeri kiralarında büyük ölçüde kaldırılmıştır. Kiracı bildirimle çıkabilir; kiraya veren ise ancak kanunun saydığı sebeplere dayanarak ve çoğu zaman dava yoluyla sona erdirebilir.

A. Kiracının Bildirimle Sona Erdirmesi

Kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır (TBK m. 347).

Buna karşılık kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Tek cümlede rejimin özü görülür: süre kiracı için bir çıkış imkânı, kiraya veren için bir dayanak değildir.

Sona erme yollarını taraflara göre ayırmak konuyu düzenler:

  • Kiracı — bildirimle (on beş gün önce) ya da genel hükümlere göre fesihle her zaman.
  • Kiraya veren — on yıllık uzama sonunda bildirimle; bunun dışında yalnız dava yoluyla ve kanunun saydığı sebeplerle.
  • Her iki taraf — genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda.

Bu asimetri, konut ve çatılı iş yeri kirasının bütün mantığını özetler.

Kanunun bu alandaki dava sebepleri sınırlı sayıdadır ve genişletilemez; ayrıca dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m. 354). Sözleşmeye konulan "kiraya veren dilediği zaman tahliye isteyebilir" gibi bir kayıt hiçbir sonuç doğurmaz.

Tahliye yollarını usul bakımından ayırmak da gerekir:

  • Bildirim yoluyla sona erme — kiracının on beş günlük bildirimi, kiraya verenin on yıl sonrası bildirimi (TBK m. 347).
  • Dava yoluyla sona erme — kiraya verenden ya da kiracıdan kaynaklanan sebepler (TBK m. 350–352).
  • İcra yoluyla — yalnız yazılı tahliye taahhüdünde, taahhüt tarihinden bir ay içinde (TBK m. 352).

Üçüncü yol istisnaidir; kanun icra takibine yalnız yazılı taahhüt hâlinde izin verir. Diğer bütün sebeplerde dava açılması zorunludur.

Tahliye davasının tarafları da belirlenmelidir: dava kiraya veren tarafından kiracıya karşı açılır. Kiralanan birden çok kişiye aitse dava, kural olarak paydaşların tamamı tarafından açılır; kiracı birden çoksa hepsine karşı yöneltilir. Aile konutu söz konusuysa kiracı olmayan eşin de sözleşmenin tarafı sıfatını kazanmış olup olmadığına bakılır (TBK m. 349).

Aile konutunda kanun iki ayrı koruma kurar. Birincisi kiracıya yöneliktir: kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça sözleşmeyi feshedemez; rıza alınamaz ya da eş haklı sebep olmaksızın kaçınırsa kiracı hâkimden karar isteyebilir. İkincisi kiraya verene yöneliktir: kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanmışsa, kiraya veren fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır (TBK m. 349). İkinci kurala uyulmaması feshi geçersiz kılar.

Bildirimin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TBK m. 348).

Aile konutu için ek bir koruma vardır: aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça sözleşmeyi feshedemez (TBK m. 349). Rıza alınamaz ya da eş haklı sebep olmaksızın kaçınırsa kiracı hâkimden karar isteyebilir. Kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanabilir; o hâlde kiraya veren, fesih bildirimi ile ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır.

B. On Yıllık Uzama Süresi ve Kiraya Verenin Bildirimi

Kiraya verene tanınan tek sebepsiz çıkış yolu uzun bir süre sonra açılır: on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir (TBK m. 347).

Sürenin hesabı sınavda ölçülür: bir yıllık belirli süreli sözleşme, on yıl uzama süresiyle birlikte toplam on bir yıl sürer; bildirim on birinci yılın bitiminden üç ay önce yapılır.

Belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir.

On yıllık sürenin hesabında iki kavram karıştırılmamalıdır: sözleşme süresi ve uzama süresi. Bir yıllık belirli süreli sözleşmede ilk yıl sözleşme süresi, izleyen her yıl uzama yılıdır; kiraya verenin bildirim hakkı onuncu uzama yılının sonunda doğar ve bildirim, izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yapılır.

C. Gereksinim Sebebiyle Tahliye

Kiraya veren, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da iş yeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir (TBK m. 350).

Üç unsur birlikte aranır: gereksinim gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır. Kanun "zorunluluk" sözcüğünü kullanır; geçici ya da lüks bir istek yeterli değildir.

Gereksinim sebebinin kişi çevresi kanunda sayılmıştır ve genişletilemez:

  • Kiraya verenin kendisi.
  • Eşi.
  • Altsoyu — çocuk, torun.
  • Üstsoyu — anne, baba, büyükanne, büyükbaba.
  • Kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler.

Kardeş, yeğen ya da kayınvalide bu sayımda yer almaz; ancak kanun gereği bakma yükümlülüğü varsa son bent üzerinden kapsama girebilir.

Dava sebeplerini kaynağına göre ayırmak, süreleri hatırlamayı kolaylaştırır:

  • Kiraya verenden kaynaklanan sebepler — gereksinim, yeniden inşa ve imar (TBK m. 350); yeni malikin gereksinimi (TBK m. 351).
  • Kiracıdan kaynaklanan sebepler — yazılı tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, kiracının veya eşinin konutu bulunması (TBK m. 352).

Birinci grupta dava, kural olarak sürenin sonunda başlayan bir ay içinde; ikinci grupta ise sebebin türüne göre belirlenen tarihten itibaren bir ay içinde açılır. Sebeplerin çoğunda ortak olan bir aylık dava süresidir; tek istisna sonradan edinen maliktir — o, edinmeden bir ay içinde bildirim yapar ve davayı altı ay sonra açar (TBK m. 351/1).

Dava süresi de bağlayıcıdır: belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde genel hükümlere göre belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde dava açılmalıdır.

D. Yeniden İnşa ve İmar Sebebiyle Tahliye

İkinci sebep aynı maddede düzenlenir: kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, kiraya veren aynı sürelerle dava açabilir (TBK m. 350).

Buradaki ölçüt de sıkıdır: onarımın esaslı olması ve kullanımın imkânsız hâle gelmesi birlikte aranır. Kiracının oturmasına engel olmayan bir tadilat bu sebebi doğurmaz.

Uygulamada bu sebebe dayanan kiraya verenden, projeyi ve gerekli izinleri göstermesi beklenir; imar durumu belgesi, ruhsat ve teknik rapor iddianın samimiyetini ortaya koyan delillerdir. Onarımın kiracı oturmaya devam ederken yapılabilecek nitelikte olduğu anlaşılırsa dava reddedilir.

Yeniden inşa ve imar sebebiyle tahliye edilen taşınmaz bakımından kanun, kiracıya bir de öncelik hakkı tanır: eski kiracı, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralamada önceliklidir (TBK m. 355). Bu hak, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılmalıdır ve öncelik hakkı sona erdirilmedikçe taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz.

E. Yeni Malikin Gereksinimi

Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya iş yeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, sözleşmeyi edinme tarihinden altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir (TBK m. 351).

Yeni malikin ikinci bir seçeneği daha vardır: dilerse bu hakkını sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.

İki yol arasındaki fark zamandadır: birincisi bildirim + altı ay bekleme, ikincisi sürenin sonunu bekleme. Yeni malik hangisini seçerse onun koşullarına uyar.

F. İki Haklı İhtar

Kiracıdan kaynaklanan sebeplerin ilki yazılı tahliye taahhüdüdür: kiracı, kiralananın tesliminden sonra, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, o tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m. 352).

İkinci sebep iki haklı ihtardır. Kiracı, bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli sözleşmelerde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa, kiraya veren kira süresinin ve bir yıldan uzun kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilir.

G. Kiracının Oturmaya Elverişli Konutu Bulunması

Üçüncü sebep kiracının kendi durumundan doğar: kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir (TBK m. 352).

Kanunun aradığı bilmeme koşulu önemlidir: kiraya veren bu durumu sözleşme kurulurken biliyorsa sebebe dayanamaz.

Konutun "oturmaya elverişli" sayılması için fiilen kullanılabilir durumda olması gerekir; harap bir yapı ya da kiraya verilmiş ve boşaltılamayan bir daire bu ölçütü karşılamaz. Kanunun aradığı coğrafi sınır da dardır: konut, aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde bulunmalıdır.

Bu sebebe dayanılırken üç unsur birlikte aranır: konutun kiracıya veya birlikte yaşadığı eşine ait olması, aynı ilçe veya belde sınırlarında bulunması ve kiraya verenin bunu sözleşme kurulurken bilmemesi. Kiracının başka bir ilçedeki konutu ya da ayrı yaşadığı eşinin konutu bu sebebi doğurmaz.

Tahliye sebeplerinin tamamında ortak bir ilke vardır: sebep gerçek olmalıdır. Kanun bunu iki araçla denetler — dava sırasında ispat yükü kiraya verendedir ve tahliyeden sonra yeniden kiralama yasağı işler (TBK m. 355). İkinci araç, iddianın samimiyetini olaydan sonra sınayan asıl mekanizmadır.

Yeniden kiralama yasağının yaptırımı da caydırıcıdır: kiraya veren bu hükümlere aykırı davranırsa eski kiracısına, son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder (TBK m. 355). Tazminatın alt sınırı kanunla belirlendiği için eski kiracının ayrıca zarar ispat etmesi gerekmez; daha fazla zarar iddia ediyorsa onu ispatlar.

Dava açma süreleri için ortak bir uzatma hükmü vardır: kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır (TBK m. 353).

H. Yeniden Kiralama Yasağı ve Tazminat

Tahliye sebeplerinin kötüye kullanılmasını önlemek için kanun bir yasak koyar (TBK m. 355):

  • Gereksinim amacıyla boşaltma sağlanmışsa, haklı sebep olmaksızın kiralanan üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralanamaz.
  • Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan taşınmazlar, eski hâliyle, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz.

Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralamada öncelik hakkı vardır; bu hak, kiraya verenin yazılı bildirimini izleyen bir ay içinde kullanılmalıdır. Öncelik hakkı sona erdirilmedikçe taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz.

Yaptırım parasaldır: kiraya veren bu hükümlere aykırı davranırsa, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

Son olarak kiracının ölümü hâlinde sözleşme kendiliğinden sona ermez: ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanuna uydukları sürece taraf olarak sözleşmeyi sürdürebilirler (TBK m. 356).

Örnek olay

(C), dairesini 1 Ocak 2015'te (D)'ye bir yıllığına kiraya vermiştir; sözleşme her yıl kendiliğinden uzamıştır. (C) 2020 yılında daireyi oğluna vermek istemiş, hiçbir bildirim yapmadan doğrudan tahliye davası açmıştır. Dava reddedilmiştir. 2026 başında (C) daireyi (E)'ye satmıştır; (E), daireyi kendi kızı için kullanmak istemekte ve satıştan üç ay sonra hiçbir bildirim yapmaksızın dava açmıştır. Bu arada (D) 2025 yılı içinde kirayı iki kez geciktirmiş ve kendisine iki kez yazılı ihtar gönderilmiştir; (C) bu sebebe dayanarak da dava açmayı düşünmüştür. Ayrıca (D)'nin eşinin aynı ilçede oturmaya elverişli bir dairesi bulunduğu sonradan anlaşılmıştır; (C) bunu sözleşme kurulurken biliyordu.

Değerlendirme: (C)'nin 2020'deki davasında ölçüt süredir. Gereksinim sebebiyle tahliye dava yoluyla ileri sürülür ve dava, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda başlayan bir aylık süre içinde açılmalıdır (TBK m. 350); süre dışında açılan dava dinlenmez. Olay davanın yalnız yılını verdiğine göre, sözleşmenin sona erme tarihiyle dava tarihi karşılaştırılmadan reddin yerinde olup olmadığı söylenemez — bu, sınavda tarihlerin neden verildiğini gösteren bir noktadır. Önceden bildirim yapılmamış olması ise tek başına ret sebebi değildir: yazılı bildirimin işlevi dava açma süresini bir kira yılı uzatmaktır (TBK m. 353), ilk bir aylık süre içinde açılan davayı geçersiz kılmaz.

Esas bakımından da gereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olması aranır. Oğlu için konut gereksinimi kişi çevresine girer — altsoy sayılmıştır — ama zorunluluğun somut olarak gösterilmesi gerekir.

(E)'nin davası ise iki yönden değerlendirilir. Kiralananı sonradan edinen kişi, gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirmek isterse edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek zorundadır; dava ise edinme tarihinden altı ay sonra açılabilir (TBK m. 351). (E) hiçbir bildirim yapmadığına göre bu yolu kullanamaz.

(E)'nin ikinci bir seçeneği vardır ve gözden kaçırılmamalıdır: dilerse aynı hakkı sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı davayla da kullanabilir. Yani (E) bildirim yapmamış olsa bile, kira yılının bitimini bekleyip o tarihten itibaren bir ay içinde dava açarak sonuca ulaşabilir. Kanun iki ayrı yol tanır ve yeni malik hangisini seçerse onun koşullarına uymak zorundadır.

İki haklı ihtar sebebi bakımından koşullar gerçekleşmiş görünmektedir: sözleşme bir yıl ve daha uzun süreli olduğuna göre, bir kira yılı içinde kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle iki yazılı ihtar yapılmıştır (TBK m. 352). Dava, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılmalıdır. İhtarların "haklı" sayılması için her birinin gerçekten muaccel bir kira borcuna dayanması gerekir; aynı aya ilişkin iki ihtar tek ihtar sayılır.

Kiracının eşinin konutu bulunması sebebine ise dayanılamaz. Kanun bu sebebi, kiraya verenin sözleşmenin kurulması sırasında durumu bilmemesi koşuluna bağlar (TBK m. 352). (C) bunu biliyordu; sebep kapanmıştır.

Son olarak (C) ya da (E) gereksinim sebebiyle tahliyeyi sağlarsa bir yasak devreye girer: kiralanan, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralanamaz (TBK m. 355). Aykırılık hâlinde eski kiracıya, son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödenir. Bu hüküm, gereksinim iddiasının samimiyetini sonradan denetleyen asıl araçtır.

İkinci örnek olay

(S), dükkânını (T)'ye 1 Ocak 2016'da beş yıllığına kiraya vermiştir; sözleşme 2021'den sonra her yıl uzamıştır. (T) 2024 yılında iki kez kirayı geciktirmiş, (S) her iki gecikme için de yazılı ihtar göndermiştir; ihtarların ikisi de farklı aylara ilişkindir. (S), 2025 yılının Mart ayında iki haklı ihtar sebebine dayanarak tahliye davası açmıştır; kira yılı 1 Ocak'ta başlayıp 31 Aralık'ta bitmektedir. Ayrı olarak (T), 2023 yılında (S)'ye "dükkânı 1 Haziran 2024'te boşaltacağım" diye yazılı bir taahhüt vermiş, ancak boşaltmamıştır; (S) bu sebebe 2025 Mart'ında dayanmak istemektedir. (T) bu arada ölmüş, dükkânda onunla birlikte çalışan ortağı işi sürdürmek istemektedir.

Değerlendirme: İki haklı ihtar sebebi bakımından maddi koşullar gerçekleşmiştir: sözleşme bir yıl ve daha uzun süreli olduğuna göre, bir kira yılı içinde kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle iki yazılı ihtarda bulunulmuştur (TBK m. 352). İhtarların farklı aylara ilişkin olması önemlidir; aynı aya ilişkin iki ihtar tek ihtar sayılır ve sebebi doğurmaz.

Ne var ki dava süresi kaçırılmıştır. Dava, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılmalıdır. İhtarlar 2024 kira yılında yapıldığına ve bu yıl 31 Aralık 2024'te bittiğine göre dava, en geç 31 Ocak 2025'e kadar açılmalıydı. Mart ayında açılan dava süre yönünden reddedilir. (S) süresi içinde dava açacağını yazılı olarak bildirseydi dava açma süresi bir kira yılı uzayacaktı (TBK m. 353); bu bildirim de yapılmamıştır.

Yazılı tahliye taahhüdü bakımından iki koşul denetlenir. Birincisi taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmiş olmasıdır; 2016'da teslim edilen dükkân için 2023'te verilen taahhüt bu koşulu karşılar. Sözleşmeyle birlikte alınan taahhütler ise kiracının serbest iradesini yansıtmadığı için geçerli sayılmaz. İkincisi süredir: kiraya veren, taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak zorundadır (TBK m. 352). Tarih 1 Haziran 2024 olduğuna göre süre 1 Temmuz 2024'te dolmuştur; 2025 Mart'ındaki başvuru geçersizdir.

İki sebebin de süre yönünden düşmüş olması, bu alandaki asıl güçlüğü gösterir: sebepler sınırlı sayıda olduğu gibi, her biri kısa ve kesin bir dava süresine bağlanmıştır.

(T)'nin ölümü ise sözleşmeyi sona erdirmez. Ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanuna uydukları sürece taraf olarak sözleşmeyi sürdürebilirler (TBK m. 356). Dükkânda birlikte çalışan ortak bu hükme dayanarak ilişkiyi sürdürür; (S), ölümü tek başına tahliye sebebi olarak ileri süremez.

Olaya iki küçük değişiklik eklenirse sonuç tersine döner. (S), 2024 kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde, yani en geç 31 Ocak 2025'te dava açmış olsaydı iki haklı ihtar sebebi işlerdi. Aynı şekilde (S), 31 Ocak 2025'e kadar dava açacağını yazılı olarak bildirmiş olsaydı dava süresi bir kira yılı uzar ve Mart ayındaki dava süresinde sayılırdı (TBK m. 353). Bu alandaki davalarda esas kadar süre de belirleyicidir; sorular çoğu zaman maddi koşulları tam kurup süreyi kaçırtarak sorulur.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 11 soru eşleşti, ilk 11 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2025 HMGS
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiraya veren; gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında haklı sebep olmaksızın kiralananı, kural olarak en az kaç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz?
A) 1
B) 2
C) 3
D) 4
E) 5
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 2 2025 HMGS
Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse kiraya veren; kiracıya yazılı olarak bir süre verip bu sürede de ifa etmeme durumunda sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracıya verilecek bu süre kural olarak en az kaç gündür?
A) 7
B) 10
C) 15
D) 20
E) 30
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 3 2026 HMGS
Kiracının kiralananı özenle kullanma yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı iş yeri kiralarında süre vererek aykırılığın giderilmesi aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Aşağıdakilerden hangisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda konut ve çatılı iş yeri kirası için kiraya verenin yazılı bir bildirimle kira sözleşmesini hemen feshedebileceği durumlar arasında sayılmamıştır?
A) Kiracının, kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi
B) Kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması
C) Kiracının, kiralananın ayıplarının giderilmesine ya da zararların önlenmesine yönelik çalışmalara katlanmaktan kaçınması
D) Kiracının özenle kullanma yükümlülüğüne aykırı davranışının kiraya veren için çekilmez olması
E) Kiracının özenle kullanma yükümlülüğüne aykırı davranışının aynı taşınmazda oturan kişilerle komşular bakımından çekilmez olması
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 4 Çıkmış soru
Melih: 2 yıldır kiracısı olan Bilge'nin kira sözleşmesini, sözleşmeye konu olan çatılı iş yerinin hukuk fakültesinden mezun olan kızı Gülce'nin büro açma ihtiyacı için usulüne uygun olarak fesheder. 26.06.2024 tarihinde de Bilge'nin iş yerinden tahliyesini sağlar. Tahliyeden kısa bir süre sonra Gülce, büro açma kararından vazgeçer. Ardından Melih, iş yerini tekrar kiralama isteğinde bulunan Bilge'nin teklifini haklı bir sebebi olmaksızın reddederek 26.06.2026 tarihinde Elif'e kiraya verir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre Melih'in yeniden kiralama yasağı kapsamında Bilge'ye ödemekle yükümlü olduğu asgari tazminat tutarı kural olarak aşağıdakilerden hangisidir?
A) Son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedeli
B) Son kira yılında ödenmiş olan dokuz aylık kira bedeli
C) Son kira yılında ödenmiş olan altı aylık kira bedeli
D) Son kira yılında ödenmiş olan üç aylık kira bedeli
E) Son kira yılında ödenmiş olan bir aylık kira bedeli
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 5 Çıkmış soru
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında; kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az kaç gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır?
A) 7
B) 10
C) 14
D) 15
E) 30
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 6 2021 KPSS
I.Kiracı, kiraya verene zarar verecek bir değişikliğe yol açmamak koşuluyla çatılı olmayan iş yerini tamamen veya kısmen başkasına kiraya verebilir.II.Kiracı; konut ve çatılı iş yeri kiralarında, kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kiralananı başkasına kiralayamaz ancak kullanım hakkını devredebilir.III.Alt kiracı; kiralananı kiracıya tanınandan başka biçimde kullandığı takdirde kiraya veren, kiracısına karşı sahip olduğu hakları alt kiracıya karşı da kullanabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre alt kira ve kullanım hakkının devriyle ilgiliyukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve III
E) II ve III
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 7 2024 KPSS
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında yeni malikin gereksiniminden dolayı kira sözleşmesinin sona erdirilmesiyle ilgili,I.Yeni malikin, kendisinin veya eşi, alt soyu, üst soyu ya da kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin gereksinimi söz konusu olmalıdır.II.Kiralananı, yalnızca konut gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunmalıdır.III.Kiralayan, bu gereksinimin doğmasından itibaren bir ay sonrası için derhal dava açmalıdır.ifadelerinden hangileri yanlıştır?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 8 2017 ADLİ HAKİMLİK
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, konut ve çatılı iş yeri kiralarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Kira sözleşmesi kurulduktan sonra kiralananın mülkiyetinin devri hâlinde yeni malik, kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir.
B) Belirli süreli kira sözleşmeleri, sürenin sonunda kendiliğinden ortadan kalkar.
C) Kiraya veren, kendi konut gereksinimi nedeniyle kullanma zorunluluğu varsa belirsiz süreli kira sözleşmesini, kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyarak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı davayla sona erdirebilir.
D) Yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir.
E) Kiralananı devralan yeni malik, kendi iş yeri gereksinimi nedeniyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 9 2012 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK
A, İzmir'in Bostanlı semtindeki evini B'ye kiralamıştır. Bu kira sözleşmesinde A, aşağıda yer alan sebeplerden hangisi ile B'yi kiralanan taşınmazdan tahliye etme (çıkarma) hakkına sahip değildir?
A) A'nın kendisinin söz konusu taşınmazı konut olarak kullanma ihtiyacı içine girmesi
B) A'nın oğlunun İzmir'de bir üniversite kazanması sonucunda, İzmir'de yaşama ve taşınmazı kullanma ihtiyacının doğmuş olması
C) A'nın kuzeninin İzmir'de açtığı bir iş yeri sebebiyle İzmir'e yerleşmesi ve bu taşınmazda kalma ihtiyacının doğmuş olması
D) A'nın mimar olan eşinin işlerini büyütüp İzmir'de bir büro açmak zorunda kalması üzerine, taşınmazı kullanma ihtiyacının doğmuş olması
E) Taşınmazın ciddi ve esaslı onarım gerektirmesi sebebiyle A'nın bu esaslı onarımı yaptırmak istemesi
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 10 2015 ADLİ HAKİMLİK
A, iş yerini B'ye beş yıl süreyle kiraya vermiştir. A ile B arasındaki kira sözleşmesi devam ederken A, mülkiyeti Ü'ye devretmiştir. Bu olaya göre, kira sözleşmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Bu durumda yasal sözleşme devri söz konusudur ve kira sözleşmesi Ü ile B arasında devam eder.
B) Kira sözleşmesi tapu siciline şerh edilmemiş olsa bile B, kira sözleşmesinden doğan hakkını Ü'ye karşı ileri sürebilir.
C) Ü, bu iş yerini kendi ihtiyacı için kullanacaksa kanunda öngörülen sürelere uyarak kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirebilir.
D) Kira sözleşmesi tapu siciline şerh edilmemişse Ü, kira sözleşmesini devam ettirmek için B'den daha yüksek bir kira bedeli talep edebilir.
E) Kira sözleşmesi tapu siciline şerh edilmişse Ü, ihtiyaç sebebine dayalı olarak B'yi iş yerinden çıkartamaz.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 11 2009 ADLİ HAKİMLİK
M, 8 yıldır kendisine ait taşınmazda oturmakta olan K'yı ihtiyaç sebebiyle tahliye etmek istemektedir. Bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Kiralayan M, kendisi kirada oturuyorsa ve kendi evinde oturmak istiyorsa ihtiyaç sebebiyle tahliye şartı gerçekleşmiş sayılır.
B) M'nin askerden dönen oğlu D, nişanlanmış ve evlenme hazırlığına girişmişse evlenecek gençlerin oturması amacıyla ihtiyaç sebebiyle tahliye yoluna gidilebilir.
C) İhtiyaç sebebiyle tahliye davasının kira süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde açılması gerekir.
D) M, kurum avukatı olan ve emekliliğini isteyen eşi E'nin avukatlık bürosu açması için ihtiyaç sebebiyle tahliye yoluna gidebilir.
E) M, ihtiyaç sebebiyle tahliye ettirdiği taşınmazı 5 yıl süre ile eski kiracısı K'den başkasına kiralayamaz.
Cevabı göster
Cevap: E.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 12 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 274
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında sona erdirme yetkisinin taraflar arasındaki dağılımıyla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Kiracı, belirli süreli sözleşmeyi sürenin dolmasına en geç on beş gün kala yapacağı bildirimle sona erdirebilir
B) Kiraya veren de kiracı gibi sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi her dönem sonunda sona erdirebilir
C) Kiraya verenin dava sebepleri kanunda sınırlı sayıda gösterilmiştir ve yorum yoluyla genişletilmesi mümkün değildir
D) Dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez; aksi yöndeki sözleşme kaydı sonuç doğurmaz
E) Kiracı bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır ve rejim böylece sürer
Cevabı göster
Cevap: B. Rejimin özü bir asimetridir: süre, kiracı için bir çıkış imkânı, kiraya veren için bir dayanak değildir. Kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; elindeki tek sebepsiz yol on yıllık uzama süresinin sonunda açılır. B bu asimetriyi sildiği için yanlıştır.

Şık analizi

A) Kiracının on beş günlük bildirim hakkı kanunda yazılıdır.
C) Dava sebepleri sınırlı sayıdadır.
D) Hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez.
E) Bildirim yapılmazsa bir yıllık uzama işler.
Soru 275
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kirasında kiracı, belirli süreli sözleşmenin uzamasını önlemek istiyorsa sürenin bitiminden en az kaç gün önce bildirimde bulunmalıdır?
A) Beş gün
B) Yedi gün
C) On beş gün
D) Kırk beş gün
E) Altmış gün
Cevabı göster
Cevap: C. Kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Bildirimin geçerliliği ayrıca yazılı şekle bağlıdır. Bu süre, kira bedelinin ödenmemesi hâlinde verilecek otuz günlük süreyle karıştırılmamalıdır; ikisi ayrı kurumlardır.

Şık analizi

A) Beş günlük bir süre kanunda yer almaz.
B) Yedi gün taksitle satışta cayma süresidir.
D) Kırk beş günlük bir süre bu hükümde öngörülmemiştir.
E) Altmış günlük bir süre bu hükümde öngörülmemiştir.
Soru 276
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre gereksinim sebebiyle tahliye davasında gereksinimi ileri sürülebilecek kişiler sayıldığına göre, aşağıdakilerden hangisi kural olarak bu sayımda yer alan kişilerden biri değildir?
A) Kiraya verenin kardeşi ya da yeğeni gibi yansoy hısımlarından biri
B) Kiraya verenin kendisi ve onunla birlikte yaşayan eşi bakımından gereksinim
C) Kiraya verenin çocuğu ya da torunu gibi altsoyu sayılan kişilerden biri
D) Kiraya verenin annesi, babası ya da büyükanne ve büyükbabası gibi üstsoyu
E) Kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında sayılan bir kimse
Cevabı göster
Cevap: A. Kanunun saydığı kişi çevresi sınırlıdır: kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu ve kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler. Kardeş, yeğen ya da kayınvalide bu sayımda doğrudan yer almaz; ancak kanun gereği bir bakma yükümlülüğü varsa son bent üzerinden kapsama girebilir. A bu yüzden doğru cevaptır.

Şık analizi

B) Kendisi ve eşi sayımın ilk iki bendidir.
C) Altsoy açıkça sayılmıştır.
D) Üstsoy da sayılmıştır.
E) Son bent bakma yükümlülüğüne dayanır.
Soru 277
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kiraya verenin on yıllık uzama süresi sonundaki bildirim hakkıyla ilgili olarak:I.Kiraya veren bu yolu kullanırken herhangi bir sebep göstermek zorunda değildir.II.Bildirim, uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yapılmalıdır.III.Bir yıllık belirli süreli sözleşmede bu hak beşinci yılın sonunda doğar.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve III
D) I ve II
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: D. On yıllık uzama süresinin sonunda kiraya veren, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir (I doğru) ve bildirimi, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yapmalıdır (II doğru). III ise hesabı bozar: bir yıllık belirli süreli sözleşmede ilk yıl sözleşme süresi, izleyen on yıl uzama süresidir; hak beşinci yılın değil, toplam on birinci yılın sonunda doğar.

Şık analizi

A) II de doğrudur; üç aylık bildirim süresi kanunda yazılıdır.
B) III tek yanlış öncüldür.
C) Yanlış olan III öncülünü taşır.
E) Üçünü birden doğru saymak on yıllık süreyi yarıya indirmek olurdu.
Soru 278
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre (L), kiracısı bulunan bir daireyi 1 Mart'ta satın almış ve kendi konut gereksinimi için kullanma zorunluluğu doğmuştur. (L), durumu 20 Mart'ta kiracıya yazılı olarak bildirmiştir. Kira sözleşmesinin süresi ise 1 Aralık'ta dolacaktır. (L) bir an önce tahliye sağlamak istemektedir. Bu olayda (L)'nin izleyebileceği yol bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Bildirimden sonra hemen dava açabilir
B) Edinmeden altı ay sonra dava açabilir
C) Bildirim geçersizdir, yeniden bildirim gerekir
D) Yalnız sürenin bitimini beklemek zorundadır
E) Dava açmadan icra yoluyla tahliye isteyebilir
Cevabı göster
Cevap: B. Sonradan edinen malikin iki yolu vardır. Birincisi: edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim yapmak ve sözleşmeyi edinme tarihinden altı ay sonra açacağı davayla sona erdirmek. İkincisi: hakkını sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı davayla kullanmak. (L) bildirimi süresi içinde yaptığına göre birinci yol açıktır ve bu yol daha erkendir.

Şık analizi

A) Bildirim tek başına yetmez; altı aylık bekleme süresi vardır.
C) Bildirim edinmeden itibaren bir ay içinde yapılmıştır, geçerlidir.
D) İkinci yol seçilebilir ama zorunlu değildir.
E) İcra yolu yalnız yazılı tahliye taahhüdünde açıktır.
Soru 279
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre yeniden inşa ve imar sebebiyle tahliyeyle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Onarımın esaslı olması ve kullanımın imkânsız hâle gelmesi birlikte aranır
B) Kiracının oturmasına engel olmayan bir tadilat bu sebebi tek başına doğurmaz
C) Onarımın kapsamını göstermek için ruhsat ve teknik rapor delil olarak kullanılır
D) Eski kiracı, yenilenen taşınmazı yeni bedelle kiralamada öncelik hakkına sahiptir
E) Öncelik hakkı, kiraya verenin yazılı bildirimini izleyen üç yıl içinde kullanılır
Cevabı göster
Cevap: E. Öncelik hakkının kullanma süresi üç yıl değil, bir aydır: hak, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılmalıdır. Üç yıl, başka bir kuralın süresidir — öncelik hakkı sona erdirilmedikçe taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. E iki süreyi birbirine karıştırdığı için yanlıştır.

Şık analizi

A) İki ölçüt birlikte aranır.
B) Oturmaya engel olmayan tadilat yeterli değildir.
C) Ruhsat ve teknik rapor samimiyeti gösteren delillerdir.
D) Eski kiracının öncelik hakkı kanunda tanınmıştır.
Soru 280
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre (M), bir yıllık konut kirasında kiracısı (N)'ye aynı kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için iki kez yazılı ihtar göndermiş ve ihtarların ikisi de haklı çıkmıştır. (M) sözleşmeyi sona erdirmek istemektedir. Sözleşmede bu konuda ayrı bir kayıt bulunmamaktadır. Bu olayda (M)'nin izleyeceği yol ve süre bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) İhtarlardan sonra hemen icra takibi yapabilir
B) Kira yılı sonunda bir ay içinde dava açar
C) Üçüncü bir ihtar göndermesi kanunen gereklidir
D) İkinci ihtardan itibaren altı ay beklemek zorundadır
E) Sebep kiracıdan doğduğu için dava açmasına gerek yoktur
Cevabı göster
Cevap: B. İki haklı ihtar, kiracıdan kaynaklanan dava sebeplerindendir ve yolu dava yoludur; icra takibi yalnız yazılı tahliye taahhüdünde açıktır. Bir yıl ve daha uzun süreli sözleşmelerde kiraya veren, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açmalıdır. Üçüncü bir ihtar aranmaz; kanun iki haklı ihtarla yetinir.

Şık analizi

A) İcra yolu yalnız yazılı tahliye taahhüdüne özgüdür.
C) Kanun iki ihtarla yetinir.
D) Altı aylık bekleme yeni malikin yoluna aittir.
E) Sebep kiracıdan doğsa da yol dava yoludur.
Soru 281
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tahliye sebeplerinin kötüye kullanılmasını önleyen yeniden kiralama yasağı ve yaptırımıyla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Gereksinim amacıyla boşaltılan yer, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracıdan başkasına kiralanamaz
B) Yasağa aykırı davranan kiraya veren yalnız eski kiracının gerçekten ispat ettiği zararı ödemekle yükümlü tutulur
C) Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan yerler, eski hâliyle üç yıl geçmedikçe haklı sebep olmaksızın kiralanamaz
D) Tazminatın alt sınırı son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olamayacak biçimde belirlenir
E) Yasak, iddianın samimiyetini olaydan sonra sınayan asıl mekanizma olarak işler ve ispat yükünü tamamlar
Cevabı göster
Cevap: B. Kanun tazminatın alt sınırını kendisi belirler: kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder. Eski kiracının bu alt sınır için ayrıca zarar ispat etmesi gerekmez; daha fazla zarar iddia ediyorsa fazlasını ispatlar. B bu yüzden yanlıştır.

Şık analizi

A) Gereksinim hâlinde üç yıllık yasak işler.
C) Yeniden inşa ve imarda yasak eski hâle özgüdür.
D) Alt sınır kanunla belirlenmiştir.
E) Yasak, samimiyeti sonradan denetleyen mekanizmadır.
Soru 282
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kiracının oturmaya elverişli konutu bulunması sebebinde aranan unsurlar hangisinde birlikte verilmiştir?
A) Konutun kiracıya ait olması ve kiraya verenin bunu bilmesi
B) Konutun herhangi bir ilde bulunması ve kiracının orada oturması
C) Konutun kiracının kardeşine ait olması ve elverişli bulunması
D) Konutun aynı ilçede bulunması ve kiraya verenin bilmemesi
E) Konutun kiraya verene ait olması ve kiracının bunu bilmemesi
Cevabı göster
Cevap: D. Üç unsur birlikte aranır: konutun kiracıya veya birlikte yaşadığı eşine ait olması, aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde bulunması ve kiraya verenin bu durumu sözleşme kurulurken bilmemesi. Kiraya veren biliyorsa sebebe dayanamaz. Başka bir ilçedeki konut ya da ayrı yaşayan eşin konutu bu sebebi doğurmaz.

Şık analizi

A) Kiraya verenin bilmesi sebebi ortadan kaldırır.
B) Coğrafi sınır dardır; aynı ilçe veya belde aranır.
C) Kardeşin konutu bu sebebe dayanak olmaz.
E) Konut kiracıya veya birlikte yaşadığı eşine ait olmalıdır.
Soru 283
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre aile konutu olarak kiralanan dairede kiracı (P)'nin eşi (R), kiraya veren (S)'ye bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanmıştır. (S), kira bedelinin ödenmemesi üzerine ödeme süresini yalnız (P)'ye bildirmiş ve süre sonunda sözleşmeyi feshetmiştir. Bu olayda feshin akıbeti bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Fesih geçersizdir
B) Fesih geçerlidir
C) Fesih askıdadır
D) Fesih iptal edilebilir
E) Fesih kısmen geçerlidir
Cevabı göster
Cevap: A. Kiracı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanmışsa, kiraya veren fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır. Bu kurala uyulmaması feshi geçersiz kılar. (S) süreyi yalnız (P)'ye bildirdiğine göre fesih sonuç doğurmaz ve süreç baştan işletilmelidir.

Şık analizi

B) Ayrı ayrı bildirim yapılmadığı için geçerli sayılamaz.
C) Kanun askı değil geçersizlik sonucunu bağlamıştır.
D) İptal, irade sakatlıklarına özgü bir yaptırımdır.
E) Kısmi geçerlilik bu hükümde öngörülmemiştir.
Soru 284
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kiracının ölümü sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmiş olmaz; ilişki kimlerle sürer?
A) Alacaklılar
B) Komşular
C) Vasiyetçiler
D) Kayyımlar
E) Ortaklar
Cevabı göster
Cevap: E. Kiracının ölümü hâlinde sözleşme kendiliğinden sona ermez. Ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ile ölen kiracıyla aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanuna uydukları sürece taraf olarak sözleşmeyi sürdürebilirler. Kural, kiracının ölümüyle birlikte barınma ve iş yapma imkânının bir anda ortadan kalkmasını önler.

Şık analizi

A) Alacaklılar kira ilişkisinin tarafı olmaz.
B) Komşuların sözleşmeyle bir bağı yoktur.
C) Vasiyetçi kira ilişkisinde bir sıfat değildir.
D) Kayyım temsil için atanır, taraf sıfatı kazandırmaz.
Soru 285
Tahliye sebeplerinden yalnız hangisinde icra yoluna başvurulabilir?
A) Gereksinim
B) İmar
C) Taahhüt
D) İhtar
E) Konut
Cevabı göster
Cevap: C. Kanun icra takibine yalnız yazılı tahliye taahhüdü hâlinde izin verir: kiracı, kiralananın tesliminden sonra belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, o tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurabilir ya da dava açabilir. Diğer bütün sebeplerde dava açılması zorunludur; bu yüzden icra yolu istisnai kalır.

Şık analizi

A) Gereksinim sebebinde yalnız dava yolu açıktır.
B) Yeniden inşa ve imarda da dava açılır.
D) İki haklı ihtarda yol dava yoludur.
E) Kiracının konutu bulunması sebebinde de dava açılır.

← Konut ve Çatılı İş Yeri KiralarındÜrün Kirası →