Borçlar Hukuku › Başlık 50 / 54
Simsarlık ve Vekâletsiz İş Görme
1 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu
Hızlı özet
Bu başlık altında iki ayrı kurum incelenir. Simsarlık bir sözleşmeye dayanır ve vekâletin özel bir görünümüdür; vekâletsiz iş görme ise hiçbir sözleşme bulunmadan başkasının işini görmekten doğar.
Çerçeve
- Simsarlığın Unsurları
- Simsarlık Ücreti: Hak Kazanma, İlliyet ve İndirim
- Gerçek Vekâletsiz İş Görme
- İş Görenin Özen Borcu ve Sorumluluğu
- Gerçek Olmayan Vekâletsiz İş Görme
Tanımlar ve Şartlar
- Simsar yalnız aracılık eder; sözleşmenin tarafı olmaz ve temsil yetkisi yoktur.
- Ticari temsilci işletme adına işlem yapar.
- Acente sürekli bir ilişki içinde sözleşme kurar veya aracılık eder.
- Komisyoncu kendi adına, başkası hesabına işlem yapar.
- İş, iş sahibinin karşılaştığı zararı veya zarar tehlikesini gidermek üzere yapılmışsa sorumluluk daha hafif değerlendirilir.
- İş, iş sahibinin açıkça veya örtülü olarak yasaklamış olmasına rağmen yapılmışsa ve yasaklama hukuka veya ahlaka aykırı değilse, iş gören beklenmedik hâlden doğan zarardan da sorumlu olur. Ancak iş gören, o işi yapmamış olsaydı da zararın beklenmedik hâl sonucunda doğacağını ispat ederse sorumluluktan kurtulur (TBK m. 527).
Kurallar
- Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir (TBK m. 520).
- Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi ise yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz (TBK m. 520).
- Ücret belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir (TBK m. 522).
- Simsar iki hâlde haklarını kaybeder (TBK m. 523): üstlendiği borcuna aykırı davranarak diğer tarafın menfaatine hareket ederse ya da dürüstlük kurallarına aykırı olarak diğer taraftan ücret sözü alırsa.
- İki özel kural daha vardır: evlenme simsarlığı ücreti eksik borç niteliğindedir, yani ne mahkemeden istenebilir ne de icra yoluyla zorlanabilir (TBK m. 524); sözleşmede aşırı bir ücret kararlaştırılmışsa borçlunun istemi üzerine hâkim bunu hakkaniyete uygun olarak indirebilir (TBK m. 525).
- Kanun, iş göreni bir yükümlülük altına sokar: vekâleti olmaksızın başkasının hesabına iş gören, o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlüdür (TBK m. 526).
- Bu hâlde iş sahibi, işin kendi menfaatine yapılmış olması koşuluyla, iş görenin durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masraflarını faiziyle ödemek, gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 529).
- İş gören, her türlü ihmalinden sorumludur (TBK m. 527).
- İş görenin sözleşme ehliyetinden yoksun olması hâlinde sorumluluk daralır: yaptığı işlemden ancak zenginleştiği ölçüde veya iyiniyetli olmaksızın elinden çıkardığı zenginleşme miktarıyla sorumlu olur; haksız fiillerden doğan daha kapsamlı sorumluluk saklıdır (TBK m. 528).
- Kanun bu hâli iş sahibi lehine çözer: iş sahibi, iş kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, iş görmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde iş görenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür (TBK m. 530).
Sınav Notu
- Simsar ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır (TBK m. 521); faaliyet ile sözleşme arasında nedensellik aranır.
- Kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlıysa ücret koşul gerçekleşince ödenir; giderler ancak kararlaştırılmışsa istenir.
- Ücret belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir (TBK m. 522).
- Simsar, diğer tarafın menfaatine hareket eder ya da dürüstlüğe aykırı biçimde ondan ücret sözü alırsa ücret ve gider haklarını kaybeder (TBK m. 523).
- Evlenme simsarlığı ücreti için dava açılamaz ve takip yapılamaz (TBK m. 524) — eksik borç hâlidir.
- Aşırı ücret borçlunun istemi üzerine hâkim tarafından indirilebilir (TBK m. 525); resen indirilmez.
- Simsarlığa kural olarak vekâlet hükümleri uygulanır; taşınmaz simsarlığı ise yazılı şekle tabidir (TBK m. 520).
- Vekâletsiz iş gören, işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun görmekle yükümlüdür (TBK m. 526) ve her türlü ihmalinden sorumludur; hukuka ve ahlaka aykırı olmayan bir yasaklamaya rağmen iş görmüşse beklenmedik hâlden de sorumlu olur, ancak işi yapmasaydı da zararın doğacağını ispatlarsa kurtulur (TBK m. 527).
- Sorumluluk zarar veya tehlikeyi gidermek için yapılan işte hafifler; iş sahibinin yasaklamasına rağmen yapılan işte beklenmedik hâle kadar genişler.
- Gerçek vekâletsiz iş görmede iş sahibi zorunlu ve yararlı masrafları faiziyle öder, üstlenilen edimleri ifa eder ve hâkimin takdir edeceği zararı giderir (TBK m. 529).
- Gerçek olmayan vekâletsiz iş görmede iş sahibi faydaları edinir, ama yalnız zenginleştiği ölçüde masrafları öder (TBK m. 530).
- İş sahibi işi uygun bulursa vekâlet hükümleri uygulanır (TBK m. 531).
Bu başlık altında iki ayrı kurum incelenir. Simsarlık bir sözleşmeye dayanır ve vekâletin özel bir görünümüdür; vekâletsiz iş görme ise hiçbir sözleşme bulunmadan başkasının işini görmekten doğar.
A. Simsarlığın Unsurları
Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir (TBK m. 520). Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi ise yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz (TBK m. 520).
İki tür faaliyet sayılmıştır: gösterme (haber verme) simsarlığı — sözleşme kurma imkânının hazırlanması — ve aracılık simsarlığı — kurulmasına aracılık. İkisi arasındaki fark, simsarın müzakerelere katılıp katılmamasıdır.
Simsarlığı benzer kurumlardan ayırmak gerekir:
- Simsar yalnız aracılık eder; sözleşmenin tarafı olmaz ve temsil yetkisi yoktur.
- Ticari temsilci işletme adına işlem yapar.
- Acente sürekli bir ilişki içinde sözleşme kurar veya aracılık eder.
- Komisyoncu kendi adına, başkası hesabına işlem yapar.
Simsarın ücretinin sözleşmenin kurulmasına bağlanması da bu konumdan doğar: emeğin değil, sonucun karşılığıdır.
B. Simsarlık Ücreti: Hak Kazanma, İlliyet ve İndirim
Ücretin doğumu tek bir koşula bağlıdır: simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır (TBK m. 521). Yani simsarın faaliyeti ile kurulan sözleşme arasında nedensellik bulunmalıdır; simsarın emeği ne kadar çok olursa olsun sözleşme kurulmazsa ücret doğmaz.
Kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir. Simsarın yapacağı giderlerin ödenmesi ise ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa istenir; sözleşme kurulmasa bile giderlerin ödeneceği kararlaştırılabilir.
Ücret belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir (TBK m. 522).
Simsar iki hâlde haklarını kaybeder (TBK m. 523): üstlendiği borcuna aykırı davranarak diğer tarafın menfaatine hareket ederse ya da dürüstlük kurallarına aykırı olarak diğer taraftan ücret sözü alırsa. Bu hâllerde hem ücret hem gider istemi düşer.
İki özel kural daha vardır: evlenme simsarlığı ücreti eksik borç niteliğindedir, yani ne mahkemeden istenebilir ne de icra yoluyla zorlanabilir (TBK m. 524); sözleşmede aşırı bir ücret kararlaştırılmışsa borçlunun istemi üzerine hâkim bunu hakkaniyete uygun olarak indirebilir (TBK m. 525).
C. Gerçek Vekâletsiz İş Görme
Vekâletsiz iş görme, bir kimsenin vekâleti olmaksızın başkasının hesabına iş görmesidir. Kanun, iş göreni bir yükümlülük altına sokar: vekâleti olmaksızın başkasının hesabına iş gören, o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlüdür (TBK m. 526).
Gerçek vekâletsiz iş görmede iş gören, işi iş sahibi yararına görmek iradesiyle hareket eder. Bu hâlde iş sahibi, işin kendi menfaatine yapılmış olması koşuluyla, iş görenin durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masraflarını faiziyle ödemek, gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 529).
İş sahibi yapılan işi uygun bulmuşsa vekâlet hükümleri uygulanır (TBK m. 531); bu, vekâletsiz iş görmeyi sonradan bir vekâlet ilişkisine dönüştüren hükümdür.
D. İş Görenin Özen Borcu ve Sorumluluğu
İş gören, her türlü ihmalinden sorumludur (TBK m. 527). Sorumluluk iki hâlde farklılaşır:
- İş, iş sahibinin karşılaştığı zararı veya zarar tehlikesini gidermek üzere yapılmışsa sorumluluk daha hafif değerlendirilir.
- İş, iş sahibinin açıkça veya örtülü olarak yasaklamış olmasına rağmen yapılmışsa ve yasaklama hukuka veya ahlaka aykırı değilse, iş gören beklenmedik hâlden doğan zarardan da sorumlu olur. Ancak iş gören, o işi yapmamış olsaydı da zararın beklenmedik hâl sonucunda doğacağını ispat ederse sorumluluktan kurtulur (TBK m. 527).
İş görenin sözleşme ehliyetinden yoksun olması hâlinde sorumluluk daralır: yaptığı işlemden ancak zenginleştiği ölçüde veya iyiniyetli olmaksızın elinden çıkardığı zenginleşme miktarıyla sorumlu olur; haksız fiillerden doğan daha kapsamlı sorumluluk saklıdır (TBK m. 528).
E. Gerçek Olmayan Vekâletsiz İş Görme
Gerçek olmayan vekâletsiz iş görmede, iş gören başkasının işini kendi yararına görür; başkasının hakkına bilerek ya da bilmeyerek el atar.
Kanun bu hâli iş sahibi lehine çözer: iş sahibi, iş kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, iş görmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde iş görenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür (TBK m. 530).
Hükmün mantığı şudur: hakka el atan kişi, elde ettiği kazancı kendisinde tutamaz; iş sahibi kazancı alır, ama karşılığında yalnız zenginleştiği ölçüde ödeme yapar. Bu, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme yollarının yetersiz kaldığı durumlarda hak sahibini koruyan üçüncü bir yoldur.
İki tür vekâletsiz iş görmeyi ayıran soru tektir: iş gören, işi kimin yararına görme iradesiyle hareket etmiştir? İrade iş sahibi yararınaysa gerçek, kendi yararınaysa gerçek olmayan vekâletsiz iş görme vardır. Ayrımın pratik sonucu masrafların hangi ölçüye göre ödeneceğindedir: gerçek olanda zorunlu ve yararlı masraflar faiziyle, gerçek olmayanda yalnız zenginleşme ölçüsünde.
Örnek olay
(F), evini satmak için emlakçı (G) ile simsarlık sözleşmesi yapmış; ücret konusunda hiçbir şey kararlaştırılmamıştır. (G) alıcı adayları bulmuş, ancak (F) evi sonunda kendi tanıdığı bir kişiye, (G)'nin hiçbir katkısı olmaksızın satmıştır. (G) ücret istemektedir. Ayrı bir olayda (G), aynı satışta alıcıdan da gizlice ücret sözü almıştır. Bu arada (F) tatildeyken evin çatısı fırtınada zarar görmüş; komşusu (H), suyun içeri girmesini önlemek için 30.000 TL harcayarak acil onarım yaptırmıştır. Başka bir komşu (K) ise (F)'nin bahçesindeki meyveleri kendi yararına toplayıp satmış ve 20.000 TL elde etmiştir; toplama için 3.000 TL harcamıştır.
Değerlendirme: (G)'nin ücret talebi dayanaksızdır. Ücret hakkı sonuca bağlıdır: simsarın çabası ile kurulan sözleşme arasında bağ kurulamazsa ücret doğmaz (TBK m. 521). Satış (G)'nin katkısı olmaksızın gerçekleştiğine göre bu bağ yoktur. (G)'nin harcadığı emek tek başına ücret doğurmaz. Giderleri de ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa isteyebilirdi.
Ücret kararlaştırılmamış olması ayrı bir sorun değildir: ücret belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir (TBK m. 522). Ne var ki bu kural, ücrete hak kazanıldığı varsayımında işler; burada hak hiç doğmamıştır.
Alıcıdan gizlice ücret sözü alması ise (G) için ikinci ve kesin bir kayıptır. Simsar, üstlendiği borcuna aykırı davranarak diğer tarafın menfaatine hareket eder veya dürüstlük kurallarına aykırı olarak diğer taraftan ücret sözü alırsa, ücrete ve giderlere ilişkin haklarını kaybeder (TBK m. 523). Satış (G) sayesinde gerçekleşmiş olsaydı bile bu davranış ücreti düşürürdü.
(H)'nin onarımı gerçek vekâletsiz iş görmedir: (H) işi (F)'nin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmüştür (TBK m. 526). İş, (F)'nin karşılaştığı zarar tehlikesini gidermek üzere yapıldığına göre (H)'nin sorumluluğu daha hafif değerlendirilir (TBK m. 527). (F), işin kendi menfaatine yapılmış olması sebebiyle (H)'nin zorunlu ve yararlı masraflarını faiziyle ödemek zorundadır (TBK m. 529); 30.000 TL zorunlu bir masraftır. (F) sonradan işi uygun bulursa aralarındaki ilişkiye vekâlet hükümleri uygulanır (TBK m. 531).
(K)'nin meyveleri toplayıp satması ise gerçek olmayan vekâletsiz iş görmedir: (K) başkasının işini kendi yararına görmüştür. Kanun çözümü iş sahibi lehine kurar: iş sahibi, iş kendi menfaatine yapılmamış olsa bile iş görmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir (TBK m. 530). (F) 20.000 TL'lik geliri isteyebilir; buna karşılık zenginleştiği ölçüde (K)'nin masraflarını, yani 3.000 TL'yi ödemekle yükümlüdür. Net sonuç (F) için 17.000 TL'dir.
İki kurumun karşılaştırılması sınav değeri taşır: gerçek vekâletsiz iş görmede iş sahibi yararına görülür ve masraflar faiziyle ödenir; gerçek olmayanda iş kendi yararına görülür, iş sahibi faydayı alır ve yalnız zenginleştiği ölçüde ödeme yapar.
Olaya bir varsayım daha eklenirse sorumluluk rejimi görünür. (F), tatile çıkmadan önce komşularına "eve hiç dokunmayın" demiş olsaydı ve (H) buna rağmen onarımı yaptırsaydı, iş iş sahibinin açıkça yasaklamasına rağmen görülmüş olurdu; o hâlde (H), beklenmedik hâlden doğan zarardan da sorumlu olurdu (TBK m. 527). Buna karşılık iş, zarar tehlikesini gidermek üzere yapıldığı için sorumluluğun daha hafif değerlendirilmesi kuralı da aynı maddededir; iki kuralın çatıştığı hâllerde hâkim somut olayın koşullarını tartar.
(H) sözleşme ehliyetinden yoksun olsaydı — diyelim ayırt etme gücü bulunan küçük olsaydı — yaptığı işlemden ancak zenginleştiği ölçüde sorumlu olurdu; haksız fiillerden doğan daha kapsamlı sorumluluk ise saklı kalırdı (TBK m. 528).
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 2 soru eşleşti, ilk 2 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2026 HMGS
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2008 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 5 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.