EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 37 / 54

Bazı Satış Türleri

8 Hâkimlik

Hızlı özet

Kanun, genel satış hükümlerinin yanında sık görülen bazı satış türlerini ayrıca düzenler. Ortak özellikleri, kurulma ya da hüküm doğurma bakımından genel rejimden ayrılmalarıdır.

Çerçeve

  • Örnek Üzerine Satış
  • Beğenme Koşuluyla Satış
  • Kısım Kısım Satış
  • Açık Artırmayla Satış
  • Taksitle Satış ve Tüketicinin Korunması
  • Mülkiyeti Saklı Tutma Kaydı

Tanımlar ve Şartlar

  • Deneme satıcının yanında yapılacaksa: alıcı gerekli süre içinde kabul edip etmediğini açıklamazsa satıcı bağlılıktan kurtulur; süre belirlenmemişse satıcı ihtarda bulunur, ihtara hemen cevap verilmezse yine kurtulur (TBK m. 251).
  • Deneme alıcının yanında yapılacaksa: alıcı gereken süre içinde ya da satıcının ihtarı üzerine beğenmediğini bildirmez veya geri vermezse beğenme koşulu gerçekleşmiş olur (TBK m. 252).
  • Ayrımlar — beğenme koşulu alıcının iradesine bırakılmıştır; ayıptan sorumluluk yalnız mal ayıplıysa işler; cayma parasında çıkışın bedeli ödenir, burada ödenmez; tüketicinin cayma hakkı kanunla tanınır ve süreye bağlıdır.
  • Güvence sıralaması — mülkiyeti saklı tutmada satıcı malik kalır, en güçlüsüdür ama sicile işlenmelidir; rehinde alıcı malik olur, satıcı sınırlı ayni hak sahibidir; dönme kaydında satıcı yalnız sona erdirme yetkisi kazanır.

Kurallar

  • Örnek üzerine satış, malın, alıcıya veya üçüncü kişiye bırakılan bir örneğe ya da tespit edilen bir mala uygun olması üzerinde anlaşmayla yapılan satıştır (TBK m. 247).
  • Örnek bir nitelik taahhüdüdür: bildirilen niteliğin bulunmaması ayrı bir rejim değil, ayıptan sorumluluğun bir sebebidir; mal örneğe uymuyorsa TBK m. 248'deki özel ispat kuralıyla ayıp hükümleri işler, alıcının ayrıca değer düşmesi ispatı gerekmez.
  • Beğenme koşuluyla satış, alıcının satılanı deneyerek veya gözden geçirerek beğenmesi koşuluyla yapılır (TBK m. 249). Alıcı hiçbir sebep göstermeksizin geri verebilir; zilyetlik geçse bile mülkiyet, beğenme koşulu gerçekleşene kadar satıcıda kalır (TBK m. 250).
  • Taksitle satış, satıcının satılan taşınırı alıcıya satış bedelinin ödenmesinden önce teslim etmeyi, alıcının da bedeli kısım kısım ödemeyi üstlendiği satıştır (TBK m. 253).
  • Ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlının taksitle satışı, yasal temsilcinin yazılı rızasına bağlıdır; rıza en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmelidir (TBK m. 254).
  • Sözleşme alıcı bakımından, imzalı nüshanın eline geçmesinden yedi gün sonra hüküm doğurur; alıcı bu süre içinde irade açıklamasını geri aldığını yazılı olarak bildirebilir (TBK m. 255).
  • Alıcı, peşin satış bedelinin en az onda birini en geç teslim anında peşin, kalanını da sözleşmenin kurulmasını izleyen üç yıl içinde öder (TBK m. 256).
  • Alıcı, takas hakkından önceden feragat edemez; alacak devredilmişse satış bedeline ilişkin def'ileri sınırlanamaz ve ortadan kaldırılamaz (TBK m. 257).
  • Taksit borcu kambiyo senedine bağlanmamışsa alıcı kalanı her zaman bir defada ödeyerek kurtulabilir; eklenen bedelin ödenmemiş taksitlere düşen kısmı, yarısından az olmamak üzere indirilir (TBK m. 258).
  • Hâkim, temerrüde düşen alıcıya güvence vermesi koşuluyla ödeme kolaylığı sağlayabilir ve satıcının satılanı geri almasını yasaklayabilir (TBK m. 261).
  • Yerleşim yeri Türkiye'de olan alıcı, yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinden önceden feragat edemez ve tahkim sözleşmesi yapamaz (TBK m. 262).
  • Hükümler aynı ekonomik amaçla yapılan işlemlere de uygulanır (TBK m. 263); bir taşınırı edinmek için yapılan ödünç düzenlemeleri bu kapsamdadır.
  • Ön ödemeli taksitle satış ters yönde işler: alıcı bedeli önceden kısım kısım öder, satıcı bedel tamamen ödendikten sonra devreder (TBK m. 264). Süre bir yıldan uzun veya belirsizse ödemeler bankada alıcı adına açılacak gelir getiren hesaba yatırılır (TBK m. 265).
  • Uygulama sınırı: alıcının tacir sıfatıyla hareketi ya da malın ticari işletmenin ihtiyacı veya meslekî amaçlarla alınması hâlinde ön ödemeli taksitle satış hükümleri uygulanmaz (TBK m. 272).
  • Açık artırma yoluyla satış; yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenerek, hazır olanlar arasından en yüksek bedeli öneren ile yapılan satıştır (TBK m. 274). Sözleşme, satıcı aksini açıklamamışsa, artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulur (TBK m. 275).
  • Artırmaya katılan önerisiyle bağlıdır; bağlılık, daha yüksek öneri yapılmasıyla ya da sorulması üzerine ihalenin gerçekleşmemesiyle sona erer (TBK m. 276).
  • Taşınmazda ihale veya ret artırmadan hemen sonra yapılmalıdır; bağlılığın sonraya sarkacağını öngören koşul geçersizdir. Bu kural cebrî artırmalarda ve ihalenin kamu görevlisince onaylanması gereken hâllerde uygulanmaz (TBK m. 277).
  • İhale hukuka veya ahlaka aykırı yolla sağlanmışsa her ilgili, öğrendiği günden on gün, her hâlde ihaleden bir yıl içinde iptalini isteyebilir (TBK m. 281).
  • İsteğe bağlı artırma bir satış sözleşmesi kurar ve genel hükümlere tabidir; cebrî artırma bir icra işlemidir, zapt ile ayıptan sorumluluk hükümleri uygulanmaz (TBK m. 280) ve alıcı malı mevcut yükleriyle edinir.
  • Taşınmaz satışında mülkiyeti saklı tutma koşulu tescil edilemez (TBK m. 243).

Sınav Notu

  • Örnek üzerine satışta ispat yükü terstir: örneği elinde bulunduran, onun kendisine verilen örnek olduğunu ispatlamak zorunda değildir (TBK m. 248); örnek alıcının elindeyken bozulmuş veya yok olmuşsa, kusuru olmasa bile uygunsuzluğu alıcı ispatlar.
  • Susmanın anlamı yere göre değişir: deneme satıcının yanında yapılacaksa susma ret, alıcının yanında yapılacaksa susma kabul sayılır (TBK m. 251, TBK m. 252).
  • Alıcının çekincesiz bedel ödemesi veya satılanı olağan inceleme dışında kullanması da beğenme sayılır.
  • Taksitle satışın dört unsuru: konu taşınır, teslim bedelden önce, ödeme kısım kısım, sözleşme yazılı. Biri eksikse rejim uygulanmaz (TBK m. 253).
  • Mülkiyet: artırmada taşınır ihale anında, taşınmaz tescille geçer (TBK m. 279). En sık sorulan ayrımlardandır.
  • Mülkiyeti saklı tutma taşınırlarda noterde düzenlenip sicile işlenmedikçe geçerli değildir; taşınmazda hiç tescil edilemez (TBK m. 243).

Kanun, genel satış hükümlerinin yanında uygulamada sık görülen bazı satış türlerini ayrıca düzenler. Bunların ortak özelliği, satışın kurulması ya da hüküm doğurması bakımından genel rejimden ayrılmalarıdır.

A. Örnek Üzerine Satış

Örnek üzerine satış, tarafların sözleşmenin konusu olan malın, alıcıya veya üçüncü bir kişiye bırakılan bir örneğe ya da tespit ettikleri bir mala uygun olması üzerinde anlaşmalarıyla yapılan satıştır (TBK m. 247).

İspat yükü özel olarak düzenlenmiştir (TBK m. 248). Kendisine örnek verilen taraf, elindeki örneğin kendisine verilmiş örnek olduğunu ispat yükü altında değildir; örneğin biçimi değişmiş olsa bile bu değişiklik gözden geçirmenin zorunlu bir sonucu ise alıcının iddiası doğru sayılır. Karşı tarafın her hâlde aksini ispat hakkı saklıdır.

Örnek, alıcının elindeyken bozulmuş veya yok olmuşsa — kusuru olmasa bile — satılanın örneğe uygun olmadığını ispat yükü alıcıya düşer.

Örnek üzerine satışta örneğin işlevi bir nitelik taahhüdüdür: örneğe uygunluk, satıcının bildirdiği bir nitelik sayılır. Bildirilen niteliğin bulunmaması ayrı bir rejim değil, ayıptan sorumluluğun sebeplerinden biridir; satılan örneğe uymuyorsa TBK m. 248'deki özel ispat kuralıyla birlikte ayıp hükümleri uygulanır. Bu yüzden alıcı, ayrıca değer düşmesi ispat etmek zorunda kalmaz.

B. Beğenme Koşuluyla Satış

Beğenme koşuluyla satış, alıcının satılanı deneyerek veya gözden geçirerek beğenmesi koşuluyla yapılan satıştır (TBK m. 249).

Hükmü çarpıcıdır: alıcı, satılanı kabul etmekte veya hiçbir sebep göstermeksizin geri vermekte serbesttir; satılan alıcının zilyetliğine geçmiş olsa bile mülkiyeti, beğenme koşulunun gerçekleştiği ana kadar satıcıda kalır (TBK m. 250). Yani satış geciktirici koşula bağlıdır ve koşul alıcının iradesine bırakılmıştır.

Deneme veya gözden geçirmenin nerede yapılacağına göre iki ayrı rejim işler:

  • Satıcının yanında yapılması gerekiyorsa: alıcı, sözleşme veya âdete göre gerekli süre içinde kabul edip etmediğini açıklamazsa satıcı sözleşmeyle bağlılıktan kurtulur. Süre belirlenmemişse satıcı, uygun bir süre geçtikten sonra alıcıya ihtarda bulunabilir; bu ihtara hemen cevap verilmezse satıcı sözleşmeyle bağlılıktan kurtulur (TBK m. 251).
  • Alıcının yanında yapılacaksa: satılan denenmeksizin alıcıya verilmişse, gereken süre içinde veya satıcının ihtarı üzerine alıcı satılanı beğenmediğini hemen bildirmez veya geri vermezse beğenme koşulu gerçekleşmiş olur (TBK m. 252). Alıcının çekince belirtmeksizin satış bedelini ödemesi ya da satılanı olağan inceleme dışında kullanması da aynı sonucu doğurur.

Ayrım özetle şudur: satıcının yanında susma ret, alıcının yanında susma kabul sayılır.

Beğenme koşuluyla satışın hukuki niteliği de sorulur: satış geciktirici koşula bağlıdır ve koşul alıcının iradesine bırakılmıştır. Bu yüzden sözleşme kurulmuştur ama hüküm doğurmamıştır; mülkiyet koşul gerçekleşene kadar satıcıda kalır. Alıcı bu dönemde zilyettir ve satılanı özenle koruma yükümlülüğü altındadır.

Beğenme koşuluyla satışı benzer kurumlardan ayırmak gerekir:

  • Beğenme koşuluyla satış — koşul alıcının iradesine bırakılmıştır, sebep göstermez.
  • Ayıptan sorumluluk — mal ayıplıysa işler; beğenmeme yeterli değildir.
  • Cayma parası — sözleşmeden çıkışın bedeli ödenir; burada bedel ödenmez.
  • Tüketicinin cayma hakkı — kanunla tanınır ve süreye bağlıdır.

C. Kısım Kısım Satış

Taksitle satış, satıcının satılan taşınırı alıcıya satış bedelinin ödenmesinden önce teslim etmeyi, alıcının da bedeli kısım kısım ödemeyi üstlendiği satıştır (TBK m. 253). Sözleşme yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.

Satış, satıcının ticari faaliyeti içinde yapılıyorsa kanun sözleşmeye konulacak kayıtları tek tek sayar; amaç, alıcının ödeyeceği toplam tutarı baştan görebilmesidir. Taksitle satışta alıcıya tanınan koruma araçları — cayma, erken ödeme, muacceliyet kaydının sınırlanması — tüketici mevzuatıyla birlikte okunur.

Kısım kısım satışın unsurları şunlardır:

  • Konusu taşınırdır; taşınmazda bu rejim uygulanmaz.
  • Teslim, bedelin ödenmesinden önce yapılır.
  • Bedel kısım kısım ödenir.
  • Sözleşme yazılı şekle tabidir.

Dördünden biri eksikse ortada taksitle satış değil, vadeli satış ya da başka bir düzenleme vardır ve genel hükümler uygulanır.

Kanun alıcıyı bir dizi ayrı hükümle korur. Ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlının yaptığı taksitle satışın geçerliliği, yasal temsilcinin yazılı rızasına bağlıdır ve rıza en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olmalıdır (TBK m. 254). Sözleşme alıcı bakımından, imzalı nüshanın eline geçmesinden yedi gün sonra hüküm doğurur; alıcı bu süre içinde irade açıklamasını geri aldığını yazılı olarak bildirebilir (TBK m. 255).

Ödeme düzeni de sınırlanmıştır: alıcı, peşin satış bedelinin en az onda birini en geç teslim anında peşin, kalanını da sözleşmenin kurulmasını izleyen üç yıl içinde öder (TBK m. 256). Alıcı, takas hakkından önceden feragat edemez; alacak devredilmişse satış bedeline ilişkin def'ileri sınırlanamaz ve ortadan kaldırılamaz (TBK m. 257). Taksit borcu kambiyo senedine bağlanmamışsa alıcı kalanı her zaman bir defada ödeyerek borcundan kurtulabilir; peşin bedele eklenen bedelin ödenmemiş taksitlere düşen kısmı, yarısından az olmamak üzere ödeme süresinin kısaltılmasına uygun olarak indirilir (TBK m. 258).

Uyuşmazlık ve yargılama yönü de düzenlenmiştir. Hâkim, temerrüde düşen alıcıya, güvence vermesi ve satıcının zarara uğramaması koşuluyla ödeme kolaylığı sağlayabilir ve satıcının satılanı geri almasını yasaklayabilir (TBK m. 261). Yerleşim yeri Türkiye'de olan alıcı, yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinden önceden feragat edemez ve tahkim sözleşmesi yapamaz (TBK m. 262). Hükümler yalnız adı taksitle satış olan sözleşmelere değil, aynı ekonomik amaçla yapılan işlemlere de uygulanır (TBK m. 263); bir taşınırı edinmek için yapılan ödünç düzenlemeleri bu kapsamdadır.

Ön ödemeli taksitle satış ise ters yönde işler: alıcı bedeli önceden kısım kısım öder, satıcı bedelin tamamen ödenmesinden sonra satılanı devreder (TBK m. 264). Sözleşme yazılı şekle tabidir. Ödeme süresi bir yıldan uzun veya belirsizse alıcı, ödemeleri sözleşmede belirtilen bir bankada kendi adına açılacak gelir getiren hesaba yatırmakla yükümlüdür ve banka her iki tarafın çıkarını gözetir (TBK m. 265).

Bu koruma hükümlerinin bir de uygulama sınırı vardır: alıcının tacir sıfatıyla hareket etmesi ya da malın bir ticari işletmenin ihtiyacı veya meslekî amaçlarla satın alınması hâlinde ön ödemeli taksitle satışa ilişkin hükümler uygulanmaz (TBK m. 272). Koruma, zayıf taraf için kurulmuştur; tacir bu korumanın muhatabı değildir.

Taksitle satışta alıcıyı koruyan araçlar özetle şunlardır:

  • Yedi günlük cayma — imzalı nüshanın eline geçmesinden sonra yazılı bildirimle (TBK m. 255).
  • Erken ödeme ve indirim — kalan bedeli bir defada ödeyip ek bedelden indirim isteme (TBK m. 258).
  • Takas ve def'i güvencesi — önceden feragat ettirilemez, devirle sınırlanamaz (TBK m. 257).
  • Yetki ve tahkim yasağı — yerleşim yeri mahkemesinden önceden feragat edilemez (TBK m. 262).

D. Açık Artırmayla Satış

Açık artırma yoluyla satış; yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenerek, hazır olanlar arasından en yüksek bedeli öneren ile yapılan satıştır (TBK m. 274).

Sözleşme, satıcı aksini açıklamamışsa, artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulur (TBK m. 275). Artırmaya katılan, koşullar çerçevesinde önerisiyle bağlıdır; bağlılık, kendisinden daha yüksek bir öneri yapılmasıyla ya da daha yüksek öneri olup olmadığının sorulması üzerine ihalenin gerçekleşmemesiyle sona erer (TBK m. 276).

Taşınmazda özel kural vardır: ihalenin veya reddinin artırmadan hemen sonra yapılması gerekir ve öneride bulunanın bağlılığının artırmadan sonra da devam edeceğini öngören koşul geçersizdir; ancak bu kural cebrî artırmalarda ve ihalenin bir kamu görevlisince onaylanması gerektiği durumlarda uygulanmaz (TBK m. 277).

Mülkiyetin geçişi konuya göre değişir: artırmada taşınır alan kişi mülkiyeti ihale anında kazanır; taşınmazın mülkiyeti ancak tapu siciline tescille geçer (TBK m. 279). İhale bedelinin peşin ödenmesi gerekir; ödenmezse satıcı satıştan hemen dönebilir (TBK m. 278).

Cebrî artırmalarda zapttan ve ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanmaz (TBK m. 280); alıcı malı, tapu siciline veya satış koşullarına göre belirli olan durumu, hakları ve yükleriyle birlikte edinir.

İhalenin iptali de düzenlenmiştir: hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak ihale sağlanmışsa her ilgili, iptal sebebini öğrendiği günden on gün ve her hâlde ihale tarihini izleyen bir yıl içinde iptalini isteyebilir (TBK m. 281). Cebrî artırmalarda ise iptal, icra ve iflas hukukunun kendi usullerine tabidir.

Açık artırmanın iki türü ayrılır: isteğe bağlı artırma bir satış sözleşmesi kurar ve genel hükümlere tabidir; cebrî artırma ise bir icra işlemidir ve zapt ile ayıptan sorumluluk hükümleri uygulanmaz (TBK m. 280). Ayrım, alıcının hangi korumadan yararlanacağını doğrudan belirler.

Artırmaya katılanın bağlılığı da ayrı bir sorudur. Katılan, satış için konulmuş koşullar çerçevesinde önerisiyle bağlıdır; bağlılık ya daha yüksek bir öneriyle ya da daha yüksek öneri olup olmadığının sorulması üzerine ihalenin gerçekleşmemesiyle sona erer (TBK m. 276). Bu düzen, artırmanın hızlı ve kesin sonuçlanmasını sağlar.

Artırma koşulları sözleşmenin içeriğini belirler ve katılanı bağlar; satıcı bu koşullarda ihaleyi yapmama yetkisini saklı tutmuşsa en yüksek öneri de sözleşme kurmaz. Koşullarda aksine bir kayıt yoksa kural, en yüksek bedeli önerene ihale edilmesidir.

Artırmada satıcının kendisi ya da adamı tarafından yapılan sahte önerilerle bedelin yükseltilmesi, ihalenin iptali sebebi olan hukuka aykırı yollardandır. İptal davasının süreleri kısa tutulmuştur; amaç, artırmaya katılanların ve üçüncü kişilerin kazandığı hukuki durumun uzun süre askıda kalmamasıdır.

E. Taksitle Satış ve Tüketicinin Korunması

Taksitle satışta alıcı, ödeme gücünün üzerinde yükümlülük altına girme riski taşıdığı için kanun ve tüketici mevzuatı birlikte koruma sağlar. Sözleşmenin yazılı olması, bedelin ve toplam maliyetin açıkça gösterilmesi ve muacceliyet kayıtlarının sınırlanması bu korumanın araçlarıdır.

Satıcı bakımından en güçlü güvence mülkiyeti saklı tutma kaydıdır; bu kayıt taşınırlarda ancak noterde düzenlenip özel sicile işlendiğinde geçerlidir (TMK m. 764). Taşınmaz satışında ise mülkiyeti saklı tutma koşulu tescil edilemez (TBK m. 243).

F. Mülkiyeti Saklı Tutma Kaydı

Mülkiyeti saklı tutma, satıcının satılanı teslim etmekle birlikte mülkiyeti bedel tamamen ödenene kadar kendisinde tutmasıdır. Alıcı zilyet olur, malik olmaz.

Kaydın iki sonucu vardır: alıcı bedeli ödemezse satıcı mülkiyete dayanarak malı geri isteyebilir; alıcının alacaklıları da mal üzerinde alıcının malvarlığına aitmiş gibi işlem yapamaz. Buna karşılık hasar ve yarar, mal teslim edildiği için kural olarak alıcıdadır.

Mülkiyeti saklı tutma ile diğer güvenceleri karşılaştırmak yararlıdır:

  • Mülkiyeti saklı tutma — satıcı malik kalır; en güçlü güvencedir, ama sicile işlenmesi gerekir.
  • Rehin — alıcı malik olur, satıcı sınırlı ayni hak sahibidir.
  • Dönme kaydı — satıcı yalnız sözleşmeyi sona erdirme yetkisi kazanır.

Üçünün de amacı aynıdır: bedelin ödenmemesi riskini karşılamak. Farkları, satıcının mal üzerindeki hukuki konumunda belirir.

Kaydın geçerlilik koşulu uygulamada çok hak kaybettirir: taşınırlarda kayıt, ancak noterde düzenlenip malın bulunduğu yerdeki özel sicile işlendiğinde hüküm doğurur. Sözleşmeye yazılmış olması tek başına yetmez; sicile işlenmemiş kayıt yalnız taraflar arasında bir borç doğurur, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Örnek olay

(G), mobilyacı (H)'den bir koltuk takımını "beğenirsem alırım" kaydıyla almış ve takım evine teslim edilmiştir. Sözleşmede bildirim için bir süre kararlaştırılmamıştır. (G) takımı bir ay kullanmış, bu arada satış bedelini hiçbir çekince belirtmeden ödemiş, iki ay sonra "beğenmedim" diyerek geri vermek istemiştir. Ayrı bir ilişkide (G), bir açık artırmada antika bir saat almış ve ihale kendisine yapılmıştır; ihale bedelini peşin ödememiş, ertesi gün ödeyeceğini bildirmiştir. Artırma cebrî değil, isteğe bağlıdır. Bir de (H), (G)'ye bir buzdolabını taksitle satmış; sözleşme sözlü olarak yapılmış ve "bedel tamamen ödenene kadar mülkiyet satıcıda kalır" denilmiştir.

Değerlendirme: Koltuk takımında beğenme koşuluyla satış vardır ve deneme alıcının yanında yapılmaktadır. Bu hâlde satılan denenmeksizin alıcıya verilmişse, alıcı gereken süre içinde beğenmediğini hemen bildirmez veya geri vermezse beğenme koşulu gerçekleşmiş olur (TBK m. 252). (G) bir ay boyunca sessiz kalmıştır.

Kaldı ki kanun iki ek olguyu da beğenme sayar: alıcının herhangi bir çekince belirtmeksizin satış bedelini ödemesi ve satılanı olağan incelemenin ötesinde kullanması. (G) hem bedeli çekincesiz ödemiş hem takımı bir ay kullanmıştır; koşul gerçekleşmiş, satış kesinleşmiştir. İki ay sonraki iade talebi sonuç doğurmaz.

Deneme satıcının yanında yapılacak olsaydı sonuç tersine dönerdi: orada alıcının susması ret sayılır ve satıcı sözleşmeyle bağlılıktan kurtulurdu (TBK m. 251). Aynı sözcük — susma — iki hâlde zıt sonuç doğurduğu için sınavda tam bu karşıtlıkla sorulur. Koşul gerçekleşene kadar takımın mülkiyetinin (H)'de kaldığını da eklemek gerekir (TBK m. 250); (G) zilyetti ama malik değildi.

Antika saatte açık artırmayla satış vardır. Sözleşme, artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren (G)'ye ihale etmesiyle kurulmuştur (TBK m. 275) ve (G) taşınır olan saatin mülkiyetini ihale anında kazanmıştır (TBK m. 279). Ne var ki artırma koşullarında aksi kararlaştırılmadığına göre ihale bedelinin peşin ödenmesi gerekir; ödenmezse satıcı satıştan hemen dönebilir (TBK m. 278). (G)'nin "yarın öderim" demesi bu hakkı engellemez.

Satılan bir taşınmaz olsaydı iki şey değişirdi: mülkiyet ihaleyle değil tescille geçerdi ve ihale ya da ret artırmadan hemen sonra yapılmak zorunda olurdu; bağlılığın sonraya sarkacağını öngören koşul geçersiz sayılırdı (TBK m. 277, TBK m. 279). Artırma cebrî olsaydı iki fark daha doğardı: bağlılığın sonraya sarkmasını yasaklayan kural uygulanmaz (TBK m. 277) — aynı istisna ihalenin bir kamu görevlisince onaylanması gereken hâllerde de işler — ve zapttan ile ayıptan sorumluluk hükümleri hiç uygulanmaz, (G) saati mevcut durumu ve yükleriyle edinirdi (TBK m. 280).

Buzdolabında ise iki ayrı geçersizlik vardır. Taksitle satış sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz (TBK m. 253); sözlü sözleşme kesin hükümsüzdür. Mülkiyeti saklı tutma kaydı da geçerli değildir: bu kayıt taşınırlarda ancak noterde düzenlenip sicile işlendiğinde hüküm doğurur. (H) ne taksitli satışa ne mülkiyet saklı tutmaya dayanabilir; ilişkinin tasfiyesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılır.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 8 soru eşleşti, ilk 8 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2022 KPSS
Erdem, bir antika vazonun satılacağı açık artırmaya, vazoyu satın almak istememesine rağmen sadece fiyat yükseltmek için katılıyor. Erdem'in sunduğu 100.000 TL'lik tekliften daha yüksek bir öneri sunulmaması üzerine vazo, Erdem'e satılıyor. Erdem'in yaptığı öneride aşağıdaki irade uygunsuzluğu hâllerinden hangisi söz konusudur?
A) Latife beyanı
B) Zihni kayıt
C) İnançlı işlem
D) Açıklamada yanılma
E) Saik yanılması
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 2 2009 ADLİ HAKİMLİK
Devam etmekte olan bir açık artırma sırasında salona gelen A, rakibi ve hasmı B'nin açık artırmaya katıldığını ve o esnada artırması yapılan eşyayı almak için pey sürdüğünü görür. Söz konusu eşyayı almak istemediği hâlde sırf B'ye zarar vermek amacıyla çok yüksek bir pey sürer ve artırma A'nın üzerinde kalır. Buna göre, A'nın bu beyanı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Mutlak muvazaa
B) Nispi muvazaa
C) Zihni kayıt
D) Latife beyanı
E) Yanılma
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 3 2006 İDARİ HAKİMLİK
S ile A arasında adi yazılı olarak yapılan taksitle bilgisayar satış sözleşmesinde taksitlerden birinin gecikmesi halinde aylık %5 gecikme faizi ödenmesi öngörülmüştür. A'nın taksitlerini sık sık geciktirmesi üzerine, S telefonla "bundan böyle gecikilen her ay için gecikme faizinin aylık %10 olduğunu" bildirmiş, A da bunu kabul etmiştir. Buna göre, taraflar arasında faizin aylık %10 oranına çıkarılmasına ilişkin anlaşmayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Bu anlaşma öneri ve kabul şeklinde oluşmuştur, geçerlidir.
B) Uyuşmazlık halinde, bu anlaşma ispat edildiğinde geçerlidir.
C) Bu anlaşma geçerlilik şekline uygun olmadığı için bağlayıcı değildir.
D) Bu anlaşma A'nın önceki taksitlerini geç ödediğinin ispat edilmesi halinde geçerlidir.
E) Bu anlaşma tehdit altında yapılmamış ise geçerlidir.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 4 2020 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK
Aşağıdaki sözleşmelerden hangisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda özel olarak düzenlenmemiştir?
A) Bağışlama sözleşmesi
B) Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
C) Hizmet sözleşmesi
D) Tek satıcılık sözleşmesi
E) Kefalet sözleşmesi
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 5 Çıkmış soru
Yatılı özel bir okul işleten A ile çocuğunu bu okulda okutmak isteyen veli B, bir yatılı okul sözleşmesi yapar. Bu sözleşme ile taraflardan B para ödemeyi borçlanır. Buna karşılık A, kanuni sözleşme tiplerine ait birden çok asil edimde bulunmayı üstlenir. Buna göre, aşağıdaki sözleşme tiplerinden hangisine ait asli edim bu sözleşmede A'nın üstlendiği edimlerden biri değildir?
A) Kira
B) Satış
C) Eser
D) Hizmet
E) Vekalet
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 6 2011 ADLİ HAKİMLİK
Uygulamada çok karşılaşılan sözleşmelerden biri olan kredi açma sözleşmesinin hukuki nitelendirilmesi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kendisine özgü yapısı olan sözleşme
B) İsimli sözleşme
C) Karma kombine sözleşme
D) Çift tipli karma sözleşme
E) Bileşik sözleşme
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 7 2020 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK
Aşağıdakilerden hangisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda taşınır malın, satıcının ticari faaliyeti kapsamında satıldığı taksitle satış sözleşmesinin içeriğinde bulunması gereken unsurlar arasında sayılmamıştır?
A) Taksitlerin ödenme yeri
B) Satılanın peşin satış bedeli
C) Toplam satış bedeli
D) Satışın konusu
E) Sözleşmenin kurulduğu yer ve tarih
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 8 2011 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK
Aşağıdakilerden hangisi Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen satış sözleşmesi çeşitlerinden biri değildir?
A) Taşınır satışı
B) Taşınmaz satışı
C) Kapıdan satış
D) Taksitle satış
E) Artırma ile satış
Cevabı göster
Cevap: C.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 6 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 235
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre beğenme koşuluyla satışta tarafların susmasının doğurduğu sonuçla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Deneme satıcının yanında yapılacaksa alıcının gereken süre içinde açıklama yapmaması satıcıyı sözleşmeyle bağlılıktan kurtarır ve satış kurulmaz
B) Satılan denenmek üzere alıcıya verilmişse alıcının susması her hâlde satışın kurulmadığı sonucunu hukuken kendiliğinden doğurur
C) Alıcının yanında yapılan denemede süresi içinde beğenmediğini bildirmemesi beğenme koşulunun gerçekleştiği anlamına gelir ve satış hüküm doğurur
D) Alıcının çekince belirtmeksizin satış bedelini ödemesi de ayrıca beğenme koşulunun gerçekleşmesi sonucunu doğuran davranışlardan sayılır
E) Satıcının yanında yapılan denemede süre belirlenmemişse satıcı uygun bir süre sonra alıcıya ihtarda bulunabilir ve cevap gelmezse bağlılıktan kurtulur
Cevabı göster
Cevap: B. Susmanın anlamı, denemenin nerede yapıldığına göre tersine döner: satıcının yanında yapılan denemede alıcının susması ret, alıcının yanında yapılan denemede ise kabul sayılır. B, alıcının yanındaki denemede de susmayı ret saydığı için yanlıştır. Kanun orada tam tersini söyler: alıcı süresi içinde beğenmediğini bildirmez veya malı geri vermezse beğenme koşulu gerçekleşmiş olur.

Şık analizi

A) Satıcının yanında susma ret sayılır.
C) Alıcının yanında susma kabul sayılır.
D) Çekincesiz ödeme de kabul sonucunu doğurur.
E) Süre yoksa ihtar yolu açıktır.
Soru 236
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisi taksitle satışın kanunda aranan unsurlarından biri değildir?
A) Satılanın taşınmaz niteliğinde bir mal olması ve mülkiyetin tapuda devredilmiş olması
B) Satılan taşınırın alıcıya satış bedelinin tamamen ödenmesinden önce teslim edilmiş olması
C) Alıcının satış bedelini kısım kısım ödemeyi sözleşmeyle üstlenmiş bulunması
D) Sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış olması ve bu şeklin geçerlilik koşulu sayılması
E) Satılanın taşınır nitelikte bir mal olması ve aynı rejimin taşınmazlara uygulanmaması
Cevabı göster
Cevap: A. Taksitle satışın konusu taşınırdır; rejim taşınmazlara uygulanmaz. A tam tersini söylediği için unsurlardan biri değildir. Dört unsur birlikte aranır: konunun taşınır olması, teslimin bedelin ödenmesinden önce yapılması, bedelin kısım kısım ödenmesi ve sözleşmenin yazılı şekilde yapılması. Biri eksikse ortada taksitle satış değil, vadeli satış ya da başka bir düzenleme bulunur.

Şık analizi

B) Teslimin ödemeden önce yapılması rejimin ayırt edici yanıdır.
C) Bedelin kısım kısım ödenmesi ikinci unsurdur.
D) Yazılı şekil geçerlilik koşuludur.
E) Konunun taşınır olması zorunludur.
Soru 237
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre taksitle satışta alıcıyı koruyan hükümlerle ilgili olarak:I.Alıcı, imzalı nüshanın eline geçmesinden yedi gün içinde yazılı bildirimle cayabilir.II.Takas hakkından önceden feragat edilebilir.III.Peşin bedelin en az onda biri teslim anında ödenir.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Kanun taksitle satışta alıcıyı birbirini tamamlayan araçlarla korur. Sözleşme, imzalı nüshanın alıcının eline geçmesinden yedi gün sonra hüküm doğurur ve alıcı bu süre içinde irade açıklamasını yazılı olarak geri alabilir (I doğru). Ödeme düzeninde peşin bedelin en az onda biri en geç teslim anında ödenir (III doğru). II ise yasağı tersine çevirir: alıcı takas hakkından önceden feragat edemez.

Şık analizi

A) III de doğrudur; onda birlik peşin ödeme kanunda yazılıdır.
B) II tek yanlış öncüldür.
D) Yanlış olan II öncülünü taşır.
E) Üçünü birden doğru saymak takas yasağını yok saymak olurdu.
Soru 238
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre (V), (Y)'den bir parti kumaşı örnek üzerine satın almış ve örnek (V)'ye bırakılmıştır. Teslimden sonra (V), gelen kumaşın örneğe uymadığını ileri sürmüştür. Elindeki örnek, (V)'nin herhangi bir kusuru bulunmaksızın çıkan bir yangında yok olmuştur. (Y) ise kumaşın örneğe tam olarak uyduğunu savunmaktadır. Taraflar arasında ispat yüküne ilişkin ayrı bir kayıt bulunmamaktadır. Bu olayda ispat yükü bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) İspat yükü satıcıdadır çünkü örnek yok olmuştur
B) Alıcı kusursuz olduğu için ispat yükü satıcıya geçer
C) Örnek yok olduğu için hiçbir taraf ispat yükü taşımaz
D) Uygunsuzluğu ispat yükü kusursuz olsa da alıcıdadır
E) İspat yükü hâkimin takdirine göre belirlenir
Cevabı göster
Cevap: D. Kanun örnek üzerine satışta ispat yükünü ayrıca düzenler ve burada kusur aranmaz: örnek, alıcının elindeyken bozulmuş ya da yok olmuşsa — alıcının kusuru olmasa bile — satılanın örneğe uygun olmadığını ispat yükü alıcıya düşer. Yangının (V)'ye yüklenememesi sonucu değiştirmez; kanunun bağladığı olgu örneğin alıcının elinde bulunmasıdır.

Şık analizi

A) Örneğin yok olması yükü satıcıya geçirmez, tersine alıcıda bırakır.
B) Kusursuzluk bu hükümde sonucu değiştirmez.
C) İspat yükü her hâlde bir tarafta bulunur.
E) Yük kanunla belirlenmiştir, hâkimin takdirine bırakılmamıştır.
Soru 239
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre ön ödemeli taksitle satışa ilişkin koruyucu hükümlerin hangi durumda hiç uygulanmayacağı, korumanın kime tanındığı düşünülerek açıkça belirlendiğinde aşağıdakilerden hangisidir?
A) Alıcının ayırt etme gücü yoksa
B) Alıcı tacir sıfatıyla hareket ediyorsa
C) Ödeme süresi bir yıldan kısaysa
D) Sözleşme yazılı yapılmışsa
E) Bedel bankaya yatırılmışsa
Cevabı göster
Cevap: B. Ön ödemeli taksitle satışın koruyucu hükümleri zayıf taraf için kurulmuştur. Bu yüzden alıcının tacir sıfatıyla hareket etmesi ya da malın bir ticari işletmenin ihtiyacı veya meslekî amaçlarla satın alınması hâlinde bu hükümler uygulanmaz. Tacir, basiretli iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olduğundan korumanın muhatabı sayılmaz; aynı düşünce ceza koşulunda indirim yasağının da arkasındadır.

Şık analizi

A) Ayırt etme gücü olmayanın işlemi zaten geçersizdir; bu ayrı bir sorundur.
C) Bir yıllık süre banka hesabı yükümlülüğünün ölçüsüdür, uygulama sınırı değildir.
D) Yazılı şekil geçerlilik koşuludur, hükümleri devre dışı bırakmaz.
E) Bedelin bankaya yatırılması korumanın kendisidir, istisnası değildir.
Soru 240
Alıcının satılanı deneyerek beğenmesi koşuluyla yapılan satış hangisidir?
A) Taksitle
B) Artırmayla
C) Peşin
D) Vadeli
E) Beğenmeyle
Cevabı göster
Cevap: E. Beğenme koşuluyla satışta alıcı satılanı kabul etmekte veya hiçbir sebep göstermeksizin geri vermekte serbesttir. Satış geciktirici koşula bağlıdır ve koşul alıcının iradesine bırakılmıştır; bu yüzden satılan alıcının zilyetliğine geçmiş olsa bile mülkiyet, beğenme koşulu gerçekleşinceye kadar satıcıda kalır. Alıcı bu dönemde zilyettir ve malı özenle koruma yükümlülüğü altındadır.

Şık analizi

A) Taksitle satışta ölçüt bedelin kısım kısım ödenmesidir.
B) Açık artırmada satış en yüksek bedeli önerene yapılır.
C) Peşin satış ödeme zamanına ilişkin bir nitelemedir.
D) Vadeli satışta bedel ileri bir tarihte ödenir, deneme koşulu yoktur.

← Taşınmaz Satışı ve Satış İlişkisi Mal Değişimi ve Bağışlama →