EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 4 / 54

Genel İşlem Koşulları

11 Hâkimlik 2 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Sözleşme özgürlüğü, tarafların içeriği birlikte belirlediği varsayımına dayanır. Banka, sigorta, telekomünikasyon ve abonelik sözleşmelerinde bu varsayım gerçekleşmez: metni bir taraf hazırlar, diğer taraf yalnız imzalar.

Çerçeve

  • Genel İşlem Koşulunun Unsurları
  • Yazılmamış Sayılma Denetimi
  • Yazılmamış Sayılmanın Sözleşmeye Etkisi
  • Değiştirme Yasağı
  • Yorum Denetimi
  • İçerik Denetimi ve Dürüstlük Kuralına Aykırılık
  • Denetim Dışı Kalan Koşullar

Tanımlar ve Şartlar

  • Koşulların sözleşme metninde veya ekinde yer alması fark etmez.
  • Kapsamı, yazı türü ve şekli nitelendirmede önem taşımaz; küçük puntoyla yazılmış olması da tek başına ölçüt değildir.
  • Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, hükümlerin genel işlem koşulu sayılmasını engellemez.
  • Koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz.
  • Düzenleyen, sözleşmenin yapılması sırasında koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi vermelidir.
  • Karşı tarafa bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamalıdır.
  • Karşı taraf bu koşulları kabul etmelidir.
  • Bireysel olarak görüşülmüş hükümler genel işlem koşulu değildir; tanımın "tek başına hazırlama" unsuru gerçekleşmez.
  • Kanunun emredici veya yedek hükmünü aynen tekrarlayan kayıtlar içerik denetimine tabi tutulmaz; denetlenecek olan kanunun kendisi olurdu.
  • Asli edim ile karşılığı arasındaki denge, yani fiyatın kendisi kural olarak içerik denetiminin dışındadır; fiyatı hâkim değil piyasa belirler. Buna karşılık fiyatın hesaplanma yöntemini tek yanlı değiştirmeye imkân veren kayıt denetime girer.
  • Sözleşmenin açık ve anlaşılır biçimde kaleme alınmış hükümleri de yalnız anlaşılır olmaları sebebiyle denetimden kurtulmaz; anlaşılırlık yorum denetimini gereksiz kılar, içerik denetimini değil.

Kurallar

  • Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir (TBK m. 20).
  • Hükümlerin uygulama alanı geniş tutulmuştur: sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürüten kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın uygulanır (TBK m. 20).
  • Karşı tarafın menfaatine aykırı bir genel işlem koşulunun sözleşme kapsamına girmesi üç şartın birlikte gerçekleşmesine bağlıdır (TBK m. 21):
  • Kanun ikinci bir yazılmamış sayılma sebebi daha getirmiştir: sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları, karşı tarafa duyurulmuş olsa bile yazılmamış sayılır (TBK m. 21).
  • Sözleşmenin, yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur; düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez (TBK m. 22).
  • Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır (TBK m. 24).
  • Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır (TBK m. 23).
  • Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz (TBK m. 25).
  • Baskın görüş, TBK m. 25'e aykırı kaydın kesin hükümsüz sayılması gerektiği yönündedir; yazılmamış sayılma rejiminin uygulanmasını savunan görüş de vardır.

Sınav Notu

  • Genel işlem koşulunun unsurları: önceden, tek başına, çok sayıda kullanma amacıyla hazırlanıp karşı tarafa sunulma (TBK m. 20). Metinlerin özdeş olmaması ve "tartışılarak kabul edildi" kayıtları koşulu genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz.
  • Yazılmamış sayılmanın üç şartı: açıkça bilgi verme, içeriği öğrenme imkânı, kabul (TBK m. 21). Biri eksikse koşul yazılmamış sayılır.
  • Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı koşul, duyurulmuş olsa bile yazılmamış sayılır.
  • Düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı sözleşmeyi yapmayacağını ileri süremez (TBK m. 22). Bu, TBK m. 27/2'nin istisnasıdır.
  • Düzenleyene tek yanlı değiştirme veya yeni düzenleme yetkisi veren kayıt yazılmamış sayılır (TBK m. 24); okunmuş ve imzalanmış olması sonucu değiştirmez.
  • Açık olmayan veya birden çok anlama gelen koşul, düzenleyenin aleyhine yorumlanır (TBK m. 23).
  • Kanunun içerik denetimi başlığını taşıyan tek hükmü TBK m. 25'tir. TBK m. 21 kapsam, TBK m. 22 etki, TBK m. 23 yorum, TBK m. 24 değiştirme yasağıdır.
  • Bireysel görüşülmüş hüküm, kanunu aynen tekrarlayan kayıt ve fiyatın kendisi kural olarak içerik denetimi dışındadır.
  • Denetimin sırası sabittir: önce yürürlük (TBK m. 21–22), sonra yorum (TBK m. 23), en son içerik (TBK m. 25). Sözleşmeye girmemiş koşulun içeriği tartışılmaz.
  • Hükümler yalnız tüketiciyi değil, içeriği belirleyememiş her karşı tarafı korur; tacirler arasında da uygulanır.
  • Yazılmamış sayılan koşulun bıraktığı boşluk kanunun yedek hükümleriyle doldurulur.
  • Bilgilendirme sözleşmenin yapılması sırasında verilmelidir; sonradan gönderilen yazı koşulu sözleşmeye sokmaz.

Sözleşme özgürlüğü, tarafların içeriği birlikte belirlediği varsayımına dayanır. Banka, sigorta, telekomünikasyon ve abonelik sözleşmelerinde bu varsayım gerçekleşmez: metni bir taraf hazırlar, diğer taraf yalnız imzalar. Kanun bu dengesizliği üç aşamalı bir denetimle karşılar — yürürlük, yorum ve içerik denetimi.

A. Genel İşlem Koşulunun Unsurları

Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir (TBK m. 20). Tanım dört unsuru birlikte arar: önceden hazırlanmış olma, tek taraflı hazırlanma, çok sayıda kullanma amacı ve karşı tarafa sunulma.

Kanun, nitelendirmede rol oynamayacak noktaları da açıkça saymıştır:

  • Koşulların sözleşme metninde veya ekinde yer alması fark etmez.
  • Kapsamı, yazı türü ve şekli nitelendirmede önem taşımaz; küçük puntoyla yazılmış olması da tek başına ölçüt değildir.
  • Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, hükümlerin genel işlem koşulu sayılmasını engellemez.
  • Koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz.

Son madde uygulamada en çok işletilen kuraldır: sözleşmenin altına "tüm hükümler tek tek görüşülmüştür" yazdırmak koşulları denetimden kurtarmaz. Gerçekten bireysel olarak görüşülüp üzerinde pazarlık edilmiş bir hüküm genel işlem koşulu olmaz, ama bunu ispat etmek düzenleyene düşer ve matbu bir kayıt bu ispatı sağlamaz.

Hükümlerin uygulama alanı geniş tutulmuştur: sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürüten kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın uygulanır (TBK m. 20). Kamusal nitelikli hizmet sözleşmeleri bu yolla denetim dışında kalamaz.

Kanun, koşulu hazırlayan tarafı düzenleyen, metni hazır bulan tarafı karşı taraf olarak adlandırır. Karşı tarafın tüketici olması şart değildir; hükümler tacirler arasındaki sözleşmelerde de uygulanır, çünkü kanun bir istisna öngörmemiştir. Korunan menfaat tüketicilik sıfatı değil, sözleşme içeriğini belirleyememiş olmaktır. Elektronik ortamda kurulan sözleşmelerde de ölçüt aynıdır: kullanıcıya onay kutusu işaretletmek tek başına bilgilendirme sayılmaz, metnin gerçekten görüntülenebilir ve okunabilir olması aranır.

B. Yazılmamış Sayılma Denetimi

İlk aşama, koşulun sözleşmenin içine girip girmediğidir. Karşı tarafın menfaatine aykırı bir genel işlem koşulunun sözleşme kapsamına girmesi üç şartın birlikte gerçekleşmesine bağlıdır (TBK m. 21):

  • Düzenleyen, sözleşmenin yapılması sırasında koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi vermelidir.
  • Karşı tarafa bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamalıdır.
  • Karşı taraf bu koşulları kabul etmelidir.

Şartlardan biri eksikse koşul yazılmamış sayılır. Bilgi verme, koşulun varlığını duyurmakla sınırlı değildir; karşı tarafın metni gerçekten okuyabileceği bir imkânın tanınması gerekir. Uzun bir metni imza anında masaya koymak, içeriği öğrenme imkânı sağlamaz. Bilgilendirmenin zamanı da kanunda gösterilmiştir: bilgi, sözleşmenin yapılması sırasında verilmelidir. Sözleşme kurulduktan sonra gönderilen bilgilendirme yazısı, daha önce yazılmamış sayılmış bir koşulu sonradan sözleşmeye sokmaz.

Kanun ikinci bir yazılmamış sayılma sebebi daha getirmiştir: sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları, karşı tarafa duyurulmuş olsa bile yazılmamış sayılır (TBK m. 21). Öğretide şaşırtıcı kayıt denen bu hâl, kredi sözleşmesine konulan bir reklam katalog aboneliği gibi ilişkinin konusuyla bağdaşmayan hükümleri hedefler.

C. Yazılmamış Sayılmanın Sözleşmeye Etkisi

Sözleşmenin, yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur; düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez (TBK m. 22).

Bu hüküm, kısmi hükümsüzlüğün genel kuralından bilinçli bir sapmadır. Genel kurala göre bir hükmün hükümsüzlüğü diğerlerini etkilemez, ancak sözleşme bu hükümler olmaksızın hiç yapılmayacak olduğu anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur (TBK m. 27). Genel işlem koşullarında kanun bu ikinci ihtimali kapatmıştır; aksi hâlde düzenleyen, kendi hazırladığı hukuka aykırı koşulu bahane ederek sözleşmenin tamamını yıkabilirdi. Sınavda hükmün ters yüz edilmiş hâli — "düzenleyen sözleşmeyi yapmayacağını ileri sürebilir" — en sık kullanılan yanlış şıktır.

Yazılmamış sayılan koşulun bıraktığı boşluk, kanunun o konudaki yedek hükümleriyle doldurulur. Sözleşmede muacceliyet kaydı yazılmamış sayılmışsa ifa zamanı genel hükümlere göre belirlenir; sorumluluğu kaldıran kayıt düşmüşse borçlu kanunun öngördüğü ölçüde sorumlu olur. Düzenleyen bu sonuçtan kaçamaz: kendi hazırladığı metnin denetimden geçmemesi riskini de kendisi taşır.

D. Değiştirme Yasağı

Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır (TBK m. 24).

Yasağın kapsamı iki yönlüdür: hem mevcut bir hükmü değiştirme yetkisini hem de sözleşmeye sonradan yeni hüküm ekleme yetkisini kapsar. Bankanın faiz oranını dönem içinde tek taraflı artırabileceğini öngören kayıt bunun ders kitabı örneğidir ve karşı tarafa okunmuş, hatta imzalatılmış olması sonucu değiştirmez — çünkü buradaki yaptırım bilgilendirmeye değil, yetkinin kendisine bağlanmıştır.

E. Yorum Denetimi

İkinci aşama, sözleşmenin içine girmiş bir koşulun nasıl anlaşılacağıdır. Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır (TBK m. 23).

Kuralın gerekçesi basittir: metni kaleme alan taraf, belirsizliği önleme imkânına tek başına sahiptir. Yorum denetimi koşulu geçersiz kılmaz, yalnız iki okumadan karşı tarafın lehine olanını seçtirir. Bu yüzden yorum denetimi ile içerik denetimi karıştırılmamalıdır: biri anlamı, öteki geçerliliği tartışır.

F. İçerik Denetimi ve Dürüstlük Kuralına Aykırılık

Üçüncü aşamada koşulun içeriği tartılır. Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz (TBK m. 25). Kanunun "içerik denetimi" kenar başlığını taşıyan tek hükmü budur; sınav bu eşleştirmeyi doğrudan sormuştur.

Ölçüt, tarafların karşılıklı menfaatleri arasındaki dengenin düzenleyen lehine önemli ölçüde bozulmasıdır. Düzenleyenin sorumluluğunu bütünüyle kaldıran kayıtlar, karşı tarafın kanundan doğan seçimlik haklarını ortadan kaldıran hükümler ve ispat yükünü tersine çeviren kayıtlar tipik örneklerdir. Bunlara karşı tarafa orantısız cezai şart yükleyen, fesih hakkını fiilen kullanılamaz hâle getiren ve uyuşmazlıkta yalnız düzenleyenin bulunduğu yer mahkemesini yetkili kılan kayıtlar eklenir. Denetimde bakılan, kaydın tek başına ağırlığı değil sözleşmenin bütünü içinde dengeyi ne ölçüde bozduğudur; aynı kayıt bir sözleşmede kabul edilebilirken karşı edimin zayıf olduğu başka bir sözleşmede aykırı sayılabilir.

Kanun bu aykırılığın yaptırımını açıkça göstermemiştir ve bu bilinçli boşluk öğretide tartışılmaktadır. Baskın görüş, TBK m. 25'e aykırı kaydın kesin hükümsüz sayılması gerektiği yönündedir; yazılmamış sayılma rejiminin uygulanmasını savunan görüş de vardır. Uygulamada iki görüşün sonucu çoğu olayda aynıdır: kayıt uygulanmaz, sözleşmenin geri kalanı ayakta kalır.

Tüketici işlemlerinde ayrıca özel bir rejim çalışır. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un haksız şartlara ilişkin hükümleri, tüketiciyle yapılan sözleşmelerdeki aynı nitelikteki kayıtları kesin olarak hükümsüz sayar. Karşı taraf tüketici ise iki rejim birlikte değerlendirilir ve tüketici lehine olan uygulanır.

G. Denetim Dışı Kalan Koşullar

Denetim her hükme uzanmaz. Öğretide ve uygulamada kabul edilen sınırlar şunlardır:

  • Bireysel olarak görüşülmüş hükümler genel işlem koşulu değildir; tanımın "tek başına hazırlama" unsuru gerçekleşmez.
  • Kanunun emredici veya yedek hükmünü aynen tekrarlayan kayıtlar içerik denetimine tabi tutulmaz; denetlenecek olan kanunun kendisi olurdu.
  • Asli edim ile karşılığı arasındaki denge, yani fiyatın kendisi kural olarak içerik denetiminin dışındadır; fiyatı hâkim değil piyasa belirler. Buna karşılık fiyatın hesaplanma yöntemini tek yanlı değiştirmeye imkân veren kayıt denetime girer.
  • Sözleşmenin açık ve anlaşılır biçimde kaleme alınmış hükümleri de yalnız anlaşılır olmaları sebebiyle denetimden kurtulmaz; anlaşılırlık yorum denetimini gereksiz kılar, içerik denetimini değil.

Bu sınırların ortak mantığı şudur: denetim, karşı tarafın üzerinde gerçekten pazarlık edemediği ve kanunun dengesinden sapan hükümlere yöneliktir. Sınırların dışında kalmak her denetimden muaflık anlamına gelmez: bireysel görüşülmemiş her kayıt önce yürürlük, sonra yorum denetiminden geçer; içerik denetimi yalnız bu ikisini aşan kayıtlar için sıraya girer. Üç aşamanın sırası sabittir ve karıştırıldığında sonuç değişir — sözleşmeye hiç girmemiş bir koşulun içeriği tartışılmaz.

Örnek olay

(M), bir bankadan konut kredisi kullanmak için başvurmuştur. Banka görevlisi, önceden hazırlanmış on iki sayfalık sözleşme metnini (M)'ye vermiş ve iki hükmü tek tek okuyarak anlatmıştır: üst üste iki taksitin ödenmemesi hâlinde kredinin muaccel hâle geleceği ve gecikme faizi işleyeceği. Metnin sonuna (M), "bütün hükümler bana okunmuş, her biri tek tek tartışılarak kabul edilmiştir" cümlesini el yazısıyla yazıp imzalamıştır. Sözleşmede ayrıca üç hüküm daha vardır: bankanın kredi faiz oranını dönem içinde tek taraflı artırabileceği, bankanın aynı gruptaki sigorta şirketinden alınan bir konut sigortasının bedelinin (M)'den tahsil edileceği ve "bankanın kayıtları kesin delildir" kaydı. Bu üç hüküm (M)'ye okunmamış, metnin altıncı ve dokuzuncu sayfalarında yer almıştır.

Değerlendirme: Sözleşme, banka tarafından önceden, tek başına ve çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanılmak üzere hazırlanmıştır; hükümler genel işlem koşuludur (TBK m. 20). (M)'nin el yazısıyla yazdığı "tek tek tartışılarak kabul edilmiştir" cümlesi bu nitelendirmeyi değiştirmez; kanun bu tür kayıtların tek başına koşulları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmayacağını açıkça söyler.

Muacceliyet ve gecikme faizi hükümleri (M)'nin menfaatine aykırıdır, ama banka bunların varlığı hakkında açıkça bilgi vermiş ve içeriğini öğrenme imkânı sağlamıştır; (M) de kabul etmiştir. Üç şart gerçekleştiği için bu iki hüküm sözleşmenin kapsamına girer (TBK m. 21). Kapsama girmek geçerli olmak demek değildir: hükümler ayrıca yorum (TBK m. 23) ve içerik denetiminden (TBK m. 25) geçmelidir. Üç aşama birbirinin yerine kullanılamaz.

Faiz oranını tek taraflı artırma kaydı bakımından bilgilendirme tartışması bile yapılmaz. Düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine sözleşme hükmünü değiştirme yetkisi veren kayıtlar doğrudan yazılmamış sayılır (TBK m. 24); bu hüküm (M)'ye okunmuş olsaydı da sonuç değişmezdi.

Sigorta bedeli kaydı iki ayrı sebeple ayakta kalamaz. Önce yürürlük denetimine takılır: (M)'ye açıkça bildirilmemiş ve öğrenme imkânı sağlanmamıştır. Ayrıca konut kredisi ilişkisine bir başka şirketten hizmet satın alma yükümlülüğü eklemek, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı bir kayıttır; kanun bu tür şaşırtıcı koşulları duyurulmuş olsalar bile yazılmamış sayar (TBK m. 21).

"Bankanın kayıtları kesin delildir" kaydı ise bilgilendirilmiş olsaydı sözleşmeye girerdi; bu durumda denetim üçüncü aşamaya, içeriğe taşınırdı. İspat yükünü bütünüyle karşı tarafın aleyhine çeviren ve onun durumunu ağırlaştıran bir hüküm, dürüstlük kurallarına aykırılık ölçütü altında değerlendirilir (TBK m. 25). Olayda kayıt zaten (M)'ye bildirilmediği için yazılmamış sayılır ve içerik denetimine sıra gelmez.

Muacceliyet ve gecikme faizi hükümlerinin yolu burada bitmez. Kapsama girdiler, ama sıra yoruma gelir: genel işlem koşullarının açık ve anlaşılır olmayan ya da birden çok anlama gelen ifadeleri düzenleyenin aleyhine yorumlanır (TBK m. 23). Gecikme faizinin hangi orandan ve hangi güne kadar işleyeceği metinden tek anlamla çıkmıyorsa, tereddüt (M) lehine çözülür. Bu aşamayı da geçerlerse içerik denetimi gelir ve dürüstlük kurallarına aykırı biçimde (M)'nin durumunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadıklarına bakılır (TBK m. 25). Bir kaydın kapsama girmesi, üç aşamanın yalnız birincisini geçtiği anlamına gelir.

Yazılmamış sayılan üç hükmün düşmesi sözleşmeyi yıkmaz. Kalan hükümler geçerliliğini korur ve banka, "bu koşullar olmasaydı krediyi hiç vermezdim" diyerek sözleşmenin tamamının hükümsüzlüğünü ileri süremez (TBK m. 22). Kredi sözleşmesi, yazılmamış sayılan kayıtlar olmaksızın ayakta kalır.

Düşen kayıtların bıraktığı boşluk kanunun yedek hükümleriyle doldurulur: faiz oranı sözleşmede kararlaştırılan sabit oran olarak uygulanmaya devam eder, sigorta bedeli (M)'den istenemez ve ispat, genel hükümlere göre iddia edene düşer. Olayın sınav değeri, üç kaydın üç ayrı sebeple düşmesindedir — biri değiştirme yasağına, biri şaşırtıcı kayıt ölçütüne, biri bilgilendirme eksikliğine takılmıştır. Şıklar genellikle bu üç sebebi birbirinin yerine koyarak sorulur.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2025 HMGS
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre genel işlem koşullarıyla oluşturulan sözleşmelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz.
B) Hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.
C) Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.
D) Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin genel işlem koşulu sayılmasını engellemez.
E) Tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine sözleşmenin bir hükmünü değiştirme yetkisi veren kayıtlar sözleşmeyi geçersiz kılar.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 2 2026 HMGS
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre aşağıdaki genel işlem koşullarından hangisi "yazılmamış sayılma" yaptırımına tabi değildir?
A) Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan koşullar
B) Düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine sözleşmenin bir hükmünü değiştirme yetkisi veren koşullar
C) Düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine yeni düzenleme getirme yetkisi veren koşullar
D) Karşı tarafın menfaatine aykırı ve düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi vermediği ve bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamadığı ve karşı tarafın da kabul etmediği koşullar
E) Açık ve anlaşılır olmayan veya birden çok anlama gelen koşullar
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 3 2012 İDARİ HAKİMLİK
Aşağıdaki borçlardan hangisi, eksik borç niteliği taşır?
A) Satış sözleşmesinden kaynaklanan, satıcının satılanı teslim etme borcu
B) Kira sözleşmesinden kaynaklanan, kiracının kira bedelini ödeme borcu
C) Kira sözleşmesinden kaynaklanan, kiraya verenin bir şeyin kullanımını kiracıya bırakma borcu
D) Evlenme simsarlığı sözleşmesinden kaynaklanan, simsara ücret ödeme borcu
E) Mal değişim sözleşmesinden kaynaklanan, bir şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretme borcu
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 4 2008 ADLİ HAKİMLİK
Türk Borçlar Kanunu'na göre, sözleşme özgürlüğü aşağıdaki özgürlüklerden hangisini kapsamaz?
A) Sözleşme yapma özgürlüğü
B) Sözleşmenin diğer tarafını seçme özgürlüğü
C) Sözleşmenin içeriğini düzenleme özgürlüğü
D) Geçerlilik şekline tabi bir sözleşmeyi, bu şekle uymadan yapma özgürlüğü
E) Sözleşmeyi değiştirme ve ortadan kaldırma özgürlüğü
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 5 2008 SAYIŞTAY
Aşağıdakilerden hangisi eksik borçlar arasında yer almaz?
A) Kumar ve bahisten doğan borçlar
B) Ahlaki ödevden doğan borçlar
C) Zamanaşımına uğramış olan borçlar
D) Evlenme tellallığından doğan borçlar
E) Sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlar
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 6 2023 ADLİ HAKİMLİK (ARALIK)
Genel işlem koşullarına ilişkin aşağıdaki hükümlerden hangisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "içerik denetimi" başlığı altında düzenlenmiştir?
A) Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.
B) Sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur.
C) Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.
D) Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin genel işlem koşulu sayılmasını engellemez.
E) Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 7 2022 İCRA MÜDÜRLÜĞÜ (ARALIK)
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre sözleşmede yer alan genel işlem koşullarındaki açık ve anlaşılır olmayan veya birden çok anlama gelen bir hükümle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Yazılmamış sayılır.
B) Sözleşmeyi kesin olarak hükümsüz hâle getirir.
C) Sözleşmedeki genel işlem koşullarının tamamının yazılmamış sayılmasına neden olur.
D) Düzenleyen aleyhine ve karşı taraf lehine yorumlanır.
E) Sözleşmedeki diğer hükümlerin genel işlem koşulu sayılmasını engeller.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 8 2018 ADLİ HAKİMLİK
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, genel işlem koşullarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.
B) Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.
C) Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.
D) Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.
E) Düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacağını ileri sürebilir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 9 2012 İDARİ HAKİMLİK
Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, bu hüküm yorumlanması bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanmalıdır.
B) Düzenleyenin lehine ve karşı tarafın aleyhine yorumlanmalıdır.
C) Objektif ölçütler dâhilinde yorumlanmalı, taraflardan herhangi birinin leh veya aleyhine davranılmamalıdır.
D) Makul, mantıklı, dürüst, orta zekâlı üçüncü kişinin yapacağı yorum esas alınmalıdır.
E) Bir hüküm genel işlem koşulu niteliği taşıdığında, zaten yazılmamış sayılacağı için, yorumlanması söz konusu değildir.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 10 2020 İCRA MÜDÜRLÜĞÜ
Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmıştır?
A) Çerçeve sözleşme
B) İltihaki sözleşme
C) Ön sözleşme
D) Rizai sözleşme
E) Genel işlem koşulları
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 11 2022 İCRA MÜDÜRLÜĞÜ
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre genel işlem koşullarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.
B) Genel işlem koşulları, sözleşme metninde veya ekinde yer alabilir.
C) Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin genel işlem koşulu sayılmasını engeller.
D) Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.
E) Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 12 2012 SAYIŞTAY
Aşağıdakilerden hangisi, sözleşmelerde şeklin sağladığı faydalardan biri değildir?
A) Şekil, sözleşmeye açıklık getirir.
B) Şekil, zaman alır.
C) Şekil, sözleşmelerin yorumunu kolaylaştırır.
D) Şekil, tarafları düşünmeye yöneltir.
E) Şekil, sözleşmeye kesinlik sağlar.
Cevabı göster
Cevap: B.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 6 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 22
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisi genel işlem koşulunun tanımında aranan unsurlardan biri değildir?
A) Önceden hazırlanmış olma
B) Tek başına hazırlanmış olma
C) Çok sayıda kullanma amacı
D) Karşı tarafa sunulmuş olma
E) Karşı tarafın tüketici olması
Cevabı göster
Cevap: E. Tanım dört unsuru birlikte arar: önceden hazırlanma, tek başına hazırlanma, çok sayıda kullanma amacı ve karşı tarafa sunulma. Karşı tarafın tüketici olması aranmaz; hükümler tacirler arasındaki sözleşmelerde de uygulanır, çünkü kanun bir istisna öngörmemiştir. Korunan menfaat tüketicilik sıfatı değil, sözleşme içeriğini belirleyememiş olmaktır.

Şık analizi

A) Önceden hazırlanmış olma tanımın ilk unsurudur; bu yüzden aranan cevap değildir.
B) Tek başına hazırlanma unsuru, bireysel görüşülmüş hükümleri kapsam dışında bırakır.
C) Çok sayıda kullanma amacı tanımın ayırt edici unsurudur; tek seferlik metni dışarıda tutar.
D) Karşı tarafa sunulma da tanımda açıkça sayılan unsurlardandır.
Soru 23
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Yazılmamış sayılan koşullar dışında kalan hükümler geçerliliğini korumaya devam eder.
B) Düzenleyen, bu koşullar sözleşmede olmasaydı sözleşmeyi hiç yapmayacak olduğunu ileri sürebilir.
C) Düşen koşulun geride bıraktığı boşluk kanunun yedek hükümleriyle doldurulmak zorundadır.
D) Bu kural, kısmi hükümsüzlüğün genel kuralından bilinçli olarak yapılmış bir sapmadır.
E) Düzenleyen, kendi hazırladığı metnin denetimden geçmemesi riskini bizzat taşımak zorundadır.
Cevabı göster
Cevap: B. Kanun, düzenleyenin yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı sözleşmeyi yapmayacağını ileri sürmesini açıkça yasaklar; bu yüzden B yanlıştır. Kural kısmi hükümsüzlüğün genel rejiminden bilinçli bir sapmadır: aksi hâlde düzenleyen kendi hazırladığı hukuka aykırı kaydı bahane ederek sözleşmenin tamamını yıkabilirdi.

Şık analizi

A) Yazılmamış sayılan koşullar dışındaki hükümler geçerliliğini korur; ifade doğrudur.
C) Düşen kaydın bıraktığı boşluk kanunun yedek hükümleriyle doldurulur; ifade doğrudur.
D) Genel kural sözleşmenin tamamının düşmesine imkân verirken burada o yol kapatılmıştır; ifade doğrudur.
E) Metni kaleme alan taraf denetim riskini de üstlenir; ifade doğrudur.
Soru 24
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, bir banka kredi sözleşmesine üç kayıt koymuştur: faiz oranını dönem içinde tek taraflı artırma yetkisi, başka bir şirketten konut sigortası alma zorunluluğu ve bankanın kendi kayıtlarının kesin delil sayılması. Son iki kayıt müşteriye hiç bildirilmemiştir. Buna göre bu kayıtların akıbeti bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Faiz kaydı müşteriye bildirilmiş olsaydı sözleşmeye girerdi; diğer iki kayıt ise her hâlde geçerli olurdu.
B) Bu olayda üç kayıt da yalnızca müşteriye bildirilmemiş olmaları sebebiyle sözleşme kapsamının bütünüyle dışında kalır.
C) Faiz kaydı bildirimden bağımsız olarak düşer; sigorta kaydı ise ayrıca şaşırtıcı bir kayıt olarak sayılır.
D) Delil kaydı, müşteriye hiç bildirilmemiş olmasına rağmen yürürlük denetimi atlanarak doğrudan içerik denetimine tabi tutulur.
E) Üç kayıt da yalnızca içerik denetimi ölçütüne göre değerlendirilmekte ve bu sebeple geçersiz sayılmaktadır.
Cevabı göster
Cevap: C. Tek yanlı değiştirme yetkisi veren kayıt, karşı tarafa okunmuş ve imzalatılmış olsa bile doğrudan yazılmamış sayılır; yaptırım bilgilendirmeye değil yetkinin kendisine bağlanmıştır. Sigorta kaydı hem bildirilmemiştir hem de kredi ilişkisinin niteliğine yabancı olduğu için şaşırtıcı kayıt sayılır. Delil kaydı ise bildirilmediği için yazılmamış sayılır ve içerik denetimine hiç sıra gelmez.

Şık analizi

A) Bildirilmemiş iki kaydın geçerli kalması mümkün değildir; ikisi de yürürlük denetimine takılır.
B) Faiz kaydının düşmesi bildirim eksikliğine değil, tek yanlı değiştirme yasağına dayanır.
D) Sözleşmeye hiç girmemiş bir kaydın içeriği tartışılmaz; denetimin sırası sabittir.
E) Üç kayıt üç ayrı sebeple düşer; tek ölçüte indirgemek denetim aşamalarını karıştırır.
Soru 25
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre genel işlem koşullarının denetimiyle ilgili olarak:I.Denetimin sırası sabittir: önce yürürlük, sonra yorum, en son içerik denetimi yapılır.II.Sözleşme kapsamına girmiş olmak, koşulun geçerli olduğu anlamına gelmez.III.Kanunun yedek hükmünü aynen tekrarlayan kayıt içerik denetimine tabi tutulur.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Denetimin sırası sabittir ve sözleşmeye hiç girmemiş bir koşulun içeriği tartışılmaz; I doğrudur. Kapsama girmek üç aşamanın yalnız birincisini geçmek demektir, koşul ayrıca yorum ve içerik denetiminden geçer; II doğrudur. Kanunun emredici ya da yedek hükmünü aynen tekrarlayan kayıt ise içerik denetimine tabi tutulmaz, çünkü denetlenecek olan kanunun kendisi olurdu; III yanlıştır.

Şık analizi

A) Bu seçenek, kapsama girmenin geçerlilik anlamına gelmediğini gözden kaçırır; II de doğrudur.
B) Bu seçenek kanunu tekrarlayan kaydın denetim dışında kaldığını gözden kaçırır.
D) Bu seçenek doğru olan I'i dışarıda bırakır ve yanlış olan III'ü içeri alır.
E) Bu seçenek, denetim dışı kalan kayıtlar sınırını hiç uygulamamış olur.
Soru 26
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, genel işlem koşullarında yer alan açık ve anlaşılır olmayan bir hükmün yorumu bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Hüküm düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.
B) Hüküm bu sebeple kendiliğinden kesin hükümsüz sayılmış olur.
C) Hüküm karşı tarafın aleyhine ve düzenleyen lehine yorumlanır.
D) Hükmün yorumunda hâkim taraflardan birini üstün tutamaz.
E) Hüküm anlaşılır olmadığı için sözleşme kapsamına hiç girmez.
Cevabı göster
Cevap: A. Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm açık ve anlaşılır değilse ya da birden çok anlama geliyorsa düzenleyenin aleyhine, karşı tarafın lehine yorumlanır. Kuralın gerekçesi, metni kaleme alan tarafın belirsizliği önleme imkânına tek başına sahip olmasıdır. Yorum denetimi koşulu geçersiz kılmaz; yalnız iki okumadan karşı tarafın lehine olanını seçtirir.

Şık analizi

B) Yorum denetimi geçerliliği tartışmaz; koşulu hükümsüz kılan bir yaptırım değildir.
C) Kural tam tersidir; belirsizliğin yükü metni hazırlayan tarafa yüklenmiştir.
D) Kanun burada bilinçli olarak bir tarafı üstün tutar; tarafsız yorum öngörülmemiştir.
E) Anlaşılır olmamak yürürlük sebebi değildir; kapsama girme ayrı ölçütlere bağlıdır.
Soru 27
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre içerik denetiminin sınırlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Bireysel olarak görüşülmüş hükümler genel işlem koşulu sayılmayacağı için denetim dışındadır.
B) Kanunun yedek hükmünü aynen tekrarlayan bir kayıt içerik denetiminin dışında tutulmuştur.
C) Asli edim ile karşılığı arasındaki denge kural olarak içerik denetimine tabi değildir.
D) Fiyatın hesaplanma yöntemini tek yanlı değiştiren kayıt da içerik denetiminin dışındadır.
E) Açık ve anlaşılır biçimde yazılmış olmak tek başına içerik denetiminden kurtarmaz.
Cevabı göster
Cevap: D. Asli edim ile karşılığı arasındaki denge, yani fiyatın kendisi kural olarak içerik denetiminin dışındadır; fiyatı hâkim değil piyasa belirler. Buna karşılık fiyatın hesaplanma yöntemini tek yanlı değiştirmeye imkân veren kayıt denetime girer. Bu yüzden D yanlıştır; anlaşılırlık ise yalnız yorum denetimini gereksiz kılar, içerik denetimini değil.

Şık analizi

A) Bireysel görüşülmüş hükümde tanımın tek başına hazırlama unsuru gerçekleşmez; ifade doğrudur.
B) Kanunu aynen tekrarlayan kaydın denetimi, kanunun kendisini denetlemek olurdu; ifade doğrudur.
C) Fiyatın kendisi kural olarak içerik denetiminin dışındadır; ifade doğrudur.
E) Anlaşılırlık yorum denetimini gereksiz kılar, içerik denetimini kaldırmaz; ifade doğrudur.

← Sözleşmenin ŞekliSözleşmenin İçeriği ve Geçersizlik →