EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 43 / 54

Konut ve Çatılı İş Yeri Kiralarında Kira Bedeli

3 Hâkimlik

Hızlı özet

Konut ve çatılı iş yeri kiraları, kiracının barınma ve iş yapma ihtiyacına dokunduğu için kanunun özel koruma getirdiği alandır. Koruma iki eksende işler: kira bedelinin artışı sınırlanır ve kiracı aleyhine düzenleme yasaklanır.

Çerçeve

  • Uygulama Alanı ve Kapsam Dışı Kalanlar
  • Kira Bedelinin Belirlenmesi
  • Artış Sınırı ve Endeks
  • Beş Yıldan Uzun Süreli Kirada Belirleme
  • Yabancı Para Kaydı
  • Kiracı Aleyhine Değişiklik Yasağı
  • Güvence Bedeli ve Sınırı

Tanımlar ve Şartlar

  • Kiralanan bir konut ya da çatılı iş yeri mi?
  • Kiralananla birlikte eşya da bırakılmış mı? Bırakılmışsa o da aynı rejime girer.
  • Taşınmaz niteliği gereği geçici kullanıma mı özgülenmiş?
  • Süre altı ayı aşıyor mu?
  • İlk dönem — taraflar serbestçe kararlaştırır, kanunun tavanı yoktur.
  • Yenilenen dönemler — anlaşma varsa endeks tavanına kadar geçerlidir.
  • Anlaşma yoksa — bedeli hâkim belirler, yine tavanla bağlı olarak.
  • Beş yıl sonrası — bedeli hâkim belirler, bu kez tavanla bağlı olmadan.
  • Tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı.
  • Kiralananın durumu.
  • Emsal kira bedelleri.
  • Kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ilişkin anlaşmalar.
  • Sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar.

Kurallar

  • Bu hükümler, konut ve çatılı iş yeri kiralarının yanında, bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da uygulanır (TBK m. 339).
  • Kanun bu ayrımı en baştan yapar: kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz (TBK m. 343).
  • Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir (TBK m. 344).
  • Ne var ki mahkemece belirlenecek bedelin yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlaması iki koşuldan birine bağlıdır (TBK m. 345): dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açılmış olmalı ya da kiraya veren bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirimde bulunmuş olmalıdır.
  • Taraflarca anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak bedel hâkim tarafından belirlenir (TBK m. 344).
  • Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz (TBK m. 344).
  • TBK m. 346, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında ödeme yükümlülüğü getirilmesini yasaklar.
  • Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmişse banka, bunları ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir (TBK m. 342).
  • Kanun bir de çıkış kapısı bırakır: aşırı ifa güçlüğüne ilişkin hüküm (TBK m. 138) saklıdır.
  • Dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümler de kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m. 354).
  • Sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz (TBK m. 342).

Karşılaştırma

DönemKim belirlerÖlçüt
İlk dönemtaraflarserbest
Yenilenen dönem, anlaşma vartaraflarendeks tavanı
Yenilenen dönem, anlaşma yokhâkimendeks tavanı + kiralananın durumu
Beş yıl sonrasıhâkimendeks, kiralananın durumu, emsal bedeller

Sınav Notu

  • Konut ve çatılı iş yeri hükümleri, kiralananla birlikte kullanımı bırakılan eşyayı da kapsar; geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa kiralanmalarında uygulanmaz (TBK m. 339). İki koşul birlikte aranır.
  • İlk kira bedeli serbesttir; sınır yalnız yenilenen dönemler içindir.
  • Artış tavanı: bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı (TBK m. 344). Kural bir yıldan uzun sözleşmelerde de uygulanır. Endeks 2019'da ÜFE'den TÜFE'ye çevrilmiştir.
  • Anlaşma yoksa bedeli hâkim belirler, yine aynı tavanla bağlı olarak ve kiralananın durumunu gözeterek.
  • Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ve her beş yılın sonunda bedeli hâkim belirler; burada hâkim endeks tavanıyla bağlı değildir ve emsal kira bedellerini de gözetir.
  • Yabancı para kaydında beş yıl geçmedikçe bedel değiştirilemez; aşırı ifa güçlüğü hükmü saklıdır (TBK m. 344).
  • Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında ödeme yükümlülüğü getirilemez; ceza koşulu ve muacceliyet kayıtları geçersizdir (TBK m. 346).
  • Güvence üç aylık kira bedelini aşamaz (TBK m. 342); banka güvenceyi ancak iki tarafın rızası, kesinleşmiş takip ya da mahkeme kararıyla geri verir. Kiraya veren sona ermeden sonraki üç ay içinde dava veya takip bildirmezse güvence kiracıya döner.
  • Dava yoluyla sona erdirme hükümleri de kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m. 354).
  • Endeks ölçütü bir önceki kira yılının on iki aylık ortalamalarına göre değişim oranıdır; tek bir ayın endeksi değil, ortalama esas alınır.
  • Artış anlaşması tavanı aşarsa tamamı geçersiz olmaz, yalnız aşan kısım bakımından hüküm doğurmaz.
  • 2022–2024 arasında uygulanan %25 tavanı geçicidir ve 1 Temmuz 2024'te sona ermiştir; bugün ölçüt yalnız endekstir.
  • Çatılı iş yeri ölçütü üstü örtülü kapalı yapı arar; açık alandaki tezgâh ya da çatısız depo genel hükümlere tabidir.
  • Kira tespit davası her zaman açılabilir; belirlenen bedelin dönem başından geçerli olması, davanın dönem başlangıcından en geç otuz gün önce açılmasına ya da bu süre içinde yazılı artış bildirimi yapılmasına bağlıdır (TBK m. 345). Sözleşmede artış hükmü varsa ayrıca bildirim aranmaz.
  • Peşin kira güvence değildir; üç aylık sınıra tabi olan yalnız güvencedir.

Konut ve çatılı iş yeri kiraları, kiracının barınma ve iş yapma ihtiyacına dokunduğu için kanunun özel koruma getirdiği alandır. Koruma iki eksende işler: kira bedelinin artışı sınırlanır ve kiracı aleyhine düzenleme yasaklanır.

A. Uygulama Alanı ve Kapsam Dışı Kalanlar

Bu hükümler, konut ve çatılı iş yeri kiralarının yanında, bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da uygulanır (TBK m. 339).

Kapsam dışı kalan bir hâl açıkça sayılmıştır: niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmalarında bu hükümler uygulanmaz. Yazlık bir evin bir aylığına kiralanması tipik örnektir.

İki koşul birlikte aranır: taşınmazın niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş olması ve sürenin altı ayı aşmaması. Uzun süreli kiralanan bir yazlık ya da kısa süreli kiralanan sıradan bir daire kapsam dışında kalmaz.

Kapsamın belirlenmesinde şu sorular sırayla sorulur:

  • Kiralanan bir konut ya da çatılı iş yeri mi?
  • Kiralananla birlikte eşya da bırakılmış mı? Bırakılmışsa o da aynı rejime girer.
  • Taşınmaz niteliği gereği geçici kullanıma mı özgülenmiş?
  • Süre altı ayı aşıyor mu?

Son iki sorunun ikisine birden "evet" ve "hayır" biçiminde cevap verilirse — yani taşınmaz geçici kullanıma özgülenmiş ve süre altı ayı aşmıyorsa — koruma hükümleri uygulanmaz ve genel kira hükümlerine dönülür.

Çatılı iş yeri ölçütü de tartışılır: kanun üstü örtülü, kapalı bir yapı arar. Açık alanda kurulan bir tezgâh ya da çatısız bir depo alanı bu kapsama girmez ve genel hükümlere tabi olur.

B. Kira Bedelinin Belirlenmesi

İlk kira bedeli taraflarca serbestçe belirlenir; kanunun sınırı yalnız yenilenen dönemler içindir. Kanun bu ayrımı en baştan yapar: kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz (TBK m. 343).

Cümlenin okunuşu önemlidir: bedelin belirlenmesi kiracı aleyhine düzenleme yasağının dışında tutulmuştur, çünkü onun kendi sınırı bir sonraki maddede ayrıca çizilir.

Bedelin belirlenmesinde izlenecek sıra şudur:

  • İlk dönem — taraflar serbestçe kararlaştırır, kanunun tavanı yoktur.
  • Yenilenen dönemler — anlaşma varsa endeks tavanına kadar geçerlidir.
  • Anlaşma yoksa — bedeli hâkim belirler, yine tavanla bağlı olarak.
  • Beş yıl sonrası — bedeli hâkim belirler, bu kez tavanla bağlı olmadan.

Dördüncü basamak sınavda ayırt edici olandır; ilk üç basamakta endeks tavan, dördüncüde ölçüt hakkaniyettir.

DönemKim belirlerÖlçüt
İlk dönemtaraflarserbest
Yenilenen dönem, anlaşma vartaraflarendeks tavanı
Yenilenen dönem, anlaşma yokhâkimendeks tavanı + kiralananın durumu
Beş yıl sonrasıhâkimendeks, kiralananın durumu, emsal bedeller

C. Artış Sınırı ve Endeks

Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir (TBK m. 344). Bu kural bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.

Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa kira bedeli, aynı oranı geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir.

Endeks 2019'da değişmiştir: 7161 sayılı Kanun'la "üretici fiyat endeksindeki artış" ibaresi "tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim" biçimine getirilmiştir. Eski soru kitaplarında ÜFE'ye dayanan anlatım bulunabilir; yürürlükteki ölçüt TÜFE'dir.

Konut kiraları bakımından 2022–2024 arasında geçici bir yüzde yirmi beş tavanı uygulanmıştır; bu düzenleme tarih aralığıyla sınırlıdır ve 1 Temmuz 2024'te sona ermiştir. Bugün uygulanan ölçüt yalnız endekstir. Eski tarihli soru kitaplarında bu geçici tavana rastlanabileceği için, sorunun hangi döneme ilişkin olduğuna bakılmalıdır.

Artış anlaşmasının tavanı aşması, anlaşmanın tamamını geçersiz kılmaz: kayıt aşan kısım bakımından hüküm doğurmaz ve artış endeks oranıyla sınırlanır. Kanun burada kısmi hükümsüzlük çözümünü benimser.

Endeksin hesabında ölçüt bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranıdır. Bu, yıl sonundaki tek bir endeks değeri değil, on iki ayın ortalamasına dayanan bir orandır; uygulamada ilgili kurumun yayımladığı veriden okunur. Ortalama esası, tek bir ayın olağanüstü hareketinin kira artışını sıçratmasını önler.

Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir. Ne var ki mahkemece belirlenecek bedelin yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlaması iki koşuldan birine bağlıdır (TBK m. 345): dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açılmış olmalı ya da kiraya veren bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirimde bulunmuş olmalıdır. Bu koşullar gerçekleşirse dava, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde bile belirlenen bedel dönem başından geçerli olur.

Sözleşmede yeni dönemde bedelin artırılacağına ilişkin bir hüküm varsa ayrıca bildirim aranmaz: yeni dönemin sonuna kadar açılacak davada belirlenecek bedel, dönemin başından itibaren geçerli olur.

Bu hükmün pratik anlamı şudur: kira tespit davası açmakta gecikmek bedelin belirlenmesini engellemez, yalnız hangi dönemden itibaren geçerli olacağını değiştirir. Otuz günlük bildirim ya da sözleşmedeki artış kaydı bulunmadan geç açılan davada belirlenen bedel, ancak izleyen kira döneminden itibaren uygulanır.

D. Beş Yıldan Uzun Süreli Kirada Belirleme

Taraflarca anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak bedel hâkim tarafından belirlenir (TBK m. 344).

Hâkimin bu belirlemede dikkate alacağı üç ölçüt sayılmıştır:

  • Tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı.
  • Kiralananın durumu.
  • Emsal kira bedelleri.

Beş yıllık belirlemenin ayırt edici yanı şudur: burada hâkim endeks tavanıyla bağlı değildir; emsal bedelleri de gözeterek hakkaniyete uygun bir bedel belirler. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen bedel, önceki fıkralardaki ilkelere göre değiştirilebilir.

E. Yabancı Para Kaydı

Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz (TBK m. 344).

Kural iki yönlüdür: ne kiraya veren artış isteyebilir ne kiracı indirim. Beş yıl dolduktan sonra bedel, yine hâkim tarafından endeks, kiralananın durumu ve emsal bedeller gözetilerek belirlenir.

Yabancı para kaydının pratik sonucu iki yönlüdür: kiracı kur düştüğünde indirim isteyemediği gibi, kiraya veren kur yükseldiğinde artış da isteyemez. Kural beş yıl boyunca her iki tarafı bağlar. Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı tutulduğu için, yabancı para kaydının o mevzuata göre geçerli olup olmadığı ayrıca denetlenir.

Kiracı aleyhine düzenleme yasağı da iki maddede birlikte kurulur. TBK m. 343 bedelin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişikliği yasaklar; TBK m. 346 ise kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında ödeme yükümlülüğü getirilmesini yasaklar. İki hüküm birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şudur: kiraya veren, sözleşmeye kiracının yükünü artıran hiçbir kayıt koyamaz; koyarsa kayıt geçersizdir ve sözleşmenin kalanı ayakta kalır.

Güvencenin çözülmesi de kanunda ayrıntılıdır. Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmişse banka, bunları ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir (TBK m. 342). Kiraya veren tek başına çekemez, kiracı da tek başına isteyemez; kanun güvenceyi tarafsız bir elde tutar.

Güvence ile peşin kira de karıştırılmamalıdır: peşin ödenen kira bedeli bir güvence değil, borcun ifasıdır ve üç aylık sınıra tabi değildir. Ayrım, ödemenin hangi borcun karşılığı olduğuna bakılarak yapılır.

Konut ve çatılı iş yeri kiralarındaki koruma hükümlerinin ortak özelliği tek yönlü emrediciliktir: kiracı lehine sözleşme yapmak serbesttir, aleyhine yapmak yasaktır. Bu yüzden sözleşmeye konulan bir kayıt geçersiz sayılırken sözleşmenin kalanı ayakta kalır; kanun kısmi hükümsüzlük çözümünü benimser ve kiracıyı sözleşmesiz bırakmaz.

Koruma hükümlerinin uygulanmadığı hâllerde ise genel kira hükümlerine dönülür ve taraflar bedeli, süreyi, artışı ve fesih usulünü serbestçe kararlaştırabilir. Bu yüzden bir kira uyuşmazlığında sorulacak ilk soru her zaman aynıdır: kiralanan konut ya da çatılı iş yeri mi, değil mi? Cevap, uygulanacak bütün rejimi belirler.

Kira bedelinin belirlenmesi davasında hâkimin izleyeceği yol da bellidir: önce sözleşmede artış kaydı bulunup bulunmadığına, sonra dönemin beşinci yılı aşıp aşmadığına bakılır. Beş yıla kadar endeks tavanı bağlayıcıdır; beş yıldan sonra hâkim emsal bedelleri de gözeterek hakkaniyete uygun bir bedel belirler ve bu bedel, izleyen dönemlerde yeniden endeks kuralına tabi olur.

Kanun bir de çıkış kapısı bırakır: aşırı ifa güçlüğüne ilişkin hüküm (TBK m. 138) saklıdır. Kur hareketleri olağanüstü bir düzeye ulaşmışsa uyarlama yolu açıktır; ama olağan kur dalgalanması bu hükmü işletmez.

F. Kiracı Aleyhine Değişiklik Yasağı

İki ayrı yasak birlikte okunmalıdır. Birincisi bedele ilişkindir ve yukarıda incelendi. İkincisi genel bir yasaktır: kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez (TBK m. 346).

Kanun iki tipik kaydı açıkça geçersiz sayar:

  • Kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ilişkin anlaşmalar.
  • Sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar.

İkinci kayıt uygulamada "muacceliyet kaydı" diye bilinir ve bir taksit ödenmediğinde yılın tamamını muaccel kılar; konut ve çatılı iş yeri kiralarında geçersizdir.

Dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümler de kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m. 354).

G. Güvence Bedeli ve Sınırı

Sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz (TBK m. 342). Aşan kısım bakımından kayıt geçersizdir.

Güvence para veya kıymetli evrak olarak kararlaştırılmışsa kiracı, bunu kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırır; kıymetli evrak ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.

Kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.

Örnek olay

(A), dairesini 1 Ocak 2019'da (B)'ye kiraya vermiştir; aylık kira 5.000 TL, sözleşme bir yıllıktır ve "her yıl kira %40 artar, bir taksit ödenmezse yılın tamamı muaccel olur, ayrıca gecikme hâlinde bir aylık kira tutarında ceza ödenir" kayıtları vardır. Kiracıdan ayrıca altı aylık kira tutarında depozito alınmıştır. Sözleşme her yıl yenilenerek sürmüş, taraflar 2025 başında hiçbir anlaşma yapmamıştır. İlgili yıllarda endeksin gösterdiği değişim oranı %40'ın altında kalmıştır. (B) 2025 yılında bir ay kirayı geciktirmiş, (A) hem cezayı hem yılın kalan kirasını istemiştir. Ayrı bir sözleşmede (A), başka bir dairesini aylık 500 avro bedelle kiraya vermiş ve üç yıl sonra kur yükseldiği için artış istemektedir.

Değerlendirme: Önce rejim belirlenir: daire konut olarak kiralanmıştır; bu yüzden konut ve çatılı iş yeri rejimi işler ve o rejim kiracı lehine emredicidir.

%40'lık artış kaydı geçerli değildir. Yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak bedele ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir (TBK m. 344). Endeks oranı %40'ın altında olduğuna göre kayıt, aşan kısım bakımından hüküm doğurmaz; artış endeks oranıyla sınırlıdır. Kaydın tamamı geçersiz sayılmaz, yalnız tavanla budanır.

2025 başında taraflar arasında yeni bir anlaşma yoktur; böyle bir hâlde bedeli hâkim belirler, aynı tavanı aşamaz ve kiralananın durumunu gözetir. Ne var ki 2025, sözleşmenin başlangıcından itibaren beşinci yılı aşan bir dönemdir: beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda bedel, endeks tavanıyla bağlı olmaksızın, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri gözetilerek hâkim tarafından belirlenir. Bu, sınavda en çok karıştırılan noktadır: beş yıla kadar tavan, beş yıldan sonra emsal.

Ceza ve muacceliyet kayıtları ise doğrudan geçersizdir. Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez; özellikle gecikme hâlinde ceza koşulu ve sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir (TBK m. 346). (A) ne cezayı ne yılın kalan kirasını isteyebilir; elindeki tek yol, TBK m. 315 uyarınca en az otuz günlük yazılı süre verip fesih yoluna gitmektir.

Depozito bakımından da sınır aşılmıştır. Kanun güvenceyi üç aylık kira bedeliyle sınırlar (TBK m. 342); altı aylık depozitonun sınırı aşan bölümü hüküm doğurmaz ve (B) o bölümü geri ister. Güvence bankaya yatırılmışsa (A), sözleşme sona erdikten sonraki üç ay içinde dava veya takip bildirmezse banka güvenceyi (B)'ye geri verir.

Avro cinsinden kiralanan dairede ise (A)'nın talebi zamansızdır. Kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa beş yıl geçmedikçe bedelde değişiklik yapılamaz (TBK m. 344); üç yıl sonra artış istenemez. (A)'nın tek dayanağı aşırı ifa güçlüğüdür (TBK m. 138) ve kanun bu hükmü açıkça saklı tutar; ama olağan kur hareketi bu yolu açmaz, öngörülemeyen olağanüstü bir durum aranır.

Olaya bir varsayım daha eklenirse rejimin sınırı görünür. Daire, niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş bir yazlık olsaydı ve altı ay ve daha kısa süreyle kiralansaydı, konut ve çatılı iş yeri hükümleri hiç uygulanmazdı (TBK m. 339); ne artış tavanı ne ceza koşulu yasağı ne depozito sınırı işlerdi. İki koşulun birlikte gerçekleşmesi arandığı için, aynı yazlık bir yıllığına kiralansaydı koruma hükümleri yine uygulanırdı.

(B)'nin kirayı geciktirmesi karşısında (A)'nın izleyebileceği tek yol da belirlenmelidir: muaccel kira ödenmediğinde kiraya veren, kiracıya yazılı olarak en az otuz günlük süre verip bu sürede ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirir (TBK m. 315). Süre bildirimi izleyen günden işler. Bu yolun dışında ceza istemek ya da yılın tamamını muaccel saymak mümkün değildir.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 3 soru eşleşti, ilk 3 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2021 ADLİ HAKİMLİK
Türk borçlar hukukuna göre ceza koşuluyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Sözleşme kesin hükümsüz olduğu takdirde bu sözleşmeden doğan borç için kararlaştırılmış olan ceza koşulu da geçersiz olur.
B) Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez.
C) Cezanın indirilebilmesi için henüz ödenmemiş olması gerekir.
D) İfayı çekincesiz olarak kabul eden alacaklı, borcun belirlenen zamanda ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılan cezayı isteyemez.
E) Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin zamanında ödenmemesi hali için ceza koşulu kararlaştırılabilir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 2 Çıkmış soru
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında, sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse bu güvence kaç aylık kira bedelini aşamaz?
A) 1
B) 2
C) 3
D) 6
E) 12
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 3 2012 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK
A, 17 Eylül 2012 tarihinde yaptığı kira sözleşmesi ile B'ye ait bir taşınmazı mesken olarak kullanmak amacıyla kiralar. B, kira sözleşmesinin yazılı yapılmasını ister ve sözleşmeye A'nın kira bedelini her ayın en geç 15'ine kadar yatırmasını aksi takdirde gecikilen her gün için kira bedelinin %1'i oranında ceza koşulu alınacağını yazar. Bu olaya göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulu geçerlidir ve A'nın, kira bedelini ödemede gecikmesi durumunda uygulanır.
B) Sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulu geçerlidir ancak A isterse hâkimden, aşırı yüksek bulduğu bu koşuldaki miktarın indirilmesini talep edebilir.
C) Kira bedelinin zamanında ödenmemesi nedeniyle ceza koşulu ödeneceğine ilişkin anlaşma yapılması hâlinde Borçlar Kanunu gereği, sözleşmeye konan bu madde yok hükmündedir.
D) Sözleşmede yer alan ceza koşulu ödeneceğine ilişkin hükmü, A iptal ettirebilir.
E) Borçlar Kanunu'nun açık düzenlemesi gereği sözleşmede yer alan ceza koşuluna ilişkin hüküm kesin hükümsüzdür (batıldır).
Cevabı göster
Cevap: E.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 6 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 268
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarına ilişkin hükümlerin uygulama alanıyla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Altı aydan kısa süreyle kiralanan her taşınmaz, niteliğine bakılmaksızın bu koruma hükümlerinin kapsamı dışında kalmış olur
B) Hükümler, kiralananla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da aynı biçimde uygulanmaya devam eder
C) Kapsam dışı kalma için taşınmazın niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş bulunması koşulu da ayrıca aranır
D) Çatılı iş yeri ölçütü üstü örtülü kapalı bir yapı arar; açık alandaki tezgâh bu kapsama girmez
E) Koruma hükümleri uygulanmıyorsa genel kira hükümlerine dönülür ve taraflar bedeli, süreyi ve fesih usulünü serbestçe kararlaştırabilir
Cevabı göster
Cevap: A. Kapsam dışı kalma için iki koşul birlikte aranır: taşınmazın niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş olması ve sürenin altı ayı aşmaması. Kısa süreyle kiralanan sıradan bir daire birinci koşulu taşımadığı için kapsam içinde kalır; uzun süreyle kiralanan bir yazlık da ikinci koşulu taşımadığı için kapsam dışında kalmaz. A tek koşulla yetindiği için yanlıştır.

Şık analizi

B) Birlikte bırakılan eşya da aynı rejime girer.
C) İkinci koşulu doğru veriyor.
D) Çatılı iş yeri ölçütü kapalı yapı arar.
E) Kapsam dışında genel hükümler ve sözleşme serbestisi işler.
Soru 269
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında kira bedelinin hangi dönemde kim tarafından ve hangi ölçütle belirleneceği düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi kanunun kurduğu basamaklardan biri değildir?
A) İlk dönemde bedelin taraflarca serbestçe ve herhangi bir tavan olmaksızın kararlaştırılması
B) Yenilenen dönemde bedelin kiraya veren tarafından tek yanlı biçimde yeniden belirlenmesi
C) Yenilenen dönemde anlaşma varsa bedelin endeks tavanına kadar geçerli olarak sayılması
D) Yenilenen dönemde anlaşma yoksa bedelin hâkim tarafından tavanla bağlı olarak belirlenmesi
E) Beş yıldan sonra bedelin hâkim tarafından tavanla bağlı olmaksızın yeniden belirlenmesi
Cevabı göster
Cevap: B. Kanun dört basamak kurar: ilk dönemde taraflar serbesttir; yenilenen dönemde anlaşma varsa endeks tavanı işler; anlaşma yoksa bedeli hâkim aynı tavanla bağlı olarak belirler; beş yıldan sonra ise hâkim tavanla bağlı olmaksızın emsal bedelleri de gözeterek belirler. Kiraya verenin tek yanlı belirlemesi hiçbir basamakta yer almaz; B bu yüzden doğru cevaptır.

Şık analizi

A) Birinci basamaktır; ilk bedelin tavanı yoktur.
C) İkinci basamaktır.
D) Üçüncü basamaktır; hâkim yine tavanla bağlıdır.
E) Dördüncü basamaktır ve ayırt edici olanıdır.
Soru 270
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında artış sınırı ve beş yıllık belirleme ile ilgili olarak:I.Yenilenen dönem artış anlaşmaları tüketici fiyat endeksindeki değişim oranını geçemez.II.Bu sınır yalnız bir yıllık sözleşmelerde uygulanır.III.Beş yıldan sonra hâkim, endeks tavanıyla bağlı olmaksızın bedeli belirler.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Artış tavanı, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranıdır (I doğru) ve kanun bu kuralın bir yıldan daha uzun süreli sözleşmelerde de uygulanacağını açıkça söyler; II bu yüzden yanlıştır. Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kiralarda ise hâkim, endeks, kiralananın durumu ve emsal bedeller gözetilerek, tavanla bağlı olmaksızın belirleme yapar (III doğru).

Şık analizi

A) III de doğrudur; beş yıl sonrası ayrı bir rejimdir.
B) II tek yanlış öncüldür.
D) Yanlış olan II öncülünü taşır.
E) Üçünü birden doğru saymak uzun süreli sözleşmeleri kapsam dışına atmak olurdu.
Soru 271
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere ve taraflardan hiçbiri artış ya da indirim isteyemeyecek biçimde, kira bedelinde kaç yıl geçmedikçe değişiklik yapılamaz?
A) İki yıl
B) Üç yıl
C) On yıl
D) Beş yıl
E) Bir yıl
Cevabı göster
Cevap: D. Yabancı para kaydında bedel beş yıl boyunca değiştirilemez ve kural iki yönlüdür: kiracı kur düştüğünde indirim isteyemediği gibi kiraya veren de kur yükseldiğinde artış isteyemez. Beş yıl dolduktan sonra bedel, hâkim tarafından endeks, kiralananın durumu ve emsal bedeller gözetilerek belirlenir. Olağanüstü kur hareketlerinde aşırı ifa güçlüğüne ilişkin uyarlama yolu saklıdır.

Şık analizi

A) İki yıllık bir süre bu hükümde yer almaz.
B) Üç yıl güvencenin üst sınırıyla karıştırılmamalıdır.
C) On yıl önalım, alım ve geri alım haklarının süresidir.
E) Bir yıl, artış tavanının ölçüldüğü dönemdir, değişiklik yasağının süresi değildir.
Soru 272
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kiracı aleyhine düzenleme yasağıyla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Yasağa aykırı kayıt sözleşmenin tamamını geçersiz kılar
B) Kiracıya bedel ve yan gider dışında ödeme yüklenemez
C) Bedelin belirlenmesi bu yasağın dışında ayrıca tutulmuştur
D) Yasak tek yönlüdür; kiracı lehine düzenleme serbesttir
E) Güvence, iki tarafın rızası olmadıkça bankadan çekilemez
Cevabı göster
Cevap: A. Kanun burada kısmi hükümsüzlük çözümünü benimser: yasağa aykırı kayıt geçersiz sayılır, sözleşmenin kalanı ayakta kalır. Amaç kiracıyı korumaktır ve sözleşmeyi tümüyle geçersiz saymak kiracıyı sözleşmesiz bırakacağı için korumanın kendisine aykırı düşerdi. A bu yüzden yanlıştır. Yasağın tek yönlülüğü de aynı amaca hizmet eder: kiracı lehine düzenleme her zaman serbesttir.

Şık analizi

B) Bedel ve yan gider dışında ödeme yükümlülüğü getirilemez.
C) Bedelin belirlenmesinin kendi sınırı ayrı maddededir.
D) Koruma hükümleri tek yönlü emredicidir.
E) Güvence tarafsız bir elde tutulur; tek taraflı çekilemez.
Soru 273
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kira artış tavanını belirleyen endeks hangisidir?
A) ÜFE
B) Altın
C) Kur
D) Faiz
E) TÜFE
Cevabı göster
Cevap: E. Yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak bedele ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Ölçüt üretici fiyatları değil tüketici fiyatlarıdır ve alınan değer bir aylık değil on iki aylık ortalamaya göre hesaplanan değişim oranıdır.

Şık analizi

A) Üretici fiyat endeksi bu hükümde ölçüt değildir.
B) Altın fiyatı kanunda bir ölçüt olarak yer almaz.
C) Döviz kuru yalnız yabancı para kaydında gündeme gelir.
D) Faiz oranı artış tavanının ölçütü değildir.

← Kirada Temerrüt ve Sona ErmeKonut ve Çatılı İş Yeri Kiralarınd →