EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 3 / 54

Sözleşmenin Şekli

9 Hâkimlik

Hızlı özet

Sözleşmenin kurulması için irade açıklamalarının uyuşması kural olarak yeterlidir. Şekil, bu kuralın istisnasıdır: kanun bazı sözleşmeleri belirli bir kalıba sokar ve kalıba uyulmadığında sözleşme hiç doğmaz.

Çerçeve

  • Şekil Serbestisi ve İstisnaları
  • Adi Yazılı Şekil ve Unsurları
  • Resmî Şekil ve Nitelikli Yazılı Şekil
  • Şekle Aykırılığın Yaptırımı
  • Şekle Aykırılığı İleri Sürmenin Sınırı: Dürüstlük Kuralı

Tanımlar ve Şartlar

  • Yasal geçerlilik şekli — kaynağı kanundur; aykırılık sözleşmeyi hükümsüz kılar (TBK m. 12).
  • İradi şekil — kaynağı taraf iradesidir; aykırılık sözleşmeyi bağlamaz hâle getirir (TBK m. 17).
  • İspat şekli — kaynağı usul hukukudur; yalnız hangi delile dayanılabileceğini sınırlar, geçerliliğe dokunmaz.
  • Koruma — tarafı acele ve düşünmeden karar vermekten alıkoymak.
  • İspat — ilişkinin içeriğini sonradan tartışmasız biçimde gösterebilmek.
  • Aleniyet — üçüncü kişilerin işlemi görebilmesini sağlamak.
  • Adi yazılı şekil — bağışlama sözü verme, alacağın devri, kefalette temel kalıp.
  • Nitelikli yazılı şekil — adi yazılıya el yazısıyla yazılması gereken unsurların eklendiği kalıp; kefalet sözleşmesi tipik örnektir.
  • Resmî şekil — taşınmaz satışı, taşınmaz satış vaadi, ölünceye kadar bakma ve miras sözleşmesi gibi ağır işlemlerde aranır.
  • Hâkim hükümsüzlüğü kendiliğinden gözetir; tarafların ileri sürmesi gerekmez.
  • Hukuki yararı bulunan herkes ileri sürebilir, yalnız taraflar değil.
  • Sonradan verilen icazetle geçerli hâle gelmez; taraflar sözleşmeyi şekle uygun olarak yeniden yapmalıdır.
  • Hükümsüzlüğü ileri sürme hakkı zamanaşımına uğramaz.

Kurallar

  • Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir (TBK m. 12).
  • Buna karşılık taraflar, kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşme için belirli bir şekil kararlaştırabilir; bu iradi şekle uyulmazsa sözleşme geçersiz olmaz, tarafları bağlamaz (TBK m. 17).
  • Kanunun öngördüğü şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz (TBK m. 12).
  • Şekil yalnız kuruluşta değil değişiklikte de gerekir: kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur (TBK m. 13).
  • Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur (TBK m. 14).
  • İmzalı mektup, asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf, teyit edilmiş olmak kaydıyla faks veya benzeri iletişim araçları ve güvenli elektronik imzayla gönderilip saklanabilen metinler yazılı şekil yerine geçer (TBK m. 14).
  • İmzanın kendisi için kural, el yazısıyla atılmasıdır; güvenli elektronik imza da el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur (TBK m. 15).
  • İmza atamayanlar için ayrı bir yol açılmıştır: usulüne göre onaylanmış olması koşuluyla parmak izi, el ile yapılmış bir işaret ya da mühür kullanabilirler (TBK m. 16).
  • Kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, o şekle uyulmadan yapılan sözleşme tarafları bağlamaz (TBK m. 17).
  • Şekil konusunun yanında duran bir hüküm de borç tanımasıdır: borcun sebebini içermemiş olsa bile borç tanıması geçerlidir (TBK m. 18).
  • Şekle tabi olan yalnız bir hükümse ve sözleşme o hüküm olmaksızın da yapılırdı denebiliyorsa kısmi hükümsüzlük kuralı işler, geri kalan ayakta kalır (TBK m. 27).

Sınav Notu

  • Kural şekil serbestisidir (TBK m. 12); kanunun öngördüğü şekil aksi belirtilmedikçe geçerlilik şeklidir. Geçerlilik şekli sözleşmeyi, ispat şekli yalnız delili etkiler; ispat şekline aykırılık sözleşmeyi geçersiz kılmaz.
  • Yazılı şekilde borç altına girenin imzası yeter; tek tarafa borç yükleyen sözleşmede alacaklının imzası aranmaz (TBK m. 14).
  • Faks teyit edilmiş olmak kaydıyla, elektronik metin güvenli elektronik imzayla yazılı şekil yerine geçer. İmza atamayan kişinin parmak izi, işareti veya mührü ancak usulüne göre onaylanmışsa geçerlidir (TBK m. 16).
  • Görme engellilerde şahit talep hâlinde aranır; talep yoksa el yazısıyla imza yeterlidir (TBK m. 15). Sözleşmenin değiştirilmesi de aynı şekle tabidir; istisna çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümlerdir (TBK m. 13).
  • İradi şekil de kural olarak geçerlilik şeklidir; belirleme yoksa yasal yazılı şekil hükümleri uygulanır (TBK m. 17).
  • Şekle aykırılık kesin hükümsüzlüktür: hâkim resen gözetir, icazetle düzelmez, zamanaşımına uğramaz.
  • Dürüstlük kuralı sözleşmeyi geçerli kılmaz; yalnız şekle aykırılık savunmasını dinlenmez hâle getirir (TMK m. 2).
  • Şekil şartı sözleşmenin tamamını kapsamıyorsa kısmi hükümsüzlük işler; geri kalan hükümler ayakta kalır (TBK m. 27).
  • Kesin hükümsüzlük ile iptal edilebilirlik ayrıdır: irade bozukluğunda sözleşme geçerli doğar, şekle aykırılıkta hiç doğmaz.

Sözleşmenin kurulması için irade açıklamalarının uyuşması kural olarak yeterlidir. Şekil, bu kuralın istisnasıdır: kanun bazı sözleşmeleri belirli bir kalıba sokar ve kalıba uyulmadığında sözleşme hiç doğmaz. Bu başlık şeklin ne zaman arandığını, hangi unsurlardan oluştuğunu ve aykırılığın sonucunu inceler.

A. Şekil Serbestisi ve İstisnaları

Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir (TBK m. 12). Kural serbestlik, şekil istisnadır. Geçerlilik şeklinin kaynağı yalnız kanundur ve hâkim yorumla yeni bir geçerlilik şekli yaratamaz. Buna karşılık taraflar, kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşme için belirli bir şekil kararlaştırabilir; bu iradi şekle uyulmazsa sözleşme geçersiz olmaz, tarafları bağlamaz (TBK m. 17). Herhangi bir belirleme yapılmadan yazılı şekil kararlaştırılmışsa yasal yazılı şekil hükümleri uygulanır. Üç kaynak birbirine karıştırılmamalıdır:

  • Yasal geçerlilik şekli — kaynağı kanundur; aykırılık sözleşmeyi hükümsüz kılar (TBK m. 12).
  • İradi şekil — kaynağı taraf iradesidir; aykırılık sözleşmeyi bağlamaz hâle getirir (TBK m. 17).
  • İspat şekli — kaynağı usul hukukudur; yalnız hangi delile dayanılabileceğini sınırlar, geçerliliğe dokunmaz.

Kanunun öngördüğü şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz (TBK m. 12). Bunun karşısında ispat şekli vardır: usul hukukunun belirli bir tutarın üzerindeki işlemler için aradığı senetle ispat zorunluluğu sözleşmenin geçerliliğini etkilemez, yalnız hangi delile dayanılabileceğini sınırlar. Sınavda iki kavramı ayıran ölçüt tektir — geçerlilik şekline aykırılık sözleşmeyi, ispat şekline aykırılık yalnız delili etkiler. Sözlü yapılan bir ödünç sözleşmesi geçerlidir; uyuşmazlık çıktığında alacaklı tanık dinletemeyebilir, ama sözleşmenin kendisi ayaktadır ve borçlu ikrar ederse hüküm kurulur.

Şekil üç amaca hizmet eder:

  • Koruma — tarafı acele ve düşünmeden karar vermekten alıkoymak.
  • İspat — ilişkinin içeriğini sonradan tartışmasız biçimde gösterebilmek.
  • Aleniyet — üçüncü kişilerin işlemi görebilmesini sağlamak.

Kanun bu amaçların ağırlığına göre farklı kalıplar seçer:

  • Adi yazılı şekil — bağışlama sözü verme, alacağın devri, kefalette temel kalıp.
  • Nitelikli yazılı şekil — adi yazılıya el yazısıyla yazılması gereken unsurların eklendiği kalıp; kefalet sözleşmesi tipik örnektir.
  • Resmî şekil — taşınmaz satışı, taşınmaz satış vaadi, ölünceye kadar bakma ve miras sözleşmesi gibi ağır işlemlerde aranır.

Şekil yalnız kuruluşta değil değişiklikte de gerekir: kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur (TBK m. 13). Tek istisna, sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümlerdir. Bu kural yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri için de geçerlidir.

B. Adi Yazılı Şekil ve Unsurları

Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur (TBK m. 14). Vurgu buradadır: tek tarafa borç yükleyen bir sözleşmede yalnız borçlananın imzası aranır, alacaklının imzası geçerlilik şartı değildir.

Kanun imza yerine geçen araçları da saymıştır. İmzalı mektup, asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf, teyit edilmiş olmak kaydıyla faks veya benzeri iletişim araçları ve güvenli elektronik imzayla gönderilip saklanabilen metinler yazılı şekil yerine geçer (TBK m. 14).

İmzanın kendisi için kural, el yazısıyla atılmasıdır; güvenli elektronik imza da el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur (TBK m. 15). İmzanın el yazısı dışında bir araçla atılması ancak örf ve âdetçe kabul edilen durumlarda ve özellikle çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakın imzalanmasında yeterli sayılır. Görme engellilerin imzalarında talepleri hâlinde şahit aranır; talep yoksa el yazısıyla imza atmaları yeterlidir.

İmza atamayanlar için ayrı bir yol açılmıştır: usulüne göre onaylanmış olması koşuluyla parmak izi, el ile yapılmış bir işaret ya da mühür kullanabilirler (TBK m. 16). Onay olmadan atılan parmak izi geçerli değildir; kambiyo senetlerine ilişkin özel hükümler saklıdır.

Şekil taraflarca da kararlaştırılabilir. Kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, o şekle uyulmadan yapılan sözleşme tarafları bağlamaz (TBK m. 17). Taraflar hangi şekli istediklerini ayrıca belirlemeden yalnız "yazılı olacak" demişlerse yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır. Kanun iradi şekli de kural olarak geçerlilik şekli saymıştır; aksini isteyen tarafın bunu ayrıca kararlaştırması gerekir.

C. Resmî Şekil ve Nitelikli Yazılı Şekil

Resmî şekil, sözleşmenin yetkili bir resmî makam önünde düzenlenmesidir. Taşınmaz satışında yetkili makam tapu sicil müdürlüğü, taşınmaz satış vaadinde ve miras sözleşmesinde noterdir. Resmî şekil en ağır kalıptır, çünkü hem tarafı düşünmeye zorlar hem işlemi resmî bir kayda bağlar.

Nitelikli yazılı şekil, adi yazılı şeklin üstüne belirli unsurların el yazısıyla yazılması şartını ekler. Kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olma iradesi kefilin el yazısıyla belirtilmek zorundadır; bu unsurların matbu olarak yazılması sözleşmeyi geçersiz kılar.

Şekil konusunun yanında duran bir hüküm de borç tanımasıdır: borcun sebebini içermemiş olsa bile borç tanıması geçerlidir (TBK m. 18). Buradaki geçerlilik, borcun sebebinin hiç var olmadığı anlamına gelmez; sebep gösterilmediği için ispat yükü yer değiştirir ve sebebin bulunmadığını ileri süren taraf bunu ispatla yükümlü olur.

D. Şekle Aykırılığın Yaptırımı

Geçerlilik şekline aykırılığın yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Sözleşme baştan itibaren hiçbir sonuç doğurmaz ve bunun dört pratik sonucu vardır:

  • Hâkim hükümsüzlüğü kendiliğinden gözetir; tarafların ileri sürmesi gerekmez.
  • Hukuki yararı bulunan herkes ileri sürebilir, yalnız taraflar değil.
  • Sonradan verilen icazetle geçerli hâle gelmez; taraflar sözleşmeyi şekle uygun olarak yeniden yapmalıdır.
  • Hükümsüzlüğü ileri sürme hakkı zamanaşımına uğramaz.

Geçersiz sözleşme uyarınca verilenler sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenir; sözleşmeye dayanan ifa talebi ise dinlenmez.

Hükümsüzlüğün kapsamı ayrıca belirlenir. Şekil şartı sözleşmenin tamamını kapsıyorsa hükümsüzlük de tamamına yayılır. Şekle tabi olan yalnız bir hükümse ve sözleşme o hüküm olmaksızın da yapılırdı denebiliyorsa kısmi hükümsüzlük kuralı işler, geri kalan ayakta kalır (TBK m. 27). Kesin hükümsüzlük ile iptal edilebilirlik de karıştırılmamalıdır: irade bozukluğunda sözleşme geçerli doğar ve iptal edilinceye kadar sonuç doğurur, şekle aykırılıkta ise baştan itibaren hüküm doğuran bir sözleşme yoktur.

E. Şekle Aykırılığı İleri Sürmenin Sınırı: Dürüstlük Kuralı

Kesin hükümsüzlük katı bir yaptırımdır ve kötüniyetli tarafın elinde bir silaha dönüşebilir. Bu yüzden şekle aykırılığın ileri sürülmesi dürüstlük kuralıyla sınırlanmıştır: bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK m. 2).

Yargıtay uygulamasında sınırın tipik hâli, tarafların edimlerini tamamen veya önemli ölçüde yerine getirmiş olmasıdır. Taşınmazı adi yazılı sözleşmeyle satıp bedeli tahsil eden ve taşınmazı teslim eden satıcının yıllar sonra "sözleşme resmî şekilde yapılmadı" demesi bu kapsamda değerlendirilir.

Sınırın kapsamını doğru çizmek gerekir. Dürüstlük kuralı sözleşmeyi geçerli hâle getirmez; yalnız şekle aykırılığı ileri süren tarafın bu savunmasını dinlenmez kılar. Ölçüt de her olayda ayrıca aranır: ifanın derecesi, tarafların davranışı ve sürenin uzunluğu birlikte değerlendirilir. Kural hükümsüzlük, dürüstlük kuralı ise dar yorumlanan bir istisnadır.

Örnek olay

(K), kentin kıyısındaki arsasını (L)'ye satmak konusunda anlaşmış, taraflar tapuya gitmek yerine iki nüsha adi yazılı sözleşme imzalamışlardır. Sözleşmede bedel 4.000.000 TL olarak gösterilmiş, (L) bedelin tamamını ödemiş, (K) arsayı teslim etmiştir. (L) dört yıl boyunca arsayı kullanmış, üzerine depo yapmıştır. Bu süre içinde bölgede imar değişikliği olmuş ve arsanın değeri üç katına çıkmıştır. Bunun üzerine (K), sözleşmenin resmî şekilde yapılmadığını ileri sürerek arsanın kendisine iadesini istemiştir. (K) ayrıca, satıştan altı ay sonra tarafların el yazısıyla imzaladığı ve teslim tarihini bir yıl öteleyen bir ek protokol bulunduğunu, bu protokolün de geçersiz olduğunu eklemektedir.

Değerlendirme: Taşınmaz satışı resmî şekilde yapılması gereken sözleşmelerdendir; adi yazılı sözleşme geçerlilik şekline aykırıdır ve yaptırım kesin hükümsüzlüktür. Kural olarak hâkim bu hükümsüzlüğü kendiliğinden gözetir, taraflar arasında bir mülkiyet devri doğmaz ve verilenler sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilir.

Ne var ki olayda taraflar edimlerini tamamen yerine getirmiştir: bedel ödenmiş, taşınmaz teslim edilmiş, alıcı dört yıl boyunca malik gibi kullanmış ve yapı yapmıştır. (K)'nın şekle aykırılığı ancak taşınmazın değeri arttıktan sonra ileri sürmesi, hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında değerlendirilir (TMK m. 2). Bu durumda mahkeme (K)'nın iade talebini reddeder.

Sonucun sınırını karıştırmamak gerekir. Dürüstlük kuralı sözleşmeyi geçerli hâle getirmez; (L) bu sözleşmeye dayanarak doğrudan tapu siciline tescil isteyemez, mülkiyet kendiliğinden geçmez. Kuralın yaptığı tek şey, (K)'nın hükümsüzlük savunmasını dinlenmez kılmaktır.

Ek protokol bakımından ise ayrı bir ölçüt işler. Kanunda öngörülen şekilde yapılması gereken bir sözleşmenin değiştirilmesi de aynı şekle tabidir (TBK m. 13). Ancak istisna, sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümlerdir. Teslim tarihini bir yıl öteleyen kayıt, asıl edimin kendisine dokunmayan bir yan düzenleme olmakla birlikte sözleşmenin metnindeki teslim hükmüyle çelişmektedir; bu yüzden istisnadan yararlanamaz ve aynı şekle tabidir. Asıl sözleşme zaten şekle aykırı olduğu için sonuç pratikte değişmez, fakat sınavda sorulan ayrım budur: değişiklik şekle tabidir, çelişmeyen tamamlayıcı yan hüküm değildir.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 9 soru eşleşti, ilk 9 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2024 KPSS
I.İmzalı bir mektupII.Aslıdan borç altına girenlerce imzalanmış bir telgrafIII.Faks yoluyla gönderilmiş ve teyit edilmiş bir metin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göreyukarıdakilerden hangileri kanunda aksi öngörülmediği sürece yazılı şekil şartını sağlar?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 2 2013 ADLİ HAKİMLİK (ORİJİNAL GÜNCELLENMİŞ SORU)
Ön sözleşme ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Ön sözleşme, asıl sözleşmenin tabi olduğu şekle uygun olarak yapılmalıdır.
B) Taşınmaz satış sözleşmesinin ön sözleşmesi olan taşınmaz satış vaadi, noterde yapılır.
C) Alacağın devri vaadi, bir ön sözleşmedir.
D) Ön sözleşmenin borçlusu asıl sözleşmeyi kurmazsa ön sözleşme alacaklısı, mahkemeye başvurarak bu yönde talepte bulunabilir.
E) Bir ön sözleşme ile asıl sözleşmenin üçüncü bir kişiyle yapılması sözü verilebilir.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 3 2019 KPSS
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kanunlardaki istisnalar dışında ön sözleşmenin geçerlilik şekliyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Yazılı şekilde yapılmalıdır.
B) Şekil özgürlüğü kapsamında herhangi bir şekilde yapılabilir.
C) Resmi şekilde yapılmalıdır.
D) İleride kurulacak sözleşmenin şekline uygun olarak yapılmalıdır.
E) Sözlü şekilde yapılmalıdır.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 4 2024 KPSS
I.İmzalı bir mektupII.Asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgrafIII.Güvenli elektronik imzayla gönderilip saklanabilen metinler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda aksi öngörülmedikçeyukarıdakilerden hangileri yazılı şekil yerine geçer?
A) Yalnız II
B) Yalnız III
C) I ve II
D) I ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 5 2012 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK
Geçerlik şartı olarak şekil ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Amaçlarına göre şekil türlerinden biridir.
B) Şekil serbestisi ilkesinin istisnası niteliğini taşır.
C) Geçerlik şartı olarak kanunda öngörülen şekle "kanuni şekil" adı verilir.
D) Şeklin taraflarca geçerlik şartı olarak kararlaştırılması durumunda bu şekle "iradi şekil" adı verilir.
E) Geçerlik şartı olarak getirilen şekle uymamanın yaptırımı, iptal edilebilirliktir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 6 2007 ADLİ HAKİMLİK
Aşağıdaki sözleşmelerden hangisi bir taşınmaza ilişkin olsa dahi resmî şekle tabi değildir?
A) Miras paylaşma sözleşmesi
B) Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
C) Satış sözleşmesi
D) Bağışlama sözleşmesi
E) İntifa hakkı kurma sözleşmesi
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 7 2012 İDARİ HAKİMLİK
Aşağıdaki sözleşmelerden hangisi için adi yazılı şekil, yasal geçerlilik şekli olarak öngörülmüştür?
A) Evlenme sözleşmesi
B) Taşınmaz kira sözleşmesi
C) Taksitle satış sözleşmesi
D) Mal değişim sözleşmesi
E) Vekâlet sözleşmesi
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 8 2011 KPSS
Taşınmaz satım sözleşmesinin şekli bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Taşınmaz satım sözleşmesi taraflar arasında yazılı şekilde yapılabilir.
B) Taşınmaz satım sözleşmesi resmî yazılı şekilde yapılmalı, resmî senet tapu müdürleri veya noterler tarafından düzenlenmelidir.
C) Taşınmaz satım sözleşmesi resmî yazılı şekilde yapılmalı, resmiyet düzenleme biçiminde yalnızca noterler tarafından verilmelidir.
D) Taşınmaz satım sözleşmesi resmî yazılı şekilde yapılmalı, resmiyet onama biçiminde noterler tarafından verilmelidir.
E) Taşınmaz satım sözleşmesi bakımından şekil serbestisi ilkesi geçerlidir.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 9 2011 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK
Taşınırlara ilişkin bir bağışlama vaadi sözleşmesinin şekil ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Sözlü şekilde yapılmalıdır.
B) Şekil serbestisi ilkesi gereği istenilen şekilde yapılabilir.
C) Noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmalıdır.
D) Yazılı şekilde yapılmalıdır, yazılı belgede yalnız bağışlayanın imzasının bulunması yeterlidir.
E) Yazılı şekilde yapılmalıdır, yazılı belgede hem bağışlayan hem bağışlanan kişinin imzası olmalıdır.
Cevabı göster
Cevap: D.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 5 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 17
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre sözleşmelerde şekil ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir.
B) Kanunun öngördüğü şekil, aksi belirtilmedikçe geçerlilik şekli olarak kabul edilir.
C) İspat şekline aykırılık sözleşmenin geçerliliğini değil, yalnız dayanılacak delili etkiler.
D) Taraflar kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşme için belirli bir şekil kararlaştırabilir.
E) Hâkim, işin özelliği gerektiriyorsa yorum yoluyla yeni bir geçerlilik şekli yaratabilir.
Cevabı göster
Cevap: E. Geçerlilik şeklinin tek kaynağı kanundur; hâkim yorum yoluyla yeni bir geçerlilik şekli yaratamaz. Bu yüzden E yanlıştır. Kural şekil serbestisidir, şekil istisnadır; kanunun aradığı şekil aksi belirtilmedikçe geçerlilik şeklidir ve ona aykırılık sözleşmeyi hükümsüz kılar. İspat şekli ise usul hukukundan gelir ve yalnız hangi delile dayanılabileceğini sınırlar.

Şık analizi

A) Şekil serbestisi kuralı kanunda açıkça yazılıdır; bu ifade doğrudur.
B) Kanunun aradığı şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; bu ifade doğrudur.
C) İspat şekli usul hukukuna aittir ve geçerliliğe dokunmaz; bu ifade doğrudur.
D) Taraflar kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşme için iradi şekil kararlaştırabilir; bu ifade doğrudur.
Soru 18
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre yazılı şekil ve imzaya ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Yazılı şekilde yapılan bir sözleşmede, borç altına giren tarafların imzalarının metinde bulunması kural olarak yeterli sayılır.
B) Faks veya benzeri iletişim araçlarıyla gönderilen metin, teyit edilmiş olmak kaydıyla yazılı şekil yerine geçer.
C) Güvenli elektronik imza, elle atılan imzayla aynı hukuki sonuçları doğuran bir imza olarak kabul edilir.
D) İmza atamayan bir kişinin kullandığı parmak izi, usulüne göre onaylanmamış olsa bile hukuken geçerli sayılır.
E) Görme engellilerin attıkları imzalarda şahit bulunması, ancak kendileri talep ederse aranması gereken bir koşuldur.
Cevabı göster
Cevap: D. İmza atamayanlar usulüne göre onaylanmış olmak koşuluyla parmak izi, el ile yapılmış bir işaret ya da mühür kullanabilirler. Onay bir geçerlilik koşuludur; onaysız atılan parmak izi geçerli değildir. Bu yüzden D yanlıştır. Kambiyo senetlerine ilişkin özel hükümler ise saklı tutulmuştur.

Şık analizi

A) Tek tarafa borç yükleyen sözleşmede yalnız borçlananın imzası aranır; bu ifade doğrudur.
B) Faks ve benzeri araçlar teyit koşuluyla yazılı şekil yerine geçer; bu ifade doğrudur.
C) Güvenli elektronik imza, elle atılan imzayla aynı sonucu doğurur; bu ifade doğrudur.
E) Görme engellilerde şahit talep hâlinde aranır, talep yoksa imza yeterlidir; bu ifade doğrudur.
Soru 19
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre geçerlilik şekline aykırı olarak kurulmuş bir sözleşme bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Hükümsüzlüğü yalnız sözleşmenin tarafları ileri sürebilir.
B) Tarafların sonradan verdiği icazetle sözleşme geçerli hâle gelir.
C) Hükümsüzlüğü ileri sürme hakkı on yıllık zamanaşımına tabidir.
D) Hâkim hükümsüzlüğü, taraflar ileri sürmese de kendiliğinden gözetir.
E) Verilenler sözleşmeye dayanılarak geri istenir ve ifa talebi dinlenir.
Cevabı göster
Cevap: D. Geçerlilik şekline aykırılığın yaptırımı kesin hükümsüzlüktür; sözleşme baştan itibaren hiçbir sonuç doğurmaz. Bunun sonucu olarak hâkim hükümsüzlüğü kendiliğinden gözetir, hukuki yararı bulunan herkes ileri sürebilir, sonradan verilen icazet sözleşmeyi geçerli kılmaz ve ileri sürme hakkı zamanaşımına uğramaz. Verilenler ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenir.

Şık analizi

A) Kesin hükümsüzlüğü hukuki yararı bulunan herkes ileri sürebilir; taraflarla sınırlı değildir.
B) İcazet kesin hükümsüzlüğü gidermez; taraflar sözleşmeyi şekle uygun olarak yeniden yapmalıdır.
C) Hükümsüzlüğü ileri sürme hakkı zamanaşımına uğramaz; süre sınırı yoktur.
E) Sözleşme hiç doğmadığı için ifa talebi dinlenmez; iade sebepsiz zenginleşmeye dayanır.
Soru 20
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, (K) taşınmazını (L)'ye adi yazılı bir sözleşmeyle satmış, bedelin tamamını almış ve taşınmazı (L)'ye teslim etmiştir. (L) dört yıl boyunca taşınmazı kullanmış ve üzerine yapı yapmıştır. Taşınmazın değeri artınca (K), sözleşmenin resmî şekilde yapılmadığını ileri sürerek iade istemektedir. Buna göre bu olayda dürüstlük kuralının rolü bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Dürüstlük kuralı burada sözleşmeyi geçerli hâle getirir ve (L) kendi adına doğrudan tapuya tescil talebinde bulunabilir.
B) Dürüstlük kuralının bu olaydaki tek etkisi, (K)'nın ileri sürdüğü şekle aykırılık savunmasını dinlenmez hâle getirmesidir.
C) Edimler karşılıklı olarak tam yerine getirilmiş olsa bile şekle aykırılık her hâlde hükümsüzlük sonucunu doğurur.
D) Dürüstlük kuralı bu olayda hiç uygulanmaz; dikkate alınacak yegâne ölçüt aradan geçen sürenin uzunluğu olmaktadır.
E) Bu olayda sözleşme geçerli sayılır ve taşınmazın mülkiyeti teslimle birlikte (L)'ye tescile gerek olmaksızın geçer.
Cevabı göster
Cevap: B. Şekle aykırılığın ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması yasağıyla sınırlanmıştır; edimlerini tamamen yerine getirmiş tarafın yıllar sonra şekil itirazında bulunması bu kapsamda değerlendirilir. Ancak kuralın yaptığı tek şey bu savunmayı dinlenmez kılmaktır: sözleşme geçerli hâle gelmez, (L) buna dayanarak tescil isteyemez ve mülkiyet kendiliğinden geçmez.

Şık analizi

A) Dürüstlük kuralı geçersiz sözleşmeyi geçerli kılmaz; tescil talebine dayanak oluşturmaz.
C) Edimlerin tamamen yerine getirilmiş olması, şekil itirazının dinlenmemesi sonucunu doğurabilir.
D) Ölçüt yalnız süre değildir; ifanın derecesi ve tarafların davranışı birlikte değerlendirilir.
E) Taşınmazda mülkiyet teslimle değil tescille geçer; sözleşme de geçerli hâle gelmemiştir.
Soru 21
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesi bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Sözleşmede yapılacak bir değişiklik her hâlde sözlü olarak da kararlaştırılabilir.
B) Sözleşmede yapılacak bir değişiklik de kural olarak aynı şekle uyularak yapılmalıdır.
C) Değişikliğin şekle bağlı olması yalnız asıl sözleşme resmî şekle tabiyse söz konusudur.
D) Sözleşme metniyle çelişen yan hükümler şekil şartından bağışık tutulmuş sayılır.
E) Değişiklikte şekil aranması yalnızca kefalet sözleşmesine özgü bir kural olarak öngörülmüştür.
Cevabı göster
Cevap: B. Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur; kural yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri için de geçerlidir. Tek istisna, sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümlerdir. Metinle çelişen bir yan hüküm bu istisnadan yararlanamaz ve aynı şekle tabi olur.

Şık analizi

A) Şekle tabi bir sözleşmenin değişikliği kural olarak sözlü kararlaştırılamaz.
C) Kural yalnız resmî şekle değil, yazılı şekil dâhil bütün geçerlilik şekillerine uygulanır.
D) İstisna metinle çelişen değil, çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler içindir.
E) Kural bütün şekle tabi sözleşmeler için geçerlidir; kefaletle sınırlı değildir.

← Borcun Kaynakları ve Sözleşmenin KGenel İşlem Koşulları →