Borçlar Hukuku › Başlık 15 / 54
İfanın Konusu, Kişisi ve Zamanı
38 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu
Hızlı özet
Borç kurulduktan sonra sıra onun yerine getirilmesine gelir. İfa, borçlunun borçlandığı edimi alacaklıya sunması ve böylece borcu sona erdirmesidir.
Çerçeve
- Parça Borcu ve Cins Borcu
- Seçimlik Borçlarda İfa
- Para Borçlarında İfa ve Yabancı Para Kaydı
- Faiz: Anapara ve Temerrüt Faizi
- İfayı Kimin Yapabileceği
- Kısmi İfa ve Alacaklının Reddi
- İfa Zamanı ve Muacceliyet
- Vadenin Belirlenmesi ve Erken İfa
Tanımlar ve Şartlar
- Parça borcunda edim yok olursa borç sona erebilir; cins borcunda "cins yok olmaz" ilkesi gereği borçlu tedarikle yükümlü kalır. Hasarın geçişi ve ayıp rejimi de bu ayrıma göre kurulur.
- Somutlaşma anı ifa yerine göre değişir: aranacak borçta edim ayrılıp hazır tutulduğunun bildirilmesiyle, götürülecek borçta edimin alacaklıya fiilen sunulmasıyla, gönderilecek borçta taşıyıcıya teslimle.
- Faiz oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir.
- Üçüncü kişi iki hâlde alacaklıya halef olur: başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi, üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı varken rehinden kurtarmışsa; halef olacağı borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirilmişse (TBK m. 127).
- Gün olarak belirlenmiş sürede sözleşmenin kurulduğu gün sayılmaz; süre son günün dolmasıyla biter.
- Hafta olarak belirlenmiş süre, son haftanın kurulma gününe ismen uyan gününde dolar.
- Ay olarak belirlenmiş süre, son ayın kurulma gününe sayıca karşılık gelen gününde dolar; son ayda o gün yoksa ayın son günü dolmuş sayılır. Yarım ay onbeş gündür ve ay ile birlikte belirlenmişse son aya onbeş gün eklenir.
Kurallar
- Cins borçlarında hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça edimin seçimi borçluya aittir; ancak borçlunun seçeceği edim ortalama nitelikten daha düşük olamaz (TBK m. 86).
- Seçimlik borçta da aksi anlaşılmadıkça edimlerden birinin seçimi borçluya aittir (TBK m. 87).
- Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir (TBK m. 99).
- Sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı anapara faizinde kanuni oranın yüzde elli, temerrüt faizinde yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m. 88, TBK m. 120); temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez (TBK m. 121).
- Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede taraflardan birinin ifada güçsüzlüğe düşmesi — özellikle iflas etmesi ya da hakkındaki haciz işleminin sonuçsuz kalması — sebebiyle diğerinin hakkı tehlikeye düşerse, bu taraf karşı edimin ifası güvence altına alınıncaya kadar kendi ediminin ifasından kaçınabilir; uygun bir sürede istediği güvence verilmezse sözleşmeden dönebilir (TBK m. 98).
- İfa zamanı veya sürenin son günü kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlarsa, kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer; aksine anlaşma geçerlidir (TBK m. 93).
- Borç ayrıca alışılmış iş saatlerinde ifa ve kabul edilir (TBK m. 94).
- Ancak kanun, sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz (TBK m. 96).
Sınav Notu
- Parça borcunda edim somut, cins borcunda tür ve miktarla belirlidir. Cins borcunda seçim borçlunundur ve seçilen edim ortalama nitelikten düşük olamaz (TBK m. 86). Seçimlik borçta da seçim kural olarak borçlunundur (TBK m. 87); seçim değiştirici yenilik doğuran haktır, kullanılınca geri dönülemez.
- Para borcu Ülke parasıyla ödenir. Aynen ödeme kaydı yoksa borçlu ödeme günü rayiciyle TL ödeyebilir; temerrüde düşülürse seçim alacaklıya geçer — aynen, vade günü ya da fiilî ödeme günü rayici (TBK m. 99).
- Faiz tavanları: anapara faizinde kanuni oranın %50 fazlası (TBK m. 88), temerrüt faizinde %100 fazlası (TBK m. 120). En sık karıştırılan iki sayı budur. Akdî faiz kararlaştırılmış, temerrüt faizi kararlaştırılmamış ve akdî faiz kanuni orandan fazlaysa, temerrüt faizi olarak akdî faiz uygulanır.
- Temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülemez (TBK m. 121).
- Borçlu, alacaklının menfaati bulunmadıkça şahsen ifa etmek zorunda değildir (TBK m. 83); alacaklı üçüncü kişinin ifasını reddederse kendisi temerrüde düşer.
- Üçüncü kişi ödemeyle kendiliğinden halef olmaz. İki hâl: rehinden kurtarma ve ifadan önce borçlunun bildirimi (TBK m. 127).
- Alacaklı, borcun tamamı belli ve muaccel ise kısmi ifayı reddedebilir; kabul ederse borçlu ikrar ettiği kısmı ifadan kaçınamaz (TBK m. 84).
- Bölünemeyen borçta alacaklılardan her biri tamamına ifayı ister; borçlulardan her biri tamamını ifa eder ve ifa eden halef olur (TBK m. 85).
- İfa zamanı kararlaştırılmamışsa borç doğumu anında muaccel olur (TBK m. 90). Muacceliyetin üç sonucu: talep, temerrüt, zamanaşımının başlaması.
- Karşılıklı borçta ifa isteyen, daha sonra ifa hakkı yoksa kendi borcunu ifa etmiş veya önermiş olmalıdır; aksi hâlde ödemezlik def'i ileri sürülür (TBK m. 97).
- İfa güçsüzlüğünde karşı taraf güvence alınıncaya kadar ifadan kaçınabilir, güvence verilmezse sözleşmeden dönebilir (TBK m. 98).
- Sekiz veya onbeş gün bir veya iki hafta değil, tam sekiz veya onbeş gündür (TBK m. 92). Ayın başı/sonu birinci ve sonuncu gün, ortası onbeşinci gündür (TBK m. 91).
- Son gün tatile rastlarsa süre kendiliğinden ilk iş gününe geçer; aksine anlaşma geçerlidir (TBK m. 93).
- Erken ifa kural olarak mümkündür ama borçlu bu sebeple indirim yapamaz (TBK m. 96).
- Cins borcu somutlaşmayla parça borcu gibi işlemeye başlar; somutlaşma anı ifa yerine göre değişir. Hasarın kime ait olduğunu ise somutlaşma değil, ilişkinin kendi hasar hükmü belirler (satışta TBK m. 208).
- Para borçlarında nominalizm geçerlidir; alım gücündeki düşüş borcu artırmaz, alacaklının imkânı bu zararı ayrıca talep etmektir.
- İfanın hukuki niteliği baskın görüşe göre hukuki işlem değil fiildir; bu yüzden ifa edenin fiil ehliyeti aranmaz.
Borç kurulduktan sonra sıra onun yerine getirilmesine gelir. İfa, borçlunun borçlandığı edimi alacaklıya sunması ve böylece borcu sona erdirmesidir. Bu başlık ifanın üç temel sorusunu yanıtlar: ne ifa edilecek, kim ifa edecek, ne zaman ifa edilecek. İfa yeri ise bir sonraki başlığın konusudur.
İfanın hukuki niteliği öğretide tartışılmıştır. Baskın görüş onu bir hukuki işlem değil, borcu sona erdiren bir fiil sayar: borçlunun ifa iradesi aranmaz, edimin borca uygun biçimde alacaklıya ulaşması yeterlidir. Tartışmanın pratik sonucu ehliyettedir — ifayı bir hukuki işlem saymak, ifa edenin fiil ehliyetini aramayı gerektirirdi.
A. Parça Borcu ve Cins Borcu
Edimin nasıl belirlendiği, ifanın bütün rejimini etkiler. Parça borcunda edim somut olarak belirlenmiştir: şu plakalı araç, şu ada ve parseldeki taşınmaz. Cins borcunda ise edim yalnız türü ve miktarıyla gösterilmiştir: yüz ton buğday, on adet şu model yazıcı.
Ayrımın üç pratik sonucu vardır:
- Parça borcunda edim yok olursa borç sona erebilir; cins borcunda ise "cins yok olmaz" ilkesi gereği borçlu kural olarak tedarik etmekle yükümlü kalır.
- Parça borcunda seçim yapılacak bir şey yoktur; cins borcunda seçim yapılması gerekir.
- Hasarın geçişi ve ayıp rejimi de bu ayrıma göre kurulur.
Cins borçlarında hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça edimin seçimi borçluya aittir; ancak borçlunun seçeceği edim ortalama nitelikten daha düşük olamaz (TBK m. 86). Bu son cümle borçlunun seçim serbestisinin sınırıdır — borçlu en kötüsünü vermekte serbest değildir.
Cins borcu ile sınırlı cins borcu da ayrılır: edim belirli bir stoktan veya belirli bir partiden seçilecekse, o stok tükendiğinde borç cins borcunun aksine imkânsızlaşabilir.
Cins borcu, seçim yapılıp edim ayrılmasıyla somutlaşır ve o andan sonra parça borcu gibi işlemeye başlar. Somutlaşmanın ne zaman gerçekleştiği ifa yerine bağlıdır:
- Aranacak borçta edim ayrılıp alacaklıya hazır tutulduğunun bildirilmesiyle;
- Götürülecek borçta edimin alacaklıya fiilen sunulmasıyla;
- Gönderilecek borçta edimin taşıyıcıya teslim edilmesiyle.
Somutlaşmayla çeşit borcunun konusu belirli hâle gelir. Hasarın bu anda alacaklıya geçip geçmediği ise ilişkinin kendi hasar hükümlerine göre belirlenir; somutlaşma bütün borç ilişkileri için bağımsız bir hasar geçiş anı değildir (satışta ölçüt zilyetliğin devridir, TBK m. 208).
B. Seçimlik Borçlarda İfa
Seçimlik borçta birden çok edim vardır ve bunlardan yalnız biri ifa edilecektir. Cins borcundan farkı, edimlerin birbirinden nitelikçe farklı olmasıdır: "ya şu tabloyu ya şu heykeli vereceğim" bir seçimlik borçtur.
Kural cins borcundakiyle aynıdır: hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça edimlerden birinin seçimi borçluya aittir (TBK m. 87). Seçim hakkı sözleşmeyle alacaklıya ya da üçüncü bir kişiye de bırakılabilir.
Seçim, tek taraflı ve varması gerekli bir beyanla kullanılır ve değiştirici yenilik doğuran bir haktır: kullanıldığı anda seçimlik borç, seçilen edim üzerinde bir basit borca dönüşür ve geriye dönülemez.
Edimlerden biri sonradan imkânsızlaşırsa seçim hakkı sahibi kimse sonuç ona göre belirlenir: seçim borçluda ise borç kural olarak kalan edim üzerinde devam eder, imkânsızlık alacaklının kusurundan doğmuşsa borçlu borcundan kurtulabilir.
C. Para Borçlarında İfa ve Yabancı Para Kaydı
Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir (TBK m. 99). Kanun buna iki istisna rejimi bağlar ve bu rejim sınavda doğrudan ölçülür:
- Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme kararlaştırılmış ve sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmuyorsa, borç ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Seçim hakkı borçlunundur.
- Aynı kayıt yokken borç ödeme gününde ödenmezse alacaklı seçer: alacağının aynen ödenmesini ya da vade veya fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla ödenmesini isteyebilir.
Özetle, sözleşmede "aynen ödenecektir" kaydı varsa borçlu yabancı parayı aynen ödemek zorundadır; kayıt yoksa borçlunun Türk lirasıyla ödeme seçeneği doğar, temerrüde düşülürse seçim alacaklıya geçer.
D. Faiz: Anapara ve Temerrüt Faizi
Faiz, para alacağının kullanılmasının karşılığıdır ve iki ana türü vardır. Anapara faizi borcun vadesine kadar işleyen, paranın kullandırılmasının karşılığı olan faizdir. Temerrüt faizi ise vadede ödenmemesi üzerine işleyen, gecikmenin karşılığı olan faizdir.
Anapara faizi bakımından kanun iki kural koyar (TBK m. 88):
- Uygulanacak yıllık faiz oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
- Sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, kanuni oranın yüzde elli fazlasını aşamaz.
Temerrüt faizinde ise tavan daha yüksektir: sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, kanuni oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m. 120). Sınav bu iki oranı yan yana koyarak sorar — anapara faizinde %50, temerrüt faizinde %100 fazlası.
Kanun bir de boşluk doldurucu kural getirir: akdî faiz oranı kararlaştırılmış ama temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı kanuni orandan fazlaysa, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.
Faizin faizi konusunda da açık bir yasak vardır: temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez (TBK m. 121).
Para borçlarında bir de nominalizm ilkesi işler: borçlu, borçlandığı miktarı nominal olarak öder ve paranın alım gücündeki düşüş kural olarak borcu artırmaz. İlkenin karşı ağırlığı faiz ve temerrüt faizidir; enflasyonun faizi aştığı dönemlerde alacaklının elindeki asıl imkân aşkın zarar talebidir.
E. İfayı Kimin Yapabileceği
Kural, borcun bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinin zorunlu olmamasıdır: borcun bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü değildir (TBK m. 83). Bir tablo yapma borcunda alacaklının menfaati vardır; bir para borcunda yoktur.
Bunun sonucu, üçüncü kişinin ifasının kural olarak geçerli olmasıdır. Alacaklı, menfaati bulunmadığı hâllerde üçüncü kişinin ifasını reddedemez; reddederse alacaklı temerrüdüne düşer.
Üçüncü kişi ödediğinde alacaklının haklarına kendiliğinden halef olmaz. Kanun halefiyeti iki hâle bağlamıştır (TBK m. 127):
- Üçüncü kişi, başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtarmışsa ve o şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı varsa.
- Üçüncü kişinin alacaklıya halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirilmişse.
Diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır. Bu iki hâl dışında ödeme yapan üçüncü kişi, borçluya karşı ancak vekâletsiz iş görme veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanabilir.
F. Kısmi İfa ve Alacaklının Reddi
Borcun tamamı belli ve muaccel ise alacaklı kısmen ifayı reddedebilir (TBK m. 84). Hüküm alacaklıyı korur: alacaklı borcun parça parça ödenmesine katlanmak zorunda değildir.
İki şart birlikte aranır. Borcun tamamı belli olmalı ve muaccel olmalıdır. Miktarı çekişmeli bir alacakta ya da henüz muaccel olmamış bir borçta alacaklının bu ret hakkı yoktur.
Kanun ikinci fıkrada bir denge kurar: alacaklı kısmen ifayı kabul ederse borçlu, borcun kendisi tarafından ikrar olunan kısmını ifadan kaçınamaz. Yani borçlu "hepsini kabul etmiyorsan hiçbirini vermem" diyemez.
Bölünemeyen borçlarda düzen farklıdır (TBK m. 85). Birden çok alacaklı varsa her biri borcun alacaklıların tamamına ifasını isteyebilir ve borçlu edimini hepsine birden ifa etmek zorundadır. Birden çok borçlu varsa her biri borcun tamamını ifa etmekle yükümlüdür; ifada bulunan borçlu, durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça alacaklıya halef olur ve diğerlerinden payları oranında alacağını isteyebilir.
G. İfa Zamanı ve Muacceliyet
Muacceliyet, alacaklının edimi talep edebileceği anın gelmesidir. Kural açıktır: ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur (TBK m. 90).
Muacceliyeti ifa edilebilirlikten ayırmak gerekir: muacceliyet alacaklının isteyebileceği anı, ifa edilebilirlik borçlunun ifa edebileceği anı gösterir. İkisi çoğu zaman çakışır ama erken ifada ayrışır.
Muacceliyetin üç sonucu vardır ve üçü de sınavda ölçülür: alacaklı ifayı talep edebilir, borçlu ihtarla temerrüde düşürülebilir ve zamanaşımı işlemeye başlar.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifa sırası da düzenlenmiştir. İfa isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir (TBK m. 97). Bu şartı yerine getirmeden talepte bulunan tarafa karşı ödemezlik def'i ileri sürülür.
Kanun bir de güvence hükmü getirir. Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede taraflardan birinin ifada güçsüzlüğe düşmesi — özellikle iflas etmesi ya da hakkındaki haciz işleminin sonuçsuz kalması — sebebiyle diğerinin hakkı tehlikeye düşerse, bu taraf karşı edimin ifası güvence altına alınıncaya kadar kendi ediminin ifasından kaçınabilir; uygun bir sürede istediği güvence verilmezse sözleşmeden dönebilir (TBK m. 98).
H. Vadenin Belirlenmesi ve Erken İfa
Sürelerin nasıl hesaplanacağı ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Aya ilişkin sürelerde, ayın başlangıcı veya sonu belirlenmişse bundan ayın birinci ve sonuncu günü; ayın ortası belirlenmişse ayın onbeşinci günü anlaşılır. Gün belirtilmeksizin yalnız ay belirlenmişse bundan o ayın son günü anlaşılır (TBK m. 91).
Sözleşmenin kurulmasından başlayan süreler için kurallar şunlardır (TBK m. 92):
- Gün olarak belirlenmiş sürede sözleşmenin kurulduğu gün sayılmaz; süre son günün dolmasıyla biter. Sekiz veya onbeş gün olarak belirlenmiş süre, bir veya iki haftayı değil tam sekiz veya onbeş günü ifade eder.
- Hafta olarak belirlenmiş süre, son haftanın sözleşmenin kurulduğu güne ismen uyan gününde dolar.
- Ay veya birden çok ayı içeren bir zaman olarak belirlenmiş süre, son ayın sözleşmenin kurulduğu güne sayıca karşılık gelen gününde dolar; son ayda o gün yoksa süre ayın son günü dolmuş sayılır.
- Yarım ay onbeş günlük süredir; ay ve yarım ay olarak belirlenen sürede son aya onbeş gün eklenir.
İki yardımcı kural daha vardır. İfa zamanı veya sürenin son günü kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlarsa, kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer; aksine anlaşma geçerlidir (TBK m. 93). Borç ayrıca alışılmış iş saatlerinde ifa ve kabul edilir (TBK m. 94). Süre uzatılmışsa yeni süre, aksi kararlaştırılmadıkça önceki sürenin sona ermesini izleyen birinci günden başlar (TBK m. 95).
Erken ifa kural olarak mümkündür: sözleşmenin hükümlerinden, özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak kanun, sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz (TBK m. 96). Erken ödeyen borçlu, erken ödediği için iskonto isteyemez.
Örnek olay
(A) ile (B) arasında 1 Mart tarihinde bir sözleşme kurulmuş, (A)'nın (B)'ye "deposundaki iki numaralı partiden yüz ton birinci kalite buğday" teslim etmesi kararlaştırılmıştır. Bedel 50.000 avro olarak belirlenmiş, sözleşmede ödemenin nasıl yapılacağına dair başka bir kayıt yoktur. Teslim için "sözleşmeden itibaren onbeş gün" süre konulmuştur. (A) buğdayı sekizinci gün getirmiş ve "erken teslim ettim, bedelden yüzde iki indirim istiyorum" demiştir. (B) ise yalnız elli tonu kabul edip kalanını sonra almak istemektedir. Ayrıca (A)'nın kardeşi (C), (A) adına buğdayın bir kısmını teslim etmeye gelmiştir. Vade günü 16 Mart bir resmî tatile rastlamaktadır.
Değerlendirme: Edimin belirlenme biçimi sınırlı cins borcudur: buğday tür ve miktarla gösterilmiş ama belirli bir partiyle sınırlandırılmıştır. Seçim (A)'ya aittir ve seçeceği buğday ortalama nitelikten düşük olamaz (TBK m. 86); sözleşmede "birinci kalite" dendiğine göre ölçü zaten sözleşmeyle yükseltilmiştir.
Süre hesabı kanunun kurallarına göre yapılır. "Onbeş gün" iki hafta değil tam onbeş gündür ve sözleşmenin kurulduğu 1 Mart sayılmaz (TBK m. 92); süre 16 Mart günü dolar. Bu gün resmî tatile rastladığına göre ifa zamanı kendiliğinden izleyen ilk iş gününe geçer (TBK m. 93). Taraflar aksini kararlaştırabilirdi, ama kararlaştırmamışlardır.
(A)'nın sekizinci günde teslim etmesi geçerli bir erken ifadır; sözleşmeden aksi anlaşılmamaktadır. Ne var ki erken ifa (A)'ya bir indirim hakkı vermez: kanun, sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlunun erken ifa sebebiyle indirim yapamayacağını açıkça söyler (TBK m. 96). İndirim talebi reddedilir.
(B)'nin yalnız elli tonu kabul etmek istemesi kısmi ifa sorunudur, ama burada roller terstir: kısmi ifayı reddetme hakkı alacaklıya aittir, kısmi ifayı dayatma hakkı yoktur. Borcun tamamı belli ve muaccel olduğuna göre (B) ya tamamını kabul eder ya da reddeder; parça parça teslim alma hakkı, (A) buna razı olmadıkça doğmaz (TBK m. 84).
(C)'nin teslimi bakımından ölçüt, alacaklının bizzat ifada menfaati bulunup bulunmadığıdır (TBK m. 83). Buğday teslimi kişisel nitelik taşımayan bir edimdir; (B)'nin (A)'nın kendi eliyle teslim etmesinde korunmaya değer bir menfaati yoktur. Bu yüzden (B), (C)'nin ifasını reddedemez; reddederse alacaklı temerrüdüne düşer.
Bedel bakımından sözleşmede aynen ödeme kaydı yoktur. Bu durumda (B), 50.000 avroyu aynen ödeyebileceği gibi ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk lirasıyla da ödeyebilir; seçim borçlu olarak ona aittir (TBK m. 99). Ancak (B) ödeme gününde ödemezse seçim alacaklıya geçer: (A) alacağının aynen ya da vade veya fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk lirasıyla ödenmesini isteyebilir. Kur arttıysa bu seçim hakkı (A) için önemli bir koruma sağlar.
Olayın bir ayrıntısı daha vardır. Buğday sınırlı cins borcu olduğuna göre, (A) partiden yüz tonu ayırıp (B)'ye hazır tuttuğunu bildirdiği anda edim somutlaşır ve o andan sonra parça borcu gibi işlemeye başlar. Somutlaşmadan sonra buğdayın kusursuz yok olması riski kural olarak (B)'ye geçer; somutlaşmadan önce ise (A) tedarik yükümlülüğünü sürdürür. Teslimin hangi tarihte önerildiği bu yüzden yalnız erken ifa bakımından değil, hasar bakımından da önemlidir.
(B) teslimi kabul etmeyip "onbeşinci günü bekleyeceğim" deseydi ne olurdu? Erken ifa kural olarak borçlunun hakkıdır (TBK m. 96). Sözleşmenin hükümlerinden, ilişkinin özelliğinden ya da durumun gereğinden vadenin alacaklı yararına konulduğu anlaşılmadıkça (B), gereği gibi sunulan ifayı yalnız vade dolmadı diye reddedemez; reddi onu alacaklı temerrüdüne düşürür. Vadenin alacaklı yararına olduğu anlaşılıyorsa sonuç değişir ve ret haklı olur.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2025 HMGS
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2025 İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 2025 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2024 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2024 İCRA MÜDÜRLÜĞÜ
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 Çıkmış soru
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2023 İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2023 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 Çıkmış soru
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2023 SAYIŞTAY
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 Çıkmış soru
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 2022 KPSS
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 9 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.