EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 42 / 54

Kirada Temerrüt ve Sona Erme

4 Hâkimlik 2 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Kira sürekli borç ilişkisi olduğu için sona ermesi de kendine özgü kurallara bağlanmıştır. Kanun, temerrüde bağlı feshi, sürenin geçmesiyle sona ermeyi, bildirimli feshi ve olağanüstü fesih hâllerini ayrı ayrı düzenler.

Çerçeve

  • Kira Bedelinin Ödenmemesi ve Süre Verme
  • Konut ve Çatılı İş Yerinde Otuz Günlük Süre
  • Belirli Süreli Kirada Sona Erme
  • Belirsiz Süreli Kirada Fesih Bildirimi
  • Fesih Bildirim Süreleri
  • Olağanüstü Fesih Sebepleri
  • Kiracının Erken Tahliyesi ve Sorumluluğu

Tanımlar ve Şartlar

  • Sürenin geçmesi — belirli süreli kirada kendiliğinden (TBK m. 327).
  • Fesih bildirimi — belirsiz süreli kirada, süre ve döneme uyularak (TBK m. 328–330).
  • Temerrüt — yazılı süre verilerek (TBK m. 315).
  • Özen ve saygı borcuna aykırılık — ihtar ya da doğrudan fesih (TBK m. 316).
  • Önemli sebep, kiracının iflası, kiracının ölümü — olağanüstü fesih (TBK m. 331–333).
  • Kiracının yaptığı ve yazılı rızaya dayanan değişiklikler eski hâle getirilmez (TBK m. 321). Kira sürekli borç ilişkisi olduğu için sona erme ileriye etkilidir; geçmiş dönemin kira bedelleri istenmeye devam edilir.
  • Taşınmaz veya taşınır yapı — yerel âdette belirlenen kira döneminin sonu için, böyle bir âdet yoksa altı aylık kira döneminin sonu için, üç aylık fesih bildirim süresine uyarak (TBK m. 329).
  • Taşınırüç gün önceden yapılacak fesih bildirimiyle her zaman (TBK m. 330).
  • Önemli sebep — kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığında taraflardan her biri, yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir; hâkim, feshin parasal sonuçlarını karara bağlar (TBK m. 331).
  • Kiracının iflası — kiralananın tesliminden sonra kiracı iflas ederse kiraya veren, işleyecek kira bedelleri için güvence isteyebilir; kiracı ve iflas masasına yazılı olarak uygun süre verir, güvence verilmezse sözleşmeyi herhangi bir fesih bildirim süresine uymaksızın hemen feshedebilir (TBK m. 332).
  • Kiracının ölümü — mirasçılar, yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilir (TBK m. 333).

Kurallar

  • Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödemezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa edilmemesi hâlinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir (TBK m. 315).
  • Verilecek sürenin alt sınırı kira türüne göre değişir ve sınavda en çok sorulan sayılardandır: süre en az on gün, konut ve çatılı iş yeri kiralarında ise en az otuz gündür (TBK m. 315).
  • Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer (TBK m. 327) ve ayrıca bir bildirim gerekmez.
  • Geri verme anında kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda geri verir; sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir (TBK m. 334).
  • Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananı gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır; bildirmezse kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur (TBK m. 335).
  • Kiraya verenin elindeki bir güvence daha vardır: taşınmaz kiralarında kiraya veren, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedelinin güvencesi olmak üzere, kiralananda bulunan ve kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlar üzerinde hapis hakkına sahiptir (TBK m. 336).

Sınav Notu

  • Temerrütte fesih için dört unsur birlikte aranır: borcun teslimden sonra muaccel olması, yazılı süre verilmesi, sürenin kanuni alt sınıra uyması ve fesih iradesinin birlikte bildirilmesi (TBK m. 315).
  • Süre en az on gün, konut ve çatılı iş yerinde en az otuz gündür; süre bildirimi izleyen günden işler (TBK m. 315).
  • Belirli süreli kira sürenin sonunda kendiliğinden sona erer; taraflar açık anlaşma olmaksızın sürdürürse sözleşme belirsiz süreliye dönüşür (TBK m. 327). Konut ve çatılı iş yerinde bu işlemez: kiracı on beş gün önce bildirmezse sözleşme bir yıl uzar (TBK m. 347).
  • Fesih bildirim süreleri: taşınmaz ve taşınır yapıda altı aylık dönem sonu için üç ay (yerel âdet varsa o); taşınırda üç gün (TBK m. 329, TBK m. 330).
  • Önemli sebeple fesih hemen değil, yasal fesih bildirim süresine uyularak yapılır; hâkim parasal sonuçları belirler (TBK m. 331).
  • Kiracının iflasında kiraya veren önce güvence ister, verilmezse feshedebilir (TBK m. 332); ölümde mirasçılar en yakın fesih dönemi sonu için feshedebilir (TBK m. 333).
  • Erken tahliyede kiracının borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul süre kadar sürer; uygun yeni kiracı bulursa borç sona erer (TBK m. 325).
  • Kiraya veren, kurtulduğu giderleri ve elde ettiği ya da kasten kaçındığı yararları indirmekle yükümlüdür — bu, erken tahliye sorularının çözüm anahtarıdır.
  • Geri vermede kiracı sözleşmeye uygun kullanmadan doğan eskimeden sorumlu değildir (TBK m. 334); kiraya veren eksiklikleri hemen yazılı bildirmezse kiracı sorumluluktan kurtulur (TBK m. 335).
  • Taşınmaz kiralarında kiraya verenin, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedeli için kiralanandaki taşınırlar üzerinde hapis hakkı vardır; haczedilemeyen mallar üzerinde kullanılamaz (TBK m. 336).
  • Süre içinde yapılan ödeme feshi engeller; süre dolduktan sonra yapılan ödeme kural olarak engellemez — fesih hakkı süre dolduğu anda doğmuştur.
  • Kiracı taşınmak isterse kiraya veren, alacağını karşılayacak taşınırı sulh hâkiminin veya icra müdürünün kararıyla alıkoyabilir (TBK m. 338).
  • Teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek eksiklikler bakımından kiraya verenin hakları saklıdır; bunları belirlediğinde hemen bildirmelidir (TBK m. 335).

Kira sürekli borç ilişkisi olduğu için sona ermesi de kendine özgü kurallara bağlanmıştır. Kanun, temerrüde bağlı feshi, sürenin geçmesiyle sona ermeyi, bildirimli feshi ve olağanüstü fesih hâllerini ayrı ayrı düzenler.

A. Kira Bedelinin Ödenmemesi ve Süre Verme

Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödemezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa edilmemesi hâlinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir (TBK m. 315).

Dört unsur birlikte aranır: borcun teslimden sonra muaccel olması, sürenin yazılı verilmesi, sürenin kanuni alt sınıra uyması ve fesih iradesinin süreyle birlikte bildirilmesi. Süre verilmeden yapılan fesih sonuç doğurmaz.

Kanunun aradığı unsurlar uygulamada şu sırayla denetlenir:

  • Borç kiralananın tesliminden sonra mı muaccel olmuş?
  • Bildirim yazılı mı yapılmış?
  • Süre kanunun alt sınırına uyuyor mu?
  • Fesih iradesi süreyle birlikte açıklanmış mı?

Dördünden biri eksikse fesih geçersizdir ve kiraya veren süreci baştan işletmek zorunda kalır.

Süre verme usulünün amacı kiracıyı korumaktır: kiracı, borcunu kapatarak sözleşmeyi ayakta tutma imkânı bulur. Bu yüzden süre içinde yapılan ödeme feshi engeller ve kiraya veren, süre dolmadan fesih beyanında bulunamaz. Süre dolduktan sonra yapılan ödeme ise kural olarak feshi engellemez; fesih hakkı süre dolduğu anda doğmuştur.

B. Konut ve Çatılı İş Yerinde Otuz Günlük Süre

Verilecek sürenin alt sınırı kira türüne göre değişir ve sınavda en çok sorulan sayılardandır: süre en az on gün, konut ve çatılı iş yeri kiralarında ise en az otuz gündür (TBK m. 315).

Sürenin başlangıcı da düzenlenmiştir: süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Bildirimin yapıldığı gün sayılmaz.

C. Belirli Süreli Kirada Sona Erme

Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer (TBK m. 327) ve ayrıca bir bildirim gerekmez. Bu, genel hükümlere tabi kiralar içindir; konut ve çatılı iş yeri kiralarında TBK m. 347'deki bir yıllık uzama kuralı saklıdır.

Kanun bir de sessiz uzamayı düzenler: taraflar bu durumda açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse, sözleşme belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür. Bu dönüşüm fesih rejimini de değiştirir; artık bildirim süreleri işler.

D. Belirsiz Süreli Kirada Fesih Bildirimi

Belirsiz süreli kirada taraflardan her biri, daha uzun bir fesih bildirim süresi veya başka bir fesih dönemi kararlaştırılmış olmadıkça, yasal fesih dönemlerine ve fesih bildirim sürelerine uyarak sözleşmeyi feshedebilir (TBK m. 328).

Fesih dönemlerinin hesabında, kira sözleşmesinin başlangıç tarihi esas alınır.

Belirsiz süreli kirada fesih hakkı her iki tarafa da tanınmıştır ve bir gerekçe gerektirmez; aranan tek şey süreye ve döneme uyulmasıdır. Konut ve çatılı iş yeri kiralarında ise bu serbesti kiraya veren bakımından ortadan kalkar: orada fesih ancak kanunun saydığı sebeplere dayanabilir.

Sona erme sebeplerini bir arada görmek ayrımı kolaylaştırır:

  • Sürenin geçmesi — belirli süreli kirada kendiliğinden (TBK m. 327).
  • Fesih bildirimi — belirsiz süreli kirada, süre ve döneme uyularak (TBK m. 328–330).
  • Temerrüt — yazılı süre verilerek (TBK m. 315).
  • Özen ve saygı borcuna aykırılık — ihtar ya da doğrudan fesih (TBK m. 316).
  • Önemli sebep, kiracının iflası, kiracının ölümü — olağanüstü fesih (TBK m. 331–333).

Konut ve çatılı iş yeri kiralarında bu listeye kiraya veren bakımından tahliye sebepleri eklenir ve bildirimli fesih hakkı önemli ölçüde sınırlanır.

Sona ermenin sonuçları da ortaktır: kiralanan geri verilir, güvence çözülür, taraflar arasındaki hesap kapatılır.

Geri verme borcunun kapsamı da sayılabilir:

  • Kiralanan, teslim alındığı durumda geri verilir (TBK m. 334).
  • Sözleşmeye uygun kullanmadan doğan eskime ve bozulmalardan kiracı sorumlu değildir.
  • Kiracının yaptığı ve yazılı rızaya dayanan değişiklikler eski hâle getirilmez (TBK m. 321).
  • Kiraya veren eksiklikleri hemen yazılı bildirmezse kiracı sorumluluktan kurtulur (TBK m. 335). Kira sürekli borç ilişkisi olduğu için sona erme ileriye etkilidir; geçmiş dönemin kira bedelleri istenmeye devam edilir ve kiracı o dönem için kullandığı hizmetin bedelini öder.

E. Fesih Bildirim Süreleri

Süreler konuya göre ayrılır:

  • Taşınmaz veya taşınır yapı — yerel âdette belirlenen kira döneminin sonu için, böyle bir âdet yoksa altı aylık kira döneminin sonu için, üç aylık fesih bildirim süresine uyarak (TBK m. 329).
  • Taşınırüç gün önceden yapılacak fesih bildirimiyle her zaman (TBK m. 330).

Kiraya verenin mesleği gereği kiraya verdiği ve kiracının özel kullanımına yarayan taşınırlarda süre farklıdır ve kiracıyı koruyacak biçimde düzenlenmiştir.

F. Olağanüstü Fesih Sebepleri

Kanun üç olağanüstü hâl düzenler:

  • Önemli sebep — kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığında taraflardan her biri, yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir; hâkim, feshin parasal sonuçlarını karara bağlar (TBK m. 331).
  • Kiracının iflası — kiralananın tesliminden sonra kiracı iflas ederse kiraya veren, işleyecek kira bedelleri için güvence isteyebilir; kiracı ve iflas masasına yazılı olarak uygun süre verir, güvence verilmezse sözleşmeyi herhangi bir fesih bildirim süresine uymaksızın hemen feshedebilir (TBK m. 332).
  • Kiracının ölümü — mirasçılar, yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilir (TBK m. 333).

Önemli sebeple fesihte dikkat edilecek nokta şudur: fesih hemen değil, yasal fesih bildirim süresine uyularak yapılır; hükmün sağladığı kolaylık, fesih döneminin beklenmemesidir.

Önemli sebebin ölçüsü nesneldir: ilişkinin devamının çekilmez hâle gelmesi aranır ve bu, tarafın öznel rahatsızlığından fazlasını gerektirir. Hâkimin parasal sonuçları karara bağlaması da hükmün ayırt edici yanıdır; fesih haklı olsa bile karşı tarafın uğradığı zarar dengelenebilir.

G. Kiracının Erken Tahliyesi ve Sorumluluğu

Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verirse, kira sözleşmesinden doğan borçları kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder (TBK m. 325).

Kanun kiracıya bir çıkış yolu bırakır: kiracı bu sürenin geçmesinden önce, kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulursa, borçları sona erer.

Kiraya verenin de bir yükümlülüğü vardır: yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür.

Geri verme anında kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda geri verir; sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir (TBK m. 334). Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananı gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır; bildirmezse kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur (TBK m. 335). Bu kuralın bir istisnası vardır: teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek eksiklikler bakımından kiraya verenin hakları saklı kalır; böyle bir eksiklik bulunduğunda kiraya veren, bunu belirlediğinde kiracıya hemen bildirmek zorundadır.

Kiraya verenin elindeki bir güvence daha vardır: taşınmaz kiralarında kiraya veren, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedelinin güvencesi olmak üzere, kiralananda bulunan ve kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlar üzerinde hapis hakkına sahiptir (TBK m. 336). Kiracı taşınmak veya taşınırları başka yere taşımak isterse kiraya veren, alacağını güvence altına alacak miktardaki taşınırı sulh hâkiminin veya icra müdürünün kararıyla alıkoyabilir (TBK m. 338).

Örnek olay

(L), (M)'ye bir daireyi bir yıllığına kiraya vermiştir. (M) Mart ayı kirasını ödememiş; (L) 1 Nisan'da yazılı bildirim göndererek on gün süre vermiş ve bu sürede ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir. (M) ödememiş, (L) 12 Nisan'da fesih bildirmiştir. Sözleşme süresi dolduktan sonra taraflar hiçbir şey konuşmadan ilişkiyi sürdürmüş, (M) oturmaya devam etmiş ve kirayı ödemiştir. Bir yıl sonra (M) işi gereği başka şehre taşınmış ve sözleşme süresine uymaksızın daireyi boşaltmış, anahtarı teslim etmiştir; (L) daireyi üç ay boş tutmuş, bu arada (M)'nin bulduğu ödeme gücü yerinde bir kiracı adayını gerekçe göstermeden reddetmiştir. Daire teslim alınırken (L) hiçbir eksiklik bildirmemiş, iki ay sonra parke çizikleri için (M)'den tazminat istemiştir.

Değerlendirme: Temerrüde bağlı fesihte (L)'nin verdiği süre yetersizdir. Kiracıya verilecek süre en az on gün, ancak konut ve çatılı iş yeri kiralarında en az otuz gündür (TBK m. 315). Daire konut olduğuna göre otuz gün verilmeliydi; on günlük süreye dayanan 12 Nisan tarihli fesih sonuç doğurmaz. Aynı olay genel hükümlere tabi bir depo kirasında geçseydi on günlük süre yeterli olurdu ve fesih geçerli sayılırdı.

Sürenin başlangıcı da hatırlanmalıdır: süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işler; 1 Nisan'da yapılan bildirimde ilk gün 2 Nisan'dır.

Sözleşme süresi dolduktan sonraki dönem bakımından ölçüt kiranın türüdür. Genel hükümlere tabi bir kirada süre sonunda sözleşme kendiliğinden biter; taraflar açık bir anlaşma olmaksızın ilişkiyi sürdürürlerse sözleşme belirsiz süreliye dönüşür (TBK m. 327) ve fesih için bildirim süreleri işler — taşınmazda altı aylık kira döneminin sonu için üç ay (TBK m. 329). Olaydaki taşınmaz bir daire, yani konut kirasıdır; orada bu yol kapalıdır. (M) sürenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadığına göre sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır, belirsiz süreliye dönüşmez (TBK m. 347).

Erken tahliyede (M)'nin borcu hemen bitmez: sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın geri veren kiracının borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder (TBK m. 325). Ne var ki kanun bir kurtuluş yolu tanır: kiracı, kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve ilişkiyi devralmaya hazır yeni bir kiracı bulursa borçları sona erer. (M) böyle bir aday bulmuş, (L) gerekçe göstermeden reddetmiştir; ret haklı bir sebebe dayanmadığına göre (M)'nin borcu adayın bulunduğu tarihte sona erer. Kaldı ki (L), elde etmekten kasten kaçındığı yararları da kira bedelinden indirmek zorundadır.

Geri verme bakımından son sonuç (L) aleyhinedir. Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır; bu bildirim yapılmazsa kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur (TBK m. 335). (L) teslim sırasında hiçbir bildirim yapmadığına göre iki ay sonraki talebi dinlenmez. Kaldı ki parke çizikleri sözleşmeye uygun kullanmadan doğan olağan eskime kapsamındaysa (M) zaten sorumlu olmazdı (TBK m. 334).

İkinci örnek olay

(N), iş yeri olarak kullandığı dükkânı (P)'den belirsiz süreli olarak kiralamıştır. (N), işini büyütmek isteyen (R)'ye kira ilişkisini devretmek istemiş; (P) "kiracı değişmesin" diyerek rıza vermeyi reddetmiştir. (N) buna rağmen (R) ile yazılı bir devir sözleşmesi yapmış, (R) dükkâna yerleşmiş ve kirayı ödemeye başlamıştır. Bir yıl sonra dükkânda çıkan ve (R)'nin ihmalinden kaynaklanan bir yangın 200.000 TL zarar doğurmuştur. (P) hem (N)'den hem (R)'den zararı istemektedir. Ayrıca (P), sözleşmeyi feshetmek istemekte ve "belirsiz süreli olduğuna göre istediğim zaman feshederim" demektedir.

Değerlendirme: Devir bakımından (P)'nin tutumu iki yönden değerlendirilir. Kira ilişkisinin devri yazılı rızaya bağlıdır (TBK m. 323); rıza alınmadığına göre devir kiraya verene karşı hüküm doğurmaz ve (P) bakımından kiracı hâlâ (N)'dir. Ne var ki kanun iş yeri kiralarında bir sınır koyar: kiraya veren haklı sebep olmadıkça rızayı vermekten kaçınamaz. "Kiracı değişmesin" bir gerekçe değildir; (N) bu kaçınmayı dava yoluyla aşabilirdi. Doğru yol devri fiilen yapmak değil, rızanın haksız reddini yargıya taşımaktı.

Yangın zararında muhatap belirlenirken kiracı sıfatı esas alınır. Devir (P)'ye karşı hüküm doğurmadığına göre (P)'nin muhatabı (N)'dir; (R) ile arasında sözleşme ilişkisi yoktur. (N), kiralananın özenle kullanılmamasından doğan zarardan sorumludur ve kendi ile (R) arasındaki ilişkide rücu edebilir. Devir rızayla yapılmış olsaydı tablo değişirdi: (R) kiracının yerine geçer, (N) borçlarından kurtulur, ama iş yeri kirası olduğu için (N) sözleşmenin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle (R) ile birlikte müteselsilen sorumlu kalırdı (TBK m. 323). Yangın o iki yıl içinde çıktığı için (P) yine (N)'ye başvurabilirdi.

Aynı olay bir alt kira olarak kurulmuş olsaydı — (N) dükkânın kullanımını (R)'ye bırakıp kendisi kiracı kalsaydı — sonuç doğrudan aynı yere çıkardı: alt kira asıl kira ilişkisini değiştirmediği için (N) kiraya verene karşı borçlu kalmaya devam eder ve özenle kullanma borcuna aykırılıktan doğan zarardan sorumlu tutulurdu (TBK m. 316). TBK m. 322/3 ise ancak (R) kiralananı kendisine tanınandan başka biçimde kullanmış olsaydı devreye girerdi; yangın ihmalden doğduğuna göre dayanak o fıkra değildir. Dükkân çatılı bir iş yeri olduğu için alt kira da yazılı rızaya bağlıydı.

Fesih bakımından (P)'nin iddiası eksiktir. Belirsiz süreli kirada fesih serbestisi vardır ama süresiz değildir: taraflardan her biri yasal fesih dönemlerine ve fesih bildirim sürelerine uyarak feshedebilir (TBK m. 328). Taşınmazda kural, yerel âdette belirlenen kira döneminin sonu için, böyle bir âdet yoksa altı aylık kira döneminin sonu için üç aylık fesih bildirim süresidir (TBK m. 329). "İstediğim zaman feshederim" demek bu yüzden yanlıştır. Kaldı ki dükkân çatılı bir iş yeri olduğundan bu genel usul (P) bakımından ancak kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra açılır (TBK m. 347/2); on yıl dolmadan kiraya veren bildirimli fesih yoluna hiç başvuramaz ve fesih ancak kanunun saydığı sebeplere dayanabilir.

(P)'nin elinde bir imkân daha vardır: kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hâle getiren önemli bir sebep bulunuyorsa, yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir ve hâkim feshin parasal sonuçlarını karara bağlar (TBK m. 331). Rızasız devir ile yangın birlikte değerlendirildiğinde bu yola dayanması mümkündür; ama burada da fesih "hemen" değil, bildirim süresine uyularak yapılır.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 6 soru eşleşti, ilk 6 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2024 HMGS
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre belirsiz süreli konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmesine yazılan aşağıdaki hükümlerden hangisi kural olarak geçersizdir?
A) Kira bedeli borcu için kiracıya, üç aylık kira bedeli kadar güvence verme borcu getiren
B) Kiracıya ısıtma, aydınlatma ve su gibi kullanma giderlerine katlanma yükümlülüğü getiren
C) Kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde sonraki kira bedellerinin muaccel olacağını belirten
D) Kiracıya kiralananın ayıplarının giderilmesine yönelik çalışmalara katlanma yükümlülüğü getiren
E) Kira sözleşmesinin feshi için yasal fesih dönemlerinden daha uzun fesih bildirim süresi belirleyen
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 2 2025 HMGS
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisi tarafların kira sözleşmesini kural olarak herhangi bir yasal fesih bildirim süresine uymaksızın hemen feshedebileceği durumlardan biridir?
A) Taraflardan biri için kira ilişkisinin devamını çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin var olması
B) Kiralananın tesliminden sonra iflas eden kiracıya ve iflas masasına, kiraya veren tarafından usulüne uygun olarak verilen süre içinde güvence verilmemesi
C) Kiracının ölmesi durumunda mirasçıların sözleşmeyi feshetmek istemesi
D) Belirsiz süreli kira sözleşmesinde taraflardan her birinin sözleşmeyi feshetmek istemesi
E) Belirli süreli olarak kurulan kira sözleşmesinde tarafların açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürmelerinden belli bir süre sonra taraflardan birinin sözleşmeyi feshetmek istemesi
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 3 2022 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK (KASIM)
Konut veya çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde kiraya verenin ve yakınlarının kiralanana ihtiyaç duyması sebebiyle açılacak olan tahliye davasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Kiraya verenin üst soyunun konut veya iş yeri ihtiyacı sebebiyle de açılabilir.
B) Kiraya veren tüzel kişi ise kendi iş yeri ihtiyacı için tahliye talebinde bulunabilir.
C) Belirli süreli sözleşmelerde tahliye davasının sözleşme süresinin sona ermesinden itibaren kural olarak bir ay içinde açılması gerekir.
D) Kiraya verenin torunlarının konut veya iş yeri ihtiyacı sebebiyle de açılabilir.
E) Kiralanan üzerinde paylı mülkiyet varsa paydaşlardan biri gereksinim nedeniyle tek başına bu davayı açabilir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 4 2025 İYÖS
Taşınmaz kira sözleşmelerinde kiraya verenin sahip olduğu hapis hakkıyla ilgili,I.Kiraya verenin bu hapis hakkını kullanmak için söz konusu mal üzerinde doğrudan zilyet olması gerekir.II.Kiracının haczedilemeyen malları üzerinde kullanılamaz.III.Kiraya veren, kiracıya ait olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği eşya üzerinde bu hapis hakkını kullanamaz.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 5 2019 ADLİ HAKİMLİK
Aşağıdakilerden hangisi yasal geçerlilik şekline tabi bir sözleşme değildir?
A) Ürün kirası sözleşmesi
B) Bağışlama sözü verme
C) Taksitle satış sözleşmesi
D) Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
E) Evlenme sözleşmesi
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 6 Çıkmış soru
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut kiralarında, sözleşmede yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm yoksa, kira bedelinin belirlenmesine ilişkin açılan davada belirlenecek kira bedelinin yeni kira döneminin başlangıcından itibaren uygulanabilmesi için bu dava, yeni dönemin başlangıcından en geç kaç gün önce açılmalıdır?
A) 15
B) 30
C) 45
D) 60
E) 90
Cevabı göster
Cevap: B.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 7 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 261
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle yapılacak fesihte aranan usulle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Kiraya veren süre vermeksizin doğrudan bir fesih bildiriminde bulunabilir; süre verilmesi yalnız kiracıya tanınmış bir kolaylıktır
B) Fesih için verilen süre yazılı olarak bildirilmeli ve fesih iradesi de bu süreyle birlikte açıkça bildirilmiş olmalıdır
C) Fesih hakkının doğması için borcun kiralananın tesliminden sonra muaccel olmuş bulunması kanunen gerekli görülmüştür
D) Süre içinde yapılan ödeme feshi engeller; kiraya veren süre dolmadan fesih beyanında bulunamaz ve beklemek zorundadır
E) Süre dolduktan sonra yapılan ödeme kural olarak feshi engellemez; hak zaten süre dolduğu anda doğmuş olur
Cevabı göster
Cevap: A. Süre verme bir kolaylık değil, feshin geçerlilik koşuludur. Kanun dört unsuru birlikte arar: borcun kiralananın tesliminden sonra muaccel olması, sürenin yazılı verilmesi, sürenin kanuni alt sınıra uyması ve fesih iradesinin süreyle birlikte bildirilmesi. Süre verilmeden yapılan fesih sonuç doğurmaz ve kiraya veren süreci baştan işletmek zorunda kalır. A bu yüzden yanlıştır.

Şık analizi

B) Yazılılık ve fesih iradesinin birlikte bildirilmesi aranır.
C) Teslimden önce muaccel olan borç bu yolu açmaz.
D) Süre içinde ödeme sözleşmeyi ayakta tutar.
E) Süre dolunca fesih hakkı doğmuştur.
Soru 262
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre konut ve çatılı iş yeri kiralarında kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle fesih için kiracıya verilecek süre en az kaç gündür?
A) On gün
B) Otuz gün
C) On beş gün
D) Altmış gün
E) Yedi gün
Cevabı göster
Cevap: B. Verilecek sürenin alt sınırı kira türüne göre değişir: genel kira rejiminde en az on gün, konut ve çatılı iş yeri kiralarında ise en az otuz gündür. Sürenin başlangıcı da düzenlenmiştir: süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işler; bildirimin yapıldığı gün hesaba katılmaz.

Şık analizi

A) On gün, konut ve çatılı iş yeri dışındaki kiraların alt sınırıdır.
C) On beş gün, konut kirasında kiracının uzamayı önleyen bildirim süresidir.
D) Altmış günlük bir süre bu hükümde yer almaz.
E) Yedi gün kanunda öngörülmemiştir.
Soru 263
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kira sözleşmesinin sona erme sebepleri ve bunların hangi kira türüne bağlandığı düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi kanunda sayılan bu sebeplerden biri değildir?
A) Belirli süreli kirada kararlaştırılan sürenin geçmesiyle sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş olması
B) Belirsiz süreli kirada fesih dönemine ve bildirim süresine uyularak yapılan fesih
C) Kiraya verenin kiralananı üçüncü kişiye satması hâlinde sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi
D) Kiracının özen ve saygı borcuna aykırı davranması sebebiyle yapılan fesih bildirimi
E) Önemli sebep, kiracının iflası veya ölümü gibi olağanüstü fesih hâllerinin gerçekleşmesi
Cevabı göster
Cevap: C. Kanunun saydığı sona erme sebepleri bellidir: sürenin geçmesi, bildirim süresine uyularak yapılan fesih, temerrüt, özen ve saygı borcuna aykırılık ve olağanüstü fesih hâlleri. Kiralananın satılması bu listede yer almaz; satış kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez, yeni malik kira ilişkisinin tarafı hâline gelir. C bu yüzden doğru cevaptır.

Şık analizi

A) Belirli süreli kirada sürenin geçmesi kendiliğinden sona erdirir.
B) Belirsiz süreli kirada bildirimli fesih yolu açıktır.
D) Özen ve saygı borcuna aykırılık ayrı bir fesih sebebidir.
E) Olağanüstü fesih hâlleri kanunda ayrıca sayılmıştır.
Soru 264
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre (H), konut olarak kiraya verdiği dairesinin kiracısı (K)'nın iki aylık kira borcunu ödemediğini görmüş ve (K)'ya telefonla ulaşarak on gün içinde ödemezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir. (K) bu sürede ödeme yapmamış, (H) de on birinci günde fesih beyanında bulunmuştur. Taraflar arasında fesih usulüne ilişkin ayrı bir kayıt bulunmamaktadır ve daire çatılı bir yapıdadır. Bu olayda feshin geçerliliği bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Fesih geçerlidir çünkü verilen süre dolmuştur
B) Fesih geçerlidir; konutta on günlük süre yeterlidir
C) Fesih geçersizdir; borç teslimden önce doğmuştur
D) Fesih geçersizdir; bildirim yazılı değil, süre kısadır
E) Fesih geçersizdir; iki aylık gecikme yetmez
Cevabı göster
Cevap: D. Fesih iki ayrı unsurdan sakattır. Birincisi, süre yazılı olarak verilmelidir; telefonla yapılan bildirim bu koşulu karşılamaz. İkincisi, konut ve çatılı iş yeri kiralarında sürenin alt sınırı otuz gündür; on günlük süre kanunun aradığı sınırın altındadır. Dört unsurdan ikisi eksik olduğuna göre fesih sonuç doğurmaz ve (H) süreci baştan işletmek zorundadır.

Şık analizi

A) Sürenin dolması tek başına yetmez; usul de geçerli olmalıdır.
B) Konut ve çatılı iş yerinde on gün yetersizdir.
C) Borç teslimden sonra muaccel olmuştur; sakatlık bu noktada değildir.
E) Gecikmenin süresi değil, fesih usulü sorunludur.
Soru 265
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre belirli süreli kirada süre dolduktan sonra ilişkinin sessizce sürdürülmesinin sonucu hangisidir?
A) Sözleşme aynı süreyle kendiliğinden yenilenmiş olur
B) Sözleşme her hâlde sona ermiş sayılır
C) Kiracı kanunen fuzuli şagil durumuna düşer
D) Kiraya veren tazminat isteme hakkı kazanır
E) Sözleşme belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmüş olur
Cevabı göster
Cevap: E. Belirli süreli kira, sürenin sonunda kendiliğinden sona erer; ancak taraflar açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse sözleşme belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür. Dönüşümün pratik önemi fesih rejimindedir: artık yasal fesih dönemleri ve bildirim süreleri işlemeye başlar. Konut ve çatılı iş yeri kiralarında ise bir yıllık uzama kuralı saklı kalır.

Şık analizi

A) Aynı süreyle yenilenme kanunun öngördüğü sonuç değildir.
B) Sessiz sürdürme sona ermeyi değil, dönüşmeyi doğurur.
C) Kiracı hukuka aykırı bir konuma düşmez.
D) Sürdürmeye rıza gösteren kiraya verenin tazminat hakkı doğmaz.
Soru 266
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kira bedelini ödemeyen kiracıya yazılı süre verilmesi usulünde kanunun aradığı unsurlar ve bu usulün kimin yararına konulduğu, süre içinde yapılan ödemenin sonucu ve sürenin hangi günden başlayacağı birlikte düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Usul kiraya verenin yararınadır
B) Süre bildirim günü başlar
C) Süre içinde yapılan ödeme feshi engellemez
D) Usul kiracıyı korur, ödeme feshi engeller
E) Süre sözlü de verilebilir
Cevabı göster
Cevap: D. Süre verme usulünün amacı kiracıyı korumaktır: kiracı, borcunu kapatarak sözleşmeyi ayakta tutma imkânı bulur. Bu yüzden süre içinde yapılan ödeme feshi engeller ve kiraya veren süre dolmadan fesih beyanında bulunamaz. Sürenin başlangıcı da kiracı lehinedir: süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işler; bildirimin yapıldığı gün sayılmaz.

Şık analizi

A) Usul kiracıyı korumak için konulmuştur.
B) Süre bildirim gününü izleyen günden başlar.
C) Süre içinde ödeme feshi engeller.
E) Bildirim yazılı olmak zorundadır.
Soru 267
Kiraya verenin kiralanana getirilen taşınırlar üzerindeki güvence hakkına ne denir?
A) Rehin
B) İpotek
C) Takas
D) Şufa
E) Hapis
Cevabı göster
Cevap: E. Taşınmaz kiralarında kiraya verenin, kiralanana getirilen taşınırlar üzerinde hapis hakkı vardır. Hak, alt kiracının asıl kiracıya olan kira borcunu aşmamak üzere alt kiracının getirdiği aynı nitelikteki taşınırları da kapsar; buna karşılık kiracının haczedilemeyen malları üzerinde kullanılamaz. Kanunun kurduğu düzen, kiraya vereni alt kira ilişkisinin dışında tutmakla birlikte onu güvencesiz bırakmaz.

Şık analizi

A) Rehin, taraf iradesiyle kurulan bir güvence hakkıdır.
B) İpotek taşınmaz üzerinde kurulur.
C) Takas karşılıklı iki alacağı sona erdirir.
D) Şufa, önalım hakkının eski adıdır.

← Kira İlişkisinin Devri ve Alt KiraKonut ve Çatılı İş Yeri Kiralarınd →