EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 51 / 54

Hizmet Sözleşmesi

1 Hâkimlik

Hızlı özet

Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi, işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 393). İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde görmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir.

Çerçeve

  • Hizmet Sözleşmesinin Unsurları ve Bağımlılık
  • TBK Hizmet Hükümlerinin Uygulama Alanı ve İş Kanunu Sınırı
  • Rekabet Yasağının Koşulları ve Sınırları

Tanımlar ve Şartlar

  • İşverenin talimat verme ve denetim yetkisi.
  • İşin işverenin organizasyonu içinde görülmesi.
  • Çalışma yeri ve saatlerinin işverence belirlenmesi.
  • İşçinin kendi araç ve gereçlerini kullanmaması.
  • Ücretin zamana göre ödenmesi.

Kurallar

  • Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi, işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 393).
  • İşçi, sözleşmeden veya durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça yüklendiği işi bizzat yapmakla yükümlüdür (TBK m. 395) ve işi özenle yapmak, işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır (TBK m. 396).
  • Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesi hükümleri (TBK m. 393–469) genel düzenlemedir.
  • Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir (TBK m. 444).
  • Sınırlar da kanunda çizilmiştir (TBK m. 445): rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.
  • İşveren bir üçüncü imkâna daha sahiptir: bu talebi sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutmuşsa ve ihlal edilen menfaatinin önemi ile işçinin davranışı bunu haklı gösteriyorsa, ceza ve ek zararın yanında aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir (TBK m. 446).

Sınav Notu

  • Hizmet sözleşmesinin ayırt edici unsuru bağımlılıktır; eser ve vekâlette bağımlılık yoktur (TBK m. 393).
  • Sözleşme şekle bağlı değildir; ancak ücret karşılığında yapılabilecek bir iş görülür ve kabul edilirse sözleşme kurulmuş sayılır (TBK m. 394).
  • İşçi işi bizzat yapar (TBK m. 395), özen ve sadakatle davranır (TBK m. 396).
  • TBK hükümleri geneldir; iş ilişkilerinin çoğu 4857 sayılı İş Kanunu'na tabidir ve konunun sınav ağırlığı ders 11'dedir.
  • Rekabet yasağı yazılı olmalı ve işçi fiil ehliyetine sahip olmalıdır (TBK m. 444).
  • Yasak ancak işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları hakkında bilgi edinme imkânı sağlanmışsa ve bu bilgilerin kullanılması işvereni önemli zarara uğratacaksa geçerlidir.
  • Sınırlar üç eksendedir — yer, zaman, işlerin türü — ve süre iki yılı aşamaz; hâkim aşırı yasağı, işverenin karşı edimini de gözeterek sınırlayabilir (TBK m. 445).
  • Ceza koşulu kararlaştırılmışsa işçi ödeyerek kurtulabilir, ama aşan zararı giderir (TBK m. 446).
  • Yasak, işverenin gerçek yararı kalmazsa ve sözleşme haklı sebep olmaksızın işverence ya da işverene yüklenebilen sebeple işçi tarafından feshedilirse sona erer (TBK m. 447).

Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi, işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 393). İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde görmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir.

A. Hizmet Sözleşmesinin Unsurları ve Bağımlılık

Üç unsur aranır: iş görme, ücret ve bağımlılık. Üçüncüsü ayırt edicidir; eser ve vekâlette bağımlılık yoktur.

Bağımlılık, işçinin işin yapılmasında işverenin talimatlarına tabi olması ve onun denetimi altında çalışmasıdır. İşin nerede, ne zaman ve nasıl yapılacağını belirleme yetkisi işverendeyse bağımlılık vardır.

Bağımlılığın göstergeleri uygulamada şöyle sıralanır:

  • İşverenin talimat verme ve denetim yetkisi.
  • İşin işverenin organizasyonu içinde görülmesi.
  • Çalışma yeri ve saatlerinin işverence belirlenmesi.
  • İşçinin kendi araç ve gereçlerini kullanmaması.
  • Ücretin zamana göre ödenmesi.

Göstergelerin hepsinin bir arada bulunması gerekmez; somut olayda ağırlığı belirleyici olan değerlendirilir.

Sözleşme kural olarak şekle bağlı değildir (TBK m. 394). Kanun bir de kurulma karinesi getirir: bir kimse, durumun gereklerine göre ancak ücret karşılığında yapılabilecek bir işi belli bir zaman için görür ve bu iş işveren tarafından kabul edilirse, aralarında hizmet sözleşmesi kurulmuş sayılır.

İşçi, sözleşmeden veya durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça yüklendiği işi bizzat yapmakla yükümlüdür (TBK m. 395) ve işi özenle yapmak, işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır (TBK m. 396).

B. TBK Hizmet Hükümlerinin Uygulama Alanı ve İş Kanunu Sınırı

Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesi hükümleri (TBK m. 393–469) genel düzenlemedir. Uygulamada iş ilişkilerinin büyük çoğunluğu 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına girer ve orada özel hükümler bulunur; TBK hükümleri, İş Kanunu kapsamına girmeyen ilişkilerde ve İş Kanunu'nda hüküm bulunmayan konularda uygulanır.

Bu yüzden HMGS bakımından konunun ağırlığı ders 11'dedir (İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku). Borçlar hukuku açısından bilinmesi gereken, sözleşmenin tanımı, bağımlılık ölçütü, diğer iş görme sözleşmelerinden ayrımı ve rekabet yasağıdır.

Bu yüzden TBK'nın ücret, işçinin korunması, hizmet ilişkisinin devri, sona erme ve iki özel tür (pazarlamacılık ile evde hizmet) hakkındaki ayrıntılı düzenlemesi bu dersin değil, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku dersinin konusudur; orası bu maddeleri 4857 sayılı İş Kanunu ile birlikte okur. Burada kalan, borçlar hukukunun kendi sorusu olan iki şeydir: sözleşmeyi diğer iş görme tiplerinden ayıran bağımlılık ölçütü ve rekabet yasağı.

C. Rekabet Yasağının Koşulları ve Sınırları

Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir (TBK m. 444).

Yasak, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve bu bilgilerin kullanılması işvereni önemli bir zarara uğratacak nitelikteyse geçerlidir.

Sınırlar da kanunda çizilmiştir (TBK m. 445): rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki yasağı bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutarak sınırlayabilir.

Aykırılığın sonucu ve yasağın sona ermesi de düzenlenmiştir. Aykırı davranan işçi, işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür; aykırılık bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve aksine hüküm yoksa işçi, öngörülen miktarı ödeyerek yasaktan kurtulabilir — ancak bunu aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren bir üçüncü imkâna daha sahiptir: bu talebi sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutmuşsa ve ihlal edilen menfaatinin önemi ile işçinin davranışı bunu haklı gösteriyorsa, ceza ve ek zararın yanında aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir (TBK m. 446). Yasak, işverenin gerçek bir yararının olmadığı belirlenirse sona erer; sözleşme haklı sebep olmaksızın işveren tarafından ya da işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse yasak sona erer (TBK m. 447).

Örnek olay

(N), bir yazılım şirketinde üç yıl çalışmıştır; sözleşmesinde "işten ayrıldıktan sonra beş yıl boyunca Türkiye'nin hiçbir yerinde yazılım işi yapamaz, aykırılık hâlinde iki yıllık ücreti tutarında ceza öder" kaydı vardır ve kayıt yazılıdır. (N) işi sırasında şirketin müşteri listesine ve kaynak koduna erişmiştir. Şirket, (N)'yi haklı bir sebep göstermeksizin işten çıkarmış; (N) ertesi ay rakip bir şirkette çalışmaya başlamıştır.

Değerlendirme: Rekabet yasağının geçerliliği için aranan ilk koşullar sağlanmış görünmektedir: kayıt yazılıdır, (N) fiil ehliyetine sahiptir ve hizmet ilişkisi ona müşteri çevresi ile üretim sırları hakkında bilgi edinme imkânı sağlamıştır (TBK m. 444). Buna karşılık önemli zarar ihtimali sektörden hareketle otomatik kabul edilemez; bu, yasağın ayrı bir geçerlilik koşuludur (TBK m. 444) ve (N)'nin eriştiği bilgilerin içeriği, güncelliği ve rakipte kullanılmasının somut etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Ne var ki kaydın kapsamı kanunun sınırlarını aşmaktadır. Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz (TBK m. 445). Beş yıllık süre ve "Türkiye'nin hiçbir yeri" biçimindeki yer sınırı bu ölçüyü aşar. Yaptırım kaydın tümüyle geçersizliği değildir: hâkim, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek aşırı yasağı sınırlayabilir.

Asıl belirleyici olan fesih sebebidir. Rekabet yasağı, sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından feshedilirse sona erer (TBK m. 447). Şirket (N)'yi haklı sebep göstermeksizin çıkardığına göre yasak sona ermiştir; (N)'nin rakip şirkette çalışması aykırılık oluşturmaz ve ceza koşulu da işlemez. Aynı sonuç, sözleşme işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilseydi de doğardı.

Yasak ayakta olsaydı ceza koşulu şöyle işlerdi: aykırı davranan işçi işverenin bütün zararlarını giderir; aykırılık bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve aksine hüküm yoksa işçi, öngörülen miktarı ödeyerek yasaktan kurtulabilir — ancak bunu aşan zararı gidermek zorundadır (TBK m. 446). Ceza koşulunun burada bir "kurtulma bedeli" işlevi görmesi, eser ve satıştaki ceza koşulundan ayrıldığı noktadır.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 1 soru eşleşti, ilk 1 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2011 ADLİ HAKİMLİK
Hizmet sözleşmesine bağlı rekabet yasağı sözleşmesi bakımından aşağıdaki nitelemelerden hangisi doğrudur?
A) Tasarruf sözleşmesidir.
B) Tek taraflı bir hukuki işlemdir.
C) Eşya hukukuna giren bir sözleşmedir.
D) Bağımlı sözleşmedir.
E) Statü sözleşmesidir.
Cevabı göster
Cevap: D.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 3 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 326
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre hizmet sözleşmesinin unsurları ve bağımlılık ölçütüyle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Bağımlılık göstergelerinin tamamının bir arada bulunması, hizmet sözleşmesinin kurulabilmesi için her hâlde zorunludur
B) Bağımlılık, işçinin işverenin talimatlarına tabi olması ve onun denetimi altında çalışmasını ifade eder
C) Sözleşme kural olarak şekle bağlı değildir; kanun bunun yanında bir de kurulma karinesi getirmiş bulunmaktadır
D) İşçi, aksi anlaşılmadıkça yüklendiği işi bizzat yapmak ve onu özenle yerine getirmekle yükümlü tutulur
E) Ücretin zamana göre ödenmesi, uygulamada bağımlılığın göstergelerinden biri olarak değerlendirilmeye devam eder
Cevabı göster
Cevap: A. Bağımlılık göstergelerinin hepsinin bir arada bulunması gerekmez; somut olayda ağırlığı belirleyici olan değerlendirilir. A bu esnekliği kaldırdığı için yanlıştır. Bağımlılık, hizmet sözleşmesini eser ve vekâletten ayıran tek ölçüttür: işin nerede, ne zaman ve nasıl yapılacağını belirleme yetkisi işverendeyse bağımlılık vardır.

Şık analizi

B) Bağımlılığın tanımı doğru verilmiştir.
C) Şekil serbestisi ve kurulma karinesi birlikte bulunur.
D) Bizzat ifa ve özen borcu kanunda yazılıdır.
E) Ücretin zamana göre ödenmesi göstergelerden biridir.
Soru 327
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre işçinin üstlenebileceği rekabet yasağının şekli, kapsadığı dönem ve işçide aranan ehliyet bakımından:I.Rekabet yasağı ancak yazılı olarak üstlenilebilir.II.Yasak, hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonraki dönemi kapsar.III.Fiil ehliyetinden yoksun işçi de rekabet yasağı altına girebilir.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Kanun üç koşulu birlikte arar: yasak yazılı olarak üstlenilir (I doğru), sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönemi kapsar (II doğru) ve yalnız fiil ehliyetine sahip işçi böyle bir borç altına girebilir; III bu son koşulu yok saydığı için yanlıştır. Yasak, rakip işletme açmayı, rakip işletmede çalışmayı ve rakiple başka türden menfaat ilişkisine girmeyi kapsar.

Şık analizi

A) II de doğrudur; yasak sona ermeden sonraki dönem içindir.
B) III tek yanlış öncüldür.
D) Yanlış olan III öncülünü taşır.
E) Üçünü birden doğru saymak ehliyet koşulunu silmek olurdu.
Soru 328
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre hizmeti eserden ayıran ölçüt nedir?
A) Ücret
B) Süre
C) Şekil
D) Özen
E) Bağımlılık
Cevabı göster
Cevap: E. Hizmet sözleşmesinin üç unsurundan ayırt edici olanı bağımlılıktır: işçi işverenin talimatlarına tabidir ve onun denetimi altında çalışır. Eser sözleşmesinde yüklenici işini kendi organizasyonuyla ve bağımsız olarak yürütür; vekâlette de bağımlılık yoktur. Üç iş görme sözleşmesini ayıran ikili anahtar budur: sonuç taahhüdü ve bağımlılık.

Şık analizi

A) Ücret hizmet sözleşmesinde de eserde de bulunur.
B) Süre ayırt edici bir ölçüt değildir.
C) İkisi de kural olarak şekle bağlı değildir.
D) Özen borcu üç sözleşmede de vardır.

← Simsarlık ve Vekâletsiz İş GörmeSaklama Sözleşmeleri →