Borçlar Hukuku › Başlık 54 / 54
Kefalet Türleri, Hükümleri ve Sona Ermesi
12 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu
Hızlı özet
Kefaletin türü, alacaklının kime ve hangi sırayla başvurabileceğini belirler. Kanun üç temel tür ile iki bağlı tür düzenler; aralarındaki fark sorumluluğun ağırlığında değil, takip sırasındadır.
Çerçeve
- Adi Kefalet ve Tartışma Def'i
- Müteselsil Kefalet ve Doğrudan Başvuru
- Birlikte Kefalet
- Kefile Kefil ve Rücua Kefil
- Kefilin Sorumluluğunun Kapsamı ve Azami Miktar
- Kefilin Def'ileri ve Alacaklının Yükümlülükleri
- Kefaletin Sona Ermesi ve On Yıllık Süre
Tanımlar ve Şartlar
- Kefilin güvence ve kurtarılma isteyebileceği hâller (TBK m. 595): borçlu kefile karşı üstlendiği yükümlülüklere aykırı davranmışsa; temerrüde düşmüş ya da yerleşim yerini başka ülkeye nakletmesiyle takibat güçleşmişse; malî durumun kötüleşmesi, güvencelerin değer kaybı veya borçlunun kusuruyla tehlike önemli ölçüde artmışsa.
- Süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur (TBK m. 600).
- Süreli olmayan kefalette kefil, asıl borç muaccel olunca — adi kefalette her zaman, müteselsil kefalette ise kanunun öngördüğü hâllerde — alacaklıdan bir ay içinde dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilir; alacaklı bunu yapmazsa kefil borcundan kurtulur (TBK m. 601).
- Borç alacaklının bildirimiyle muaccel olacaksa kefil, kefaletin kurulmasından bir yıl sonra bu bildirimin yapılmasını isteyebilir.
- Çalışanlara süreli olmayan kefalette kefil, her üç yılda bir, ertesi yılın sonunda geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshedebilir (TBK m. 602).
Kurallar
- Adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça kefili takip edemez (TBK m. 585).
- Kefil her durumda sözleşmede belirtilen azamî miktara kadar sorumludur (TBK m. 589).
- Takip bakımından da koruma vardır (TBK m. 590): borçlunun iflası sebebiyle asıl borç daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takip yapılamaz.
- Kefil, borç muaccel olduğunda alacaklıdan ödemeyi kabul etmesini her zaman isteyebilir; alacaklı haklı sebep olmaksızın kaçınırsa kefil borcundan kurtulur; birlikte müteselsil kefalette ise kefillerin sorumluluğu yalnız kendilerine düşen pay miktarınca azalır (TBK m. 593).
- Alacaklıya ifada bulunan kefil, bu ölçüde onun haklarına halef olur ve bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir; rücu zamanaşımı ise ifa anında işlemeye başlar (TBK m. 596).
- Rücu hakkını kaybeden kefilin alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı saklıdır (TBK m. 597).
- Kanun gerçek kişiler için mutlak bir üst sınır koyar: bir gerçek kişi tarafından verilmiş her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m. 598/3).
Karşılaştırma
| Takip sırası | Rehin engeli | |
|---|---|---|
| Adi kefalet | önce borçluya | kefil rehne yöneltebilir |
| Müteselsil kefalet | gecikme + sonuçsuz ihtar ya da açık ödeme güçsüzlüğü | yalnız teslime bağlı taşınır ve alacak rehni engeldir |
| Birlikte kefalet | kendi payı adi, diğerlerinin payı kefile kefil gibi | genel kurallar |
Sınav Notu
- Adi kefalette alacaklı önce borçluya başvurur; doğrudan kefile başvurma hâlleri dörttür: kesin aciz belgesi, Türkiye'de takibin imkânsız hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi, iflas, konkordato mehli (TBK m. 585).
- Adi kefil, alacak rehinle güvenceliyse önce rehne başvurulmasını isteyebilir; iflas ve konkordato mehli hâllerinde bu yetki işlemez.
- Müteselsil kefalette doğrudan başvuru için iki koşuldan biri gerekir: gecikme + sonuçsuz ihtar ya da açık ödeme güçsüzlüğü (TBK m. 586). Taşınmaz rehni engel değildir; teslime bağlı taşınır rehni ve alacak rehni engeldir.
- Birlikte kefalette her kefil kendi payı için adi kefil, diğerlerinin payı için kefile kefil gibi sorumludur; müteselsil üstlenilmişse tamamından sorumludur ama bütün kefillere takip başlamadıkça payından fazlasını ödemekten kaçınabilir (TBK m. 587).
- Kefile kefil, kefil ile birlikte adi kefil gibi sorumlu olarak alacaklıya karşı kefilin borcu için; rücua kefil ise kefilin borçludan rücu alacağı için güvence verir (TBK m. 588).
- Kefil azamî miktarla sınırlı sorumludur; kapsam: asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçları, uygun zaman önce bildirilmiş takip masrafları, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdî faizler (TBK m. 589). Ceza koşulundan sorumluluk anlaşması kesin hükümsüzdür.
- Kefil asıl borçlunun def'ilerini ileri sürme hakkına sahiptir ve zorundadır; borçlu def'iden vazgeçse bile kefil ileri sürebilir (TBK m. 591).
- Alacaklı güvenceleri kefilin zararına azaltırsa sorumluluk aynı ölçüde azalır; ağır kusurla elden çıkarırsa kefil tamamen kurtulur (TBK m. 592). Ödemeyi kabulden haklı sebep olmaksızın kaçınan alacaklı karşısında da kefil kurtulur (TBK m. 593).
- Alacaklı, borçlunun altı aylık gecikmesini ve iflas veya konkordato durumunu kefile bildirmek, alacağını kaydettirmek zorundadır; yapmazsa zarar ölçüsünde haklarını kaybeder (TBK m. 594).
- Ödeyen kefil alacaklıya halef olur (TBK m. 596) ve durumu borçluya bildirmez ve ödemeyi bilmeyen ya da bilmesi gerekmeyen borçlu da alacaklıya ifada bulunursa rücu hakkını kaybeder (TBK m. 597). Kefil, tehlike önemli ölçüde artmışsa borçludan güvence ve borçtan kurtarılma isteyebilir (TBK m. 595).
- Gerçek kişinin kefaleti on yılda kendiliğinden sona erer; uzatma en erken bir yıl önce, yazılı ve en çok on yıl için yapılır (TBK m. 598). Süreli kefalette süre sonunda, süresizde ise kefilin istemi üzerine alacaklı bir ay içinde dava ve takibe geçmez ya da ara vermeden sürdürmezse kefil kurtulur (TBK m. 600–601). Çalışanlara süresiz kefalette fesih her üç yılda bir (TBK m. 602).
Kefaletin türü, alacaklının kime ve hangi sırayla başvurabileceğini belirler. Kanun üç temel tür ile iki bağlı tür düzenler; aralarındaki fark sorumluluğun ağırlığında değil, takip sırasındadır.
A. Adi Kefalet ve Tartışma Def'i
Adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça kefili takip edemez (TBK m. 585). Kefilin bu yetkisine tartışma def'i denir; alacaklıyı önce asıl borçluya yöneltir.
Def'i mutlak değildir. Alacaklı dört hâlde doğrudan doğruya kefile başvurabilir:
- Borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alınması.
- Borçlu aleyhine Türkiye'de takibatın imkânsız hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi.
- Borçlunun iflasına karar verilmesi.
- Borçluya konkordato mehli verilmiş olması.
Dördünün ortak noktası, asıl borçluya başvurmanın artık anlamlı bir sonuç vermemesidir; kanun biçimsel sırayı korumak için alacaklıyı boş bir takibe zorlamaz.
Alacak rehinle de güvence altına alınmışsa adi kefile bir yetki daha tanınır: kefil, alacağın öncelikle rehin konusundan alınmasını isteyebilir — buna rehnin paraya çevrilmesi def'i denir. Bu yetki de borçlunun iflasına veya kendisine konkordato mehli verilmesine karar verilmişse uygulanmaz.
Özel bir tür de düzenlenmiştir: yalnız açığın kapatılması için kefil olunmuşsa, kesin aciz belgesi alınması, Türkiye'de takibatın imkânsız hâle gelmesi ya da konkordatonun kesinleşmesi durumlarında doğrudan kefile başvurulabilir. Sözleşmeyle alacaklının yine de önce asıl borçluya başvurmak zorunda olduğu kararlaştırılabilir.
B. Müteselsil Kefalet ve Doğrudan Başvuru
Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden ya da taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ne var ki kanun bunu koşulsuz bırakmaz (TBK m. 586).
Bu, sıranın tümüyle kalktığı anlamına gelmez. Kanun iki koşuldan birini arar:
- Borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması.
- Borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması.
İkinci koşulda ihtar gerekmez; ilkinde gecikme tek başına yetmez, ihtarın da sonuçsuz kalması aranır. Sınavda en çok bu ayrım sorulur.
Rehin bakımından ise ayrım rehnin türündedir. Taşınmaz rehni müteselsil kefile başvurmaya engel değildir; buna karşılık alacak teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Bunun da üç istisnası vardır: rehnin alacağı tamamen karşılamayacağının hâkim tarafından önceden belirlenmesi, borçlunun iflası ya da kendisine konkordato mehli verilmesi.
| Takip sırası | Rehin engeli | |
|---|---|---|
| Adi kefalet | önce borçluya | kefil rehne yöneltebilir |
| Müteselsil kefalet | gecikme + sonuçsuz ihtar ya da açık ödeme güçsüzlüğü | yalnız teslime bağlı taşınır ve alacak rehni engeldir |
| Birlikte kefalet | kendi payı adi, diğerlerinin payı kefile kefil gibi | genel kurallar |
C. Birlikte Kefalet
Birden çok kişi aynı borca birlikte kefil olursa, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için kefile kefil gibi sorumlu olur (TBK m. 587). Kural, kefilleri kendi aralarında paylaştırır.
Kefiller borçluyla birlikte ya da kendi aralarında müteselsil yükümlülük altına girmişse her biri borcun tamamından sorumlu olur. Buna karşılık bir kefil, kendisiyle birlikte müteselsilen yükümlü olan ve Türkiye'de takip edilebilen bütün kefillere karşı takibe girişilmedikçe kendi payından fazlasını ödemekten kaçınabilir; aynı yetkiyi, diğer kefillerin paylarını ödemiş ya da ayni güvence sağlamış olmaları durumunda da kullanır. Borcu ödeyen kefil, paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde diğerlerine rücu eder ve bu hakkı borçluya rücudan önce de kullanabilir.
Kanun bir de varsayım koruması getirir: alacaklı, kefilin aynı alacak için başka kişilerin de kefil olacağını varsayarak kefalet ettiğini biliyor ya da bilmesi gerekiyorsa, bu varsayım gerçekleşmezse, kefillerden biri alacaklı tarafından borçtan kurtarılırsa veya kefaletinin hükümsüzlüğüne karar verilirse kefil borcundan kurtulur.
Son olarak birbirlerinden bağımsız biçimde aynı borca kefil olanlar ayrı değerlendirilir: her biri kefalet borcunun tamamından sorumludur, ödeyen kefil aksine anlaşma yoksa diğerlerine toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu eder.
D. Kefile Kefil ve Rücua Kefil
İki bağlı tür vardır ve karıştırılmaları sınavda sık kullanılır (TBK m. 588):
- Kefile kefil, alacaklıya kefilin borcu için güvence verir ve kefil ile birlikte adi kefil gibi sorumludur.
- Rücua kefil, kefilin borçludan olan rücu alacağı için güvence verir; alacaklıya değil, ödeme yapmış kefile karşı sorumludur.
Ayrım yön farkıdır: biri alacaklıya doğru, diğeri borçluya doğru bakar.
E. Kefilin Sorumluluğunun Kapsamı ve Azami Miktar
Kefil her durumda sözleşmede belirtilen azamî miktara kadar sorumludur (TBK m. 589). Tavan aşılamaz; faiz ve masraflar da bu tavanın içinde kalır.
Aksi kararlaştırılmamışsa kefil, azamî miktarla sınırlı olmak üzere şunlardan sorumludur:
- Asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçları.
- Alacaklının borçluya karşı yönelttiği takip ve dava masrafları — ancak kefile, borcu ödeyerek bunları önleyebileceği uygun bir zaman önce bildirilmiş olması koşuluyla.
- İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdî faizler.
Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun yalnız kefaletin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur. Kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hâle gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar ise kesin olarak hükümsüzdür.
Takip bakımından da koruma vardır (TBK m. 590): borçlunun iflası sebebiyle asıl borç daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takip yapılamaz. Kefil ayrıca ayni güvence karşılığında hâkimden, rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takibin durdurulmasını isteyebilir.
F. Kefilin Def'ileri ve Alacaklının Yükümlülükleri
Kefil, asıl borçluya ait ve onun ödeme güçsüzlüğünden doğmayan bütün def'ileri alacaklıya karşı ileri sürme hakkına sahiptir; dahası bunları ileri sürmek zorundadır. Yanılma, ehliyetsizlik ya da zamanaşımına uğramış bir borca bilerek kefalet hâllerinde bu kural uygulanmaz (TBK m. 591). Asıl borçlu def'iden vazgeçmiş olsa bile kefil onu ileri sürebilir. Def'ileri bilmeksizin ödeyen kefil rücu hakkını korur; asıl borçlu kefilin bunları bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse kefil, def'iler ileri sürülseydi ödemekten kurtulacağı ölçüde rücu hakkını kaybeder. Kumar veya bahisten doğan borca kefalette kefil, borcun bu niteliğini bilse bile asıl borçlunun def'ilerini ileri sürebilir.
Alacaklının yükümlülükleri kefilin en güçlü savunmasıdır (TBK m. 592). Alacaklı, elindeki rehin haklarını, güvenceleri ve rüçhan haklarını kefilin zararına azaltırsa, zararın daha az olduğunu ispat etmedikçe kefilin sorumluluğu da aynı ölçüde azalır. Borcu ödeyen kefile borç senetlerini teslim etmek, gerekli bilgileri vermek ve rehinleri devretmek zorundadır. Alacaklı haklı sebep olmaksızın bu yükümlülükleri yerine getirmez ya da ağır kusuruyla belgeleri veya güvenceleri elinden çıkarırsa kefil borcundan kurtulur ve ödediğini geri isteyebilir.
Kefil, borç muaccel olduğunda alacaklıdan ödemeyi kabul etmesini her zaman isteyebilir; alacaklı haklı sebep olmaksızın kaçınırsa kefil borcundan kurtulur; birlikte müteselsil kefalette ise kefillerin sorumluluğu yalnız kendilerine düşen pay miktarınca azalır (TBK m. 593). Bildirim yükümlülüğü de alacaklıdadır: asıl borçlu anaparanın, yarım yıllık döneme ait faizin ya da yıldan yıla yapılması öngörülen anapara ödemelerinin ödenmesinde altı ay gecikirse durum kefile bildirilir; borçlunun iflası veya konkordato istemi hâlinde alacaklı alacağını kaydettirmek ve durumu kefile bildirmek zorundadır. Bunları yapmayan alacaklı, kefilin uğradığı zarar miktarınca ona karşı haklarını kaybeder (TBK m. 594).
Kefil ile borçlu arasındaki ilişkide üç kural öne çıkar. Kefil, üç hâlde borçludan güvence verilmesini ve borç muaccelse borçtan kurtarılmasını isteyebilir (TBK m. 595):
- Borçlu, kefile karşı üstlendiği yükümlülüklere aykırı davranmışsa.
- Borçlu temerrüde düşmüşse ya da yerleşim yerini başka bir ülkeye nakletmesi yüzünden takibat önemli ölçüde güçleşmişse.
- Malî durumunun kötüleşmesi, güvencelerin değer kaybetmesi ya da borçlunun kusuru yüzünden kefil için tehlike önemli ölçüde artmışsa.
Alacaklıya ifada bulunan kefil, bu ölçüde onun haklarına halef olur ve bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir; rücu zamanaşımı ise ifa anında işlemeye başlar (TBK m. 596). Borcu ödeyen kefil durumu borçluya bildirmek zorundadır; bildirmezse ve ödemeyi bilmeyen ya da bilmesi gerekmeyen borçlu da alacaklıya ifada bulunursa kefil rücu hakkını kaybeder; kefilin alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı saklıdır (TBK m. 597).
G. Kefaletin Sona Ermesi ve On Yıllık Süre
Fer'îliğin son görünümü sona ermededir: hangi sebeple olursa olsun asıl borç sona erince kefil de borcundan kurtulur (TBK m. 598). Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşirse alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır.
Kanun gerçek kişiler için mutlak bir üst sınır koyar: bir gerçek kişi tarafından verilmiş her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m. 598/3). Aynı maddenin ilk fıkrası asıl borç sona erince kefilin kurtulacağını söyler; on yıllık sınır ise asıl borç ayakta olsa bile işler. Kefalet daha uzun bir süre için verilmiş olsa bile kefil, uzatma yapılmadıkça ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Süre, en erken sona ermeden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefaletin şekline uygun yazılı açıklamayla azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir.
Süreye bağlı diğer hâller de ayrılmalıdır:
- Süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur (TBK m. 600).
- Süreli olmayan kefalette kefil, asıl borç muaccel olunca — adi kefalette her zaman, müteselsil kefalette ise kanunun öngördüğü hâllerde — alacaklıdan bir ay içinde dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilir; alacaklı bunu yapmazsa kefil borcundan kurtulur (TBK m. 601).
- Borç alacaklının bildirimiyle muaccel olacaksa kefil, kefaletin kurulmasından bir yıl sonra bu bildirimin yapılmasını isteyebilir.
- Çalışanlara süreli olmayan kefalette kefil, her üç yılda bir, ertesi yılın sonunda geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshedebilir (TBK m. 602).
Son olarak uygulama alanı kuralı sona ermeyi de dolaylı biçimde korur: şekil, ehliyet ve eşin rızası hükümleri başka ad altındaki kişisel güvencelere de uygulandığından (TBK m. 603), kefalet hükümlerinden kaçmak için seçilen adlandırmalar bu korumaların hiçbirini bertaraf etmez.
Örnek olay
(T) ile (U), (V)'nin 300.000 TL'lik borcuna birlikte kefil olmuşlardır; sözleşmede müteselsillik yoktur ve her ikisinin de azamî miktarı 300.000 TL olarak el yazısıyla yazılmıştır. Alacaklı (Y), asıl borçlu (V)'ye hiç başvurmadan doğrudan (T)'yi takip etmiştir. Alacak ayrıca (V)'nin verdiği bir ticari işletme rehniyle güvencelidir; (Y) rehne hiç yönelmemiştir. Takip sırasında (V)'nin alacaklıya karşı geçerli bir zamanaşımı def'i bulunduğu, ancak (V)'nin bundan vazgeçtiği anlaşılmıştır. (T) sonunda borcun tamamını ödemiş, durumu (V)'ye bildirmemiş; bunu bilmeyen (V) de aynı borcu (Y)'ye ikinci kez ödemiştir. Kefalet sözleşmesinin üzerinden on bir yıl geçmiştir.
Değerlendirme: Önce takip sırası incelenir. Sözleşmede müteselsillik kararlaştırılmadığına göre ortada adi kefalet vardır ve alacaklı, borçluya başvurmadıkça kefili takip edemez (TBK m. 585). (Y) doğrudan (T)'ye yönelmiştir; kanunun saydığı dört hâlden biri — kesin aciz belgesi, Türkiye'de takibin imkânsızlaşması, iflas, konkordato mehli — gerçekleşmediği sürece (T) tartışma def'ini ileri sürebilir.
Rehin bakımından (T)'nin ikinci bir yetkisi vardır. Alacak kefaletten önce veya kefalet sırasında rehinle de güvence altına alınmışsa adi kefil, alacağın öncelikle rehin konusundan alınmasını isteyebilir. (V) hakkında iflas kararı ya da konkordato mehli bulunmadığına göre bu yetki de ayaktadır; (Y) önce rehne yönelmelidir.
Birlikte kefalet, (T)'nin ödeyeceği miktarı da sınırlar. Birden çok kişi aynı borca birlikte kefil olduğunda her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için kefile kefil gibi sorumludur (TBK m. 587). Müteselsillik kararlaştırılmadığına ve paylar belirlenmediğine göre paylar eşit sayılır; (T) kural olarak kendi payından — burada 150.000 TL'den — sorumludur; (U)'nun payı bakımından ancak kefile kefil sıfatıyla ve ikincil olarak sorumlu tutulabilir.
Zamanaşımı def'i bakımından çözüm nettir ve sınavda en çok yanılınan noktadır. Kefil, asıl borçluya ait def'ileri ileri sürme hakkına sahip olduğu gibi bunları ileri sürmek zorundadır; dahası asıl borçlu def'iden vazgeçmiş olsa bile kefil onu alacaklıya karşı ileri sürebilir (TBK m. 591). (V)'nin feragati (T)'yi bağlamaz. (T) def'iyi bilmeden ödemiş olsaydı rücu hakkını korurdu; def'iyi bildiği ya da bilmesi gerektiği ispat edilirse, def'i ileri sürülseydi ödemekten kurtulacağı ölçüde rücu hakkını kaybederdi.
İkinci ödeme sorunu kefilin kendi külfetinden doğar. Borcu ödeyen kefil durumu borçluya bildirmek zorundadır; bildirmezse ve ödemeyi bilmeyen ya da bilmesi gerekmeyen borçlu alacaklıya ifada bulunursa kefil rücu hakkını kaybeder (TBK m. 597). (T) bildirimi yapmadığına ve (V) de ödemeyi bilmediğine göre (T)'nin (V)'ye rücu yolu kapanır. (T)'ye kalan tek yol, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme davasıdır; kanun bu hakkı açıkça saklı tutar.
On bir yıllık süre ise bütün tartışmayı tek başına bitirebilir. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m. 598). Süre bir zamanaşımı değil hak düşürücü niteliktedir ve kefil ancak on yıl doluncaya kadar takip edilebilir. Uzatma yapılmış olsaydı geçerli olurdu, ama bunun en erken sona ermeden bir yıl önce ve kefaletin şekline uygun yazılı açıklamayla yapılmış olması gerekirdi.
Olay iki varsayımla tamamlanabilir. (Y), (V)'nin verdiği rehni kendi ihmaliyle elden çıkarmış olsaydı, kefilin sorumluluğu aynı ölçüde azalırdı; bunu ağır kusuruyla yapmış olsaydı (T) borcundan tümüyle kurtulur ve ödediğini geri isteyebilirdi (TBK m. 592). (T) borç muaccel olduğunda ödemeyi önermiş ve (Y) haklı bir sebep olmaksızın kabulden kaçınmış olsaydı, sonuç yine aynı olurdu: kefil borcundan kurtulurdu (TBK m. 593).
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2025 HMGS
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2025 ADLİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 2024 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2011 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2010 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2013 SAYIŞTAY
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2023 ADLİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2024 İCRA MÜDÜRLÜĞÜ
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2022 ADLİ HAKİMLİK (KASIM)
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2009 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2024 ADLİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 2011 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 8 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.