EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 48 / 54

Eser Sözleşmesi

11 Hâkimlik

Hızlı özet

Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). İş görme sözleşmeleri içinde ayırt edici yanı şudur: yüklenici yalnız çalışmayı değil, sonucu borçlanır.

Çerçeve

  • Eser Sözleşmesinin Unsurları
  • Satış ve Hizmet Sözleşmesinden Ayrımı
  • Yüklenicinin Özen ve Sadakat Borcu
  • Malzemenin Sağlanması ve Ayıbı
  • İşe Zamanında Başlama ve Yürütme
  • Eserin Ayıplı Olması ve İş Sahibinin Hakları
  • Bedel: Götürü, Yaklaşık ve Beklenmedik Hâlde Artırım
  • Eser Sözleşmesinde Zamanaşımı ve Ağır Kusur

Tanımlar ve Şartlar

  • Unsurlar — eser (maddi ya da maddi olmayan bir sonuç), bedel (para olarak kararlaştırılır, belirlenmemişse kanunun ölçütüyle bulunur) ve bu iki unsurda uyuşan anlaşma.
  • Eserin görünümleri — yeni bir şey meydana getirme (bina, makine, yazılım), mevcut bir şeyi değiştirme (tamir, tadilat, restorasyon), maddi olmayan sonuç (proje, plan, bilirkişi raporu) ve malzemeyi de yüklenicinin sağladığı karma işler.
  • Sadakat borcunun içeriği — iş sahibinin haklı menfaatlerini gözetmek, işin gidişatı hakkında bilgi verip riskleri bildirmek, kendi menfaatini onunkinin önüne koymamak, öğrendiği bilgileri saklamak.
  • Açık ayıp olağan gözden geçirmeyle görülebilir ve imkân bulur bulmaz; gizli ayıp sonradan ortaya çıkar ve ortaya çıkınca hemen bildirilir; kasten gizlenen ayıpta kabulden sonra bile sorumluluk sürer.

Kurallar

  • Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470).
  • Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır (TBK m. 471).
  • Yüklenici işi bizzat yapmak ya da kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür; eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa işi başkasına da yaptırabilir (TBK m. 471).
  • Yüklenicinin işe zamanında başlamaması, işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir gecikme yüzünden işi zamanında bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim gününü beklemeden dönebilir (TBK m. 473).
  • İş sahibi, teslimden sonra imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları uygun bir süre içinde bildirmek zorundadır (TBK m. 474).
  • İki hâlde iş sahibi haklarını kullanamaz (TBK m. 476): ayıp, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın iş sahibinin verdiği talimattan doğmuşsa ya da herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecekse.
  • Bedel eserin teslimi anında muaccel olur; parça parça teslim kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse her parçanın bedeli kendi teslimi anında muaccel olur (TBK m. 479).
  • Götürü bedelde yüklenici eseri o bedelle meydana getirir; eser öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirse bile artırım isteyemez (TBK m. 480).
  • Bedel önceden belirlenmemiş veya yaklaşık belirlenmişse, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir (TBK m. 481).
  • Yaklaşık bedelin iş sahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa iş sahibi sözleşmeden dönebilir; eser kendi arsası üzerindeyse bedelden indirim isteyebilir ya da eser tamamlanmamışsa yükleniciyi işe devamdan alıkoyup tamamlanan kısmın hakkaniyete uygun bedelini ödeyerek feshedebilir (TBK m. 482).
  • Eser teslimden önce beklenmedik olayla yok olursa, iş sahibi teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici ücret ve gider isteyemez; malzemenin hasarı onu sağlayana aittir (TBK m. 483).
  • İş sahibi, tamamlanmadan önce yapılmış kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir (TBK m. 484).

Karşılaştırma

BorçlanılanBağımlılıkDayanak
EsersonuçyokTBK m. 470
HizmetçalışmavarTBK m. 393
Vekâletözenli çabayokTBK m. 502
Satışhazır bir malın devriyokTBK m. 207

Sınav Notu

  • Yüklenici sonucu borçlanır; vekilde sonuç taahhüdü yoktur, işçide bağımlılık vardır. Üçlü ayrımın anahtarı budur.
  • Özen ölçüsü nesneldir: benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı (TBK m. 471).
  • Malzemeyi yüklenici sağlamışsa satıcı gibi sorumludur; iş sahibi sağlamışsa yüklenici özenle kullanır, hesap verir ve artanı iade eder; malzeme veya arsa ayıplıysa gecikmeksizin bildirir (TBK m. 472).
  • İşi zamanında bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa iş sahibi teslim gününü beklemeden dönebilir (TBK m. 473); ayıplı çıkacağı görülüyorsa süre verip üçüncü kişiye yaptırabilir.
  • Üç seçimlik hak: dönme — yalnız eser iş sahibinin kullanamayacağı ya da hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplıysa —, bedelden indirim ve aşırı masraf gerektirmiyorsa masrafı yükleniciye ait ücretsiz onarım (TBK m. 475). Eser iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış ve sökülmesi aşırı zarar doğuracaksa dönme kullanılamaz.
  • Kabulden sonra yüklenici kurtulur; yalnız kasten gizlediği ve usulüne göre gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar bunun dışındadır — iki koşul birlikte aranır (TBK m. 477). Gözden geçirmeyi ihmal eden iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır.
  • Götürü bedelde artırım istenemez; istisna öngörülemeyen durumlar yüzünden işin güçleşmesidir — yüklenici hâkimden uyarlama ister, olmazsa döner; dürüstlük gerektiriyorsa yalnız feshedebilir (TBK m. 480).
  • Zamanaşımı teslim tarihinden işler: iki yıl (taşınmaz yapı dışındaki eserler), beş yıl (taşınmaz yapılar), yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl (TBK m. 478).
  • İş sahibi her zaman fesheder, ama yapılan kısmın karşılığını ve bütün zararı öder (TBK m. 484). Kişisel özellikler esas alınmışsa yüklenicinin ölümüyle sözleşme kendiliğinden sona erer (TBK m. 486).
  • Eserin tamamlanması iş sahibiyle ilgili beklenmedik olay yüzünden imkânsızlaşırsa yüklenici yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini ister; iş sahibi kusurluysa tazminat da isteyebilir (TBK m. 485). Bu hüküm TBK m. 483'ün tersidir; ayrım, olayın hangi tarafın alanında doğduğuna bakılarak yapılır.

Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). İş görme sözleşmeleri içinde ayırt edici yanı şudur: yüklenici yalnız çalışmayı değil, sonucu borçlanır.

A. Eser Sözleşmesinin Unsurları

Üç unsur aranır:

  • Eser — maddi ya da maddi olmayan bir sonuç; bir yapı, bir tamir, bir proje, bir yazılım.
  • Bedel — para olarak kararlaştırılır; belirlenmemişse kanunun ölçütüyle bulunur.
  • Anlaşma — tarafların bu iki unsurda uyuşan iradesi.

Sözleşme kural olarak şekle bağlı değildir; taşınmaz mülkiyetinin devri söz konusuysa o kısım resmî şekle tabidir.

Eserin maddi olması da şart değildir. Kanunun aradığı, emek harcanarak meydana getirilen ve teslim edilebilir bir sonucun bulunmasıdır; bu sonuç bir şey üzerinde cisimlenebileceği gibi salt fikrî de olabilir:

  • Yeni bir şey meydana getirme — bina, makine, mobilya, yazılım.
  • Mevcut bir şeyi değiştirme — tamir, tadilat, restorasyon.
  • Maddi olmayan sonuç — proje, plan, bilirkişi raporu, konser.
  • Karma işler — malzemenin de yüklenicice sağlandığı yapım işleri.

Dördüncü grupta satışla eser arasındaki sınır tartışılır; ölçüt, ağırlığın hazır bir malın devrinde mi yoksa emekle meydana getirmede mi olduğudur.

B. Satış ve Hizmet Sözleşmesinden Ayrımı

Eser sözleşmesini komşu tiplerden ayıran ölçüt, borçlanılanın ne olduğudur:

BorçlanılanBağımlılıkDayanak
EsersonuçyokTBK m. 470
HizmetçalışmavarTBK m. 393
Vekâletözenli çabayokTBK m. 502
Satışhazır bir malın devriyokTBK m. 207

Yüklenici işini kendi organizasyonuyla ve bağımsız olarak yürütür; işçi ise işverene bağımlıdır. Vekilde sonuç taahhüdü yoktur, yüklenicide vardır. Satışta ise mal zaten mevcuttur; eserde meydana getirilir.

C. Yüklenicinin Özen ve Sadakat Borcu

Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır (TBK m. 471). Özen borcunun ölçüsü nesneldir: benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranış aranır.

Ölçütün nesnel olması sonucu belirler: yüklenicinin kendi bilgi düzeyi değil, o işi üstlenen basiretli bir meslek mensubunun bilgi düzeyi esas alınır.

Sadakat borcunun kapsamı da geniştir ve şunları içerir:

  • İş sahibinin haklı menfaatlerini gözetmek.
  • İşin gidişatı hakkında bilgi vermek ve riskleri bildirmek.
  • Kendi menfaatini iş sahibininkinin önüne koymamak.
  • Öğrendiği bilgileri saklamak.

Yüklenici işi bizzat yapmak ya da kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür; eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa işi başkasına da yaptırabilir (TBK m. 471). Bu ayrım, sözleşmenin ölümle sona erip ermeyeceğini de belirler (TBK m. 486).

Özen ve sadakat borcunun ihlali çoğu zaman eserde bir ayıp ya da gecikme olarak görünür; ama bu zorunlu değildir — sır saklama veya bilgi verme borcunun ihlali gibi hâllerde ayıptan bağımsız bir borca aykırılık da doğar. Bu yüzden özen borcu, birbirini izleyen üç hükmün ortak temelidir: malzemenin ayıbını bildirme (TBK m. 472), işi zamanında yürütme (TBK m. 473) ve ayıpsız eser teslim etme (TBK m. 474). Yüklenicinin kendi uzmanlık alanına giren bir riski iş sahibine bildirmemesi, ayıbın sonradan talimattan doğduğu savunmasını da elinden alır: kanun, talimattan doğan ayıpta yüklenicinin kurtulmasını açıkça yaptığı ihtar koşuluna bağlamıştır (TBK m. 476).

D. Malzemenin Sağlanması ve Ayıbı

Malzemeyi kimin sağladığı sorumluluğu değiştirir (TBK m. 472):

  • Yüklenici sağlamışsa — malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur.
  • İş sahibi sağlamışsa — yüklenici onları gereken özeni göstererek kullanmak, hesap vermek ve artanı geri vermekle yükümlüdür.

Kanun bir de bildirim yükümlülüğü getirir: iş sahibinin sağladığı malzeme veya gösterdiği arsa ayıplıysa, yüklenici bunu gecikmeksizin bildirmek zorundadır; bildirmezse doğacak sonuçlardan sorumlu olur.

E. İşe Zamanında Başlama ve Yürütme

Yüklenicinin işe zamanında başlamaması, sözleşmeye aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden, bütün tahminlere göre işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda değildir ve sözleşmeden dönebilir (TBK m. 473).

Hükmün değeri erken müdahale imkânı tanımasındadır: iş sahibi vadeyi beklemeden harekete geçebilir. Ölçüt bir tahmin değil, açıkça anlaşılmadır.

Eser sözleşmesinde iş sahibinin de borçları vardır ve bunlar yalnız bedel ödemekten ibaret değildir: iş sahibi, eserin meydana getirilmesi için gereken iş birliğini yapmak, gerekiyorsa malzeme ve arsa sağlamak ve eseri teslim almakla yükümlüdür. Teslim almada temerrüde düşen iş sahibi, hasarın kendisine geçmesi sonucuna katlanır (TBK m. 483).

Ayrıca yüklenicinin kusuru yüzünden eser ayıplı ya da sözleşmeye aykırı olarak meydana geleceği açıkça görülüyorsa, iş sahibi bunu önlemek üzere uygun bir süre verip, bu sürede giderilmezse giderimi ve devamını üçüncü kişiye yükleniciye ait olmak üzere verebilir.

İş sahibinin iş birliği borcu uygulamada ruhsat alma, arsayı teslim etme ve onay verme gibi edimlerde somutlaşır. Bu edimler yerine getirilmezse yüklenici işi yürütemez ve sonuç, temerrüdün kimde olduğuna göre değişir: iş sahibi eseri teslim almada temerrüde düşerse hasar ona geçer; iş birliği edimlerini hiç yerine getirmezse yüklenici alacaklı temerrüdü ve genel temerrüt hükümlerine başvurur.

F. Eserin Ayıplı Olması ve İş Sahibinin Hakları

İş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır (TBK m. 474). Taraflardan her biri, giderini karşılayarak eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini isteyebilir.

Yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde iş sahibi üç seçimlik haktan birini kullanır (TBK m. 475):

  • Eser, iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplıysa sözleşmeden dönme.
  • Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim.
  • Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere ücretsiz onarım.

İş sahibinin ayrıca tazminat isteme hakkı saklıdır; eser iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış ve sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa dönme hakkı kullanılamaz.

İki hâlde iş sahibi haklarını kullanamaz (TBK m. 476): ayıp, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın iş sahibinin verdiği talimattan doğmuşsa ya da herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecekse.

Kabulün sonucu kesindir: eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak kasten gizlediği ve usulüne göre gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için sorumluluğu devam eder (TBK m. 477). Gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal eden iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır.

Ayıp türleri de ayrılır ve gözden geçirme külfetinin kapsamını belirler:

  • Açık ayıp — olağan gözden geçirmeyle görülebilen; imkân bulur bulmaz bildirilir.
  • Gizli ayıp — sonradan ortaya çıkan; ortaya çıkınca hemen bildirilir.
  • Kasten gizlenen ayıp — kabulden sonra bile yüklenicinin sorumluluğu sürer.

Üçüncü grup, kabulün koruyucu etkisini kaldırdığı için sınavda ayrıca sorulur.

Bildirim sürelerinin ölçüsü de dikkat ister: kanun gün sayısı vermez, davranış ölçütü koyar. Açık ayıpta ölçüt "imkân bulur bulmaz" gözden geçirip "uygun bir süre içinde" bildirmek, gizli ayıpta ise ortaya çıkar çıkmaz "hemen" bildirmektir. Bu esneklik satıştaki rejimle karşılaştırılarak sorulur; oradaki süreler de aynı mantıkla kurulmuştur. Bildirimi geciktiren iş sahibi hakkını yitirir, çünkü ihmali kabul sayılır (TBK m. 477).

G. Bedel: Götürü, Yaklaşık ve Beklenmedik Hâlde Artırım

Bedel ödeme borcu eserin teslimi anında muaccel olur; parça parça teslim kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur (TBK m. 479).

Götürü bedelde yüklenici eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür; eser öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirse bile bedelin artırılmasını isteyemez (TBK m. 480). İstisna dardır ve iki hâli kapsar: sözleşme kurulurken hiç öngörülemeyen bir durum ile öngörülebilir olduğu hâlde tarafların hesaba katmadığı bir durum. Bunlardan biri götürü bedelle eserin yapılmasına engel olur ya da son derece güçleştirirse yüklenicinin elindeki yollar sırayla şunlardır:

  • Uyarlama — hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme; ilk ve asıl yol budur.
  • Dönme — uyarlama mümkün değilse ya da karşı taraftan beklenemiyorsa sözleşmeden dönme.
  • Fesih — dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenicinin elinde yalnız bu yol kalır.

Bedel önceden belirlenmemiş veya yaklaşık belirlenmişse, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir (TBK m. 481).

Üç bedel türünün sonuçları şöyle ayrılır:

  • Götürü bedelde riziko yüklenicidedir; artırım istenemez, istisna ancak hâkim kararıyla işler (TBK m. 480).
  • Yaklaşık bedelde riziko paylaşılır; aşırı aşım iş sahibine dönme, eser kendi arsası üzerindeyse indirim hakkı verir (TBK m. 482).
  • Belirlenmemiş bedelde ölçüt nesneldir: yapıldığı yer ve zamandaki değer ile yüklenicinin gideri (TBK m. 481).

Sınavda çözüm, hangi bedel türünün kararlaştırıldığını saptamakla başlar.

Yaklaşık bedelin iş sahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa iş sahibi, eser tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir; eser iş sahibinin arsası üzerine yapılıyorsa bedelden uygun bir indirim isteyebilir ya da eser henüz tamamlanmamışsa yükleniciyi işe devamdan alıkoyup tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödeyerek sözleşmeyi feshedebilir (TBK m. 482).

H. Eser Sözleşmesinde Zamanaşımı ve Ağır Kusur

Ayıplı eser sebebiyle açılacak davalar teslim tarihinden başlayarak (TBK m. 478):

  • Taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın,
  • Taşınmaz yapılarda beş yılın,
  • Yüklenicinin ağır kusuru varsa, eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın

geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Üç sayı sınavda doğrudan sorulur; ağır kusurda süre yirmi yıla çıkar ve eserin taşınmaz olup olmadığına bakılmaz.

Sona erme bakımından üç özel hüküm daha vardır. Eser teslimden önce beklenmedik olayla yok olursa, iş sahibi teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici ücret ve gider isteyemez; malzemeye gelen hasar onu sağlayana ait olur (TBK m. 483). İş sahibi, tamamlanmadan önce yapılmış kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir (TBK m. 484). Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer (TBK m. 486).

Dördüncü hâl, imkânsızlığın iş sahibinden kaynaklanmasıdır. Eserin tamamlanması, iş sahibiyle ilgili beklenmedik bir olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir; imkânsızlığın doğmasında iş sahibi kusurluysa yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı da vardır (TBK m. 485). Hüküm TBK m. 483'ün tersidir: orada riziko yükleniciye bırakılırken burada iş sahibinin alanından doğan imkânsızlığın sonucu ona yüklenir.

Örnek olay

(A), arsası üzerine villa yaptırmak için (B) ile götürü bedelli bir eser sözleşmesi yapmıştır; bedel 5.000.000 TL, teslim on iki ay sonradır. Malzemenin bir kısmını (A) sağlamış, bu malzemenin ayıplı olduğunu gören (B) hiçbir bildirimde bulunmadan kullanmıştır. Altıncı ayda (B) hâlâ temel aşamasındadır ve gidişata göre işi zamanında bitiremeyeceği açıktır. Villa tamamlandıktan sonra (A) yapıyı hiç incelemeden teslim almış, iki yıl sonra taşıyıcı sistemde gizli bir kusur ortaya çıkmıştır; kusurun (B) tarafından bilinerek gizlendiği anlaşılmıştır. Ayrıca (B), inşaat sırasında beklenmedik bir zemin sorunu yüzünden maliyetin arttığını ileri sürerek ek bedel istemektedir.

Değerlendirme: Malzeme bakımından sorumluluk (B)'dedir. Malzemeyi iş sahibi sağlamışsa yüklenici onu gereken özeni göstererek kullanmak ve ayıplı olduğunu gecikmeksizin bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 472). (B) ayıbı gördüğü hâlde bildirmediğine göre bundan doğacak sonuçlardan sorumludur; malzemenin ayıbından doğan zarar ona yüklenir. Malzemeyi (B) sağlamış olsaydı bu kez satıcı gibi sorumlu olurdu.

Altıncı aydaki durum için (A) vadeyi beklemek zorunda değildir. Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya gecikmesi yüzünden işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemeden sözleşmeden dönebilir (TBK m. 473). Ölçüt bir tahmin değil, açıkça anlaşılmadır; gidişat somut verilerle ortaya konmalıdır.

Gizli kusur bakımından kabulün etkisi tartışılır. Eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenici kural olarak sorumluluktan kurtulur ve gözden geçirmeyi ihmal eden iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477). (A) yapıyı hiç incelemeden teslim almıştır. Ne var ki kural, yüklenicinin kasten gizlediği ve usulüne uygun gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar bakımından uygulanmaz. Kusur (B) tarafından bilinerek gizlendiğine göre (A)'nın hakları ayaktadır.

Zamanaşımı da aynı yöne çıkar. Ayıplı eser davaları teslimden başlayarak taşınmaz yapılarda beş yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TBK m. 478). Villa taşınmaz yapı olduğuna göre dava zaten beş yıllık süreye tabidir; iki yıl sonra ortaya çıkan kusur için dava süresindedir.

Seçimlik haklar bakımından bir sınır vardır. İş sahibi kural olarak dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım arasında seçim yapar; ancak eser iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış ve sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa dönme hakkı kullanılamaz (TBK m. 475). Villa (A)'nın arsası üzerinde olduğuna göre (A), onarım ya da indirim isteyebilir; sözleşmeden dönemez. Ayrıca tazminat isteme hakkı saklıdır.

Ek bedel talebinde ise (B) kural olarak haksızdır. Götürü bedelde yüklenici, eser öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirse bile bedelin artırılmasını isteyemez (TBK m. 480). Tek istisna, sözleşme kurulurken hesaba katılmamış bir durumun — ister baştan öngörülemeyen, ister öngörülebilirken göz ardı edilen bir durum olsun — işi güçleştirmesidir; böyle bir durumda bedeli artırma ya da sözleşmeyi sona erdirme kararını hâkim verir. Beklenmedik zemin sorunu bu kapsama girebilir, ama karar (B)'nin tek taraflı talebiyle değil mahkeme kararıyla doğar.

Olaya iki varsayım eklenirse tablo tamamlanır. Bedel götürü değil yaklaşık olarak belirlenmiş olsaydı ve iş sahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılsaydı, bu kez (A) sözleşmeden dönebilir; eser kendi arsası üzerinde olduğu için bedelden uygun bir indirim de isteyebilirdi (TBK m. 482). Villa teslimden önce beklenmedik bir olayla yok olsaydı, (A) teslim almada temerrüde düşmedikçe (B) ne ücret ne gider isteyebilirdi; malzemeye gelen hasar ise onu sağlayana ait olurdu (TBK m. 483).

(A) inşaat yarıdayken vazgeçmek isteseydi bunu da yapabilirdi: iş sahibi, yapılmış kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir (TBK m. 484). Bu hak vekâletteki azil kadar serbest değildir; bedeli ağırdır.

Son bir varsayım tabloyu tamamlar. Villanın tamamlanması, (A)'nın arsasında sonradan ortaya çıkan ve kimsenin öngöremeyeceği bir imar kısıtlaması yüzünden imkânsızlaşsaydı riziko (B)'ye kalmazdı: eserin tamamlanması iş sahibiyle ilgili beklenmedik bir olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir (TBK m. 485). Kısıtlamanın doğmasında (A) kusurluysa — sözgelimi bildiği bir yasağı gizlemişse — (B) ayrıca tazminat da isteyebilirdi. Hükmü TBK m. 483 ile birlikte okumak gerekir: eser teslimden önce beklenmedik olayla yok olursa yüklenici ücret ve gider isteyemezken, imkânsızlık iş sahibinin alanından doğduğunda sonuç tersine döner. Sınavda iki maddenin ayrımı, olayın hangi tarafın çevresinde geçtiğine bakılarak yapılır.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 11 soru eşleşti, ilk 11 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2023 ADLİ HAKİMLİK (ARALIK)
Aşağıdakilerden hangisi iş görenin başkasına tabi olmadan iş gördüğü ve edim sonucunu borçlandığı bir sözleşmedir?
A) Eser sözleşmesi
B) Hizmet sözleşmesi
C) Vekâlet sözleşmesi
D) Vedia sözleşmesi
E) Satış sözleşmesi
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 2 Çıkmış soru
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre eser sözleşmesiyle taşınır bir yapı yapmayı üstlenen yüklenicinin ayıplı bir eser meydana getirmesi ve bunda ağır kusuru bulunması halinde aleyhine açılacak davalar, taşınır yapının teslim tarihinden başlayarak kaç yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar?
A) 2
B) 5
C) 8
D) 10
E) 20
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 3 2022 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK (KASIM)
Aşağıdakilerden hangisi eser sözleşmesinin özelliklerinden değildir?
A) Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.
B) İvazsız sözleşmedir.
C) İsimli sözleşmedir.
D) Rızai sözleşmedir.
E) İş görme borcu doğuran sözleşmedir.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 4 2024 KPSS
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, eserdeki ayıplar karşısında iş sahibi;I.Sözleşmeden dönme,II.Ayıp oranında bedelden indirim,III.Eserin ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi taleplerinden hangilerini ileri sürebilir?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 5 2021 ADLİ HAKİMLİK
Yüklenicinin şahsen ifa yükümlülüğünün bulunmadığı eser sözleşmelerinde kurulacak alt yüklenici ilişkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Asıl yüklenicinin eserin tamamı veya bir kısmını meydana getirmesi için alt yüklenici ile yaptığı sözleşme de bir eser sözleşmesidir.
B) İş sahibinin, alt yükleniciye kural olarak ücret ödeme borcu yoktur.
C) Alt yüklenici ile iş sahibi arasında ayrı bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından kural olarak herhangi bir borç da doğmaz.
D) Asıl yüklenici, alt yüklenicinin davranışlarından dolayı iş sahibine karşı bunları seçmekte talimat vermekte kusurlu olması halinde ifa yardımcısının eylemlerinden sorumluluk hükümlerine göre sorumlu olur.
E) İş sahibi, eserin tesliminde ortaya çıkan gecikmelerde kural olarak hem asıl yükleniciye hem alt yükleniciye teslimle ilgili talepte bulunabilir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 6 2021 ADLİ HAKİMLİK
Aşağıdaki eserlerden hangisi ayıplı olarak nitelendirilemez?
A) Mimari projeye aykırı olarak yapılan bina
B) Kullanılacağı ülkenin güvenlik kurallarına aykırı olarak üretilen kablo
C) Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerden daha düşük kalitede malzeme kullanılarak yapılan bina mantolama işi
D) Ölçüsü alınarak yapılan ancak oturması gereken alana sığmayan banyo dolabı
E) Yıkılıp yerine yenisi yapılması kararlaştırılan ancak sadece üzerinde bazı değişiklikler yapılan köprü
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 7 2011 ADLİ HAKİMLİK
Eser sözleşmesinde yüklenicinin borçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Yüklenicinin işi şahsen ifa etme borcu bulunmadığı için, iş görme borcunu iş sahibine haber bile vermeden tamamen alt yüklenicilere devredebilir.
B) Yüklenicinin iş sahibi tarafından verilen malzemenin kullanılışı hakkında hesap vermek ve artanı iade etmek yükümlülüğü, yüklenicinin sadakat borcu kapsamında değerlendirilebilir.
C) Yüklenicinin eseri teslim ederken, özen borcu gereği, ihtiyaç duyulduğu takdirde eserin kullanılma biçimi hakkında iş sahibine bilgi vermesi ve onu aydınlatması gerekir.
D) Yüklenicinin bir diğer önemli borcu işe zamanında başlama borcudur.
E) Yüklenici, meydana getirdiği eseri teslim etme borcu altındadır.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 8 2008 ADLİ HAKİMLİK
Hazır giyim işiyle uğraşan A, kumaşları kendisi tarafından verilecek ve ölçüleri kendisi tarafından bildirilecek şekilde B Mağazasına 10 adet takım elbise ısmarlamıştır. Sözleşmeye göre elbiseler B tarafından dikilip 17.03.2007 tarihinde A'ya gönderilecektir. Sözü geçen tarihte takım elbiseler A'ya teslim edilmiştir. Ancak elbiseler A'nın verdiği ölçülere uygun değildir. Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) A, elbiseleri teslim aldığı günden itibaren 8 gün içerisinde B'ye ihbarda bulunmak kaydıyla yenisiyle değiştirilmesini isteyebilir.
B) A'nın bedelden indirim isteme hakkı bulunmamaktadır.
C) A, B'ye karşı temerrüt hükümlerine dayanarak talepte bulunabilir.
D) Burada kabule zorlanamayacak ölçüde bir ayıp bulunduğundan A, sözleşmeden dönebilir.
E) A'nın haklarını kullanabilmesi için ayrıca ek süre vermesi gerekir.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 9 2008 ADLİ HAKİMLİK
Eser sözleşmelerinde yüklenicinin eseri teslim borcunun imkânsızlaşması hâliyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Eserin teslimden önce bir kaza sonucu yok olması hâlinde, sözleşmenin kurulması ile birlikte hasar iş sahibine intikal ettiği için iş sahibi sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlü olur.
B) Eserin imalinde kullanılacak malzemenin hasarı, yükleniciye aittir.
C) Sözleşme konusu eserin tamamlanması, iş sahibi nezdinde ortaya çıkan bir kaza yüzünden mümkün olamıyorsa müteahhit sözleşmede kararlaştırılan bedelin tamamını talep etme hakkına sahip olur.
D) Sözleşme konusu eserin tamamlanması, iş sahibi nezdinde ortaya çıkan bir kaza yüzünden mümkün olamıyorsa yüklenici, yaptığı işin kıymetini ve masrafını alır.
E) Yüklenicinin ölümü hâlinde eser sözleşmesi her durumda sona erer.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 10 2008 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK (ORİJİNAL GÜNCELLENMİŞ SORU)
Eser sözleşmeleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) İş sahibi henüz kararlaştırılan teslim tarihi gelmeden, yüklenicinin temerrüdü nedeniyle sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.
B) Borçlar Kanunu'nda teslim için belirli bir vade kararlaştırılan ticari nitelikteki eser sözleşmeleri bakımından, yüklenicinin temerrüdü hâlinde iş sahibinin somut veya soyut metoda göre tazminat talep edebileceği düzenlenmiştir.
C) Yüklenicinin ayıplı eser teslim etmiş olması hâlinde, mevcut şartların sözleşmeden dönme hakkını haklı göstermediği durumlarda hâkim bedel indirimine karar verebilir.
D) Satış sözleşmesinden farklı olarak eser sözleşmesinde ayıplı eser teslimi hâlinde, iş sahibine ayıbın giderilmesini talep etme hakkı tanınmamıştır.
E) İş sahibinin eser sözleşmesini sona erdirebilmesi için her durumda haklı bir sebebe dayanması şart değildir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 11 2012 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu aşağıdaki sözleşmelerden hangisinde, eski Borçlar Kanunu'nda yer almayan bir şekil zorunluluğu getirmiştir?
A) Taşınmaz satış sözleşmesi
B) Taşınmaz satış vaadi
C) Mal değişim sözleşmesi
D) Eser sözleşmesi
E) Yayım sözleşmesi
Cevabı göster
Cevap: E.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 9 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 305
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre eser sözleşmesinin unsurları ve komşu tiplerden ayrılmasıyla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Eserin maddi bir şey üzerinde cisimlenmiş olması her hâlde zorunludur; proje ve bilirkişi raporu eser sayılmaz
B) Yüklenici sonucu borçlanır; vekilde sonuç taahhüdü yoktur, işçide ise işverene bağımlılık bulunur ve ayrımın anahtarı budur
C) Sözleşme kural olarak şekle bağlı değildir; taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin kısım ise resmî şekle tabidir
D) Satışla eser arasındaki sınırda ölçüt, ağırlığın hazır bir malın devrinde mi emekle meydana getirmede mi olduğudur
E) Bedel para olarak kararlaştırılır; belirlenmemişse yer ve zamandaki değer ile yüklenicinin giderine bakılarak nesnel biçimde bulunur
Cevabı göster
Cevap: A. Kanunun aradığı, emek harcanarak meydana getirilen ve teslim edilebilir bir sonuçtur; bu sonucun maddi bir şey üzerinde cisimlenmesi zorunlu değildir. Proje, plan, bilirkişi raporu ya da bir konser de eser sözleşmesinin konusu olabilir. A bu yüzden yanlıştır.

Şık analizi

B) Üçlü ayrımın anahtarı sonuç ve bağımlılıktır.
C) Şekil serbestisi kuraldır; istisna taşınmaz devridir.
D) Satış–eser sınırının ölçütü doğru verilmiştir.
E) Belirlenmemiş bedelin ölçütü nesneldir.
Soru 306
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre eserin ayıplı olması hâlinde iş sahibinin elindeki yollar ve bunların koşulları düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi kanunda sayılan seçimlik haklardan biri değildir?
A) Eser iş sahibinin kullanamayacağı ya da kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplıysa sözleşmeden dönme
B) Yükleniciden eserin ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme hakkının kanunda ayrıca tanınmış olması
C) Eseri alıkoyup ayıp oranında eser bedelinden uygun bir indirim yapılmasını isteyebilmiş olma
D) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde eserin ücretsiz olarak onarılmasını isteyebilmiş olma
E) Seçimlik haklarla birlikte ayrıca tazminat isteme hakkının kanunda saklı tutulmuş bulunması
Cevabı göster
Cevap: B. Eser sözleşmesinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır: dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım. Satıştaki dördüncü hak olan ayıpsız benzeriyle değiştirme burada yoktur; eser kişiye ve işe özgü olarak meydana getirildiği için böyle bir hak kurumun yapısına uymaz. B bu yüzden doğru cevaptır.

Şık analizi

A) Dönme hakkı, ağır ayıp koşuluna bağlıdır.
C) Bedelden indirim ikinci haktır.
D) Ücretsiz onarım üçüncü haktır.
E) Tazminat seçimlik hak değildir ama saklıdır.
Soru 307
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre eserin kabulünün yüklenicinin sorumluluğuna etkisi, gözden geçirme ve bildirim külfetinin ihmal edilmesinin sonucu ve kabulün koruyucu etkisinin hangi hâlde ortadan kalktığı birlikte düşünüldüğünde:I.Eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenici kural olarak her türlü sorumluluktan kurtulur.II.Gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal eden iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır.III.Yüklenicinin kasten gizlediği ayıplarda da kabul onu sorumluluktan kurtarır.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Kabulün sonucu kesindir: açık ya da örtülü kabulden sonra yüklenici sorumluluktan kurtulur (I doğru) ve gözden geçirmeyi ihmal eden iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır (II doğru). Koruyucu etkinin bir sınırı vardır: yüklenicinin kasten gizlediği ve usulüne göre gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplarda sorumluluk devam eder; III bu istisnayı tersine çevirdiği için yanlıştır.

Şık analizi

A) II de doğrudur; ihmal kabul sayılır.
B) I de doğrudur; kabul kural olarak kurtarır.
D) Yanlış olan III öncülünü taşır.
E) Üçünü birden doğru saymak kasten gizlemenin yaptırımını silmek olurdu.
Soru 308
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre ayıplı eser sebebiyle açılacak davalar, yüklenicinin ağır kusuru bulunmadığı varsayıldığında, taşınmaz yapılarda teslimden itibaren işleyecek zamanaşımı süresi kaç yıldır?
A) İki yıl
B) Üç yıl
C) On yıl
D) Beş yıl
E) Yirmi yıl
Cevabı göster
Cevap: D. Kanun üç süre koyar ve üçü de teslim tarihinden işler: taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yıl, taşınmaz yapılarda beş yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl. Ağır kusur hâlinde sürenin eserin taşınmaz olup olmadığından bağımsız hâle gelmesi, üç sayıyı birbirinden ayıran asıl noktadır.

Şık analizi

A) İki yıl, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerin süresidir.
B) Üç yıllık bir süre bu hükümde yer almaz.
C) On yıl genel zamanaşımı süresidir.
E) Yirmi yıl ancak ağır kusur hâlinde uygulanır.
Soru 309
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre yüklenici (K), iş sahibi (L) ile bir fabrika binası yapımı için götürü bedelle anlaşmıştır. İnşaat sırasında zeminde sözleşme kurulurken hiçbir tarafça öngörülemeyen bir yeraltı su kaynağı çıkmış ve işin götürü bedelle tamamlanması son derece güçleşmiştir. (K) bedelin artırılmasını istemektedir. Sözleşmede bu konuda ayrı bir kayıt bulunmamaktadır. Bu olayda (K)'nın izleyeceği yol bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Önce hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını talep edebilir
B) Hiçbir yola başvuramaz, işi götürü bedelle tamamlamak zorundadır
C) Doğrudan sözleşmeden dönerek işi bırakma hakkını hemen kazanır
D) Bedeli tek yanlı olarak artırıp iş sahibinden talep etme hakkı doğar
E) İş sahibinin açık rızası olmadan hiçbir talepte bulunamaz
Cevabı göster
Cevap: A. Götürü bedelde kural, artırım istenememesidir; ne var ki kanun dar bir istisna tanır. Sözleşme kurulurken hiç öngörülemeyen bir durum götürü bedelle eserin yapılmasını son derece güçleştirirse yüklenicinin yolları sırayla işler: ilk ve asıl yol uyarlamadır; uyarlama mümkün değilse ya da karşı taraftan beklenemiyorsa dönme, dürüstlük kurallarının gerektirdiği hâllerde ise yalnız fesih gündeme gelir.

Şık analizi

B) İstisna gerçekleştiği için yol kapalı değildir.
C) Dönme ikinci basamaktır, ilk yol değildir.
D) Tek yanlı artırım kanunda tanınmamıştır.
E) Hakkın kullanılması iş sahibinin rızasına bağlı değildir.
Soru 310
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre malzemeyi kimin sağladığına göre değişen sorumluluk hangisinde doğru verilmiştir?
A) Malzemeyi yüklenici sağlamışsa onun ayıbından hiçbir biçimde ve hiçbir hâlde sorumlu tutulamaz
B) Malzemeyi yüklenici sağlamışsa onun ayıbından iş sahibine karşı satıcı gibi sorumlu olur
C) Malzemeyi iş sahibi sağlamışsa yüklenici hesap verme borcundan tamamen kurtulmuş bulunur
D) Malzeme ayıplıysa yüklenicinin bunu bildirme yükümlülüğü hiçbir zaman doğmuş olmaz
E) İş sahibinin gösterdiği arsa ayıplıysa sonuçlarından yalnız iş sahibi sorumlu olmaya devam eder
Cevabı göster
Cevap: B. Malzemeyi kimin sağladığı sorumluluğu değiştirir: yüklenici sağlamışsa ayıbından iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur; iş sahibi sağlamışsa yüklenici onları özenle kullanmak, hesap vermek ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Ayrıca iş sahibinin sağladığı malzeme ya da gösterdiği arsa ayıplıysa yüklenici bunu gecikmeksizin bildirmek zorundadır; bildirmezse sonuçlarından sorumlu olur.

Şık analizi

A) Kendi sağladığı malzemenin ayıbından satıcı gibi sorumludur.
C) Hesap verme ve artanı iade borcu sürer.
D) Bildirim yükümlülüğü kanunda açıkça öngörülmüştür.
E) Bildirmeyen yüklenici de sonuçlardan sorumlu olur.
Soru 311
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre götürü bedel, yaklaşık bedel ve belirlenmemiş bedel arasındaki farklar ile bu üç türde rizikonun hangi tarafta kaldığı ve hangi tarafa hangi yolun açıldığı birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Götürü bedelde riziko yüklenicidedir; eser öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirse bile bedelin artırılması istenemez
B) Götürü bedeldeki istisna dar tutulmuştur ve yalnız sözleşme kurulurken öngörülemeyen durumlarla hesaba katılmayan bu durumları kapsar
C) Yaklaşık bedel aşırı ölçüde aşılırsa iş sahibinin elindeki tek yol her hâlde sözleşmeden dönmek olur
D) Belirlenmemiş bedelde ölçüt nesneldir; yapıldığı yer ve zamandaki değer ile yüklenicinin giderine birlikte bakılarak bulunur
E) Götürü bedelde yüklenicinin elindeki ilk ve asıl yol, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını istemek olur
Cevabı göster
Cevap: C. Yaklaşık bedel aşırı ölçüde aşılacaksa iş sahibinin tek yolu dönme değildir. Eser kendi arsası üzerine yapılıyorsa bedelden uygun bir indirim isteyebilir; eser henüz tamamlanmamışsa yükleniciyi işe devamdan alıkoyup tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödeyerek sözleşmeyi feshedebilir. C bu iki yolu yok saydığı için yanlıştır.

Şık analizi

A) Götürü bedelde riziko yüklenicidedir.
B) İstisnanın iki hâli doğru verilmiştir.
D) Belirlenmemiş bedelin ölçütü nesneldir.
E) Uyarlama ilk ve asıl yoldur.
Soru 312
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre eser bedelinin muaccel olduğu an hangisidir?
A) Kuruluş
B) Başlangıç
C) Sipariş
D) Teslim
E) Kabul
Cevabı göster
Cevap: D. Bedel ödeme borcu eserin teslimi anında muaccel olur. Parça parça teslim kararlaştırılmış ve bedel de parçalara göre belirlenmişse her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur. Ölçüt kabul değil teslimdir; kabul ayrı bir sonuç doğurur ve yükleniciyi ayıp sorumluluğundan kurtarır.

Şık analizi

A) Sözleşmenin kurulması muacceliyet doğurmaz.
B) İşe başlama anı kanunda ölçüt değildir.
C) Sipariş anı bir muacceliyet ölçütü olarak sayılmamıştır.
E) Kabul, ayıp sorumluluğuna ilişkin ayrı bir sonuç doğurur.
Soru 313
Eser sözleşmesinde yüklenici yalnız çalışmayı borçlanmış olmaz; neyi borçlanır?
A) Özen
B) Çaba
C) Emek
D) Zaman
E) Sonuç
Cevabı göster
Cevap: E. Eser sözleşmesinin iş görme sözleşmeleri içindeki ayırt edici yanı budur: yüklenici yalnız çalışmayı değil sonucu borçlanır. Vekâlette sonuç taahhüdü yoktur, özenli çaba borçlanılır; hizmet sözleşmesinde ise çalışma borçlanılır ve işçi işverene bağımlıdır. Üçlü ayrımın anahtarı bu iki ölçüttür: sonuç taahhüdü ve bağımlılık.

Şık analizi

A) Özen, vekâletin ölçütüdür.
B) Özenli çaba yine vekâlete aittir.
C) Emek harcamak tek başına sonucu borçlanmak değildir.
D) Zaman ayırmak hizmet sözleşmesine daha yakındır.

← Tüketim ÖdüncüVekâlet Sözleşmesi →