EduMiXX Hukuk HMGS

Borçlar Hukuku › Başlık 28 / 54

Bağlanma Parası ve Cayma Parası

6 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Sözleşme kurulurken verilen bir miktar para, verildiği amaca göre bambaşka sonuçlar doğurur. Kanun iki kurumu arka arkaya düzenler: bağlanma parası sözleşmenin yapıldığını kanıtlar, cayma parası ise sözleşmeden dönme bedelidir.

Çerçeve

  • Bağlanma Parasının İşlevi ve Karine
  • Cayma Parası ve Cayma Hakkı
  • İkisi Arasındaki Ayrımın Ölçütü
  • Fazla Ödemenin İndirilmesi

Tanımlar ve Şartlar

  • İspat — sözleşmenin kurulduğunu gösterir; kanunun açıkça saydığı işlev budur.
  • Pekiştirme — tarafı ifaya yönelten ekonomik bir bağ yaratır.
  • Mahsup — ifa sırasında esas alacaktan düşülür ve ayrı bir kazanç doğurmaz.
  • Parayı vermiş olan cayarsa, verdiğini bırakır.
  • Parayı almış olan cayarsa, aldığının iki katını geri verir.
  • Bağlanma parası ceza değildir; ifa edilirse mahsup edilir, edilmezse iade edilir.
  • Cayma parası ceza değil bedeldir; karşılığında bir hak satın alınır.
  • Ceza koşulu ise borca aykırılığın yaptırımıdır ve hâkim denetimine tabidir.
  • Sözleşmede cayma hakkından söz edilip edilmediği.
  • Tutarın esas alacağa oranı; mahsup edilmek üzere alınan bir tutar genellikle küçüktür.
  • Tarafların sonraki davranışları; ifaya başlanması cayma iradesini zayıflatır.

Kurallar

  • Sözleşme yapılırken bir kimsenin verdiği para, cayma parası olarak değil, sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır (TBK m. 177).
  • Paranın akıbeti de düzenlenmiştir: aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür (TBK m. 177).
  • Cayma parası kararlaştırılmışsa taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır (TBK m. 178); kurum çift yönlüdür, yalnız parayı veren değil alan da cayabilir.
  • Karinenin yönü bilinçlidir: cayma parası sözleşmeden çıkış imkânı verdiği için bağı zayıflatır; kanun bağı zayıflatan yorumu istisna sayar ve açık bir anlaşma arar (TBK m. 177).
  • Bağlanma parasının esas alacaktan düşülmesi kuralının iki istisnası kanunda sayılıdır: aksine sözleşme ve yerel âdet (TBK m. 177).
  • Cayma parası aşırı yüksekse hâkim kural olarak indiremez; ancak aşırılık ahlaka aykırılık düzeyine ulaşmışsa genel hükümler devreye girer.

Karşılaştırma

Bağlanma parasıCayma parası
İşlevisözleşmenin yapıldığına kanıtsözleşmeden cayma bedeli
Cayma hakkıvermezher iki tarafa verir
Akıbetiesas alacaktan düşülürveren bırakır, alan iki katını verir
Karineasıl olan buduraçıkça kararlaştırılmalıdır
DayanakTBK m. 177TBK m. 178

Sınav Notu

  • Tereddütte verilen para bağlanma parasıdır (TBK m. 177); cayma parası açıkça kararlaştırılmalıdır. Karinenin yönü sınavın kilit noktasıdır.
  • Bağlanma parası cayma hakkı vermez; yalnız sözleşmenin yapıldığını kanıtlar ve aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça esas alacaktan düşülür.
  • Cayma parasında her iki taraf cayabilir: veren verdiğini bırakır, alan aldığının iki katını geri verir (TBK m. 178). İki katı kuralı en sık sorulan ayrıntıdır.
  • Cayma bir haktır; kullanılması sözleşmeye aykırılık sayılmaz ve cayan taraftan ayrıca tazminat istenemez.
  • Ayrımın ölçütü paranın miktarı veya adı değil tarafların amacıdır; "kapora" tek başına cayma parası anlamına gelmez.
  • Cayma parası bir ceza değil bedeldir; hâkimin ceza koşulundaki indirim yetkisi kural olarak buraya uygulanmaz.
  • Bağlanma parası kusur karinesi kurmaz ve götürü tazminat değildir; sözleşme ifa edilmezse alacaklı zararını ayrıca ispat eder.
  • Cayma hakkı kural olarak ifaya başlanana kadar kullanılabilir; cayma beyanı ulaşmakla sonuç doğurur ve geri alınamaz.
  • İspat yükü cayma parası olduğunu iddia edendedir; kanunun kurduğu karine bağlanma parası lehinedir.

Sözleşme kurulurken verilen bir miktar para, verildiği amaca göre bambaşka sonuçlar doğurur. Kanun iki kurumu arka arkaya düzenler: bağlanma parası sözleşmenin yapıldığını kanıtlar, cayma parası ise sözleşmeden dönme bedelidir. Biri bağı güçlendirir, diğeri bağdan çıkış yolu açar.

A. Bağlanma Parasının İşlevi ve Karine

Sözleşme yapılırken bir kimsenin verdiği para, cayma parası olarak değil, sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır (TBK m. 177). Hüküm bir karine kurar: tereddüt hâlinde verilen para bağlanma parasıdır.

Karinenin yönü bilinçlidir. Cayma parası sözleşmeden çıkış imkânı verdiği için bağı zayıflatır; kanun bağı zayıflatan yorumu istisna sayar ve açık bir anlaşma arar. Bağlanma parası ise yalnız ispat işlevi görür, tarafların yükümlülüklerini değiştirmez.

Paranın akıbeti de düzenlenmiştir: aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür (TBK m. 177). Yani verilen para kaybedilmez, ifa sırasında mahsup edilir. Sözleşme ifa edilmezse para genel hükümlere göre iade edilir; bağlanma parası kendiliğinden bir yaptırım doğurmaz.

Bağlanma parasının hukuki işlevleri üç başlıkta toplanır:

  • İspat — sözleşmenin kurulduğunu gösterir; kanunun açıkça saydığı işlev budur.
  • Pekiştirme — tarafı ifaya yönelten ekonomik bir bağ yaratır.
  • Mahsup — ifa sırasında esas alacaktan düşülür ve ayrı bir kazanç doğurmaz.

Bu işlevlerin hiçbiri sözleşmeden çıkma yetkisi vermez. Sözleşme ifa edilmezse hangi tarafın kusurlu olduğu genel hükümlere göre belirlenir; bağlanma parası ne kusur karinesi kurar ne de götürü tazminat işlevi görür. Alacaklı zararını ayrıca ispat etmek zorundadır.

B. Cayma Parası ve Cayma Hakkı

Cayma parası kararlaştırılmışsa taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır (TBK m. 178). Kurum çift yönlüdür; yalnız parayı veren değil, alan da caybilir.

Sonuç ikiye ayrılır ve simetriktir:

  • Parayı vermiş olan cayarsa, verdiğini bırakır.
  • Parayı almış olan cayarsa, aldığının iki katını geri verir.

Cayma bir haktır ve kullanılması sözleşmeye aykırılık değildir; bu yüzden cayan taraftan ayrıca tazminat istenemez. Cayma parası, sözleşmeden dönmenin önceden kararlaştırılmış bedelidir.

Cayma hakkının kullanılması bir süreye bağlanabilir; süre kararlaştırılmamışsa hak, sözleşmenin ifasına başlanana kadar kullanılabilir. İfaya başlanmışsa cayma imkânı kural olarak düşer, çünkü taraflar sözleşmeyi uygulamaya koyarak cayma iradesinden vazgeçmiş sayılır. Cayma beyanı karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğurur ve geri alınamaz; bozucu yenilik doğuran hakların ortak özelliği burada da geçerlidir.

C. İkisi Arasındaki Ayrımın Ölçütü

Ayrımın ölçütü paranın miktarı ya da adı değil, tarafların amacıdır. Para sözleşmeyi kanıtlamak ve bağı pekiştirmek için verilmişse bağlanma parası, sözleşmeden çıkma imkânı satın almak için verilmişse cayma parasıdır.

Bağlanma parasıCayma parası
İşlevisözleşmenin yapıldığına kanıtsözleşmeden cayma bedeli
Cayma hakkıvermezher iki tarafa verir
Akıbetiesas alacaktan düşülürveren bırakır, alan iki katını verir
Karineasıl olan buduraçıkça kararlaştırılmalıdır
DayanakTBK m. 177TBK m. 178

Uygulamada "kapora" denilen ödeme çoğu zaman bağlanma parasıdır; taraflar cayma hakkı istiyorsa bunu sözleşmede açıkça yazmalıdır.

D. Fazla Ödemenin İndirilmesi

Bağlanma parasının esas alacaktan düşülmesi kuralının iki istisnası vardır ve ikisi de kanunda sayılıdır: aksine sözleşme ve yerel âdet. Taraflar paranın mahsup edilmeyeceğini kararlaştırabilir; bölgesel bir teamül aynı sonucu doğurabilir.

Cayma parasında ise indirim mekanizması farklı işler. Kararlaştırılan tutar aşırı yüksekse, ceza koşulundaki indirim yetkisinin kıyasen uygulanıp uygulanmayacağı tartışılır; baskın görüş, cayma parasının bir ceza değil bir bedel olduğu ve hâkimin kural olarak indiremeyeceği yönündedir. Buna karşılık aşırılık ahlaka aykırılık düzeyine ulaşmışsa genel hükümler devreye girer.

İki kurumun ceza koşuluyla ilişkisi de ayrıca kurulur:

  • Bağlanma parası ceza değildir; ifa edilirse mahsup edilir, edilmezse iade edilir.
  • Cayma parası ceza değil bedeldir; karşılığında bir hak satın alınır.
  • Ceza koşulu ise borca aykırılığın yaptırımıdır ve hâkim denetimine tabidir.

Ayrımın pratik sonucu hâkimin müdahale yetkisindedir: yalnız ceza koşulunda resen indirim yapılır.

İspat yükü de ayrımı izler. Verilen paranın cayma parası olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamak zorundadır; kanun bağlanma parasını asıl saydığı için ispat yükü istisnayı iddia edene düşer. Sözleşmede yalnız "kapora" yazması bu yükü karşılamaz; cayma iradesinin metinden ya da koşullardan anlaşılması gerekir.

Uyuşmazlıkta bakılacak göstergeler şunlardır:

  • Sözleşmede cayma hakkından söz edilip edilmediği.
  • Tutarın esas alacağa oranı; mahsup edilmek üzere alınan bir tutar genellikle küçüktür.
  • Tarafların sonraki davranışları; ifaya başlanması cayma iradesini zayıflatır.

Bu göstergelerin hiçbiri tek başına belirleyici değildir; hâkim tarafların gerçek ve ortak iradesini araştırır (TBK m. 19). Metinde kullanılan sözcük, iradenin kendisinin yerine geçmez. Bu yüzden uygulamada aynı kelimenin iki sözleşmede farklı sonuç doğurması olağandır.

Örnek olay

(A), (B)'nin dairesini satın almak için anlaşmış ve sözleşme kurulurken (B)'ye 100.000 TL ödemiştir. Sözleşmede bu ödemenin niteliğine ilişkin hiçbir kayıt yoktur; yalnız "kapora olarak alınmıştır" yazılıdır. Satış bedeli 2.000.000 TL'dir. Bir süre sonra (B), daireyi daha yüksek fiyata satmak isteyerek sözleşmeden döndüğünü bildirmiş ve aldığı 100.000 TL'yi iade etmeye hazır olduğunu söylemiştir. (A) ise sözleşmenin ifasını istemektedir. Bölgede kaporanın satış bedelinden düşülmesi yerleşmiş bir uygulamadır.

Değerlendirme: Önce paranın niteliği belirlenir. Sözleşmede cayma hakkına ilişkin bir kayıt bulunmadığına göre karine işler: sözleşme yapılırken verilen para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır (TBK m. 177). "Kapora" ifadesi tek başına cayma parası anlamına gelmez; ayrımın ölçütü kelimenin kendisi değil, tarafların cayma imkânı yaratmak isteyip istemedikleridir.

Sonuç (B) aleyhinedir. Ortada bağlanma parası bulunduğuna göre (B)'nin cayma hakkı yoktur; parayı iade etmesi onu borcundan kurtarmaz. (B)'nin dönme beyanı sözleşmeye aykırılık oluşturur ve (A) ifayı isteyebilir, ifa gerçekleşmezse borca aykırılık hükümlerine göre tazminat talep edebilir.

Sözleşmeye "taraflardan her biri cayma parası olarak 100.000 TL'yi bırakarak sözleşmeden cayabilir" kaydı konulmuş olsaydı tablo tersine dönerdi. O hâlde (B) parayı almış taraf olduğu için cayarken aldığının iki katını, yani 200.000 TL'yi geri vermek zorunda kalırdı (TBK m. 178). (A) cayacak olsaydı verdiği 100.000 TL'yi bırakmakla yetinirdi. Simetri buradadır ve sınavda genellikle "alan da aynı tutarı iade eder" yanılgısı üzerinden sorulur.

Bölgedeki uygulama son noktayı belirler. Bağlanma parası, aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça esas alacaktan düşülür (TBK m. 177); burada yerel âdet zaten düşülme yönündedir. Sözleşme ifa edilirse (A) kalan 1.900.000 TL'yi öder. Yerel âdet tersine olsaydı — kaporanın bedelden düşülmediği bir teamül bulunsaydı — (A) satış bedelinin tamamını ödemek durumunda kalırdı; kanun bu noktada teamüle açıkça yer verir.

Bir varsayım daha eklenirse ayrım tamamlanır. (B) sözleşmeden dönmek yerine daireyi hiç teslim etmeseydi, bağlanma parasının kendiliğinden bir yaptırımı olmadığı için (A) zararını ayrıca ispat etmek zorunda kalırdı; para götürü tazminat işlevi görmez. Sözleşmeye cayma parası kaydı konulmuş olsaydı ispat gerekmezdi — orada tutar zaten çıkışın bedeli olarak kararlaştırılmıştır.

Uyuşmazlıkta ispat yükü de (B)'nin üzerindedir: paranın cayma parası olduğunu ileri süren taraf bunu göstermek zorundadır, çünkü kanunun karinesi bağlanma parası lehinedir.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 7 soru eşleşti, ilk 7 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2025 HMGS
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre ceza koşuluyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Ceza koşulunun geçersiz olması asıl borcun geçerliliğini etkilemez.
B) Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu ancak borçlunun istemi hâlinde indirebilir.
C) Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez.
D) Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir.
E) Ceza, borcun belirlenen yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 2 2011 SAYIŞTAY
Televizyonunu kiraya vermek isteyen A, bilmeden ve istemeden yanlışlıkla B'ye satım beyanında bulunmuştur. Bu olaydaki irade ile beyan arasındaki uygunsuzluk aşağıdakilerden hangisidir?
A) Edimde hata
B) Sözleşmenin niteliğinde hata
C) Nispi muvazaa
D) Mutlak muvazaa
E) Hile
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 3 2022 ADLİ HAKİMLİK (KASIM)
Bağlanma ve cayma parasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Cayma parası almış olan taraf, sözleşmeden cayması durumunda aldığının 2 katını geri verir.
B) Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para kural olarak cayma parası sayılır.
C) Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça bağlanma parası esas alacaktan düşülür.
D) Cayma parası kararlaştırılmışsa her iki taraf da sözleşmeden caymaya yetkili sayılır.
E) Cayma parası vermiş olan taraf, sözleşmeden cayması durumunda verdiğini bırakır.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 4 2025 KPSS
Türk borçlar hukukunda cayma parasıyla ilgili,I.Sözleşme kurulurken taraflardan biri diğer tarafa ödenir.II.Cayma parası kararlaştırılmışsa her iki taraf da sözleşmeden dönmeye yetkili sayılır.III.Hâkim, aşırı gördüğü cayma parasını kendiliğinden indirir.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) II ve III
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 5 2017 KPSS
Bir sözleşmenin kurulduğuna delil olsun diye sözleşme kurulurken bir tarafın diğerine verdiği para olarak ifade edilir. Bu parayı veren taraf sözleşmeden dönme hakkı elde etmiş olmaz. Türk borçlar hukukuna göre, sözü edilen bu hukuki kurum aşağıdakilerden hangisidir?
A) İfa yerine istenebilecek sözleşme cezası
B) Cayma parası
C) Bağlanma parası
D) Dönme cezası
E) İfayla birlikte istenebilecek sözleşme cezası
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 6 2014 KPSS
Ceza koşuluyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Sözleşmeyle kararlaştırılmamışsa talep edilemez.
B) Talep edilebilmesi için alacaklının, zararı ispat etmesi gerekmez.
C) Talep edilebilmesi için borçlunun kusurlu olması gerekmez.
D) İfa yerine kararlaştırılabileceği gibi, ifayla birlikte istenecek şekilde de kararlaştırılabilir.
E) Aşırı ise hâkim tarafından indirilmesi kural olarak mümkündür.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 7 2002 KPSS
A ile B, A'nın Ü'ye olan para borcunu B'nin ödemesi konusunda anlaşırlar. Bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Üçüncü kişi yararına bir sözleşme söz konusudur
B) Bundan böyle Ü, borcun ifasını ancak B'den isteyebilir.
C) Bu sözleşme A ile B arasında hüküm doğurur, Ü alacağını sadece A'dan talep edebilir
D) B'nin Ü'ye yapacağı ödeme, elden bağışlama sayılır
E) Ü, B'nin kendisine yaptığı ifayı kabul etmek zorunda değildir
Cevabı göster
Cevap: C.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 5 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 173
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre sözleşme kurulurken verilen paranın niteliğine, kanunun kurduğu karineye ve bu paranın esas alacaktan düşülmesine ilişkin aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Sözleşme yapılırken verilen para, tereddüt hâlinde sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır.
B) Karinenin yönü bilinçlidir; bağı zayıflatan cayma yorumu istisna sayılmış ve açık anlaşmaya bağlanmıştır.
C) Bağlanma parası aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça esas alacaktan düşülmek üzere mahsup edilir.
D) Bağlanma parası verildiğinde taraflardan her biri dilerse sözleşmeden cayma yetkisini kullanabilir.
E) Bağlanma parası ispat işlevi görür ve tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kendiliğinden değiştirmez.
Cevabı göster
Cevap: D. Bağlanma parası cayma hakkı vermez; yalnız sözleşmenin kurulduğunu kanıtlar ve bağı ekonomik olarak pekiştirir. Cayma imkânı ancak cayma parası açıkça kararlaştırıldığında doğar. D bu iki kurumu birbirine karıştırdığı için yanlıştır; kanunun karinesi zaten bağı zayıflatan yorumu istisna saymaktadır.

Şık analizi

A) Kanun tereddüt hâlinde verilen parayı bağlanma parası sayan bir karine kurmuştur.
B) Cayma parası bağı zayıflattığı için kanun onu açık anlaşmaya bağlamıştır.
C) Mahsup kuralının iki istisnası vardır: aksine sözleşme ve yerel âdet.
E) Bağlanma parası yalnız ispat ve pekiştirme işlevi görür; yükümlülükleri değiştirmez.
Soru 174
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre (A) ile (B) arasındaki sözleşmede taraflardan her birinin 100.000 TL cayma parası bırakarak sözleşmeden cayabileceği açıkça kararlaştırılmış ve bu tutar (A) tarafından (B)'ye ödenmiştir. Bir süre sonra parayı almış olan (B) sözleşmeden caymak istemektedir. Buna göre (B)'nin yükümlülüğü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Aldığını aynen geri verir
B) Hiçbir ödeme yapmaz
C) Aldığının iki katını verir
D) Aldığının yarısını verir
E) Ayrıca tazminat da öder
Cevabı göster
Cevap: C. Cayma parasında sonuç simetriktir ama eşit değildir: parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır, parayı almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir. (B) alan taraf olduğu için 200.000 TL ödemek zorundadır. Cayma bir hak olduğundan kullanılması sözleşmeye aykırılık sayılmaz ve ayrıca tazminat istenemez.

Şık analizi

A) Aynen iade, alan tarafın cayması hâlinde öngörülen sonuç değildir.
B) Cayma bedelsiz değildir; kanun alan taraf için iki kat ödeme öngörmüştür.
D) Yarısını verme kanunda yer almayan bir çözümdür.
E) Cayma bir hakkın kullanılmasıdır; ayrıca tazminat doğurmaz.
Soru 175
6098 sayılı Kanun'a göre verilen paranın cayma parası olduğunu ispat yükü kime düşer?
A) İddiaya
B) Alana
C) Verene
D) Hâkime
E) Tanığa
Cevabı göster
Cevap: A. Kanun bağlanma parasını asıl saydığı için ispat yükü istisnayı iddia edene düşer: verilen paranın cayma parası olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamak zorundadır. Sözleşmede yalnız "kapora" yazması bu yükü karşılamaz; cayma iradesinin metinden ya da koşullardan anlaşılması gerekir.

Şık analizi

B) Ölçüt tarafın alan ya da veren olması değil, istisnayı kimin ileri sürdüğüdür.
C) Veren taraf da duruma göre iddia sahibi olabilir; sıfat tek başına belirleyici değildir.
D) Hâkim ispat yükünü üstlenmez; tarafların gerçek iradesini araştırır.
E) Tanık bir delil aracıdır; ispat yükünün sahibi olamaz.
Soru 176
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen bağlanma parası ile cayma parasının karşılaştırılması bakımından, aşağıda verilenlerden hangisi doğru tespitlerden biri değildir?
A) Bağlanma parası sözleşmenin yapıldığına kanıt olma işlevi görmektedir
B) Cayma parası her iki tarafa da sözleşmeden cayma yetkisi vermektedir
C) Bağlanma parası kural olarak esas alacaktan düşülmek üzere mahsup edilir
D) Cayma parasının varlığı kanunun kurduğu karineyle asıl kabul edilmektedir
E) Ayrımın ölçütü paranın miktarı değil tarafların gütmüş olduğu amaçtır
Cevabı göster
Cevap: D. Kanunun karinesi bağlanma parası lehinedir: sözleşme yapılırken verilen para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Cayma parası asıl değil istisnadır ve açıkça kararlaştırılması gerekir. D karinenin yönünü tersine çevirdiği için doğru tespit değildir.

Şık analizi

A) Kanunun bağlanma parasına açıkça yüklediği işlev ispattır.
B) Cayma parası çift yönlüdür; yalnız veren değil alan da cayabilir.
C) Aksine sözleşme veya yerel âdet yoksa mahsup kuralı işler.
E) Ayrımı belirleyen tarafların amacıdır; "kapora" sözcüğü tek başına yetmez.
Soru 177
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun düzenlediği bağlanma parası ve cayma parasının ceza koşuluyla ilişkisi ile hâkimin müdahale yetkisi bakımından:I.Bağlanma parası bir ceza değildir; sözleşme ifa edilirse mahsup edilir, edilmezse genel hükümlere göre iade edilir.II.Cayma parası bir ceza değil bedeldir; karşılığında sözleşmeden çıkma hakkı satın alınmış olur.III.Hâkim aşırı bulduğu cayma parasını, ceza koşulunda olduğu gibi her hâlde kendiliğinden indirir.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) I ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Ayrımın pratik sonucu hâkimin müdahale yetkisindedir: yalnız ceza koşulunda resen indirim yapılır. Cayma parası bir ceza değil bedeldir ve baskın görüşe göre hâkim onu kural olarak indiremez; aşırılık ahlaka aykırılık düzeyine ulaşırsa ancak genel hükümler devreye girer. III bu sınırı görmezden geldiği için yanlıştır.

Şık analizi

A) Yalnız I'i doğru sayar; cayma parasının bedel niteliği de doğru bir tespittir.
B) Yalnız II'yi doğru sayar; oysa bağlanma parasının ceza olmadığı da doğrudur.
D) III'ü doğru sayar; hâkimin resen indirim yetkisi ceza koşuluna özgüdür.
E) Üç ifadeyi de doğru sayar; III yanlış olduğu için bu birleşim olamaz.

← KoşullarCeza Koşulu →