Medeni Hukuk › Başlık 5 / 60
Hak Kavramı ve Özel Hakların Türleri
25 Hâkimlik
Hızlı özet
Hukuk düzeni kişilere yalnız ödev yüklemez, aynı zamanda yetki de tanır. Hukuk düzeninin kişilere tanıdığı ve korunmasını menfaatlerine bıraktığı bu yetkiye hak denir. Hakkın kime tanındığı süje, üzerinde kurulduğu değer ise konu olarak adlandırılır. Hakların türleri, farklı ölçütlere göre yapılan birkaç ayrımla anlaşılır ve her ayrımın ayrı bir pratik sonucu vardır.
Kamu Hakları ve Özel Haklar
Kamu hakları kişi ile devlet arasındaki ilişkiden doğar ve kural olarak devredilemez. Özel haklar ise kişilerin birbirlerine karşı, eşitlik esasına dayanan ilişkilerinden doğar. Medeni hukukun konusu özel haklardır.
Mutlak ve Nispi Haklar
Bu ayrım hakkın kime karşı ileri sürülebildiğine bakar; hakkın konusuna değil, muhatabına göre yapılır.
Mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebilir ve ikiye ayrılır: eşyalar üzerindeki ayni haklar, yani mülkiyet ve sınırlı ayni haklar, ile kişiler üzerindeki mutlak haklar, yani kişilik hakları, velâyet ve vesayet. Malikin eşya üzerindeki yetkisi bu niteliktedir (TMK m. 683).
Nispi haklar yalnız belirli kişilere karşı ileri sürülebilir. Tipik örneği alacak hakkıdır: alacaklı hakkını yalnız borçlusundan isteyebilir. Bazı nispi haklar tapuya şerh edilerek sonraki maliklere karşı da ileri sürülebilir hâle gelir; bunlara kuvvetlendirilmiş nispi hak denir. Şerh, nispi hakkı mutlak hakka dönüştürmez, yalnız etkisini genişletir.
Yenilik Doğuran Haklar
Yenilik doğuran hak, sahibinin tek taraflı irade açıklamasıyla yeni bir hukukî durum yaratan, mevcut durumu değiştiren veya sona erdiren haktır. Karşı tarafın kabulüne ihtiyaç yoktur; bu yüzden bu haklara inşaî hak da denir.
Ortak özellikleri şunlardır: kullanılmakla tükenir, bir daha aynı hak için kullanılamaz; kural olarak şarta bağlanamaz, çünkü karşı tarafı belirsizlik içinde bırakır; kullanıldıktan sonra tek taraflı olarak geri alınamaz; çoğu hak düşürücü süreye tâbidir.
İşlevine göre üçe ayrılır. Kurucu yenilik doğuran haklar yeni bir ilişki kurar; önalım, alım ve geri alım hakları böyledir. Değiştirici haklar mevcut ilişkinin içeriğini değiştirir. Bozucu haklar ilişkiyi sona erdirir; fesih ve boşanma davası hakkı bu gruptadır (TMK m. 166).
Şahısvarlığı ve Malvarlığı Hakları
Hakkın konusuna göre yapılan bu ayrım, devredilebilirlikle doğrudan bağlantılıdır. Malvarlığı hakları para ile ölçülebilen, ekonomik değeri olan haklardır; kural olarak devredilebilir ve mirasçılara geçer. Şahısvarlığı hakları ise ekonomik değeri ölçülemeyen, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardır; devredilemez, mirasçılara geçmez, haczedilemez.
Ayrımın en görünür sonucu mirasta ortaya çıkar. Malvarlığı hakları terekeye dâhil olur ve mirasçılara geçer; şahısvarlığı hakları kişinin ölümüyle sona erer. Bu sebeple kişilik hakkının ihlalinden doğan talepler kural olarak mirasçılar tarafından ileri sürülemez; kanunun açıkça izin verdiği hâller bu kuralın istisnasıdır. İstisnaen bazı malvarlığı hakları da devredilemez niteliktedir; intifa hakkı buna örnektir.
Bağımsız ve Bağımlı Haklar
Haklar bağımsızlık bakımından da ayrılır. Bağımsız haklar kendi başına var olur. Bağımlı, yani fer'i haklar ise başka bir hakka bağlıdır ve onun kaderini paylaşır. Rehin hakkı, güvence altına aldığı alacaktan bağımsız düşünülemez: alacak sona erdiğinde rehin de sona erer.
Sınavda Ne Çıkar
- Mutlak hak herkese, nispi hak yalnız belirli kişiye karşı ileri sürülür. Şerh edilen nispi hak kuvvetlendirilmiş hak olur, mutlak hakka dönüşmez.
- Mutlak haklar yalnız ayni haklar değildir: kişilik hakkı, velâyet ve vesayet de mutlaktır.
- Yenilik doğuran hak tek taraflı irade ile sonuç doğurur, kullanılmakla tükenir, kural olarak şarta bağlanamaz ve geri alınamaz.
- Şahısvarlığı hakları devredilemez, mirasçılara geçmez ve haczedilemez; malvarlığı hakları kural olarak devredilebilir.
- Bağımlı hak bağlı olduğu hakkın kaderini paylaşır: alacak sona erince rehin de sona erer.
- Malvarlığı hakları terekeye girer; şahısvarlığı hakları ölümle sona erer ve kişilik hakkı ihlalinden doğan talepler kural olarak mirasçılarca ileri sürülemez.
- Önalımda muhatap alıcıdır: hak ona yöneltilen davayla işletilir (TMK m. 734/1); beyanla kullanılan yenilik doğuran haklardan bu yönüyle ayrılır.
Hukuk düzeni kişilere yalnız ödev yüklemez, aynı zamanda yetki de tanır. Hukuk düzeninin kişilere tanıdığı ve korunmasını menfaatlerine bıraktığı bu yetkiye hak denir. Hakkın kime tanındığı süje, üzerinde kurulduğu değer ise konu olarak adlandırılır; ikisi birlikte hakkın çerçevesini çizer.
A. Kamu Hakları – Özel Haklar Ayrımı
Kamu hakları, kişi ile devlet arasındaki ilişkiden doğar ve kural olarak devredilemez. Özel haklar ise kişilerin birbirlerine karşı, eşitlik esasına dayanan ilişkilerinden doğar. Medeni hukukun konusu özel haklardır.
B. Mutlak ve Nispi Haklar
Ayrım, hakkın kime karşı ileri sürülebildiğine bakar; hakkın konusuna değil, muhatabına göre yapılır.
Mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebilir. İkiye ayrılır: eşyalar üzerindeki ayni haklar (mülkiyet ve sınırlı ayni haklar) ile kişiler üzerindeki mutlak haklar (kişilik hakları, velâyet, vesayet). Malikin eşya üzerindeki yetkisi bu niteliktedir (TMK m. 683).
Nispi haklar yalnız belirli kişilere karşı ileri sürülebilir. Tipik örneği alacak hakkıdır: alacaklı hakkını yalnız borçlusundan isteyebilir. Bazı nispi haklar tapuya şerh edilerek sonraki maliklere karşı da ileri sürülebilir hâle gelir; bunlara kuvvetlendirilmiş nispi hak denir.
C. Yenilik Doğuran Haklar
Yenilik doğuran hak, sahibinin tek taraflı irade açıklamasıyla yeni bir hukukî durum yaratan, mevcut durumu değiştiren veya sona erdiren haktır. Karşı tarafın kabulüne ihtiyaç yoktur; bu yüzden bu haklara inşaî hak da denir.
Ortak özellikleri şunlardır:
- Kullanılmakla tükenir; bir daha aynı hak için kullanılamaz.
- Kural olarak şarta bağlanamaz, çünkü karşı tarafı belirsizlik içinde bırakır.
- Kullanıldıktan sonra tek taraflı olarak geri alınamaz.
- Çoğu hak düşürücü süreye tabidir; süre geçtikten sonra kullanılamaz.
İşlevine göre üçe ayrılır: yeni bir ilişki kuran kurucu yenilik doğuran haklar (önalım, alım, geri alım), mevcut ilişkinin içeriğini değiştiren değiştirici haklar, ilişkiyi sona erdiren bozucu haklar (fesih, boşanma davası hakkı — TMK m. 166).
D. Şahısvarlığı ve Malvarlığı Hakları
Hakkın konusuna göre yapılan bu ayrım, devredilebilirlikle doğrudan bağlantılıdır. Malvarlığı hakları para ile ölçülebilen, ekonomik değeri olan haklardır; kural olarak devredilebilir ve mirasçılara geçer. Şahısvarlığı hakları ise ekonomik değeri ölçülemeyen, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardır; devredilemez, mirasçılara geçmez, haczedilemez.
Aynı ölçü, hakların kullanılmalarına göre yapılan devredilebilen ve devredilemeyen haklar ayrımını da verir. Devredilebilen haklar üçüncü kişilere geçirilebilir; alacak, mülkiyet ve telif hakkı böyledir. Devredilemeyen haklar kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan devri mümkün değildir ve şahısvarlığı hakları bu grubu oluşturur. İstisnaen bazı malvarlığı hakları da devredilemez niteliktedir; intifa hakkı buna örnektir.
Ayrımın en görünür sonucu mirasta ortaya çıkar. Malvarlığı hakları terekeye dâhil olur ve mirasçılara geçer; şahısvarlığı hakları ise kişinin ölümüyle sona erer. Bu sebeple kişilik hakkının ihlalinden doğan talepler kural olarak mirasçılar tarafından ileri sürülemez; kanunun açıkça izin verdiği hâller bu kuralın istisnasıdır.
Haklar bağımsızlık bakımından da ayrılır. Bağımsız haklar kendi başına var olur; bağımlı (fer'i) haklar ise başka bir hakka bağlıdır ve onun kaderini paylaşır. Rehin hakkı, güvence altına aldığı alacaktan bağımsız düşünülemez.
| Ölçüt | Ayrım | Tipik örnek |
|---|---|---|
| Kime karşı ileri sürülür | Mutlak – nispi | Mülkiyet – alacak hakkı |
| Konusu | Malvarlığı – şahısvarlığı | Alacak – şeref ve haysiyet |
| Devredilebilirlik | Devredilebilir – devredilemez | Mülkiyet – kişilik hakkı |
| Bağımsızlık | Bağımsız – bağımlı | Alacak – rehin hakkı |
| Etkisi | Yenilik doğuran – diğer | Fesih hakkı – alacak hakkı |
Örnek olay
(S), maliki olduğu taşınmazın paydaşıdır. Diğer paydaş (T), payını üçüncü kişi (Ü)'ye satmıştır. (S) önalım hakkını kullanmak istemekte, ancak bunu "bir yıl içinde kredi bulabilirse geçerli olmak üzere" bildirmeyi düşünmektedir. Ayrıca (S), aynı taşınmazın kirasından doğan alacağını bankaya devretmiş, kendisine yönelik bir yayın sebebiyle doğan manevî tazminat talebini de aynı sözleşmeyle devretmek istemektedir.
Değerlendirme: Olay üç ayrı ayrımı aynı anda sınamaktadır.
Önalım hakkı kurucu yenilik doğuran bir haktır; kullanılmasıyla önalım hakkı sahibi ile alıcı arasında, satış bedeli ve koşullarıyla bir satış ilişkisi kurulur. Satıcı ile arasında bir ilişki doğmaz — pay zaten alıcıya geçmiştir ve hak ona karşı ileri sürülür.
Hakkın nasıl işletileceği de bellidir ve (S)'nin planı bu noktada tıkanır. Kanun, önalımın alıcıya yöneltilen bir davayla ileri sürülmesini arar (TMK m. 734/1); karşı tarafa gönderilecek bir beyan hakkı kullanmaya yetmez. Yenilik doğuran nitelikte olmasına rağmen mahkeme kararına bağlanmış olması, bu hakkı diğer yenilik doğuran haklardan ayıran özelliktir.
Yenilik doğuran haklar ayrıca kural olarak şarta bağlanamaz, çünkü karşı taraf belirsizlik içinde bırakılamaz; krediye bağlı bir kullanma iradesi bu yönden de sonuç doğurmaz. Hak kullanılmakla tükenir; (S) aynı satış için ikinci kez önalım kullanamaz.
Kira alacağı bir malvarlığı hakkı ve aynı zamanda nispi haktır. Ekonomik değeri ölçülebildiği için devredilebilir; bankaya devri geçerlidir. Devirle birlikte alacağı güvence altına alan bir rehin varsa o da devrolur, çünkü rehin bağımlı haktır ve alacağın kaderini paylaşır.
Manevî tazminat talebi ise kişilik hakkının ihlalinden doğar ve şahısvarlığı alanına girer. Kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan kural olarak devredilemez; sözleşmenin bu kısmı sonuç doğurmaz. Talebin para ile ölçülebilir olması sonucu değiştirmez: ayrım, talebin miktarına değil dayandığı değere bakılarak yapılır.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 KPSS / ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2012 KAMU İHALE KURUMU UZMAN YRD.
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2007 ADLİ YARGI (MART)
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2006 ADLİ YARGI (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2008 SAYIŞTAY
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2008 SAYIŞTAY
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2009 KPSS GENEL KÜLTÜR
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2006 ADLİ YARGI (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 KPSS / ADLİ YARGI
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 2 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.
Soru 9
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 10
Cevabı göster
Şık analizi
← Kanun Boşluğu ve Hâkimin Takdir YeDürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye →