Medeni Hukuk › Başlık 47 / 60
Miras Sebebiyle İstihkak Davası
8 Hâkimlik 2 HMGS Sorusu
Hızlı özet
Mirasçı terekeyi kendiliğinden kazanır; ancak terekeyi fiilen elinde bulunduran başka biri olabilir. Miras sebebiyle istihkak davası, bu durumda mirasçıya tanınmış özel bir dava yoludur.
Şartları ve Taraflar
Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek bu davayı açabilir (TMK m. 637/1).
Davanın ayırt edici yönü, dayanağının mirasçılık sıfatı olmasıdır. Davacı malın mülkiyetini ayrıca ispatlamak zorunda değildir; mirasçı olduğunu ve davalının terekeyi elinde bulundurduğunu ortaya koyması yeterlidir. Bu yönüyle dava, mülkiyet hakkına dayanan eşya hukukundaki istihkak davasından ayrılır: orada davacı mülkiyetini, burada mirasçılığını ispatlar. Ayrımın pratik değeri büyüktür, çünkü tereke çoğu zaman çok sayıda maldan oluşur ve her biri için ayrı mülkiyet ispatı gerekseydi mirasçının hakkına ulaşması güçleşirdi.
Davanın koşulları şunlardır: davacının yasal veya atanmış mirasçı olması; davalının terekeyi veya bir tereke malını elinde bulundurması; davalının mirasçılık iddiasının bulunması ya da malı mirasçılık dışı bir sebeple elinde tutması; davacının mirasçılıktaki hakkının davalınınkinden üstün olması.
Hâkim, bu davada mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer (TMK m. 637/2): ayrı bir mirasçılık belgesi davası açılmasına gerek yoktur, sıfat tartışması aynı dava içinde sonuçlandırılır.
Davacının istemi üzerine hâkim, hakkın korunması için davalının güvence göstermesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli her türlü önlemi alır (TMK m. 637/3).
Dava kabul edilirse tereke veya tereke malı davacıya zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca verilir; iyiniyetli ve iyiniyetli olmayan zilyedin iade, semere ve gider rejimi bu hükümlere göre belirlenir.
Kanun ayrıca önemli bir yasak koymuştur: davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez (TMK m. 638). Hüküm, terekeyi haksız biçimde elinde tutan kişinin zamanın geçmesinden yararlanmasını engeller; mirasçının hakkı yalnız davanın kendi süresine tâbidir.
Süreler
Dava, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi ya da tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı süre yirmi yıldır (TMK m. 639).
Sürelerin niteliği burada farklıdır ve sık ölçülür: iptal ve tenkis davalarındaki süreler hak düşürücü iken, miras sebebiyle istihkak davasında kanun zamanaşımı demiştir. Bunun sonucu, sürenin durup kesilebilmesi ve hâkim tarafından re'sen dikkate alınmayıp def'i olarak ileri sürülmesi gereğidir.
Sınavda Ne Çıkar
- Dava mirasçının mirasçılıktaki üstün hakkına dayanır; mülkiyetin ayrıca ispatı gerekmez.
- Hâkim, mirasçılık sıfatına ilişkin uyuşmazlıkları da aynı davada çözer.
- Hâkim güvence veya tapuya şerh gibi koruma önlemleri alabilir.
- Davalı zamanaşımıyla kazanmayı ileri süremez.
- Süreler: öğrenmeden 1 yıl; iyiniyetliye karşı 10 yıl, iyiniyetli olmayana karşı 20 yıl.
- Bu süreler zamanaşımıdır — iptal ve tenkisteki hak düşürücü sürelerle karıştırılmamalıdır.
- Davacı yasal veya atanmış mirasçı olabilir; vasiyet alacaklısı bu davayı açamaz, onun hakkı kişisel istemdir.
Mirasçı, terekeyi kendiliğinden kazanır; ancak terekeyi fiilen elinde bulunduran başka biri olabilir. Miras sebebiyle istihkak davası, bu durumda mirasçıya tanınmış özel bir dava yoludur.
A. Şartları ve Taraflar
Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir (TMK m. 637/1).
Davanın ayırt edici yönü, dayanağının mirasçılık sıfatı olmasıdır. Davacı, malın mülkiyetini ayrıca ispatlamak zorunda değildir; mirasçı olduğunu ve davalının terekeyi elinde bulundurduğunu ortaya koyması yeterlidir. Bu yönüyle dava, mülkiyet hakkına dayanan istihkak davasından ayrılır.
Davada hâkim, mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer (TMK m. 637/2). Ayrı bir mirasçılık belgesi davası açılmasına gerek yoktur; sıfat tartışması aynı dava içinde sonuçlandırılır.
Hâkim, davacının istemi üzerine hakkın korunması için davalının güvence göstermesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli her türlü önlemi alır (TMK m. 637/3).
Davanın kabulü hâlinde tereke veya terekeye dâhil mal, davacıya zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca verilir. Kanun ayrıca önemli bir yasak koymuştur: davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez (TMK m. 638).
Davanın açılabilmesi için aranan koşullar şunlardır:
- Davacının yasal veya atanmış mirasçı olması
- Davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurması
- Davalının mirasçılık iddiasının bulunması ya da malı mirasçılık dışı bir sebeple elinde tutması
- Davacının mirasçılıktaki hakkının davalınınkinden üstün olması
B. Süreler
Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır (TMK m. 639).
Sürelerin niteliği burada farklıdır: iptal ve tenkis davalarındaki süreler hak düşürücü iken, miras sebebiyle istihkak davasında kanun zamanaşımı demiştir. Bunun sonucu, sürenin durup kesilebilmesi ve def'i olarak ileri sürülmesi gereğidir.
Örnek olay
(E) ölmüş, terekesindeki bir taşınmaz mirasçı olmadığı hâlde (F) adına tescil edilmiştir. Gerçek mirasçı (G), durumu ölümden yedi yıl sonra öğrenmiş ve on ay içinde dava açmıştır. (F), taşınmazı uzun süredir malik sıfatıyla ve iyiniyetle elinde bulundurduğunu, olağan zamanaşımıyla mülkiyeti kazandığını savunmaktadır.
Değerlendirme: (G)'nin açacağı dava, mülkiyet hakkına dayanan istihkak davası değil, miras sebebiyle istihkak davasıdır; dayanağı mirasçılıktaki üstün haktır (TMK m. 637/1).
Süre bakımından iki ölçüt birlikte işler. Davacının mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının malı elinde bulundurduğunu öğrenmesinden itibaren bir yıl geçmemiş olmalıdır; ayrıca ölümün üzerinden iyiniyetli davalıya karşı on yıl geçmemiş olmalıdır (TMK m. 639/1). Olayda öğrenmeden on ay geçmiştir ve ölümden bu yana yedi yıl vardır; her iki süre de dolmamıştır.
(F)'nin zamanaşımı savunması ise kanunla açıkça kapatılmıştır: davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez (TMK m. 638/2). Bu yasak, terekenin mirasçı olmayan kişilerde kalmasını önlemeye yöneliktir.
(F) iyiniyetli olmasaydı sonuç davacı lehine daha da genişlerdi: kötüniyetli davalıya karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır (TMK m. 639/2).
Dava kabul edilirse taşınmaz (G)'ye zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca verilir (TMK m. 638/1); (F)'nin yaptığı giderler ve elde ettiği semereler bu hükümlere göre hesaplanır.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 10 soru eşleşti, ilk 10 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2025 HMGS (EYLÜL)
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2026 HMGS (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 2008 İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2005 ADLİ YARGI (KASIM)
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2012 AVUKATLAR İÇİN İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2012 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2025 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2008 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2003 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2015 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 4 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.
Soru 306
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 307
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 308
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 309
Cevabı göster
Şık analizi
← Koruma Önlemleri, Resmî Defter ve Miras Ortaklığı, Paylaşma ve Denkl →