Medeni Hukuk › Başlık 49 / 60
Eşya Hukukunun Temel Kavramları
25 Hâkimlik
Hızlı özet
Eşya hukuku, kişilerin eşya üzerindeki doğrudan hâkimiyetini düzenler. Bu dalın bütün kurumları iki soruya bağlıdır: hangi şey eşya sayılır ve o eşya üzerinde kimin hâkimiyeti vardır? Bu başlık birincisini yanıtlar.
Eşya Kavramı ve Çeşitleri
Hukukî anlamda eşya, üzerinde hâkimiyet kurulabilen, kişi dışındaki maddî varlıklardır. Dört unsuru vardır: maddî varlık — cisim niteliği taşıması; haklar ve fikrî ürünler eşya değildir. Kişi dışında olma — insan bedeni ve organları, bedene bağlı kaldığı sürece eşya sayılmaz. Hâkimiyete elverişlilik — açık deniz ve atmosfer bu sebeple eşya değildir. Sınırlanabilirlik — belirsiz bir kütle üzerinde ayni hak kurulamaz.
En temel ayrım taşınmaz–taşınırdır ve kanun taşınmazları sınırlı biçimde saymıştır: arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ve kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler. Bunların dışında kalan her şey taşınırdır. Ayrımın pratik önemi büyüktür: ayni hakkın kazanılma biçimi, aleniyet aracı, koruma yolları ve rehin türleri taşınmaz ile taşınırda ayrı düzenlenmiştir — bir eşyanın hangi gruba girdiği belirlenmeden ona uygulanacak hükümler de belirlenemez.
Diğer ayrımlar: misli–gayrimisli (sayı, ölçü veya tartıyla belirlenebilme), tüketilen–tüketilmeyen (kullanımın eşyayı ortadan kaldırması), bölünebilen–bölünemeyen (paylaşmada ve birlikte mülkiyette önemlidir).
Mülkiyetin kapsamı da bu kavramlar üzerinden kurulur: malik, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir (TMK m. 683/1) ve malını haksız elinde bulundurana karşı istihkak, her türlü haksız elatmaya karşı elatmanın önlenmesi davası açabilir (m. 683/2).
Bütünleyici Parça
Bir şeye malik olan kimse, onun bütünleyici parçalarına da malik olur (TMK m. 684/1). Sonucu şudur: bütünleyici parça üzerinde asıl şeyden ayrı bir mülkiyet ya da ayni hak kurulamaz. Yön karıştırılmamalıdır — asıl şeyin maliki parçaya da malik olur; parçaya malik olmak asıl şeye mülkiyet vermez.
Bütünleyici parça, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılamayan parçadır (TMK m. 684/2). Üç unsur birlikte aranır: yerel âdete göre temel unsur olma, fiilî bağlılık, ayrılmanın tahribat doğurması. Binanın çatısı, kapısı, penceresi ve tesisatı ile otomobilin motoru bu niteliktedir.
Kural emredicidir, ama mutlak değildir; dört istisna doğrudan sorulur. Üst hakkında, üst irtifakına dayanarak başkasının arazisinde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyeti irtifak hakkı sahibine aittir (TMK m. 726/1). Mecralar, işletmenin taşınmazı dışında olsalar bile aksine düzenleme yoksa o işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malı sayılır (TMK m. 727/1). Taşınır yapılar — kalıcı olması amaçlanmaksızın yapılan kulübe, büfe, çardak, baraka — kendi maliklerine aittir ve taşınır hükümlerine tâbidir (TMK m. 728). Kat mülkiyetinde bağımsız bölümler, arazinin bütünleyici parçası olmalarına rağmen ayrı mülkiyetin konusudur.
Doğal ürünler ayrılıncaya kadar asıl şeyin bütünleyici parçasıdır (TMK m. 685): ağaçtaki meyve toplanana kadar taşınmazın parçasıdır ve ayrı mülkiyete konu olamaz, toplandığı anda bağımsız bir taşınır hâline gelir.
Pratik sonuçlar: asıl şeyin satışı parçaları da kapsar, ayrıca kararlaştırmaya gerek yoktur; asıl şey üzerindeki rehin parçalara yayılır; parça üzerinde ayrı zilyetlik ve ayrı koruma söz konusu olmaz; bir mal bütünleyici parça hâline geldiğinde üzerindeki önceki mülkiyet sona erer ve eski malikin talebi ayni değil kişisel nitelik taşır.
Eklenti
Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar (TMK m. 686/1).
Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve birleştirme, takma ya da başka bir biçimde ona bağlı kılınan taşınır maldır (TMK m. 686/2).
Bütünleyici parçadan iki noktada ayrılır. Birincisi: eklenti bağımsızlığını korur — ayrı bir taşınır maldır, üzerinde ayrı mülkiyet ve ayni hak kurulabilir; bütünleyici parça bağımsızlığını yitirmiştir. İkincisi kuralın niteliğidir: bütünleyici parça kuralı emredicidir, eklentiye ilişkin kural yedektir — taraflar tasarrufun eklentiyi kapsamayacağını kararlaştırabilir.
Kanun bir süreklilik ölçüsü de getirir: eklenti, asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez (TMK m. 686/3). Traktörün bakıma gönderilmesi onu çiftliğin eklentisi olmaktan çıkarmaz.
Eklenti sayılmayanlar açıkça gösterilmiştir: asıl şeye zilyet olanın sadece geçici olarak kullanması veya tüketmesi için özgülenen şeyler ile asıl şeyin özel niteliğiyle ilişkisi bulunmadan yalnız korunmak, satılmak veya kiraya verilmek üzere onunla birleştirilen şeyler eklenti değildir (TMK m. 687).
Sınavda Ne Çıkar
- Eşyanın unsurları: maddî varlık, kişi dışında olma, hâkimiyete elverişlilik, sınırlanabilirlik.
- Taşınmazlar sınırlı sayıdadır: arazi, ayrı sayfaya kayıtlı bağımsız ve sürekli haklar, kat mülkiyeti bağımsız bölümleri.
- Bütünleyici parça üzerinde ayrı ayni hak kurulamaz; kural emredicidir.
- Dört istisna: üst hakkı, mecralar, taşınır yapılar, kat mülkiyeti.
- Doğal ürünler ayrılıncaya kadar bütünleyici parçadır.
- Eklenti taşınır maldır, bağımsızlığını korur; kural yedektir ve geçici ayrılma niteliği kaybettirmez.
- Yalnız korunmak, satılmak veya kiraya verilmek üzere birleştirilen şeyler eklenti değildir.
Eşya hukuku, kişilerin eşya üzerindeki doğrudan hâkimiyetini düzenler. Bu dalın bütün kurumları iki soruya bağlıdır: hangi şey eşya sayılır ve o eşya üzerinde kimin hâkimiyeti vardır? Bu başlık birinci soruyu yanıtlar.
A. Eşya Kavramı ve Çeşitleri
Hukukî anlamda eşya, üzerinde hâkimiyet kurulabilen, kişi dışındaki maddî varlıklardır. Kavramın unsurları şunlardır:
- Maddî varlık — cisim niteliği taşıması; fikrî ürünler ve haklar eşya değildir.
- Kişi dışında olma — insan bedeni ve organları, bedene bağlı kaldığı sürece eşya sayılmaz.
- Hâkimiyete elverişlilik — üzerinde fiilî hâkimiyet kurulabilmesi; açık deniz ve atmosfer bu sebeple eşya değildir.
- Sınırlanabilirlik — sınırlarının belirlenebilmesi; belirsiz bir kütle üzerinde ayni hak kurulamaz.
Eşyanın başlıca ayrımları şöyledir. Taşınmaz–taşınır ayrımı en temel olanıdır ve kanun taşınmazları sınırlı biçimde saymıştır: arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler. Bunların dışında kalan her şey taşınırdır.
Misli–gayrimisli ayrımı, eşyanın sayı, ölçü veya tartıyla belirlenip belirlenemediğine bakar. Tüketilen–tüketilmeyen ayrımı, kullanımın eşyayı ortadan kaldırıp kaldırmadığına göre yapılır. Bölünebilen–bölünemeyen eşya ayrımı ise paylaşmada ve birlikte mülkiyette önem taşır.
Kanun, mülkiyetin kapsamını da bu kavramlar üzerinden kurar: bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir (TMK m. 683/1).
Taşınmaz–taşınır ayrımının pratik önemi büyüktür ve neredeyse bütün eşya hukuku bu ayrım üzerine kuruludur. Ayni hakkın kazanılma biçimi, aleniyet aracı, koruma yolları ve rehin türleri taşınmaz ile taşınırda ayrı ayrı düzenlenmiştir. Bir eşyanın hangi gruba girdiği belirlenmeden, ona uygulanacak hükümler de belirlenemez.
Ayrımın sınırında bazı tartışmalı hâller vardır. Yapı malzemesi arsaya bağlandığında taşınmazın parçası hâline gelir; sökülüp ayrıldığında yeniden taşınır olur. Aynı şekilde ağaçtaki meyve ayrılana kadar taşınmazın parçasıdır. Bu geçişler, bütünleyici parça kavramıyla açıklanır.
B. Bütünleyici Parça
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (TMK m. 684/1). Kuralın sonucu şudur: bütünleyici parça üzerinde asıl şeyden ayrı bir mülkiyet ya da ayni hak kurulamaz.
Ne var ki kural mutlak değildir; kanun dört önemli istisna tanımıştır ve bunlar sınavda doğrudan sorulur. Üst hakkında, üst irtifakına dayanarak başkasının arazisinde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyeti irtifak hakkı sahibine aittir (TMK m. 726/1). Mecralar, işletmenin bulunduğu taşınmazın dışında olsalar bile aksine düzenleme yoksa o işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malı sayılır (TMK m. 727/1). Taşınır yapılar — kalıcı olması amaçlanmaksızın yapılan kulübe, büfe, çardak, baraka gibi hafif yapılar — kendi maliklerine aittir ve taşınır mal hükümlerine tâbi olur (TMK m. 728). Kat mülkiyetinde ise bağımsız bölümler, arazinin bütünleyici parçası olmalarına rağmen ayrı mülkiyetin konusudur (TMK m. 726/2 ve 634 sayılı Kanun).
Bu dördü, "bütünleyici parça ayrı mülkiyete konu olamaz" kuralının sınırını çizer.
Bütünleyici parça, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır (TMK m. 684/2).
Tanımdan üç unsur çıkar ve üçü birlikte aranır:
- Yerel âdetlere göre temel unsur olma — parçanın, asıl şeyin işlevini görmesi için gerekli sayılması
- Fiilî bağlılık — parçanın asıl şeye bağlanmış olması
- Ayrılmanın tahribat doğurması — ayırma hâlinde yok olma, zarar görme veya yapının değişmesi
Binanın çatısı, kapısı, penceresi ve tesisatı taşınmazın bütünleyici parçasıdır; otomobilin motoru da aynı niteliktedir. Ayrılma hâlinde asıl şey işlevini yitirir ya da zarar görür.
Doğal ürünler bakımından kanun ayrı bir kural koymuştur: bir şeyin maliki, onun ürünlerinin de maliki olur; ürünler, dönemsel olarak elde edilen doğal veya hukukî ürünler ile bir şeyin özgülendiği amaca göre âdetler gereği ondan elde edilmesi uygun görülen diğer verimlerdir. Doğal ürünler asıl şeyden ayrılıncaya kadar onun bütünleyici parçasıdır (TMK m. 685).
Son cümle önemlidir: ağaçtaki meyve toplanana kadar taşınmazın bütünleyici parçasıdır ve ayrı mülkiyete konu olamaz; toplandığı anda bağımsız bir taşınır hâline gelir.
Bütünleyici parça kavramının pratik sonuçları şunlardır:
- Asıl şeyin satışı bütünleyici parçaları da kapsar; ayrıca kararlaştırmaya gerek yoktur.
- Asıl şey üzerindeki rehin, bütünleyici parçalara da yayılır.
- Bütünleyici parça üzerinde ayrı zilyetlik ve buna bağlı ayrı koruma söz konusu olmaz.
- Bir malın bütünleyici parçası olduktan sonra o mal üzerindeki önceki mülkiyet sona erer; malını kaybeden kişinin talebi ayni değil, kişisel nitelik taşır.
C. Eklenti
Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar (TMK m. 686/1).
Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır (TMK m. 686/2).
Eklenti ile bütünleyici parça arasındaki fark kesindir. Eklenti bağımsızlığını korur: ayrı bir taşınır maldır, üzerinde ayrı mülkiyet ve ayni hak kurulabilir. Bütünleyici parça ise bağımsızlığını yitirmiştir.
İkinci fark, kuralın niteliğindedir. Bütünleyici parçaya ilişkin kural emredicidir; taraflar aksini kararlaştıramaz. Eklentiye ilişkin kural ise yedektir: taraflar tasarrufun eklentiyi kapsamayacağını kararlaştırabilir.
Kanun bir de süreklilik ölçüsü getirmiştir: eklenti, asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez (TMK m. 686/3). Traktörün bakıma gönderilmesi, onu çiftliğin eklentisi olmaktan çıkarmaz.
Eklenti sayılmayanlar da açıkça gösterilmiştir. Asıl şeye zilyet olan kimsenin sadece geçici olarak kullanması veya tüketmesi için özgülenen ya da asıl şeyin özel niteliğiyle herhangi bir ilişkisi bulunmadan sadece korunmak, satılmak veya kiraya verilmek üzere onunla birleştirilen şeyler eklenti sayılmaz (TMK m. 687).
| Ölçüt | Bütünleyici parça | Eklenti |
|---|---|---|
| Bağımsızlık | Yok, asıl şeye erimiştir | Var, ayrı taşınır maldır |
| Ayrı ayni hak | Kurulamaz | Kurulabilir |
| Ayrılma | Tahribat doğurur | Zarar doğurmaz |
| Kuralın niteliği | Emredici | Yedek, aksi kararlaştırılabilir |
| Geçici ayrılma | Niteliği kaldırmaz (öğreti); kesin ayrılmada bağımsız eşya olur | Niteliği kaybettirmez |
Örnek olay
(A), üzerinde bir fabrika bulunan taşınmazını (B)'ye satmıştır. Fabrikada üretim hattına sabitlenmiş makineler, üretimde kullanılan ancak sökülüp taşınabilen tezgâhlar ve bir de (A)'nın bir tanıdığından ödünç aldığı, satıştan önce fabrikaya bırakılmış bir jeneratör bulunmaktadır. Ayrıca taşınmazdaki meyve ağaçlarının ürünleri satış tarihinde henüz toplanmamıştır. (B), bunların tamamının kendisine geçtiğini ileri sürmektedir.
Değerlendirme: Her unsur ayrı ayrı nitelendirilir; nitelendirme sonucu belirler.
Sabitlenmiş makineler. Üretim hattına sabitlenmiş ve sökülmesi yapıya zarar verecek makineler, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru sayılıyor ve ayrılmaları tahribat doğuruyorsa bütünleyici parçadır (TMK m. 684/2). Kural bu yönde işler: asıl şeyin maliki, bütünleyici parçalara da malik olur (TMK m. 684/1) — tersi değil. Makineler üzerinde ayrı mülkiyet iddia edilemez ve taşınmazın satışıyla birlikte (B)'ye geçer.
Sökülebilen tezgâhlar. Bunlar bağımsızlıklarını koruyan taşınır mallardır; fabrikanın işletilmesi için sürekli olarak özgülenmişlerse eklentidir (TMK m. 686/2). Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe eklentiyi de kapsar (TMK m. 686/1); satış sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa bunlar da (B)'ye geçer. Ancak kural yedektir: taraflar tezgâhların satış dışında kalacağını kararlaştırabilirdi.
Ödünç jeneratör. Bu makine (A)'nın malı değildir ve fabrikaya yalnız geçici olarak bırakılmıştır. Yalnız geçici kullanım için özgülenen şeyler eklenti sayılmaz (TMK m. 687, birinci hâl); sürekli özgüleme yoktur. Ayrıca (A) malik olmadığından satışla mülkiyet kendiliğinden geçmez; alıcı ancak emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle edinme koşulları gerçekleşirse korunur (TMK m. 988). Aksi hâlde jeneratör malikine iade edilir.
Toplanmamış ürünler. Doğal ürünler asıl şeyden ayrılıncaya kadar onun bütünleyici parçasıdır (TMK m. 685/3). Satış tarihinde henüz toplanmadığına göre ürünler taşınmazın parçasıdır ve mülkiyetle birlikte (B)'ye geçer. (A) bunlar üzerinde ayrı bir hak ileri süremez; ancak taraflar ürünlerin (A)'da kalacağını kararlaştırmışsa bu, ayni değil kişisel bir hak doğurur.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2003 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 2003 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2008 KAMU YÖNETİMİ
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2008 ZİRAAT BANKASI
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2006 İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2009 ADLİ YARGI (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2009 ADLİ YARGI (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2011 ADLİ YARGI (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 2013 MALİ HİZMETLER UZMAN YRD.
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 5 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.
Soru 315
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 316
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 317
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 318
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 319
Cevabı göster
Şık analizi
← Miras Ortaklığı, Paylaşma ve DenklAyni Hak Kavramı ve İlkeleri →