Medeni Hukuk › Başlık 34 / 60
Yasal Mirasçılar ve Zümre Sistemi
22 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu
Hızlı özet
Mirasbırakan ölüme bağlı tasarrufta bulunmamışsa mirası yasal mirasçılarına geçer. Kanun bu mirasçıları zümre (parantel) sistemi denilen bir düzen içinde sıralar. Sistem üç kural üzerine kuruludur; bunlar bilindiğinde her miras payı hesaplanabilir.
Zümre Sisteminin Üç Kuralı
Zümre, bir kökten gelen kan hısımlarının oluşturduğu gruptur. Üç zümre vardır: altsoy; ana baba ve onların altsoyu; büyük ana büyük baba ve onların altsoyu. Bu üçünün dışındaki kan hısımları yasal mirasçı değildir.
Baştan düzeltilmesi gereken nokta şudur: zümre sistemi derece esasına dayanmaz. Ölçü, mirasbırakana kaç derece uzak olunduğu değil, hangi zümreye girildiğidir. Kuzen dördüncü derecededir ama üçüncü zümreye girdiği için mirasçıdır; büyük büyük ana ve baba üçüncü derecede üstsoydur ama hiçbir zümreye girmediğinden mirasçı değildir.
Kök esası. Her zümrenin bir başı vardır: birinci zümrede çocuklar, ikincide ana ve baba, üçüncüde büyük ana ve büyük babalar. Zümre başı sağ ise miras onun elinde kalır, altsoyu mirasçı olamaz. Önce ölmüşse yerini her derecede kendi altsoyu alır ve payı yalnız kendi kökü içinde bölünür.
Önceki zümre sonrakini bertaraf eder. Önceki zümrede tek bir mirasçı bulunduğu sürece sonraki zümre mirasçı olamaz. Mirasbırakanın bir torunu varsa ana babası ve kardeşleri mirasçı olamaz — sıralama derece hesabına değil grup önceliğine dayanır.
Zümre içinde eşitlik. Aynı zümredeki aynı derecedeki mirasçılar eşit pay alır (TMK m. 495/2, 496/1, 497/1).
Sistemi üç soru özetler: Hangi zümrede mirasçı var? Bulunan ilk zümre mirasçıdır. O zümrenin başları sağ mı? Sağ olanlar kendi paylarını alır. Ölmüş bir zümre başı var mı? Payı yalnız kendi altsoyu arasında bölünür.
Birinci Zümre: Altsoy
Birinci derece mirasçılar mirasbırakanın altsoyudur (TMK m. 495/1): çocuklar, torunlar ve daha alt kuşaklar — kuşak sınırı yoktur. Torunun torunu bile ana babadan önce gelir.
Çocuklar eşit mirasçıdır; önce ölmüş bir çocuğun yerini kendi altsoyu alır (TMK m. 495/3). Bütün çocuklar sağsa miras eşit bölünür; bir çocuk önce ölmüşse onun payı kendi altsoyu arasında bölünür ve diğerlerinin payı değişmez. Torunlar kendi başlarına eşit pay almaz, ölen ana babalarının payını kök esasına göre alır. Bu bertaraf yalnız o kök için işler: başka bir kökte zümre başı ölmüşse o kökün altsoyu mirasçı olmayı sürdürür.
Evlilik dışında doğmuş ve soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçıdır (TMK m. 498).
İkinci Zümre: Ana Baba ve Altsoyları
Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları ana ve babasıdır; eşit pay alırlar (TMK m. 496/1). Önce ölmüş ana babanın yerini her derecede kendi altsoyu alır (TMK m. 496/2) — yani mirasbırakanın kardeşleri ve onların altsoyu. Kardeşler doğrudan zümre başı değildir; ana ya da babanın halefi olarak mirasçı olurlar.
Bu yüzden miras baba tarafı ve ana tarafı olarak ikiye bölünür. Bir tarafta hiç mirasçı yoksa bütün miras diğer tarafa kalır (TMK m. 496/3); üçüncü zümreye inilmez.
Buradan tam kan / yarım kan ayrımı doğar: tam kan kardeş (ana ve baba ortak) her iki taraftan, baba bir kardeş yalnız baba tarafından, ana bir kardeş yalnız ana tarafından mirasçı olur. Sebebi açıktır — yarım kan kardeş, ortak olmadığı ebeveynin halefi olamaz.
Üçüncü Zümre: Büyük Ana Büyük Baba
Altsoyu, ana babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları büyük ana ve büyük babalarıdır; eşit pay alırlar (TMK m. 497/1). Önce ölenlerin yerini her derecede kendi altsoyları alır.
İki ek kural vardır: bir büyük ana veya baba altsoysuz önce ölmüşse payı aynı taraftaki mirasçılara kalır (TMK m. 497/3); aynı taraftakilerin ikisi de altsoysuz önce ölmüşse bütün miras diğer tarafa kalır (m. 497/4).
Burada kuşak sınırı sağ kalan eşin varlığına bağlıdır. Eş yoksa büyük ana babaların altsoyu her derecede mirasçıdır. Eş varsa yalnız büyük ana babalar ve onların çocukları eşle birlikte mirasçı olur; torunları ve sonraki kuşaklar devre dışı kalır ve miras tamamen eşe geçer (TMK m. 499/1-3).
Üçüncü zümre yasal mirasçılığın son zümresidir. Dışında kalan hısımlara miras bırakmak isteyen mirasbırakan onları ölüme bağlı tasarrufla atamak zorundadır.
Evlâtlık ve Devlet
Evlâtlık mirasçılığı tek yönlüdür: evlâtlık ve altsoyu evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur ve evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da sürer; buna karşılık evlât edinen ve hısımları evlâtlığa mirasçı olamaz (TMK m. 500). Evlâtlık evlât edinenin birinci zümresindedir ve öz çocuklarla eşit pay alır; sonradan aileye katılmış olması payını etkilemez. Evlâtlık önce ölmüşse yerini kendi altsoyu alır.
Mirasçı bırakmaksızın ölenin mirası Devlete geçer (TMK m. 501). Devlet üç zümrede de mirasçı bulunmaması ve sağ kalan eşin de olmaması hâlinde devreye girer. Üç farkı vardır: mirası reddedemez; sorumluluğu kendisine geçen malvarlığı ölçüsündedir; mirasçılığı yalnız yasal mirasçılık olarak doğar.
Mirasçıların tamamının mirası reddetmesi ayrı bir kurumdur: tereke iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir ve artan değer Devlete değil reddeden mirasçılara verilir.
Sınavda Ne Çıkar
- Belirleyici olan zümredir, derece değildir: kuzen mirasçıdır, büyük büyük ana baba değildir.
- Önceki zümrede tek mirasçı varken sonraki zümre mirasçı olamaz.
- Torunlar kendi başlarına değil, ölen ana babalarının payını paylaşır.
- İkinci zümrede bir taraf boşsa bütün miras diğer tarafa kalır; üçüncü zümreye inilmez.
- Yarım kan kardeş yalnız ortak olduğu taraftan mirasçı olur.
- Evlâtlık mirasçılığı tek yönlüdür; evlât edinen evlâtlığa mirasçı olamaz.
- Üçüncü zümrede kuşak sınırı eşin varlığına bağlıdır.
Mirasbırakan ölüme bağlı tasarrufta bulunmamışsa mirası yasal mirasçılarına geçer. Kanun bu mirasçıları rastgele değil, zümre (parantel) sistemi denilen bir düzen içinde sıralamıştır. Sistem üç kural üzerine kuruludur ve bu üç kural bilindiğinde her miras payı hesaplanabilir.
A. Zümre Sisteminin Esasları
Zümre, bir kökten gelen kan hısımlarının oluşturduğu gruptur. Kanun üç zümre öngörmüştür: altsoy, ana baba ve onların altsoyu, büyük ana büyük baba ve onların altsoyu. Bu üç zümrenin dışında kalan kan hısımları yasal mirasçı değildir.
Burada bir noktayı baştan düzeltmek gerekir: zümre sistemi derece esasına dayanmaz. Ölçü, kişinin mirasbırakana kaç derece uzak olduğu değil, hangi zümreye girdiğidir. Bir zümrenin içinde kalındığı sürece uzaklık sınırlanmamıştır: mirasbırakandan önce ölen büyük ana ve büyük babaların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır (TMK m. 497/2).
Sonuç ilk bakışta şaşırtıcıdır ve sınavda tam bu yönüyle sorulur:
- Kuzen — mirasbırakana dördüncü derecededir, ama üçüncü zümreye girdiği için yasal mirasçıdır.
- Büyük büyük ana ve baba — mirasbırakana üçüncü derecede üstsoydur, ama hiçbir zümreye girmediğinden yasal mirasçı değildir.
Yani daha yakın derecedeki bir üstsoy mirasçı olmazken daha uzak derecedeki bir yansoy mirasçı olabilir. Belirleyici olan zümredir, derece değildir.
1. Zümre Başı ve Kök İçinde Halefiyet
Her zümrenin bir başı vardır: birinci zümrede çocuklar, ikinci zümrede ana ve baba, üçüncü zümrede büyük ana ve büyük babalar.
Kural şudur: zümre başı sağ ise miras onun elinde kalır, altsoyu mirasçı olamaz. Zümre başı mirasbırakandan önce ölmüşse, onun yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyu alır (TMK m. 495/3, m. 496/2, m. 497/2).
Bu, kök esası olarak adlandırılır. Ölen zümre başının payı, kendi altsoyu arasında bölünür; başka kökteki mirasçılara dağılmaz. Sağ olan bir çocuk varken torunların mirasçı olamamasının sebebi budur.
2. Önceki Zümrenin Sonrakini Bertaraf Etmesi
İkinci temel kural, zümreler arasındaki sıraya ilişkindir: önceki zümrede tek bir mirasçı bulunduğu sürece sonraki zümre mirasçı olamaz.
Kanun bunu her zümrede ayrı ayrı ifade eder. İkinci zümre, ancak altsoyu bulunmayan mirasbırakanda devreye girer (TMK m. 496/1); üçüncü zümre ise altsoyu, ana babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanda devreye girer (TMK m. 497/1).
Kuralın sonucu keskindir: mirasbırakanın bir torunu varsa, ana babası ve kardeşleri mirasçı olamaz. Zümre sıralaması derece hesabına değil, grup önceliğine dayanır.
Üçüncü kural, zümre içindeki eşitliktir: aynı zümredeki aynı derecedeki mirasçılar eşit pay alır. Çocuklar eşit olarak mirasçıdır (TMK m. 495/2); ana ve baba eşit olarak mirasçıdır (TMK m. 496/1); büyük ana ve büyük babalar eşit olarak mirasçıdır (TMK m. 497/1).
Zümre sisteminin dayandığı düşünce, mirasbırakanın varsayılan iradesidir. Kanun koyucu, kişinin ölümünde malvarlığının kendisine en yakın olanlara geçmesini istediğini varsayar ve yakınlığı kan bağının derecesiyle değil, kökten gelme ilişkisiyle ölçer. Bu sebeple bir torun, mirasbırakanın annesinden daha yakın sayılır: torun aynı kökten inen bir alt kuşaktır, anne ise ayrı bir zümrenin başıdır.
Sistemin işleyişini üç soru özetler:
- Hangi zümrede mirasçı var? Bulunan ilk zümre mirasçıdır, sonrakiler tümüyle devre dışı kalır.
- O zümrenin başları sağ mı? Sağ olanlar kendi paylarını alır.
- Ölmüş bir zümre başı var mı? Onun payı yalnız kendi altsoyu arasında bölünür.
Bu üç sorunun cevabı verildiğinde yasal mirasçılık tablosu tamamlanmış olur; geriye yalnız sağ kalan eşin payının ayrılması kalır.
B. Birinci Zümre: Altsoy
Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları onun altsoyudur (TMK m. 495/1). Altsoy; çocuklar, torunlar ve daha alt kuşakları kapsar ve kuşak sınırı yoktur.
Çocuklar eşit olarak mirasçıdır (TMK m. 495/2). Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır (TMK m. 495/3).
Bu hüküm iki durumu ayırır. Bütün çocuklar sağ ise miras aralarında eşit bölünür. Bir çocuk önce ölmüşse, onun payı kendi altsoyu arasında bölünür; diğer çocukların payı değişmez. Torunlar, ölen ana babalarının payını kök esasına göre alır, kendi başlarına eşit pay almaz.
Soybağı bakımından bir eşitlik kuralı daha vardır: evlilik dışında doğmuş ve soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olur (TMK m. 498).
Birinci zümrede kuşak sınırı bulunmaması önemli bir sonuç doğurur: mirasbırakanın altsoyunda kaç kuşak olursa olsun, o kolda mirasçı bulunduğu sürece ikinci zümre devreye girmez. Torunun torunu bile ana babadan önce gelir.
Buna karşılık aynı kökteki alt kuşaklar birbirini bertaraf eder. Sağ olan bir çocuk varken onun çocukları mirasçı olamaz; ancak bu, yalnız o kök için geçerlidir. Başka bir kökte zümre başı ölmüşse, o kökün altsoyu mirasçı olmaya devam eder.
C. İkinci Zümre: Ana Baba ve Altsoyları
Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları ana ve babasıdır; bunlar eşit olarak mirasçıdır (TMK m. 496/1). Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır (TMK m. 496/2).
Ana babanın altsoyu, mirasbırakanın kardeşleri ve onların altsoyudur. Kardeşler doğrudan zümre başı değildir; ana ya da babanın halefi olarak mirasçı olurlar. Bu ayrım, mirasın baba tarafı ve ana tarafı olarak ikiye bölünmesini açıklar.
Kanun bu bölünme için özel bir kural koymuştur: bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır (TMK m. 496/3). Yani ana tarafında hiç kimse yoksa mirasın tamamı baba tarafına geçer; üçüncü zümreye inilmez.
Buradan doğan ayrım sınavda sık ölçülür. Tam kan kardeşler (aynı ana ve babadan olanlar) hem ana hem baba tarafından mirasçı olurken, yarım kan kardeşler yalnız ortak oldukları taraftan mirasçı olur.
Tam kan ve yarım kan ayrımı somut olarak şöyle işler:
- Tam kan kardeş — hem ana hem baba ortak; her iki taraftan da mirasçı olur.
- Baba bir kardeş — yalnız baba ortak; yalnız baba tarafından mirasçı olur.
- Ana bir kardeş — yalnız ana ortak; yalnız ana tarafından mirasçı olur.
Bu ayrımın sebebi, kardeşlerin doğrudan değil, ana veya babanın halefi olarak mirasçı olmalarıdır. Yarım kan kardeş, ortak olmadığı ebeveynin halefi olamayacağından o taraftaki paydan yararlanamaz.
D. Üçüncü Zümre: Büyük Ana Büyük Baba ve Altsoyları
Altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları büyük ana ve büyük babalarıdır; bunlar eşit olarak mirasçıdır (TMK m. 497/1). Onlardan önce ölmüş olanların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır (TMK m. 497/2).
Üçüncü zümrede kanun iki ek kural getirmiştir. Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan biri altsoyu bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay aynı taraftaki mirasçılara kalır (TMK m. 497/3). Aynı taraftaki büyük ana ve büyük babaların ikisi de altsoyları bulunmaksızın önce ölmüşlerse, bütün miras diğer tarafa kalır (TMK m. 497/4).
Üçüncü zümre, yasal mirasçılığın son zümresidir. Bu zümrede de mirasçı bulunmuyorsa, sağ kalan eş yoksa miras Devlete geçer.
Üçüncü zümrenin yasal mirasçılığın sonu olması, kanun koyucunun bilinçli tercihidir. Üçüncü zümrenin dışında kalan hısımlar — büyük ana babaların altsoyuna girmeyen daha uzak akrabalar — mirasbırakanla bağları zayıfladığı için yasal mirasçı sayılmamıştır. Mirasbırakan bu kişilere miras bırakmak istiyorsa ölüme bağlı tasarrufla onları atamak zorundadır.
Zümre içinde ise kuşak sınırı yalnız bir hâlde vardır ve bu ayrım karıştırılmamalıdır:
- Sağ kalan eş yoksa — büyük ana babaların altsoyu her derecede mirasçıdır (TMK m. 497/2); kuzenin çocukları, onların çocukları da zümre tükenene kadar mirasçı olur.
- Sağ kalan eş varsa — eş, büyük ana babalar ve onların çocuklarıyla birlikte mirasçı olur (TMK m. 499/1-3); büyük ana babaların torunları ve sonraki kuşaklar eşle birlikte mirasçı olamaz ve miras tamamen eşe kalır.
Yani kuşak sınırı zümrenin kendi kuralı değil, sağ kalan eşin varlığına bağlı bir sınırdır.
Üçüncü zümrede dikkat edilecek bir başka nokta, eşin varlığının kapsamı daraltmasıdır. Eş sağ ise üçüncü zümrede yalnız büyük ana babalar ve onların çocukları mirasçı olabilir; daha alt kuşaklar devre dışı kalır. Eş yoksa bu sınır uygulanmaz ve büyük ana babaların altsoyu her derecede mirasçı olur.
E. Evlâtlığın Mirasçılığı
Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder (TMK m. 500/1). Buna karşılık evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar (TMK m. 500/2).
Hüküm tek yönlü bir mirasçılık kurar ve bu, sınavda en sık ölçülen ayrımlardan biridir:
- Evlâtlık, evlât edinene mirasçı olur.
- Evlâtlık, kendi öz ailesine de mirasçı olmaya devam eder.
- Evlât edinen, evlâtlığa mirasçı olamaz.
- Evlât edinenin hısımları da evlâtlığa mirasçı olamaz.
Evlâtlığın altsoyu da aynı konumdadır: evlâtlıkla birlikte evlât edinene mirasçı olur. Evlâtlık, evlât edinenin birinci zümresine dâhil sayıldığından, evlât edinenin kendi çocuklarıyla eşit pay alır.
Evlâtlık ilişkisinin mirasa etkisi bir noktada daha sorulur: evlâtlığın altsoyu. Kanun, evlâtlık ve altsoyunu birlikte saymıştır (TMK m. 500/1); dolayısıyla evlâtlık evlât edinenden önce ölmüşse, onun yerini kendi altsoyu alır ve kök esası burada da uygulanır.
Evlât edinenin kendi çocuklarıyla evlâtlık arasında da bir sıralama yoktur. İkisi de birinci zümrededir ve eşit pay alır; evlâtlığın sonradan aileye katılmış olması payını etkilemez.
F. Devletin Mirasçılığı
Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer (TMK m. 501). Devlet, üç zümrede de mirasçı bulunmaması ve sağ kalan eşin de olmaması hâlinde devreye girer.
Devletin konumu öğretide tartışılmakla birlikte, kanunun ifadesi onu son sıradaki mirasçı olarak konumlandırır. Bunun pratik sonucu şudur: Devlet de terekeyi külli halefiyetle kazanır; ancak sorumluluğu bakımından özel hükümler uygulanır.
Devletin mirasçılığının diğer mirasçılıklardan üç farkı vardır. Birincisi, Devlet mirası reddedemez; ret, mirasçının iradesine bırakılmış bir hak iken Devletin mirasçılığı kanundan doğar ve zorunludur. İkincisi, Devletin sorumluluğu kendisine geçen malvarlığı ölçüsündedir; mirasçıların kişisel ve sınırsız sorumluluğu Devlet bakımından geçerli değildir. Üçüncüsü, Devletin mirasçılığı yalnız yasal mirasçılık olarak doğar; mirasbırakan Devleti ölüme bağlı tasarrufla atarsa bu, atanmış mirasçılık olur ve genel hükümlere tâbi olur.
Devletin devreye girmesi için üç zümrenin de tamamen boş olması aranır. Zümreler içinde tek bir kişi bulunması bile Devletin mirasçılığını engeller; üçüncü zümredeki uzak bir kuzenin varlığı yeterlidir. Sağ kalan eşin bulunması hâlinde de Devlet mirasçı olmaz: eş, üçüncü zümre boşsa mirasın tamamını alır (TMK m. 499/1-3).
Uygulamada Devletin mirasçılığı çoğunlukla, mirasçıların bulunamaması ya da tamamının mirası reddetmesi hâlinde gündeme gelir. İkinci ihtimalde tereke iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda artan değer Devlete değil, mirası reddeden mirasçılara verilir; bu, Devletin mirasçılığıyla karıştırılmaması gereken ayrı bir kurumdur.
Zümre sisteminin bütününe bakıldığında yapı şu mantıkla işler: miras önce en yakın gruba gider, o grup tükendiğinde bir sonrakine geçilir ve hiçbir grupta mirasçı kalmadığında sağ kalan eş, o da yoksa Devlet devreye girer. Sıra hiçbir hâlde atlanmaz ve grup içindeki dağıtım daima kök esasına göre yapılır.
| Zümre | Zümre başı | Halefiyet | Eş ile birlikte eşin payı |
|---|---|---|---|
| Birinci | Altsoy (çocuklar) | Ölen çocuğun altsoyu | Dörtte bir |
| İkinci | Ana ve baba | Kardeşler ve altsoyları | Yarısı |
| Üçüncü | Büyük ana büyük baba | Amca, hala, dayı, teyze ve altsoyları | Dörtte üç |
| Yok | — | — | Tamamı |
Örnek olay
(C) ölmüştür. Geriye sağ olan bir kızı (D) ile, kendisinden önce ölmüş oğlu (E)'nin iki çocuğu kalmıştır. (C)'nin ayrıca sağ olan bir annesi ve iki kardeşi vardır. Tereke 120 birimdir. Mirasçılar, torunların da çocuklar gibi eşit pay alması gerektiğini, annenin de mirastan pay alacağını ileri sürmektedir.
Değerlendirme: İlk adım zümre tespitidir. (C)'nin altsoyu bulunduğuna göre birinci zümre devrededir. Önceki zümrede mirasçı bulunduğu sürece sonraki zümre mirasçı olamayacağından (TMK m. 496/1), anne ve kardeşler mirastan pay alamaz. Bu, zümre sisteminin en temel kuralının doğrudan uygulanmasıdır.
İkinci adım kök esasının uygulanmasıdır. Miras önce çocuk sayısına göre bölünür: (C)'nin iki çocuğu vardır, dolayısıyla iki eşit kök oluşur ve her kök 60 birim alır.
(D) sağ olduğuna göre kendi kökünün tamamını, yani 60 birimi alır. (E) mirasbırakandan önce öldüğü için onun yerini kendi altsoyu alır (TMK m. 495/3); (E)'nin payı olan 60 birim iki çocuğu arasında bölünür ve her biri 30 birim alır.
Mirasçıların "torunlar da eşit pay almalı" iddiası bu sebeple yerinde değildir. Eşitlik, aynı derecedeki mirasçılar arasında işler; torunlar çocuklarla aynı derecede değildir ve ancak temsil ettikleri kökün payını alırlar. Eğer torunlar da eşit sayılsaydı üç kişiye 40'ar birim düşerdi ki bu, kök esasına aykırı olurdu.
Sonuç: (D) 60, (E)'nin çocuklarından her biri 30 birim alır; anne ve kardeşler mirasçı değildir.
İkinci örnek olay
(F) ölmüştür. Altsoyu yoktur. Annesi ile babası da kendisinden önce ölmüştür. Baba tarafından bir kardeşi (G) sağdır; ana tarafında ise hiçbir mirasçı bulunmamaktadır. (F) ayrıca yıllar önce (H)'yi evlât edinmiştir; (H) sağdır. Tereke 100 birimdir.
Değerlendirme: Evlâtlığın konumu, olayın çözümünü baştan değiştirir.
Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur (TMK m. 500/1). Evlâtlık, evlât edinenin birinci zümresine dâhildir; bu sebeple (H), (F)'nin altsoyu gibi mirasçıdır.
Birinci zümrede mirasçı bulunduğuna göre ikinci zümre devreye giremez. (G) ve ana tarafına ilişkin tartışma bu sebeple konusuz kalır: kardeşler ancak altsoy bulunmadığında mirasçı olur (TMK m. 496/1). Terekenin tamamı, yani 100 birim (H)'ye kalır.
Olayın ana tarafında mirasçı bulunmaması kuralı ise ancak ikinci zümre devreye girseydi uygulanacaktı. O ihtimalde, bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığından bütün miras diğer taraftaki mirasçılara, yani (G)'ye kalırdı (TMK m. 496/3) ve üçüncü zümreye inilmezdi.
Ters yön de belirtilmelidir: (H) ölseydi, evlât edinen (F) ve hısımları ona mirasçı olamazdı (TMK m. 500/2). (H)'nin mirası kendi öz ailesine geçerdi; çünkü evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı devam eder.
Üçüncü örnek olay
(M) ölmüştür. Altsoyu, ana babası ve onların altsoyu yoktur. Baba tarafından büyük annesi sağdır; büyük babası ise altsoy bırakmaksızın (M)'den önce ölmüştür. Ana tarafından büyük ana ve büyük babanın ikisi de altsoy bırakmaksızın önce ölmüştür. (M)'nin eşi yoktur. Tereke 240 birimdir.
Değerlendirme: Zümre tespitiyle başlanır. Altsoy, ana baba ve onların altsoyu bulunmadığına göre üçüncü zümre mirasçıdır (TMK m. 497/1).
Üçüncü zümrede miras önce ana tarafı ve baba tarafı olarak ikiye bölünür; her tarafa 120 birim düşer.
Baba tarafında iki kural birlikte işler. Büyük anne sağ olduğundan kendi payını alır. Büyük baba altsoy bırakmaksızın önce öldüğüne göre, ona düşen pay aynı taraftaki mirasçılara kalır (TMK m. 497/3); yani büyük babanın payı ana tarafına geçmez, baba tarafındaki büyük anneye kalır. Baba tarafının tamamı, 120 birim, büyük anneye ait olur.
Ana tarafında ise iki büyük ebeveynin her ikisi de altsoy bırakmadan (M)'den önce ölmüş durumdadır. Bu hâlde bütün miras diğer tarafa kalır (TMK m. 497/4). Ana tarafına düşen 120 birim de baba tarafına, yani büyük anneye geçer.
Sonuç: terekenin tamamı, 240 birim, büyük anneye kalır. Eş bulunmadığı için pay ayrılmasına gerek yoktur.
Olayın öğrettiği ölçü şudur: üçüncü zümrede taraf içi kayma ile taraflar arası kayma ayrı hükümlere bağlanmıştır. Biri altsoysuz ölmüşse pay aynı tarafta kalır; ikisi birden altsoysuz ölmüşse pay diğer tarafa geçer.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2025 HMGS (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2008 MALİ HİZMET UZMAN YARDIMCILIĞI
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 2007 ADLİ YARGI (MART)
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2010 MALİ HİZMET UZMAN YRD.
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2017 AVUKATLAR İÇİN ADLİ YARGI , 2011 (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2012 AVUKATLAR İÇİN ADLİ YARGI (MAYIS)
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2024 İYÖS
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2023 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2023 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2023 SAYIŞTAY
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2022 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (KASIM)
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 2012 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 11 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.
Soru 217
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 218
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 219
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 220
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 221
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 222
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 223
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 224
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 225
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 226
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 227
Cevabı göster
Şık analizi
← Temel Kavramlar ve Mirasın AçılmasSağ Kalan Eşin Mirasçılığı ve Seçi →