Medeni Hukuk › Başlık 41 / 60
Vasiyetname Şekilleri
14 Hâkimlik 3 HMGS Sorusu
Hızlı özet
Vasiyet resmî şekilde, mirasbırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılır (TMK m. 531). Üç şekil sınırlı sayıdadır; sınırlılık kanunun ispat güvenliğine verdiği önemi gösterir: mirasbırakan öldükten sonra iradesi ona sorulamaz.
Resmî Vasiyetname
İki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir; memur sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş bir görevlidir (TMK m. 532).
Usul şudur (TMK m. 533–534): mirasbırakan arzularını memura bildirir; memur yazar veya yazdırır ve okuması için ona verir; mirasbırakan okuyup imzalar; memur tarih koyarak imzalar; hemen ardından mirasbırakan, metni okuduğunu ve bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder; tanıklar bu beyanın önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini yazarak imzalar.
İçeriğin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir (TMK m. 534/3): tanıklar içeriği değil, beyanı ve ehliyeti tanıklar.
Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa özel usul uygulanır: memur metni iki tanığın önünde ona okur, mirasbırakan son arzularını içerdiğini beyan eder, tanıklar hem beyanı hem de okumanın önlerinde yapıldığını yazarak imzalar (TMK m. 535). Memur vasiyetnamenin aslını saklamakla yükümlüdür.
Katılamayacaklar (TMK m. 536/1): fiil ehliyeti bulunmayanlar, ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bunların eşleri. Ayrıca düzenlemeye katılan memura ve tanıklara, onların üstsoy–altsoyuna, kardeşlerine ve eşlerine bu vasiyetnameyle kazandırmada bulunulamaz (TMK m. 536/2).
İki fıkra arasındaki fark önemlidir: birincisi katılma yasağıdır ve ihlali şekle aykırılık doğurur; ikincisi kazandırma yasağıdır ve ihlalinde vasiyetnamenin tamamı değil yalnız o kazandırma geçersiz olur.
Resmî vasiyetnamenin üstünlüğü uyuşmazlığı önlemesidir; buna karşılık usulün her adımı geçerlilik şartıdır. Okuma yazma bilmeyen resmî vasiyetname yapabilir, ama tanık olamaz.
El Yazılı Vasiyetname
Üç unsur birlikte aranır ve her biri şekil şartıdır (TMK m. 538/1): yıl, ay ve gün gösterilerek tarih; metnin baştan sona mirasbırakanın el yazısıyla yazılması; el yazısıyla imza. Daktilo, bilgisayar çıktısı, matbu forma ekleme veya fotokopinin imzalanması bu şartı karşılamaz; taslaktan bakarak yazmak geçerliliği etkilemez — aranan yazma fiilinin ona ait olmasıdır.
Vasiyetname açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir; bu bir saklama imkânıdır, geçerlilik şartı değildir.
Tarihin işlevi çifttir: mirasbırakanın o anda ehliyetli olup olmadığını belirler, birden çok metinde hangisinin sonraki olduğunu gösterir. Üstünlüğü kolaylığı, sakıncası ispat güçlüğüdür.
Sözlü Vasiyet
Sözlü vasiyet olağanüstü bir şekildir. İki koşul birlikte aranır: yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü bir durum ve bu durum yüzünden resmî ya da el yazılı vasiyetname yapılamaması (TMK m. 539/1). Olağanüstü durum bulunsa bile diğer şekiller mümkünse sözlü vasiyet geçerli olmaz.
Mirasbırakan son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara buna uygun bir vasiyetname yazma veya yazdırma görevini yükler. Resmî vasiyetnamedeki tanık yasakları burada da geçerlidir — okur yazar olma koşulu dışında (TMK m. 539/3).
Belgeleme iki yolludur (TMK m. 540): tanıklardan biri son arzuları yer ve tarihiyle hemen yazar, imzalar, diğerine imzalatır ve ikisi vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verip mirasbırakanı ehil gördüklerini ve arzuları olağanüstü durum içinde anlattığını hâkime beyan eder; ya da doğrudan mahkemeye başvurup arzuları tutanağa geçirtirler.
Mahkemeye ulaşılamıyorsa hâkimin yerine geçenler bellidir (TMK m. 540/3): askerlik hizmetinde teğmen veya daha yüksek rütbeli subay; ülke dışında seyreden bir ulaşım aracında aracın sorumlu yöneticisi; sağlık kurumunda tedavide kurumun en yetkili yöneticisi.
Sözlü vasiyetin geçici niteliği düşme kuralında görülür: diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, o tarihten bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer (TMK m. 541). Kural mekaniktir — yeni vasiyetname yapılması aranmaz.
Geçerlilikte üç soru sorulur: olağanüstü durum var mıydı; diğer şekillere başvurmayı engelliyor muydu; belgeleme usulüne uyulmuş muydu? Biri olumsuzsa vasiyet geçersizdir.
Vasiyetnameden Dönme
Vasiyetname mirasbırakanı bağlamaz; her zaman dönülebilir ve aksini kararlaştıran taahhüt sonuç doğurmaz. Bu, miras sözleşmesinden kesin ayrılma noktasıdır.
Yeni vasiyetname ile dönme (TMK m. 542): kanunî şekillerden birine uyarak yapılan yeni vasiyetnameyle önceki metnin tamamından veya bir kısmından dönülür. Şekiller arasında geçiş serbesttir — resmî vasiyetnameden el yazılıyla da dönülebilir.
Yok etme ile dönme (TMK m. 543): mirasbırakanın kendi iradesiyle yok etmesi dönmedir. Kaza sonucunda veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olma dönme değildir; ancak içeriğin aynen ve tamamen belirlenmesine olanak yoksa vasiyetname yine de hükümsüz kalır (tazminat hakkı saklıdır).
Sonraki tasarrufla dönme (TMK m. 544): önceki vasiyetname ortadan kaldırılmaksızın yenisi yapılırsa, kuşkuya yer bırakmayacak surette öncekini tamamlamadıkça sonraki metin onun yerini alır. Bu bir karinedir; birlikte uygulanabilmesi için tamamlama açıkça anlaşılmalıdır. Belirli mal vasiyeti de, aksi belirtilmedikçe, mirasbırakanın o mal üzerinde bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar — vasiyet edilen malın satılması tipik örnektir.
Şekle aykırı vasiyetname kendiliğinden hükümsüz sayılmaz: iptal davasıyla ortadan kaldırılır ve dava süresinde açılmazsa tasarruf ayakta kalır.
Sınavda Ne Çıkar
- Şekiller sınırlı sayıdadır; resmî vasiyetnamede memur sulh hâkimi, noter veya yetkili görevlidir.
- İçeriğin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir; tanıklar beyanı ve ehliyeti tanıklar.
- Katılma yasağı şekle aykırılık, kazandırma yasağı yalnız o kazandırmanın geçersizliğini doğurur.
- El yazılı vasiyetnamede üç unsur: yıl ay gün, baştan sona el yazısı, imza; notere bırakma şart değildir.
- Sözlü vasiyette okur yazar olma koşulu tanıkta aranmaz.
- Sözlü vasiyet, olanak doğmasından bir ay sonra kendiliğinden düşer.
- Kaza veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olma dönme değildir; içerik belirlenemiyorsa hükümsüz kalır.
Vasiyet, resmî şekilde veya mirasbırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabilir (TMK m. 531). Üç şekil sınırlı sayıdadır; başka bir biçimde vasiyetname yapılamaz ve şekle aykırılık ağır sonuç doğurur.
A. Resmî Vasiyetname
Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur; sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir (TMK m. 532).
1. Düzenleme Usulü
Olağan usul şu adımları izler (TMK m. 533–534):
- Mirasbırakan arzularını resmî memura bildirir.
- Memur vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir.
- Vasiyetname mirasbırakan tarafından okunup imzalanır.
- Memur vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar.
- Hemen sonra mirasbırakan, vasiyetnameyi okuduğunu ve bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder.
- Tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalar.
Kanun bir kolaylık getirmiştir: vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir (TMK m. 534/3). Tanıklar içeriği değil, beyanı ve ehliyeti tanıklar.
Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa özel bir usul uygulanır: memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur, mirasbırakan bunun son arzularını içerdiğini beyan eder; tanıklar hem beyanın önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı ehil gördüklerini, hem de vasiyetnamenin önlerinde memur tarafından okunduğunu yazarak altını imzalar (TMK m. 535).
Resmî vasiyetnameyi düzenleyen memur, vasiyetnamenin aslını saklamakla yükümlüdür (TMK m. 537).
2. Tanıklarda Aranan Nitelikler ve Yasaklar
Kanun, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılamayacak kişileri saymıştır (TMK m. 536/1):
- Fiil ehliyeti bulunmayanlar
- Bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar
- Okur yazar olmayanlar
- Mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri
Yasak yalnız katılmayla sınırlı değildir. Düzenlemeye katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz (TMK m. 536/2).
İki fıkra arasındaki fark dikkat ister. Birinci fıkra katılma yasağı koyar; ihlali vasiyetnamenin şekline aykırılık oluşturur. İkinci fıkra ise kazandırma yasağı koyar; ihlalinde vasiyetnamenin tamamı değil, yalnız o kazandırma geçersiz olur.
Resmî vasiyetnamenin üstünlüğü, sonradan çıkacak uyuşmazlıkları büyük ölçüde önlemesidir. Mirasbırakanın ehliyeti memur ve tanıklar önünde tespit edilmiş, metin resmî memurca düzenlenmiş ve aslı resmî olarak saklanmıştır. Bu sebeple sahtelik ve ehliyetsizlik iddialarının ispatı güçleşir.
Buna karşılık usulün her adımı bir geçerlilik şartı oluşturur. Memurun tarih koymaması, mirasbırakanın beyanının tanıklar önünde yapılmaması ya da tanıkların vasiyetnameye yazarak imzalamaması şekle aykırılık doğurur. Şekle aykırılık, ölüme bağlı tasarrufun iptali sebebidir ve süresinde açılacak dava ile ileri sürülür.
Okuma yazma bilmeyen bir kişi resmî vasiyetname yapabilir; kanun bunun için ayrı bir usul öngörmüştür. Buna karşılık okuma yazma bilmeyen kişi tanık olamaz; yasak, tanıklar bakımından mutlaktır.
B. El Yazılı Vasiyetname
El yazılı vasiyetnamenin, yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur (TMK m. 538/1).
1. Zorunlu Unsurlar: Tarih, El Yazısı ve İmza
Üç unsur birlikte aranır ve her biri şekil şartıdır:
- Tarih — yıl, ay ve gün birlikte gösterilmelidir.
- El yazısı — metnin tamamı mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmalıdır; daktilo, bilgisayar çıktısı ya da başkasının yazması geçersizlik sebebidir.
- İmza — mirasbırakanın el yazısıyla atılmış imzası bulunmalıdır.
Bu vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir (TMK m. 538/2). Bırakma bir geçerlilik şartı değil, bir saklama imkânıdır; vasiyetname kişinin kendi elinde de kalabilir.
El yazılı vasiyetnamenin üstünlüğü kolaylığı, sakıncası ise ispat güçlüğüdür: sahtelik iddiaları ve el yazısının aidiyeti uyuşmazlık konusu olabilir.
El yazılı vasiyetnamede tarihin işlevi çift yönlüdür. Tarih, mirasbırakanın o anda ehliyetli olup olmadığını belirlemeye yarar; ayrıca birden çok vasiyetname bulunduğunda hangisinin sonraki olduğunu gösterir. İkinci işlev, sonraki vasiyetnamenin öncekinin yerini alması kuralı bakımından belirleyicidir.
Metnin tamamının el yazısıyla yazılmış olması şartı katı uygulanır. Metnin bir kısmının başkası tarafından yazılması, matbu bir forma el yazısıyla eklemeler yapılması ya da metnin fotokopisinin imzalanması bu şartı karşılamaz. Buna karşılık mirasbırakanın metni bir taslaktan bakarak yazması geçerliliği etkilemez; aranan, yazma fiilinin ona ait olmasıdır.
İmza bakımından da ölçü, imzanın mirasbırakanın kendi el yazısıyla atılmış olmasıdır. İmzanın metnin sonunda bulunması beklenir; farklı bir yerde bulunması hâlinde, imzanın metnin tamamını kapsayıp kapsamadığı yorumla belirlenir.
C. Sözlü Vasiyet
Sözlü vasiyet olağanüstü bir şekildir ve ancak diğer iki şekle başvurulamadığında mümkündür.
1. Koşulları ve Hükümden Düşmesi
Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa sözlü vasiyet yoluna başvurabilir (TMK m. 539/1).
İki koşul birliktedir: olağanüstü durum ve bu durum yüzünden diğer şekillere başvurulamaması. Olağanüstü durum bulunsa bile diğer şekiller mümkünse sözlü vasiyet geçerli olmaz.
Usul şudur: mirasbırakan son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyana uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler (TMK m. 539/2). Resmî vasiyetnamedeki tanık yasakları, okur yazar olma koşulu dışında, sözlü vasiyet tanıkları için de geçerlidir (TMK m. 539/3).
Belgeleme iki yoldan yapılabilir (TMK m. 540):
- Tanıklardan biri, beyan edilen son arzuları yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazar, imzalar ve diğer tanığa imzalatır; ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verir ve mirasbırakanı ehil gördüklerini, son arzularını olağanüstü durum içinde anlattığını hâkime beyan eder.
Mahkemeye ulaşmanın mümkün olmadığı hâller için kanun hâkimin yerine geçen kişileri göstermiştir (TMK m. 540/3): sözlü vasiyet yoluna başvuran kimse askerlik hizmetindeyse teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay; ülke sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracındaysa o aracın sorumlu yöneticisi; sağlık kurumunda tedavi edilmekteyse sağlık kurumunun en yetkili yöneticisi. Beyan bu kişilere yapıldığında usul tamamlanmış sayılır.
- Tanıklar belge düzenlemek yerine, vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurup aynı hususları beyan ederek son arzuları bir tutanağa geçirtebilir.
Sözlü vasiyetin geçici niteliği, düşme kuralında görülür: mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer (TMK m. 541).
Kural mekaniktir: mirasbırakanın fiilen yeni bir vasiyetname yapması aranmaz; olanağın doğmasından itibaren bir ayın geçmesi yeterlidir.
Sözlü vasiyetin geçerliliği tartışıldığında sırayla üç soru sorulur: olağanüstü durum var mıydı, bu durum diğer şekillere başvurmayı engelliyor muydu, ve belgeleme usulüne uyulmuş muydu? Üçünden biri olumsuz cevaplanırsa vasiyet geçersizdir.
Belgelemenin "hemen" ve "vakit geçirmeksizin" yapılması aranır; kanun kesin bir gün sayısı vermemiş, ölçüyü olayın koşullarına bırakmıştır. Değerlendirmede tanıkların içinde bulunduğu şartlar dikkate alınır: savaş ya da ulaşımın kesildiği bir ortamda gecikme mazur görülebilirken, olağan koşullarda aynı gecikme kabul edilmez.
Sözlü vasiyetin bir başka özelliği, hâkim önünde beyan usulüdür. Tanıklar yalnız metni sunmakla yetinmez; mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini ve son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hâkime beyan eder. Bu beyan, sözlü vasiyeti diğer şekillerden ayıran güvence unsurudur.
D. Vasiyetnameden Dönme
Vasiyetname, mirasbırakanı bağlamayan bir tasarruftur; her zaman dönülebilir. Kanun dönmenin üç yolunu göstermiştir.
Yeni vasiyetname ile dönme. Mirasbırakan, kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir; vasiyetnamenin tamamından veya bir kısmından dönülebilir (TMK m. 542).
Şekil bakımından bir sınır yoktur: resmî vasiyetnameden el yazılı vasiyetnameyle de dönülebilir. Önemli olan, yeni tasarrufun kanunî şekillerden birine uygun olmasıdır.
Yok etme ile dönme. Mirasbırakan, yok etmek suretiyle de vasiyetnameden dönebilir. Kaza sonucunda veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriğinin aynen ve tamamen belirlenmesine olanak bulunmayan vasiyetname hükümsüz kalır; tazminat isteme hakkı saklıdır (TMK m. 543).
Ayrım şudur: mirasbırakanın kendi iradesiyle yok etmesi dönmedir; kaza veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olması dönme değildir, ancak içerik belirlenemiyorsa vasiyetname yine de hükümsüz kalır.
Sonraki tasarrufla dönme. Mirasbırakan, önceki vasiyetnamesini ortadan kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname yaparsa, kuşkuya yer bırakmayacak surette önceki vasiyetnameyi tamamlamadıkça, sonraki vasiyetname onun yerini alır (TMK m. 544/1).
Belirli mal bırakma vasiyeti de, vasiyetnamede aksi belirtilmedikçe, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar (TMK m. 544/2). Vasiyet edilen malın satılması bunun tipik örneğidir.
Dönme, vasiyetnamenin bağlayıcı olmaması ilkesinin doğal sonucudur. Mirasbırakan ölünceye kadar son iradesini serbestçe değiştirebilir; aksini kararlaştıran bir taahhüt de sonuç doğurmaz. Bu yönüyle vasiyetname, mirasbırakanı bağlayan miras sözleşmesinden kesin biçimde ayrılır.
Dönmenin kapsamı da serbesttir: vasiyetnamenin tamamından dönülebileceği gibi, yalnız bir hükmünden de dönülebilir. Kısmî dönmede geri kalan hükümler yürürlükte kalır.
Sonraki vasiyetnamenin öncekinin yerini alması kuralı bir karine niteliğindedir. Mirasbırakan, önceki vasiyetnameyi ortadan kaldırmadan yeni bir vasiyetname yapmışsa, aksi kuşkuya yer bırakmayacak biçimde anlaşılmadıkça sonraki metin öncekinin yerine geçer. İki metnin birlikte uygulanabilmesi için, sonrakinin öncekini tamamladığının açıkça anlaşılması gerekir.
E. İki Vasiyetname Türünün Karşılaştırması
| Ölçüt | Resmî vasiyetname | El yazılı vasiyetname | Sözlü vasiyet |
|---|---|---|---|
| Kim düzenler | Resmî memur | Mirasbırakan | Tanıklar yazar |
| Tanık | İki tanık zorunlu | Aranmaz | İki tanık zorunlu |
| Zorunlu unsurlar | Beyan, okuma, imza, tarih | Yıl ay gün, el yazısı, imza | Olağanüstü durum, iki tanık, belgeleme |
| Okuma yazma | Gerekmeyebilir | Zorunlu | Tanıkta aranmaz |
| Süreyle düşme | Yok | Yok | Olanak doğmasından bir ay |
Karşılaştırmanın gösterdiği ölçü şudur: şekil ağırlaştıkça ispat kolaylaşır, hafifledikçe erişim kolaylaşır. Resmî vasiyetname en güvenli, sözlü vasiyet en kolay ulaşılan ama en kısa ömürlü şekildir.
Vasiyetname şekillerinin sınırlı sayıda olması, kanunun ölüme bağlı tasarrufta ispat güvenliğine verdiği önemi gösterir. Mirasbırakan öldükten sonra iradesinin ne olduğu artık ondan sorulamaz; bu yüzden kanun, iradenin hangi biçimlerde açıklanabileceğini önceden ve kesin olarak belirlemiştir.
Şekle aykırılığın yaptırımı da bu mantığın uzantısıdır. Şekle aykırı vasiyetname kendiliğinden hükümsüz sayılmaz; iptal davası ile ortadan kaldırılır ve dava süresinde açılmazsa tasarruf ayakta kalır. Bu çözüm, ölüme bağlı tasarrufları mümkün olduğunca ayakta tutma eğiliminin bir görünümüdür.
Örnek olay
(U), ağır hastalığı sırasında hastanede, iki tanığa son arzularını sözlü olarak anlatmış ve onlardan bunu yazmalarını istemiştir. Tanıklardan biri metni ertesi gün yazmış, ikisi birlikte iki hafta sonra sulh mahkemesine vermiştir. (U) bir ay sonra iyileşmiş, taburcu olmuş ve altı hafta boyunca hiçbir şey yapmadan yaşamış, sonra ölmüştür. Tanıklardan biri (U)'nun kardeşinin eşidir. Ayrıca (U), hastaneye girmeden önce bilgisayarda yazıp yalnızca altını el yazısıyla imzaladığı bir metin bırakmıştır.
Değerlendirme: Üç ayrı geçerlilik sorunu vardır.
Tanık yasağı. Resmî vasiyetnamedeki tanık yasakları, okur yazar olma koşulu dışında sözlü vasiyette de geçerlidir (TMK m. 539/3). Mirasbırakanın kardeşinin eşi yasak kapsamındadır (TMK m. 536/1); bu kişinin tanık olarak katılması sözlü vasiyeti şekil bakımından sakatlar.
Belgeleme süresi. Kanun, tanıklardan birinin son arzuları hemen yazmasını ve ikisinin vakit geçirmeksizin mahkemeye vermesini arar (TMK m. 540/1). Metnin ertesi gün yazılması ve iki hafta sonra mahkemeye verilmesi bu koşullarla bağdaşmaz; gecikme, sözlü vasiyetin dayandığı olağanüstülük mantığına aykırıdır. Kanunun tanıdığı kolaylık da kullanılmamıştır: (U) sağlık kurumunda tedavi edilmekte olduğuna göre tanıklar beyanlarını kurumun en yetkili yöneticisine de yapabilirdi (TMK m. 540/3).
Süreyle düşme. Bu iki sakatlık bulunmasaydı bile sonuç değişmezdi. Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğmuş ve bu tarihin üzerinden bir ay geçmiştir; sözlü vasiyet hükümden düşer (TMK m. 541). (U) taburcu olduktan sonra altı hafta yaşadığına göre süre dolmuştur. Kuralın işlemesi için (U)'nun yeni bir vasiyetname yapmış olması aranmaz.
Bilgisayar çıktısı. El yazılı vasiyetnamenin başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış olması zorunludur (TMK m. 538/1). Metnin bilgisayarda yazılıp yalnız imzalanması bu şartı karşılamaz; ayrıca yıl, ay ve gün gösterilmemişse ikinci bir eksiklik daha vardır. Bu metin de geçerli bir vasiyetname değildir.
Sonuç olarak (U) geçerli bir ölüme bağlı tasarruf bırakmamıştır ve mirası yasal mirasçılarına kalır (TMK m. 514/2).
İkinci örnek olay
(Z), noterde resmî vasiyetname düzenlemiştir. Düzenlemeye tanık olarak (Z)'nin kardeşinin oğlu ile bir komşusu katılmıştır. Vasiyetnamede, komşuya belirli bir taşınmaz bırakılmıştır. (Z)'nin ölümünden sonra mirasçılar, vasiyetnamenin tümüyle geçersiz olduğunu ileri sürmektedir. Ayrıca (Z), bu vasiyetnameden yıllar sonra el yazısıyla yeni bir metin yazmış, ancak eski vasiyetnameyi ortadan kaldırmamıştır. Yeni metinde eskisine hiç değinilmemektedir.
Değerlendirme: Üç ayrı sorun sırayla çözülür.
Tanık niteliği. Kanun, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılamayacakları saymıştır: fiil ehliyeti bulunmayanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri (TMK m. 536/1).
Listede kardeşin oğlu yer almaz. Yasak kardeşi ve kardeşin eşini kapsar; kardeşin çocuğu sayılmamıştır. Sınırlı sayıda gösterilen bir yasak listesi genişletici yoruma elverişli değildir. Bu sebeple kardeşin oğlunun tanık olması vasiyetnameyi sakatlamaz.
Kazandırma yasağı. İkinci fıkra ayrı bir yasak koyar: düzenlemeye katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz (TMK m. 536/2).
Komşu, tanık sıfatıyla düzenlemeye katılmıştır; kendisine yapılan kazandırma bu yasağa aykırıdır. Ancak yaptırımın kapsamı sınırlıdır: geçersiz olan vasiyetnamenin tamamı değil, yalnız o kazandırmadır. Mirasçıların "vasiyetname tümüyle geçersiz" iddiası bu sebeple yerinde değildir; vasiyetnamenin diğer hükümleri ayakta kalır.
Sonraki vasiyetname. Mirasbırakan, önceki vasiyetnamesini ortadan kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname yaparsa, kuşkuya yer bırakmayacak surette önceki vasiyetnameyi tamamlamadıkça, sonraki vasiyetname onun yerini alır (TMK m. 544/1).
Yeni metinde eskisine hiç değinilmediğine göre, tamamlama iradesi kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konmuş değildir. Bu durumda karine işler ve sonraki el yazılı vasiyetname öncekinin yerini alır.
Şekil bakımından da engel yoktur: mirasbırakan, kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak öncekinden her zaman dönebilir (TMK m. 542/1). Resmî vasiyetnameden el yazılı vasiyetnameyle dönmek mümkündür; iki şekil arasında bir üstünlük ilişkisi yoktur.
Bu sonuç, tanık ve kazandırma tartışmasını da büyük ölçüde konusuz bırakır: önceki vasiyetname yerini yenisine bıraktığından, komşuya yapılan kazandırma zaten yürürlükte kalmaz.
Üçüncü örnek olay
(V), ağır bir kaza sonrası yolu kapanmış bir dağ köyünde, hastaneye ulaştırılamadan yakın ölüm tehlikesi altındayken son arzularını iki komşusuna anlatmış ve bunları yazmalarını istemiştir. Tanıklardan biri beyanı aynı gün yazmış, yer ile yıl, ay ve günü belirtmiş, imzalamış ve diğer tanığa imzalatmıştır. Yol açıldıktan sonra tanıklar belgeyi mahkemeye vermiştir. (V) beklenenin aksine iyileşmiş, taburcu olduktan sonra üç ay boyunca hiçbir işlem yapmamış ve bu sürenin sonunda ölmüştür. Mirasçılar, sözlü vasiyetin geçerli olduğunu ileri sürmektedir. Ayrı bir olayda (V)'nin daha önce yaptığı el yazılı vasiyetname, evde çıkan yangında yok olmuş; içeriğini yalnız bir tanık kısmen hatırlamaktadır.
Değerlendirme: İki sorun, sözlü vasiyetin geçici niteliği ve yok olmanın sonucu üzerinden çözülür.
Sözlü vasiyetin kuruluşu. Kanun iki koşulu birlikte arar: olağanüstü bir durum ve bu durum yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapılamaması (TMK m. 539/1). Yakın ölüm tehlikesi ve ulaşımın kesilmesi, kanunun saydığı olağanüstü hâllerdendir; olayda her iki koşul da gerçekleşmiştir.
Belgeleme usulüne de uyulmuştur. Tanıklardan biri son arzuları yer, yıl, ay ve günü belirterek yazmış, imzalamış ve diğerine imzalatmıştır (TMK m. 540/1). Yolun kapalı olması sebebiyle mahkemeye sunmadaki gecikme de mazur görülür; kanunun aradığı "vakit geçirmeksizin" ölçüsü, olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Hükümden düşme. Buna karşılık sözlü vasiyet geçici bir şekildir. Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçmekle sözlü vasiyet hükümden düşer (TMK m. 541).
(V) taburcu olmakla resmî veya el yazılı vasiyetname yapma olanağına yeniden kavuşmuştur; üzerinden üç ay geçmiştir. Kural mekanik işler: (V)'nin fiilen yeni bir vasiyetname yapmamış olması sonucu değiştirmez, bir ayın geçmesi yeterlidir. Sözlü vasiyet hükümden düşmüştür ve mirasçıların iddiası yerinde değildir.
Sonuç, tanıkların kusuruna ya da belgenin sağlamlığına bağlı değildir. Geçerli biçimde kurulmuş bir sözlü vasiyet de süre geçmekle etkisini yitirir; kanun, olağanüstü şekle ancak olağanüstü durumun sürdüğü ölçüde değer tanır.
Yanan vasiyetname. Yok etme suretiyle vasiyetnameden dönmek mümkündür; ancak bunun için yok etmenin mirasbırakanın iradesiyle olması gerekir (TMK m. 543/1). Yangın kaza sonucu meydana geldiğine göre ortada bir dönme yoktur.
Kanun bu ihtimali ayrıca düzenlemiştir: kaza sonucunda veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriğinin aynen ve tamamen belirlenmesine olanak bulunmayan vasiyetname hükümsüz kalır; tazminat isteme hakkı saklıdır (TMK m. 543/2). Tanığın içeriği yalnız kısmen hatırlaması yetmez; ölçü aynen ve tamamen belirlenebilmesidir. Vasiyetname hükümsüzdür.
İçerik tanık beyanı, örnek veya başka bir delille aynen ve tamamen belirlenebilseydi sonuç tersine dönerdi: vasiyetname o hâlde ayakta kalır, çünkü mirasbırakanın dönme iradesi bulunmamaktadır.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2024 HMGS (EYLÜL)
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2025 HMGS (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 2026 HMGS (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2013 MALİ HİZMETLER UZMAN YRD.
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2025 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2024 SAYIŞTAY
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2024 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2022 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2011 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2013 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 2013 AVUKATLAR İÇİN ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 11 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.
Soru 271
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 272
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 273
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 274
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 275
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 276
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 277
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 278
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 279
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 280
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 281
Cevabı göster
Şık analizi
← Ölüme Bağlı Tasarrufların ÇeşitlerMiras Sözleşmesi ve Mirastan Ferag →