EduMiXX Hukuk HMGS

Medeni Hukuk › Başlık 18 / 60

Tüzel Kişilerde Genel Hükümler

12 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Hukuk düzeni yalnız insanlara kişilik tanımaz. Belirli bir amaç etrafında örgütlenmiş kişi topluluklarına ve belirli bir amaca özgülenmiş mal topluluklarına da kişilik tanınır. Varlık sebepleri pratiktir: bir amacı, onu kuranların ömründen ve malvarlığından bağımsız kılarlar.

Unsurlar ve Türler

Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş bağımsız mal toplulukları, kendileriyle ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanır (TMK m. 47/1). Tanımdan üç unsur çıkar: kişi veya mal topluluğu, belirli ve sürekli amaç, bağımsız örgütlenme.

Amaç bakımından bir sınır vardır: amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz (TMK m. 47/2). Yaptırım sonradan sona erdirme değil, kişiliğin baştan doğmamasıdır.

Temel ayrım maddî temele göredir: kişi toplulukları dernek ve şirketler, mal toplulukları vakıflardır. İkinci ayrım özel hukuk-kamu hukuku ayrımıdır. Kamu hukuku tüzel kişileri kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur, kamu gücü kullanır ve üyelik çoğu zaman zorunludur; özel hukuk tüzel kişileri kişilerin iradesiyle kurulur, kamu gücü kullanmaz ve üyelik serbestlik esasına dayanır.

Tüzel kişilerin de kişilik hakkı vardır: adı, itibarı, ticarî güvenilirliği ve sırları korunur. Buna karşılık insan bedenine bağlı değerler bulunmadığından koruma yalnız tüzel kişinin niteliğine uygun düşen değerler bakımından işler.

Kişiliğin Kazanılma Sistemleri

Üç sistem vardır. İzin sisteminde tüzel kişilik yetkili makamın izniyle doğar ve takdir idareye aittir; günümüzde istisnaîdir. Tescil sisteminde kanunun aradığı koşullar gerçekleştiğinde sicile tescil ile doğar; vakıflarda ve ticaret şirketlerinde bu sistem uygulanır. Serbest kuruluş sisteminde ise koşullar gerçekleştiği anda, ayrıca izin veya tescile gerek olmaksızın doğar.

Türk hukukunda derneklerin kuruluşu bildirim esasına bağlanmıştır: kuruluş bildirimi ve belgelerin mülkî amire verildiği anda tüzel kişilik doğar. Vakıflarda ise tüzel kişilik sicile tescille kazanılır. Fark, dernekte iradenin, vakıfta malvarlığının özgülenmesinin ön planda olmasından kaynaklanır.

Hak Ehliyeti ve Fiil Ehliyeti

Tüzel kişiler, cins, yaş ve hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildir (TMK m. 48). Hüküm kuralı geniş, istisnayı dar tutar: hak ehliyeti asıl, sınırlama istisnadır. Tüzel kişi evlenemez, altsoy sayılamaz, velâyet hakkına sahip olamaz; buna karşılık malik olabilir, alacaklı ve borçlu olabilir, mirasçı atanabilir. Amaç dışı işlem ehliyetsizlik doğurmaz, yalnız organların iç sorumluluğunu gündeme getirir.

Fiil ehliyeti ise kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla kazanılır (TMK m. 49). Organ, gerçek kişilerdeki ayırt etme gücünün karşılığıdır: tüzel kişinin irade oluşturma aracıdır. Organları oluşturulmamış bir tüzel kişi hak ehliyetine sahip olduğu hâlde fiil ehliyetine sahip değildir; organlarını sonradan kaybeden de fiil ehliyetini yitirir ve kayyım atanması yoluna gidilir.

İki ehliyetin kazanılma anı farklıdır ve bu fark sınavda ölçülür: hak ehliyeti tüzel kişiliğin doğduğu anda, fiil ehliyeti organların oluşturulmasıyla kazanılır.

Organ ve Sorumluluk

Tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklanır (TMK m. 50/1). Organ tüzel kişinin temsilcisi değil, parçasıdır; organın irade açıklaması doğrudan tüzel kişinin irade açıklamasıdır. İşlevine göre karar organı, yürütme ve temsil organı ile denetim organı ayrılır; dernekte sırasıyla genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kuruludur.

Organ ile temsilci ayrılır: organ tüzel kişinin parçası olduğundan fiili doğrudan onun fiilidir; temsilci ayrı bir kişidir ve işlemi temsil hükümlerine göre bağlar.

Organlar hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokar (TMK m. 50/2). Organın kusuru tüzel kişinin kusuru sayılır; ayrıca tüzel kişinin kusuru aranmaz. Sınırı, fiilin organ sıfatıyla ve görev kapsamında işlenmiş olmasıdır. Organlar kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak da sorumludur (TMK m. 50/3); iki sorumluluk birbirini dışlamaz.

Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka hüküm yoksa işlerinin yönetildiği yerdir (TMK m. 51).

Sona Erme ve Tasfiye

Sona erme tek adımda gerçekleşmez. Sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder (TMK m. 52). Bu alacaklıların korunması bakımından zorunludur; tasfiye hâlindeki tüzel kişi yeni ve amacına yönelik işlemler yapamaz, yalnız mevcut ilişkileri sonuçlandırır. Tasfiye, aksine hüküm yoksa terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılır (TMK m. 53).

Artan malvarlığı, kanunda veya kuruluş belgesinde başka hüküm yoksa ya da yetkili organı başka türlü karar vermedikçe, en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer (TMK m. 54/1-2). İstisnası serttir: hukuka veya ahlâka aykırı amaç güttüğü için kişiliği mahkeme kararıyla sona eren tüzel kişinin malvarlığı her hâlde ilgili kamu kuruluşuna geçer ve ne kuruluş belgesindeki hüküm ne organın kararı sonucu değiştirir (TMK m. 54/3).

Sınavda Ne Çıkar

  • Unsurlar: kişi veya mal topluluğu, belirli ve sürekli amaç, bağımsız örgütlenme. Amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan topluluk kişilik kazanamaz.
  • Tüzel kişiler insana özgü nitelikler dışındaki bütün haklara ehildir (TMK m. 48); sınırlama dar yorumlanır.
  • Fiil ehliyeti organlara sahip olmakla kazanılır; organsız tüzel kişinin hak ehliyeti vardır, fiil ehliyeti yoktur.
  • Organ temsilci değil, tüzel kişinin parçasıdır; haksız fiili de tüzel kişiyi bağlar ve ayrıca tüzel kişinin kusuru aranmaz.
  • Organ üyesi kusurundan dolayı kişisel olarak da sorumludur; iki sorumluluk birbirini dışlamaz.
  • Sona eren tüzel kişinin kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder (TMK m. 52).
  • Artan malvarlığı en yakın amacı güden kamu kuruluşuna geçer; hukuka veya ahlâka aykırı amaçta bu sonuç her hâlde doğar.

Hukuk düzeni yalnız insanlara kişilik tanımaz. Belirli bir amaç etrafında örgütlenmiş kişi topluluklarına ve belirli bir amaca özgülenmiş mal topluluklarına da kişilik tanınır. Bu yapılara tüzel kişi denir ve varlık sebepleri pratiktir: bir amacın, onu kuran kişilerin ömründen ve malvarlığından bağımsız olarak sürdürülebilmesini sağlarlar.

A. Tüzel Kişiliğin Unsurları ve Türleri

Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileriyle ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanır (TMK m. 47/1). Tanımdan üç unsur çıkar.

  • Kişi veya mal topluluğu — tüzel kişinin maddî temeli; ya bir araya gelmiş kişiler ya da özgülenmiş bir malvarlığı
  • Belirli ve sürekli amaç — topluluğu bir arada tutan ve varlığına anlam veren amaç
  • Bağımsız örgütlenme — topluluğun kurucularından ayrı bir varlık kazanmasını sağlayan yapı

Amaç bakımından bir sınır konulmuştur: amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz (TMK m. 47/2). Buradaki yaptırım, sonradan sona erdirme değil, kişiliğin baştan doğmamasıdır.

Türler bakımından temel ayrım maddî temele göre yapılır. Kişi toplulukları dernek ve şirketlerdir; mal toplulukları ise vakıflardır. İkinci bir ayrım, tüzel kişinin özel hukuka mı kamu hukukuna mı tabi olduğuna bakar: dernek, vakıf ve şirketler özel hukuk tüzel kişisi; belediyeler, üniversiteler ve meslek kuruluşları kamu hukuku tüzel kişisidir.

Ayrımın pratik sonuçları vardır. Kamu hukuku tüzel kişileri kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur (Anayasa m. 123/3), kamu gücü kullanır ve üyelik çoğu zaman zorunludur. Özel hukuk tüzel kişileri ise kişilerin iradesiyle kurulur, kamu gücü kullanmaz ve üyelik serbestlik esasına dayanır.

Tüzel kişilerin de kişilik hakkı vardır. Adı, itibarı, ticarî güvenilirliği ve sırları korunur; bu değerlere yönelen saldırılara karşı kişiliğin korunmasına ilişkin davalar açılabilir. Buna karşılık insan bedenine bağlı değerler tüzel kişilerde bulunmadığından, koruma yalnız tüzel kişinin niteliğine uygun düşen değerler bakımından işler.

B. Tüzel Kişiliğin Kazanılma Sistemleri

Bir topluluğun ne zaman tüzel kişilik kazanacağı, hukuk düzenlerinde üç ayrı sistemle çözülmüştür.

  • İzin (imtiyaz) sistemi — tüzel kişilik, yetkili makamın izniyle doğar. Takdir idareye aittir; günümüzde istisnaîdir.
  • Tescil sistemi — kanunun aradığı koşullar gerçekleştiğinde ilgili sicile tescil ile tüzel kişilik doğar. Vakıflarda ve ticaret şirketlerinde bu sistem uygulanır.
  • Serbest kuruluş sistemi — kanunun aradığı koşullar gerçekleştiği anda, ayrıca bir izne veya tescile gerek olmaksızın tüzel kişilik doğar. Derneklerde bu sisteme yakın bir çözüm benimsenmiştir.

Türk hukukunda derneklerin kuruluşu bildirim esasına bağlanmıştır: kuruluş bildirimi ve belgelerin mülkî amire verildiği anda tüzel kişilik doğar. Vakıflarda ise tüzel kişilik sicile tescille kazanılır. İkisi arasındaki fark, dernekte iradenin, vakıfta ise malvarlığının özgülenmesinin ön planda olmasından kaynaklanır.

C. Tüzel Kişilerin Ehliyetleri

1. Hak Ehliyeti ve Sınırları

Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildir (TMK m. 48). Hüküm, kuralı geniş, istisnayı dar tutmuştur: tüzel kişinin hak ehliyeti asıldır, sınırlama istisnadır.

Sınırlama yalnız insana özgü nitelikler bakımından işler. Tüzel kişi evlenemez, mirasçı olarak altsoy sayılamaz, velâyet hakkına sahip olamaz. Buna karşılık malik olabilir, alacaklı ve borçlu olabilir, mirasçı atanabilir, kişilik hakkına sahiptir ve adı korunur.

Öğretide tartışılan bir nokta, tüzel kişinin ehliyetinin amacıyla sınırlı olup olmadığıdır. Kanun böyle bir sınırlama getirmemiştir; amaç dışı işlem ehliyetsizlik doğurmaz, ancak organların iç sorumluluğunu gündeme getirir.

2. Fiil Ehliyeti ve Organ Kavramı

Tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanır (TMK m. 49). Hüküm, gerçek kişilerdeki ayırt etme gücü ve erginlik koşullarının tüzel kişilerdeki karşılığını verir: organ, tüzel kişinin irade oluşturma aracıdır.

Bunun iki sonucu vardır. Organları oluşturulmamış bir tüzel kişi, hak ehliyetine sahip olduğu hâlde fiil ehliyetine sahip değildir. Organları sonradan kaybeden tüzel kişi de fiil ehliyetini yitirir; bu durumda gerekli önlemleri almak üzere kayyım atanması yoluna gidilir.

Tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklanır (TMK m. 50/1). Organ, tüzel kişinin temsilcisi değil, parçasıdır; organın irade açıklaması doğrudan tüzel kişinin irade açıklamasıdır.

Organ kavramı, tüzel kişinin iradesini oluşturan ve açıklayan yapıyı anlatır. Organlar üstlendikleri işleve göre ayrılır:

  • Karar organı — tüzel kişinin iradesini oluşturan organ; dernekte genel kurul
  • Yürütme ve temsil organı — kararı uygulayan ve tüzel kişiyi dışa karşı temsil eden organ; dernekte yönetim kurulu
  • Denetim organı — işleyişi denetleyen organ; dernekte denetim kurulu

Organ ile temsilci arasındaki fark iki noktada görülür. Organ tüzel kişinin parçası olduğundan, onun fiili doğrudan tüzel kişinin fiilidir; temsilci ise tüzel kişiden ayrı bir kişidir ve yaptığı işlem temsil hükümlerine göre tüzel kişiyi bağlar. İkinci olarak, tüzel kişi organının haksız fiilinden de sorumludur; temsilcinin haksız fiilinde ise ayrı bir sorumluluk sebebi aranır.

D. Organların Fiillerinden Sorumluluk

Organlar, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokar (TMK m. 50/2). Hükmün kapsamı geniştir ve iki ayrı sorumluluk kaynağını içerir.

Birincisi işlem sorumluluğudur: organın yaptığı sözleşme tüzel kişiyi bağlar. İkincisi haksız fiil sorumluluğudur: organın görevini yaparken işlediği haksız fiilden tüzel kişi sorumlu olur. Burada tüzel kişinin ayrıca kusuru aranmaz; organın kusuru tüzel kişinin kusuru sayılır.

Sorumluluğun sınırı, fiilin organ sıfatıyla ve görev kapsamında işlenmiş olmasıdır. Organ üyesinin tümüyle kişisel bir işi sırasında verdiği zarardan tüzel kişi sorumlu tutulmaz; burada yalnız kişisel sorumluluk doğar.

Kanun bu noktada bir de kişisel sorumluluk kuralı koymuştur: organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludur (TMK m. 50/3). Zarar gören, tüzel kişiye ve kusurlu organ üyesine birlikte başvurabilir; iki sorumluluk birbirini dışlamaz.

Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir (TMK m. 51). Kural, gerçek kişilerdeki yerleşim yerinin karşılığıdır ve yetkili mahkemenin belirlenmesinde kullanılır.

Tüzel kişinin hak ehliyeti ile fiil ehliyetinin kazanılma anları farklıdır ve bu fark sınavda ölçülür. Hak ehliyeti tüzel kişiliğin doğduğu anda kazanılır; fiil ehliyeti ise organların oluşturulmasıyla kazanılır. Bir dernek belgelerini mülkî amire verdiği anda hak ehliyetine sahip olur, ancak zorunlu organlarını oluşturmadıkça olağan işleyişine kavuşmuş sayılmaz.

Aynı ayrım sona ermede de görülür. Sona erme sebebi gerçekleştiğinde tüzel kişilik hemen bitmez; ehliyet tasfiyeyle sınırlı hâle gelir. Bu ara dönemde tüzel kişi hâlâ hak ehliyetine sahiptir, fiil ehliyeti ise daralmıştır.

E. Sona Erme ve Tasfiye

Tüzel kişiliğin sona ermesi tek adımda gerçekleşmez. Sona erme sebebi doğduğunda kişilik hemen ortadan kalkmaz; tasfiye aşaması başlar.

Sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder (TMK m. 52). Bu, alacaklıların korunması bakımından zorunludur: borçlarını ödeyecek, alacaklarını tahsil edecek bir hukukî varlık kalmasa alacaklılar muhatapsız kalırdı. Tasfiye hâlindeki tüzel kişi yeni ve amacına yönelik işlemler yapamaz; yalnız mevcut ilişkileri sonuçlandırır.

Tasfiyenin usulü bakımından kanun bir yollama yapar: tüzel kişinin malvarlığının tasfiyesi, kanunda ve kuruluş belgesinde aksine hüküm bulunmadıkça, terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılır (TMK m. 53).

Tasfiye sonunda artan malvarlığının kime geçeceği de düzenlenmiştir. Tüzel kişinin malvarlığı, kanunda veya kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça ya da yetkili organı başka türlü karar vermedikçe, en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer ve olanak ölçüsünde daha önce özgülendiği amaç için kullanılır (TMK m. 54/1–2).

Bu kuralın bir istisnası vardır ve serttir: hukuka veya ahlâka aykırı amaç güttüğü için kişiliği mahkeme kararıyla sona eren tüzel kişinin malvarlığı her hâlde ilgili kamu kuruluşuna geçer (TMK m. 54/3). Burada ne kuruluş belgesindeki hüküm ne de organın kararı sonucu değiştirir.

Tasfiyenin aşamaları şu sırayı izler:

  • Sona erme sebebinin gerçekleşmesi ya da sona erme kararının alınması
  • Tasfiye memurlarının göreve başlaması ve mevcut ilişkilerin saptanması
  • Alacakların tahsili ve borçların ödenmesi
  • Kalan malvarlığının kanuna ve kuruluş belgesine göre devredilmesi
  • Tüzel kişiliğin sicilden silinmesi ve kişiliğin son bulması

Örnek olay

Bir derneğin yönetim kurulu üyesi (A), dernek adına düzenlenen bir etkinlik sırasında görevini yaparken dikkatsizliğiyle katılımcı (B)'ye zarar vermiştir. Aynı dönemde (A), kendi özel işi için kullandığı bir araçla başka bir kişiye zarar vermiştir. (B), zararının derneğe ödettirilmesini istemekte; dernek ise zararın (A)'nın kişisel kusurundan doğduğunu, kendisinin kusursuz olduğunu savunmaktadır.

Değerlendirme: Savunma, tüzel kişinin sorumluluğunun kendi kusuruna bağlı olduğu varsayımına dayanmaktadır. Oysa kanun bu bağı kurmamıştır: organlar, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokar (TMK m. 50/2). Organın kusuru tüzel kişinin kusuru sayıldığından, derneğin ayrıca kusurlu olması aranmaz.

Belirleyici ölçüt, fiilin organ sıfatıyla ve görev kapsamında işlenip işlenmediğidir. Birinci olayda (A), dernek etkinliğinde ve görevini yaparken zarar vermiştir; bu fiil derneği bağlar ve (B) zararını dernekten isteyebilir.

İkinci olayda ise durum farklıdır. (A) kendi özel işini görürken zarar vermiştir; ortada organ sıfatıyla yapılmış bir fiil yoktur ve dernek sorumlu tutulamaz. Burada yalnız (A)'nın kişisel sorumluluğu doğar.

Birinci olayda (A)'nın sorumluluğu ortadan kalkmaz. Kanun, organ üyesinin kendi kusuru için kişisel sorumluluğunu ayrıca saklı tutmuştur (TMK m. 50/3). Bu sebeple (B), talebini derneğe, (A)'ya ya da ikisine birden yöneltebilir. İki sorumluluk birbirini dışlamaz ve dernek ödediği tazminat için kusurlu üyeye rücu edebilir.

İkinci örnek olay

Bir dernek, tüzüğünde gösterilen amacın gerçekleşmesi sebebiyle sona ermiştir. Sona erme anında derneğin bir kısım borçları ve tahsil edilmemiş alacakları bulunmaktadır. Alacaklılardan biri, derneğin kişiliği sona erdiğine göre artık muhatap kalmadığını, borcun tahsilinin imkânsız hâle geldiğini ileri sürmektedir. Ayrıca dernek tüzüğünde, tasfiye sonunda kalan malvarlığının kurucuların kendilerine dağıtılacağı yazılıdır.

Değerlendirme: Alacaklının iddiası, sona erme ile kişiliğin aynı anda ortadan kalktığı varsayımına dayanır. Kanun bunun tersini söyler: sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder (TMK m. 52).

Bu hükmün amacı tam da alacaklıları korumaktır. Tasfiye süresince dernek borçlarını ödeyebilir, alacaklarını tahsil edebilir ve bu ilişkilerde taraf olabilir. Alacaklı, muhatapsız kalmaz; alacağını tasfiye hâlindeki dernekten talep eder. Buna karşılık dernek bu aşamada amacına yönelik yeni işlemler yapamaz; ehliyeti tasfiyeyle sınırlıdır.

Tüzükteki dağıtım hükmü bakımından ise iki kural birlikte değerlendirilir. Kanun, artan malvarlığının kuruluş belgesindeki hükme göre dağıtılabileceğini kabul etmiştir (TMK m. 54/1). Ancak dernekler hukukunda buna sınır çizen iki emredici kural vardır: derneğin amacı kazanç paylaşmanın dışında kalmak zorundadır (TMK m. 56/1) ve ayrılan üye malvarlığı üzerinde talepte bulunamaz (TMK m. 68/3). Malvarlığının kuruculara dağıtılması, derneğin kazanç paylaşma amacı güdemeyeceği kuralıyla bağdaşmaz.

Bu sebeple tüzükteki hüküm sonuç doğurmaz ve tasfiye artığı, en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer; olanak ölçüsünde önceki amaç için kullanılır (TMK m. 54/1–2).

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2025 HMGS (EYLÜL)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre intifa hakkının sona ermesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Tüzel kişilerin intifa hakkı, en çok yüz yıl devam edebilir.
B) İntifa hakkına konu mal kamulaştırılırsa hakkın konusu, yerine geçen karşılık üzerinde devam eder.
C) Malik, yararlanılamayacak derecede harap olan intifa konusu malı kural olarak yararlanılacak hâle getirmekle yükümlüdür.
D) İntifa hakkı sahibi, yükümlü olmadığı hâlde yaptığı giderler için hak sona erdiğinde vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca tazminat isteyebilir.
E) Hak sahibinin intifa hakkından vazgeçmesi, taşınmazlarda malike terkini isteme yetkisi verir.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 2 2001 İDARİ YARGI
Tüzelkişinin hak ve fiil ehliyetine ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Tüzelkişi hak ehliyetine sahipse hak süjesi olma vasfını da kazanır
B) Tüzelkişi zorunlu organlarına geçici olarak sahip olmasa da hak süjesi olmakta devam eder
C) Tüzelkişi zorunlu organlarını geçici olarak kaybetmişse hak süjesi olmak hakkı da sona erer
D) Tüzelkişi zorunlu organlarını sürekli olarak kaybetmişse hak süjeliği sona erer
E) Tüzelkişinin hak ehliyetine sahip olması onun fiil ehliyetine sahip olması anlamına gelmez.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 3 KPSS / ADLİ YARGI
Aşağıdakilerden hangisi bir dernek üyeliğinin sona erme sebeplerinden biri [değildir]?
A) Üye hakkında fasitlilik kararının alınması
B) Üyenin fiil ehliyetini tam olarak kaybetmesi
C) Öğrenci derneğine üye iken öğrencilikle ilişkisinin kesilmesi
D) Üye hakkında gaiplik kararının verilmesi
E) Üye için kanuni müşavir tayin edilmesi
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 4 2000 ADLİ YARGI
A organ ve dokularının nakli konusunda B ile anlaşmış, ancak daha sonra bu edimini ifa etmekten vazgeçmiştir. B, aşağıdaki yollardan hangisine başvurabilir?
A) BK 96 ve devamı maddelerine göre borca aykırılıktan dolayı A'yı sorumlu tutabilir
B) BK 41 ve devamı maddelerindeki haksız fiil esaslarına dayanarak A'yı sorumlu tutabilir
C) Organ ve dokuların alınması, taşınması ve nakli baklandaki kanun hükümlerine dayanarak A'dan tazminat alabilir
D) A'dan menfi zararın tazminini ve bu zararı aşan müspet zararı isteyebilir
E) A'dan herhangi bir talepte bulunamaz, zira bu hak münhasıran şahsa bağlı bir haktır, her zaman ifadan kaçınabilir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 5 2007 ADLİ YARGI (KASIM)
Türk Medeni Kanunu'nun 50. maddesinin 2. fıkrasındaki, organların hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağına ilişkin hüküm organların haksız fiilleri için de geçerli kabul edilmektedir. Buna göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Tüzel kişinin organları Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi anlamında yardımcı şahıstır.
B) Tüzel kişinin organları Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi anlamında müstahdemdir.
C) Tüzel kişinin organlarının işlemlerine Borçlar Kanunu'nun temsile ilişkin hükümleri kıyasen dahi uygulanmaz.
D) Tüzel kişinin organlarının bu sıfatlarıyla ve görevlerini icra ederken gerçekleştirdiği davranışlar tüzel kişiye izafe edilir.
E) Tüzel kişinin kusurlu organa rücu etmesi Kanunda düzenlenmemiştir.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 6 2008 SAYIŞTAY
Tüzel kişilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Tüzel kişilerin hukuki işlem, tasarruf ve dava ehliyetleri vardır.
B) Tüzel kişiler sahip oldukları ehliyetleri organları vasıtasıyla kullanırlar.
C) Tüzel kişi, organlarının işlemiş olduğu haksız fiillerden kayıtsız ve şartsız sorumlu olur.
D) Organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar.
E) Tüzel kişi, organ sıfatıyla hareket eden kişinin organlık işlevine giren bir işin görülmesi sırasında işlemiş olduğu haksız fiilden sorumlu olur.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 7 2012 AVUKATLAR İÇİN İDARİ YARGI
Aşağıdakilerden hangisi, tüzel kişilerin hak ehliyetinin içeriğine giren ve sadece tüzel kişilerin yararlanabileceği haklardan biri değildir?
A) İsmin korunması hakkı
B) Üyelerini çıkarma hakkı
C) Sermaye veya ödenti isteme hakkı
D) Kendilerini feshetme hakkı
E) Statüsünde değişiklik yapma hakkı
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 8 KPSS / ADLİ YARGI
Tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, ... kazanırlar. Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
A) Hak ehliyeti
B) Fiil ehliyeti
C) Kişilik
D) Taraf ehliyeti
E) Üyelik
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 9 2011 ADLİ HAKİMLİK
B ile evli olan A hamile kalır ve A'nın hamileliğinin yedinci ayında B ölür. Daha sonra A, C adını verdiği kızını doğurur. Ancak C, doğumdan itibaren 4 saat yaşar ve ölür. Bu olay ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) C'nin bir kolunun hiç oluşmamış olarak doğduğunu varsayarsak, C, bu sebeple tam doğmamış sayılacağı için hiç kişilik kazanamamıştır.
B) C, sağ olarak tamamıyla doğduğu için kişilik kazanır.
C) C, kişilik kazansa bile çok kısa bir süre yaşadığı için hak ehliyetine sahip olamaz.
D) C, hak ehliyeti olduğu hâlde fiil ehliyeti olmadığı için kendisinden önce ölen babasına mirasçı olamaz.
E) C, henüz doğmadan, daha annesinin karnına düştüğü andan itibaren kişilik kazanmıştır.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 10 2022 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (KASIM)
Hak ehliyeti kapsamında tüzel kişiler; 1. Vasiyet alacaklısı tayin edilme, 2. Oturma hakkı sahibi olma 3. Kişilerin korunmasına ilişkin manevi tazminat davası açma haklarından hangilerine sahip olabilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 11 2012 AVUKATLAR İÇİN İDARİ HAKİMLİK
Aşağıdaki sistemlerden hangisi, Türk hukukunda derneklerin kuruluşunda kabul edilen sistemdir?
A) Tescil sistemi
B) Serbest kuruluş sistemi
C) Bildirim sistemi
D) İzin sistemi
E) İçişleri Bakanlığının olumlu görüşünü alma sistemi
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 12 2017 ADLİ HAKİMLİK
238. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre; aşağıdakilerden hangisi kendisine yasal danışman atanan kişinin, yasal danışmanının görüşünü almasını gerektiren işlerden biri değildir?
A) Ödünç verme ve alma
B) Kambiyo taahhüdü altına girme
C) Vasiyetname yapma
D) Kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi
E) Taşınmazlar üzerinde mülkiyet hariç ayni hak kurma
Cevabı göster
Cevap: C.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 4 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 78
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre tüzel kişilerin ehliyetiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Tüzel kişiler, insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ehildir.
B) Tüzel kişiler fiil ehliyetini, gerekli organlara sahip olmakla kazanır.
C) Organları oluşturulmamış bir tüzel kişinin hak ehliyeti de bulunmaz.
D) Tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanmış olur.
E) Tüzel kişinin de kişilik hakkı vardır; adı ve itibarı bu kapsamda korunur.
Cevabı göster
Cevap: C. Tüzel kişinin hak ehliyeti ile fiil ehliyetinin kazanılma anları farklıdır. Hak ehliyeti tüzel kişiliğin doğduğu anda kazanılır; fiil ehliyeti ise organların oluşturulmasıyla kazanılır. Organları oluşturulmamış bir tüzel kişi hak ehliyetine sahip olduğu hâlde fiil ehliyetine sahip değildir; organlarını sonradan kaybeden tüzel kişi de fiil ehliyetini yitirir ve gerekli önlemler için kayyım atanması yoluna gidilir. C seçeneği bu ayrımı ortadan kaldırdığı için yanlıştır.

Şık analizi

A) Doğru ifade. Tüzel kişinin hak ehliyeti asıldır; sınırlama yalnız insana özgü nitelikler bakımından işler.
B) Doğru ifade. Organ, tüzel kişinin irade oluşturma aracıdır; fiil ehliyeti organlara sahip olmakla kazanılır.
D) Doğru ifade. Tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklanır.
E) Doğru ifade. Tüzel kişinin adı, itibarı ve sırları korunur; yalnız insan bedenine bağlı değerler kapsam dışıdır.
Soru 79
Bir derneğin yönetim kurulu üyesi A, dernek etkinliğinde görevini yaparken dikkatsizliğiyle katılımcı B'ye zarar vermiştir. Dernek, zararın A'nın kişisel kusurundan doğduğunu ve kendisinin kusursuz olduğunu savunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Dernek zarardan sorumludur; A'nın kişisel sorumluluğu da ayrıca devam eder.
B) Dernek ancak kendi kusuru ispatlanırsa sorumlu tutulabilir niteliktedir.
C) Yalnız A sorumludur; organın haksız fiili tüzel kişiyi hiçbir hâlde bağlamaz.
D) Yalnız dernek sorumludur; organ üyesinin kişisel sorumluluğu bu hâlde doğmaz.
E) Sorumluluk, zararın derneğin amacına hizmet edip etmediğine göre belirlenir.
Cevabı göster
Cevap: A. Organlar, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokar; organın kusuru tüzel kişinin kusuru sayıldığından derneğin ayrıca kusurlu olması aranmaz. Belirleyici ölçüt, fiilin organ sıfatıyla ve görev kapsamında işlenip işlenmediğidir; olayda zarar dernek etkinliğinde ve görev sırasında verilmiştir. Kanun ayrıca organ üyesinin kendi kusuru için kişisel sorumluluğunu saklı tutmuştur; zarar gören talebini derneğe, üyeye ya da ikisine birden yöneltebilir ve iki sorumluluk birbirini dışlamaz.

Şık analizi

B) Yanlış. Organın kusuru tüzel kişinin kusuru sayılır; derneğin ayrıca kusurlu olması aranmaz.
C) Yanlış. Organ tüzel kişinin parçasıdır; hukuki işlemleri gibi haksız fiilleri de tüzel kişiyi bağlar.
D) Yanlış. Kanun organ üyesinin kendi kusuru için kişisel sorumluluğunu saklı tutmuştur; iki sorumluluk birlikte doğar.
E) Yanlış. Ölçüt zararın amaca hizmeti değil, fiilin organ sıfatıyla ve görev kapsamında işlenmiş olmasıdır.
Soru 80
Sona erme sebebi gerçekleşmiş bir tüzel kişinin durumu bakımından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Tüzel kişilik sona erme sebebinin doğduğu anda tümüyle ortadan kalkmış olur.
B) Tasfiye hâlindeki tüzel kişi amacına yönelik yeni işlemler yapmayı sürdürebilir.
C) Tasfiye artığı her hâlde kurucular arasında paylaştırılarak dağıtılmış olur.
D) Alacaklılar muhatapsız kalır ve alacaklarını yalnız organ üyelerinden isteyebilir.
E) Kişilik, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında devam eder.
Cevabı göster
Cevap: E. Tüzel kişiliğin sona ermesi tek adımda gerçekleşmez. Sona erme sebebi doğduğunda kişilik hemen ortadan kalkmaz; sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder. Bu, alacaklıların korunması bakımından zorunludur: borçları ödeyecek ve alacakları tahsil edecek bir hukuki varlık kalmasa alacaklılar muhatapsız kalırdı. Tasfiye hâlindeki tüzel kişi yeni ve amacına yönelik işlemler yapamaz, yalnız mevcut ilişkileri sonuçlandırır.

Şık analizi

A) Yanlış. Sona erme sebebi doğduğunda kişilik hemen bitmez; araya tasfiye aşaması girer.
B) Yanlış. Tasfiye hâlindeki tüzel kişi amacına yönelik yeni işlem yapamaz; yalnız mevcut ilişkileri sonuçlandırır.
C) Yanlış. Artan malvarlığı kural olarak en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer.
D) Yanlış. Kişiliğin tasfiye boyunca sürmesinin sebebi tam da alacaklıların muhatapsız kalmamasıdır.
Soru 81
Tüzel kişinin organı ile temsilcisi arasındaki farkla ilgiliI.Organın fiili doğrudan tüzel kişinin fiili sayılır.II.Tüzel kişi, organının haksız fiilinden de sorumlu olur.III.Organ, tüzel kişiden ayrı bir kişi olarak temsil hükümlerine tabidir.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve III
D) I ve II
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: D. Organ, tüzel kişinin temsilcisi değil parçasıdır; organın irade açıklaması doğrudan tüzel kişinin irade açıklamasıdır ve fiili doğrudan tüzel kişinin fiili sayılır. Bunun sonucu olarak tüzel kişi, organın haksız fiilinden de sorumludur; temsilcinin haksız fiilinde ise ayrı bir sorumluluk sebebi aranır. Temsilci tüzel kişiden ayrı bir kişidir ve yaptığı işlem temsil hükümlerine göre tüzel kişiyi bağlar; bu nitelik organa değil temsilciye aittir. Buna göre I ve II doğru, III yanlıştır.

Şık analizi

A) I doğru, ancak II de doğrudur. Organın haksız fiilinden tüzel kişi sorumludur.
B) III yanlıştır. Organ, tüzel kişiden ayrı bir kişi değildir; onun parçasıdır.
C) I doğru, III yanlıştır. Temsil hükümlerine tabi olan organ değil, temsilcidir.
E) I ve II doğru, III yanlıştır. Üçünü birden doğru saymak organ ile temsilciyi birleştirmek olur.

← Kişisel Durum Sicili ve Cinsiyet DDernekler →