Medeni Hukuk › Başlık 18 / 60
Tüzel Kişilerde Genel Hükümler
12 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu
Hızlı özet
Hukuk düzeni yalnız insanlara kişilik tanımaz. Belirli bir amaç etrafında örgütlenmiş kişi topluluklarına ve belirli bir amaca özgülenmiş mal topluluklarına da kişilik tanınır. Varlık sebepleri pratiktir: bir amacı, onu kuranların ömründen ve malvarlığından bağımsız kılarlar.
Unsurlar ve Türler
Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş bağımsız mal toplulukları, kendileriyle ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanır (TMK m. 47/1). Tanımdan üç unsur çıkar: kişi veya mal topluluğu, belirli ve sürekli amaç, bağımsız örgütlenme.
Amaç bakımından bir sınır vardır: amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz (TMK m. 47/2). Yaptırım sonradan sona erdirme değil, kişiliğin baştan doğmamasıdır.
Temel ayrım maddî temele göredir: kişi toplulukları dernek ve şirketler, mal toplulukları vakıflardır. İkinci ayrım özel hukuk-kamu hukuku ayrımıdır. Kamu hukuku tüzel kişileri kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur, kamu gücü kullanır ve üyelik çoğu zaman zorunludur; özel hukuk tüzel kişileri kişilerin iradesiyle kurulur, kamu gücü kullanmaz ve üyelik serbestlik esasına dayanır.
Tüzel kişilerin de kişilik hakkı vardır: adı, itibarı, ticarî güvenilirliği ve sırları korunur. Buna karşılık insan bedenine bağlı değerler bulunmadığından koruma yalnız tüzel kişinin niteliğine uygun düşen değerler bakımından işler.
Kişiliğin Kazanılma Sistemleri
Üç sistem vardır. İzin sisteminde tüzel kişilik yetkili makamın izniyle doğar ve takdir idareye aittir; günümüzde istisnaîdir. Tescil sisteminde kanunun aradığı koşullar gerçekleştiğinde sicile tescil ile doğar; vakıflarda ve ticaret şirketlerinde bu sistem uygulanır. Serbest kuruluş sisteminde ise koşullar gerçekleştiği anda, ayrıca izin veya tescile gerek olmaksızın doğar.
Türk hukukunda derneklerin kuruluşu bildirim esasına bağlanmıştır: kuruluş bildirimi ve belgelerin mülkî amire verildiği anda tüzel kişilik doğar. Vakıflarda ise tüzel kişilik sicile tescille kazanılır. Fark, dernekte iradenin, vakıfta malvarlığının özgülenmesinin ön planda olmasından kaynaklanır.
Hak Ehliyeti ve Fiil Ehliyeti
Tüzel kişiler, cins, yaş ve hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildir (TMK m. 48). Hüküm kuralı geniş, istisnayı dar tutar: hak ehliyeti asıl, sınırlama istisnadır. Tüzel kişi evlenemez, altsoy sayılamaz, velâyet hakkına sahip olamaz; buna karşılık malik olabilir, alacaklı ve borçlu olabilir, mirasçı atanabilir. Amaç dışı işlem ehliyetsizlik doğurmaz, yalnız organların iç sorumluluğunu gündeme getirir.
Fiil ehliyeti ise kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla kazanılır (TMK m. 49). Organ, gerçek kişilerdeki ayırt etme gücünün karşılığıdır: tüzel kişinin irade oluşturma aracıdır. Organları oluşturulmamış bir tüzel kişi hak ehliyetine sahip olduğu hâlde fiil ehliyetine sahip değildir; organlarını sonradan kaybeden de fiil ehliyetini yitirir ve kayyım atanması yoluna gidilir.
İki ehliyetin kazanılma anı farklıdır ve bu fark sınavda ölçülür: hak ehliyeti tüzel kişiliğin doğduğu anda, fiil ehliyeti organların oluşturulmasıyla kazanılır.
Organ ve Sorumluluk
Tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklanır (TMK m. 50/1). Organ tüzel kişinin temsilcisi değil, parçasıdır; organın irade açıklaması doğrudan tüzel kişinin irade açıklamasıdır. İşlevine göre karar organı, yürütme ve temsil organı ile denetim organı ayrılır; dernekte sırasıyla genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kuruludur.
Organ ile temsilci ayrılır: organ tüzel kişinin parçası olduğundan fiili doğrudan onun fiilidir; temsilci ayrı bir kişidir ve işlemi temsil hükümlerine göre bağlar.
Organlar hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokar (TMK m. 50/2). Organın kusuru tüzel kişinin kusuru sayılır; ayrıca tüzel kişinin kusuru aranmaz. Sınırı, fiilin organ sıfatıyla ve görev kapsamında işlenmiş olmasıdır. Organlar kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak da sorumludur (TMK m. 50/3); iki sorumluluk birbirini dışlamaz.
Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka hüküm yoksa işlerinin yönetildiği yerdir (TMK m. 51).
Sona Erme ve Tasfiye
Sona erme tek adımda gerçekleşmez. Sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder (TMK m. 52). Bu alacaklıların korunması bakımından zorunludur; tasfiye hâlindeki tüzel kişi yeni ve amacına yönelik işlemler yapamaz, yalnız mevcut ilişkileri sonuçlandırır. Tasfiye, aksine hüküm yoksa terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılır (TMK m. 53).
Artan malvarlığı, kanunda veya kuruluş belgesinde başka hüküm yoksa ya da yetkili organı başka türlü karar vermedikçe, en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer (TMK m. 54/1-2). İstisnası serttir: hukuka veya ahlâka aykırı amaç güttüğü için kişiliği mahkeme kararıyla sona eren tüzel kişinin malvarlığı her hâlde ilgili kamu kuruluşuna geçer ve ne kuruluş belgesindeki hüküm ne organın kararı sonucu değiştirir (TMK m. 54/3).
Sınavda Ne Çıkar
- Unsurlar: kişi veya mal topluluğu, belirli ve sürekli amaç, bağımsız örgütlenme. Amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan topluluk kişilik kazanamaz.
- Tüzel kişiler insana özgü nitelikler dışındaki bütün haklara ehildir (TMK m. 48); sınırlama dar yorumlanır.
- Fiil ehliyeti organlara sahip olmakla kazanılır; organsız tüzel kişinin hak ehliyeti vardır, fiil ehliyeti yoktur.
- Organ temsilci değil, tüzel kişinin parçasıdır; haksız fiili de tüzel kişiyi bağlar ve ayrıca tüzel kişinin kusuru aranmaz.
- Organ üyesi kusurundan dolayı kişisel olarak da sorumludur; iki sorumluluk birbirini dışlamaz.
- Sona eren tüzel kişinin kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder (TMK m. 52).
- Artan malvarlığı en yakın amacı güden kamu kuruluşuna geçer; hukuka veya ahlâka aykırı amaçta bu sonuç her hâlde doğar.
Hukuk düzeni yalnız insanlara kişilik tanımaz. Belirli bir amaç etrafında örgütlenmiş kişi topluluklarına ve belirli bir amaca özgülenmiş mal topluluklarına da kişilik tanınır. Bu yapılara tüzel kişi denir ve varlık sebepleri pratiktir: bir amacın, onu kuran kişilerin ömründen ve malvarlığından bağımsız olarak sürdürülebilmesini sağlarlar.
A. Tüzel Kişiliğin Unsurları ve Türleri
Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileriyle ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanır (TMK m. 47/1). Tanımdan üç unsur çıkar.
- Kişi veya mal topluluğu — tüzel kişinin maddî temeli; ya bir araya gelmiş kişiler ya da özgülenmiş bir malvarlığı
- Belirli ve sürekli amaç — topluluğu bir arada tutan ve varlığına anlam veren amaç
- Bağımsız örgütlenme — topluluğun kurucularından ayrı bir varlık kazanmasını sağlayan yapı
Amaç bakımından bir sınır konulmuştur: amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz (TMK m. 47/2). Buradaki yaptırım, sonradan sona erdirme değil, kişiliğin baştan doğmamasıdır.
Türler bakımından temel ayrım maddî temele göre yapılır. Kişi toplulukları dernek ve şirketlerdir; mal toplulukları ise vakıflardır. İkinci bir ayrım, tüzel kişinin özel hukuka mı kamu hukukuna mı tabi olduğuna bakar: dernek, vakıf ve şirketler özel hukuk tüzel kişisi; belediyeler, üniversiteler ve meslek kuruluşları kamu hukuku tüzel kişisidir.
Ayrımın pratik sonuçları vardır. Kamu hukuku tüzel kişileri kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur (Anayasa m. 123/3), kamu gücü kullanır ve üyelik çoğu zaman zorunludur. Özel hukuk tüzel kişileri ise kişilerin iradesiyle kurulur, kamu gücü kullanmaz ve üyelik serbestlik esasına dayanır.
Tüzel kişilerin de kişilik hakkı vardır. Adı, itibarı, ticarî güvenilirliği ve sırları korunur; bu değerlere yönelen saldırılara karşı kişiliğin korunmasına ilişkin davalar açılabilir. Buna karşılık insan bedenine bağlı değerler tüzel kişilerde bulunmadığından, koruma yalnız tüzel kişinin niteliğine uygun düşen değerler bakımından işler.
B. Tüzel Kişiliğin Kazanılma Sistemleri
Bir topluluğun ne zaman tüzel kişilik kazanacağı, hukuk düzenlerinde üç ayrı sistemle çözülmüştür.
- İzin (imtiyaz) sistemi — tüzel kişilik, yetkili makamın izniyle doğar. Takdir idareye aittir; günümüzde istisnaîdir.
- Tescil sistemi — kanunun aradığı koşullar gerçekleştiğinde ilgili sicile tescil ile tüzel kişilik doğar. Vakıflarda ve ticaret şirketlerinde bu sistem uygulanır.
- Serbest kuruluş sistemi — kanunun aradığı koşullar gerçekleştiği anda, ayrıca bir izne veya tescile gerek olmaksızın tüzel kişilik doğar. Derneklerde bu sisteme yakın bir çözüm benimsenmiştir.
Türk hukukunda derneklerin kuruluşu bildirim esasına bağlanmıştır: kuruluş bildirimi ve belgelerin mülkî amire verildiği anda tüzel kişilik doğar. Vakıflarda ise tüzel kişilik sicile tescille kazanılır. İkisi arasındaki fark, dernekte iradenin, vakıfta ise malvarlığının özgülenmesinin ön planda olmasından kaynaklanır.
C. Tüzel Kişilerin Ehliyetleri
1. Hak Ehliyeti ve Sınırları
Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildir (TMK m. 48). Hüküm, kuralı geniş, istisnayı dar tutmuştur: tüzel kişinin hak ehliyeti asıldır, sınırlama istisnadır.
Sınırlama yalnız insana özgü nitelikler bakımından işler. Tüzel kişi evlenemez, mirasçı olarak altsoy sayılamaz, velâyet hakkına sahip olamaz. Buna karşılık malik olabilir, alacaklı ve borçlu olabilir, mirasçı atanabilir, kişilik hakkına sahiptir ve adı korunur.
Öğretide tartışılan bir nokta, tüzel kişinin ehliyetinin amacıyla sınırlı olup olmadığıdır. Kanun böyle bir sınırlama getirmemiştir; amaç dışı işlem ehliyetsizlik doğurmaz, ancak organların iç sorumluluğunu gündeme getirir.
2. Fiil Ehliyeti ve Organ Kavramı
Tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanır (TMK m. 49). Hüküm, gerçek kişilerdeki ayırt etme gücü ve erginlik koşullarının tüzel kişilerdeki karşılığını verir: organ, tüzel kişinin irade oluşturma aracıdır.
Bunun iki sonucu vardır. Organları oluşturulmamış bir tüzel kişi, hak ehliyetine sahip olduğu hâlde fiil ehliyetine sahip değildir. Organları sonradan kaybeden tüzel kişi de fiil ehliyetini yitirir; bu durumda gerekli önlemleri almak üzere kayyım atanması yoluna gidilir.
Tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklanır (TMK m. 50/1). Organ, tüzel kişinin temsilcisi değil, parçasıdır; organın irade açıklaması doğrudan tüzel kişinin irade açıklamasıdır.
Organ kavramı, tüzel kişinin iradesini oluşturan ve açıklayan yapıyı anlatır. Organlar üstlendikleri işleve göre ayrılır:
- Karar organı — tüzel kişinin iradesini oluşturan organ; dernekte genel kurul
- Yürütme ve temsil organı — kararı uygulayan ve tüzel kişiyi dışa karşı temsil eden organ; dernekte yönetim kurulu
- Denetim organı — işleyişi denetleyen organ; dernekte denetim kurulu
Organ ile temsilci arasındaki fark iki noktada görülür. Organ tüzel kişinin parçası olduğundan, onun fiili doğrudan tüzel kişinin fiilidir; temsilci ise tüzel kişiden ayrı bir kişidir ve yaptığı işlem temsil hükümlerine göre tüzel kişiyi bağlar. İkinci olarak, tüzel kişi organının haksız fiilinden de sorumludur; temsilcinin haksız fiilinde ise ayrı bir sorumluluk sebebi aranır.
D. Organların Fiillerinden Sorumluluk
Organlar, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokar (TMK m. 50/2). Hükmün kapsamı geniştir ve iki ayrı sorumluluk kaynağını içerir.
Birincisi işlem sorumluluğudur: organın yaptığı sözleşme tüzel kişiyi bağlar. İkincisi haksız fiil sorumluluğudur: organın görevini yaparken işlediği haksız fiilden tüzel kişi sorumlu olur. Burada tüzel kişinin ayrıca kusuru aranmaz; organın kusuru tüzel kişinin kusuru sayılır.
Sorumluluğun sınırı, fiilin organ sıfatıyla ve görev kapsamında işlenmiş olmasıdır. Organ üyesinin tümüyle kişisel bir işi sırasında verdiği zarardan tüzel kişi sorumlu tutulmaz; burada yalnız kişisel sorumluluk doğar.
Kanun bu noktada bir de kişisel sorumluluk kuralı koymuştur: organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludur (TMK m. 50/3). Zarar gören, tüzel kişiye ve kusurlu organ üyesine birlikte başvurabilir; iki sorumluluk birbirini dışlamaz.
Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir (TMK m. 51). Kural, gerçek kişilerdeki yerleşim yerinin karşılığıdır ve yetkili mahkemenin belirlenmesinde kullanılır.
Tüzel kişinin hak ehliyeti ile fiil ehliyetinin kazanılma anları farklıdır ve bu fark sınavda ölçülür. Hak ehliyeti tüzel kişiliğin doğduğu anda kazanılır; fiil ehliyeti ise organların oluşturulmasıyla kazanılır. Bir dernek belgelerini mülkî amire verdiği anda hak ehliyetine sahip olur, ancak zorunlu organlarını oluşturmadıkça olağan işleyişine kavuşmuş sayılmaz.
Aynı ayrım sona ermede de görülür. Sona erme sebebi gerçekleştiğinde tüzel kişilik hemen bitmez; ehliyet tasfiyeyle sınırlı hâle gelir. Bu ara dönemde tüzel kişi hâlâ hak ehliyetine sahiptir, fiil ehliyeti ise daralmıştır.
E. Sona Erme ve Tasfiye
Tüzel kişiliğin sona ermesi tek adımda gerçekleşmez. Sona erme sebebi doğduğunda kişilik hemen ortadan kalkmaz; tasfiye aşaması başlar.
Sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder (TMK m. 52). Bu, alacaklıların korunması bakımından zorunludur: borçlarını ödeyecek, alacaklarını tahsil edecek bir hukukî varlık kalmasa alacaklılar muhatapsız kalırdı. Tasfiye hâlindeki tüzel kişi yeni ve amacına yönelik işlemler yapamaz; yalnız mevcut ilişkileri sonuçlandırır.
Tasfiyenin usulü bakımından kanun bir yollama yapar: tüzel kişinin malvarlığının tasfiyesi, kanunda ve kuruluş belgesinde aksine hüküm bulunmadıkça, terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılır (TMK m. 53).
Tasfiye sonunda artan malvarlığının kime geçeceği de düzenlenmiştir. Tüzel kişinin malvarlığı, kanunda veya kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça ya da yetkili organı başka türlü karar vermedikçe, en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer ve olanak ölçüsünde daha önce özgülendiği amaç için kullanılır (TMK m. 54/1–2).
Bu kuralın bir istisnası vardır ve serttir: hukuka veya ahlâka aykırı amaç güttüğü için kişiliği mahkeme kararıyla sona eren tüzel kişinin malvarlığı her hâlde ilgili kamu kuruluşuna geçer (TMK m. 54/3). Burada ne kuruluş belgesindeki hüküm ne de organın kararı sonucu değiştirir.
Tasfiyenin aşamaları şu sırayı izler:
- Sona erme sebebinin gerçekleşmesi ya da sona erme kararının alınması
- Tasfiye memurlarının göreve başlaması ve mevcut ilişkilerin saptanması
- Alacakların tahsili ve borçların ödenmesi
- Kalan malvarlığının kanuna ve kuruluş belgesine göre devredilmesi
- Tüzel kişiliğin sicilden silinmesi ve kişiliğin son bulması
Örnek olay
Bir derneğin yönetim kurulu üyesi (A), dernek adına düzenlenen bir etkinlik sırasında görevini yaparken dikkatsizliğiyle katılımcı (B)'ye zarar vermiştir. Aynı dönemde (A), kendi özel işi için kullandığı bir araçla başka bir kişiye zarar vermiştir. (B), zararının derneğe ödettirilmesini istemekte; dernek ise zararın (A)'nın kişisel kusurundan doğduğunu, kendisinin kusursuz olduğunu savunmaktadır.
Değerlendirme: Savunma, tüzel kişinin sorumluluğunun kendi kusuruna bağlı olduğu varsayımına dayanmaktadır. Oysa kanun bu bağı kurmamıştır: organlar, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokar (TMK m. 50/2). Organın kusuru tüzel kişinin kusuru sayıldığından, derneğin ayrıca kusurlu olması aranmaz.
Belirleyici ölçüt, fiilin organ sıfatıyla ve görev kapsamında işlenip işlenmediğidir. Birinci olayda (A), dernek etkinliğinde ve görevini yaparken zarar vermiştir; bu fiil derneği bağlar ve (B) zararını dernekten isteyebilir.
İkinci olayda ise durum farklıdır. (A) kendi özel işini görürken zarar vermiştir; ortada organ sıfatıyla yapılmış bir fiil yoktur ve dernek sorumlu tutulamaz. Burada yalnız (A)'nın kişisel sorumluluğu doğar.
Birinci olayda (A)'nın sorumluluğu ortadan kalkmaz. Kanun, organ üyesinin kendi kusuru için kişisel sorumluluğunu ayrıca saklı tutmuştur (TMK m. 50/3). Bu sebeple (B), talebini derneğe, (A)'ya ya da ikisine birden yöneltebilir. İki sorumluluk birbirini dışlamaz ve dernek ödediği tazminat için kusurlu üyeye rücu edebilir.
İkinci örnek olay
Bir dernek, tüzüğünde gösterilen amacın gerçekleşmesi sebebiyle sona ermiştir. Sona erme anında derneğin bir kısım borçları ve tahsil edilmemiş alacakları bulunmaktadır. Alacaklılardan biri, derneğin kişiliği sona erdiğine göre artık muhatap kalmadığını, borcun tahsilinin imkânsız hâle geldiğini ileri sürmektedir. Ayrıca dernek tüzüğünde, tasfiye sonunda kalan malvarlığının kurucuların kendilerine dağıtılacağı yazılıdır.
Değerlendirme: Alacaklının iddiası, sona erme ile kişiliğin aynı anda ortadan kalktığı varsayımına dayanır. Kanun bunun tersini söyler: sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder (TMK m. 52).
Bu hükmün amacı tam da alacaklıları korumaktır. Tasfiye süresince dernek borçlarını ödeyebilir, alacaklarını tahsil edebilir ve bu ilişkilerde taraf olabilir. Alacaklı, muhatapsız kalmaz; alacağını tasfiye hâlindeki dernekten talep eder. Buna karşılık dernek bu aşamada amacına yönelik yeni işlemler yapamaz; ehliyeti tasfiyeyle sınırlıdır.
Tüzükteki dağıtım hükmü bakımından ise iki kural birlikte değerlendirilir. Kanun, artan malvarlığının kuruluş belgesindeki hükme göre dağıtılabileceğini kabul etmiştir (TMK m. 54/1). Ancak dernekler hukukunda buna sınır çizen iki emredici kural vardır: derneğin amacı kazanç paylaşmanın dışında kalmak zorundadır (TMK m. 56/1) ve ayrılan üye malvarlığı üzerinde talepte bulunamaz (TMK m. 68/3). Malvarlığının kuruculara dağıtılması, derneğin kazanç paylaşma amacı güdemeyeceği kuralıyla bağdaşmaz.
Bu sebeple tüzükteki hüküm sonuç doğurmaz ve tasfiye artığı, en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer; olanak ölçüsünde önceki amaç için kullanılır (TMK m. 54/1–2).
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2025 HMGS (EYLÜL)
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2001 İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 KPSS / ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2000 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2007 ADLİ YARGI (KASIM)
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2008 SAYIŞTAY
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2012 AVUKATLAR İÇİN İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 KPSS / ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2011 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2022 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (KASIM)
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2012 AVUKATLAR İÇİN İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 2017 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 4 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.