EduMiXX Hukuk HMGS

Medeni Hukuk › Başlık 28 / 60

Soybağının Kurulması

27 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Soybağı, çocuk ile ana babası arasındaki hukukî bağdır. Kendiliğinden doğmaz; kanunun saydığı yollardan biriyle kurulur ve o anda velâyet, nafaka, soyadı ve mirasçılık sonuçlarını getirir.

Anada tablo sadedir: soybağı doğumla kurulur (TMK m. 282/1). Doğuran kadın anadır; işleme, beyana veya karara gerek yoktur — bu yüzden ananın soybağını reddetme yolu da yoktur. Babada kanun üç yol öngörür: ana ile evlilik (babalık karinesi), tanıma, hâkim hükmü; dördüncü olarak evlât edinme eklenir.

Soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m. 283). Hâkim maddî olguları re'sen araştırır, kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 284).

Babalık Karinesi

Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır (TMK m. 285/1). Bu adi karinedir: aksi ispatlanabilir, ama o ana kadar nüfus kaydı ve bütün hukukî sonuçlar ona göre işler.

Karinenin iki sayısı ayrı işe yarar, sık karıştırılır. Üçyüz gün karinenin kapsamını belirler. Yüzseksen gün ispat yükünü belirler: evlenmeden sonra bu süre geçmişse çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır (TMK m. 287/2).

Üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocukta karine işlemez; ana evlilik sırasında gebe kaldığını ispatlarsa çocuk kocaya bağlanır (TMK m. 285/2); ispat yükü tersine döner. Kocanın gaipliğine karar verilmişse süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden başlar.

İki karine çakışabilir: çocuk ilk evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz gün içinde doğmuş ve ana yeniden evlenmişse ikinci evlilikteki koca baba sayılır (TMK m. 290/1); bu karine çürütülürse ilk kocaya dönülür.

Soybağının Reddi

Karine ancak soybağının reddi davası ile çürütülür; dava inşaîdir. Davayı koca, ana veya çocuk açar; dava bu hakka sahip diğer kişilere karşı yöneltilir (TMK m. 286). Hüküm 7/11/2024'te değişmiştir; eski kaynaklar davacı çevresini yalnız koca ve çocuk olarak gösterir.

İspat yükü, çocuğun ne zaman ana rahmine düştüğüne göre değişir. Evlilik içinde düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispatlar (TMK m. 287/1). Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında düşmüşse davacının ayrıca kanıt getirmesi gerekmez (TMK m. 288/1); ancak gebe kalma döneminde kocanın karısıyla ilişkisine dair inandırıcı kanıt varsa karine yeniden geçerli olur.

Süreler hak düşürücüdür; durmaz ve kesilmez. Koca, doğumu ve baba olmadığını ya da ananın başka bir erkekle ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten, ana doğumdan, çocuk ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açar (TMK m. 289). Gecikme haklı sebebe dayanıyorsa süre, sebebin kalktığı tarihte işler.

Koca süresi geçmeden ölür, gaipliğine karar verilir veya sürekli ayırt etme gücünü kaybederse dava hakkı geçer: baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası bir yıl içinde açabilir (TMK m. 291/1); ergin olmayan çocuğa atanan kayyım ise atama kararının tebliğinden başlayarak bir yıl içinde açar.

Sonradan Evlenme, Tanıma, Babalık Davası

Sonradan evlenme. Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının evlenmesiyle kendiliğinden evlilik içinde doğan çocukların hükümlerine tâbi olur (TMK m. 292). Eşler çocuğu nüfus memuruna bildirmek zorundadır, ama bildirmemek sonucu engellemez (TMK m. 293) — bildirim kurucu değildir. Ana babanın yasal mirasçıları, çocuk ve savcı bu soybağına itiraz edebilir; itiraz eden kocanın baba olmadığını ispatlar (TMK m. 294).

Tanıma. Babanın tek taraflı beyanıyla soybağı kurar; karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Beyan dört biçimde yapılabilir: nüfus memuruna yazılı başvuru, mahkemeye yazılı başvuru, resmî senet, vasiyetname (TMK m. 295/1). Tanıyan küçük veya kısıtlıysa veli ya da vasisinin rızası aranır. Önemli sınır: başka erkekle soybağı bulunan çocuk, o bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz (TMK m. 295/3).

İptalde iki yol davacıya göre ayrılır. Tanıyanın kendi davası (TMK m. 297) yalnızca yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanabilir ve anaya ve çocuğa karşı açılır. İlgililerin davasını (TMK m. 298) ana, çocuk, çocuğun ölümünde altsoyu, savcı, Hazine ve diğer ilgililer açar; tanıyana, ölmüşse mirasçılarına karşı yöneltilir.

Babalık davası. Soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir (TMK m. 301/1); baba olduğunu iddia eden kişi bu davayı açamaz — onun yolu tanımadır. Dava babaya, ölmüşse mirasçılarına karşı açılır; savcıya ve Hazineye ihbar edilir. Doğumdan önce de sonra da açılabilir. Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yılda düşer (TMK m. 303/1); çocuk için süre sınırı yoktur.

Karine burada da işler: doğumdan önceki üçyüzüncü ile yüzsekseninci gün arasında ana ile ilişkide bulunmuş kişinin babalığı karine sayılır (TMK m. 302/1); bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişki tespit edilirse aynı karine geçerlidir. Davalı, baba olmasının imkânsızlığını veya üçüncü kişinin olasılığının daha yüksek olduğunu ispatlayarak çürütür. Hüküm geriye etkilidir: soybağı doğum anından itibaren kurulmuş sayılır.

Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrıca doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebeliğin gerektirdiği giderleri isteyebilir; çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim bunlara hükmedebilir (TMK m. 304).

Sınavda Ne Çıkar

  • TMK m. 286 değişmiştir: reddi davasını artık koca, ana veya çocuk açar.
  • 300 gün karinenin kapsamını, 180 gün ispat yükünü belirler.
  • Karineler çakışırsa ikinci evlilikteki koca baba sayılır.
  • Reddi davasında süre bir yıl ve hak düşürücüdür; başlangıcı davacıya göre değişir.
  • Başka erkekle soybağı bulunan çocuk, o bağ kalkmadıkça tanınamaz.
  • Babalık davasının davacıları ana ve çocuktur; süre yalnız ana için öngörülmüştür.
  • Sonradan evlenmede nüfus bildirimi kurucu değildir.

Soybağı, çocuk ile ana babası arasındaki hukukî bağdır. Bu bağ kendiliğinden doğmaz; kanunun saydığı yollardan biriyle kurulur ve kurulduğu anda velâyet, nafaka, soyadı ve mirasçılık sonuçlarını birlikte getirir.

Ana bakımından tablo sadedir: soybağı doğumla kurulur (TMK m. 282/1); bu, hiçbir işleme gerek olmayan bir kanunî kuruluştur. Doğuran kadın anadır; ayrıca bir işleme, beyana veya karara gerek yoktur. Bunun doğal sonucu, ananın soybağını reddetme yolunun bulunmamasıdır.

Yetki bakımından tek kural vardır: soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m. 283).

Baba bakımından kanun üç yol öngörür (TMK m. 282/2), bunlara dördüncü olarak evlât edinme eklenir (TMK m. 282/3):

  • Ana ile evlilik — kanun gereği, babalık karinesiyle
  • Tanıma — babanın tek taraflı beyanıyla
  • Hâkim hükmü — babalık davası sonucunda
  • Evlât edinme — hem ana hem baba yönünden soybağı kurar

A. Kocanın Babalığı ve Babalık Karinesi

Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır (TMK m. 285/1). Bu, kanunun kurduğu bir babalık karinesidir; ispat yükünü tersine çevirir ve aksi ispatlanana kadar geçerlidir.

Üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocuk için karine işlemez. Böyle bir çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatına bağlıdır (TMK m. 285/2). Kocanın gaipliğine karar verilmişse üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden başlar (TMK m. 285/3).

İki karine çakışabilir. Çocuk, ilk evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz gün içinde doğmuş ve ana bu arada yeniden evlenmişse ikinci evlilikteki koca baba sayılır (TMK m. 290/1). Bu karine çürütülürse baba, ilk evlilikteki kocadır (TMK m. 290/2).

Karinenin işleyişi. Babalık karinesi bir adi karinedir: aksi ispatlanabilir, ama ispatlanana kadar nüfus kaydı ve bütün hukukî sonuçlar ona göre işler. Çocuk doğduğu anda kocanın çocuğu olarak kaydedilir; velâyet, nafaka ve mirasçılık bu kayda dayanır.

Karinenin kapsamı iki uçtan sınırlıdır. Alt sınır yüzseksen gündür: evlenmeden sonra en az bu kadar süre geçmişse çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır (TMK m. 287/2). Üst sınır üçyüz gündür: evliliğin sona ermesinden sonra bu süre içinde doğan çocuğa karine uygulanır (TMK m. 285/1). İki sayı farklı işlevlere hizmet eder ve sık karıştırılır — biri ispat yükünü, diğeri karinenin kapsamını belirler.

Üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocukta karine işlemez; ancak ana, evlilik sırasında gebe kaldığını ispatlarsa çocuk kocaya bağlanır (TMK m. 285/2). Burada ispat yükü tersine döner: karine yokken bağlantıyı iddia eden ispatlar.

B. Soybağının Reddi Davası

Babalık karinesi ancak soybağının reddi davası ile çürütülür ve bu dava inşaî niteliktedir. Dava hakkı 2024 değişikliğiyle genişletilmiştir: davayı koca, ana veya çocuk açabilir ve dava, bu hakka sahip diğer kişilere karşı yöneltilir (TMK m. 286). Bu tarihten önce basılmış kaynaklar davacı çevresini yalnızca koca ve çocuk olarak gösterir; o anlatım güncel değildir.

İspat yükü, çocuğun ne zaman ana rahmine düştüğüne göre değişir:

  • Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispatlamak zorundadır (TMK m. 287/1). Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk, evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır (TMK m. 287/2).
  • Çocuk evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse davacının ayrıca kanıt getirmesi gerekmez (TMK m. 288/1). Ancak gebe kalma döneminde kocanın karısıyla cinsel ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıtlar varsa karine yeniden geçerlilik kazanır (TMK m. 288/2).

Süreler hak düşürücüdür; zamanaşımı gibi durmaz veya kesilmez. Koca, doğumu ve baba olmadığını ya da ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açmalıdır. Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde açar (TMK m. 289/1–2). Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre, sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (TMK m. 289/3).

Kocanın süresi geçmeden ölmesi, gaipliğine karar verilmesi veya sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde dava hakkı başkalarına geçer: baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası bir yıl içinde davayı açabilir (TMK m. 291/1). Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım ise atama kararının tebliğinden başlayarak bir yıl içinde davayı açar (TMK m. 291/2).

C. Sonradan Evlenme

Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur (TMK m. 292). Soybağı burada ayrı bir işlem veya kararla değil, evlenme olgusuyla kurulur.

Eşler, evlilik dışında doğmuş ortak çocuklarını evlenme sırasında veya sonrasında nüfus memuruna bildirmek zorundadır; bildirimin yapılmamış olması çocuğun bu hükümlere tâbi olmasını engellemez (TMK m. 293). Daha önce tanıma veya babalık hükmüyle soybağı kurulmuşsa nüfus memuru gerekli işlemi re'sen yapar.

Ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet savcısı bu yolla kurulan soybağına itiraz edebilir; itiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 294).

D. Tanıma ve Tanımanın İptali

Tanıma, babanın tek taraflı beyanıyla soybağı kuran bir işlemdir; karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Beyan, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruyla ya da resmî senette veya vasiyetnamede yapılır (TMK m. 295/1). Tanıyan küçük veya kısıtlı ise veli ya da vasisinin rızası aranır (TMK m. 295/2).

Kanunun getirdiği önemli sınır şudur: başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz (TMK m. 295/3). Önce mevcut soybağı ortadan kaldırılmalıdır.

Tanıma beyanı şu dört biçimden birinde yapılabilir (TMK m. 295/1):

  • Nüfus memuruna yazılı başvuru
  • Mahkemeye yazılı başvuru
  • Resmî senette beyan
  • Vasiyetnamede beyan

İptal davasında iki ayrı yol vardır ve ikisi davacıya göre ayrılır:

  • Tanıyanın kendi davası (TMK m. 297): yalnızca yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanabilir; anaya ve çocuğa karşı açılır.
  • İlgililerin davası (TMK m. 298): ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer açabilir; tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı yöneltilir.

E. Babalık Davası

Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir (TMK m. 301/1). Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır; ayrıca savcıya ve Hazineye, dava ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir (TMK m. 301/3).

Dava, çocuğun doğumundan önce de sonra da açılabilir. Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 303/1). Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı varsa bir yıllık süre, bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir (TMK m. 303/4).

Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrıca doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebeliğin gerektirdiği diğer giderleri isteyebilir (TMK m. 304/1). Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim bu giderlere hükmedebilir (TMK m. 304/2).

Babalık davasında karine. Çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında geçen sürede ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olan kişinin babalığı karine sayılır (TMK m. 302/1). Bu karine de adidir: davalı, kendisinin baba olmasının imkânsızlığını veya üçüncü bir kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden fazla olduğunu ispatlarsa çürütülür (TMK m. 302/3). Kanun karineyi bir hâlde daha kabul eder: bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur (TMK m. 302/2).

Aynı üçyüz ve yüzseksen günlük sınırlar, babalık karinesinde olduğu gibi burada da gebelik süresinin biyolojik uçlarını gösterir. Kanun bu iki sayıyı soybağının bütün kurumlarında tutarlı biçimde kullanır.

Babalık hükmünün sonuçları. Babalık davası kabul edilirse soybağı doğum anından itibaren kurulmuş sayılır; hüküm geriye etkilidir. Çocuk babanın soyadını alır, nafaka hakkı doğar, mirasçılık sıfatı kazanır.

F. Soybağının Hükümleri

Çocuk, ana ve baba evliyse ailenin soyadını taşır; ana önceki evliliğinden çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını alır (TMK m. 321). Ana, baba ve çocuk birbirine yardım etmek, saygı göstermek ve aile onurunu gözetmekle yükümlüdür (TMK m. 322).

Velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı, ana ve babadan her birine tanınmıştır (TMK m. 323). Olağanüstü hâller varsa ve çocuğun menfaatine uygun düşüyorsa bu hak, özellikle hısımlar olmak üzere diğer kişilere de tanınabilir (TMK m. 325).

Örnek olay

Nihal ile Tolga'nın evliliği 10 Mart'ta boşanma kararının kesinleşmesiyle sona ermiştir. Nihal, 20 Kasım'da bir çocuk dünyaya getirir. Tolga, çocuğun kendisinden olmadığını 5 Aralık'ta öğrenir ve soybağının reddi davası açmayı düşünür.

Değerlendirme: Boşanmanın kesinleşmesinden doğuma kadar geçen süre yaklaşık iki yüz elli gündür; üçyüz günün altındadır. Bu nedenle babalık karinesi işler ve nüfusta baba olarak Tolga görünür (TMK m. 285/1).

Karineyi çürütmenin tek yolu soybağının reddi davasıdır. Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayıldığından — evlenmeden sonra yüzseksen gün geçmiş, evliliğin bitiminden itibaren üçyüz gün dolmamıştır — ispat yükü Tolga'dadır; kocanın baba olmadığını ortaya koymak zorundadır (TMK m. 287).

Sürenin başlangıcı burada kritiktir. Koca için süre doğumdan değil, öğrenme tarihinden işler; ananın süresi ise doğumdan, çocuğunki erginlikten başlar (TMK m. 289/1–2). Aynı olayda üç ayrı davacının süresi üç ayrı anda dolabilir.

Tolga bakımından süre, öğrenme tarihi olan 5 Aralık'tan işler ve bir yıldır. Tolga'nın bu süreyi kaçırması hâlinde dava hakkı düşer; ancak 2024 değişikliğinden sonra ana ve çocuk da bağımsız davacı sıfatına sahip olduğundan, karinenin çürütülmesi ihtimali Tolga'nın süresiyle birlikte tükenmez.

İkinci örnek olay

Evli olmayan Melis, doğan çocuğunu tek başına büyütmektedir. Çocuk üç yaşındayken Kaan, nüfus memuruna yazılı başvuruda bulunarak çocuğu tanır. Ancak çocuğun nüfusta babası olarak, Melis'in daha önce ayrıldığı eski eşi görünmektedir.

Değerlendirme: Tanıma burada geçersizdir. Kanun açıktır: başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz (TMK m. 295/3). Nüfusta görünen soybağı, boşanmadan sonraki üçyüz gün içinde doğum sebebiyle işleyen babalık karinesine dayanıyor olabilir (TMK m. 285/1).

İzlenecek sıra şudur: önce mevcut soybağı soybağının reddi davasıyla ortadan kaldırılır, ardından tanıma yapılır. Bu davayı ana da açabilir (TMK m. 286); ancak süre kritiktir: ana, doğumdan başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır (TMK m. 289/2). Çocuk üç yaşında olduğuna göre Melis'in süresi dolmuştur; gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre o sebebin ortadan kalktığı tarihte yeniden işlemeye başlar (TMK m. 289/3).

Süre geçmişse iki yol kalır: çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl içinde davayı kendisi açabilir (TMK m. 289/2); küçükken ise çocuğa kayyım atanması istenebilir ve dava kayyım eliyle açılır (TMK m. 291/2). Yani soybağının düzeltilmesi yalnız ananın süresine bağlı değildir.

Yetkili mahkeme her iki dava için de aynıdır: taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 283). Melis'in yerleşim yeri değişmiş olsa dahi, doğum sırasındaki yer seçeneği açık kalır.

Reddi davası açılmaz veya süreler kaçırılırsa Kaan'ın elinde tanıma yolu kalmaz. Babalık davası da çözüm değildir; çünkü o davanın davacıları ana ve çocuktur (TMK m. 301/1), baba olduğunu iddia eden kişi değildir. Kaan'ın tek dolaylı imkânı, kocanın ölümü veya ayırt etme gücünü sürekli kaybetmesi hâlinde TMK m. 291/1'in kendisine tanıdığı dava hakkıdır.

Üçüncü örnek olay

Ada, evlilik dışında doğan çocuğunu tek başına büyütmektedir. Çocuk on yaşındayken, biyolojik babası olduğunu iddia eden Kaan babalık davası açar. Ada ise aynı dönemde, çocuğun bakım giderlerine katılması için Kaan'a başvurmayı düşünmektedir.

Değerlendirme: Davacı sıfatı bakımından temel bir engel vardır. Babalık davasını ana ve çocuk açabilir (TMK m. 301/1); baba olduğunu iddia eden kişi bu davanın davacısı değildir. Kaan'ın açtığı dava bu sebeple reddedilir.

Kaan'ın elindeki yol tanımadır (TMK m. 295): nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruyla, ya da resmî senette veya vasiyetnamede yapacağı beyanla soybağı kurabilir. Çocuğun başka bir erkekle soybağı bulunmadığına göre bu yol açıktır ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir.

Ada bakımından süre sorusu doğar. Ada bakımından süre bir yıldır ve doğumdan işler (TMK m. 303/1); çocuk on yaşında olduğuna göre bu süre çoktan dolmuştur. Ancak çocuğun dava hakkı bakımından kanunda süre yoktur — TMK m. 303'ün ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesi'nin 27/10/2011 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Çocuk adına, kendisine atanacak kayyım aracılığıyla dava açılabilir.

Bakım giderleri ise soybağı kurulduktan sonra gündeme gelir; soybağı olmayan kişiden nafaka istenemez. Ada'nın kendi malî hakları (doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri) ise babalık davasıyla birlikte veya ayrıca istenebilirdi (TMK m. 304) — ama onun dava hakkı düşmüştür.


Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2025 HMGS (EYLÜL)
Tanıma, evlilik dışı doğan çocuk ile babası arasında soybağının kurulmasını sağlayan irade beyanıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre tanıma ile ilgili 1. Tanıyan, tanımanın iptali davasını anne ve çocuğa karşı açar. 2. Başka bir erkekle soy bağı bulunan çocuk, bu bağın geçersiz kılınmasına gerek kalmaksızın tanınabilir. 3. Tanıma beyanında bulunan kimse, küçük veya kısıtlı ise veli veya vasisinin de rızası gereklidir. ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 2 İDARİ YARGI
Aşağıdaki evliliklerden hangisi mutlak butlan yaptırımına tabi [değildir]?
A) Akıl hastası olan bir kimsenin evliliği
B) Bir kimsenin ölmüş olan kocasının ilk evliliğinden olan oğlu ile olan evliliği
C) Bir kimsenin evli olan bir kadınla evliliği
D) Bir kimsenin ölmüş olan karısının kız kardeşiyle evliliği
E) Temyiz kudretinden daimi surette yoksun olan bir kimsenin evliliği
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 3 2010 KPSS
Babanın bir çocuğu tanıması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Tanıma, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılması niteliğini taşıdığından sınırlı ehliyetsiz veli veya vasinin rızasına ihtiyaç duymadan evlilik dışı çocuğunu tanıyabilir.
B) Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.
C) Tanıma tek taraflı bir hukuki işlemdir.
D) Tanıma geçmişe etkili sonuç doğurur, çocuğun ana rahmine düştüğü andan itibaren hüküm ifade eder.
E) Tanımanın Medeni Kanun ile öngörülen şekle uygun gerçekleştirilmesi gerekir. Aksi takdirde çocuk tanınmış olmaz.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 4 2002 ADLİ YARGI
Aşağıdakilerden hangisi çocuk ile baba arasında soybağının kurulması için yeterli [değildir]?
A) Tanıma
B) Doğum
C) Ana ile evlilik
D) Babalık hükmü
E) Evlat edinme
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 5 2008 ADLİ YARGI (MART)
Aşağıdakilerden hangisi herhangi bir süreye tabi [değildir]?
A) Çocuk tarafından açılacak babalık davası
B) Babanın evlilik birliği dışında doğmuş çocuğunu tanıması
C) Kocanın soybağının reddini dava etme hakkı
D) Çocuğun soybağının reddini dava etme hakkı
E) Cumhuriyet savcısının, evlilik dışı doğan çocuğu tanımaya ilişkin hukuki işlemin iptalini dava hakkı
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 6 2007 ADLİ YARGI (KASIM)
Evlilik dışında doğan bir çocuğun tanınmasında şekle ilişkin şartlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Babanın nüfus memuruna yazılı beyanı başvuru için yeterlidir.
B) Tanıma, tanıyan babanın mahkemeye bu yönde yazılı başvuruda bulunmasıyla da mümkündür.
C) Tanımanın geçerli olması için babanın tam ehliyetli olması gerekir.
D) Babanın yapacağı bir vasiyetnameyle de tanıma gerçekleştirilebilir.
E) Tanıma iradesi noterlikçe düzenlenecek resmî senetle de açıklanabilir.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 7 2009 ADLİ YARGI (NİSAN)
İki yıldır evli olan A ile B aralarında çıkan sürekli tartışmalar sonucunda evliliği yürütemeyeceklerini düşünürler ve A evlilik birliğinin temelden sarsılması gerekçesi ile boşanma davası açar. Dava açıldıktan sonra doktora giden A, 2 aylık hamile olduğunu öğrenir. Buna göre, A'nın taşıdığı cenin ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Cenin, tam olarak ve sağ doğmak koşuluyla kişilik kazanır.
B) Boşanma davasının açılmış olması, evliliğin sona erdiği anlamına gelmediğinden babalık karinesi gereği B ceninin babasıdır.
C) Boşanma davası sırasında hâkim, talep hâlinde doğacak çocuğun velayeti ile ilgili de karar verebilir.
D) Tam olarak ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren cenin medeni haklardan yararlanır.
E) B'nin ani bir kalp krizi ile ölümünün ardından doğan cenin, doğrudan B'nin mirasçısı olamaz.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 8 1998 ADLİ YARGI (MAYIS)
A ile B karı kocadır. A ile B evlilik birliği devam ederken bir miras mukavelesi yapmışlar; fakat daha sonra boşanmışlar ve bir süre sonra da koca ölmüştür. Miras mukavelesinin geçerliliği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Mirasçıların talebi halinde, miras mukavelesi derhal iptal edilir.
B) Miras mukavelesi iki taraflı bir işlem olduğundan iptal edilemez.
C) Mirasçılar, miras mukavelesinin geçersizliğinin tespiti davası açabilirler.
D) Boşanma, miras mukavelesini ortadan kaldıran sebeplerden olmadığı için, miras mukavelesi geçerlidir.
E) Miras mukavelesi fiil ehliyetine sahip sağlar arasında yapılmış olduğundan, miras mukavelesinin iptali istenemez.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 9 2011 ADLİ YARGI (NİSAN)
Ahmet ile Ayşe sorunlu bir evlilik sonucunda boşanırlar. Boşanmanın üzerinden daha 3 ay geçmeden Ayşe, Mehmet ile evlenir ve evliliğin 4. ayı bittiğinde bir kız çocuğu dünyaya gelir. Bu durumda doğan çocuğun soybağı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Evlenmenin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde kadının yeniden evlenmesi kanun gereği mümkün değildir, kesin evlenme engeli sebebiyle evlilik geçersiz olduğundan, çocuk evlilik dışı doğmuş kabul edilir ve baba ile soybağı kurulmamıştır.
B) Evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuğun babası koca olduğu için soybağı Ahmet ile doğan çocuk arasında kurulmuştur.
C) Medeni Kanun ile getirilmiş bir adi karine gereği, kural olarak ikinci koca babadır, dolayısıyla soybağı çocuk ile Mehmet arasında kurulmuştur.
D) Bu olayda soybağı ancak hâkim kararıyla kurulabilir, babalık davası açılıp sonuçlanıncaya kadar doğan çocuğun babası belli değildir.
E) Bu olayda soybağı ancak Ahmet veya Mehmet'in doğan çocuğu tanımasıyla kurulabilir.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 10 2012 AVUKATLAR İÇİN ADLİ YARGI (MAYIS)
Çocuk ile baba arasında soy bağının kurulması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Türk Medeni Kanunu ile getirilen adi karine gereği, evlilik birliği içinde doğan çocuğun babası kocadır.
B) Evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.
C) Çocuk, evlilik dışında doğmakla birlikte ana ve baba sonradan evlenmişse çocuğun babası yine kocadır.
D) Evlilik dışında doğan bir çocuğu babanın tanıması için, tek taraflı bir tanıma açıklaması yeterli olmayıp çocuğun ve annenin kabulü gerekir.
E) Evlilik dışında doğan çocuk ile baba arasında soy bağı mahkeme kararıyla kurulabilir.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 11 2012 ADLİ YARGI
Ayşe ile Ahmet, başından itibaren sorunlu olan evliliklerini daha fazla sürdürmek istemedikleri için ortaklaşa aldıkları bir kararla anlaşarak boşanmak isterler ve hâkim 15 Nisan 2012'de boşanmalarına karar verir. Ayşe, 5 Kasım 2012'de bir erkek bebek dünyaya getirir. Bu olaya göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Bebek ile Ayşe arasında soy bağı doğumla kurulur.
B) Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.
C) Ahmet hakkında geçerli olan babalık karinesi adi bir karinedir, aksi ispat edilmek suretiyle çürütülebilir.
D) Bebek boşanma kararının kesinleşmesinden sonra doğduğu için Ahmet ile bebek arasında soy bağı ancak tanıma yoluyla kurulur.
E) Ahmet, soy bağının reddi davası açabilir.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 12 2009 ADLİ HAKİMLİK
İki yıldır evli olan A ile B aralarında çıkan sürekli tartışmalar sonucunda evliliği yürütemeyeceklerini düşünürler ve A evlilik birliğinin temelden sarsılması gerekçesi ile boşanma davası açar. Dava açıldıktan sonra doktora giden A, 2 aylık hamile olduğunu öğrenir. Buna göre, A'nın taşıdığı cenin ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Cenin, tam olarak ve sağ doğmak koşuluyla kişilik kazanır.
B) Boşanma davasının açılmış olması, evliliğin sona erdiği anlamına gelmediğinden babalık karinesi gereği B ceninin babasıdır.
C) Boşanma davası sırasında hâkim, talep hâlinde doğacak çocuğun velayeti ile ilgili de karar verebilir.
D) Tam olarak ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren cenin medeni haklardan yararlanır.
E) B'nin ani bir kalp krizi ile ölümünün ardından doğan cenin, doğrudan B'nin mirasçısı olamaz.
Cevabı göster
Cevap: E.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 11 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 176
Evliliğin sona ermesinden başlayarak kaç gün içinde doğan çocuğun babası koca sayılır?
A) Yüz seksen gün
B) İki yüz gün
C) Üç yüz gün
D) Üç yüz altmış gün
E) Dört yüz gün
Cevabı göster
Cevap: C. Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu, kanunun kurduğu babalık karinesidir; ispat yükünü tersine çevirir ve aksi ispatlanana kadar geçerlidir. Üç yüz gün geçtikten sonra doğan çocuk için karine işlemez; böyle bir çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığını ispatlamasına bağlıdır. Yüz seksen gün ise farklı bir işleve hizmet eder: evlenmeden sonra en az bu kadar süre geçmişse çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır. İki sayı sık karıştırılır; biri karinenin kapsamını, diğeri ispat yükünü belirler.

Şık analizi

A) Yüz seksen gün, çocuğun evlilik içinde ana rahmine düştüğünün kabul edildiği alt sınırdır; karinenin üst sınırı değildir.
B) İki yüz günlük bir sınır kanunda yer almaz. Karine gebelik süresinin biyolojik üst ucuna göre belirlenmiştir.
D) Üç yüz altmış gün, süreyi bir yıla yaklaştırma eğiliminden doğar. Kanun süreyi daha kısa tutmuştur.
E) Dört yüz gün kanunda bulunmaz. Bu kadar uzun bir süre karinenin dayandığı biyolojik temeli aşardı.
Soru 177
Soybağının kurulması bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Ana ile soybağı doğumla kurulur; ayrıca bir işlem gerekmez.
B) Ana da çocuğuyla arasındaki soybağının reddini dava edebilir.
C) Baba ile soybağı evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur.
D) Evlât edinme hem ana hem baba yönünden soybağı kurar.
E) Soybağı davalarında hâkim maddî olguları re'sen araştırır.
Cevabı göster
Cevap: B. Ana bakımından soybağı doğumla kurulur; doğuran kadın anadır ve ayrıca bir işleme, beyana veya karara gerek yoktur. Bunun doğal sonucu, ananın kendi soybağını reddetme yolunun bulunmamasıdır. Reddi davası babalık karinesine yöneliktir; ana bu davayı kocanın babalığına karşı açabilir, kendi soybağına karşı açamaz. Baba bakımından ise kanun üç yol öngörmüştür: ana ile evlilik, tanıma ve hâkim hükmü; bunlara dördüncü olarak evlât edinme eklenir ve evlât edinme hem ana hem baba yönünden soybağı kurar. Soybağı davalarında hâkim maddî olguları re'sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder.

Şık analizi

A) Doğru ifade — ana ile soybağı doğumla kurulur; bu kanunî bir kuruluştur ve hiçbir işleme bağlı değildir.
C) Doğru ifade — baba ile soybağının üç yolu evlilik, tanıma ve hâkim hükmüdür.
D) Doğru ifade — evlât edinme diğer üç yoldan farklı olarak her iki taraf yönünden de soybağı kurar.
E) Doğru ifade — soybağı davalarında hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır ve kanıtları serbestçe değerlendirir.
Soru 178
Sevil ile eşinin evliliği 1 Mart'ta boşanma kararının kesinleşmesiyle sona ermiştir. Sevil 15 Kasım'da bir çocuk doğurur. Eski koca, çocuğun kendisinden olmadığını 20 Aralık'ta öğrenir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Üç yüz gün dolduğu için babalık karinesi bu olayda hiç işlemez.
B) Kocanın bir yıllık süresi çocuğun doğum tarihinden itibaren işler.
C) Reddi davasını yalnız koca açabilir; ana ve çocuğun hakkı yoktur.
D) Kocanın süresi öğrenme tarihinden işler ve ispat yükü kocadadır.
E) Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmediğinden karine uygulanmaz.
Cevabı göster
Cevap: D. Boşanmanın kesinleşmesinden doğuma kadar geçen süre yaklaşık iki yüz altmış gündür; üç yüz günün altında olduğu için babalık karinesi işler ve koca baba sayılır. Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş kabul edilir, dolayısıyla ispat yükü davacıdadır: kocanın baba olmadığını ortaya koyması gerekir. Sürenin başlangıcı davacıya göre değişir ve bu ayrım kritiktir — koca için süre doğumdan değil öğrenme tarihinden, ana için doğumdan, çocuk için erginlikten işler. Ayrıca dava hakkı yalnız kocaya ait değildir; kanun davacı çevresini koca, ana ve çocuk olarak belirlemiştir.

Şık analizi

A) Doğumla boşanma arasındaki süre üç yüz günün altındadır; karine işler ve koca baba sayılır.
B) Koca bakımından süre doğumdan değil, doğumu ve baba olmadığını öğrendiği tarihten işler.
C) Reddi davasını koca, ana veya çocuk açabilir; davacı çevresi yalnız kocayla sınırlı değildir.
E) Evlenmeden sonra yüz seksen gün geçmiş ve doğum üç yüz gün içinde gerçekleşmiştir; çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.
Soru 179
Soybağının reddi davasında ispat yüküyle ilgiliI.Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse ispat yükü davacıdadır.II.Ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmede ayrıca kanıt aranmaz.III.Gebe kalma döneminde ilişkiye dair inandırıcı kanıt karineyi canlandırır.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: E. İspat yükü, çocuğun ne zaman ana rahmine düştüğüne göre değişir. Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispatlamak zorundadır; evlenmeden başlayarak en az yüz seksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden en fazla üç yüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır. Çocuk evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse davacının ayrıca kanıt getirmesi gerekmez. Ancak bu ikinci hâlde, gebe kalma döneminde kocanın karısıyla cinsel ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıtlar varsa karine yeniden geçerlilik kazanır. Buna göre üç ifade de doğrudur.

Şık analizi

A) I doğrudur, ancak II ve III de doğrudur. Kanun ispat yükünü ana rahmine düşme anına göre ikiye ayırmıştır.
B) II doğrudur, ancak I ve III de doğrudur. Evlilik içinde ana rahmine düşmede yük davacıdadır.
C) I ve II doğrudur, ancak III de doğrudur. İnandırıcı kanıt karineyi yeniden işler hâle getirir.
D) II ve III doğrudur, ancak I de doğrudur. Evlilik içinde ana rahmine düşen çocukta davacı ispat yükü altındadır.
Soru 180
Tanıma bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Tanıma, ananın kabul beyanıyla birlikte hüküm doğuran bir işlemdir.
B) Başka erkekle soybağı olan çocuk, o bağ kalkmadıkça tanınamaz.
C) Tanıma beyanı yalnız nüfus memuruna başvuruyla yapılabilmektedir.
D) Tanıyan küçük ise veli veya vasisinin rızası ayrıca aranmamaktadır.
E) Tanıyan kendi tanımasının iptalini hiçbir sebeple isteyememektedir.
Cevabı göster
Cevap: B. Tanıma, babanın tek taraflı beyanıyla soybağı kuran bir işlemdir; karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Beyan dört biçimden birinde yapılabilir: nüfus memuruna yazılı başvuru, mahkemeye yazılı başvuru, resmî senette beyan ya da vasiyetnamede beyan. Tanıyan küçük veya kısıtlı ise veli ya da vasisinin rızası aranır. Kanunun getirdiği önemli sınır ise şudur: başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz; önce mevcut soybağının ortadan kaldırılması gerekir. İptal davasında ise tanıyanın kendisi yalnızca yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanabilir.

Şık analizi

A) Tanıma tek taraflı bir işlemdir; hüküm doğurması için ananın veya çocuğun kabulü aranmaz.
C) Beyan dört biçimde yapılabilir: nüfus memuruna, mahkemeye, resmî senette veya vasiyetnamede.
D) Tanıyan küçük veya kısıtlı ise veli ya da vasisinin rızası gereklidir.
E) Tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanarak tanımanın iptalini isteyebilir.
Soru 181
Evlilik dışında doğan çocuğunu tek başına büyüten Melis, çocuk üç yaşındayken eski eşinin nüfusta baba olarak göründüğünü fark eder. Çocuğun biyolojik babası olduğunu söyleyen Kaan çocuğu tanımak istemektedir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Kaan babalık davası açarak soybağını doğrudan kurdurabilir.
B) Mevcut soybağı kaldırılmadıkça Kaan'ın tanıması sonuç doğurmaz.
C) Melis'in reddi davası açma süresi erginlik tarihinden işlemeye başlar.
D) Nüfus kaydı yanlış olduğundan tanıma kaydı re'sen düzeltilir.
E) Çocuğun dava hakkı ancak anasının süresi içinde kullanılabilir.
Cevabı göster
Cevap: B. Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. İzlenecek sıra bellidir: önce mevcut soybağı reddi davasıyla ortadan kaldırılır, ardından tanıma yapılır. Ana bakımından süre doğumdan başlayarak bir yıldır ve olayda dolmuştur; gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa süre sebebin kalktığı tarihte yeniden işler. Çocuğun dava hakkı ise anasının süresine bağlı değildir: çocuk ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl içinde davayı kendisi açabilir, küçükken de kendisine kayyım atanarak dava açılabilir. Babalık davası Kaan'a çözüm değildir; o davanın davacıları ana ve çocuktur.

Şık analizi

A) Babalık davasını ana ve çocuk açabilir. Baba olduğunu iddia eden kişi bu davanın davacısı değildir.
C) Ana bakımından süre doğumdan işler. Erginlikten işleyen süre çocuğun dava hakkına ilişkindir.
D) Nüfus memurunun re'sen düzeltme yetkisi sonradan evlenme hâline özgüdür; burada mahkeme kararı gerekir.
E) Çocuğun dava hakkı bağımsızdır; ananın süresinin dolması çocuğun hakkını ortadan kaldırmaz.
Soru 182
Sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulması bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Çocuk, ana babanın evlenmesiyle kendiliğinden evlilik içinde doğmuş sayılır.
B) Nüfus memuruna bildirim yapılmaması çocuğun bu duruma girmesini engeller.
C) Ana ve babanın yasal mirasçıları bu yolla kurulan soybağına itiraz edebilir.
D) İtiraz eden kişi, kocanın baba olmadığını ispatlamakla yükümlü tutulur.
E) Daha önce tanıma varsa nüfus memuru gerekli işlemi re'sen yapar.
Cevabı göster
Cevap: B. Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur. Soybağı burada ayrı bir işlem veya kararla değil, doğrudan evlenme olgusuyla kurulur. Eşler ortak çocuklarını nüfus memuruna bildirmek zorundadır, ancak bildirimin yapılmamış olması çocuğun bu hükümlere tâbi olmasını engellemez; bildirim kurucu değildir. Daha önce tanıma veya babalık hükmüyle soybağı kurulmuşsa nüfus memuru gerekli işlemi re'sen yapar. Ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet savcısı bu soybağına itiraz edebilir ve itiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür.

Şık analizi

A) Doğru ifade — soybağı evlenme olgusuyla kendiliğinden kurulur; ayrı bir karar veya işlem aranmaz.
C) Doğru ifade — itiraz hakkı yasal mirasçılara, çocuğa ve Cumhuriyet savcısına tanınmıştır.
D) Doğru ifade — itiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatlamak zorundadır.
E) Doğru ifade — önceden tanıma veya babalık hükmü varsa nüfus memuru işlemi kendiliğinden yapar.
Soru 183
Babalık davasında ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak kaç yıl geçmekle düşer?
A) Bir yıl
B) İki yıl
C) Üç yıl
D) Beş yıl
E) On yıl
Cevabı göster
Cevap: A. Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir. Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı varsa bu bir yıllık süre, o ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir. Çocuğun dava hakkı bakımından ise kanunda bir süre sınırı bulunmamaktadır; süre yalnız ana için öngörülmüştür.

Şık analizi

B) İki yıllık bir süre bu davada öngörülmemiştir. Kanun ananın hakkını daha kısa bir süreyle sınırlamıştır.
C) Üç yıl kanunda yer almaz. Soybağının bir an önce kesinleşmesi amacıyla süre kısa tutulmuştur.
D) Beş yıl, başka kurumlarda geçen bir süredir; babalık davasında ananın hakkı için öngörülmemiştir.
E) On yıl, borçlar hukukundaki genel zamanaşımıdır ve soybağı davalarında uygulanmaz.
Soru 184
Aşağıdakilerden hangisi kocanın süresi geçmeden ölmesi hâlinde soybağının reddi davasını açabilecek kişiler arasında yer almaz?
A) Baba olduğunu iddia eden kişi
B) Kocanın altsoyundan olan kişiler
C) Kocanın anası veya babası
D) Ergin olmayan çocuğa atanan kayyım
E) Kocanın kardeşi veya yeğeni
Cevabı göster
Cevap: E. Kocanın süresi geçmeden ölmesi, gaipliğine karar verilmesi veya sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde dava hakkı sınırlı bir çevreye geçer. Kanun bu kişileri saymıştır: baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası bir yıl içinde davayı açabilir. Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım ise atama kararının tebliğinden başlayarak bir yıl içinde davayı açar. Sayım sınırlıdır ve kocanın kardeşi ile yeğeni bu çevrenin dışındadır; yansoy hısımlarına dava hakkı tanınmamıştır.

Şık analizi

A) Bu gerçekten sayılanlardandır. Baba olduğunu iddia eden kişiye bu hâlde dava hakkı tanınmıştır.
B) Bu gerçekten sayılanlardandır. Kocanın altsoyu, onun ölümü hâlinde davayı açabilir.
C) Bu gerçekten sayılanlardandır. Kocanın anası veya babası da bu çevrenin içindedir.
D) Bu gerçekten sayılanlardandır. Kayyımın süresi atama kararının tebliğinden işler.
Soru 185
Babalık davasında karine bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Karine kesindir; davalının aksini ispatlaması hiçbir biçimde mümkün değildir.
B) Karine, doğumdan önceki üç yüzüncü ile yüz sekseninci günü kapsar.
C) Karine yalnız bu dönemle sınırlıdır; dönem dışındaki ilişki dikkate alınmaz.
D) Davalı, üçüncü kişinin baba olma olasılığını ispatlasa da karine çürümez.
E) Babalık hükmü ileriye etkilidir; soybağı karar tarihinden itibaren doğar.
Cevabı göster
Cevap: B. Çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında geçen sürede ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olan kişinin babalığı karine sayılır. Bu karine adidir: davalı, kendisinin baba olmasının imkânsızlığını veya üçüncü bir kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden fazla olduğunu ispatlarsa karine çürütülür. Kanun karineyi bir hâlde daha kabul eder: bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde davalının ana ile ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur. Babalık davası kabul edilirse soybağı doğum anından itibaren kurulmuş sayılır; hüküm geriye etkilidir.

Şık analizi

A) Karine adidir, kesin değildir. Davalı belirli olguları ispatlayarak karineyi çürütebilir.
C) Kanun bu dönemin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişki tespit edilirse karineyi kabul eder.
D) Üçüncü kişinin baba olma olasılığının daha fazla olduğunun ispatı, karineyi çürüten hâllerdendir.
E) Babalık hükmü geriye etkilidir; soybağı doğum anından itibaren kurulmuş sayılır.
Soru 186
Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrıca isteyebileceği geçim giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki kaçar haftalık dönem için talep edebilir?
A) Dörder hafta
B) Altışar hafta
C) Sekizer hafta
D) On ikişer hafta
E) On altışar hafta
Cevabı göster
Cevap: B. Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrıca doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebeliğin gerektirdiği diğer giderleri isteyebilir. Bu istemler soybağının kurulmasından bağımsız olarak da ileri sürülebilir. Kanun ayrıca özel bir kural getirmiştir: çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim bu giderlere hükmedebilir. Düzenlemenin amacı, gebelik ve doğumun ananın üzerinde bıraktığı ekonomik yükün bir bölümünü babaya yüklemektir; bu yüzden çocuğun yaşamaması sonucu değiştirmez.

Şık analizi

A) Dörder haftalık bir dönem kanunda öngörülmemiştir. Kanun dönemi daha uzun tutmuştur.
C) Sekizer hafta, doğum izni sürelerine benzetilmesinden doğan bir yanılgıdır; kanundaki süre bu değildir.
D) On ikişer haftalık bir dönem kanunda yer almaz; istem belirli ve kısa bir dönemle sınırlanmıştır.
E) On altışar hafta kanunda bulunmaz. Bu kadar uzun bir dönem istemin sınırlı niteliğiyle bağdaşmaz.

← Mal RejimleriEvlât Edinme →