Medeni Hukuk › Başlık 28 / 60
Soybağının Kurulması
27 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu
Hızlı özet
Soybağı, çocuk ile ana babası arasındaki hukukî bağdır. Kendiliğinden doğmaz; kanunun saydığı yollardan biriyle kurulur ve o anda velâyet, nafaka, soyadı ve mirasçılık sonuçlarını getirir.
Anada tablo sadedir: soybağı doğumla kurulur (TMK m. 282/1). Doğuran kadın anadır; işleme, beyana veya karara gerek yoktur — bu yüzden ananın soybağını reddetme yolu da yoktur. Babada kanun üç yol öngörür: ana ile evlilik (babalık karinesi), tanıma, hâkim hükmü; dördüncü olarak evlât edinme eklenir.
Soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m. 283). Hâkim maddî olguları re'sen araştırır, kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 284).
Babalık Karinesi
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır (TMK m. 285/1). Bu adi karinedir: aksi ispatlanabilir, ama o ana kadar nüfus kaydı ve bütün hukukî sonuçlar ona göre işler.
Karinenin iki sayısı ayrı işe yarar, sık karıştırılır. Üçyüz gün karinenin kapsamını belirler. Yüzseksen gün ispat yükünü belirler: evlenmeden sonra bu süre geçmişse çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır (TMK m. 287/2).
Üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocukta karine işlemez; ana evlilik sırasında gebe kaldığını ispatlarsa çocuk kocaya bağlanır (TMK m. 285/2); ispat yükü tersine döner. Kocanın gaipliğine karar verilmişse süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden başlar.
İki karine çakışabilir: çocuk ilk evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz gün içinde doğmuş ve ana yeniden evlenmişse ikinci evlilikteki koca baba sayılır (TMK m. 290/1); bu karine çürütülürse ilk kocaya dönülür.
Soybağının Reddi
Karine ancak soybağının reddi davası ile çürütülür; dava inşaîdir. Davayı koca, ana veya çocuk açar; dava bu hakka sahip diğer kişilere karşı yöneltilir (TMK m. 286). Hüküm 7/11/2024'te değişmiştir; eski kaynaklar davacı çevresini yalnız koca ve çocuk olarak gösterir.
İspat yükü, çocuğun ne zaman ana rahmine düştüğüne göre değişir. Evlilik içinde düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispatlar (TMK m. 287/1). Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında düşmüşse davacının ayrıca kanıt getirmesi gerekmez (TMK m. 288/1); ancak gebe kalma döneminde kocanın karısıyla ilişkisine dair inandırıcı kanıt varsa karine yeniden geçerli olur.
Süreler hak düşürücüdür; durmaz ve kesilmez. Koca, doğumu ve baba olmadığını ya da ananın başka bir erkekle ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten, ana doğumdan, çocuk ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açar (TMK m. 289). Gecikme haklı sebebe dayanıyorsa süre, sebebin kalktığı tarihte işler.
Koca süresi geçmeden ölür, gaipliğine karar verilir veya sürekli ayırt etme gücünü kaybederse dava hakkı geçer: baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası bir yıl içinde açabilir (TMK m. 291/1); ergin olmayan çocuğa atanan kayyım ise atama kararının tebliğinden başlayarak bir yıl içinde açar.
Sonradan Evlenme, Tanıma, Babalık Davası
Sonradan evlenme. Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının evlenmesiyle kendiliğinden evlilik içinde doğan çocukların hükümlerine tâbi olur (TMK m. 292). Eşler çocuğu nüfus memuruna bildirmek zorundadır, ama bildirmemek sonucu engellemez (TMK m. 293) — bildirim kurucu değildir. Ana babanın yasal mirasçıları, çocuk ve savcı bu soybağına itiraz edebilir; itiraz eden kocanın baba olmadığını ispatlar (TMK m. 294).
Tanıma. Babanın tek taraflı beyanıyla soybağı kurar; karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Beyan dört biçimde yapılabilir: nüfus memuruna yazılı başvuru, mahkemeye yazılı başvuru, resmî senet, vasiyetname (TMK m. 295/1). Tanıyan küçük veya kısıtlıysa veli ya da vasisinin rızası aranır. Önemli sınır: başka erkekle soybağı bulunan çocuk, o bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz (TMK m. 295/3).
İptalde iki yol davacıya göre ayrılır. Tanıyanın kendi davası (TMK m. 297) yalnızca yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanabilir ve anaya ve çocuğa karşı açılır. İlgililerin davasını (TMK m. 298) ana, çocuk, çocuğun ölümünde altsoyu, savcı, Hazine ve diğer ilgililer açar; tanıyana, ölmüşse mirasçılarına karşı yöneltilir.
Babalık davası. Soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir (TMK m. 301/1); baba olduğunu iddia eden kişi bu davayı açamaz — onun yolu tanımadır. Dava babaya, ölmüşse mirasçılarına karşı açılır; savcıya ve Hazineye ihbar edilir. Doğumdan önce de sonra da açılabilir. Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yılda düşer (TMK m. 303/1); çocuk için süre sınırı yoktur.
Karine burada da işler: doğumdan önceki üçyüzüncü ile yüzsekseninci gün arasında ana ile ilişkide bulunmuş kişinin babalığı karine sayılır (TMK m. 302/1); bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişki tespit edilirse aynı karine geçerlidir. Davalı, baba olmasının imkânsızlığını veya üçüncü kişinin olasılığının daha yüksek olduğunu ispatlayarak çürütür. Hüküm geriye etkilidir: soybağı doğum anından itibaren kurulmuş sayılır.
Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrıca doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebeliğin gerektirdiği giderleri isteyebilir; çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim bunlara hükmedebilir (TMK m. 304).
Sınavda Ne Çıkar
- TMK m. 286 değişmiştir: reddi davasını artık koca, ana veya çocuk açar.
- 300 gün karinenin kapsamını, 180 gün ispat yükünü belirler.
- Karineler çakışırsa ikinci evlilikteki koca baba sayılır.
- Reddi davasında süre bir yıl ve hak düşürücüdür; başlangıcı davacıya göre değişir.
- Başka erkekle soybağı bulunan çocuk, o bağ kalkmadıkça tanınamaz.
- Babalık davasının davacıları ana ve çocuktur; süre yalnız ana için öngörülmüştür.
- Sonradan evlenmede nüfus bildirimi kurucu değildir.
Soybağı, çocuk ile ana babası arasındaki hukukî bağdır. Bu bağ kendiliğinden doğmaz; kanunun saydığı yollardan biriyle kurulur ve kurulduğu anda velâyet, nafaka, soyadı ve mirasçılık sonuçlarını birlikte getirir.
Ana bakımından tablo sadedir: soybağı doğumla kurulur (TMK m. 282/1); bu, hiçbir işleme gerek olmayan bir kanunî kuruluştur. Doğuran kadın anadır; ayrıca bir işleme, beyana veya karara gerek yoktur. Bunun doğal sonucu, ananın soybağını reddetme yolunun bulunmamasıdır.
Yetki bakımından tek kural vardır: soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m. 283).
Baba bakımından kanun üç yol öngörür (TMK m. 282/2), bunlara dördüncü olarak evlât edinme eklenir (TMK m. 282/3):
- Ana ile evlilik — kanun gereği, babalık karinesiyle
- Tanıma — babanın tek taraflı beyanıyla
- Hâkim hükmü — babalık davası sonucunda
- Evlât edinme — hem ana hem baba yönünden soybağı kurar
A. Kocanın Babalığı ve Babalık Karinesi
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır (TMK m. 285/1). Bu, kanunun kurduğu bir babalık karinesidir; ispat yükünü tersine çevirir ve aksi ispatlanana kadar geçerlidir.
Üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocuk için karine işlemez. Böyle bir çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatına bağlıdır (TMK m. 285/2). Kocanın gaipliğine karar verilmişse üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden başlar (TMK m. 285/3).
İki karine çakışabilir. Çocuk, ilk evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz gün içinde doğmuş ve ana bu arada yeniden evlenmişse ikinci evlilikteki koca baba sayılır (TMK m. 290/1). Bu karine çürütülürse baba, ilk evlilikteki kocadır (TMK m. 290/2).
Karinenin işleyişi. Babalık karinesi bir adi karinedir: aksi ispatlanabilir, ama ispatlanana kadar nüfus kaydı ve bütün hukukî sonuçlar ona göre işler. Çocuk doğduğu anda kocanın çocuğu olarak kaydedilir; velâyet, nafaka ve mirasçılık bu kayda dayanır.
Karinenin kapsamı iki uçtan sınırlıdır. Alt sınır yüzseksen gündür: evlenmeden sonra en az bu kadar süre geçmişse çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır (TMK m. 287/2). Üst sınır üçyüz gündür: evliliğin sona ermesinden sonra bu süre içinde doğan çocuğa karine uygulanır (TMK m. 285/1). İki sayı farklı işlevlere hizmet eder ve sık karıştırılır — biri ispat yükünü, diğeri karinenin kapsamını belirler.
Üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocukta karine işlemez; ancak ana, evlilik sırasında gebe kaldığını ispatlarsa çocuk kocaya bağlanır (TMK m. 285/2). Burada ispat yükü tersine döner: karine yokken bağlantıyı iddia eden ispatlar.
B. Soybağının Reddi Davası
Babalık karinesi ancak soybağının reddi davası ile çürütülür ve bu dava inşaî niteliktedir. Dava hakkı 2024 değişikliğiyle genişletilmiştir: davayı koca, ana veya çocuk açabilir ve dava, bu hakka sahip diğer kişilere karşı yöneltilir (TMK m. 286). Bu tarihten önce basılmış kaynaklar davacı çevresini yalnızca koca ve çocuk olarak gösterir; o anlatım güncel değildir.
İspat yükü, çocuğun ne zaman ana rahmine düştüğüne göre değişir:
- Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispatlamak zorundadır (TMK m. 287/1). Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk, evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır (TMK m. 287/2).
- Çocuk evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse davacının ayrıca kanıt getirmesi gerekmez (TMK m. 288/1). Ancak gebe kalma döneminde kocanın karısıyla cinsel ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıtlar varsa karine yeniden geçerlilik kazanır (TMK m. 288/2).
Süreler hak düşürücüdür; zamanaşımı gibi durmaz veya kesilmez. Koca, doğumu ve baba olmadığını ya da ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açmalıdır. Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde açar (TMK m. 289/1–2). Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre, sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (TMK m. 289/3).
Kocanın süresi geçmeden ölmesi, gaipliğine karar verilmesi veya sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde dava hakkı başkalarına geçer: baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası bir yıl içinde davayı açabilir (TMK m. 291/1). Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım ise atama kararının tebliğinden başlayarak bir yıl içinde davayı açar (TMK m. 291/2).
C. Sonradan Evlenme
Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur (TMK m. 292). Soybağı burada ayrı bir işlem veya kararla değil, evlenme olgusuyla kurulur.
Eşler, evlilik dışında doğmuş ortak çocuklarını evlenme sırasında veya sonrasında nüfus memuruna bildirmek zorundadır; bildirimin yapılmamış olması çocuğun bu hükümlere tâbi olmasını engellemez (TMK m. 293). Daha önce tanıma veya babalık hükmüyle soybağı kurulmuşsa nüfus memuru gerekli işlemi re'sen yapar.
Ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet savcısı bu yolla kurulan soybağına itiraz edebilir; itiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 294).
D. Tanıma ve Tanımanın İptali
Tanıma, babanın tek taraflı beyanıyla soybağı kuran bir işlemdir; karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Beyan, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruyla ya da resmî senette veya vasiyetnamede yapılır (TMK m. 295/1). Tanıyan küçük veya kısıtlı ise veli ya da vasisinin rızası aranır (TMK m. 295/2).
Kanunun getirdiği önemli sınır şudur: başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz (TMK m. 295/3). Önce mevcut soybağı ortadan kaldırılmalıdır.
Tanıma beyanı şu dört biçimden birinde yapılabilir (TMK m. 295/1):
- Nüfus memuruna yazılı başvuru
- Mahkemeye yazılı başvuru
- Resmî senette beyan
- Vasiyetnamede beyan
İptal davasında iki ayrı yol vardır ve ikisi davacıya göre ayrılır:
- Tanıyanın kendi davası (TMK m. 297): yalnızca yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanabilir; anaya ve çocuğa karşı açılır.
- İlgililerin davası (TMK m. 298): ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer açabilir; tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı yöneltilir.
E. Babalık Davası
Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir (TMK m. 301/1). Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır; ayrıca savcıya ve Hazineye, dava ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir (TMK m. 301/3).
Dava, çocuğun doğumundan önce de sonra da açılabilir. Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 303/1). Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı varsa bir yıllık süre, bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir (TMK m. 303/4).
Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrıca doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebeliğin gerektirdiği diğer giderleri isteyebilir (TMK m. 304/1). Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim bu giderlere hükmedebilir (TMK m. 304/2).
Babalık davasında karine. Çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında geçen sürede ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olan kişinin babalığı karine sayılır (TMK m. 302/1). Bu karine de adidir: davalı, kendisinin baba olmasının imkânsızlığını veya üçüncü bir kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden fazla olduğunu ispatlarsa çürütülür (TMK m. 302/3). Kanun karineyi bir hâlde daha kabul eder: bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur (TMK m. 302/2).
Aynı üçyüz ve yüzseksen günlük sınırlar, babalık karinesinde olduğu gibi burada da gebelik süresinin biyolojik uçlarını gösterir. Kanun bu iki sayıyı soybağının bütün kurumlarında tutarlı biçimde kullanır.
Babalık hükmünün sonuçları. Babalık davası kabul edilirse soybağı doğum anından itibaren kurulmuş sayılır; hüküm geriye etkilidir. Çocuk babanın soyadını alır, nafaka hakkı doğar, mirasçılık sıfatı kazanır.
F. Soybağının Hükümleri
Çocuk, ana ve baba evliyse ailenin soyadını taşır; ana önceki evliliğinden çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını alır (TMK m. 321). Ana, baba ve çocuk birbirine yardım etmek, saygı göstermek ve aile onurunu gözetmekle yükümlüdür (TMK m. 322).
Velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı, ana ve babadan her birine tanınmıştır (TMK m. 323). Olağanüstü hâller varsa ve çocuğun menfaatine uygun düşüyorsa bu hak, özellikle hısımlar olmak üzere diğer kişilere de tanınabilir (TMK m. 325).
Örnek olay
Nihal ile Tolga'nın evliliği 10 Mart'ta boşanma kararının kesinleşmesiyle sona ermiştir. Nihal, 20 Kasım'da bir çocuk dünyaya getirir. Tolga, çocuğun kendisinden olmadığını 5 Aralık'ta öğrenir ve soybağının reddi davası açmayı düşünür.
Değerlendirme: Boşanmanın kesinleşmesinden doğuma kadar geçen süre yaklaşık iki yüz elli gündür; üçyüz günün altındadır. Bu nedenle babalık karinesi işler ve nüfusta baba olarak Tolga görünür (TMK m. 285/1).
Karineyi çürütmenin tek yolu soybağının reddi davasıdır. Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayıldığından — evlenmeden sonra yüzseksen gün geçmiş, evliliğin bitiminden itibaren üçyüz gün dolmamıştır — ispat yükü Tolga'dadır; kocanın baba olmadığını ortaya koymak zorundadır (TMK m. 287).
Sürenin başlangıcı burada kritiktir. Koca için süre doğumdan değil, öğrenme tarihinden işler; ananın süresi ise doğumdan, çocuğunki erginlikten başlar (TMK m. 289/1–2). Aynı olayda üç ayrı davacının süresi üç ayrı anda dolabilir.
Tolga bakımından süre, öğrenme tarihi olan 5 Aralık'tan işler ve bir yıldır. Tolga'nın bu süreyi kaçırması hâlinde dava hakkı düşer; ancak 2024 değişikliğinden sonra ana ve çocuk da bağımsız davacı sıfatına sahip olduğundan, karinenin çürütülmesi ihtimali Tolga'nın süresiyle birlikte tükenmez.
İkinci örnek olay
Evli olmayan Melis, doğan çocuğunu tek başına büyütmektedir. Çocuk üç yaşındayken Kaan, nüfus memuruna yazılı başvuruda bulunarak çocuğu tanır. Ancak çocuğun nüfusta babası olarak, Melis'in daha önce ayrıldığı eski eşi görünmektedir.
Değerlendirme: Tanıma burada geçersizdir. Kanun açıktır: başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz (TMK m. 295/3). Nüfusta görünen soybağı, boşanmadan sonraki üçyüz gün içinde doğum sebebiyle işleyen babalık karinesine dayanıyor olabilir (TMK m. 285/1).
İzlenecek sıra şudur: önce mevcut soybağı soybağının reddi davasıyla ortadan kaldırılır, ardından tanıma yapılır. Bu davayı ana da açabilir (TMK m. 286); ancak süre kritiktir: ana, doğumdan başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır (TMK m. 289/2). Çocuk üç yaşında olduğuna göre Melis'in süresi dolmuştur; gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre o sebebin ortadan kalktığı tarihte yeniden işlemeye başlar (TMK m. 289/3).
Süre geçmişse iki yol kalır: çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl içinde davayı kendisi açabilir (TMK m. 289/2); küçükken ise çocuğa kayyım atanması istenebilir ve dava kayyım eliyle açılır (TMK m. 291/2). Yani soybağının düzeltilmesi yalnız ananın süresine bağlı değildir.
Yetkili mahkeme her iki dava için de aynıdır: taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 283). Melis'in yerleşim yeri değişmiş olsa dahi, doğum sırasındaki yer seçeneği açık kalır.
Reddi davası açılmaz veya süreler kaçırılırsa Kaan'ın elinde tanıma yolu kalmaz. Babalık davası da çözüm değildir; çünkü o davanın davacıları ana ve çocuktur (TMK m. 301/1), baba olduğunu iddia eden kişi değildir. Kaan'ın tek dolaylı imkânı, kocanın ölümü veya ayırt etme gücünü sürekli kaybetmesi hâlinde TMK m. 291/1'in kendisine tanıdığı dava hakkıdır.
Üçüncü örnek olay
Ada, evlilik dışında doğan çocuğunu tek başına büyütmektedir. Çocuk on yaşındayken, biyolojik babası olduğunu iddia eden Kaan babalık davası açar. Ada ise aynı dönemde, çocuğun bakım giderlerine katılması için Kaan'a başvurmayı düşünmektedir.
Değerlendirme: Davacı sıfatı bakımından temel bir engel vardır. Babalık davasını ana ve çocuk açabilir (TMK m. 301/1); baba olduğunu iddia eden kişi bu davanın davacısı değildir. Kaan'ın açtığı dava bu sebeple reddedilir.
Kaan'ın elindeki yol tanımadır (TMK m. 295): nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruyla, ya da resmî senette veya vasiyetnamede yapacağı beyanla soybağı kurabilir. Çocuğun başka bir erkekle soybağı bulunmadığına göre bu yol açıktır ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir.
Ada bakımından süre sorusu doğar. Ada bakımından süre bir yıldır ve doğumdan işler (TMK m. 303/1); çocuk on yaşında olduğuna göre bu süre çoktan dolmuştur. Ancak çocuğun dava hakkı bakımından kanunda süre yoktur — TMK m. 303'ün ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesi'nin 27/10/2011 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Çocuk adına, kendisine atanacak kayyım aracılığıyla dava açılabilir.
Bakım giderleri ise soybağı kurulduktan sonra gündeme gelir; soybağı olmayan kişiden nafaka istenemez. Ada'nın kendi malî hakları (doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri) ise babalık davasıyla birlikte veya ayrıca istenebilirdi (TMK m. 304) — ama onun dava hakkı düşmüştür.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2025 HMGS (EYLÜL)
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 2010 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2002 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2008 ADLİ YARGI (MART)
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2007 ADLİ YARGI (KASIM)
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2009 ADLİ YARGI (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 1998 ADLİ YARGI (MAYIS)
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2011 ADLİ YARGI (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2012 AVUKATLAR İÇİN ADLİ YARGI (MAYIS)
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2012 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 2009 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 11 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.