Medeni Hukuk › Başlık 29 / 60
Evlât Edinme
16 Hâkimlik
Hızlı özet
Evlât edinme, aralarında doğal soybağı bulunmayan kişiler arasında mahkeme kararıyla soybağı kuran bir kurumdur. "Kan bağı bulunmaması" koşul değildir: hısımlar arasında da — büyükananın torununu, amcanın yeğenini evlât edinmesi gibi — koşullar sağlanmak kaydıyla mümkündür. Kanun küçüklerin ve erginlerin evlât edinilmesini ayrı koşullara bağlar; ölçüt her hâlde küçüğün yararıdır.
Küçüklerin Evlât Edinilmesi
Temel koşul, küçüğün evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olmasıdır (TMK m. 305/1). Ayrıca evlât edinmenin küçüğün yararına bulunması ve evlât edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesi gerekir.
Eşler ancak birlikte evlât edinebilir; evli olmayanlar birlikte edinemez (TMK m. 306/1). Yaş ve süre eşikleri şöyledir:
- Birlikte evlât edinme: en az beş yıldır evli olmak veya otuz yaşını doldurmuş olmak (TMK m. 306/2)
- Eşin, diğerinin çocuğunu evlât edinmesi: en az iki yıldır evli olmak veya otuz yaşını doldurmuş olmak (TMK m. 306/3)
- Evli olmayanın tek başına edinmesi: otuz yaşını doldurmuş olmak (TMK m. 307/1)
- Evli olanın tek başına edinmesi: otuz yaşını doldurmuş olmak ve birlikte edinmenin imkânsızlığını ispat (TMK m. 307/2)
İlk iki eşikte koşullar seçimliktir — "ve" değil "veya" ile bağlanmıştır. Otuz yaşını doldurmuş bir eş, evliliği ne kadar kısa olursa olsun koşulu karşılar; otuz yaşın altındaki eş süre koşuluna bakar. Birlikte evlât edinmede her iki eşin de otuz yaşını doldurmuş olması aranır; yalnız birinin doldurması yetmez.
Evli bir kişinin tek başına edinmesi üç hâlden birinin ispatını gerektirir: diğer eşin sürekli ayırt etme gücü yoksunluğu, iki yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmemesi, veya mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süredir ayrı yaşanması.
Evlât edinilenin, evlât edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır (TMK m. 308/1). Ayırt etme gücüne sahip küçük rızası olmadıkça evlât edinilemez; vesayet altındaki küçük ise ayırt etme gücüne bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlât edinilebilir (TMK m. 308/2–3).
Ana babanın rızası kural olarak zorunludur (TMK m. 309/1). Rıza, doğumun üzerinden altı hafta geçmeden verilemez ve tutanağa geçirilmesinden itibaren altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir; geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir (TMK m. 310). Rıza iki hâlde aranmaz: ana babadan birinin kim olduğu ya da nerede oturduğu bilinmiyor veya sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksunsa; ya da küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa (TMK m. 311).
Erginlerin ve Kısıtlıların Evlât Edinilmesi
Ergin veya kısıtlı bir kişi, evlât edinenin altsoyunun açık muvafakatiyle ve şu üç hâlden biri varsa evlât edinilebilir (TMK m. 313/1): bedensel veya zihinsel engeli sebebiyle sürekli yardıma muhtaç olup en az beş yıldır bakılıp gözetiliyorsa; küçükken en az beş yıl bakılıp gözetilmiş ve eğitilmişse; ya da diğer haklı sebepler varsa ve en az beş yıldır aile hâlinde birlikte yaşanıyorsa. Evli bir kimse ancak eşinin rızasıyla evlât edinilebilir.
Şekil, Usul ve Hükümleri
Karar, evlât edinenin oturma yeri mahkemesince verilir; birlikte edinmede eşlerden birinin oturma yeri yeterlidir. Evlâtlık ilişkisi mahkeme kararıyla kurulur. Başvurudan sonra evlât edinenin ölmesi veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar etkilenmiyorsa engel değildir (TMK m. 315).
Karar öncesinde kapsamlı bir araştırma zorunludur: tarafların kişiliği, sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği ve bakım ilişkilerindeki gelişmeler değerlendirilir; gerektiğinde uzman görüşü alınır (TMK m. 316).
Hükümleri (TMK m. 314): ana babaya ait haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer; evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur — evlât edinen ise evlâtlığın mirasçısı olmaz; evlâtlık küçükse evlât edinenin soyadını alır ve evlât edinen isterse yeni bir ad verebilir; ergin evlâtlık dilerse evlât edinenin soyadını alabilir. Kütükler arasında bağ kurulur ve kayıtlar mahkeme kararı olmadıkça açıklanamaz.
Evlâtlık ilişkisi, yasal sebep olmaksızın rıza alınmamışsa veya esasa ilişkin başka bir noksanlık varsa kaldırılabilir; ancak küçüğün menfaati ağır biçimde zedelenecekse bu yola gidilemez (TMK m. 317–318). Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 319).
Sınavda Ne Çıkar
- Karışan dört sayı: bakım 1 yıl, yaş farkı 18, birlikte edinmede 5 yıl / 30 yaş, eşin çocuğunda 2 yıl / 30 yaş.
- Koşullar seçimliktir ("veya"); ama birlikte edinmede her iki eş de otuz yaşını doldurmalıdır.
- Eşler yalnızca birlikte evlât edinebilir; istisna TMK m. 307/2'deki üç hâldir ve ispat gerektirir.
- Rıza doğumdan 6 hafta geçmeden verilemez, 6 hafta içinde geri alınabilir; ikinci rıza kesindir.
- Erginin evlât edinilmesinde ortak sayı beş yıldır ve altsoyun açık muvafakati aranır.
- Evlâtlık evlât edinenin mirasçısı olur; evlât edinen evlâtlığın mirasçısı olmaz.
Evlât edinme, aralarında doğal soybağı bulunmayan kişiler arasında mahkeme kararıyla soybağı kuran bir kurumdur. "Kan bağı bulunmaması" koşul değildir: hısımlar arasında da — büyük ana babanın torununu, amcanın yeğenini evlât edinmesi gibi — yaş farkı ve diğer koşullar sağlanmak kaydıyla evlât edinme mümkündür. Kanun, küçüklerin ve erginlerin evlât edinilmesini ayrı koşullara bağlar; ölçüt her hâlde küçüğün yararıdır.
A. Küçüklerin Evlât Edinilmesi
Temel koşul, küçüğün evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olmasıdır (TMK m. 305/1). Ayrıca evlât edinmenin küçüğün yararına bulunması ve evlât edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesi gerekir (TMK m. 305/2).
Yaş ve evlilik koşulları şu şekildedir:
| Durum | Koşul | Madde |
|---|---|---|
| Eşlerin birlikte evlât edinmesi | En az beş yıldır evli olmak veya otuz yaşını doldurmuş olmak | TMK m. 306/2 |
| Eşin, diğerinin çocuğunu evlât edinmesi | En az iki yıldır evli olmak veya otuz yaşını doldurmuş olmak | TMK m. 306/3 |
| Evli olmayanın tek başına evlât edinmesi | Otuz yaşını doldurmuş olmak | TMK m. 307/1 |
| Evli olanın tek başına evlât edinmesi | Otuz yaşını doldurmuş olmak ve birlikte edinmenin imkânsızlığını ispat | TMK m. 307/2 |
Kural şudur: eşler ancak birlikte evlât edinebilir; evli olmayanlar birlikte evlât edinemez (TMK m. 306/1). Evli bir kişinin tek başına evlât edinebilmesi ise diğer eşin sürekli ayırt etme gücü yoksunluğuna, iki yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmemesine veya mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süredir ayrı yaşanmasına bağlıdır.
Evlât edinilenin, evlât edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır (TMK m. 308/1). Ayırt etme gücüne sahip küçük, rızası olmadıkça evlât edinilemez (TMK m. 308/2). Vesayet altındaki küçük ise ayırt etme gücüne bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlât edinilebilir (TMK m. 308/3).
Ana babanın rızası kural olarak zorunludur (TMK m. 309/1). Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden verilemez ve tutanağa geçirilmesinden itibaren altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir; geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir (TMK m. 310). Rıza iki hâlde aranmaz: ana babadan birinin kim olduğu ya da nerede oturduğu bilinmiyor veya sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksunsa; ya da küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa (TMK m. 311).
Yaş ve süre eşiklerinin okunması. Bu başlığın soruları neredeyse tamamen sayılar üzerine kuruludur ve tuzak hep aynı yerdedir: hangi eşiğin hangi duruma ait olduğu.
Birlikte evlât edinmede eşlerin en az beş yıldır evli olması veya otuz yaşını doldurmuş olması aranır (TMK m. 306/2). Bir eşin diğerinin çocuğunu evlât edinmesinde ise eşik düşer: en az iki yıldır evli olmak veya otuz yaşını doldurmuş olmak yeterlidir (TMK m. 306/3).
İki koşul seçimliktir — "ve" değil "veya" ile bağlanmıştır. Otuz yaşını doldurmuş bir eş, evliliği ne kadar kısa olursa olsun koşulu karşılar; otuz yaşın altındaki bir eş süre koşuluna bakar.
Tek başına evlât edinmede yaş otuzdur (TMK m. 307/1). Evli bir kişinin tek başına evlât edinebilmesi ayrıca üç hâlden birinin ispatını gerektirir: diğer eşin sürekli ayırt etme gücü yoksunluğu, iki yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmemesi, veya mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süredir ayrı yaşanması (TMK m. 307/2).
Bunların yanında iki sayı daha vardır: bakım ve eğitim süresi bir yıl (TMK m. 305/1), yaş farkı onsekiz yaş (TMK m. 308/1).
B. Erginlerin ve Kısıtlıların Evlât Edinilmesi
Ergin veya kısıtlı bir kişi, evlât edinenin altsoyunun açık muvafakatiyle ve şu üç hâlden biri varsa evlât edinilebilir (TMK m. 313/1): bedensel veya zihinsel engeli sebebiyle sürekli yardıma muhtaç olup en az beş yıldır bakılıp gözetiliyorsa; küçükken en az beş yıl bakılıp gözetilmiş ve eğitilmişse; ya da diğer haklı sebepler varsa ve en az beş yıldır aile hâlinde birlikte yaşanıyorsa. Evli bir kimse ancak eşinin rızasıyla evlât edinilebilir (TMK m. 313/2).
C. Şekil, Usul ve Hükümleri
Karar, evlât edinenin oturma yeri mahkemesince verilir; birlikte evlât edinmede eşlerden birinin oturma yeri yeterlidir (TMK m. 315/1). Evlâtlık ilişkisi mahkeme kararıyla kurulur. Başvurudan sonra evlât edinenin ölmesi veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar etkilenmiyorsa engel değildir (TMK m. 315/2).
Karar öncesinde kapsamlı bir araştırma zorunludur: tarafların kişiliği, sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği ve bakım ilişkilerindeki gelişmeler değerlendirilir; gerektiğinde uzman görüşü alınır (TMK m. 316).
Hükümleri TMK m. 314'te toplanmıştır:
- Ana babaya ait haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer
- Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur — evlât edinen ise evlâtlığın mirasçısı olmaz
- Evlâtlık küçükse evlât edinenin soyadını alır; evlât edinen isterse yeni bir ad verebilir
- Ergin evlâtlık, evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir Evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin kütüğü arasında bağ kurulur ve kayıtlar, mahkeme kararı olmadıkça açıklanamaz.
Evlâtlık ilişkisi, yasal sebep olmaksızın rıza alınmamışsa veya esasa ilişkin başka bir noksanlık varsa kaldırılabilir; ancak küçüğün menfaati ağır biçimde zedelenecekse bu yola gidilemez (TMK m. 317–318). Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 319).
Örnek olay
Yirmi dokuz yaşındaki Selin ile otuz dört yaşındaki Barış, üç yıldır evlidir. Barış'ın önceki evliliğinden olan yedi yaşındaki çocuğunu Selin'in evlât edinmesi istenmektedir. Çocuk, iki yıldır Selin ile birlikte yaşamaktadır.
Değerlendirme: Burada uygulanacak hüküm TMK m. 306/3'tür; çünkü Selin, eşinin çocuğunu evlât edinmektedir. Bu hâlde ya en az iki yıldır evli olmak ya da otuz yaşını doldurmuş olmak yeterlidir. Selin otuz yaşında değildir, ancak evlilik üç yıldır sürmektedir — koşul sağlanmıştır.
Rıza bakımından ise dikkat edilmesi gereken, rızanın kimden alınacağıdır: çocuğun öz anası hayattaysa rıza ondan istenir, Barış'ın rızası ise eş sıfatıyla değil ana baba sıfatıyla zaten mevcuttur.
Yaş farkı da uygundur: Selin ile çocuk arasında yirmi iki yıl vardır, onsekiz yaşlık asgari fark aşılmıştır (TMK m. 308/1). Bakım süresi iki yıldır ve bir yıllık asgari süreyi karşılar (TMK m. 305/1). Çocuk yedi yaşında olduğundan ayırt etme gücü tartışılabilir; hâkim, gücü varsa rızasını arar.
Dikkat edilmesi gereken nokta, bu ihtimalde birlikte evlât edinmenin söz konusu olmamasıdır. Barış zaten çocuğun babasıdır; kurulacak soybağı yalnızca Selin ile çocuk arasındadır. Bu yüzden TMK m. 306/2'deki beş yıllık evlilik koşulu aranmaz.
Çocuğun öz anası hayattaysa onun rızası da gereklidir (TMK m. 309/1). Rıza yalnızca iki hâlde aranmaz: ananın kim olduğu veya nerede oturduğu bilinmiyorsa ya da sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksunsa; ve küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa (TMK m. 311). Bu değerlendirmeyi hâkim yapar ve karar öz anaya yazılı olarak bildirilir (TMK m. 312/3).
Soru kalıbı genellikle şu şekilde kurulur: adaya beş yıl ile iki yıl arasında bir evlilik süresi verilir ve evlât edinenin yaşı otuzun altında tutulur. Doğru cevap, olayın hangi fıkraya girdiğini görmeye bağlıdır — eşin çocuğu TMK m. 306/3, üçüncü kişinin çocuğu TMK m. 306/2.
İkinci örnek olay
Yurt dışında uzun süre kalacak olan Ayla, Türkiye'deki dairesinin satışını yürütecek kimse bırakmamış ve temsilci de atamamıştır. Aynı dönemde, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmayan ancak taşınmaz işlemlerinde sürekli zarara uğrayan Ferit için ailesi mahkemeye başvurmuştur.
Değerlendirme: İki olayın çözümü farklı kurumlardadır. Ayla bakımından TMK m. 426/1 uygulanır: ergin bir kişi, başka bir yerde bulunması sebebiyle ivedi işini kendisi göremiyor veya temsilci atayamıyorsa vesayet makamı temsil kayyımı atar. Atama, Ayla'nın fiil ehliyetini etkilemez (TMK m. 458/1); yurda döndüğünde ehliyeti neyse yine odur.
Ferit bakımından ise kısıtlama ağır, kayyımlık yetersiz kalır. Kanunun bu ara durum için öngördüğü kurum yasal danışmanlıktır (TMK m. 429). Taşınmazların alımı, satımı ve rehni yasal danışmanın görüşünün alınacağı işler arasındadır. Kayyımlıktan farkı, sonucudur: yasal danışman atanan kişi sınırlı ehliyetli hâle gelir.
Üçüncü bir ihtimal daha vardır. Ferit'in malvarlığını yönetme yetkisi, gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklı kalmak üzere tümüyle kaldırılabilir (TMK m. 429/2). Bu, kısıtlamaya gitmeden ehliyeti daraltmanın en geniş biçimidir.
Temsil kayyımını ilgilinin yerleşim yeri vesayet makamı atar (TMK m. 430/1); yönetim kayyımını ise malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı atar (TMK m. 430/2). Atama usulü vasininkiyle aynıdır ve karar, ancak vesayet makamı gerekli görürse ilân olunur (TMK m. 431).
İkinci örnek olay
Otuz iki yaşındaki Cem ile yirmi sekiz yaşındaki Duru üç yıldır evlidir. Duru'nun önceki evliliğinden dört yaşında bir çocuğu vardır ve çocuğun babası vefat etmiştir. Cem bu çocuğu evlât edinmek istemektedir. Ayrıca çift, bir çocuk yurdundan altı aydır yanlarında bakmakta oldukları ikinci bir çocuğu da birlikte evlât edinmeyi düşünmektedir.
Değerlendirme: İki istem farklı hükümlere tâbidir ve biri şu an mümkün, diğeri değildir.
Cem'in, eşinin çocuğunu evlât edinmesi TMK m. 306/3 kapsamındadır: en az iki yıldır evli olmak veya otuz yaşını doldurmuş olmak yeterlidir. Cem her iki koşulu da karşılar — evlilik üç yıldır sürüyor ve Cem otuz iki yaşında. Yaş farkı da uygundur: Cem ile çocuk arasında yirmi sekiz yıl vardır, onsekiz yaşlık asgari fark aşılmıştır (TMK m. 308/1). Çocuğun babası vefat ettiğine göre onun rızası aranmaz; Duru'nun rızası ise eş sıfatıyla zaten mevcuttur.
Birlikte evlât edinme ise şimdilik mümkün değildir. TMK m. 306/2 eşlerin en az beş yıldır evli olmasını veya her ikisinin de otuz yaşını doldurmuş olmasını arar. Evlilik üç yıldır sürüyor ve Duru yirmi sekiz yaşında — iki koşul da gerçekleşmemiştir.
Ayrıca bakım süresi de eksiktir: küçüğün evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması gerekir (TMK m. 305/1); altı ay yetmez.
Duru otuz yaşını doldurduğunda veya evlilik beş yılı tamamladığında ilk engel kalkar; bakım süresi de o zamana kadar dolmuş olur. Kanunun bu iki eşiği farklı tutması bilinçlidir: eşin kendi çocuğunun evlât edinilmesinde aile bağı zaten mevcuttur, üçüncü bir çocuğun aileye katılmasında ise daha uzun bir istikrar aranır.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2003 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2002 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2009 ADLİ YARGI (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2013 ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2009 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2002 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2003 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2004 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2005 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2008 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 2013 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 8 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.