Medeni Hukuk › Başlık 46 / 60
Koruma Önlemleri, Resmî Defter ve Resmî Tasfiye
3 Hâkimlik
Hızlı özet
Ölümle terekenin sahibi değişir, ama tereke bir süre için sahipsiz kalmış gibi görünür: mirasçılar belli olmayabilir, uzakta veya ehliyetsiz olabilir. Kanun bu ara dönem için koruma önlemleri, mirasçının sorumluluğunu sınırlaması için resmî defter, terekenin borca batık olduğu hâller için resmî tasfiye öngörmüştür.
Koruma Önlemleri
Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen, tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesi için gerekli bütün önlemleri alır (TMK m. 589/1). Başlıcaları: mal ve hakların yazımı, terekenin mühürlenmesi, resmen yönetilmesi, vasiyetnamelerin açılması. Giderler kural olarak başvurandan, hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde Devletten karşılanır.
Defter tutma üç hâlde zorunludur (TMK m. 590/1): mirasçılar arasında vesayet altına alınmış ya da alınması gereken kimse varsa; mirasçılardan biri uzun süredir bulunamıyor ve temsilcisi de yoksa; mirasçılardan veya ilgililerden biri ölümden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa.
Mühürlemede kanun denge kurar: gereken mallar mühürlenir, mühürlenmeyenler için uygun koruma önlemi alınır ve mühürleme yazımdan önce de yapılabilir. Mirasbırakanla birlikte oturanların zorunlu eşyası tutanakla tespit edilip kendilerine bırakılır, taşınmazların oturmaları için zorunlu bölümleri mühürlemenin dışında tutulur. Alacaklının istemiyle mühürleme, güvence altına alınan miktarla sınırlıdır (TMK m. 591).
Resmen yönetme en ağır önlemdir ve dört hâlde re'sen kararlaştırılır (TMK m. 592/1): mirasçılardan birinin uzun süredir bulunamaması ve temsilci bırakmaması; hak sahipliği iddia edenlerin mirasçılık sıfatını yeterince ispatlayamaması ya da mirasçı bulunup bulunmadığının şüpheli olması; mirasçıların tamamının bilinmemesi; kanunda özel olarak öngörülmesi.
Vasiyetnamenin teslimi de bir koruma önlemidir: ölümden sonra ele geçen vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmelidir. Düzenleyen, saklayan, ele geçiren veya ölenin eşyası arasında bulan kimse, ölümü öğrenir öğrenmez bunu yapmakla yükümlüdür; aksi hâlde doğacak zarardan sorumludur (TMK m. 595). Hâkim vasiyetnameyi derhâl inceler ve olanak varsa ilgilileri dinler.
Resmî Defter
Resmî defter, mirasçının sorumluluğunu sınırlamaya yarar. Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı isteyebilir; istem, mirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde sulh hâkiminden yapılır ve birinin istemi diğerleri hakkında da etkili olur (TMK m. 619).
Defter sulh mahkemesince düzenlenir ve terekenin aktif ve pasifleri takdir edilen değerleriyle yazılır. Mirasbırakanın malî durumu hakkında bilgi sahibi olan herkes bilgi vermekle yükümlüdür; haklı sebep olmaksızın bilgi vermeyen ya da yanlış veya eksik bilgi veren zararı tazmin eder (TMK m. 620). Mahkeme alacaklı ve borçluları bir ay arayla iki defa ilân yoluyla çağırır; bildirim süresi ikinci ilândan başlayarak en az bir aydır (TMK m. 621).
İnceleme süresi bittikten sonra her mirasçı bir ay içinde beyana çağrılır ve dört seçeneği vardır: mirası reddetmek, resmî tasfiye istemek, deftere göre kabul etmek, kayıtsız şartsız kabul etmek. Süresinde beyanda bulunmayan mirasçı, mirası deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m. 627).
Deftere göre kabulde miras mirasçıya yalnız deftere yazılmış borçlarla geçer ve geçiş mirasın açıldığı tarihten hüküm ifade eder; mirasçı bu borçlardan hem tereke malları hem kendi malvarlığıyla sorumlu olur (TMK m. 628).
Defterin ikinci işlevi alacaklılara yöneliktir ve sonucu serttir: alacaklarını süresinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı ne kişisel mallarıyla ne de terekeden geçen mallarla sorumlu tutulur — sorumluluk sınırlanmaz, tümüyle kalkar (TMK m. 629/1). İki istisna vardır: alacaklının kusuru olmadan yazdıramadığı ya da bildirdiği hâlde yazılmamış alacaklarda mirasçı zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır; ayrıca alacakları tereke mallarıyla güvence altına alınmış olanlar, deftere geçirilmemiş olsa bile güvenceden yararlanmayı sürdürür.
Resmî Tasfiye
Resmî tasfiye, mirasçıyı sorumluluktan tümüyle kurtaran yoldur. Her mirasçı, mirası ret veya deftere göre kabul edecek yerde bunu isteyebilir; ancak birlikte mirasçı olanlardan biri mirası kabul etmişse istem dikkate alınmaz. Resmî tasfiyede mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz (TMK m. 632).
Alacaklılar da isteyebilir: alacaklarını elde edemeyeceklerinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyanlar, istedikleri hâlde ödeme yapılmaz veya güvence verilmezse ölümden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde resmî tasfiye isteyebilir (TMK m. 633/1). Mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen tereke, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 636).
Üç kurumu ayıran ölçüt şudur: rette mirasçılık sıfatı kaybedilir, sorumluluk doğmaz, terekeden pay alınmaz. Resmî defterde sıfat korunur, sorumluluk deftere yazılan borçlarla sınırlanır ve pay alınır. Resmî tasfiyede sıfat korunur, sorumluluk hiç doğmaz ve tasfiye artığı alınır.
Sınavda Ne Çıkar
- Koruma önlemlerini yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen alır.
- Defter tutma üç hâlde zorunludur; istem süresi bir aydır.
- Resmen yönetme sayımı dört benttir ve re'sen kararlaştırılır.
- Vasiyetname geçerliliğine bakılmaksızın hemen teslim edilir; etmeyen zarardan sorumludur.
- İlân bir ay arayla iki defa; bildirim süresi ikinci ilândan en az bir ay.
- Beyanda bulunmayan mirasçı deftere göre kabul etmiş sayılır.
- Deftere göre kabulde mirasçı kendi malvarlığıyla da sorumludur; resmî tasfiyede hiç sorumlu olmaz.
- Alacağını yazdırmayan alacaklıya karşı sorumluluk tümüyle kalkar.
Ölümle terekenin sahibi değişir, ancak terekenin kendisi bir süre için sahipsiz kalmış gibi görünür: mirasçılar belli olmayabilir, uzakta olabilir, ehliyetsiz olabilir. Kanun bu ara dönem için koruma önlemleri, mirasçının sorumluluğunu sınırlaması için resmî defter ve terekenin borca batık olduğu hâller için resmî tasfiye öngörmüştür.
A. Koruma Önlemleri: Defter, Mühürleme, Resmî Yönetim
Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen, tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır (TMK m. 589/1).
Önlemler özellikle şunlardır (TMK m. 589/2):
- Terekede bulunan mal ve hakların yazımı
- Terekenin mühürlenmesi
- Terekenin resmen yönetilmesi
- Vasiyetnamelerin açılması
Giderler, ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanır (TMK m. 589/3).
Defter tutma, kanunda sayılan üç sebepten biri gerçekleşirse zorunludur (TMK m. 590/1):
- Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya alınması gereken kimse varsa
- Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi de yoksa
- Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa
Mühürleme bakımından kanun bir denge kurmuştur. Yazımı yapılan tereke mallarından gerekenler mühürlenir; mühürlenmeyenler için uygun koruma önlemi alınır ve mühür altına alma yazımdan önce de yapılabilir (TMK m. 591/1). Mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyaçları için gerekli eşya bir tutanakla tespit edilip güvenilir kişi olarak kendilerine bırakılır; taşınmazların oturmaları için zorunlu bölümleri mühürlemenin dışında tutulur (TMK m. 591/2). Alacaklıların istemi üzerine yapılan mühürleme, güvence altına alınan miktarla sınırlıdır (TMK m. 591/3).
Resmen yönetme, koruma önlemlerinin en ağırıdır. Sulh hâkimi, aşağıdaki hâllerde mirasın resmen yönetilmesine re'sen karar verir (TMK m. 592/1):
- Mirasçılardan birinin uzun süreden beri bulunamaması ve temsilci de bırakmaması, menfaatin gerektirdiği hâllerde
- Mirasta hak sahibi olduğunu ileri sürenlerden hiçbirinin mirasçılık sıfatını yeterince ispatlayamaması ya da mirasçı bulunup bulunmadığının şüpheli olması
- Mirasçıların tamamının bilinmemesi
- Kanunda özel olarak öngörülmüş olması
Vasiyetnamenin teslimi de bir koruma önlemidir. Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamesinin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmesi zorunludur. Vasiyetnameyi düzenleyen, muhafaza eden, saklayan veya başka surette ele geçiren ya da ölenin eşyası arasında bulan kimse, ölümü öğrenir öğrenmez teslim görevini yerine getirmekle yükümlüdür; aksi takdirde doğacak zarardan sorumludur (TMK m. 595/1–2).
Sulh hâkimi, teslim edilen vasiyetnameyi derhâl inceler, gerekli koruma önlemlerini alır ve olanak varsa ilgilileri dinler.
B. Resmî Defter Tutma
Resmî defter, mirasçının sorumluluğunu sınırlamaya yarayan bir kurumdur. Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir (TMK m. 619/1).
1. İstem, Süre ve Sonuçları
Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle, bir ay içinde sulh hâkiminden istenir. Mirasçılardan birinin istemi, diğerleri hakkında da etkili olur (TMK m. 619/2–3).
Usul şu adımları izler:
- Resmî defter sulh mahkemesince düzenlenir; deftere terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle yazılır (TMK m. 620/1).
- Mirasbırakanın malî durumu hakkında bilgi sahibi olan herkes istenen bilgiyi vermekle yükümlüdür; haklı sebep olmaksızın bilgi vermeyen ya da yanlış veya eksik bilgi verenler doğacak zararları tazminle yükümlüdür (TMK m. 620/2).
- Sulh mahkemesi, alacaklı ve borçluları bir ay arayla iki defa yapılacak ilân yoluyla çağırır; bildirim süresi ikinci ilândan başlayarak en az bir aydır (TMK m. 621).
- Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır (TMK m. 626/1).
Mirasçının seçenekleri dörttür: mirası reddettiğini, resmî tasfiye istediğini, deftere göre kabul ettiğini ya da kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir. Süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m. 627).
Deftere göre kabulün sonucu, sorumluluğun daralmasıdır: kabul edilen miras, mirasçıya sadece deftere yazılmış borçlarla geçer ve geçiş mirasın açıldığı tarihten başlayarak hüküm ifade eder. Mirasçı, deftere yazılmış borçlardan hem tereke malları hem kendi malvarlığı ile sorumlu olur (TMK m. 628).
Resmî defterin işlevi, mirasçıya bilgiyle karar verme imkânı vermektir. Mirasçı, terekenin aktif ve pasifini gördükten sonra reddetmek, deftere göre kabul etmek, resmî tasfiye istemek ya da kayıtsız şartsız kabul etmek arasında seçim yapar. Bu yönüyle defter, ret süresinin uzatılmasına benzer bir koruma sağlar; ancak mirasçıyı mirastan mahrum bırakmaz.
Defterin bir başka işlevi alacaklılar bakımındandır ve sonucu serttir: alacaklarını süresi içinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı, ne kişisel mallarıyla ne de terekeden kendisine geçen mallarla sorumlu tutulur (TMK m. 629/1). Yani sorumluluk sınırlanmaz, tümüyle kalkar.
Kanun iki istisna öngörmüştür: alacaklının kusuru olmadan deftere yazdıramadığı ya da bildirdiği hâlde deftere yazılmamış alacakları için mirasçı zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır (TMK m. 629/2); ayrıca alacakları tereke mallarıyla güvence altına alınmış olan alacaklılar deftere geçirilmemiş olsa bile bu güvenceden yararlanmayı sürdürür (TMK m. 629/3). Bu sebeple ilân usulüne uyulması yalnız bir şekil şartı değil, sonuçları doğrudan belirleyen bir güvencedir.
C. Resmî Tasfiye
Resmî tasfiye, mirasçıyı sorumluluktan tümüyle kurtaran yoldur.
1. İstem Hakkı ve Usulü
Her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir. Bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz. Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar, terekenin borçlarından sorumlu olmazlar (TMK m. 632).
Alacaklılar da isteyebilir. Mirasbırakanın alacaklarını elde edemeyeceklerinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyan alacaklıları, istedikleri hâlde alacakları ödenmediği veya kendilerine güvence verilmediği takdirde, mirasbırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde resmî tasfiye isteyebilir (TMK m. 633/1).
Mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre yapılır (TMK m. 636).
Üç kurumun karşılaştırması şu tabloda toplanır:
| Ölçüt | Ret | Resmî defter | Resmî tasfiye |
|---|---|---|---|
| Mirasçılık sıfatı | Kaybedilir | Korunur | Korunur |
| Sorumluluk | Yok | Deftere yazılan borçlarla sınırlı | Yok |
| Terekeden pay | Alınmaz | Alınır | Tasfiye artığı alınır |
| Süre | Üç ay | Bir ay | Ret veya kabul yerine, süresinde |
| Diğer mirasçıya etkisi | Payı onlara geçer | İstem hepsi için etkili | Biri kabul ederse istem dikkate alınmaz |
Örnek olay
(A) ölmüştür. Mirasçıları (B), (C) ve (D)'dir. (B), terekenin durumundan emin olamadığı için ölümden yirmi gün sonra resmî defter tutulmasını istemiştir. Defter tamamlandıktan sonra (C) hiçbir beyanda bulunmamış, (D) ise mirası kayıtsız şartsız kabul ettiğini bildirmiştir. Bu arada (B), resmî tasfiye istemiştir. Deftere yazılmamış bir alacaklı ortaya çıkmıştır.
Değerlendirme: Her mirasçının durumu ayrı ayrı belirlenir.
(B)'nin defter istemi. Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı resmî defter isteyebilir ve istem bir ay içinde yapılır (TMK m. 619/1–2). Yirminci günde yapılan istem süresindedir. İstem, diğer mirasçılar hakkında da etkilidir (TMK m. 619/3); bu sebeple defter tutma işlemi (C) ve (D) bakımından da sonuç doğurur.
(C)'nin sessizliği. Süresi içinde beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m. 627/2). (C) bakımından sonuç deftere göre kabuldür: yalnız deftere yazılmış borçlardan sorumlu olur, ancak bu borçlardan kendi malvarlığıyla da sorumludur (TMK m. 628/3).
(D)'nin kabulü. (D) mirası kayıtsız şartsız kabul ettiğine göre tereke borçlarından sınırsız sorumludur. Bu kabulün ikinci bir sonucu daha vardır ve (B)'yi doğrudan etkiler.
(B)'nin resmî tasfiye istemi. Her mirasçı resmî tasfiye isteyebilir; ancak bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz (TMK m. 632/2). (D) mirası kabul ettiğine göre (B)'nin resmî tasfiye istemi sonuç doğurmaz. (B) bu durumda kalan seçeneklerden birini kullanabilir: ret, deftere göre kabul ya da kayıtsız şartsız kabul. Süresinde beyanda bulunmazsa mirası deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m. 627/2).
Deftere yazılmamış alacaklı. Deftere göre kabulün koruması yalnız deftere yazılmış borçlar bakımından işler. Alacağını süresinde yazdırmayan alacaklıya karşı mirasçı ne kişisel mallarıyla ne de terekeden geçen mallarla sorumludur (TMK m. 629/1). Alacaklının bunda kusuru yoksa mirasçı yalnız zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır (TMK m. 629/2); alacağı tereke mallarıyla güvence altına alınmış olan alacaklı ise deftere geçirilmemiş olsa bile bu güvenceden yararlanmayı sürdürür (TMK m. 629/3). Bu koruma (C) bakımından işler; mirası kayıtsız şartsız kabul eden (D) ise bu alacaktan da sınırsız sorumludur.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 3 soru eşleşti, ilk 3 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2007 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2022 SAYIŞTAY
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 2021 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 4 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.
Soru 302
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 303
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 304
Cevabı göster
Şık analizi
Soru 305
Cevabı göster
Şık analizi
← Mirasın Kazanılması ve ReddiMiras Sebebiyle İstihkak Davası →