Medeni Hukuk › Başlık 56 / 60
Taşınır Mülkiyeti
18 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu
Hızlı özet
Taşınır mülkiyetinin konusu, taşınabilen maddî şeyler ile edinmeye elverişli olup taşınmaz mülkiyetine girmeyen doğal güçlerdir (TMK m. 762). Tanım artık niteliktedir: taşınmaz sayılmayan her şey taşınırdır.
Devren Kazanma
Taşınır mülkiyetinin nakli zilyetliğin devrini gerektirir (TMK m. 763/1).
Güven ilkesi aynı maddede kurulur: bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan, devredenin devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre korunduğu ölçüde malik olur (TMK m. 763/2). Ayrım: eşya malikin rızasıyla el değiştirmişse iyiniyetli edinen mülkiyeti kazanır; rızası dışında çıkmışsa malik beş yıl içinde taşınır davası açabilir (TMK m. 989).
Devir her zaman elden teslimle olmaz: fiilî teslim, kısa elden teslim, hükmen teslim ve zilyetliğin havalesi yeterlidir. Hükmen teslimin sınırı vardır: işlem üçüncü kişileri zarara sokmak veya taşınır rehni kurallarından kurtulmak için yapılmışsa nakil sonuç doğurmaz, amacı hâkim takdir eder (TMK m. 766).
Mülkiyeti saklı tutma kaydı özel şekle bağlıdır: ancak resmî şekilde yapılacak sözleşmenin devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmesiyle geçerlidir ve hayvan satışlarında yapılamaz (TMK m. 764). Taksitle satan, saklı tutma sözleşmesine dayanarak malın geri verilmesini isteyebilir (TMK m. 765).
Sahiplenme
Sahipsiz bir taşınırı malik olmak iradesiyle zilyetliğine geçiren malik olur (TMK m. 767).
Eşyanın sahipsiz sayılması için ya hiç malik edinilmemiş ya da malikin onu terk etmiş olması gerekir. Yalnız zilyetliğin kaybı terk sayılmaz: taşınır mülkiyeti, malik tarafından terk edilmedikçe veya başkası tarafından kazanılmadıkça zilyetliğin kaybıyla sona ermez (TMK m. 778).
Hayvanlarda ölçü, sahibin fiilî egemenlik iddiasını sürdürüp sürdürmediğidir (TMK m. 768): av hayvanları serbest kalır ve sahipleri gecikmeksizin aramazsa, ehlileştirilmiş hayvanlar yeniden vahşileşip dönmezse sahipsiz duruma gelir; arı oğulu başkasının taşınmazına uçmakla sahipsiz olmaz. Buna karşılık oğul komşunun kovanına yerleşirse kovan maliki onu bedelsiz kazanır (TMK m. 774/2).
Doğal güçlerin taşıdığı eşya ayrı kurala bağlıdır: su, rüzgâr, çığ gibi güçlerin etkisiyle ya da rastlantıyla taşınır mal veya hayvanlar kimin egemenlik alanına girerse, o kimse kaybolan eşyayı bulanın hak ve yükümlülüklerine tâbidir (TMK m. 774/1) — sahiplenemez.
Bulunmuş Eşya ve Define
Kaybedilmiş bir şey sahipsiz değildir: maliki vardır ve mülkiyet sürer, bulan onu sahiplenemez. Yükümlülükleri şunlardır (TMK m. 769): malı sahibine, bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köylerde muhtara bildirmek; araştırma ve gerektiğinde ilân; şey önemli ölçüde değerliyse her hâlde kolluğa bildirmek. Oturulan bir evde veya işyerinde bulunan şey, o yerin sahibine, kiracıya ya da gözetimle görevli kişiye teslim edilir.
Bulunan şey özenle korunur; korunması aşırı gider gerektirir, çabuk bozulur ya da kolluk veya kamu kurumunca bir yıldan fazla saklanmışsa satılabilir; satış bedeli şeyin yerine geçer (TMK m. 770).
Mülkiyet süreye bağlıdır: malik, ilân veya bildirme tarihinden başlayarak beş yıl içinde ortaya çıkmazsa, yükümlülüklerini yerine getiren bulan mülkiyeti kazanır. Şey malikine geri verilirse bulan giderlerini ve uygun bir ödül isteyebilir (TMK m. 771).
Define ayrı kurumdur: bulunmasından çok zaman önce gömülmüş veya saklanmış olduğu ve duruma göre malikinin bulunmadığı kesin anlaşılan değerli şeydir. Define, içinde bulunduğu malın malikinin olur; bulan, değerinin yarısını aşmamak üzere uygun bir ödül isteyebilir (TMK m. 772). Bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şeyler ile eski eserlerde özel kanun hükümleri uygulanır (TMK m. 773).
Üç kurumu ayıran ölçüt malikin durumudur. Sahipsiz eşyada malik hiç olmamış veya terk etmiştir; bulanın yükümlülüğü yoktur, zilyetliğe geçiren doğrudan malik olur. Kaybedilmiş eşyada malik vardır; bulan bildirme, araştırma ve ilân yükümlüsüdür ve mülkiyeti ancak beş yıl sonra kazanır. Definede malikin bulunmadığı kesindir; bulan hiçbir zaman malik olmaz, yalnız ödül alır.
İşleme, Karışma, Birleşme ve Zamanaşımı
İşleme (TMK m. 775): başkasına ait bir şeyi işleyen veya başka şekle sokan kimse bakımından ölçü, emeğin değerinin şeyin değerini aşıp aşmadığıdır. Emek daha değerliyse yeni şey işleyenin, aksi hâlde malikin olur. İşleyen iyiniyetli değilse, emeğin değeri daha fazla olsa bile hâkim yeni şeyi malike bırakabilir. Tazminat ve sebepsiz zenginleşme istemleri saklıdır.
Karışma ve birleşme (TMK m. 776): birden çok kişinin taşınırları önemli bir zarara uğratılmadan veya aşırı emek ve para harcanmadan ayrılmayacak şekilde birleşmiş ya da karışmışsa, o kişiler yeni şey üzerinde kendi taşınırlarının birleşme anındaki değerleri oranında paylı mülkiyete sahip olur. Bir taşınır diğerinin ikincil nitelikte bütünleyici parçası olacak şekilde karışır veya birleşirse, eşyanın tamamı ana parçanın malikinin olur.
Kazandırıcı zamanaşımı (TMK m. 777): başkasının taşınırını davasız ve aralıksız beş yıl, iyiniyetle ve malik sıfatıyla elinde bulunduran kimse mülkiyeti kazanır. Zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyet bir yıl içinde eşyayı ele geçirir veya dava yoluyla yeniden elde ederse zamanaşımı kesilmiş olmaz.
Sınavda Ne Çıkar
- Mülkiyet zilyetliğin devriyle geçer; iyiniyetli edinen, devredenin yetkisi olmasa bile korunur.
- Mülkiyeti saklı tutma resmî şekil + noter özel siciline kayıt ister; hayvan satışında yapılamaz.
- Hükmen teslim, rehin kurallarından kurtulmak için kullanılırsa sonuç doğurmaz.
- Kaybedilmiş eşya sahipsiz değildir; bulan, yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak koşuluyla 5 yıl sonra malik olur, iadede gider ve ödül ister.
- Define malın malikinindir; bulan değerin yarısını aşmayan ödül alır.
- İşlemede ölçü emeğin değeri; kötüniyetli işleyende hâkim şeyi malike bırakabilir.
- Taşınırda zamanaşımı 5 yıl, iyiniyet ve malik sıfatı ister.
- Eşya açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satanlardan edinilmişse dava ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılır (TMK m. 989/2).
- Her hâlde tazminat ve sebepsiz zenginleşme istemleri saklıdır.
Taşınır mülkiyetinin konusu, nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddî şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçlerdir (TMK m. 762). Tanım artık niteliktedir: taşınmaz olarak sayılmayan her şey taşınırdır.
A. Devren Kazanma ve Emin Sıfatıyla Zilyetten Kazanma
Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir (TMK m. 763/1). Taşınmazlarda tescilin gördüğü işlevi burada zilyetliğin devri görür; aleniyet ilkesinin taşınırlardaki karşılığı budur.
Kanun, güven ilkesini de aynı maddede kurar: bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre korunduğu ölçüde o şeyin maliki olur (TMK m. 763/2).
Bu hüküm, zilyetlik bölümündeki emin sıfatıyla zilyetten edinme kuralıyla (TMK m. 988) birlikte okunur. Ayrım şuradadır: eşya malikin rızasıyla el değiştirmişse iyiniyetli edinen mülkiyeti kazanır; rızası dışında çıkmışsa malik beş yıl içinde taşınır davası açabilir (TMK m. 989).
Mülkiyeti saklı tutma kaydı özel bir şekle bağlanmıştır: başkasına devredilen bir malın mülkiyetinin saklı tutulması kaydı, ancak resmî şekilde yapılacak sözleşmenin devralanın yerleşim yeri noterliğinde özel siciline kaydedilmesiyle geçerli olur. Hayvan satışlarında mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi yapılamaz (TMK m. 764).
Zilyetliğin devri her zaman elden teslimle olmaz. Kanun, taşınırın el değiştirmediği hâlleri de mülkiyetin nakli için yeterli sayar. Uygulamada karşılaşılan biçimler şunlardır:
- Fiilî teslim: eşya doğrudan devralanın hâkimiyetine bırakılır; en yalın ve en sık görülen biçimdir.
- Kısa elden teslim: eşya zaten devralanın elindedir, taraflar yalnız mülkiyetin geçmesinde anlaşır.
- Hükmen teslim: devreden, özel bir hukukî ilişkiye dayanarak zilyetliği kendisinde tutar; mülkiyet teslimsiz geçer (TMK m. 766/1).
- Zilyetliğin havalesi: eşya üçüncü kişinin elindedir ve devreden, geri verme istemini devralana devreder.
Hükmen teslimin sınırı vardır. İşlem, üçüncü kişileri zarara sokmak veya taşınır rehni kurallarından kurtulmak için yapılmışsa mülkiyetin nakli sonuç doğurmaz; böyle bir amaç güdülüp güdülmediğini hâkim takdir eder (TMK m. 766/1–2). Kural, teslimsiz devrin rehinde aranan teslim koşulunu dolanmak için kullanılmasını önler.
Mülkiyeti saklı tutma kaydının satıcıya sağladığı imkân da düzenlenmiştir: taksitle mal satan kimse, bu satımlara ilişkin özel hükümlere uymak koşuluyla, saklı tutma sözleşmesine dayanarak sattığı malın geri verilmesini isteyebilir (TMK m. 765). Satıcı burada mülkiyeti hâlâ elinde tuttuğu için istihkak talebinde bulunur; alacağını takip eden sıradan bir alacaklı gibi hareket etmez.
B. Sahiplenme
Sahipsiz bir taşınırı malik olmak iradesiyle zilyetliğine geçiren kimse, onun maliki olur (TMK m. 767). Bu, taşınırlarda aslen kazanmanın en yalın biçimidir ve iki unsuru vardır: eşyanın sahipsiz olması ve malik olma iradesi.
Eşyanın sahipsiz sayılabilmesi için ya hiç malik edinilmemiş olması ya da malikin onu terk etmiş olması gerekir. Terk, mülkiyetten vazgeçme iradesiyle zilyetliğin bırakılmasıdır; yalnız zilyetliğin kaybı terk sayılmaz. Nitekim kanun bunu açıkça belirtir: taşınır mülkiyeti, malik tarafından terk edilmedikçe veya başkası tarafından kazanılmadıkça yalnız zilyetliğin kaybıyla sona ermez (TMK m. 778).
Hayvanlar bakımından sahipsiz duruma gelme özel olarak düzenlenmiştir. Kanunun aradığı ölçü, sahibin eşya üzerindeki fiilî egemenlik iddiasını sürdürüp sürdürmediğidir (TMK m. 768):
- Tutulan av hayvanları yeniden serbest kalır ve sahipleri onları gecikmeksizin, ara vermeksizin aramaz ve tekrar tutmak için uğraşmazsa sahipsiz duruma gelir.
- Ehlileştirilmiş hayvanlar tekrar vahşileşir ve sahiplerine dönmezlerse sahipsiz duruma gelir.
- Arı oğulu, başkasının taşınmazına uçmuş olmakla sahipsiz duruma gelmez.
Son bent, sahiplenmenin sınırını gösterir: eşyanın yer değiştirmesi tek başına sahipsizlik doğurmaz. Buna karşılık oğul komşunun kovanına yerleşirse sonuç değişir ve kovan maliki onu bedel ödemeksizin kazanır (TMK m. 774/2).
Doğal güçlerin taşıdığı eşya da ayrı bir kurala bağlanmıştır: su, rüzgâr, çığ veya diğer doğal güçlerin etkisiyle ya da rastlantı sonucunda taşınır mallar veya hayvanlar kimin egemenlik alanına girerse, o kimse kaybolan eşyayı bulanın haklarına sahip ve yükümlülüklerine tâbi olur (TMK m. 774/1). Bu kişi eşyayı sahiplenemez; bulan kimsenin bildirme ve araştırma yükümlülüğü altına girer.
C. Bulunmuş Eşya ve Define
Kaybedilmiş bir şey sahipsiz değildir; maliki vardır ve mülkiyet devam eder. Bu sebeple bulan kimse onu sahiplenemez, kanunun yüklediği görevleri yerine getirir.
Bulan kimsenin yükümlülükleri kanunda sıralanmıştır (TMK m. 769/1–2):
- Malın sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köylerde muhtara bildirmek
- Araştırma yapmak ve gerektiğinde ilân etmek
- Şey önemli ölçüde değerliyse her hâlde kolluğa veya muhtara bildirmek
Oturulan bir evde, işyerinde ya da kamu hizmeti görülen yerde bir şey bulan kimse, bunu o yerin sahibine veya kiracıya ya da denetim ve gözetimle görevli kişiye teslim eder (TMK m. 769/3).
Bulunan şeyin özenle korunması gerekir. Korunması aşırı gideri gerektirir, çabuk bozulabilir bir nitelik taşır ya da kolluk kuvvetleri veya kamu kurumu tarafından bir yıldan fazla saklanmışsa satılabilir; satış bedeli bulunan şeyin yerine geçer (TMK m. 770).
Mülkiyetin kazanılması bir süreye bağlanmıştır: bulunan şeyin maliki, ilân veya bildirme tarihinden başlayarak beş yıl içinde ortaya çıkmazsa, bulan kimse yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak koşuluyla o şeyin mülkiyetini kazanır. Şey malikine geri verilirse bulan kimse yaptığı giderlerin ödenmesini ve uygun bir ödül verilmesini isteyebilir (TMK m. 771/1–2).
Define ayrı bir kurumdur. Bulunmalarından çok zaman önce gömülmüş veya saklanmış olduğu ve duruma göre artık malikinin bulunmadığı kesin olarak anlaşılan değerli şeyler define sayılır. Bilimsel değer taşıyan eşyaya ilişkin hükümler saklı kalmak üzere define, içinde bulunduğu taşınmaz veya taşınır malın malikinin olur. Defineyi bulan kimse, değerinin yarısını aşmamak üzere uygun bir ödül isteyebilir (TMK m. 772).
Bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şeyler ile eski eserlerin bulunması hâlinde özel kanun hükümleri uygulanır (TMK m. 773).
D. İşleme, Karışma ve Birleşme
İşleme. Bir kimse başkasına ait bir şeyi işler veya başka bir şekle sokarsa, emeğin değerinin o şeyin değerinden fazla olması hâlinde yeni şey işleyenin, aksi hâlde malikin olur. İşleyen iyiniyetli değilse, emeğin değeri daha fazla olsa bile hâkim yeni şeyi malike bırakabilir. Tazminat ve sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakları saklıdır (TMK m. 775).
Karışma ve birleşme. Birden çok kişinin taşınır malları önemli bir zarara uğratılmadan veya aşırı emek ve para harcanmadan ayrılmayacak şekilde birbiriyle birleşmiş veya karışmışsa, o kişiler yeni şey üzerinde kendi taşınırlarının birleşme veya karışma zamanındaki değerleri oranında paylı mülkiyete sahip olur (TMK m. 776/1).
Bir taşınır, diğerinin ikincil nitelikte bütünleyici parçası olacak şekilde karışır veya birleşirse, eşyanın tamamı ana parçanın malikinin olur (TMK m. 776/2).
Kazandırıcı zamanaşımı. Başkasının taşınır bir malını davasız ve aralıksız beş yıl, iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimse, zamanaşımı yoluyla o taşınırın maliki olur. Zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyet, bir yıl içinde eşyayı ele geçirir veya açacağı bir dava yoluyla yeniden elde ederse zamanaşımı kesilmiş olmaz (TMK m. 777/1–2).
E. Üç Kurumun Karşılaştırması
Sınavda en sık karıştırılan üçlü, sahipsiz eşya, kaybedilmiş eşya ve definedir. Ayrım, eşyanın malikinin bulunup bulunmadığı ve bulunamamasının sebebi üzerinden kurulur.
| Ölçüt | Sahipsiz eşya | Kaybedilmiş eşya | Define |
|---|---|---|---|
| Malikin durumu | Hiç olmamış veya terk etmiş | Vardır, mülkiyeti sürer | Artık bulunmadığı kesin |
| Bulanın yükümlülüğü | Yok | Bildirme, araştırma, ilân | Yok |
| Mülkiyeti kazanan | Zilyetliğe geçiren | Beş yıl sonra bulan | Malın maliki |
| Bulanın malî hakkı | Mülkiyetin kendisi | Giderler ve uygun ödül | Değerin yarısını aşmayan ödül |
| Dayanak | TMK m. 767 | TMK m. 769–771 | TMK m. 772 |
Tablonun okunma yönü şudur: eşyanın maliki ne kadar belirsizse bulanın hakkı o kadar güçlenir. Sahipsiz eşyada bulan doğrudan malik olur; kaybedilmiş eşyada ancak süre geçince ve yükümlülüklerini yerine getirmişse; definede ise hiçbir zaman malik olmaz, yalnız ödül alır.
Örnek olay
(A), sokakta değerli bir saat bulmuş ve kolluk kuvvetlerine bildirmiştir. Altı ay sonra saat hâlâ aranmadığından, (A) saati kendi malı sayarak bir kuyumcuya satmıştır. Ayrı bir olayda (B), kendi arazisinde derin kazı yaparken çok eski bir dönemden kalma altın sikkeler bulmuştur; kazıyı yapan işçi (C), sikkelerin kendisine ait olduğunu ileri sürmektedir. Üçüncü olarak (D), (E)'ye ait kumaşı izinsiz alıp ondan yüksek değerli bir giysi dikmiştir.
Değerlendirme: Üç olay, taşınır mülkiyetinin üç ayrı kazanma yoluna ilişkindir.
Bulunmuş saat. Kaybedilmiş eşya sahipsiz değildir; maliki vardır ve (A) onu sahiplenemez. Bulan kimse, ancak ilân veya bildirme tarihinden başlayarak beş yıl içinde malik ortaya çıkmazsa ve yükümlülüklerini yerine getirmişse mülkiyeti kazanır (TMK m. 771/1).
(A) altı ay sonra satış yaptığına göre henüz malik olmamıştır; yaptığı satış yetkisiz tasarruftur. Buna karşılık saati iyiniyetle satın alan kuyumcunun durumu ayrı değerlendirilir: saat, malikin elinden iradesi dışında çıkmıştır; malik bu yüzden beş yıllık süre boyunca taşınır davası açma imkânını korur (TMK m. 989/1). Bedel ödeme koşulu edinenin değil devredenin sıfatına bağlıdır: eşya açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satanlardan edinilmişse dava ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir (TMK m. 989/2). Burada satıcı (A) sıradan bir kişidir; bu sebeple malik saati kuyumcudan bedel ödemeksizin geri alabilir.
Sikkeler. Bulunmalarından çok zaman önce gömülmüş olduğu ve artık malikinin bulunmadığı kesin olarak anlaşılan değerli şeyler define sayılır ve içinde bulunduğu taşınmazın malikinin olur (TMK m. 772/1–2). Sikkeler (B)'ye aittir; (C)'nin mülkiyet iddiası yerinde değildir. (C) yalnız defineyi bulan sıfatıyla, değerinin yarısını aşmamak üzere uygun bir ödül isteyebilir (TMK m. 772/3).
Sikkeler bilimsel değer taşıyor ya da eski eser niteliğindeyse sonuç değişir: bu hâlde özel kanun hükümleri uygulanır (TMK m. 773) ve genel define kuralı geri çekilir.
Giysi. İşlemede ölçü, emeğin değerinin işlenen şeyin değerini aşıp aşmadığıdır (TMK m. 775/1). Giysinin değeri kumaşın değerini aşıyorsa yeni şey kural olarak işleyenin olur. Ancak (D) kumaşı izinsiz almıştır ve iyiniyetli değildir; bu hâlde emeğin değeri daha fazla olsa bile hâkim yeni şeyi malike bırakabilir (TMK m. 775/2). Her hâlde tazminat ve sebepsiz zenginleşme istemleri saklıdır.
Örnek olay
(R), deposundaki makineyi (S)'ye satmış, ancak makineyi kira sözleşmesi yaparak kendi elinde tutmaya devam etmiştir. Bir süre sonra (R), aynı makineyi bir bankaya rehnetmek istemiş; teslim yapamayacağı için önce satışı, sonra kirayı göstererek makinenin artık (S)'nin olduğunu ileri sürmüştür. Ayrı bir olayda (T)'nin arı oğulu, komşusu (U)'nun kovanına göçmüş; (T) oğulun kendisine ait olduğunu, olmazsa bedelini istediğini bildirmiştir. Üçüncü olarak, sel sularının sürüklediği bir hayvan (V)'nin arazisine girmiş, (V) hayvanı kendi sürüsüne katmıştır.
Değerlendirme: Üç olay da taşınır mülkiyetinin sınır hâllerine ilişkindir.
Makine. Bir taşınırın mülkiyetini nakleden kimse özel bir hukukî ilişkiye dayanarak zilyetliği korursa mülkiyet teslimsiz geçer (TMK m. 766/1). (R) ile (S) arasındaki satış ve ardından kurulan kira ilişkisi, biçimsel olarak hükmen teslimin tanımına uyar.
Ne var ki kanun bu imkânı sınırlamıştır: işlem üçüncü kişileri zarara sokmak veya taşınır rehni kurallarından kurtulmak için yapılmışsa mülkiyetin nakli sonuç doğurmaz ve böyle bir amaç güdülüp güdülmediğini hâkim takdir eder (TMK m. 766/1–2). Olayda amaç açıktır: taşınır rehninin teslim koşulunu (TMK m. 939/1) dolanmak. Hâkim bu amacı saptarsa devir sonuç doğurmaz ve makine (R)'nin malvarlığında sayılır.
Arı oğulu. Kanun, oğulun komşu araziye geçmesini tek başına sahipsizlik sebebi saymaz (TMK m. 768/3); bu yönüyle (T)'nin mülkiyeti kural olarak sürer. Ne var ki oğulun bir başkasının kovanına yerleşmesi ayrıca düzenlenmiştir ve sonucu tersine çevirir: kovan maliki oğulu bedelsiz kazanır (TMK m. 774/2). Ölçü, oğulun nereye konduğu değil, kimin kovan düzenine katıldığıdır. Oğul (U)'nundur ve (T)'nin bedel istemi de karşılıksız kalır.
Hayvan. Doğal güçlerin etkisiyle taşınan hayvan, kimin egemenlik alanına girmişse o kimse kaybolan eşyayı bulanın hak ve yükümlülüklerine tâbi olur (TMK m. 774/1). (V) hayvanı sahiplenemez; bildirme ve araştırma yükümlülüğü altındadır (TMK m. 769). Ancak ilân veya bildirmeden başlayarak beş yıl içinde malik ortaya çıkmazsa mülkiyeti kazanır (TMK m. 771/1); malik çıkarsa yaptığı giderleri ve uygun bir ödülü isteyebilir (TMK m. 771/2).
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2025 HMGS (NİSAN)
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 2002 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 KPSS / ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 KPSS / ADLİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2009 ADLİ YARGI (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2010 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2011 ADLİ YARGI (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2012 AVUKATLAR İÇİN ADLİ YARGI (MAYIS)
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2012 İDARİ YARGI
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2008 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2009 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 12 2008 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 5 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.