EduMiXX Hukuk HMGS

Medeni Hukuk › Başlık 43 / 60

Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi

6 Hâkimlik 2 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Mirasbırakan, son arzularının yerine getirilmesini mirasçıların iyi niyetine bırakmak zorunda değildir: bu iş için bir görevli atayabilir ve görevlinin yetkileri kanunla belirlenmiştir.

Atanma ve Görevin Kabulü

Görevli yalnız vasiyetnameyle atanır (TMK m. 550/1); başka bir yolla atanamaz. Fiil ehliyeti atama anında değil, göreve başlama anında aranır (TMK m. 550/2).

Görev, sulh hâkimi tarafından görevliye bildirilir; bildirimden başlayarak onbeş gün içinde kabul edilmediği hâkime bildirilmezse görev kabul edilmiş sayılır (TMK m. 550/3). Kanun susmayı kabul olarak değerlendirmiştir — reddetmek isteyen bunu açıkça bildirmek zorundadır. Görevli hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir; ücret tereke borcudur.

Birden çok görevli atanmışsa, tasarruftan veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça görevi birlikte yürütürler. Biri görevi kabul etmez, edemez ya da görevi sona ererse diğerleri devam eder. Birlikte hareket etmek üzere atanmış olsalar bile acele hâllerde her biri tek başına gerekli işlemleri yapabilir (TMK m. 551).

Görev; tamamlanma, görevlinin ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi, istifa ve sulh hâkimince görevine son verilmesi hâllerinde sona erer. Sona erme terekeye ilişkin işlemleri durdurmaz; tamamlanmamış işler mirasçılara ya da yeni görevliye geçer.

Görev ve Yetki

Mirasbırakan aksini öngörmüş veya sınırlı bir görev vermiş olmadıkça görevli, son arzuların yerine getirilmesi için gerekli bütün işlemleri yapmakla görevli ve yetkilidir (TMK m. 552/1).

Kanun bunu örneklerle somutlaştırır: göreve başladıktan sonra gecikmeksizin terekedeki malların, hakların ve borçların listesini düzenler — olanak varsa mirasçılar hazır bulundurulur; terekeyi yönetir ve gerektiği ölçüde tereke mallarının zilyetliğinin kendisine devrini ister; tereke borçlarını öder ve vasiyetleri yerine getirir; paylaşma için gerekli hazırlıkları yapar ve mirasbırakanın paylaştırma kurallarına uyar.

Tasarruf yetkisi sınırlıdır. Mirasbırakan taahhüt etmiş olmadıkça, tereke mallarının devri veya bunlar üzerinde sınırlı ayni hak kurulması sulh hâkiminin yetki vermesine bağlıdır; hâkim olanak varsa mirasçıları dinledikten sonra karar verir. Olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için yetki almaya gerek yoktur (TMK m. 553).

Görevlinin konumu öğretide kendine özgü sayılır: ne mirasçıların vekilidir ne terekenin organı; görevini kanundan ve mirasbırakanın tasarrufundan alır. Pratik sonucu, görevlinin mirasçıların talimatına bağlı olmamasıdır. Görevli son arzuları yerine getirmekle yükümlüdür ve bu yükümlülük mirasçıların menfaatiyle çatışabilir; çatışmada ölçü mirasbırakanın iradesidir, mirasçıların denetim yolu ise sulh hâkimine başvurmaktır.

Yetki terekeyle sınırlıdır: görevli mirasçıların kişisel malvarlıklarına ilişkin işlem yapamaz, onları borç altına sokamaz ve paylaşmayı tek başına sonuçlandıramaz — paylaşma mirasçıların anlaşmasıyla ya da mahkeme kararıyla gerçekleşir.

Denetim ve Sorumluluk

Görevli, görevinin yerine getirilmesinde sulh hâkiminin denetimine tâbidir; hâkim şikâyet üzerine veya re'sen gereken önlemleri alır (TMK m. 555/1–2).

Görevlinin yetersiz olduğu, görevini kötüye kullandığı veya ağır ihmali tespit edilirse sulh hâkimi tarafından görevine son verilir. Bu karara karşı tebliğinden başlayarak onbeş gün içinde asliye mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir (TMK m. 555/3).

Sorumluluk ölçüsü nettir: görevli, görevini yerine getirirken özen göstermekle yükümlüdür ve ilgililere karşı bir vekil gibi sorumludur (TMK m. 556). Vekilin özen borcuna ilişkin ağır ölçü burada da uygulanır.

Sınavda Ne Çıkar

  • Görevli yalnız vasiyetnameyle atanır; ehliyet göreve başlama anında aranır.
  • Bildirimden itibaren onbeş gün içinde reddedilmezse görev kabul edilmiş sayılır — susma kabuldür.
  • Birden çok görevli birlikte hareket eder; acele hâllerde her biri tek başına işlem yapabilir.
  • Yetki geneldir; mirasbırakan sınırlı görev vermişse o ölçüde daralır.
  • Tereke malının devri veya üzerinde sınırlı ayni hak kurulması için sulh hâkiminin yetkisi gerekir; olağan giderler için gerekmez.
  • Görevli mirasçıların talimatına bağlı değildir; denetim yolu sulh hâkimidir.
  • Görevine son verme kararına itiraz onbeş gündür ve verilen karar kesindir.
  • Görevli ilgililere karşı vekil gibi sorumludur.

Mirasbırakan, son arzularının yerine getirilmesini mirasçıların iyi niyetine bırakmak zorunda değildir. Bu iş için bir görevli atayabilir ve görevlinin yetkileri kanunla belirlenmiştir.

A. Atanması ve Görevin Kabulü

Mirasbırakan, vasiyetnameyle bir veya birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir (TMK m. 550/1). Atama yalnız vasiyetnameyle yapılabilir; başka bir yolla görevli atanamaz.

Görevlinin, göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir (TMK m. 550/2). Ehliyet, atama anında değil göreve başlama anında aranır.

Görev, sulh hâkimi tarafından görevliye bildirilir; bildirim tarihinden başlayarak onbeş gün içinde kabul edilmediği sulh hâkimine bildirilmezse görev kabul edilmiş sayılır (TMK m. 550/3). Kanun burada susmayı kabul olarak değerlendirmiştir; reddetmek isteyen görevli bunu açıkça bildirmek zorundadır.

Görevli, hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir (TMK m. 550/4). Ücret tereke borcudur.

Birden çok görevli atanmışsa, tasarruftan veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça görevi birlikte yürütürler. Biri görevi kabul etmez, edemez ya da görevi sona ererse, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça diğerleri göreve devam eder. Birlikte hareket etmek üzere atanmış olsalar bile acele hâllerde her biri gerekli işlemleri yapabilir (TMK m. 551).

Görevin sona ermesi başlıca şu hâllerde gerçekleşir:

  • Görevin tamamlanması — son arzuların yerine getirilmesi ve paylaşmanın hazırlanması
  • Görevlinin ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi
  • Görevlinin istifası
  • Sulh hâkimi tarafından görevine son verilmesi

Görevin sona ermesi terekeye ilişkin işlemlerin durmasına yol açmaz; tamamlanmamış işler mirasçılara ya da yeni atanacak görevliye geçer.

B. Görev, Temsil ve Ücret

Mirasbırakan tasarrufunda aksini öngörmüş veya sınırlı bir görev vermiş olmadıkça, görevli mirasbırakanın son arzularının yerine getirilmesi için gerekli bütün işlemleri yapmakla görevli ve yetkilidir (TMK m. 552/1).

Kanun bu genel yetkiyi örneklerle somutlaştırmıştır. Görevli özellikle şunları yapar:

  • Göreve başladıktan sonra gecikmeksizin terekedeki malların, hakların ve borçların listesini düzenler; olanak varsa mirasçılar hazır bulundurulur.
  • Terekeyi yönetir ve yönetimin gerektirdiği ölçüde tereke mallarının zilyetliğinin kendisine devrini ister.
  • Tereke borçlarını öder ve vasiyetleri yerine getirir.
  • Paylaşma için gerekli hazırlıkları yapar ve mirasbırakanın paylaştırma kurallarına uyar.

Görevlinin tasarruf yetkisi sınırlıdır. Mirasbırakan taahhüt etmiş olmadıkça, terekeye dâhil malların görevli tarafından devri veya bunlar üzerinde sınırlı ayni haklar kurulması, sulh hâkiminin yetki vermesine bağlıdır. Hâkim, olanak bulunduğu takdirde mirasçıları dinledikten sonra karar verir. Olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için yetki almaya gerek yoktur (TMK m. 553).

Görevlinin konumu, mirasçıların temsilcisi olmakla mirasbırakanın temsilcisi olmak arasında bir yerdedir. Öğretide baskın görüş, görevlinin kendine özgü bir hukukî konumu bulunduğu yönündedir: ne mirasçıların vekilidir ne de terekenin organı; görevini kanundan ve mirasbırakanın tasarrufundan alır.

Bu konumun pratik sonucu, görevlinin mirasçıların talimatına bağlı olmamasıdır. Görevli, mirasbırakanın son arzularını yerine getirmekle yükümlüdür ve bu yükümlülük mirasçıların menfaatiyle çatışabilir. Çatışma hâlinde ölçü, mirasbırakanın iradesidir; mirasçıların denetim yolu ise sulh hâkimine başvurmaktır.

Görevlinin yetkisi terekeyle sınırlıdır. Mirasçıların kişisel malvarlıklarına ilişkin işlem yapamaz, mirasçıları borç altına sokamaz ve paylaşmayı tek başına sonuçlandıramaz; paylaşma için gerekli hazırlıkları yapar, ancak paylaşma mirasçıların anlaşmasıyla ya da mahkeme kararıyla gerçekleşir.

C. Sorumluluk ve Sulh Hâkiminin Denetimi

Görevli, görevinin yerine getirilmesinde sulh hâkiminin denetimine tâbidir. Hâkim, şikâyet üzerine veya re'sen gereken önlemleri alır (TMK m. 555/1–2).

Görevlinin yetersiz olduğu, görevini kötüye kullandığı veya ağır ihmali tespit edilirse, sulh hâkimi tarafından görevine son verilir. Bu karara karşı tebliğinden başlayarak onbeş gün içinde asliye mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir (TMK m. 555/3).

Sorumluluk bakımından ölçü nettir: görevli, görevini yerine getirirken özen göstermekle yükümlüdür ve ilgililere karşı bir vekil gibi sorumludur (TMK m. 556). Vekilin özen borcuna ilişkin ağır ölçü burada da uygulanır.

Örnek olay

(D), vasiyetnamesinde (E)'yi vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atamıştır. Sulh hâkimi görevi (E)'ye bildirmiş, (E) hiçbir cevap vermemiştir. Yirmi gün sonra (E), görevi kabul etmediğini bildirmiştir. Bu arada (E), terekedeki bir taşınmazı, hâkimden yetki almaksızın satmıştır. Mirasçılar hem görevin hiç doğmadığını hem de satışın geçersiz olduğunu ileri sürmektedir.

Değerlendirme: İki iddia farklı sonuçlara varır.

Görevin kabulü. Görev, sulh hâkimi tarafından bildirilir ve bildirim tarihinden başlayarak onbeş gün içinde kabul edilmediği bildirilmezse kabul edilmiş sayılır (TMK m. 550/3). (E) süresinde ret bildiriminde bulunmadığına göre görev kabul edilmiş sayılır; yirminci gündeki beyan görevin doğmasını engellemez, olsa olsa TMK m. 554/2 anlamında görevden ayrılma beyanı olarak değerlendirilir. Mirasçıların "görev hiç doğmadı" iddiası yerinde değildir.

Satış işlemi. Görevlinin genel yetkisi, tereke mallarının devrini kapsamaz. Mirasbırakan taahhüt etmiş olmadıkça, terekeye dâhil malların devri sulh hâkiminin yetki vermesine bağlıdır (TMK m. 553). Hâkim yetkisi alınmadan yapılan satış, görevlinin yetkisini aşan bir işlemdir.

Bu aşım iki sonuç doğurur. İşlem bakımından, yetkisiz olarak yapılan tasarruf mirasçıları bağlamaz; hâkimin sonradan vereceği yetki ya da mirasçıların icazeti olmadıkça geçerli hâle gelmez. Kişisel sorumluluk bakımından ise (E), kendisine kanunla yüklenen özen borcuna aykırı davranmıştır; ilgililere karşı sorumluluğu vekilinki gibi değerlendirilir (TMK m. 556) ve doğan zararı karşılar.

Mirasçılar ayrıca sulh hâkimine başvurabilir. Görevlinin yetersiz olduğu, görevini kötüye kullandığı veya ağır ihmali tespit edilirse hâkim görevine son verir; karara karşı onbeş gün içinde asliye mahkemesine itiraz edilebilir ve verilen karar kesindir (TMK m. 555/3).

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 8 soru eşleşti, ilk 8 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2025 HMGS (EYLÜL)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre mirasın resmî tasfiyesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Terekedeki taşınmazların hiçbir şekilde pazarlık yoluyla satılması mümkün değildir.
B) Mirasçılar, resmî tasfiye sonucu terekenin borçları tereke mevcudundan karşılanamadığı takdirde bu borçtan kişisel mal varlıklarıyla sorumlu olur.
C) Birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi, terekenin diğer mirasçılar tarafından resmî tasfiyesini istemeye kural olarak engel değildir.
D) Sadece atanmış mirasçılar terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir.
E) Resmî tasfiyeden sorumlu tasfiye memuru, göreviyle ilgili işlerini sulh mahkemesinin gözetim ve denetimi altında yürütür.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 2 2026 HMGS (NİSAN)
Miras bırakan M, K'yi vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atamıştır. Sulh hâkimi tarafından görev kendisine bildirilen K, bu görevi yasal süresi içinde kabul etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre K'nin bu göreviyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir.
B) Atanmasını geçersiz kılan bir sebebin varlığı hâlinde görevi ancak sulh hâkiminin kararıyla sona erer.
C) Tereke ile ilgili dava ve takiplerde miras ortaklığını temsil eder.
D) Hizmetlerinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir.
E) İlgililere karşı vekil gibi sorumludur.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 3 İDARİ YARGI
Mal vasiyetiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Mal vasiyetinde kişi tereke borçlarından sorumlu değildir.
B) Mal vasiyeti alacaklısı, miras bırakanın ölümünde sadece bir alacak hakkına sahip olur.
C) Mal vasiyeti alacaklısı hakkını sadece alacağı yerine getirme yükümlülüğü altında olan vasiyet borçlularına yöneltebilir.
D) Mal vasiyeti alacaklısı kendisine bırakılan malı duruma göre tescil, teslim veya temlik yoluyla elde eder.
E) Miras bırakan bir mal vasiyetinde bulunmuş fakat vasiyet alacaklısını belirtmemişse mirasçılar aralarında anlaşarak vasiyet alacaklısını belirler.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 4 2025 KPSS
37. "Kendisinden 10.000 TL karşılığında keman satın alacağım konusunda Beste'yle anlaştık fakat kemanı bana teslim etmediği için ücretini ödemedim." Bu savunma ifadesi aşağıdakilerden hangisine örnek oluşturur?
A) İnkâr
B) Feragat
C) Kabul
D) İtiraz
E) Defi
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 5 2024 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
46. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre vasiyeti yerine getirme görevlisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Kural olarak kendisini göreve atayan ölüme bağlı tasarrufun yapıldığı anda fiil ehliyetine sahip olması gerekir.
B) Hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir.
C) Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi birlikte hareket etmek üzere atanmış olsa bile acele hallerde kural olarak her biri gerekli işlemleri yapabilir.
D) Görevinin yerine getirilmesinde sulh hâkiminin denetimine tabidir.
E) Görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle görevine son verilenler, bu karara karşı asliye mahkemesine itiraz edebilir.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 6 2014 ADLİ İDARİ HAKİMLİK
Aşağıdakilerden hangisi resmi vasiyetname düzenlenmesine tanık olarak katılabilir?
A) Okuryazar olmayanlar
B) Mirasbırakanın eşi
C) Mirasbırakanın kardeşi
D) Mirasbırakanın yeğeni
E) Mirasbırakanın annesi
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 7 2019 ADLİ İDARİ HAKİMLİK
482. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atandığı kendisine sulh hâkimi tarafından bildirilen kişi, bildirim tarihinden başlayarak en geç kaç gün içinde görevi kabul etmediğini sulh hâkimine bildirmezse bu görevi kabul etmiş sayılır?
A) 5
B) 7
C) 10
D) 15
E) 30
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 8 2020 ADLİ İDARİ HAKİMLİK
Vedat yapmış olduğu yazılı vasiyetnameyle halı koleksiyonunun, oğlu Furkan'a verilmesini ancak onun da koleksiyondaki Bünyan halılarını kardeşi Berkay'a vermesini istiyor. Buna göre Berkay lehine yapılan vasiyetin niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Alt vasiyet
B) Ön vasiyet
C) Irat vasiyeti
D) İntifa vasiyeti
E) Alacak vasiyeti
Cevabı göster
Cevap: A.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 4 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 286
Vasiyeti yerine getirme görevlisine bildirilen görev, kaç gün içinde kabul edilmediği bildirilmezse kabul edilmiş sayılır?
A) Beş gün
B) On gün
C) On beş gün
D) Yirmi beş gün
E) Otuz gün
Cevabı göster
Cevap: C. Görev, sulh hâkimi tarafından görevliye bildirilir; bildirim tarihinden başlayarak on beş gün içinde kabul edilmediği sulh hâkimine bildirilmezse görev kabul edilmiş sayılır. Kanun burada susmayı kabul olarak değerlendirmiştir; reddetmek isteyen görevli bunu açıkça bildirmek zorundadır. Görevli yalnız vasiyetnameyle atanır ve göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir; ehliyet atama anında değil göreve başlama anında aranır. Görevli ayrıca hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir ve bu ücret tereke borcudur.

Şık analizi

A) Beş günlük bir süre kanunda öngörülmemiştir; görevliye daha uzun bir düşünme süresi tanınmıştır.
B) On gün, vasiliğe atamada kaçınma ve itiraz süresidir; buradaki süre bu değildir.
D) Yirmi beş günlük bir süre kanunda yer almaz.
E) Otuz gün, terekeye ilişkin başka sürelerle karıştırılmasından doğar; kanundaki süre daha kısadır.
Soru 287
Vasiyeti yerine getirme görevlisi bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Görevli yalnız vasiyetnameyle atanabilmekte, başka yolla atanamamaktadır.
B) Fiil ehliyeti, atama anında değil göreve başlama anında aranmaktadır.
C) Birden çok görevli kural olarak görevi birlikte yürütmekle yükümlüdür.
D) Birlikte hareket edenler acele hâllerde tek başına işlem yapamaz.
E) Görevli hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteme hakkına sahiptir.
Cevabı göster
Cevap: D. Mirasbırakan vasiyetnameyle bir veya birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir; atama yalnız bu yolla yapılabilir. Görevlinin göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir; ehliyet atama anında değil göreve başlama anında aranır. Birden çok görevli atanmışsa, tasarruftan veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça görevi birlikte yürütürler ve biri görevi kabul etmez, edemez ya da görevi sona ererse diğerleri göreve devam eder. Kanun bir istisna getirmiştir: birlikte hareket etmek üzere atanmış olsalar bile acele hâllerde her biri gerekli işlemleri tek başına yapabilir. Görevli ayrıca uygun bir ücret isteyebilir.

Şık analizi

A) Doğru ifade — görevli yalnız vasiyetnameyle atanır; başka bir yolla atama mümkün değildir.
B) Doğru ifade — ehliyet göreve başlama anında aranır, atama anında değil.
C) Doğru ifade — birden çok görevli kural olarak görevi birlikte yürütür.
E) Doğru ifade — görevli uygun bir ücret isteyebilir ve bu ücret tereke borcudur.
Soru 288
Aşağıdakilerden hangisi vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevleri arasında yer almaz?
A) Terekedeki malların, hakların ve borçların listesini düzenlemek
B) Terekeyi yönetmek ve tereke mallarının zilyetliğinin devrini istemek
C) Tereke borçlarını ödemek ve vasiyetleri yerine getirmek
D) Paylaşma için gerekli hazırlıkları yapmak
E) Paylaşmayı tek başına sonuçlandırarak mirasçılara tebliğ etmek
Cevabı göster
Cevap: E. Mirasbırakan tasarrufunda aksini öngörmüş veya sınırlı bir görev vermiş olmadıkça, görevli son arzuların yerine getirilmesi için gerekli bütün işlemleri yapmakla görevli ve yetkilidir. Kanun bu genel yetkiyi örneklerle somutlaştırmıştır: terekedeki malların, hakların ve borçların listesini düzenlemek, terekeyi yönetmek ve yönetimin gerektirdiği ölçüde tereke mallarının zilyetliğinin kendisine devrini istemek, tereke borçlarını ödemek ve vasiyetleri yerine getirmek, paylaşma için gerekli hazırlıkları yapmak. Ancak görevlinin yetkisi terekeyle sınırlıdır; paylaşmayı tek başına sonuçlandıramaz. Paylaşma mirasçıların anlaşmasıyla ya da mahkeme kararıyla gerçekleşir.

Şık analizi

A) Bu gerçekten görevlerindendir. Görevli göreve başladıktan sonra gecikmeksizin liste düzenler.
B) Bu gerçekten görevlerindendir. Yönetim için gerekli ölçüde zilyetliğin devri istenebilir.
C) Bu gerçekten görevlerindendir. Tereke borçlarının ödenmesi ve vasiyetlerin yerine getirilmesi görevin özüdür.
D) Bu gerçekten görevlerindendir. Görevli paylaşmanın hazırlıklarını yapar.
Soru 289
Vasiyeti yerine getirme görevlisi, sulh hâkiminden yetki almaksızın terekedeki bir taşınmazı satmıştır. Mirasçılar buna itiraz etmektedir. Buna göre hangi sonuca varılır?
A) Görevlinin genel yetkisi devri kapsadığından işlem geçerlidir.
B) Satış görevlinin yetkisini aşar; mirasçıları bağlamamaktadır.
C) İşlem geçerlidir; görevli yalnız mirasçılara tazminat öder.
D) Olağan gider niteliğindeki tasarruflar da hâkim yetkisine bağlıdır.
E) Görevlinin sorumluluğu kusursuz sorumluluk olarak değerlendirilir.
Cevabı göster
Cevap: B. Görevlinin genel yetkisi tereke mallarının devrini kapsamaz. Mirasbırakan taahhüt etmiş olmadıkça, terekeye dâhil malların görevli tarafından devri veya bunlar üzerinde sınırlı ayni haklar kurulması sulh hâkiminin yetki vermesine bağlıdır; hâkim olanak bulunduğu takdirde mirasçıları dinledikten sonra karar verir. Buna karşılık olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için yetki almaya gerek yoktur. Hâkim yetkisi alınmadan yapılan satış görevlinin yetkisini aşan bir işlemdir ve mirasçıları bağlamaz; hâkimin sonradan vereceği yetki ya da mirasçıların icazeti olmadıkça geçerli hâle gelmez. Görevli ayrıca ilgililere karşı bir vekil gibi sorumludur ve doğan zararı karşılar.

Şık analizi

A) Genel yetki devri kapsamaz; devir için sulh hâkiminin ayrıca yetki vermesi gerekir.
C) İşlem kendiliğinden geçerli olmaz; yetkisiz tasarruf mirasçıları bağlamaz.
D) Olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için hâkim yetkisi aranmaz.
E) Görevlinin sorumluluğu vekilinki gibidir; özen borcuna dayanan bir sorumluluktur.

← Miras Sözleşmesi ve Mirastan FeragÖlüme Bağlı Tasarrufların İptali →