EduMiXX Hukuk HMGS

Medeni Hukuk › Başlık 44 / 60

Ölüme Bağlı Tasarrufların İptali

5 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Ölüme bağlı tasarruf, kanunun aradığı koşulları taşımıyorsa kendiliğinden hükümsüz sayılmaz. Kural iptal edilebilirliktir: tasarruf, süresinde açılacak bir davayla ortadan kaldırılır; dava açılmazsa ayakta kalır. Bu tercih, mirasbırakanın son iradesini korumaya yöneliktir.

İptal Sebepleri

Kanun dört sebep sayar (TMK m. 557): tasarrufun mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmış olması; yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması; içeriğinin, bağlandığı koşulların veya yüklemelerin hukuka ya da ahlâka aykırı olması; kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması.

Sebeplerin ikisi mirasbırakanın iradesine, ikisi tasarrufun içerik ve biçimine ilişkindir. İrade sakatlığında mirasbırakanın, sakatlığı öğrendikten sonra bir yıl içinde dönmemesi tasarrufu geçerli kılar (TMK m. 504/1); o hâlde iptal davası da açılamaz.

Ortak özellik, hepsinin tasarrufun kuruluşuna ilişkin olmasıdır. Tasarrufun sonradan uygulanamaz hâle gelmesi, konusunun ortadan kalkması ya da lehtarın ölmesi iptal sebebi değildir — bunlar tasarrufun gerçekleşmemesi hâlleridir ve ayrı hükümlere tâbidir.

Şekle aykırılıkta kanunun aradığı her unsur bir geçerlilik şartıdır, ancak şeklin amacına ulaşılıp ulaşılmadığı da gözetilir: iradeyi kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya koyan bir metnin küçük bir usul eksikliği yüzünden iptali kolay kabul edilmez, buna karşılık el yazısı, tarih ve imza gibi çekirdek unsurların eksikliği doğrudan iptale götürür.

Ehliyetsizlik iddiasında ispat yükü davacıdadır: ayırt etme gücü asıl olduğundan (TMK m. 13), tasarruf anında bulunmadığını ileri süren bunu ispatlar — çoğu zaman tıbbî kayıtlar, tanık beyanları ve tasarrufun içeriğiyle.

Davacı ve Davalı

İptal davasını, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı açabilir; dava tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir (TMK m. 558/1–2).

Davacı çevresi tenkisten geniştir: tenkisi kural olarak saklı paylı mirasçılar isteyebilirken, iptali menfaati bulunan herkes — atanmış mirasçı, vasiyet alacaklısı, saklı payı bulunmayan yasal mirasçı — isteyebilir.

Bir kısmî iptal kuralı vardır: dava, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayanıyorsa, tasarrufun tamamı değil yalnız bu kazandırmalar iptal edilir (TMK m. 558/3). Hüküm, resmî vasiyetnamedeki kazandırma yasağıyla birlikte okunmalıdır.

İptal kararı nispî etkilidir: tasarrufu herkes bakımından değil, yalnız davayı açan mirasçı bakımından ve onun payı ölçüsünde etkisiz kılar. Üç mirasçıdan biri dava açıp kazanırsa tasarruf onun payına düşen oranda hükümsüz sayılır, diğer ikisinin payları bakımından yürürlüğünü sürdürür. Aynı mantık tenkiste de geçerlidir.

Dava, iptali istenen tasarruftan yararlananlara karşı açılır: atanmış mirasçı, vasiyet alacaklısı ya da lehine kazandırma yapılan üçüncü kişi. Birden çok lehtar varsa sonuç her biri bakımından ayrı doğar.

Dava kazanılırsa iptal edilen tasarruf hiç yapılmamış sayılır, lehtar aldıklarını iade eder, tasarrufun kapsadığı değer yasal mirasçılara kalır (TMK m. 514/2) ve kısmî iptalde aynı vasiyetnamedeki diğer hükümler yürürlükte kalır.

Hak Düşürücü Süreler

İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl geçmekle düşer (TMK m. 559/1).

Üç unsurun birlikte öğrenilmesi arandığından, sürenin başlangıcı çoğu zaman vasiyetnamenin açılıp ilgililere bildirilmesinden sonraya düşer.

Kanun burada da kalıcı bir imkân tanır: hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 559/2). Süreler yalnız dava hakkını düşürür; kendisine karşı talepte bulunulan kişi, süre geçmiş olsa bile savunmada hükümsüzlüğü ileri sürebilir.

İptal ile tenkis karıştırılmamalıdır: iptal tasarrufun geçerliliğine yönelir ve onu ortadan kaldırır; tenkis geçerli bir tasarrufun saklı payı aşan kısmını indirir. Davacı sıfatı, sebepler ve süreler bu yüzden farklıdır.

Sınavda Ne Çıkar

  • Tasarruf kendiliğinden hükümsüz değildir; dava açılmazsa ayakta kalır.
  • Dört sebep: ehliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka/ahlâka aykırılık, şekle aykırılık.
  • Davayı menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı açar; saklı paylı olmak aranmaz.
  • Düzenlemeye katılanlara yapılan kazandırmalarda yalnız o kazandırmalar iptal edilir.
  • Süreler: öğrenmeden 1 yıl; her hâlde iyiniyetliye karşı 10, iyiniyetli olmayana karşı 20 yıl.
  • Sürenin başlaması için tasarruf, sebep ve hak sahipliğinin birlikte öğrenilmesi gerekir.
  • Def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
  • İptal geçerliliğe, tenkis saklı paya yönelir.

Ölüme bağlı tasarruf, kanunun aradığı koşulları taşımıyorsa kendiliğinden hükümsüz sayılmaz. Kural, iptal edilebilirliktir: tasarruf, süresinde açılacak bir dava ile ortadan kaldırılır; dava açılmazsa ayakta kalır. Bu tercih, mirasbırakanın son iradesini korumaya yöneliktir.

A. İptal Sebepleri

Kanun dört iptal sebebi saymıştır (TMK m. 557):

  • Tasarrufun, mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmış olması
  • Tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması
  • Tasarrufun içeriğinin, bağlandığı koşulların veya yüklemelerin hukuka veya ahlâka aykırı olması
  • Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması

Sebeplerin ikisi mirasbırakanın iradesine, ikisi tasarrufun içerik ve biçimine ilişkindir. İrade sakatlığı bakımından, mirasbırakanın sakatlığı öğrendikten sonra bir yıl içinde dönmemesi tasarrufu geçerli kılar (TMK m. 504/1); bu hâlde iptal davası da açılamaz.

İptal sebeplerinin ortak özelliği, hepsinin tasarrufun kuruluşuna ilişkin olmasıdır. Tasarrufun sonradan uygulanamaz hâle gelmesi, konusunun ortadan kalkması ya da lehtarın ölmesi iptal sebebi değildir; bunlar tasarrufun gerçekleşmemesi hâlleridir ve ayrı hükümlere tabidir.

Şekle aykırılık bakımından bir ölçü vardır: kanunun aradığı her unsur bir geçerlilik şartıdır, ancak şeklin amacına ulaşılıp ulaşılmadığı da gözetilir. Uygulamada, mirasbırakanın iradesini kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya koyan bir metnin küçük bir usul eksikliği yüzünden iptal edilmesi kolay kabul edilmez; buna karşılık el yazısı, tarih ve imza gibi çekirdek unsurların eksikliği doğrudan iptale götürür.

Ehliyetsizlik iddiasında ispat yükü davacıdadır. Ayırt etme gücü asıl olduğundan (TMK m. 13), tasarruf anında bu gücün bulunmadığını ileri süren taraf bunu ispatlamak zorundadır. İspat çoğu zaman tıbbî kayıtlar, tanık beyanları ve tasarrufun içeriğinin kendisiyle yapılır.

B. Davacı Sıfatı

İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir (TMK m. 558/1–2).

Davacı çevresi tenkis davasından geniştir: tenkisi kural olarak saklı paylı mirasçılar isteyebilirken (alacaklıları ve iflâs idaresi bakımından TMK m. 562 saklıdır), iptali menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı isteyebilir. Atanmış mirasçı, vasiyet alacaklısı ve saklı payı bulunmayan yasal mirasçı da davacı olabilir.

Kanun bir kısmî iptal kuralı getirmiştir: iptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde, tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir (TMK m. 558/3).

Bu hüküm, resmî vasiyetnamedeki kazandırma yasağıyla birlikte okunmalıdır: yasağın ihlali vasiyetnamenin tamamını değil, ilgili kazandırmayı düşürür.

Davanın sonucu da davacının konumuna göre değişir ve bu nokta sık yanlış öğretilir: iptal kararı nispî etkilidir; tasarrufu herkes bakımından değil, yalnız davayı açan mirasçı bakımından ve onun payı ölçüsünde etkisiz kılar. Dava açmayan mirasçılar bakımından tasarruf ayakta kalır.

Bunun pratik sonucu şudur: üç mirasçıdan yalnız biri iptal davası açıp kazanırsa, tasarruf onun payına düşen oranda hükümsüz sayılır; diğer ikisinin payları bakımından yürürlüğünü sürdürür. Aynı mantık tenkiste de geçerlidir — her mirasçı kendi saklı payı için dava açar ve karar başkasının payını genişletmez.

Kısmî iptal de mümkündür: dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir (TMK m. 558/2). Bir vasiyetnamedeki tek bir kazandırmanın iptali, diğer hükümleri etkilemez. Bu ayrım, ölüme bağlı tasarrufların mümkün olduğunca ayakta tutulması eğiliminin bir görünümüdür.

İptal davasında davalı sıfatı da belirlenmelidir. Dava, iptali istenen tasarruftan yararlanan kişilere karşı açılır: atanmış mirasçı, vasiyet alacaklısı ya da lehine kazandırma yapılan üçüncü kişi. Birden çok kişiye kazandırma yapılmışsa, dava her biri bakımından ayrı ayrı sonuç doğurur.

İptal davasının kazanılması hâlinde tasarruf ortadan kalkar ve şu sonuçlar doğar:

  • İptal edilen tasarruf hiç yapılmamış sayılır.
  • Tasarrufla kendisine kazandırma yapılan kişi aldıklarını iade eder.
  • Tasarrufun kapsadığı değer yasal mirasçılara kalır (TMK m. 514/2).
  • Aynı vasiyetnamede yer alan diğer hükümler, kısmî iptal söz konusuysa yürürlükte kalır.

C. Hak Düşürücü Süreler

İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer (TMK m. 559/1).

Üç unsurun birlikte öğrenilmesi arandığından, sürenin başlangıcı çoğu zaman vasiyetnamenin açılıp ilgililere bildirilmesinden sonraya düşer.

Kanun burada da bir kalıcı imkân tanımıştır: hükümsüzlük, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 559/2). Süreler yalnız dava hakkını düşürür; kendisine karşı talepte bulunulan kişi, süre geçmiş olsa bile savunmada hükümsüzlüğü ileri sürebilir.

İptal ile tenkis karıştırılmamalıdır. İptal, tasarrufun geçerliliğine yönelir ve tasarrufu ortadan kaldırır; tenkis, geçerli bir tasarrufun saklı payı aşan kısmını indirir. Davacı sıfatı, sebepler ve süreler bu sebeple farklıdır.

Örnek olay

(F)'nin vasiyetnamesi açılmıştır. Vasiyetnamede, düzenlemeye tanık olarak katılan (G)'nin eşine bir kazandırma yapılmıştır. Ayrıca vasiyetnamede (F)'nin, düzenleme tarihinde ileri derecede akıl zayıflığı içinde olduğu iddia edilmektedir. Mirasçılardan biri, vasiyetnamenin açılmasından on ay sonra, iptal sebebini yeni öğrendiğini belirterek dava açmıştır. Bir diğer mirasçı ise on beş ay sonra dava açmıştır; ancak kendisine karşı vasiyet alacaklısı tarafından talepte bulunulmuştur.

Değerlendirme: Sorunlar sırayla ele alınır.

Kazandırmanın akıbeti. Vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan tanığın eşine kazandırma yapılması, kanunun kazandırma yasağına aykırıdır (TMK m. 536/2). Ancak yaptırımın kapsamı sınırlıdır: iptal davası, tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların düzenlemeye katılmasının yol açtığı sakatlığa dayanıyorsa, tasarrufun tamamı değil yalnız bu kazandırmalar iptal edilir (TMK m. 558/3). Vasiyetnamenin diğer hükümleri ayakta kalır.

Ehliyetsizlik iddiası. Tasarrufun, mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmış olması bağımsız bir iptal sebebidir (TMK m. 557/1). Bu sebep ileri sürülür ve ispatlanırsa, sonuç kısmî değil tam iptaldir: vasiyetnamenin tamamı ortadan kalkar.

Birinci mirasçının davası. İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahipliğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde kullanılır (TMK m. 559/1). Sürenin başlangıcı vasiyetnamenin açılma tarihi değil, üç unsurun birlikte öğrenildiği tarihtir. Mirasçı sebebi yeni öğrendiğini ispatlayabiliyorsa, açılmadan on ay sonra açtığı dava süresindedir.

İkinci mirasçının durumu. On beş ay sonra açılan dava, öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık süre dolmuşsa reddedilir. Ancak bu mirasçıya karşı vasiyet alacaklısı talepte bulunduğuna göre, savunma yolu açıktır: hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK m. 559/2). Dava hakkı düşmüş olsa bile, kendisinden istenen edime karşı vasiyetnamenin hükümsüzlüğünü savunma olarak ileri sürebilir.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 6 soru eşleşti, ilk 6 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2025 HMGS (NİSAN)
Aşağıdakilerden hangisi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda ölüme bağlı tasarrufların iptali için dava açabilme sebepleri arasında sayılmamıştır?
A) Tasarruf, miras bırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa
B) Tasarruf, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa
C) Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlaka aykırıysa
D) Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa
E) Tasarruf konusu edim tasarruf yapıldığı sırada terekede bulunmuyorsa
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 2 2008 KPSS
Mirasın reddiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Mirası ret beyanı yazılı veya sözlü olarak miras bırakanın son yerleşim yeri sulh mahkemesine yapılır.
B) Miras bırakanın en yakın mirasçılarından tümü mirası reddettiği takdirde miras, bu kişiler miras bırakandan önce ölmüş olsalardı kimler mirasçı olacak idiyse onlara geçer.
C) Mirası ret 3 aylık bir hak düşürücü süreye tabi olup, yasal mirasçılar için bu süre miras bırakanın ölümünü ve kendisinin mirasçılığını öğrendiği tarihten itibaren başlar.
D) Malvarlığını aktifi, borçlarını karşılamaya yetmeyen bir mirasçı, sırf kendi alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddeden, mirası reddeden mirasçının alacaklıları kendilerine yeteri derecede güvence verilmediği takdirde mirasçının mirası reddettiği tarihten itibaren 6 ay içinde reddi iptal ettirebilirler.
E) Önemli sebeplerin varlığı halinde hâkim, mirası ret süresini uzatabilir veya mirasçılara yeni bir süre tanıyabilir.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 3 2000 ADLİ YARGI
(A), ölüme bağlı tasarrufla kızı (B)'yi mirastan ıskat ettiğini bildirmiş ancak sebep göstermemiştir. (B), buna karşı aşağıdaki yollardan hangisine başvurabilir?
A) Tenkis davası açarak mahfuz hissesinin yarısını alabilir.
B) Tenkis davası açarak mahfuz hissesinin tamamını alabilir.
C) İptal davası açarak kanuni miras hissesini alabilir.
D) Miras sebebiyle istihkak davası açarak kanuni miras hissesini alabilir.
E) (B), bu tasarrufa karşı hiçbir hak talep edemez.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 4 2022 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (KASIM)
Mahkeme kararıyla kısıtlanmış olan K, A ile gerekli şekil şartlarına uyarak bir miras sözleşmesi yapıyor. Bu sözleşmede, A'nın K'ye 180.000 TL ödeyeceği ve bunun karşılığında K öldüğünde K'nin otomobilinin A'ya kalacağı kararlaştırılıyor. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre bu sözleşmenin geçerliliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) K, bu sözleşme için aranan ehliyet şartlarını sağladığından ehliyetsizlik nedeniyle bu sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez.
B) Sözleşmenin geçerliliği askıdadır; sözleşme, K'nin yasal temsilcisinin vereceği onayla geçerli hâle gelir.
C) Sözleşme kesin hükümsüzdür; bu nedenle K'nin yasal temsilcisi onay verse dahi herhangi bir şekilde hüküm ve sonuç doğurmaz.
D) K'nin yasal mirasçıları, K öldükten sonra bu sözleşmeyi tek taraflı bir irade açıklamasıyla geçmişe etkili olarak ortadan kaldırabilir.
E) K'nin yasal mirasçıları, K öldükten sonra bu sözleşmeyi iptal davası açarak geçersiz kılabilir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 5 2014 ADLİ HAKİMLİK
Türk miras hukukuna göre ölüme bağlı tasarrufların iptali davası açma hakkı, iyi niyetli davalılara karşı her halde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren ne kadar süre geçmekle düşer?
A) 3 ay
B) 1 yıl
C) 5 yıl
D) 10 yıl
E) 20 yıl
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 6 2005 KPSS
I.Davayı açmakta menfaati bulunan tereke alacaklılarıII.Davayı açmakta menfaati bulunan yasal mirasçılarIII.Davayı açmakta menfaati bulunan atanmış mirasçılarIV.Davayı açmakta menfaati bulunan muayyen (belirli) mal vasiyeti alacaklısı Ölüme bağlı tasarrufların iptal davasıyukarıdakilerden hangisi veya hangileri tarafından açılamaz?
A) Yalnız I
B) Yalnız IV
C) I ve II
D) II ve III
E) III ve IV
Cevabı göster
Cevap: A.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 5 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 290
Aşağıdakilerden hangisi ölüme bağlı tasarrufların iptali sebepleri arasında yer almaz?
A) Tasarrufun, mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı sırada yapılması
B) Tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılması
C) Tasarrufun içeriğinin veya koşullarının hukuka ya da ahlâka aykırı olması
D) Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması
E) Lehine tasarruf yapılan kişinin mirasbırakandan önce ölmüş olması
Cevabı göster
Cevap: E. Kanun dört iptal sebebi saymıştır: tasarrufun mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmış olması, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, içeriğinin, bağlandığı koşulların veya yüklemelerin hukuka ya da ahlâka aykırı olması ve kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması. Sebeplerin ikisi mirasbırakanın iradesine, ikisi tasarrufun içerik ve biçimine ilişkindir. Ortak özellikleri hepsinin tasarrufun kuruluşuna ilişkin olmasıdır. Lehine tasarruf yapılan kişinin önce ölmesi ise iptal sebebi değil, tasarrufun gerçekleşmemesi hâlidir ve ayrı hükümlere tâbidir.

Şık analizi

A) Bu gerçekten iptal sebeplerindendir. Ehliyetsizlik bağımsız bir iptal sebebi olarak sayılmıştır.
B) Bu gerçekten iptal sebeplerindendir. İrade sakatlıkları ikinci bentte düzenlenmiştir.
C) Bu gerçekten iptal sebeplerindendir. İçerik, koşul ve yüklemedeki aykırılık üçüncü benttedir.
D) Bu gerçekten iptal sebeplerindendir. Şekle aykırılık dördüncü bentte yer alır.
Soru 291
İptal davasında davacı sıfatı bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Davayı, iptalde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı açabilir.
B) Saklı payı bulunmayan yasal mirasçı da iptal davası açabilmektedir.
C) Atanmış mirasçı da koşulları varsa iptal davasının davacısı olabilir.
D) Davacı çevresi, tenkis davasındaki davacı çevresinden dar tutulmuştur.
E) Dava, tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir.
Cevabı göster
Cevap: D. İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir ve dava tasarrufun tamamının ya da bir kısmının iptaline ilişkin olabilir. Davacı çevresi tenkis davasınınkinden dar değil, tam tersine geniştir: tenkisi kural olarak saklı paylı mirasçılar isteyebilirken, iptali menfaati bulunan her mirasçı veya vasiyet alacaklısı isteyebilir. Atanmış mirasçı, vasiyet alacaklısı ve saklı payı bulunmayan yasal mirasçı da davacı olabilir. Bu fark, iki davanın farklı amaçlara hizmet etmesinden doğar: iptal tasarrufun geçerliliğine, tenkis ise saklı paya yönelir.

Şık analizi

A) Doğru ifade — davayı iptalde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı açabilir.
B) Doğru ifade — iptal davasında saklı paylı olmak aranmaz; menfaat yeterlidir.
C) Doğru ifade — atanmış mirasçı da koşulları varsa davacı sıfatını taşır.
E) Doğru ifade — dava tasarrufun tamamına ya da bir kısmına yönelebilir.
Soru 292
Mirasbırakanın vasiyetnamesinde, düzenlemeye tanık olarak katılan kişinin eşine bir kazandırma yapılmıştır. Mirasçılardan biri bu sebebe dayanarak iptal davası açmıştır. Buna göre hangi sonuca varılır?
A) Vasiyetnamenin tamamı iptal edilir; sakatlık bütün tasarrufa yayılır.
B) Kazandırma geçerlidir; yasak yalnız tanığın kendisiyle sınırlı tutulmuştur.
C) Yalnız bu kazandırma iptal edilir; diğer hükümler kalır.
D) Tanık sonradan değiştirilerek kazandırma geçerli hâle getirilebilmektedir.
E) Sakatlık ancak mirasbırakanın ehliyetsizliği ispatlanırsa sonuç doğurur.
Cevabı göster
Cevap: C. Düzenlemeye katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz. Yaptırımın kapsamı ise sınırlıdır: iptal davası, tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde, tasarrufun tamamı değil yalnız bu kazandırmalar iptal edilir. Vasiyetnamenin diğer hükümleri ayakta kalır. Bu düzenleme, resmî vasiyetnamedeki katılma yasağı ile kazandırma yasağı arasındaki farkın doğal sonucudur: katılma yasağının ihlali şekle aykırılık doğururken, kazandırma yasağının ihlalinde yalnız ilgili kazandırma düşer.

Şık analizi

A) Tamamın iptali katılma yasağının ihlalinde gündeme gelir; burada kısmî iptal söz konusudur.
B) Yasak tanığın eşini de kapsar; kanun eş, üstsoy, altsoy ve kardeşleri birlikte saymıştır.
D) Vasiyetname sonradan tanık değiştirilerek düzeltilemez; düzenleme anındaki durum esastır.
E) Kazandırma yasağının ihlali bağımsız bir sakatlıktır; ehliyetsizlik ayrı bir iptal sebebidir.
Soru 293
İptal davasındaki hak düşürücü sürelerle ilgiliI.Öğrenmeden itibaren işleyen süre bir yıldır.II.İyiniyetli davalılara karşı üst sınır on yıldır.III.İyiniyetli olmayan davalılara karşı üst sınır yirmi yıldır.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: E. İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Üç unsurun birlikte öğrenilmesi arandığından sürenin başlangıcı çoğu zaman vasiyetnamenin açılıp ilgililere bildirilmesinden sonraya düşer. Kanun burada da kalıcı bir imkân tanımıştır: hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir; süreler yalnız dava hakkını düşürür. Buna göre üç ifade de doğrudur.

Şık analizi

A) I doğrudur, ancak II ve III de doğrudur. Üst sınır davalının iyiniyetine göre ikiye ayrılmıştır.
B) II doğrudur, ancak I ve III de doğrudur. Öğrenmeden itibaren bir yıllık kısa süre de işler.
C) I ve II doğrudur, ancak III de doğrudur. İyiniyetli olmayana karşı süre iki katına çıkar.
D) II ve III doğrudur, ancak I de doğrudur. Kısa süre öğrenme tarihinden başlar.
Soru 294
Üç mirasçıdan yalnız biri iptal davası açmış ve davayı kazanmıştır. Bir başka mirasçının dava açma süresi dolmuş, ancak kendisine karşı vasiyet alacaklısı talepte bulunmuştur. Buna göre hangi sonuca varılır?
A) İptal kararı herkes bakımından sonuç doğurur; tasarruf tümüyle kalkar.
B) Karar yalnız davacı bakımından etkilidir; diğer mirasçı def'i ileri sürebilir.
C) Süresi dolan mirasçı hiçbir yolla hükümsüzlüğü ileri süremez duruma gelir.
D) Kararın etkisi, dava açmayan mirasçıların payını kendiliğinden genişletir.
E) Vasiyet alacaklısının talebi, iptal kararıyla birlikte kendiliğinden düşer.
Cevabı göster
Cevap: B. İptal kararı nispî etkilidir: tasarrufu herkes bakımından değil, yalnız davayı açan mirasçı bakımından ve onun payı ölçüsünde etkisiz kılar; dava açmayan mirasçılar bakımından tasarruf ayakta kalır. Üç mirasçıdan biri davayı kazanırsa tasarruf onun payına düşen oranda hükümsüz sayılır, diğer ikisinin payları bakımından yürürlüğünü sürdürür. Aynı mantık tenkiste de geçerlidir; karar başkasının payını genişletmez. Süresi dolan mirasçı bakımından ise kanun kalıcı bir imkân tanımıştır: hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Dava hakkı düşmüş olsa bile, kendisinden istenen edime karşı hükümsüzlüğü savunma olarak ileri sürebilir.

Şık analizi

A) İptal kararı nispî etkilidir; dava açmayan mirasçılar bakımından tasarruf ayakta kalır.
C) Hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir; süre yalnız dava hakkını düşürür.
D) Karar, dava açmayan mirasçıların payını genişletmez; her mirasçı kendi payı için dava açar.
E) Vasiyet alacaklısının talebi kendiliğinden düşmez; savunma yoluyla karşılanması gerekir.

← Vasiyeti Yerine Getirme GörevlisiMirasın Kazanılması ve Reddi →