EduMiXX Hukuk HMGS

Medeni Hukuk › Başlık 57 / 60

İrtifak Hakları

53 Hâkimlik 2 HMGS Sorusu

Hızlı özet

İrtifak hakları, malikin yetkilerinin bir kısmını başkasına veren sınırlı ayni haklardır; üç gruptur: taşınmaz lehine irtifaklar (hak taşınmaza bağlıdır, mülkiyetle el değiştirir); kişiye bağlı irtifaklar (intifa ve oturma; ölümle sona erer, mirasçıya geçmez); karma irtifaklar (üst ve kaynak hakkı; devredilebilir ve mirasçıya geçer).

Taşınmaz Lehine İrtifak

Bir taşınmaz üzerinde diğeri lehine konulmuş yüktür; yüklü taşınmaz malikini bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan malikin belirli şekilde kullanmasına katlanmaya zorlar (TMK m. 779/1). Yükümlünün borcu yapmama ya da katlanmadır; yapma borcu başlı başına konu olamaz, yalnız yan edim olabilir (TMK m. 779/2). İrtifak tescille kurulur ve sözleşme resmî şekle bağlıdır (TMK m. 780–781).

Hak sahibi hakkını malike en az zarar verecek biçimde kullanır; malik de kullanmayı zorlaştıramaz (TMK m. 786). Kapsam sırayla belirlenir: önce tescil, açıkça anlaşılmıyorsa kazanma sebebi ya da uzun süredir davasız ve iyiniyetle kullanılış biçimi (TMK m. 787); geçit, otlatma, sulamada anlaşma, özel kanun ya da yerel âdet uygulanır (m. 789). Yararlanan taşınmazın ihtiyaç değişikliği yükü ağırlaştıramaz (TMK m. 788).

Sona erme terkin veya taşınmazlardan birinin yok olmasıyla olur (TMK m. 783). Taşınmazlar aynı kişide birleşirse hak kendiliğinden düşmez; terkin edilmedikçe sürer (TMK m. 784) — birleşme terkin isteme sebebidir. Hiçbir yarar kalmamışsa terkin istenebilir; yüküne oranla çok az yarar sağlayan irtifak bedel karşılığında terkin edilir (TMK m. 785).

İntifa Hakkı

İntifa hakkı taşınır, taşınmaz, hak veya malvarlığı üzerinde kurulabilir ve tam yararlanma sağlar (TMK m. 794): malvarlığının tamamı üzerinde kurulabilen tek ayni haktır. Kurulma konuya göre değişir: taşınırda zilyetliğin devri, alacakta alacağın devri, taşınmazda tescil (TMK m. 795). Taşınmazdaki yasal intifa hakkı, tescilsiz de durumu bilenlere karşı ileri sürülür.

Hak sahibi malı zilyetliğinde bulundurur, yönetir ve yararlanır; iyi bir yönetici gibi özen gösterir (TMK m. 803). Ürünlerde ölçü zamandır: süresi içinde olgunlaşan doğal ürünler hak sahibinin, doğal verim sayılmayan bütünleyici parçalar malikindir (TMK m. 804).

En sık sorulan ayrım devirdedir: hakkın kendisi devredilemez, kullanılması devredilebilir — sözleşmede aksi yoksa ve şahsen kullanılması gerekmiyorsa; bu hâlde malik haklarını devralana karşı doğrudan ileri sürer (TMK m. 806).

Haklarının tehlikeye düştüğünü ispat eden malik güvence isteyebilir; konu tüketilebilen şey veya kıymetli evraksa ispat aranmaz (TMK m. 808); intifa kendisinde kalmak üzere bağışlama yapandan istenemez (m. 809). Hak sahibi güvence göstermez veya malı hukuka aykırı kullanırsa sulh hâkimi zilyetliğini kaldırıp konuyu kayyıma tevdi eder (TMK m. 810).

Sigorta ve kamulaştırmada intifa, yerine geçen karşılık üzerinde devam eder (TMK m. 798). Hak sahibi olağan kullanımdan doğan değer azalmasından sorumlu değildir (TMK m. 800); geri verme istemleri bir yılda zamanaşımına uğrar (m. 802).

İntifa gerçek kişide ölümle sona erer, mirasçıya geçmez; tüzel kişide kararlaştırılan sürenin dolması ya da kişiliğin sona ermesiyle biter, en çok yüz yıl sürer (TMK m. 797).

Oturma Hakkı

Oturma hakkı, binadan veya bölümünden konut olarak yararlanma yetkisi verir; devredilemez ve mirasçılara geçmez, aksine hüküm yoksa intifa hükümleri uygulanır (TMK m. 823). İntifadan iki noktada dardır: konusu yalnız bina veya bölümüdür; intifanın kullanılması devredilebilirken bu hak hiçbir biçimde devredilemez.

Hak sahibi, hakkın şahsına özgülendiği belirtilmedikçe ailesi ve ev halkıyla oturabilir (TMK m. 824). Giderlerde ölçü yararlanmanın kapsamıdır: tamamından yararlanıyorsa bakım ve yenileme giderleri hak sahibine, malikle birlikte kullanıyorsa malike aittir (TMK m. 825).

Üst Hakkı ve Kaynak Hakkı

Üst hakkı, üçüncü kişiye arazinin altında veya üstünde yapı yapma ya da mevcut yapıyı koruma yetkisi verir; aksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir ve mirasçılara geçer (TMK m. 826). En önemli sonucu bütünleyici parça kuralını kırmasıdır: yapıların mülkiyeti irtifak sahibinindir (TMK m. 726/1).

Bağımsız ve sürekli nitelikteyse tapuya taşınmaz olarak kaydedilir; süreklilik en az otuz yıl ister (TMK m. 826/3). Kaydedilen üst hakkı taşınmaz gibi işlem görür: üzerinde ipotek kurulabilir. Resmî senetteki içerik ve kapsam kayıtları herkes için bağlayıcıdır (TMK m. 827).

Süre en çok yüz yıldır; dörtte üçü dolduktan sonra aynı şekle uyularak yeni bir süre için uzatılabilir; önceden yapılan uzatma taahhüdü bağlayıcı değildir (TMK m. 836) — yüz yıllık sınırın sözleşmeyle aşılması böyle önlenir. Hak sahibi yükümlülüğüne aykırı davranırsa malik, sözleşmede saklı tutulmuşsa süresinden önce sona erdirme veya devrini isteme yetkisini kullanır (TMK m. 833).

Sona erince yapılar arazi malikine kalır, bütünleyici parça olur; taşınmaz olarak kaydedilmişse sayfa kapatılır, üzerindeki haklar sona erer (TMK m. 828). Aksi kararlaştırılmadıkça malik bedel ödemez (TMK m. 829).

Kaynak hakkı, başkasının arazisindeki kaynak üzerinde kurulur ve maliki suyun alınmasına katlanır; aksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir ve mirasçıya geçer, bağımsız ve en az otuz yıllıksa taşınmaz olarak kaydedilir (TMK m. 837). Diğer irtifaklar — atış eğitimi, spor alanı, geçit gibi — kural olarak devredilemez ve mirasçıya geçmez; kapsamları olağan ihtiyaca göre belirlenir (TMK m. 838).

Ölçü: haklar kişiye bağlılıktan uzaklaştıkça devredilebilirlik ve süreklilik kazanır.

Sınavda Ne Çıkar

  • İrtifakta borç kaçınma veya katlanmadır; yapma borcu yalnız yan edim olabilir.
  • Taşınmazlar aynı kişide birleşirse irtifak kendiliğinden sona ermez.
  • İntifa hak olarak devredilemez, kullanılması devredilebilir.
  • İntifa gerçek kişide ölümle sona erer; tüzel kişide en çok 100 yıl.
  • Oturma hakkı hiçbir biçimde devredilemez; giderler yararlanmanın kapsamına göre bölünür.
  • Üst hakkı devredilebilir ve mirasçıya geçer; en çok 100 yıl, 3/4'ü dolunca uzatılabilir.
  • Kaynak hakkı devredilebilir; diğer irtifaklar devredilemez.

İrtifak hakları, malikin yetkilerinden bir kısmını başkasına veren sınırlı ayni haklardır. Kanun bunları üç grupta düzenlemiştir:

  • Taşınmaz lehine irtifaklar: hak, bir taşınmaza bağlıdır ve mülkiyetle birlikte el değiştirir.
  • Kişiye bağlı irtifaklar: intifa ve oturma hakkı; sahibinin ölümüyle sona erer, mirasçıya geçmez.
  • Karma nitelikte irtifaklar: üst hakkı ve kaynak hakkı; kişi lehine kurulur, ancak devredilebilir ve mirasçıya geçebilir.

A. Taşınmaz Lehine İrtifak

Taşınmaz lehine irtifak hakkı, bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli şekilde kullanmasına katlanmaya mecbur kılar (TMK m. 779/1).

Tanım, irtifakın içeriğini de sınırlar: yükümlünün borcu ya bir şey yapmama ya da bir şeye katlanmadır. Yapma borçları irtifaka başlı başına konu olamaz; ona ancak yan edim olarak bağlanabilir (TMK m. 779/2).

Kurulması bakımından kural nettir: irtifak hakkının kurulması için tapu kütüğüne tescil şarttır ve kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği resmî şekle bağlıdır (TMK m. 780/1, m. 781). İrtifak hakkının zamanaşımı yoluyla kazanılması, ancak mülkiyeti bu yolla elde edilebilecek taşınmazlarda mümkündür (TMK m. 780/3).

İrtifakın kullanılmasında iki yönlü bir ödev vardır. İrtifak hakkı sahibi, hakkının korunması ve kullanılması için gerekli önlemleri alabilir; ancak hakkını yüklü taşınmazın malikine en az zarar verecek biçimde kullanmak zorundadır. Yüklü taşınmazın maliki de irtifakın kullanılmasını engelleyecek ya da zorlaştıracak davranışlarda bulunamaz (TMK m. 786). Kural, mülkiyetin sınırlanmasını gerekli olanla sınırlı tutar.

Kapsamın belirlenmesinde sıra şu ölçütlere göre işler:

  • Tescil, irtifaktan doğan yetki ve yükümlülükleri açıkça belirlediği ölçüde esas oluşturur (TMK m. 787/1).
  • Tescilden açıkça anlaşılmayan hâllerde kapsam, tescilin sınırları içinde kazanma sebebine veya uzun süreden beri davasız ve iyiniyetle kullanılış biçimine göre belirlenir (TMK m. 787/2).
  • Geçit, hayvan otlatma, hayvan sulama ve su alma gibi haklarda taraflar arasındaki anlaşma veya özel kanun hükümleri, bunlar yoksa yerel âdet uygulanır (TMK m. 789).

Kapsamın genişlemesine bir de sınır konmuştur: yararlanan taşınmazın ihtiyaçlarındaki değişiklik, yüklü taşınmazın irtifaktan doğan yükünü ağırlaştıramaz (TMK m. 788). Bir tarlaya kurulan geçit hakkı, tarlanın yerine fabrika yapılmasıyla ağır vasıta geçidine dönüşmez.

Sona erme bakımından: irtifak hakkı, tescilin terkini veya yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olmasıyla sona erer (TMK m. 783). Yüklü ve yararlanan taşınmazlara aynı kimse malik olursa hak kendiliğinden düşmez; malik irtifakı terkin ettirebilir, terkin edilmedikçe irtifak ayni hak olarak varlığını sürdürür (TMK m. 784). Birleşme sona erme sebebi değil, terkin isteme sebebidir. Ayrıca, lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiçbir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki terkinini isteyebilir; yüküne oranla çok az yarar sağlayan irtifakın bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir (TMK m. 785).

B. İntifa Hakkı

1. Konusu ve Kurulması

İntifa hakkı, taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabilir. Aksine düzenleme olmadıkça bu hak, sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar (TMK m. 794).

Konusunun genişliği, intifa hakkını diğer irtifaklardan ayırır: bir malvarlığının tamamı üzerinde kurulabilen tek ayni haktır.

Kurulma biçimi konuya göre değişir: taşınırlarda zilyetliğin devri, alacaklarda alacağın devri, taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Taşınmaz üzerindeki yasal intifa hakkı, tescil edilmemiş olsa bile durumu bilenlere karşı ileri sürülebilir (TMK m. 795).

2. Hak Sahibinin Hak ve Borçları

İntifa hakkı sahibi, hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerine sahiptir ve bu yetkileri kullanırken iyi bir yönetici gibi özen göstermek zorundadır (TMK m. 803).

Ürünler bakımından ölçü zamandır: intifa hakkı süresi içinde olgunlaşan doğal ürünler intifa hakkı sahibine aittir. Nitelikleri itibarıyla malın doğal verimi veya ürünü sayılmayan bütünleyici parçalar malike aittir (TMK m. 804).

Devir bakımından önemli bir ayrım vardır: hakkın kendisi devredilemez, ancak kullanılması devredilebilir. Sözleşmede aksine hüküm yoksa veya durum ve koşullardan şahsen kullanılması gerektiği anlaşılmıyorsa, intifa hakkının kullanılması başkasına devredilebilir; bu takdirde malik haklarını devralana karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir (TMK m. 806).

Malikin koruma araçları da vardır: intifa hakkı sahibi kendisine tanınan uygun süre içinde güvence göstermez veya malı malikin itirazına rağmen hukuka aykırı kullanmaya devam ederse, sulh hâkimi onun zilyetliğini kaldırarak hakkın konusunu bir kayyıma tevdi eder (TMK m. 810).

Güvence isteme yetkisinin koşulları da ayrıca düzenlenmiştir:

  • Haklarının tehlikeye düştüğünü ispat eden malik, intifa hakkı sahibinden güvence isteyebilir (TMK m. 808/1).
  • Konu tüketilebilen şey veya kıymetli evrak ise malik, tehlikenin ispatına gerek olmaksızın teslimden önce de güvence isteyebilir (TMK m. 808/2).
  • Kıymetli evrakın güvenilir bir yere tevdi edilmesi güvence yerine geçer (TMK m. 808/3).
  • İntifa hakkı kendisinde kalmak üzere bağışlama yapan kimseden güvence istenemez (TMK m. 809).

Malın bakımı ve akıbeti bakımından: malik, yararlanılamayacak derecede harap olan intifa konusu malı yararlanılacak hâle getirmekle yükümlü değildir; getirirse intifa hakkı yeniden kurulmuş olur. Sigorta ve kamulaştırma gibi durumlarda intifa hakkı, hakkın konusu yerine geçen karşılık üzerinde devam eder (TMK m. 798). Bu son cümle, ayni ikame düşüncesinin intifadaki görünümüdür.

Hak sona erince mal malike geri verilir (TMK m. 799). Sorumluluk rejimi şöyledir: intifa hakkı sahibi, zararın kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat etmedikçe malın yok olmasından veya değerinin azalmasından sorumludur; yararlanması için gerekli olmadığı hâlde tükettiği şeyleri tazmin eder; buna karşılık malın olağan kullanılması sonucunda meydana gelen değer azalmalarından sorumlu değildir (TMK m. 800). Yükümlü olmadığı hâlde yaptığı giderler, yenilemeler ve eklemeler için vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca tazminat isteyebilir; malik tazminattan kaçınırsa eklemeleri, malı eski hâline getirmek kaydıyla söküp alabilir (TMK m. 801). Geri verme anında ileri sürülebilecek bütün istem hakları bu andan başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 802).

3. Sona Ermesi ve Azami Süre

İntifa hakkı, konusunun tamamen yok olması ve taşınmazlarda tescilin terkini ile; yasal intifa hakkı ise sebebinin ortadan kalkması ile sona erer. Sürenin dolması, vazgeçme veya ölüm gibi diğer sebepler taşınmazlarda malike terkini isteme yetkisi verir (TMK m. 796).

Süre bakımından kural şudur: intifa hakkı, gerçek kişilerde hak sahibinin ölümü; tüzel kişilerde kararlaştırılan sürenin dolması, süre kararlaştırılmamışsa kişiliğin ortadan kalkmasıyla sona erer. Tüzel kişilerin intifa hakkı en çok yüz yıl devam edebilir (TMK m. 797).

Bu, intifa hakkının kişiye bağlı niteliğinin en açık görünümüdür: hak, sahibinin ölümüyle sona erer ve mirasçılara geçmez.

C. Oturma (sükna) Hakkı

Oturma hakkı, bir binadan veya onun bir bölümünden konut olarak yararlanma yetkisi verir. Başkasına devredilemez ve mirasçılara geçmez. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, intifa hakkına ilişkin hükümler oturma hakkına da uygulanır (TMK m. 823).

1. Şahsa Bağlılık ve Ailenin Yararlanması

Oturma hakkı, intifa hakkından iki noktada daha dardır:

  • Konusu bakımından: yalnız bina veya bölümü üzerinde ve yalnız konut olarak yararlanma sağlar.
  • Devredilebilirlik bakımından: intifa hakkının kullanılması devredilebilirken, oturma hakkı hiçbir biçimde devredilemez.

Kapsamı genel olarak hak sahibinin kişisel ihtiyaçlarına göre belirlenir. Hak sahibi, hakkın şahsına özgülendiği açıkça belirtilmedikçe, bina veya bölümünde ailesi ve ev halkı ile birlikte oturabilir. Binanın bir bölümü üzerinde oturma hakkına sahip olan kimse, ortaklaşa kullanmaya özgülenen yerlerden de yararlanabilir (TMK m. 824).

Giderler bakımından ölçü, yararlanmanın kapsamıdır: hak binanın veya bölümün tamamından yararlanma yetkisi veriyorsa, muhafaza ve olağan bakım için gerekli onarım ve yenileme giderleri oturma hakkı sahibine; hak sahibi binayı malikle birlikte kullanıyorsa giderler malike ait olur (TMK m. 825).

D. Üst Hakkı

Bir taşınmaz maliki, üçüncü kişi lehine arazisinin altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir. Aksi kararlaştırılmadıkça bu hak devredilebilir ve mirasçılara geçer (TMK m. 826/1–2).

Üst hakkının en önemli sonucu, bütünleyici parça kuralını kırmasıdır: bir üst irtifakına dayanarak başkasına ait arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyeti irtifak hakkı sahibine ait olur (TMK m. 726/1).

1. Bağımsız ve Sürekli Nitelik, Taşınmaz Olarak Kaydı

Üst hakkı, bağımsız ve sürekli nitelikteyse, hak sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir (TMK m. 826/3). Süreklilik için hakkın en az otuz yıl süreli olması aranır (TMK m. 998/3).

Taşınmaz olarak kaydedilen üst hakkı, kendisi bir taşınmaz gibi işlem görür: üzerinde ipotek kurulabilir, devredilebilir ve ayrı bir tapu sayfasına sahip olur. Bu, "taşınmaz" kavramının yalnız araziden ibaret olmadığını gösteren en belirgin örnektir (TMK m. 704/2).

İçerik bakımından kanun bir de bağlayıcılık kuralı koymuştur: üst hakkının içerik ve kapsamıyla ilgili olarak resmî senette yer alan, özellikle yapının konumuna, şekline, niteliğine, boyutlarına ve özgülenme amacına ilişkin sözleşme kayıtları herkes için bağlayıcıdır (TMK m. 827).

2. Süre, Devredilebilirlik ve Sona Erme

Üst hakkı, bağımsız bir hak olarak en çok yüz yıl için kurulabilir. Süresinin dörtte üçü dolduktan sonra, kurulması için öngörülen şekle uyularak her zaman en çok yüz yıllık yeni bir süre için uzatılabilir; bu konuda önceden yapılan taahhüt bağlayıcı değildir (TMK m. 836).

Son cümle önemlidir: taraflar üst hakkının ileride uzatılacağını baştan kararlaştıramaz. Kanun, yüz yıllık üst sınırın sözleşmeyle aşılmasını bu yolla önlemiştir.

Üst hakkı sahibinin yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, sözleşmede malik lehine saklı tutulan süresinden önce sona erdirme veya devrini isteme yetkisi kullanılabilir (TMK m. 833).

Sona ermenin sonucu, üst hakkının bütünleyici parça kuralına getirdiği istisnayı da sona erdirir: üst hakkı sona erince yapılar arazi malikine kalır ve arazinin bütünleyici parçası olur. Bağımsız ve sürekli üst hakkı taşınmaz olarak kaydedilmişse sayfa kapatılır; bu sayfa üzerindeki rehin hakları ile diğer bütün hak, kısıtlama ve yükümlülükler de sayfanın kapatılmasıyla sona erer (TMK m. 828).

Bedel bakımından kural, malik lehinedir: taşınmaz maliki, aksi kararlaştırılmadıkça kendisine kalan yapılar için üst hakkı sahibine bir bedel ödemez. Uygun bir bedel kararlaştırılmışsa bunun miktarı ve hesaplanış biçimi belirlenir; kararlaştırılan bedel, üst hakkı kendileri için rehnedilmiş alacaklıların henüz ödenmemiş alacaklarının güvencesini oluşturur ve rızaları olmaksızın üst hakkı sahibine ödenmez (TMK m. 829/1). Bedel ödenmez veya güvence altına alınmazsa, terkin edilen üst hakkı yerine aynı derece ve sırada bir ipoteğin tescili istenebilir (TMK m. 829/2).

Üst hakkı karşılığında irat borçlanılmışsa malik de korunur: malik, o tarihteki üst hakkı sahibinden en çok üç yıllık irat için, taşınmaz olarak kaydedilmiş üst hakkının ipotek edilmesini isteyebilir (TMK m. 834/1). Bu kanunî ipotek, üst hakkı devam ettiği sürece her zaman tescil edilebilir ve icra yoluyla satışta terkin olunmaz (TMK m. 835/1).

E. Kaynak Hakkı ve Diğer İrtifaklar

Kaynak hakkı, başkasının arazisinde bulunan kaynak üzerinde kurulan ve arazi malikini suyun alınmasına ve akıtılmasına katlanmakla yükümlü kılan irtifaktır. Üç özelliği vardır (TMK m. 837):

  • Aksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir ve mirasçıya geçer.
  • Bağımsız nitelikte ve en az otuz yıl için kurulmuşsa tapuya taşınmaz olarak kaydedilebilir.
  • Bu yönleriyle üst hakkıyla aynı gruba girer; kişiye bağlı irtifaklardan ayrılır.

Diğer irtifaklar bakımından kanun bir çerçeve çizmiştir: malik, taşınmazı üzerinde herhangi bir kişi veya topluluk lehine atış eğitimi veya spor alanı ya da geçit olarak kullanılmak gibi belirli bir yararlanmaya hizmet etmek üzere başka irtifak hakları da kurabilir. Bu haklar, aksi kararlaştırılmadıkça başkasına devredilemez ve mirasçılara geçmez; kapsamları hak sahibinin olağan ihtiyaçlarına göre belirlenir (TMK m. 838).

F. Üç Hakkın Karşılaştırması

Ölçütİntifa hakkıOturma hakkıÜst hakkı
KonusuTaşınır, taşınmaz, hak, malvarlığıBina veya bölümüArazinin altı veya üstü
YetkiTam yararlanmaKonut olarak yararlanmaYapı yapma veya muhafaza
DevirHak devredilemez, kullanımı devredilebilirHiçbir biçimde devredilemezAksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir
Mirasçıya geçmeGeçmezGeçmezGeçer
Azami süreTüzel kişide yüz yılHak sahibinin ömrüYüz yıl

Tablonun gösterdiği ölçü şudur: haklar kişiye bağlılıktan uzaklaştıkça devredilebilirlik ve süreklilik kazanır. İntifa ve oturma kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; üst hakkı ise taşınmaz gibi işlem gören, devredilebilen ve mirasçıya geçen bir haktır.

Örnek olay

(F), taşınmazı üzerinde (G) lehine intifa hakkı, (H) lehine ise oturma hakkı kurmuştur. (G) intifa hakkını bir şirkete devretmek istemekte; şirket ise hakkı doğrudan kendi adına tescil ettirmeyi talep etmektedir. (H) ise evlendiğini, eşi ve çocuklarıyla birlikte oturmak istediğini belirtmektedir; (F) buna itiraz etmektedir. Ayrıca (G) ölmüş ve mirasçıları intifa hakkının kendilerine geçtiğini ileri sürmektedir.

Değerlendirme: Üç talep de hakların kişiye bağlılık derecesiyle çözülür.

İntifa hakkının devri. İntifa hakkının kendisi devredilemez; devredilebilen yalnız kullanılmasıdır (TMK m. 806/1). Şirketin hakkı kendi adına tescil ettirme talebi bu sebeple karşılanamaz. Buna karşılık sözleşmede aksine hüküm yoksa ve durum ve koşullardan hakkın şahsen kullanılması gerektiği anlaşılmıyorsa, (G) hakkın kullanılmasını şirkete devredebilir.

Bu devrin sonucu da düzenlenmiştir: malik (F), haklarını devralan şirkete karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir (TMK m. 806/2). Hak sahibi (G) olmaya devam eder; şirket yalnız kullanma yetkisini edinir.

(H)'nin ailesiyle oturması. Oturma hakkı sahibi, hakkın şahsına özgülendiği açıkça belirtilmedikçe, bina veya bölümünde ailesi ve ev halkı ile birlikte oturabilir (TMK m. 824/2). Kurulma senedinde hakkın (H)'nin şahsına özgülendiği açıkça belirtilmemişse (F)'nin itirazı yerinde değildir.

Buna karşılık (H), oturma hakkını başkasına devredemez ve kiraya vererek gelir elde edemez; hak konut olarak yararlanma yetkisi verir ve başkasına devredilemez (TMK m. 823/1–2). Aile ile birlikte oturmak devir değildir; hakkın kapsamı içindedir.

Mirasçıların iddiası. İntifa hakkı, gerçek kişilerde hak sahibinin ölümüyle sona erer (TMK m. 797/1) ve mirasçılara geçmez. (G)'nin ölümüyle hak son bulmuştur; mirasçıların iddiası yerinde değildir. Taşınmazda malik, hakkın terkinini isteme yetkisine sahiptir (TMK m. 796/2).

Sonuç, hak bir üst hakkı olsaydı tersine dönerdi: üst hakkı aksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir ve mirasçılara geçer (TMK m. 826/2).

Örnek olay

(A), arazisi üzerinde (B) lehine kırk yıl süreli, bağımsız ve sürekli nitelikte bir üst hakkı kurmuş ve hak, (B)'nin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilmiştir. (B) bu üst hakkını bir bankaya ipotek ettirmiş ve üzerine bir fabrika binası inşa etmiştir. Resmî senette yapının yalnız üretim amacıyla kullanılacağı belirtilmiştir. Kırk yılın sonunda (A), binanın kendisine bedelsiz kalacağını; (B) ise binayı kendisinin yaptığını, bedel ödenmeden hakkın sona eremeyeceğini ileri sürmektedir. Ayrıca taraflar, hakkın kuruluşu sırasında sürenin bitiminde otomatik olarak yüz yıl daha uzayacağını kararlaştırmışlardır.

Değerlendirme: Olay, üst hakkının üç ayırt edici sonucunu bir arada sorgulamaktadır.

Yapının mülkiyeti ve sona erme. Üst irtifakına dayanarak başkasına ait arazinin üstünde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyeti irtifak hakkı sahibine aittir (TMK m. 726/1). Hak devam ettiği sürece fabrika (B)'nindir. Ancak üst hakkı sona erince yapılar arazi malikine kalır ve arazinin bütünleyici parçası olur (TMK m. 828/1). Taşınmaz olarak kaydedilmiş üst hakkının sayfası kapatılır ve bu sayfa üzerindeki rehin hakları dâhil bütün hak ve yükümlülükler sona erer (TMK m. 828/2). Bankanın ipoteği de bu kapsamda düşer.

Bedel. (B)'nin bedel iddiası kural olarak yerinde değildir: taşınmaz maliki, aksi kararlaştırılmadıkça, kendisine kalan yapılar için bir bedel ödemez (TMK m. 829/1). Bedel yalnız sözleşmede kararlaştırılmışsa istenebilir; kararlaştırılmışsa da bu bedel, üst hakkı kendisi için rehnedilmiş olan bankanın ödenmemiş alacağının güvencesini oluşturur ve bankanın rızası olmaksızın (B)'ye ödenemez. Bedel ödenmez veya güvence altına alınmazsa banka, terkin edilen üst hakkı yerine aynı derece ve sırada bir ipoteğin tescilini isteyebilir (TMK m. 829/2).

Uzatma taahhüdü. Üst hakkı en çok yüz yıl için kurulabilir ve süresinin dörtte üçü dolduktan sonra, kuruluş şekline uyularak yeni bir süre için uzatılabilir; bu konuda önceden yapılan taahhüt bağlayıcı değildir (TMK m. 836). Kırk yıllık hakta dörtte üçlük süre otuzuncu yılda dolar; ondan önce yapılan otomatik uzatma anlaşması geçersizdir.

Kullanım kaydı. Yapının özgülenme amacına ilişkin olarak resmî senette yer alan kayıtlar herkes için bağlayıcıdır (TMK m. 827). Üretim amacı dışında kullanım, (A)'ya sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunma imkânı verir; sözleşmede saklı tutulmuşsa hakkın süresinden önce sona erdirilmesi veya devrinin istenmesi de gündeme gelir (TMK m. 833).

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2024 HMGS (EYLÜL)
Melih, mülkiyeti kendisine ait arazide zeminin altına otopark inşa etmesi için Bilge lehine 40 yıl geçerli olacak şekilde üst hakkı tanır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre Bilge'ye tanınan üst hakkıyla ilgili 1. Aksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir. 2. Tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydettirilemez. 3. Sona ermesi hâlinde otoparktan kalan yapılar, arazi malikine kalır ve arazinin bütünleyici parçası olur. İfadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) I ve III
E) II ve III
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 2 2025 HMGS (EYLÜL)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre üst hakkı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Aksi kararlaştırılmış olmadıkça devredilebilir ve mirasçılara geçebilir.
B) Bağımsız ve sürekli nitelikte ise üst hakkı sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir.
C) Üst hakkının içerik ve kapsamıyla ilgili olarak resmî senette yer alan yapının konumuna, özgülenme amacına ve üzerinde yapı bulunmayan alandan faydalanmaya ilişkin sözleşme kayıtları herkes için bağlayıcıdır.
D) Kural olarak bağımsız bölümler üzerinde ayrıca üst hakkı kurulabilir.
E) En az otuz yıl için kurulan üst hakkı, sürekli niteliktedir.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 3 2003 KPSS
Aşağıdaki irtifak haklarından hangisi ancak belli bir kişi adına kurulabilir?
A) Manzara kapatmama irtifakı
B) Üst hakkı
C) Geçit irtifakı
D) Oturma hakkı
E) Kaynak hakkı
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 4 2001 KMS
A, B ve C üzerinde üç katlı bir bina bulunan taşınmazın müşterek malikleridir ve bu binanın birer katında oturmaktadırlar. Bu durumda aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) A'nın, kendi oturduğu kat üzerinde Ü lehine bir sükna hakkı kurabilmesi için B ve C'nin onayını alması gerekir.
B) Binanın otel olarak kiraya verilebilmesi için A, B ve C'nin oybirliğiyle karar almaları gerekir.
C) A payını B'ye satarsa, C, B'ye karşı kanuni şufa hakkını kullanamaz.
D) B, diğer paydaşların onayını almadan, yandaki taşınmaz malikinin bahçelerine yığdığı inşaat demirlerinin kaldırılması için tek başına dava açamaz.
E) C, bahçeye yığılan demirlerin bahçe duvarını tahrip etmesi nedeniyle, komşu taşınmaz maliki aleyhine açtığı davada ancak kendi payı oranında tazminat talep edebilir.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 5 İDARİ YARGI
Aşağıdakilerden hangisinin varlığı bir hakkın bağımsız ve sürekli hak niteliğini kazanmasını engeller?
A) Belli bir taşınmaz lehine kurulmuş olması
B) Tapu kütüğünde irtifaklar sütununa tescil edilmiş olması
C) Üst hakkının 30 yıl süre ile kurulmuş olması
D) Hak sahibinin talebi ile tapu kütüğünde ayrı bir sayfaya kaydedilmiş olması
E) Devrinin yasaklanmamış olması
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 6 2001 İDARİ YARGI
Aşağıdaki irtifak haklarından hangisi kesin olarak bağımsız ve sürekli hak olarak [kurulamaz]?
A) Geçit hakkı
B) İntifa hakkı
C) Üst hakkı
D) Kaynak hakkı
E) Atış eğitimi hakkı
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 7 2002 ADLİ YARGI
Üst hakkı ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Üst hakkının devredilmesi sözleşme ile yasaklanabilir.
B) Üst hakkının kurulmasına ilişkin sözleşme resmi şekle tabidir.
C) Şahsa bağlı olarak kurulan üst hakkının süresi 20 yılı geçtiği takdirde, bu hak taşınmaz gibi tapu kütüğüne kaydedilebilir.
D) Kat mülkiyetine konu bağımsız bölümler üzerinde üst hakkı kurulamaz.
E) Üst hakkının süresi bitince, aksi kararlaştırılmadıkça, taşınmaz maliki kendi mülkiyetine geçen yapılar için bir tazminat ödemek zorunda değildir.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 8 2002 ADLİ YARGI
K, İ lehine intifa hakkı ile yüklü bulunan taşınmazı üzerinde, doğmuş ve doğacak bütün alacakları için L lehine 1. derecede 8 milyar liralık, bir yıl sonra da M'nin N'ye olan 5 milyar liralık borcu için ipotek kurmuştur. L'nin alacağının tutarı yan alacaklarla birlikte 10 milyar lirayı, N'nin alacağının tutarı da yan alacaklarla birlikte 8 milyar lirayı bulmuştur, ipotek paraya çevrilmiş, taşınmazın satışından 15 milyar elde edilmiştir. Olayla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) İ muvafakat etmediği takdirde bu taşınmaz paraya çevrilemez.
B) L, 1. derecede olduğu için taşınmazın getirisinden 10 milyar lirayı bulan bütün alacağını elde edebilecektir.
C) Taşınmazın getirisinden L 8 milyar lira; N ise 7 milyar lira alabilecektir.
D) İntifa hakkı ile yüklü olan taşınmaz üzerinde artık ipotek kurulamaz.
E) Alacaklarını tam olarak tahsil edemeyen L ve N, K aleyhine takip yapabilirler.
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 9 KPSS / ADLİ YARGI
Aşağıdaki ayni haklardan hangisinde hakkın mal üzerinde sağladığı doğrudan hâkimiyet, hak sahibinin malikinin aracılığına gerek olmaksızın malı paraya çevirtmeye yetkili kılınması şeklindedir?
A) Üst hakkı
B) İntifa hakkı
C) Kaynak hakkı
D) Sükna hakkı
E) Rehin hakkı
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 10 KPSS / ADLİ YARGI
I.İntifa hakkıII.Sükna hakkıIII.Üst hakkıIV.Geçit hakkıV.Kaynak hakkı Yukarıdakilerden hangileri şahsa sıkı sıkıya bağlı irtifak haklarındandır?
A) I ve II
B) I ve III
C) I, II ve III
D) I, III ve IV
E) I, IV ve V
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 11 2005 ADLİ YARGI
Dünya turuna çıkmaya karar veren A, değerli yarış atı Yağız'ı, B'ye bakması için bırakmış ve B'nin yapacağı masraflara karşılık olmak üzere 2 yıl süre için ona ayrıca bir karşılık almadan intifa hakkı tanımıştır. Yağız birkaç ay sonra yapılan bir yarışmayı kazanarak önemli bir miktarda gelir sağlamıştır. A'nın yolculuğa çıkmasından bir yıl geçtikten sonra A'nın mirasçısı E, onun öldüğünü bildirerek atın kendisine verilmesini B'den talep etmiştir. B ise bu talebi reddetmiş ve at üzerindeki intifa hakkını C'ye devretmiştir. Olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Atın kazandığı yarışta elde ettiği gelir A'ya aittir.
B) İntifa hakkının süresi iki yıl dolmadığından, E'nin atın kendisine verilmesini isteme hakkı bulunmamaktadır.
C) İntifa hakkını kuran sözleşmenin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması gerekir.
D) İntifa hakkı ölümle sona erdiğinden atın A'nın mirasçısı E'ye verilmesi gerekir.
E) C kalan süre içinde atın intifa hakkına sahiptir.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 12 İDARİ YARGI
A, arsası üzerinde B lehine 5 katlı bir otel yapması için 50 yıllığına bir üst hakkı kurmuştur. Tarafların aralarındaki anlaşmaya göre üst hakkı sahibi, arsa malikine ayda 50 milyon lira ödeyecektir. Bu sürenin sonunda B'nin, A'nın arsasına kazandırdığı değerin karşılığı olarak 20 bin Dolar karşılığı Türk Lirası ödeyeceği de sözleşmede kararlaştırılmıştır. Bu arada üst hakkı üzerinde C lehine bir ipotek hakkı kurulmuştur. Tüm bu hususlar irtifak sözleşmesinde belirtilmiştir. Olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Başkalarına devredilmeyeceği kararlaştırılan üst hakkı, tapu kütüğünün ayrı bir sayfasına taşınmaz olarak kaydedilebilir.
B) B, arsa üzerine 5 katlı değil de 10 katlı bir otel inşa etmiş olursa, A'nın, üst hakkının kendisine geçmesine talep hakkı vardır.
C) A, arsasını Ü'ye devrettiğinde, B taşınmaz üzerinde inşaat yapma hakkını Ü'ye karşı ileri süremez.
D) 50 yılın sona ermesiyle, ödenmesi kararlaştırılan bedelin üst hakkı sahibine ödenmesi ipotek hakkı sahibi olan C, itiraz edemez.
E) 50 yılın dolmasıyla üst hakkı sona erse bile, ipotek hakkı sona ermez.
Cevabı göster
Cevap: B.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 8 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 376
Taşınmaz lehine irtifak hakkı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Yapma borçları irtifakın başlı başına konusunu oluşturabilmektedir.
B) Yükümlünün borcu kaçınma veya katlanma biçiminde ortaya çıkar.
C) İrtifakın kurulmasına ilişkin sözleşme resmî şekle bağlı tutulmuştur.
D) Hak, tapu kütüğüne tescil edilmekle kurulmuş olmaktadır.
E) Yararlanan taşınmazın ihtiyaç değişikliği yükü ağırlaştıramamaktadır.
Cevabı göster
Cevap: A. İrtifak, yüklü taşınmaz malikini mülkiyetin sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşınmaz malikinin taşınmazı belirli şekilde kullanmasına katlanmaya mecbur kılar. Yükümlünün borcu bu iki biçimden birine girer; olumlu bir davranışta bulunma, yani yapma borcu, irtifakın başlı başına konusu olamaz. Yapma borcu irtifaka ancak yan edim olarak bağlanabilir. Bu sebeple "yapma borçları başlı başına konu oluşturabilir" diyen ifade yanlıştır. Diğer seçenekler kanunun kurallarını doğru verir: irtifak tapu kütüğüne tescille kurulur, kurulma sözleşmesi resmî şekle bağlıdır ve yararlanan taşınmazın ihtiyaçlarındaki değişiklik yüklü taşınmazın yükünü ağırlaştıramaz — tarlaya kurulan geçit hakkı, tarlanın yerine fabrika yapılmasıyla ağır vasıta geçidine dönüşmez.

Şık analizi

B) Doğru ifade — irtifakın içeriği kaçınma ya da katlanma borcuyla sınırlıdır.
C) Doğru ifade — irtifak kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği resmî şekle bağlıdır.
D) Doğru ifade — irtifak hakkının doğumu için tapu kütüğüne tescil şarttır.
E) Doğru ifade — ihtiyaç değişikliği yüklü taşınmazın yükünü ağırlaştıramaz.
Soru 377
Aşağıdakilerden hangisi taşınmaz lehine irtifak hakkının sona erme sebeplerinden biri değildir?
A) Yüklü taşınmazın bütünüyle yok olmuş bulunması
B) Yararlanan taşınmazın bütünüyle yok olmuş bulunması
C) İrtifaka ilişkin tescilin tapu kütüğünden terkin edilmesi
D) Yarar kalmadığı gerekçesiyle irtifakın terkin edilmesi
E) Yüklü ve yararlanan taşınmazların aynı kişide birleşmesi
Cevabı göster
Cevap: E. İrtifak hakkı, tescilin terkini ya da yüklü veya yararlanan taşınmazın yok olması ile sona erer. Lehine irtifak kurulan taşınmaz için hakkın sağladığı hiçbir yarar kalmamışsa yüklü taşınmaz maliki terkini isteyebilir; terkin gerçekleşince hak yine sona erer. Buna karşılık birleşme sona erme sebebi değildir: yüklü ve yararlanan taşınmazlara aynı kimse malik olursa irtifak kendiliğinden düşmez. Malik hakkı terkin ettirebilir, ancak terkin edilmedikçe irtifak ayni hak olarak varlığını sürdürür. Kural, taşınmazlar ileride yeniden ayrı kişilere geçtiğinde hakkın kendiliğinden yok olmuş sayılmasını önler.

Şık analizi

A) Gerçek bir sona erme sebebidir — yüklü taşınmaz yok olunca üzerindeki yük de kalmaz.
B) Gerçek bir sona erme sebebidir — yararlanan taşınmaz yok olunca hak dayanağını yitirir.
C) Gerçek bir sona erme sebebidir — irtifak tescille doğduğu gibi terkinle sona erer.
D) Gerçek bir sona erme sebebidir — yarar kalmayınca istenen terkin hakkı sona erdirir.
Soru 378
İntifa hakkı ile oturma hakkı arasındaki fark bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Her iki hak da mirasçılara kendiliğinden geçmektedir.
B) Oturma hakkının kullanılması da başkasına devredilebilmektedir.
C) İntifa hakkı yalnız taşınmazlar üzerinde kurulabilen bir haktır.
D) İntifa hakkının kullanılması devredilebilir, oturma hakkı ise devredilemez.
E) Oturma hakkı sahibi binada ailesiyle hiçbir hâlde oturamaz.
Cevabı göster
Cevap: D. İki hak da kişiye bağlıdır ve ikisi de mirasçıya geçmez; aralarındaki asıl fark devredilebilirlik noktasındadır. İntifa hakkında hakkın kendisi devredilemez, ancak kullanılması devredilebilir: sözleşmede aksine hüküm yoksa ve durum ile koşullardan hakkın şahsen kullanılması gerektiği anlaşılmıyorsa hak sahibi kullanmayı başkasına bırakabilir; bu durumda malik haklarını devralana karşı doğrudan ileri sürebilir. Oturma hakkında ise böyle bir imkân yoktur; hak hiçbir biçimde devredilemez. Oturma hakkı sahibinin ailesi ve ev halkıyla birlikte oturması devir sayılmaz, hakkın kapsamı içindedir; ancak hakkın şahsa özgülendiği açıkça belirtilmişse bu da mümkün olmaz.

Şık analizi

A) Her iki hak da kişiye bağlıdır ve mirasçılara geçmez.
B) Oturma hakkı hiçbir biçimde devredilemez; kullanılmasının devri de mümkün değildir.
C) İntifa hakkı taşınırlar, haklar ve bir malvarlığının tamamı üzerinde de kurulabilir.
E) Hak şahsa özgülendiği açıkça belirtilmedikçe hak sahibi ailesiyle birlikte oturabilir.
Soru 379
Üst hakkı bakımından aşağıdaki bilgiler verilmiştir:I.Üst hakkı, bağımsız bir hak olarak en çok yüz yıl için kurulabilir.II.Üst hakkı sona erdiğinde yapılar hak sahibinin mülkiyetinde kalmayı sürdürür.III.Taşınmaz maliki, aksi kararlaştırılmadıkça kendisine kalan yapılar için bedel ödemez.IV.Üst hakkı, süresinin yarısı dolduktan sonra yeni bir süre için uzatılabilir. Bu bilgilerden hangileri yanlıştır?
A) Yalnız II
B) Yalnız IV
C) II ve IV
D) I ve III
E) I, II ve IV
Cevabı göster
Cevap: C. I doğrudur: üst hakkı bağımsız bir hak olarak en çok yüz yıl için kurulabilir. III de doğrudur: hak sona erince yapılar arazi malikine kalır ve malik, aksi kararlaştırılmadıkça bu yapılar için bir bedel ödemez; bedel ancak sözleşmede öngörülmüşse istenebilir. II yanlıştır: üst hakkı, bütünleyici parça kuralına getirdiği istisnayı ancak devam ettiği sürece sürdürür; sona erdiğinde yapılar arazi malikine kalır ve arazinin bütünleyici parçası olur. IV de yanlıştır: uzatma için sürenin yarısı değil, dörtte üçü dolmuş olmalıdır; ayrıca uzatma konusunda önceden yapılan taahhüt bağlayıcı değildir. Bu son kural, yüz yıllık üst sınırın sözleşmeyle dolanılmasını önler.

Şık analizi

A) IV de yanlıştır; uzatma için aranan oran yarı değil dörtte üçtür.
B) II de yanlıştır; hak sona erince yapılar arazi malikine kalır.
D) I ve III doğru ifadelerdir; yanlış olanlar II ile IV'tür.
E) I doğru bir ifadedir; bu bileşim doğru öncülü yanlışlar arasına katar.
Soru 380
(M), taşınmazı üzerinde (N) lehine intifa hakkı kurmuştur. (N) hakkı bir şirkete devretmek istemekte, şirket de hakkın kendi adına tescilini talep etmektedir. (N)'nin ölümü üzerine mirasçıları hakkın kendilerine geçtiğini ileri sürmektedir. Buna göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) İntifa hakkının kendisi başkasına devredilemeyen bir haktır.
B) Hakkın kullanılması kural olarak başkasına devredilebilmektedir.
C) Malik, haklarını kullanımı devralana karşı doğrudan ileri sürebilir.
D) İntifa hakkı gerçek kişinin ölümüyle sona ermiş olur.
E) Mirasçılar intifa hakkının kendilerine geçtiğini ileri sürebilmektedir.
Cevabı göster
Cevap: E. Olayda iki ayrı iddia var ve ikisi de intifa hakkının kişiye bağlı niteliğiyle çözülür. Devir: hakkın kendisi devredilemez, devredilebilen yalnız kullanılmasıdır; bu yüzden şirketin hakkı kendi adına tescil ettirme talebi karşılanamaz. Buna karşılık sözleşmede aksine hüküm yoksa ve durumdan hakkın şahsen kullanılması gerektiği anlaşılmıyorsa (N), kullanmayı şirkete bırakabilir; bu hâlde malik (M), haklarını devralana karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir. Miras: intifa hakkı gerçek kişilerde hak sahibinin ölümüyle sona erer ve mirasçılara geçmez; taşınmazda malik hakkın terkinini isteyebilir. Mirasçıların iddiasını doğru sayan ifade bu sebeple yanlıştır. Hak bir üst hakkı olsaydı sonuç tersine dönerdi: üst hakkı aksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir ve mirasçılara geçer.

Şık analizi

A) Doğru ifade — intifa hakkının kendisi devredilemez, bu hakkın kişiye bağlılığının sonucudur.
B) Doğru ifade — hakkın kullanılması kural olarak başkasına devredilebilir.
C) Doğru ifade — kullanımın devri hâlinde malik haklarını devralana karşı doğrudan ileri sürer.
D) Doğru ifade — gerçek kişilerde intifa hakkı ölümle sona erer.
Soru 381
Bağımsız nitelikteki üst hakkının tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilmesi için sürekli sayılması gerekir. Sürekliliğin kabulü için hakkın en az kaç yıl süreli kurulmuş olması gerektiği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yirmi yıl
B) Otuz yıl
C) Kırk yıl
D) Elli yıl
E) Yüz yıl
Cevabı göster
Cevap: B. Bir üst hakkının tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilmesi için iki nitelik birlikte aranır: hakkın bağımsız olması, yani bir taşınmaza değil kişiye bağlı ve devredilebilir olması; ve sürekli olması. Süreklilik ölçütü kanunda sayıyla verilmiştir: hakkın en az otuz yıl süreli kurulmuş olması gerekir. Bu iki nitelik birleştiğinde hak, kendisi bir taşınmaz gibi işlem görür; ayrı bir tapu sayfasına kaydedilir, devredilebilir ve üzerinde ipotek kurulabilir. Yüz yıl ise sürekliliğin alt sınırı değil, üst hakkının kurulabileceği azami süredir; ikisini karıştırmamak gerekir.

Şık analizi

A) Kanunda süreklilik için yirmi yıllık bir alt sınır öngörülmemiştir.
C) Kanunda süreklilik için kırk yıllık bir alt sınır öngörülmemiştir.
D) Kanunda süreklilik için elli yıllık bir alt sınır öngörülmemiştir.
E) Yüz yıl, üst hakkının kurulabileceği azami süredir; süreklilik ölçütü değildir.
Soru 382
Oturma hakkı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Hak, bina veya bölümünden konut olarak yararlanma sağlar.
B) Hak sahibi, aksi belirtilmedikçe ailesiyle birlikte oturabilmektedir.
C) Kanunda aksi yoksa intifa hakkı hükümleri burada da uygulanır.
D) Hak sahibi, oturma hakkını dilediği kişiye devredebilmektedir.
E) Malikle birlikte kullanım hâlinde olağan bakım giderleri malike aittir.
Cevabı göster
Cevap: D. Oturma hakkının en belirleyici özelliği devredilemez olmasıdır; bu yönüyle intifa hakkından da dardır, çünkü intifada hakkın kullanılması devredilebilirken oturma hakkında bu da mümkün değildir. Hak ayrıca mirasçılara geçmez. Bu sebeple "dilediği kişiye devredebilir" diyen ifade yanlıştır. Diğer seçenekler kanunu doğru verir: hak yalnız bina veya bölümünden konut olarak yararlanma yetkisi tanır; hakkın şahsa özgülendiği açıkça belirtilmedikçe hak sahibi ailesi ve ev halkıyla birlikte oturabilir; kanunda aksine hüküm yoksa intifa hakkına ilişkin hükümler oturma hakkına da uygulanır. Giderlerde ölçü yararlanmanın kapsamıdır: hak binanın tamamından yararlanma veriyorsa olağan bakım ve onarım giderleri hak sahibine, bina malikle birlikte kullanılıyorsa malike aittir.

Şık analizi

A) Doğru ifade — oturma hakkı konut olarak yararlanma yetkisi verir.
B) Doğru ifade — hak şahsa özgülenmemişse aile ve ev halkıyla oturulabilir.
C) Doğru ifade — aksine hüküm yoksa intifa hükümleri oturma hakkına uygulanır.
E) Doğru ifade — malikle birlikte kullanımda giderler malikin üzerindedir.
Soru 383
İrtifak haklarıyla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:I.Kaynak hakkı kural olarak devredilemez ve mirasçılara geçmez.II.Atış eğitimi veya spor alanı gibi diğer irtifaklar, aksi kararlaştırılmadıkça devredilemez.III.Tescilden açıkça anlaşılmayan hâllerde irtifakın kapsamı kazanma sebebine göre belirlenebilir. Bu bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) II ve III
Cevabı göster
Cevap: E. I yanlıştır: kaynak hakkı, başkasının arazisindeki kaynak üzerinde kurulan ve arazi malikini suyun alınmasına ve akıtılmasına katlanmaya zorlayan bir irtifaktır; aksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir ve mirasçılara geçer. Bu yönüyle üst hakkıyla aynı gruba, karma nitelikteki irtifaklara girer. II doğrudur: malikin atış eğitimi, spor alanı veya geçit gibi belirli bir yararlanmaya hizmet etmek üzere kurabileceği diğer irtifaklar, aksi kararlaştırılmadıkça başkasına devredilemez ve mirasçılara geçmez; kapsamları hak sahibinin olağan ihtiyaçlarına göre belirlenir. III de doğrudur: kapsam belirlenirken önce tescil esas alınır; tescilden açıkça anlaşılmayan hâllerde tescilin sınırları içinde kazanma sebebine ya da uzun süreden beri davasız ve iyiniyetli kullanılış biçimine bakılır.

Şık analizi

A) Kaynak hakkı devredilebilen ve mirasçıya geçen bir haktır; öncül tersini söylüyor.
B) II doğrudur, ancak III de doğru olduğu için tek başına işaretlenemez.
C) III doğrudur, ancak II de doğru olduğu için tek başına işaretlenemez.
D) I yanlış olduğundan bu bileşim tutmaz.

← Taşınır MülkiyetiTaşınmaz Yükü →