EduMiXX Hukuk HMGS

Medeni Hukuk › Başlık 42 / 60

Miras Sözleşmesi ve Mirastan Feragat

9 Hâkimlik

Hızlı özet

Vasiyetname mirasbırakanı bağlamaz; miras sözleşmesi bağlar. Fark buradan doğar ve sözleşmenin bütün kurallarını açıklar: ehliyet ağırlaştırılmış, şekil sıkılaştırılmış, ortadan kaldırma sınırlandırılmıştır.

Olumlu Miras Sözleşmesi

Mirasbırakan, miras sözleşmesiyle mirasını veya belirli malını sözleşme yaptığı kimseye ya da üçüncü bir kişiye bırakma yükümlülüğü altına girer (TMK m. 527/1).

Bağlayıcılık, mirasbırakanın malvarlığı üzerindeki yetkisini ortadan kaldırmaz: malvarlığında eskisi gibi serbestçe tasarruf edebilir, ancak yükümlülüğüyle bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflarına veya bağışlamalarına itiraz edilebilir (TMK m. 527/2). Denge şudur: mirasbırakan sağlığında malını satabilir, kullanabilir, tüketebilir; buna karşılık sözleşmeyi dolanmak için yaptığı karşılıksız kazandırmalar ve sonraki ölüme bağlı tasarruflar itiraza açıktır. Sözleşme ekonomik özgürlüğü değil, son iradesi üzerindeki serbestiyi sınırlar.

Sözleşme iki görünümdedir: olumlu miras sözleşmesinde mirasbırakan bir kazandırma taahhüdü altına girer; olumsuz olanda bir mirasçı miras hakkından vazgeçer — bu, mirastan feragat sözleşmesidir.

Olumlu sözleşmenin tarafı atanmış mirasçı ya da belirli mal alacaklısı konumuna gelir. Bu konum vasiyetnameyle atanandan bir noktada güçlüdür: mirasbırakan tek taraflı dönemez. Buna karşılık sözleşme mirasçılık sıfatını ölümden önce doğurmaz. Üçüncü kişi lehine de yapılabilir; lehtar sözleşmenin tarafı olmasa da ölümle doğrudan hak kazanır.

Mirastan Feragat

Mirasbırakan, bir mirasçısıyla karşılıksız ya da bir karşılık sağlanarak feragat sözleşmesi yapabilir; feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder (TMK m. 528/1–2).

Kapsam, karşılık verilip verilmediğine göre değişir: bir karşılık sağlanarak yapılan feragat, aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur (TMK m. 528/3); karşılıksız feragatte sonuç yalnız feragat edeni bağlar ve altsoyu mirasçı olmaya devam eder. Mantık açıktır: karşılık alan mirasçı payının değerini önceden almış ve bu değer ailesine geçmiştir.

Feragatin kapsamı taraflarca belirlenir: tam olabileceği gibi miras hakkının bir kısmıyla ya da belirli mallarla sınırlı da olabilir; belirli bir mirasçı lehine de kararlaştırılabilir.

Feragat bir ölüme bağlı tasarruftur ve ölüme kadar hüküm doğurmaz; bu süre içinde durum değişebilir. Feragat belli bir kişi lehine yapılmış ve o kişi herhangi bir sebeple mirasçı olamazsa feragat hükümden düşer; belli bir kişi lehine yapılmamışsa en yakın ortak kökün altsoyu lehine sayılır ve onlar da mirasçı olamazsa yine hükümden düşer (TMK m. 529).

Tereke alacaklıları için ayrı bir sorumluluk vardır: tereke borçları karşılamıyor ve mirasçılarca da ödenmiyorsa, feragat eden ve mirasçıları ölümden önceki beş yıl içinde aldıkları karşılıktan, zenginleşmeleri tutarında alacaklılara karşı sorumludur (TMK m. 530). Hüküm, feragatin mal kaçırma aracına dönüşmesini önler.

Feragat, yoksunluk ve çıkarmadan ayrılır: feragat sözleşmedir ve mirasçının rızasına dayanır; yoksunluk kanundan, çıkarma mirasbırakanın tek taraflı tasarrufundan doğar.

Şekil ve Sona Erme

Miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde düzenlenir: taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar (TMK m. 545). Şekil resmî vasiyetnameninkinden bir noktada daha ağırdır — arzuların aynı zamanda bildirilmesi ve sözleşmenin taraflarca imzalanması aranır; sebebi iki taraflı olmasıdır.

Ortadan kaldırmanın üç yolu vardır. Tarafların yazılı anlaşması ile her zaman kaldırılabilir ve burada resmî şekil aranmaz (TMK m. 546/1). Tek taraflı kaldırma yalnız, sözleşmeyle mirasçı atanan ya da kendisine belirli mal bırakılan kişinin sözleşmeden sonra mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunması hâlinde mümkündür ve vasiyetname şekillerinden biriyle yapılır (TMK m. 546/2–3). Sözleşmeden dönme ise sağlararası edimleri isteme hakkı olan tarafın, edimlerin yerine getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde borçlar hukuku kurallarına göre başvurduğu yoldur (TMK m. 547).

Mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi mirasbırakanın ölümünde sağ değilse sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar; önce ölenin mirasçıları, aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşme uyarınca elde edilen ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri isteyebilir (TMK m. 548).

Son olarak: miras sözleşmesi veya vasiyetnameyle yapılan kazandırmalar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmın sonradan daralması yüzünden hükümsüz olmaz; sadece tenkis edilebilir (TMK m. 549). Mirasbırakanın tasarruf sırasında saklı paylı mirasçısı bulunmayabilir; sonradan çocuğu doğar ya da evlenirse tasarruf edilebilir kısım daralır — bu daralma tasarrufu düşürmez, yalnız aşan kısmı tenkise açar.

Vasiyetname ile Karşılaştırma

Vasiyetname tek taraflıdır, bağlamaz ve her zaman dönülebilir; ehliyeti ayırt etme gücü ve onbeş yaştır; resmî, el yazılı veya sözlü yapılabilir. Miras sözleşmesi iki taraflıdır ve bağlar; ehliyeti ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmamaktır; yalnız resmî vasiyetname şeklinde yapılır; kaldırılması yazılı anlaşmaya veya sınırlı hâllerde tek taraflı işleme bağlıdır.

Bütün farklar tek kaynaktan — bağlayıcılıktan — doğar: bağlayıcılık arttıkça ehliyet ağırlaşır, şekil sıkılaşır ve ortadan kaldırma zorlaşır.

Sınavda Ne Çıkar

  • Mirasbırakan malvarlığında serbestçe tasarruf eder, ama bağdaşmayan bağışlamalarına da itiraz edilebilir.
  • Karşılıklı feragat altsoyu da bağlar; karşılıksız feragat bağlamaz.
  • Feragat belli bir kişi lehineyse ve o kişi mirasçı olamazsa feragat hükümden düşer.
  • Miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde yapılır; arzular aynı zamanda bildirilir.
  • Yazılı anlaşmayla her zaman kaldırılabilir, resmî şekil aranmaz.
  • Tek taraflı kaldırma yalnız çıkarma sebebi varsa mümkündür.
  • Tasarruf edilebilir kısmın sonradan daralması kazandırmayı düşürmez, tenkise açar.

Vasiyetname mirasbırakanı bağlamaz; miras sözleşmesi bağlar. Fark buradan doğar ve sözleşmenin bütün kurallarını açıklar: ehliyet ağırlaştırılmış, şekil sıkılaştırılmış, ortadan kaldırma sınırlandırılmıştır.

A. Olumlu Miras Sözleşmesi

Mirasbırakan, miras sözleşmesiyle mirasını veya belirli malını sözleşme yaptığı kimseye ya da üçüncü bir kişiye bırakma yükümlülüğü altına girebilir (TMK m. 527/1).

Sözleşmenin bağlayıcılığı mirasbırakanın malvarlığı üzerindeki yetkisini ortadan kaldırmaz. Mirasbırakan, malvarlığında eskisi gibi serbestçe tasarruf edebilir; ancak miras sözleşmesindeki yükümlülüğüyle bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflarına veya bağışlamalarına itiraz edilebilir (TMK m. 527/2).

Denge şudur: mirasbırakan sağlığında malını satabilir, kullanabilir, tüketebilir; buna karşılık sözleşmeyi dolanmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmalar ve sonraki ölüme bağlı tasarruflar itiraza açıktır. Sözleşme, mirasbırakanın ekonomik özgürlüğünü değil, son iradesi üzerindeki serbestisini sınırlar.

Miras sözleşmesi iki görünümde ortaya çıkar. Olumlu miras sözleşmesinde mirasbırakan bir kazandırma taahhüdü altına girer; olumsuz miras sözleşmesinde ise bir mirasçı, miras hakkından vazgeçer. İkincisi mirastan feragat sözleşmesidir ve aşağıda ayrıca ele alınacaktır.

Olumlu miras sözleşmesinin tarafı olan kişi, sözleşmeyle atanmış mirasçı ya da belirli mal alacaklısı konumuna gelir. Bu konum, vasiyetnameyle atanmış mirasçınınkinden bir noktada güçlüdür: mirasbırakan sözleşmeden tek taraflı olarak dönemez. Buna karşılık sözleşme, mirasçılık sıfatını ölümden önce doğurmaz; sözleşme tarafı da mirası ancak ölümle kazanır.

Sözleşmenin üçüncü kişi lehine yapılması da mümkündür. Bu hâlde lehtar sözleşmenin tarafı değildir, ancak mirasbırakanın ölümüyle doğrudan hak kazanır.

B. Mirastan Feragat Sözleşmesi

Mirasbırakan, bir mirasçısıyla karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder (TMK m. 528/1–2).

Feragatin kapsamı, karşılık verilip verilmediğine göre değişir. Bir karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur (TMK m. 528/3). Karşılıksız feragatte ise sonuç yalnız feragat edeni bağlar; altsoyu mirasçı olmaya devam eder.

Ayrımın mantığı açıktır: karşılık alan mirasçı payının değerini önceden almış sayılır ve bu değer ailesine geçmiştir; karşılıksız feragatte ise altsoyu mahrum bırakacak bir sebep yoktur.

Feragat, mirastan yoksunluk ve mirasçılıktan çıkarmadan ayrılır. Feragat sözleşmedir ve mirasçının rızasına dayanır; yoksunluk kanundan, çıkarma ise mirasbırakanın tek taraflı tasarrufundan doğar.

Feragatin kapsamı taraflarca belirlenebilir. Feragat tam olabileceği gibi, miras hakkının belirli bir kısmıyla ya da belirli mallarla sınırlı biçimde de yapılabilir. Aynı şekilde feragat, belirli bir mirasçı lehine de kararlaştırılabilir; bu hâlde feragat edenin payı yalnız o kişiye geçer.

Feragat sözleşmesi bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan, mirasbırakanın ölümüne kadar hüküm doğurmaz. Bu süre içinde tarafların durumu değişebilir ve kanun sonucu açıkça düzenlemiştir: feragat belli bir kişi lehine yapılmış olup bu kişi herhangi bir sebeple mirasçı olamazsa feragat hükümden düşer. Feragat belli bir kişi lehine yapılmamışsa, en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır ve bunların da mirasçı olamaması hâlinde feragat yine hükümden düşer (TMK m. 529). Feragatin dayandığı beklenti gerçekleşmezse feragat da ayakta kalmaz.

Tereke alacaklıları bakımından ise ayrı bir sorumluluk öngörülmüştür: mirasın açılması anında tereke borçları karşılayamıyor ve borçlar mirasçılarca da ödenmiyorsa, feragat eden ve mirasçıları, ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan aldıkları karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında alacaklılara karşı sorumlu olur (TMK m. 530). Hüküm, karşılık alarak feragat etmenin alacaklılardan mal kaçırma aracına dönüşmesini önler.

C. Şekli ve Sona Ermesi

Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar (TMK m. 545).

Şekil, resmî vasiyetnameninkinden bir noktada daha ağırdır: arzuların aynı zamanda bildirilmesi ve sözleşmenin taraflarca imzalanması aranır. Sebep, sözleşmenin iki taraflı olmasıdır.

Ortadan kaldırma bakımından üç yol vardır:

  • Tarafların yazılı anlaşması — miras sözleşmesi bu yolla her zaman ortadan kaldırılabilir (TMK m. 546/1). Burada resmî şekil aranmaz; yazılı anlaşma yeterlidir.
  • Tek taraflı ortadan kaldırma — sözleşmeyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişinin, sözleşmenin yapılmasından sonra mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan davranışta bulunduğu ortaya çıkarsa, mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir. Bu işlem, vasiyetnameler için öngörülen şekillerden biriyle yapılır (TMK m. 546/2–3).
  • Sözleşmeden dönme — sağlararası edimleri isteme hakkı bulunan taraf, bu edimlerin sözleşmeye uygun yerine getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde borçlar hukuku kuralları uyarınca sözleşmeden dönebilir (TMK m. 547).

Ayrıca mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi mirasbırakanın ölümünde sağ değilse miras sözleşmesi kendiliğinden ortadan kalkar; önce ölenin mirasçıları, aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşme uyarınca elde edilen ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri isteyebilir (TMK m. 548).

Kanun bir de tasarruf edilebilir kısmın sonradan değişmesi ihtimalini düzenlemiştir. Miras sözleşmesi veya vasiyetnameyle yapılan ölüme bağlı kazandırmalar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmın sonradan daralması yüzünden hükümsüz olmaz; sadece tenkis edilebilir (TMK m. 549).

Hükmün pratik değeri büyüktür. Mirasbırakan tasarrufu yaptığı sırada saklı paylı mirasçısı bulunmayabilir; sonradan çocuğu doğar ya da evlenirse tasarruf edilebilir kısım daralır. Bu daralma tasarrufu düşürmez; yalnız saklı payı aşan kısmı tenkise açık hâle getirir. Kanunun tercihi, mirasbırakanın iradesini mümkün olduğunca ayakta tutmaktır.

ÖlçütVasiyetnameMiras sözleşmesi
Taraf sayısıTek taraflıİki taraflı
BağlayıcılıkBağlamaz, dönülebilirBağlar
EhliyetAyırt etme gücü ve onbeş yaşAyırt etme gücü, erginlik, kısıtlı olmamak
ŞekilResmî, el yazılı veya sözlüYalnız resmî vasiyetname şeklinde
Ortadan kaldırmaHer zaman tek taraflıYazılı anlaşma; sınırlı hâllerde tek taraflı

Tablo, iki tasarruf arasındaki bütün farkların tek bir kaynaktan — bağlayıcılıktan — doğduğunu gösterir. Bağlayıcılık arttıkça ehliyet ağırlaşır, şekil sıkılaşır ve ortadan kaldırma zorlaşır.

Örnek olay

(A), oğlu (B) ile bir miras sözleşmesi yaparak terekesinin yarısını ona bırakmayı taahhüt etmiştir. Sözleşme noterde, iki tanık huzurunda düzenlenmiştir. Daha sonra (A), kızı (C) ile karşılık sağlayarak bir mirastan feragat sözleşmesi yapmıştır; (C)'nin iki çocuğu vardır. Aradan yıllar geçtikten sonra (A), sahip olduğu taşınmazların büyük kısmını bir vakfa bağışlamıştır. (B), bu bağışlamalara itiraz etmektedir; (C)'nin çocukları ise dedelerine mirasçı olabileceklerini ileri sürmektedir.

Değerlendirme: Üç işlem ayrı ayrı değerlendirilir.

Miras sözleşmesi. Şekil bakımından bir eksiklik yoktur: sözleşme resmî vasiyetname şeklinde, memur ve iki tanık önünde düzenlenmiştir (TMK m. 545). Sözleşme (A)'yı bağlar.

Bağışlamalar. Mirasbırakan malvarlığında serbestçe tasarruf edebilir; ancak miras sözleşmesindeki yükümlülüğüyle bağdaşmayan bağışlamalarına itiraz edilebilir (TMK m. 527/2). Taşınmazların büyük kısmının karşılıksız olarak devredilmesi, (B)'ye bırakılması taahhüt edilen payı fiilen boşaltmaya yönelikse bu itiraz yerindedir. Ölçüt, bağışlamanın sözleşmeyi dolanma niteliği taşıyıp taşımadığıdır; olağan yaşam düzeni içinde kalan kazandırmalar itiraza konu olmaz.

Feragat. (C) feragat sözleşmesiyle mirasçılık sıfatını kaybetmiştir (TMK m. 528/2). Feragat bir karşılık sağlanarak yapıldığından, sözleşmede aksi öngörülmedikçe altsoyu için de sonuç doğurur (TMK m. 528/3). (C)'nin çocukları bu sebeple dedelerine mirasçı olamaz.

Sonuç, karşılıksız feragatte tersine dönerdi: o hâlde feragat yalnız (C)'yi bağlar, çocukları mirasçı olmaya devam ederdi. Sözleşmeye konulacak açık bir kayıtla da altsoyun mirasçılığı korunabilirdi.

İkinci örnek olay

(N) ile yeğeni (O) arasında bir miras sözleşmesi yapılmıştır; sözleşmeye göre (N)'nin terekesinin tamamı (O)'ya kalacaktır. Sözleşmeden yıllar sonra (O), (N)'ye karşı ağır bir suç işlemiştir. (N) bunun üzerine el yazısıyla bir metin yazarak miras sözleşmesini tek taraflı olarak ortadan kaldırdığını bildirmiş, ancak metni kimseye vermemiştir. (N)'nin ölümünden sonra (O), sözleşmenin bağlayıcı olduğunu ve tek taraflı olarak kaldırılamayacağını ileri sürmektedir.

Değerlendirme: Kural olarak (O) haklıdır: miras sözleşmesi mirasbırakanı bağlar ve tek taraflı dönme mümkün değildir. Ancak kanun bu kuralın bir istisnasını öngörmüştür.

Miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişinin, mirasbırakana karşı sözleşmenin yapılmasından sonra mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunduğu ortaya çıkarsa, mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir (TMK m. 546/2).

Olayda (O)'nun davranışı, mirasbırakana karşı ağır bir suç işlemek biçimindedir ve bu, mirasçılıktan çıkarma sebeplerinden biridir (TMK m. 510/1). Davranış sözleşmenin yapılmasından sonra gerçekleştiğine göre koşul yerine gelmiştir.

Şekil bakımından da bir engel yoktur. Tek taraflı ortadan kaldırma, vasiyetnameler için kanunda öngörülen şekillerden biriyle yapılır (TMK m. 546/3). (N) metni kendi el yazısıyla yazmıştır; el yazılı vasiyetnamenin şartları — yıl, ay ve gün gösterilmesi, metnin baştan sona el yazısıyla yazılması ve imzalanması — sağlanmışsa işlem geçerlidir (TMK m. 538/1).

Metnin kimseye verilmemiş olması geçerliliği etkilemez: el yazılı vasiyetnamenin notere ya da sulh hâkimine bırakılması bir saklama imkânıdır, geçerlilik şartı değildir (TMK m. 538/2).

Eksik olan tek unsur, metnin tarih ve imza gibi çekirdek şartları taşıyıp taşımadığıdır. Bu şartlar eksikse tek taraflı kaldırma sonuç doğurmaz ve miras sözleşmesi ayakta kalır.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 9 soru eşleşti, ilk 9 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 İDARİ YARGI
Biri evlilik dışı, diğeri evlilik içi doğan iki çocuk, babalarının mirasına birlikte mirasçı oldukları takdirde, miras payları ne şekilde olur?
A) Mirastan eşit pay alırlar.
B) Evlilik dışı doğan çocuk diğerinin yarısı kadar pay alır.
C) Evlilik dışı doğan çocuk diğerinin 2/3'ü kadar pay alır.
D) Evlilik içi doğan çocuk diğerinin 2 misli kadar pay alır.
E) Evlilik dışı doğan çocuk mirastan pay almaz.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 2 2008 İDARİ YARGI
M, miras sözleşmesi ile A'ya limon bahçesini hiçbir karşılık almaksızın bırakmıştır. 2 yıl sonra M sözleşmeden A'ya yazdığı mektupla dönmüş, A da buna ses çıkarmamıştır. Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) M'nin miras sözleşmesinden dönmesi geçerlidir.
B) M'nin miras sözleşmesinden dönmesi geçerli değildir.
C) M'nin bu sözleşmeden dönmesi için 1 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir.
D) M, miras sözleşmesinden ancak resmî vasiyetname yapmak suretiyle dönebilir.
E) M, miras sözleşmesinden ancak mirastan çıkarma şartları varsa dönebilir.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 3 1995 YILINDA
Ayırt etme gücüne sahip olmayan 92 yaşındaki M, 2000 yılında bir el yazısı ile vasiyetname yapar ve bu vasiyetname ile mal varlığının yarısını avukatı S'ye bıraktığını belirtir. M, 2003 yılında ölür. M'nin ölümünde M'nin kızı T, T'nin oğlu G, M'nin oğlu F, M'nin diğer oğlu Y, Y'nin eşi F, M'nin kendisinden önce (1995 yılında) ölmüş kızı R'nin evlatlığı D ve M'nin eşi E sağdır. M'nin oğlu F, M'nin ölümünden 1 ay sonra miras payını üçüncü bir kişiye temlik etmiştir. M'nin kızı T, M'nin ölümünden 1 ay sonra mirası reddetmiştir. M'nin oğlu Y ise M'nin ölümünden 2 ay sonra bir kalp krizi sonucu arkasında eşi F'yi bırakarak ölmüştür. M'nin eşi E'nin 1970 yılında yapmış olduğu geçerli bir mirastan feragat sözleşmesiyle, ivazlı olarak miras payının yarısından feragat ettiği anlaşılmıştır. Buna göre, M'nin 2000 yılında yapmış olduğu vasiyetnamenin ehliyetsizlik nedeniyle geçersizliği konusunda aşağıdakilerden hangisi iptal davası [açamaz]?
A) T'nin oğlu G
B) M'nin oğlu F
C) M'nin kendisinden önce ölmüş kızı R'nin evlatlığı D
D) M'den 2 ay sonra ölmüş bulunan oğlu Y'nin eşi F
E) M'nin eşi E
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 4 2007 ADLİ YARGI (KASIM)
Aşağıdakilerden hangisinin mirasçılık sıfatı başka bir işleme gerek kalmaksızın sona erer?
A) Miras bırakanın eşini öldüren mirasçı
B) Miras payını miras bırakanın ölümünden sonra üçüncü bir kişiye tamamen temlik eden mirasçı
C) Miras payının yarısından fazlasından, ivazlı bir mirastan feragat sözleşmesiyle feragat eden mirasçı
D) Yapmış olduğu geçerli bir vasiyetnameyle miras payının tümünden feragat eden mirasçı
E) Hilesiyle miras bırakanın ölüme bağlı bir tasarrufta bulunmasına yol açan mirasçı
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 5 2008 ADLİ YARGI (ARALIK)
A babası M'nin mirasından, kendisine bir araba alması karşılığında vazgeçip geçerli bir sözleşme ile mirastan feragat etmiştir. M, A'nın istediği arabayı almıştır. M, 1 ay sonra ölmüş, A ise 2 ay sonra kaza yapıp ölmüştür. Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Feragat sözleşmesi geçerlidir, ancak A'nın çocuklarını etkilemez.
B) Feragat sözleşmesi geçersizdir, çünkü miras bırakan sağlığında karşılık (ivaz) almıştır.
C) Feragat sözleşmesi, lehtarın miras bırakandan sonra ölmüş olması nedeniyle kendiliğinden hükümsüz olur.
D) A, vasiyetname düzenlemek yoluyla da mirastan feragat edebilir.
E) Mirastan feragat A'nın, babası M'den sonra ölen büyükbabasından mirasçı olmasını engellemez.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 6 2005 ADLİ YARGI (KASIM)
M, kardeşi K ile bir miras sözleşmesi yaparak terekenin yarısını K'ya bırakmıştır. K, bütün mirasın kendisine kalması için M'nin eşi E'yi öldürmeye teşebbüs etmiş ancak bunda başarılı olamamıştır. Bu durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) M ile K arasında yapılmış olan miras sözleşmesinin ortadan kalkması için M'nin, vasiyetname türlerinden biriyle miras sözleşmesinden dönme iradesini açıklaması zorunludur.
B) M ile K arasında yapılmış olan miras sözleşmesinin ortadan kalkması için M ile K'nın adi yazılı bir şekilde anlaşma yapmaları zorunludur.
C) K'nın işlemiş olduğu fiil sonucu M ile K arasındaki miras sözleşmesi kendiliğinden sona ermiştir. Dolayısıyla bu miras sözleşmesinin sona erdirilmesi için herhangi bir işleme gerek yoktur.
D) M ile K arasında yapılmış olan miras sözleşmesinin ortadan kalkması için M'nin, miras sözleşmesinden dönme iradesini, varması gerekli bir irade beyanı ile K'ya iletmesi yeterlidir.
E) M ile K arasındaki miras sözleşmesi, ancak M'nin mirasçıları tarafından açılacak bir iptal davası ile sona erdirilebilir.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 7 2012 ADLİ YARGI
M ölmüş; geride eşi E, ilk evliliğinden olma kızı K ile mevcut evliliğinden olma ancak kendisinden önce ölen oğlu O'nun eşi B ve kızı C kalmıştır. M'nin mirasçıları ve miras payları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) E, K, B ve C; M'nin mirasçılarıdır.
B) K ve C'nin miras payları eşit olup her ikisi de 3/8'dir.
C) E'nin miras payı 1/2'dir.
D) O, M'den önce öldüğünden B ve C'nin mirastan pay alması mümkün değildir.
E) K'nin miras payı 3/12 olup, C'nin miras payı bunun iki katıdır.
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 8 2024 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (ARALIK)
Aşağıdakilerin hangisinden doğan hakkın tapu kütüğüne şerh edilebilmesi için şerh anlaşması yapılmasına gerek yoktur?
A) Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi
B) Sözleşmeden doğan ön alım hakkı
C) Kira sözleşmesi
D) Sözleşmeden doğan geri alım hakkı
E) Yasal ön alım hakkından feragat sözleşmesi
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 9 2008 ADLİ HAKİMLİK
A babası M'nin mirasından, kendisine bir araba alması karşılığında vazgeçip geçerli bir sözleşme ile mirastan feragat etmiştir. M, A'nın istediği arabayı almıştır. M, 1 ay sonra ölmüş, A ise 2 ay sonra kaza yapıp ölmüştür. Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Feragat sözleşmesi geçerlidir, ancak A'nın çocuklarını etkilemez.
B) Feragat sözleşmesi geçersizdir, çünkü mirasbırakan sağlığında karşılık (ivaz) almıştır.
C) Feragat sözleşmesi, lehtarın mirasbırakandan sonra ölmüş olması nedeniyle kendiliğinden hükümsüz olur.
D) A, vasiyetname düzenlemek yoluyla da mirastan feragat edebilir.
E) Mirastan feragat eden A'nın, babası M'den sonra ölen büyükbabasına mirasçı olmasını engellemez.
Cevabı göster
Cevap: E.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 4 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 282
Miras sözleşmesinin şekli bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Sözleşmenin resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekmektedir.
B) Taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirmek zorundadır.
C) Sözleşme, memurun ve iki tanığın önünde taraflarca imzalanır.
D) Sözleşme el yazılı vasiyetname şeklinde de yapılabilir.
E) Şeklin ağırlığı, sözleşmenin iki taraflı olmasından kaynaklanmaktadır.
Cevabı göster
Cevap: D. Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir; el yazılı veya sözlü şekil bu tasarruf bakımından kabul edilmemiştir. Sözleşmenin tarafları arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar. Şekil, resmî vasiyetnameninkinden bir noktada daha ağırdır: arzuların aynı zamanda bildirilmesi ve sözleşmenin taraflarca imzalanması aranır. Bunun sebebi sözleşmenin iki taraflı ve mirasbırakanı bağlayıcı olmasıdır. Bağlayıcılık arttıkça ehliyet ağırlaşır, şekil sıkılaşır ve ortadan kaldırma zorlaşır.

Şık analizi

A) Doğru ifade — miras sözleşmesi yalnız resmî vasiyetname şeklinde yapılabilir.
B) Doğru ifade — tarafların arzularını aynı zamanda bildirmesi bu şeklin ayırt edici koşuludur.
C) Doğru ifade — sözleşme memurun ve iki tanığın önünde taraflarca imzalanır.
E) Doğru ifade — şeklin ağırlığı sözleşmenin iki taraflı olmasından ve mirasbırakanı bağlamasından doğar.
Soru 283
Miras sözleşmesinin ortadan kaldırılmasıyla ilgiliI.Tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir.II.Yazılı anlaşma için ayrıca resmî şekle uyulması gerekir.III.Tek taraflı kaldırma, vasiyetname şekillerinden biriyle yapılır.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Miras sözleşmesi tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir ve bu anlaşma için resmî şekil aranmaz; yazılı olması yeterlidir. Kurulurken resmî şekil aranan sözleşmenin kaldırılmasında adi yazılı şeklin yeterli görülmesi, kanunun bilinçli tercihidir. Tek taraflı ortadan kaldırma ise sınırlıdır: sözleşmeyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişinin, sözleşmenin yapılmasından sonra mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunduğu ortaya çıkarsa mümkündür ve bu işlem vasiyetnameler için öngörülen şekillerden biriyle yapılır. Buna göre I ve III doğru, II yanlıştır.

Şık analizi

A) I doğru, ancak III de doğrudur. Tek taraflı kaldırma vasiyetname şekillerinden biriyle yapılır.
B) II yanlıştır. Yazılı anlaşma yeterlidir; resmî şekil aranmaz.
D) II yanlıştır, III doğrudur. Kaldırmada şekil, kurulmadakinden hafiftir.
E) I ve III doğru, II yanlıştır. Kanun kaldırma için adi yazılı şekli yeterli görmüştür.
Soru 284
Mirasbırakan, karşılık sağlayarak kızıyla mirastan feragat sözleşmesi yapmıştır; kızın iki çocuğu vardır ve sözleşmede altsoya ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Mirasbırakanın ölümünden sonra torunlar dedelerine mirasçı olabileceklerini ileri sürmektedir. Buna göre hangi sonuca varılır?
A) Torunlar mirasçı olabilir; feragat yalnız feragat edeni bağlamaktadır.
B) Torunlar mirasçı olamaz; feragat altsoy için de sonuç doğurur.
C) Feragat geçersizdir; mirastan feragat ancak karşılıksız yapılabilmektedir.
D) Torunların durumu, mirasbırakanın ölüm anındaki iradesine göre belirlenir.
E) Feragat eden mirasçılık sıfatını korur; yalnız payı azalmış olmaktadır.
Cevabı göster
Cevap: B. Mirastan feragat eden kimse mirasçılık sıfatını kaybeder. Feragatin kapsamı ise karşılık verilip verilmediğine göre değişir: bir karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. Olayda feragat karşılık sağlanarak yapılmış ve sözleşmede aksi yönde bir kayıt konulmamıştır; bu sebeple torunlar da mirasçı olamaz. Ayrımın mantığı açıktır: karşılık alan mirasçı payının değerini önceden almış sayılır ve bu değer ailesine geçmiştir. Karşılıksız feragatte ise sonuç yalnız feragat edeni bağlar ve altsoyu mirasçı olmaya devam eder; sözleşmeye konulacak açık bir kayıtla da altsoyun mirasçılığı korunabilirdi.

Şık analizi

A) Yalnız feragat edeni bağlama sonucu karşılıksız feragatte doğar; burada karşılık sağlanmıştır.
C) Feragat karşılıksız da bir karşılık sağlanarak da yapılabilir; ikisi de geçerlidir.
D) Sonuç kanunda düzenlenmiştir; ayrıca ölüm anındaki iradenin araştırılması gerekmez.
E) Feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder; pay azalması söz konusu değildir.
Soru 285
Mirastan feragat bakımından aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) Belli bir kişi lehine yapılan feragat, o kişi mirasçı olamazsa hükümden düşer.
B) Belli kişi lehine yapılmayan feragat en yakın ortak kökün altsoyu lehine sayılır.
C) Feragat sözleşmedir ve feragat eden mirasçının rızasına dayanmaktadır.
D) Tasarruf edilebilir kısmın sonradan daralması kazandırmayı hükümsüz kılar.
E) Feragat eden, aldığı karşılıktan zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu olabilir.
Cevabı göster
Cevap: D. Feragat bir sözleşmedir ve mirasçının rızasına dayanır; yoksunluk kanundan, mirasçılıktan çıkarma ise mirasbırakanın tek taraflı tasarrufundan doğar. Feragatin kime karşı sonuç doğuracağı düzenlenmiştir: belli bir kişi lehine yapılmış ve o kişi herhangi bir sebeple mirasçı olamazsa feragat hükümden düşer; belli bir kişi lehine yapılmamışsa en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır. Tereke borçları karşılanamıyorsa feragat eden, ölümden önceki beş yıl içinde aldığı karşılıktan zenginleşmesi ölçüsünde alacaklılara karşı sorumludur. Buna karşılık tasarruf edilebilir kısmın sonradan daralması ölüme bağlı kazandırmayı hükümsüz kılmaz; yalnız tenkise açar.

Şık analizi

A) Doğru ifade — feragatin dayandığı beklenti gerçekleşmezse feragat de ayakta kalmaz.
B) Doğru ifade — belli kişi lehine yapılmayan feragat en yakın ortak kökün altsoyu lehine sayılır.
C) Doğru ifade — feragat rızaya dayanan bir sözleşmedir; yoksunluk ve çıkarmadan bu yönüyle ayrılır.
E) Doğru ifade — feragat eden, ölümden önceki beş yılda aldığı karşılıktan zenginleşmesi ölçüsünde sorumludur.

← Vasiyetname ŞekilleriVasiyeti Yerine Getirme Görevlisi →