EduMiXX Hukuk HMGS

Medeni Hukuk › Başlık 38 / 60

Ölüme Bağlı Tasarruf Ehliyeti ve Tasarruf Özgürlüğü

5 Hâkimlik

Hızlı özet

Mirasbırakan, malvarlığının ölümünden sonraki akıbetini kendisi belirleyebilir. Bu yetki iki sınıra tâbidir: kişinin bu tür bir tasarrufu yapabilecek ehliyete sahip olması ve tasarrufun saklı payları aşmaması.

Ölüme Bağlı Tasarruf Ehliyeti

Ehliyet tasarrufun türüne göre değişir ve aradaki fark sık ölçülür. Vasiyet için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak yeter (TMK m. 502); erginlik de kısıtlı olmamak da aranmaz. Miras sözleşmesi için ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı bulunmamak gerekir (TMK m. 503) — yani tam fiil ehliyeti.

Farkın sebebi bağlayıcılıktır. Vasiyetname tek taraflıdır, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir ve mirasbırakan ondan her zaman dönebilir. Miras sözleşmesi iki taraflıdır, karşı tarafın kabulüyle kurulur ve mirasbırakanı bağlar; tek taraflı dönme kural olarak mümkün değildir. Bağlayıcılık arttıkça kanun ehliyeti ağırlaştırmıştır. Aynı mantık şekle de yansır: miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde yapılır ve tarafların arzularını memura aynı zamanda bildirmesi aranır.

Ehliyet tasarrufun yapıldığı anda aranır: sonradan ehliyetin kaybedilmesi geçerli bir tasarrufu düşürmez, sonradan kazanılması geçersiz bir tasarrufu geçerli kılmaz. Ehliyetsizlik tasarrufu kendiliğinden geçersiz kılmaz; bir iptal sebebidir ve ilgililerin dava açmasıyla ileri sürülür — ölüme bağlı tasarrufları ayakta tutma eğiliminin bir görünümüdür.

İrade sakatlığı. Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yapılan ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak mirasbırakan, yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutmanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde dönmezse tasarruf geçerli sayılır (TMK m. 504/1). Sakatlık kendiliğinden düzelmez; mirasbırakanın sessiz kalması tasarrufu ayakta tutar.

Kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma varsa ve mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebiliyorsa tasarruf bu arzuya göre düzeltilir (TMK m. 504/2) — burada iptal değil düzeltme söz konusudur.

Maddi ve Şekli Anlamda Tasarruf

Şekli anlamda ölüme bağlı tasarruf, son arzuların açıklanmasında kullanılan hukukî kalıptır: vasiyetname ve miras sözleşmesi. Kanunun tanıdığı bu iki kalıp dışında ölüme bağlı tasarruf yapılamaz.

Maddi anlamda tasarruf ise bu kalıbın içeriğidir: mirasçı atama, belirli mal bırakma, mirasçılıktan çıkarma, vakıf kurma, yedek ve art mirasçı atama, koşul ve yükleme koyma.

İlişki şudur: aynı şekli tasarruf birden çok maddi tasarruf içerebilir — bir vasiyetnamede hem mirasçı atanabilir, hem belirli mal bırakılabilir, hem de bir mirasçı çıkarılabilir. Pratik sonuç geçersizliğin kapsamında görülür: şekle aykırılık bütün tasarrufu etkilerken, tek bir maddi tasarrufun geçersizliği diğerlerini kural olarak etkilemez.

İçerik bakımından dört grup ayrılır: kazandırıcı tasarruflar (mirasçı atama, belirli mal bırakma, vakıf kurma); düzenleyici tasarruflar (paylaştırma kuralları, vasiyeti yerine getirme görevlisi atama); dışlayıcı tasarruf (mirasçılıktan çıkarma); yan kayıtlar (koşul, yükleme, yedek ve art mirasçı atama). Her grup kendi geçerlilik ve iptal rejimine tâbidir.

Tasarruf Özgürlüğünün Kapsamı

Mirasçı olarak altsoyu, ana babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında tasarrufta bulunabilir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında tasarruf edebilir (TMK m. 505). Sınır, saklı paylı mirasçının varlığına bağlıdır; yoksa sınır da yoktur.

Mirasbırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir; üzerinde tasarruf etmediği kısım yasal mirasçılarına kalır (TMK m. 514).

Tasarruflar koşullara veya yüklemelere bağlanabilir ve tasarruf hüküm doğurduğu andan itibaren her ilgili bunların yerine getirilmesini isteyebilir. Yaptırım ikilidir ve farkı önemlidir: hukuka veya ahlâka aykırı koşul ve yükleme, ilişkin olduğu tasarrufu geçersiz kılar; anlamsız ya da yalnız başkalarını rahatsız edici nitelikte olan ise yok sayılır ve tasarruf ayakta kalır (TMK m. 515).

Sınavda Ne Çıkar

  • Vasiyet: ayırt etme gücü + 15 yaş. Miras sözleşmesi: ayırt etme gücü + erginlik + kısıtlı olmamak.
  • Ehliyet tasarruf anında aranır; ehliyetsizlik bir iptal sebebidir, kendiliğinden geçersizlik değil.
  • İrade sakatlığında mirasbırakan bir yıl içinde dönmezse tasarruf geçerli sayılır.
  • Kişide veya şeyde açık yanılmada iptal değil düzeltme yapılır.
  • Şekli tasarruf kalıptır, maddi tasarruf içeriktir; şekle aykırılık bütün tasarrufu düşürür.
  • Saklı paylı mirasçı yoksa mirasbırakan tamamında tasarruf edebilir; tasarruf edilmeyen kısım yasal mirasçılara kalır.
  • Hukuka aykırı koşul tasarrufu geçersiz kılar; anlamsız koşul yalnız yok sayılır.

Mirasbırakan, malvarlığının ölümünden sonraki akıbetini kendisi belirleyebilir. Bu yetki iki sınıra tabidir: kişinin bu tür bir tasarrufu yapabilecek ehliyete sahip olması ve tasarrufun saklı payları aşmaması. Bu başlık iki sınırı da kurar.

A. Ölüme Bağlı Tasarruf Ehliyeti

Ehliyet, tasarrufun türüne göre farklı düzenlenmiştir ve aradaki fark sınavda sık ölçülür.

Vasiyet için: ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir (TMK m. 502). Erginlik aranmaz; kısıtlı olmamak da aranmaz. Sebebi, vasiyetin tek taraflı ve her zaman dönülebilir bir tasarruf olmasıdır.

Miras sözleşmesi için: ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir (TMK m. 503). Burada tam fiil ehliyeti aranır; çünkü miras sözleşmesi iki taraflıdır ve mirasbırakanı bağlar.

Ehliyet, tasarrufun yapıldığı anda aranır. Sonradan ehliyetin kaybedilmesi geçerli olarak yapılmış bir tasarrufu geçersiz kılmaz; sonradan ehliyet kazanılması da geçersiz bir tasarrufu geçerli hâle getirmez.

İrade sakatlığı bakımından da özel bir düzen vardır. Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak mirasbırakan, yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır (TMK m. 504/1).

Bu çözüm dikkat ister: sakatlık kendiliğinden düzelmez, mirasbırakanın sessiz kalması tasarrufu ayakta tutar. Kanun, mirasbırakanın son iradesini korumayı önceler.

Ölüme bağlı tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlinde, mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse tasarruf bu arzuya göre düzeltilir (TMK m. 504/2). Burada iptal değil, düzeltme söz konusudur.

Ehliyet koşullarının farklılığı, iki tasarrufun bağlayıcılığındaki farktan doğar:

  • Vasiyetname tek taraflıdır, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir ve mirasbırakan ondan her zaman dönebilir.
  • Miras sözleşmesi iki taraflıdır, karşı tarafın kabulüyle kurulur ve mirasbırakanı bağlar; tek taraflı dönme kural olarak mümkün değildir.

Bağlayıcılık arttıkça kanun ehliyeti ağırlaştırmıştır. Aynı mantık, sözleşmenin şekline de yansır: miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde yapılır ve tarafların arzularını memura aynı zamanda bildirmesi aranır.

Ehliyetin bulunmaması hâlinde tasarruf kendiliğinden geçersiz sayılmaz; ehliyetsizlik bir iptal sebebidir ve ilgililerin dava açmasıyla ileri sürülür. Bu, ölüme bağlı tasarrufların ayakta tutulmasını önceleyen genel yaklaşımın bir görünümüdür.

B. Maddi ve Şekli Anlamda Ölüme Bağlı Tasarruf

Kavram iki anlamda kullanılır ve ayrım, soruların çözümünde doğrudan işe yarar.

Şekli anlamda ölüme bağlı tasarruf, mirasbırakanın son arzularını açıklamak için kullandığı hukukî kalıptır: vasiyetname ve miras sözleşmesi. Kanunun tanıdığı bu iki kalıp dışında ölüme bağlı tasarruf yapılamaz.

Maddi anlamda ölüme bağlı tasarruf ise bu kalıbın içeriğidir: mirasçı atama, belirli mal bırakma, mirasçılıktan çıkarma, vakıf kurma, yedek ve art mirasçı atama, koşul ve yükleme koyma gibi.

İki kavram arasındaki ilişki şudur: aynı şekli tasarruf birden çok maddi tasarruf içerebilir. Bir vasiyetnamede hem mirasçı atanabilir, hem belirli mal bırakılabilir, hem de bir mirasçı mirasçılıktan çıkarılabilir.

Ayrımın pratik sonucu, geçersizliğin kapsamında görülür. Şekle aykırılık bütün tasarrufu etkilerken, tek bir maddi tasarrufun geçersizliği diğerlerini kural olarak etkilemez.

Maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflar içerik bakımından şu gruplarda toplanabilir:

  • Kazandırıcı tasarruflar — mirasçı atama, belirli mal bırakma, vakıf kurma
  • Düzenleyici tasarruflar — paylaştırma kuralları koyma, vasiyeti yerine getirme görevlisi atama
  • Dışlayıcı tasarruflar — mirasçılıktan çıkarma
  • Yan kayıtlar — koşul, yükleme, yedek ve art mirasçı atama

Bu ayrımın pratik değeri, her grubun kendi geçerlilik ve iptal rejimine tabi olmasındadır. Bir vasiyetnamede yer alan mirasçılıktan çıkarma geçersiz sayılsa bile, aynı vasiyetnamedeki mirasçı atama ayakta kalabilir.

C. Tasarruf Özgürlüğünün Kapsamı

Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa, mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir (TMK m. 505).

Hükümden çıkan sonuç nettir: tasarruf özgürlüğünün sınırı saklı paylı mirasçıların varlığına bağlıdır. Saklı paylı mirasçı yoksa sınır da yoktur; mirasbırakan tereke üzerinde dilediği gibi tasarruf eder.

Mirasbırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde, malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir. Üzerinde tasarruf etmediği kısım yasal mirasçılarına kalır (TMK m. 514).

Ölüme bağlı tasarruflar koşullara veya yüklemelere bağlanabilir. Tasarruf hüküm ve sonuçlarını doğurduğu andan itibaren, her ilgili koşul veya yüklemenin yerine getirilmesini isteyebilir. Hukuka veya ahlâka aykırı koşullar ve yüklemeler, ilişkin bulundukları tasarrufu geçersiz kılar; anlamsız veya yalnız başkalarını rahatsız edici nitelikte olanlar ise yok sayılır (TMK m. 515).

İki yaptırım arasındaki fark önemlidir. Hukuka aykırı koşul tasarrufun tamamını düşürürken, anlamsız koşul yalnız kendisi yok sayılır ve tasarruf ayakta kalır.

Örnek olay

On altı yaşındaki (C), ayırt etme gücüne sahiptir ve el yazılı bir vasiyetname düzenlemiştir. Aynı dönemde (C), amcasıyla bir miras sözleşmesi de yapmıştır. Ayrıca (C)'nin babası (D), ölümünden önce yaptığı vasiyetnamede, mirasçılarından birine "belirli bir kişiyle evlenmemesi" koşuluyla kazandırmada bulunmuş; bir başka mirasçıya ise "her yıl belirli bir günde mezarını ziyaret etmesi" yüklemesini getirmiştir.

Değerlendirme: (C)'nin iki işlemi farklı ehliyet kurallarına tabidir.

Vasiyetname bakımından koşullar gerçekleşmiştir: vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücü ve onbeş yaşın doldurulması yeterlidir (TMK m. 502). Erginlik aranmadığından on altı yaşındaki (C) geçerli bir vasiyetname yapabilir ve bunun için yasal temsilcisinin rızası da gerekmez; vasiyet, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılmasıdır.

Miras sözleşmesi bakımından ise sonuç tersinedir. Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücünün yanında ergin olmak ve kısıtlı bulunmamak gerekir (TMK m. 503). (C) ergin olmadığından sözleşme iptal edilebilir (TMK m. 557/1); ilgililer süresinde iptal davası açmazsa ayakta kalır. Aradaki farkın sebebi, miras sözleşmesinin mirasbırakanı bağlaması ve tek taraflı olarak dönülememesidir.

(D)'nin koşul ve yüklemeleri ise ayrı ayrı değerlendirilir. "Belirli bir kişiyle evlenmeme" koşulu, kişinin evlenme özgürlüğünü sınırladığı için hukuka ve ahlâka aykırı sayılır; bu nitelikteki koşullar, ilişkin bulundukları tasarrufu geçersiz kılar (TMK m. 515/2). Yaptırım burada ağırdır: yalnız koşul değil, o koşula bağlanan kazandırma da düşer.

Mezar ziyareti yüklemesi ise farklı değerlendirilir. Bu yükleme hukuka aykırı değildir; yerine getirilmesi ilgililerce istenebilir. Ancak yüklemenin anlamsız ya da yalnız başkalarını rahatsız edici nitelikte olduğu sonucuna varılırsa yok sayılır ve tasarruf, yükleme hiç konmamış gibi ayakta kalır (TMK m. 515/3).

İki yaptırım arasındaki farkın ölçüsü şudur: hukuka aykırılık tasarrufu düşürür, anlamsızlık yalnız koşulu siler.

İkinci örnek olay

(V), vasiyetnamesini bir yakınının ısrarlı baskısı altında düzenlemiştir. Baskının etkisinden altı ay sonra kurtulmuş, durumu açıkça anlamış, ancak vasiyetnameye hiç dokunmamış ve iki yıl sonra ölmüştür. Ayrıca vasiyetnamede "(Y) adlı yeğenime dağ evimi bırakıyorum" yazmakta; oysa (V)'nin dağ evi yoktur, deniz kenarında bir evi vardır ve yakın çevresine bu evi (Y)'ye bırakacağını söylemiştir. Mirasçılar, hem vasiyetnamenin baskı altında yapıldığı için geçersiz olduğunu hem de dağ evi bulunmadığından bu kaydın sonuçsuz kalacağını ileri sürmektedir.

Değerlendirme: İki iddia da kanunun getirdiği özel çözümlerle karşılanır.

Baskı iddiası. Mirasbırakanın zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak mirasbırakan, zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır (TMK m. 504/1).

Olayda (V), baskının etkisinden kurtulduktan sonra iki yıl yaşamış ve tasarruftan dönmemiştir. Bir yıllık süre geçtiğine göre vasiyetname geçerli hâle gelmiştir. Kanunun tercihi burada açıktır: sakatlık kendiliğinden düzelmez, mirasbırakanın sessiz kalması düzeltir. Mirasbırakan, dönme imkânı varken bunu kullanmamışsa tasarrufu benimsemiş sayılır.

Yanılma iddiası. Ölüme bağlı tasarrufta şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlinde, mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse, tasarruf bu arzuya göre düzeltilir (TMK m. 504/2).

Burada iptal değil düzeltme söz konusudur. (V)'nin dağ evi bulunmadığı, buna karşılık deniz kenarındaki evi (Y)'ye bırakma iradesinin çevresince bilindiği ortaya konabiliyorsa, tasarruf bu arzuya göre düzeltilir ve deniz kenarındaki ev (Y)'ye kalır.

Mirasçıların "dağ evi yoksa kayıt sonuçsuzdur" iddiası, kanunun bu özel hükmünü göz ardı etmektedir. Kayıt ancak gerçek arzu kesin olarak tespit edilemiyorsa sonuçsuz kalır.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 5 soru eşleşti, ilk 5 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2012 İDARİ HAKİMLİK
On beş yaşını bitirmiş A'nın yaptığı vasiyetname ve miras sözleşmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Vasiyetname geçerli, miras sözleşmesi kanuni temsilcisi işleme icazet verse bile geçersizdir.
B) Vasiyetname, kanuni temsilcinin icazet vermesi şartıyla geçerlidir.
C) Vasiyetname ve miras sözleşmesi, A'nın ayırt etme gücüne sahip olması sebebiyle geçerlidir.
D) Vasiyetname ve miras sözleşmesi, kanuni temsilcinin işleme rıza göstermesi sebebiyle geçerlidir.
E) Miras sözleşmesi, sınırlı ehliyetsiz olan A için yasak işlemler kapsamında olduğundan geçersizdir.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 2 2015 ADLİ HAKİMLİK
Aşağıdakilerden hangisi yalnızca miras sözleşmesi ile yapılabilen ölüme bağlı tasarruflardan biridir?
A) Mirastan feragat
B) Mirasçılıktan çıkarma
C) Mirasın reddi
D) Mirastan yoksunluk
E) Mirasçı atama
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 3 2004 ADLİ HAKİMLİK
Miras sözleşmesinde lehine kazandırma yapılan tarafla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Bir miras sözleşmesiyle lehine ölüme bağlı tasarruf yapılan taraf sınırlı ehliyetsizse, sınırlı ehliyetsiz tek başına miras sözleşmesine taraf olamaz.
B) Lehine ölüme bağlı tasarruf yapılan taraf tam ehliyetsizse, miras bırakan bu miras sözleşmesiyle ona ölüme bağlı bir tasarrufta bulunamaz.
C) Lehine ölüme bağlı tasarruf yapılan sınırlı ehliyetsiz taraf miras sözleşmesiyle karşı tarafa sağlararası bir edimde bulunuyorsa, işlemin geçerliliği için sınırlı ehliyetsizin yasal temsilcisinin rızası alınır.
D) Miras sözleşmesiyle iki taraf da bir yükümlülük altına giriyorsa her ikisinin de tam ehliyeti veya sınırlı ehliyetli olması gerekir.
E) Miras sözleşmesinde miras bırakanın karşısında yer alan taraf sınırlı ehliyetsiz ise, sözleşmeye tek başına taraf olabilir.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 4 2018 KPSS
I.VasiyetnameII.Miras sözleşmesiIII.Mirasçı atama Yukarıdakilerden hangileri şekil anlamda ölüme bağlı tasarruflar arasında yer alır?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 5 2007 ADLİ HAKİMLİK
I.Ayırt etme gücüne sahip olmakII.On beş yaşını doldurmuş olmakIII.Kısıtlı olmamak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda, vasiyet yapabilme şartları arasındayukarıdakilerden hangileri sayılmıştır?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) II ve III
Cevabı göster
Cevap: D.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 5 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 243
Vasiyet yapabilmek için, ayırt etme gücünün yanında aranan yaş koşulu aşağıdakilerden hangisidir?
A) On üç yaşını doldurmuş olmak
B) On beş yaşını doldurmuş olmak
C) On yedi yaşını doldurmuş olmak
D) On sekiz yaşını doldurmuş olmak
E) Yirmi bir yaşını doldurmuş olmak
Cevabı göster
Cevap: B. Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir. Erginlik aranmaz, kısıtlı olmamak da aranmaz. Bunun sebebi vasiyetin tek taraflı ve her zaman dönülebilir bir tasarruf olmasıdır. Miras sözleşmesinde ise koşullar ağırlaşır: ayırt etme gücünün yanında ergin olmak ve kısıtlı bulunmamak aranır, yani tam fiil ehliyeti gerekir. Aradaki fark bağlayıcılıktan doğar; miras sözleşmesi iki taraflıdır ve mirasbırakanı bağlar. Ehliyet, tasarrufun yapıldığı anda aranır.

Şık analizi

A) On üç yaş kanunda yer almaz. Vasiyet ehliyeti için belirlenen yaş bundan daha yüksektir.
C) On yedi yaş evlenme ehliyetine ilişkindir; vasiyet ehliyetinde aranan yaş bu değildir.
D) On sekiz yaş erginlik yaşıdır ve miras sözleşmesinde aranır; vasiyette erginlik gerekmez.
E) Yirmi bir yaş kanunda öngörülmüş bir eşik değildir.
Soru 244
Ölüme bağlı tasarrufta irade sakatlığı bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Mirasbırakan bir yıl içinde dönmezse tasarruf geçerli sayılmaktadır.
B) Zorlama etkisiyle yapılan tasarruf hiçbir koşulda geçerli hâle gelmez.
C) Kişide veya şeyde açık yanılmada tasarruf bütünüyle iptal edilir.
D) Bir yıllık süre, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren işlemektedir.
E) İrade sakatlığı hâlinde tasarruf kendiliğinden düzelmiş sayılmaktadır.
Cevabı göster
Cevap: A. Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak mirasbırakan, yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır. Sürenin başlangıcı tasarruf tarihi değil, sakatlığın öğrenilmesi ya da etkisinin kalkmasıdır. Çözüm dikkat ister: sakatlık kendiliğinden düzelmez, mirasbırakanın sessiz kalması tasarrufu ayakta tutar. Kişinin veya şeyin belirtilmesindeki açık yanılmada ise iptal değil düzeltme yapılır; gerçek arzu kesin olarak tespit edilebiliyorsa tasarruf ona göre düzeltilir.

Şık analizi

B) Zorlama etkisiyle yapılan tasarruf da bir yıl içinde dönülmezse geçerli hâle gelir.
C) Açık yanılmada tasarruf iptal edilmez; gerçek arzu tespit edilebiliyorsa düzeltilir.
D) Süre, sakatlığın öğrenildiği ya da etkisinin kalktığı günden işler; tasarruf tarihinden değil.
E) Sakatlık kendiliğinden düzelmez; düzelmeyi sağlayan, mirasbırakanın süre içinde dönmemesidir.
Soru 245
On altı yaşındaki ve ayırt etme gücüne sahip olan (C), el yazılı bir vasiyetname düzenlemiş, aynı dönemde amcasıyla bir miras sözleşmesi de yapmıştır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) İki işlem de geçerlidir; ikisinde de aranan koşul ayırt etme gücüdür.
B) İki işlem de sakattır; her ikisi için de erginlik koşulu aranmaktadır.
C) Vasiyetname geçerlidir; miras sözleşmesi ise iptal edilebilir niteliktedir.
D) Vasiyetname sakattır; miras sözleşmesi için yaş koşulu aranmamaktadır.
E) İki işlem de yasal temsilcinin rızasıyla geçerlilik kazanabilmektedir.
Cevabı göster
Cevap: C. İki işlem farklı ehliyet kurallarına tâbidir. Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücü ve on beş yaşın doldurulması yeterlidir; erginlik aranmadığından on altı yaşındaki kişi geçerli bir vasiyetname yapabilir ve bunun için yasal temsilcisinin rızası da gerekmez, çünkü vasiyet kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılmasıdır. Miras sözleşmesinde ise ayırt etme gücünün yanında ergin olmak ve kısıtlı bulunmamak aranır. Ergin olmayan kişinin yaptığı miras sözleşmesi iptal edilebilir; ilgililer süresinde iptal davası açmazsa ayakta kalır. Aradaki farkın sebebi, miras sözleşmesinin mirasbırakanı bağlaması ve tek taraflı olarak dönülememesidir.

Şık analizi

A) Miras sözleşmesinde ayırt etme gücü yetmez; erginlik ve kısıtlı olmamak da aranır.
B) Vasiyette erginlik aranmaz; on beş yaşını dolduran ve ayırt etme gücü olan kişi vasiyet yapabilir.
D) Yaş koşulu vasiyette değil, miras sözleşmesinde erginlik biçiminde ağırlaşmıştır.
E) Vasiyet kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılmasıdır; yasal temsilcinin rızası aranmaz.
Soru 246
Ölüme bağlı tasarruflardaki koşul ve yüklemelerle ilgiliI.Hukuka veya ahlâka aykırı koşul, bağlı olduğu tasarrufu geçersiz kılar.II.Anlamsız veya yalnız rahatsız edici koşullar yok sayılır.III.Tasarruf hüküm doğurduğu andan itibaren her ilgili yüklemenin yerine getirilmesini isteyebilir.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: E. Ölüme bağlı tasarruflar koşullara veya yüklemelere bağlanabilir ve tasarruf hüküm ve sonuçlarını doğurduğu andan itibaren her ilgili, koşul veya yüklemenin yerine getirilmesini isteyebilir. Yaptırım bakımından kanun ikili bir düzen kurmuştur. Hukuka veya ahlâka aykırı koşullar ve yüklemeler, ilişkin bulundukları tasarrufu geçersiz kılar; yaptırım ağırdır, yalnız koşul değil o koşula bağlanan kazandırma da düşer. Buna karşılık anlamsız veya yalnız başkalarını rahatsız edici nitelikte olan koşullar yok sayılır ve tasarruf, koşul hiç konmamış gibi ayakta kalır. Ölçü tek cümleyle özetlenir: hukuka aykırılık tasarrufu düşürür, anlamsızlık yalnız koşulu siler. Buna göre üç ifade de doğrudur.

Şık analizi

A) I doğrudur, ancak II ve III de doğrudur. Kanun iki ayrı yaptırım öngörmüştür.
B) III doğrudur, ancak I ve II de doğrudur. Yaptırımlar koşulun niteliğine göre ayrılır.
C) I ve II doğrudur, ancak III de doğrudur. Yüklemenin yerine getirilmesini her ilgili isteyebilir.
D) II ve III doğrudur, ancak I de doğrudur. Hukuka aykırı koşul tasarrufun tamamını düşürür.
Soru 247
Tasarruf özgürlüğünün kapsamı bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Saklı paylı mirasçısı olmayan mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir.
B) Üzerinde tasarruf edilmeyen kısım yasal mirasçılara kalmaktadır.
C) Tasarruf özgürlüğünün sınırı saklı paylı mirasçının varlığına bağlıdır.
D) Mirasbırakan ölüme bağlı tasarrufunu yalnız vasiyetname biçiminde yapabilmektedir.
E) Şekli anlamda tasarruf kalıbı, maddi anlamda tasarruf içeriği anlatır.
Cevabı göster
Cevap: D. Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir; bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında tasarruf edebilir. Sınır, saklı paylı mirasçının varlığına bağlıdır. Mirasbırakan tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir; kalıp tek değil ikidir. Üzerinde tasarruf edilmeyen kısım yasal mirasçılara kalır. Şekli anlamda tasarruf mirasbırakanın kullandığı hukukî kalıptır, maddi anlamda tasarruf ise o kalıbın içeriğidir.

Şık analizi

A) Doğru ifade — saklı paylı mirasçı yoksa sınır da yoktur ve mirasbırakan tereke üzerinde serbestçe tasarruf eder.
B) Doğru ifade — tasarruf dışında bırakılan kısım yasal mirasçılara kalır.
C) Doğru ifade — tasarruf özgürlüğünü sınırlayan tek ölçüt saklı paylı mirasçının bulunmasıdır.
E) Doğru ifade — şekli anlamda tasarruf kalıbı, maddi anlamda tasarruf ise içeriği ifade eder.

← Mirastan YoksunlukSaklı Pay, Mirasçılıktan Çıkarma v →