Medeni Hukuk › Başlık 21 / 60
Nişanlanma
11 Hâkimlik
Hızlı özet
Nişanlanma, evlenme vaadiyle kurulan bir sözleşmedir (TMK m. 118/1). İki tarafın ileride birbirleriyle evlenme yönündeki iradelerini karşılıklı açıklamasıyla doğar. Kanun hiçbir şekil şartı aramaz: sözlü olarak, hatta örtülü davranışla kurulabilir; yüzük takmak ya da tören yapmak geçerlilik koşulu değildir. Aile hukukunun bu ilk kurumu dersin geri kalanına da ölçü verir — kurulma serbesttir, ama sonuçlar kanunun çizdiği dar çerçeveyle sınırlıdır.
Kurulma ve Ehliyet
Nişanlanma kişiye sıkı sıkıya bağlı bir işlemdir; temsilciyle yapılamaz, taraflarca bizzat kurulur. Karşılıklı ve birbirine uygun iki vaat gerekir; tek taraflı beyan nişanlılık doğurmaz.
Ehliyet iki katmanlıdır. Ayırt etme gücü zorunludur ve eksikliği hiçbir izinle giderilemez — ayırt etme gücü bulunmayanın nişanlanması geçersizdir. Küçük ve kısıtlı ise nişanlanabilir, ancak yasal temsilcisinin rızası olmadıkça nişanlanma onu bağlamaz (TMK m. 118/2). Kanunun sözü dikkat ister: "geçersizdir" demez, "bağlamaz" der. Nişanlanma hukuken vardır; rıza sonradan verilirse baştan itibaren bağlayıcı hâle gelir.
Ayrı bir engel listesi yoktur; evlenme engelleri kıyasen uygulanır. Kesin engeli olan nişanlanamaz (kardeşler, üstsoy–altsoy, amca-dayı-hala-teyze ile yeğen). Kesin olmayan engeller nişanlanmaya engel değildir: bekleme süresindeki kadın nişanlanabilir, çünkü o süre yalnız evlenmeyi erteler.
Nişanlılığın Hükümleri
Nişanlanma evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez (TMK m. 119/1). Evlilik baştan sona iradeye dayanır; vaat bu iradeyi bağlamaz. Kanun bir adım daha atar: evlenmeden kaçınma için kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez (TMK m. 119/2). Buradaki yapı eksik borçtur — ödenmemişse zorla alınamaz, gönüllü ödenmişse geri istenemez.
Nişanlılık kayın hısımlığı doğurmaz; buna karşılık ceza ve usul hukukunda tanıklıktan çekinme sebebidir.
Sona Erme
Nişanlılık evlenmeyle, tarafların anlaşmasıyla ya da birinin bozmasıyla, ölümle veya ayırt etme gücünün sürekli kaybıyla, sonradan doğan kesin evlenme engeliyle ve evlenmenin imkânsızlaşmasıyla sona erer. Ayrım önemlidir, çünkü malî sonuçlar sebebe bağlıdır: hediye iadesi yalnız evlenme dışındaki bir sebeple sona ermede istenir, tazminat ise ancak kusurlu bir bozma varsa gündeme gelir.
Bozulmanın Malî Sonuçları
Maddî tazminat (TMK m. 120). Haklı sebep olmaksızın bozan veya bozulmaya kendi kusuruyla yol açan taraf tazminat öder. Kapsam sınırlıdır: dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yapılan harcamalar ile katlanılan maddî fedakârlıklar — iş bırakmak, ev tutmak, düğün hazırlığı gibi. Davacı çevresi geniştir: tazminat hakkı olan tarafın ana babası veya onlar gibi davrananlar da kendi adlarına isteyebilir (TMK m. 120/2).
Manevî tazminat (TMK m. 121). Bozulma yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olandan isteyebilir. Aranan, nişanın bozulmuş olması değil, bozma sırasındaki davranışın kişilik hakkına saldırı oluşturmasıdır. Bu istem mirasçılara geçmez; ancak dava açılmış veya karşı tarafça kabul edilmişse geçer.
Hediyelerin geri verilmesi (TMK m. 122). Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir. Olağan hediyeler istenemez; ölçü tarafların ekonomik durumu ve yörenin âdetidir. Talep kusura bağlı değildir — nişanı haksız yere bozan bile hediyesini isteyebilir. Aynen veya mislen iade mümkün değilse sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
Sona ermeden doğan dava hakları bir yılda zamanaşımına uğrar (TMK m. 123); süre sona erme tarihinden işler, öğrenmeden değil.
Sınavda Ne Çıkar
- Cayma tazminatı ve ceza şartı dava edilemez, ödenmişse geri de istenemez — eksik borç.
- Küçük/kısıtlıda rıza yoksa nişanlanma geçersiz değil, bağlamaz; ayırt etme gücü yoksa geçersizdir.
- Kusurlu tarafın ileri sürebileceği tek istem hediye iadesidir.
- Nişanı bozmak tek başına manevî tazminat sebebi değildir; kişilik hakkına saldırı aranır.
- Zamanaşımı bir yıl, sona ermeden işler — boşanmadaki bir yıl (TMK m. 178) ise kesinleşmeden işler.
- Ölümle sona ermede hediye istenir, tazminat istenmez: iade sebebe, tazminat kusura bağlıdır.
Nişanlanma, evlenme vaadiyle kurulan bir sözleşmedir (TMK m. 118/1). Tarafların ileride birbirleriyle evlenme konusundaki karşılıklı iradelerini açıklamalarıyla oluşur; kanun hiçbir şekil şartı aramaz. Sözlü olarak, hatta örtülü davranışlarla kurulabilir; yüzük takmak veya tören yapmak geçerlilik koşulu değildir.
Aile hukukunun bu ilk kurumu, dersin geri kalanına da bir ölçü verir: kanun burada evlenme iradesini korumak için sözleşme serbestisini bilinçli olarak kırar. Nişanlanmanın kurulması serbesttir, ama sonuçları kanunun çizdiği dar çerçeveyle sınırlıdır.
A. Nişanlanmanın Kurulması ve Ehliyeti
Nişanlanma kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hukukî işlemdir; temsilci aracılığıyla yapılamaz, taraflarca bizzat kurulur. Karşılıklı ve birbirine uygun iki evlenme vaadi gerekir; tek taraflı beyan nişanlılık doğurmaz.
Ehliyet bakımından iki katmanlı bir düzen vardır:
- Ayırt etme gücü zorunludur. Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin nişanlanması geçersizdir; bu eksiklik hiçbir izinle giderilemez.
- Küçük ve kısıtlı da nişanlanabilir, ancak nişanlanma yasal temsilcisinin rızası olmadıkça onu bağlamaz (TMK m. 118/2).
İkinci kuraldaki ifade dikkat ister: kanun "geçersizdir" demiyor, "bağlamaz" diyor. Nişanlanma hukuken vardır, fakat rıza alınmadıkça küçük veya kısıtlı bakımından sonuç doğurmaz. Rıza sonradan da verilebilir ve verildiğinde nişanlanma baştan itibaren bağlayıcı hâle gelir.
Nişanlanma engelleri. Kanun nişanlanma için ayrı bir engel listesi yapmamıştır; evlenme engelleri nişanlanmaya kıyas yoluyla uygulanır. Evlenmesi kesin olarak yasak olan kişiler nişanlanamaz — kardeşler, üstsoy ile altsoy, amca-dayı-hala-teyze ile yeğenleri gibi. Buna karşılık kesin olmayan engeller nişanlanmaya engel değildir: bekleme süresi içindeki kadın nişanlanabilir, çünkü o süre yalnız evlenmeyi erteler.
B. Nişanlılığın Hükümleri
Nişanlılığın en temel özelliği, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermemesidir (TMK m. 119/1). Nişanlı taraf, diğerini evlenmeye mahkeme yoluyla zorlayamaz. Evlilik baştan sona iradeye dayalı bir kurumdur; nişanlanma bu iradeyi bağlamaz.
Kanun bu ilkeyi bir adım ileri taşır: evlenmeden kaçınma hâli için kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez (TMK m. 119/2). Taraflar "nişanı bozan şu kadar ödesin" diye anlaşsalar bile bu anlaşma mahkemede talep edilemez. Ancak kanun burada eksik borç niteliğinde bir çözüm getirmiştir: yapılmış ödemeler de geri istenemez. Gönüllü ödenmişse geri alınamaz, ödenmemişse zorla alınamaz.
Nişanlılığın doğurduğu başka sonuçlar da vardır ve bunlar aile hukukunun geri kalanında karşımıza çıkar: nişanlılar arasında kayın hısımlığı doğmaz, ancak nişanlılık ceza ve usul hukukunda tanıklıktan çekinme sebebi sayılır.
C. Nişanlılığın Sona Ermesi
Nişanlılık başlıca şu hâllerde sona erer:
- Evlenme — nişanlılığın olağan ve amaçlanan sonu
- Tarafların anlaşması veya taraflardan birinin bozması
- Ölüm ya da nişanlılardan birinin ayırt etme gücünü sürekli kaybetmesi
- Sonradan doğan kesin evlenme engeli — örneğin nişanlılardan birinin diğerinin altsoyuyla evlenmesi
- Evlenmenin imkânsız hâle gelmesi
Bu ayrım önemlidir, çünkü malî sonuçlar sona erme sebebine göre değişir: hediye iadesi yalnız evlenme dışındaki bir sebeple sona ermede istenebilir, tazminat ise ancak kusurlu bir bozma varsa gündeme gelir.
D. Nişanın Bozulmasının Sonuçları
Nişanlanma evlenmeye zorlamasa da, bozulması üç ayrı malî sonuç doğurur.
Maddî tazminat (TMK m. 120). Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozmuşsa ya da nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulmuşsa, kusurlu taraf diğerine tazminat ödemekle yükümlüdür. Tazminatın kapsamı sınırlıdır: dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yapılan harcamalar ile katlanılan maddî fedakârlıklar. Evlenme umuduyla iş bırakmak, ev tutmak, düğün hazırlığı yapmak bu kapsamdadır. Nişanlılık dışındaki genel harcamalar istenemez.
Kanun davacı çevresini genişletmiştir: tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de aynı koşullarla yaptıkları harcamalar için tazminat isteyebilir (TMK m. 120/2). Bu, nişanlılıkta ailelerin de harcama yapması gerçeğinin karşılığıdır ve talep, çocuklarının hakkına bağlı değil kendi adlarına ileri sürülür.
Manevî tazminat (TMK m. 121). Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat isteyebilir. Burada aranan, nişanın bozulmuş olması değil, bozulma sırasındaki davranışın kişilik hakkına saldırı oluşturmasıdır. Nişanı bozmak tek başına manevî tazminat sebebi değildir — sınavda en sık kurulan yanlış seçenek budur.
Manevî tazminat istemi kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; mirasçılara geçmez, ancak dava açılmış veya karşı tarafça kabul edilmişse geçer.
Hediyelerin geri verilmesi (TMK m. 122). Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, tarafların veya ana babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir. Üç nokta önemlidir:
- Geri istenebilen yalnız alışılmışın dışındaki hediyelerdir; olağan hediyeler geri istenemez. Ölçü, tarafların ekonomik durumuna ve yörenin âdetlerine göre belirlenir.
- Talep hakkı kusura bağlı değildir. Nişanı haksız yere bozan taraf bile hediyesini isteyebilir — kusurlu tarafın ileri sürebileceği tek istem budur.
- Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
Nişanlılık evlenmeyle sona ermişse hediyeler geri istenemez; kanun bunu açıkça "evlenme dışındaki bir sebeple" diyerek sınırlamıştır.
E. Zamanaşımı
Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Süre, sona erme tarihinden işler; kusurun veya zararın öğrenilmesinden değil.
Örnek olay
Aylin ile Sarp nişanlanmış, Aylin'in ailesi düğün için salon kaporası ödemiş, Aylin de evlilik sonrası taşınmak üzere işinden ayrılmıştır. Sarp haklı bir sebep göstermeden nişanı bozar. Nişan sırasında Sarp, Aylin'e bir çift küpe ile bir daire almıştır.
Değerlendirme: Nişan haklı sebep olmaksızın bozulduğu için Sarp kusurludur; Aylin, evlenme amacıyla katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında maddî tazminat isteyebilir — işten ayrılması bu kapsamdadır (TMK m. 120/1). Aylin'in ailesi de ödediği kapora için kendi adına tazminat isteyebilir (TMK m. 120/2); bu istem Aylin'in davasına bağlı değildir ve o dava açmasa bile ileri sürülebilir.
Hediyeler bakımından ölçüt kusur değil, hediyenin niteliğidir. Daire alışılmışın dışında bir hediyedir ve nişanı bozan Sarp bile olsa geri istenebilir. Küpe ise nişanlılıkta alışılmış bir hediye sayılacağından geri istenemez (TMK m. 122).
Aylin manevî tazminat da isteyebilir mi? Yalnız nişanın bozulması yetmez; Sarp'ın bozma sırasındaki davranışının Aylin'in kişilik hakkına saldırı oluşturması gerekir (TMK m. 121). Sarp nişanı sessizce bozmuşsa bu koşul gerçekleşmez.
Aylin'in evlenmeye zorlama davası açma imkânı yoktur (TMK m. 119/1). Bütün bu talepler nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir (TMK m. 123).
İkinci örnek olay
Deniz ile Onur nişanlıdır. Nişan töreninde Onur'un annesi Deniz'e aile yadigârı bir bilezik hediye etmiştir. Nişanlılık sürerken Onur trafik kazasında ölür.
Değerlendirme: Nişanlılık ölümle sona ermiştir; bu, evlenme dışında bir sona erme sebebidir. Dolayısıyla hediye iadesi kapsam olarak açıktır (TMK m. 122/1). Aile yadigârı bilezik, olağan bir nişan hediyesi sayılmayacağından alışılmışın dışında kabul edilir ve hediyeyi veren Onur'un annesi bunu kendi adına geri isteyebilir — kanun ana babayı ve onlar gibi davrananları açıkça saymıştır.
Tazminat bakımından sonuç farklıdır. Maddî tazminat, nişanın haklı sebep olmaksızın bozulmasına veya taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple sona ermesine bağlıdır (TMK m. 120/1). Ölüm, kimseye yükletilebilen bir sebep değildir; bu nedenle Deniz maddî tazminat isteyemez. Manevî tazminat da istenemez, çünkü kişilik hakkına yönelmiş bir saldırı yoktur.
Buradaki ayrım konunun mantığını özetler: hediye iadesi sona erme sebebinin niteliğine, tazminat ise kusura bağlıdır. İadenin ölümde de işlemesi, onun bir yaptırım değil, sebebi ortadan kalkan kazandırmanın geri alınması olmasındandır.
Bu başlıktan çıkmış sorular
Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 11 soru eşleşti, ilk 11 gösteriliyor.
Çıkmış soru 1 2008 ADLİ YARGI (ARALIK)
Cevabı göster
Çıkmış soru 2 1998 ADLİ YARGI (MAYIS)
Cevabı göster
Çıkmış soru 3 2016 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 4 2024 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 5 2022 ADLİ İDARİ HAKİMLİK (KASIM)
Cevabı göster
Çıkmış soru 6 2008 ADLİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 7 2013 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 8 2013 İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 9 2014 ADLİ İDARİ HAKİMLİK
Cevabı göster
Çıkmış soru 10 2016 KPSS
Cevabı göster
Çıkmış soru 11 2018 KPSS
Cevabı göster
Bu başlığın soruları
Bu başlıktan 6 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.