EduMiXX Hukuk HMGS

Medeni Hukuk › Başlık 19 / 60

Dernekler

37 Hâkimlik 4 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Dernek, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, kazanç paylaşma dışında ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bilgi ve çalışmalarını sürekli birleştirerek kurduğu, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluğudur (TMK m. 56/1). Tanım dört unsurludur: kişi sayısı, kazanç paylaşma dışı amaç, süreklilik, tüzel kişilik. Hukuka veya ahlâka aykırı amaçla dernek kurulamaz.

Kuruluş ve Süreler

Herkes önceden izin almaksızın dernek kurabilir (TMK m. 57/1); kuruluş bildirime bağlıdır, kurucuların fiil ehliyeti aranır.

Her derneğin tüzüğü vardır; adı, amacı, gelir kaynakları, üyelik koşulları, organları ve geçici yönetim kurulu tüzükte gösterilir (TMK m. 58). Tüzük emredici hükme aykırı olamaz, boşlukta kanun uygulanır.

Tüzel kişiliğin kazanılma anı en sık ölçülen noktadır: dernek, kuruluş bildirimini, tüzüğü ve belgeleri yerleşim yerinin en büyük mülkî amirine verdiği anda tüzel kişilik kazanır (TMK m. 59/1). Ne inceleme, ne tescil, ne ilan. İnceleme sonradan yapılır, kişiliği etkilemez.

Süreler: mülkî amir belgeleri altmış günde inceler; noksanlık tebliğden başlayarak otuz günde giderilmezse fesih davası için savcılığa bildirilir (TMK m. 60). Dernek, bildirimi izleyen altı ayda ilk genel kurulu yapar, zorunlu organlarını oluşturur (TMK m. 62).

Üyelik

Kimse derneğe üye olmaya, hiçbir dernek de üye kabule zorlanamaz (TMK m. 63). Fiil ehliyetine sahip gerçek ve tüzel kişiler üye olabilir; yazılı başvuru yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde karara bağlanır (TMK m. 64).

Üyelik üç yoldan sona erer. Kanunda veya tüzükte aranan nitelikleri sonradan kaybedenin üyeliği kendiliğinden düşer; karar gerekmez (TMK m. 65). Çıkma, üyenin yazılı bildirimiyle olur ve derneğin kabulüne bağlı değildir (TMK m. 66). Çıkarmada ikili düzen vardır (TMK m. 67): tüzükte sebepler gösterilmişse haklı sayılamayacağı iddiasıyla itiraz edilemez; gösterilmemişse üye ancak haklı sebeple çıkarılır ve haklı sebep yokluğu ileri sürülerek itiraz edilebilir.

Üyeler eşit haklıdır; dernek bazılarına ayrıcalık tanıyamaz (TMK m. 68/1). Çıkan veya çıkarılan üye malvarlığında hak iddia edemez, üyelik süresinin ödentisini öder. Her üyenin bir oyu vardır, oyunu şahsen kullanır; onursal üyenin oy hakkı ve ödenti borcu yoktur (TMK m. 69, m. 70). Üyelik kişiye bağlıdır: devredilemez, mirasçıya geçmez.

Organlar ve Yeter Sayılar

Zorunlu organlar genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kuruludur; yetkileri ihtiyarî organa devredilemez (TMK m. 72). Yönetim kurulu beş, denetim kurulu üç asıl ve o kadar yedek üyeden az olamaz. Temsil görevi bir üyeye veya üçüncü kişiye verilir (TMK m. 85/2).

Genel kurul en yetkili karar organıdır; olağan toplantı en geç üç yılda bir yapılır, olağanüstü toplantı üyelerin beşte birinin yazılı başvurusuyla istenir (TMK m. 75).

İki yeter sayı karıştırılmamalıdır. Toplantı yeter sayısı katılma hakkı bulunan üyeler üzerinden hesaplanır: salt çoğunluk, tüzük değişikliği ve fesihte üçte iki. Çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda aranmaz; katılan üye sayısı yönetim ve denetim kurulları üye tam sayısının iki katından az olamaz (TMK m. 78). Karar yeter sayısı ise toplantıya katılanlar üzerinden hesaplanır: salt çoğunluk, tüzük değişikliği ve fesihte üçte iki (TMK m. 81). Önce toplantı yeter sayısına bakılır; tutmazsa karar hiç doğmaz, karar yeter sayısı tutmazsa karar sakat doğar, iptali istenebilir.

Üye; dernek ile kendisi, eşi, üstsoyu ve altsoyu arasındaki işlerde oy kullanamaz. Bütün üyelerin yazılı katılımıyla ya da çağrısız bir araya gelerek aldığı kararlar geçerlidir, ama olağan toplantı yerine geçmez (TMK m. 76). Üyeliğe kabul ve çıkarmada son kararı genel kurul verir (TMK m. 80).

İptal süreleri üyenin durumuna göre ayrılır (TMK m. 83/1): toplantıda hazır bulunup karara katılmayan üye karar tarihinden bir ay; hazır bulunmayan öğrenmesinden bir ay, her hâlde karar tarihinden üç ay içinde dava açar. Olumlu oy veren üye kendi kararının iptalini isteyemez. Yokluk ve mutlak butlan hâlleri saklıdır.

Sona Erme

Üç yol vardır. Kendiliğinden sona erme; amacın gerçekleşmesi veya olanaksızlaşması, ilk genel kurulun süresinde yapılmaması, borç ödemede acze düşme, yönetim kurulunun oluşturulamaması ve olağan genel kurulun iki defa üst üste yapılamaması hâllerinde doğar (TMK m. 87/1). Karar gerekmez; her ilgili sulh hâkiminden tespit ister, karar tespit edicidir.

Genel kurul her zaman feshe karar verebilir; sebep aranmaz, üçte iki çoğunluk gerekir. Mahkeme kararıyla fesih ise amacın kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelmesinde savcının veya ilgilinin istemiyle olur; mahkeme dava sırasında faaliyetten alıkoyma dahil önlem alabilir (TMK m. 89). Ayırt edici sonuç malvarlığındadır: aykırı amaçla sona ermede malvarlığı her hâlde ilgili kamu kuruluşuna geçer (TMK m. 54/3).

Şube ayrı bir tüzel kişi değildir; açılması genel kurul kararına bağlıdır, kurucular kurulu en az üç kişidir (TMK m. 94/1). Federasyon en az beş dernekle, konfederasyon en az üç federasyonla kurulur; üyeleri tüzel kişidir.

Sınavda Ne Çıkar

  • Tüzel kişilik belgelerin mülkî amire verildiği anda kazanılır — inceleme, tescil veya ilanla değil.
  • Süreler: inceleme 60 gün, noksanlık 30 gün, ilk genel kurul 6 ay, üyelik başvurusu 30 gün.
  • Çıkarmada tüzükte sebep varsa haklılık denetimi yapılmaz; yoksa ancak haklı sebeple çıkarılır.
  • Karar yeter sayısı salt çoğunluk; tüzük değişikliği ve fesihte üçte iki.
  • İptal: hazır bulunup katılmayan karar tarihinden bir ay; hazır bulunmayan öğrenmeden bir ay, her hâlde üç ay.
  • Onursal üyenin oy hakkı ve ödenti borcu yoktur; çıkan üye malvarlığında hak iddia edemez.
  • Kendiliğinden sona ermede hâkim kararı tespit edicidir; olağan genel kurulun iki defa üst üste yapılamaması sona erme sebebidir.

Dernek, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin, kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluğudur (TMK m. 56/1). Tanım, derneğin bütün kurumlarını açıklayan dört unsuru içerir: kişi sayısı, kazanç paylaşma dışı amaç, süreklilik ve tüzel kişilik.

Hukuka veya ahlâka aykırı amaçlarla dernek kurulamaz (TMK m. 56/2). Bu, tüzel kişilere ilişkin genel kuralın dernekler bakımından tekrarıdır.

A. Kuruluş

Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir (TMK m. 57/1). Kural, dernek kurma özgürlüğünün hukukî karşılığıdır: idarenin izni aranmaz, kuruluş bir bildirime bağlanmıştır.

1. Kurucular ve Tüzük

Dernek kurucularının fiil ehliyetine sahip olması gerekir (TMK m. 57/2). Kurucu sayısı en az yedidir ve kurucular gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir.

Her derneğin bir tüzüğü bulunur (TMK m. 58/1). Tüzükte gösterilmesi zorunlu hususlar şunlardır (TMK m. 58/2):

  • Derneğin adı ve amacı
  • Gelir kaynakları
  • Üyelik koşulları
  • Organları ve örgütü
  • Geçici yönetim kurulu

Tüzüğün hukukî niteliği önemlidir: kanunun emredici hükümlerine aykırı olamaz ve tüzükte düzenlenmemiş konularda kanun hükümleri uygulanır (TMK m. 58/3–4). Tüzük, dernek içi ilişkilerde bir tür anayasa işlevi görür; ancak kanunun üzerine çıkamaz.

2. Tüzel Kişiliğin Kazanılma Anı

Dernekler, kuruluş bildirimini, dernek tüzüğünü ve gerekli belgeleri yerleşim yerinin bulunduğu yerin en büyük mülkî amirine verdikleri anda tüzel kişilik kazanır (TMK m. 59/1).

Bu an, sınavda en sık ölçülen noktalardan biridir. Tüzel kişilik ne mülkî amirin incelemesiyle, ne tescille, ne de ilanla doğar; belgelerin verildiği an doğar. İnceleme sonradan yapılır ve kişiliğin doğmuş olmasını etkilemez.

Kuruluş bildirimi ve belgelerin doğruluğu ile tüzük, en büyük mülkî amir tarafından altmış gün içinde dosya üzerinden incelenir (TMK m. 60/1). Kanuna aykırılık veya noksanlık tespit edilirse bunların giderilmesi kuruculardan istenir; bu istemin tebliğinden başlayarak otuz gün içinde noksanlık tamamlanmaz ve aykırılık giderilmezse mülkî amir, derneğin feshi davası açılması için durumu Cumhuriyet savcılığına bildirir (TMK m. 60/2).

Dernekler, yapılan yazılı bildirimi izleyen altı ay içinde ilk genel kurul toplantılarını yapmak ve zorunlu organlarını oluşturmakla yükümlüdür (TMK m. 62). Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, aşağıda görüleceği üzere derneğin kendiliğinden sona ermesi sebebidir.

Derneğin gelir kaynakları tüzükte gösterilir ve başlıca şunlardır:

  • Üyelerin ödediği giriş ve yıllık ödentiler
  • Bağış ve yardımlar
  • Dernek malvarlığından elde edilen gelirler
  • Amaca yönelik faaliyet gelirleri ve iktisadî işletme kazançları

Bu gelirlerin ortak sınırı aynıdır: hiçbiri üyeler arasında paylaşılamaz, tamamı derneğin amacına özgülenir. Dernekler ayrıca tuttukları defterler ve kayıtlar üzerinden idarî denetime tabidir; denetim, derneğin amacı dışında faaliyet gösterip göstermediğini de kapsar.

B. Üyelik

Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve hiçbir dernek de üye kabul etmeye zorlanamaz (TMK m. 63). Hüküm, dernek özgürlüğünün iki yönünü birlikte korur: kişinin üye olmama özgürlüğü ile derneğin üye seçme özgürlüğü.

1. Kazanılması, Çıkma ve Çıkarılma

Fiil ehliyetine sahip bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişiler derneklere üye olma hakkına sahiptir (TMK m. 64/1). Yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu, dernek yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir; başvurusu kabul edilen üye deftere kaydedilir (TMK m. 64/2).

Üyeliğin sona ermesi üç yoldan gerçekleşir ve üçünün rejimi farklıdır.

Kendiliğinden sona erme. Üyelik için kanunda veya tüzükte aranan nitelikleri sonradan kaybedenlerin üyeliği kendiliğinden sona erer (TMK m. 65). Ayrıca karar alınmasına gerek yoktur.

Çıkma. Hiç kimse dernekte üye kalmaya zorlanamaz; her üye yazılı olarak bildirmek kaydıyla dernekten çıkma hakkına sahiptir (TMK m. 66). Çıkma tek taraflı bir irade açıklamasıdır ve derneğin kabulüne bağlı değildir.

Çıkarılma. Burada kanun ikili bir düzen kurmuştur (TMK m. 67):

  • Tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmişse, çıkarma kararına bu sebeplerin haklı sayılamayacağı iddiasıyla itiraz edilemez.
  • Tüzükte çıkarma düzenlenmemişse, üye ancak haklı sebeple çıkarılabilir ve bu karara haklı sebep bulunmadığı ileri sürülerek itiraz edilebilir.

Ayrımın mantığı şudur: tüzükte sebep gösterilmişse üye derneğe girerken bu sebepleri kabul etmiş sayılır; denetim, sebebin gerçekleşip gerçekleşmediğiyle sınırlanır. Tüzükte sebep yoksa üyenin korunması için haklı sebep denetimi devreye girer.

2. Üyelerin Hak ve Yükümlülükleri

Dernek üyeleri eşit haklara sahiptir. Dernek, üyeleri arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, din ve mezhep, aile, zümre ve sınıf farkı gözetemez; eşitliği bozan veya bazı üyelere ayrıcalık tanıyan uygulamalar yapamaz (TMK m. 68/1).

Her üyenin derneğin faaliyetlerine ve yönetimine katılma hakkı vardır (TMK m. 68/2). Buna karşılık dernekten çıkan veya çıkarılan üye, dernek malvarlığında hak iddia edemez (TMK m. 68/3). Bu kural, derneğin kazanç paylaşma amacı güdemeyeceği ilkesinin doğrudan sonucudur.

Oy hakkı bakımından iki kural vardır: her üyenin genel kurulda bir oy hakkı vardır ve üye oyunu şahsen kullanmak zorundadır; onursal üyelerin oy hakkı yoktur (TMK m. 69).

Yükümlülükler bakımından esas olan ödenti borcudur. Ödenti tüzükle düzenlenir; tüzükte düzenleme yoksa üyeler, dernek amacının gerçekleşmesi ve borçlarının karşılanması için zorunlu ödentilere eşit olarak katılır. Dernekten çıkan veya çıkarılan üye, üyelikte bulunduğu sürenin ödentisini vermek zorundadır; onursal üyeler ödenti vermek zorunda değildir (TMK m. 70).

Üyelik türleri bakımından uygulamada üçlü bir ayrım yerleşmiştir:

  • Asıl üye — bütün haklara sahip, oy kullanan ve ödenti ödeyen üye
  • Onursal üye — derneğe katkısı sebebiyle kabul edilen, oy hakkı ve ödenti borcu bulunmayan üye
  • Fahrî veya destekleyici üye — tüzükte öngörülmesi hâlinde sınırlı haklarla katılan üye

Ayrımın kaynağı kanunun onursal üyeye ilişkin iki kuralıdır: onursal üyenin oy hakkı yoktur ve ödenti vermek zorunda değildir. Tüzük, bu iki kuralın ötesinde onursal üyeye başka sınırlamalar getirebilir; ancak eşitlik ilkesini bozan ayrıcalıklar tanıyamaz.

Üyeliğin kişiye bağlı olması da önemli bir sonuç doğurur: üyelik devredilemez ve mirasçılara geçmez. Üyenin ölümüyle üyelik sona erer; mirasçılar üye sıfatını kazanmaz, dernek malvarlığında da hak iddia edemez.

C. Organlar

Derneğin zorunlu organları, genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kuruludur (TMK m. 72/1). Dernekler zorunlu organları dışında başka organlar da oluşturabilir; ancak bu organlara zorunlu organların görev, yetki ve sorumlulukları devredilemez (TMK m. 72/2).

1. Genel Kurul: Toplantı ve Karar Yeter Sayıları

Genel kurul, derneğin en yetkili karar organı olup derneğe kayıtlı üyelerden oluşur (TMK m. 73).

Olağan toplantı. Genel kurul, tüzükte belirtilen zamanda yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanır; olağan genel kurul toplantılarının en geç üç yılda bir yapılması zorunludur (TMK m. 74).

Olağanüstü toplantı. Genel kurul, yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hâllerde ya da dernek üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine yönetim kurulunca olağanüstü toplantıya çağrılır. Yönetim kurulu çağırmazsa, üyelerden birinin başvurusu üzerine sulh hâkimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir (TMK m. 75).

Toplantısız veya çağrısız kararlar. Bütün üyelerin bir araya gelmeksizin yazılı katılımıyla alınan kararlar ile üyelerin tamamının çağrı usulüne uymaksızın bir araya gelerek aldığı kararlar geçerlidir; ancak bu şekilde karar alınması olağan toplantı yerine geçmez (TMK m. 76).

Genel kurulun görevleri geniştir: üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı verir, dernek organlarını seçer, diğer organlara verilmemiş işleri görür, diğer organları denetler ve onları haklı sebeplerle her zaman görevden alabilir (TMK m. 80).

Toplantı yeter sayısı. Karar alınmadan önce toplantının usulünce kurulmuş olması gerekir. Genel kurul, katılma hakkı bulunan üyelerin salt çoğunluğunun; tüzük değişikliği ve derneğin feshi hâllerinde ise üçte ikisinin katılımıyla toplanır. Çoğunluk sağlanamadığı için toplantı ertelenirse ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz; ancak bu toplantıya katılan üye sayısı, yönetim ve denetim kurulları üye tam sayısının iki katından az olamaz. Genel kurul toplantısı bir defadan fazla geri bırakılamaz (TMK m. 78/2–3).

İki yeter sayı birbirine karıştırılmamalıdır; aralarındaki farklar şunlardır:

  • Sıra — önce toplantı yeter sayısına bakılır; toplantı geçerli kurulmuşsa ancak o zaman karar yeter sayısı hesaplanır.
  • Payda — toplantı yeter sayısı katılma hakkı bulunan üye sayısı üzerinden, karar yeter sayısı toplantıya katılan üye sayısı üzerinden hesaplanır.
  • İkinci toplantı — toplantı yeter sayısı ikinci toplantıda aranmaz, karar yeter sayısı ise her toplantıda aranır.
  • Yaptırım — toplantı yeter sayısı tutmazsa karar hiç doğmaz; karar yeter sayısı tutmazsa karar sakat doğar ve iptali istenebilir.

Karar yeter sayısı. Genel kurul kararları, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla alınır. Şu kadar ki tüzük değişikliği ve derneğin feshi kararları, ancak toplantıya katılan üyelerin üçte iki çoğunluğuyla alınabilir (TMK m. 81).

Oy hakkından yoksunluk. Hiçbir dernek üyesi; dernek ile kendisi, eşi, üstsoyu ve altsoyu arasındaki bir hukukî işlem veya uyuşmazlık konusunda alınması gereken kararlarda oy kullanamaz. Aynı hüküm, tüzel kişi adına oy kullanacak kişi hakkında da uygulanır (TMK m. 82).

2. Genel Kurul Kararlarının İptali

Kanun, iptal davası açma hakkını ve süresini üyenin toplantıdaki durumuna göre ayırmıştır (TMK m. 83/1):

  • Toplantıda hazır bulunan ve karara katılmayan üye: karar tarihinden başlayarak bir ay içinde
  • Toplantıda hazır bulunmayan üye: kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde

İki noktaya dikkat edilmelidir. Hazır bulunan üyenin dava açabilmesi için karara katılmamış olması gerekir; olumlu oy veren üye kendi kararının iptalini isteyemez. Hazır bulunmayan üye bakımından ise iki süre birlikte işler: öğrenmeden itibaren bir ay, ancak her hâlde karar tarihinden itibaren üç ay geçmişse dava açılamaz.

Diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz (TMK m. 83/2). Genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar ise saklıdır (TMK m. 83/3); bu hâllerde süre sınırlaması işlemez, çünkü ortada iptal edilecek geçerli bir karar yoktur.

3. Yönetim Kurulu

Yönetim kurulu, beş asıl ve beş yedek üyeden az olmamak üzere dernek tüzüğünde belirtilen sayıda üyeden oluşur (TMK m. 84/1). Sayı bir asgarîdir; tüzük daha fazlasını öngörebilir.

Üye sayısı, boşalmalar sebebiyle üye tamsayısının yarısının altına düşerse; genel kurul, kalan yönetim kurulu üyeleri veya denetim kurulu tarafından bir ay içinde toplantıya çağrılır. Çağrı yapılmazsa, üyelerden birinin istemi üzerine sulh hâkimi üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir (TMK m. 84/2).

Yönetim kurulu, derneğin yürütme ve temsil organıdır; bu görevini kanuna ve tüzüğe uygun olarak yerine getirir. Temsil görevi, yönetim kurulunca üyelerden birine veya bir üçüncü kişiye verilebilir (TMK m. 85).

4. Denetim Kurulu

Denetim kurulu, üç asıl ve üç yedek üyeden az olmamak üzere tüzükte belirtilen sayıda üyeden oluşur. Denetleme görevini tüzükte belirtilen esas ve usullere göre yapar ve sonuçlarını bir raporla yönetim kuruluna ve genel kurula sunar (TMK m. 86).

5. Zorunlu Organ Ayrımı
OrganNiteliğiAsgarî üye sayısıTemel işlevi
Genel kurulZorunluKayıtlı üyelerin tamamıEn yetkili karar organı
Yönetim kuruluZorunluBeş asıl, beş yedekYürütme ve temsil
Denetim kuruluZorunluÜç asıl, üç yedekDenetim ve raporlama
İhtiyarî organlarZorunlu değilTüzüğe göreTüzükte verilen işler

Ayrımın pratik sonucu iki noktada görülür. Zorunlu organların oluşturulmaması derneğin kendiliğinden sona ermesi sebebidir; ihtiyarî organların bulunmaması ise böyle bir sonuç doğurmaz. Ayrıca zorunlu organların görev, yetki ve sorumlulukları ihtiyarî organlara devredilemez.

Organ üyelerinin sorumluluğu iki düzlemde işler. İç ilişkide yönetim ve denetim kurulu üyeleri, görevlerini kanuna ve tüzüğe uygun biçimde yerine getirmemekten derneğe karşı sorumludur; genel kurul bu sebeple onları görevden alabilir ve zararın tazminini isteyebilir. Dış ilişkide ise organ üyeleri, kusurlarından dolayı üçüncü kişilere karşı kişisel olarak sorumludur (TMK m. 50/3) ve bu sorumluluk derneğin sorumluluğunun yanında bağımsız biçimde doğar.

Temsil yetkisinin sınırı da bu çerçevede değerlendirilir. Yönetim kurulu temsil görevini bir üyeye ya da üçüncü kişiye verebilir (TMK m. 85/2); ancak bu devir, yönetim kurulunun kanundan doğan görev ve sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

D. Sona Erme

Derneğin sona ermesi üç ayrı yoldan gerçekleşir ve üçünün usulü ile sonuçları farklıdır.

1. Kendiliğinden Sona Erme Hâlleri

Dernekler şu hâllerde kendiliğinden sona erer (TMK m. 87/1):

  • Amacın gerçekleşmesi, gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmesi veya sürenin sona ermesi
  • İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların oluşturulmamış olması
  • Borç ödemede acze düşmüş olması
  • Tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hâle gelmesi
  • Olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması

Bu hâllerde sona erme için karar gerekmez; sona erme, sebebin gerçekleştiği anda kendiliğinden doğar. Her ilgili, sulh hâkiminden derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitini isteyebilir (TMK m. 87/2). Hâkimin kararı kurucu değil, tespit edicidir.

2. Genel Kurul Kararıyla Fesih

Genel kurul, her zaman derneğin feshine karar verebilir (TMK m. 88). Karar için ayrıca bir sebep aranmaz; ancak yeter sayı ağırlaştırılmıştır: fesih kararı, toplantıya katılan üyelerin üçte iki çoğunluğuyla alınır (TMK m. 81).

3. Mahkeme Kararıyla Fesih

Derneğin amacı kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelirse; Cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemi üzerine mahkeme derneğin feshine karar verir. Mahkeme, dava sırasında faaliyetten alıkoyma dahil gerekli bütün önlemleri alır (TMK m. 89).

Bu yolun ayırt edici yönü, malvarlığının âkıbetidir: hukuka veya ahlâka aykırı amaç sebebiyle mahkeme kararıyla sona eren tüzel kişinin malvarlığı her hâlde ilgili kamu kuruluşuna geçer (TMK m. 54/3).

4. Üç Sona Erme Yolunun Karşılaştırması
ÖlçütKendiliğindenGenel kurul kararıylaMahkeme kararıyla
Karar gerekir miHayırEvet, genel kurulEvet, mahkeme
Sebep aranır mıKanundaki hâllerAranmazKanuna veya ahlâka aykırı amaç
Kim harekete geçirirHer ilgili, tespit içinGenel kurulSavcı veya ilgili
Yeter sayıYokÜçte iki çoğunlukYok
Malvarlığının âkıbetiGenel kurala göreGenel kurala göreHer hâlde kamu kuruluşuna

Sona erme sebebinin gerçekleşmesi, derneğin borçlarını ortadan kaldırmaz. Her üç yolda da tasfiye aşaması başlar ve kişilik, ehliyeti tasfiyeyle sınırlı olmak üzere devam eder (TMK m. 52). Tasfiye sonunda kalan malvarlığının âkıbeti ise sona erme sebebine göre değişir; yalnız hukuka veya ahlâka aykırı amaç sebebiyle mahkeme kararıyla sona ermede kanun tek ve kesin bir sonuç öngörmüştür.

E. Üst Kuruluşlar: Federasyon ve Konfederasyon

Federasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleriyle kurulur. Her federasyonun bir tüzüğü bulunur ve federasyon, kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli belgelerin yerleşim yerinin en büyük mülkî amirine verilmesiyle tüzel kişilik kazanır (TMK m. 96).

Konfederasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az üç federasyonun üye sıfatıyla bir araya gelmeleriyle kurulur; tüzük ve tüzel kişilik kazanma bakımından aynı kurallara tabidir (TMK m. 97).

İki kuruluşun ortak özelliği, üyelerinin gerçek kişi değil tüzel kişi olmasıdır: federasyonun üyesi dernekler, konfederasyonun üyesi federasyonlardır. Tüzel kişilik kazanma anı da derneklerdeki gibi belgelerin verildiği andır.

Dernekler, amaçlarını gerçekleştirmek üzere faaliyette bulunurken bazı sınırlara tabidir. Kazanç paylaşma amacı güdemezler; ancak amaçlarını gerçekleştirmek için gelir getirici faaliyette bulunabilir, iktisadî işletme işletebilirler. Buradaki ölçüt, elde edilen gelirin üyeler arasında paylaşılmayıp amaca özgülenmesidir.

Faaliyetin çerçevesini kanun çizmiştir: dernekler, amaçlarını gerçekleştirmek üzere tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunur. Yasaklanan veya izne bağlı faaliyetlerle ilgili kamu hukuku nitelikli özel kanun hükümleri saklıdır; yasak ve sınırlamalara aykırılık hâlinde Cumhuriyet savcısının istemiyle mahkemece faaliyetten alıkoyma kararı verilebilir (TMK m. 90).

Dernekler ayrıca şube açabilir, uluslararası faaliyette bulunabilir ve yurt dışındaki kuruluşlara üye olabilirler. Şube açılması genel kurul kararına bağlıdır; yönetim kurulunca yetki verilen en az üç kişilik kurucular kurulu, şube açılacak yerin en büyük mülkî amirine şube kuruluş bildirimini ve gerekli belgeleri verir (TMK m. 94/1). Şube, derneğin ayrı bir tüzel kişiliği değil, iç örgütlenmesinin bir parçasıdır; şubenin işlemlerinden dernek sorumludur.

Örnek olay

Bir derneğin genel kurulu toplanmış ve iki karar almıştır: tüzük değişikliği ve bir üyenin dernekten çıkarılması. Toplantıya kayıtlı 100 üyeden 60'ı katılmış, tüzük değişikliği 35 olumlu oyla kabul edilmiştir. Çıkarma kararı ise 40 olumlu oyla alınmıştır; çıkarılan üye (C) toplantıda hazır bulunmuş ve karara olumsuz oy vermiştir. Dernek tüzüğünde çıkarma sebepleri gösterilmemiştir. (C), kararı öğrendiği tarihten itibaren iki ay sonra dava açmıştır.

Değerlendirme: İki karar ayrı ayrı incelenir.

Tüzük değişikliği kararında iki ayrı yeter sayı sorunu vardır ve sırayla incelenmelidir.

Önce toplantı yeter sayısı: tüzük değişikliği hâlinde genel kurul, katılma hakkı bulunan üyelerin üçte ikisinin katılımıyla toplanır (TMK m. 78/2). Dernek 100 kayıtlı üyeye sahip olduğuna göre aranan sayı 67'dir; toplantıya 60 üye katılmıştır. Toplantı bu hâliyle usulünce kurulmamıştır ve alınan karar daha bu aşamada sakattır. Çoğunluk sağlanamadığı için toplantı ertelenip ikinci toplantı yapılsaydı çoğunluk aranmayacaktı; ancak o toplantıya katılan üye sayısının da yönetim ve denetim kurulları üye tam sayısının iki katından az olmaması gerekirdi.

Toplantının geçerli kurulduğu varsayılsa bile karar yeter sayısı ayrıca gerçekleşmemiştir: tüzük değişikliği kararı, toplantıya katılanların üçte iki çoğunluğuyla alınır (TMK m. 81). 60 katılımcıda aranan sayı 40'tır, karar ise 35 oyla alınmıştır.

Sonuç: karar iki bağımsız sebeple kanuna aykırıdır. Sınavda bu tür bir olayda yalnız karar yeter sayısına bakıp toplantı yeter sayısını atlamak, en sık yapılan hatadır.

Çıkarma kararında ise yeter sayı yerindedir: 60 katılımcının salt çoğunluğu 31'dir ve karar 40 oyla alınmıştır. Sorun, kararın esasındadır. Tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmediğine göre üye ancak haklı sebeple çıkarılabilir ve bu karara haklı sebep bulunmadığı ileri sürülerek itiraz edilebilir (TMK m. 67/3). (C) bu denetimi isteyebilir.

Dava süresi bakımından (C)'nin durumu değerlendirilir. (C) toplantıda hazır bulunmuş ve karara katılmamıştır; bu durumdaki üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde dava açabilir (TMK m. 83/1). (C) iki ay sonra dava açtığına göre süre geçmiştir.

Burada dikkat edilecek nokta, öğrenme tarihinin (C) bakımından ölçü olmamasıdır. Öğrenmeden itibaren işleyen süre, toplantıda hazır bulunmayan üyeler içindir. Toplantıda bulunan üye kararı zaten öğrenmiş sayıldığından, onun için süre doğrudan karar tarihinden işler.

Tüzük değişikliği bakımından ise sonuç farklı olabilir. Yeter sayı eksikliği bazı hâllerde kararı iptal edilebilir değil, yok ya da mutlak butlanla hükümsüz kılar; kanun bu durumları açıkça saklı tutmuştur (TMK m. 83/3). Böyle bir nitelendirme yapılırsa süre sınırlaması işlemez ve karara her zaman karşı çıkılabilir.

İkinci örnek olay

Kurulduktan sonra ilk genel kurul toplantısını süresinde yapmayan ve zorunlu organlarını oluşturmayan bir dernek, bu durumdayken üçüncü kişilerle sözleşmeler yapmıştır. Ayrıca derneğin son beş yılda olağan genel kurulu iki kez üst üste toplanamamıştır. Bir alacaklı, derneğin hâlen var olduğunu ve borçlarından sorumlu olduğunu ileri sürmekte; dernek yöneticileri ise derneğin çoktan sona erdiğini savunmaktadır.

Değerlendirme: Olayda iki ayrı kendiliğinden sona erme sebebi bir aradadır: ilk genel kurulun süresinde yapılmaması ile zorunlu organların oluşturulmaması, ve olağan genel kurulun iki defa üst üste yapılamaması (TMK m. 87/1). Her ikisi de kanunda sayılan hâllerdendir.

Bu sebeplerin özelliği, sona ermenin kendiliğinden gerçekleşmesidir; ayrıca karar alınmasına gerek yoktur. Her ilgili, sulh hâkiminden sona ermenin tespitini isteyebilir ve verilecek karar tespit edici niteliktedir (TMK m. 87/2). Bu sebeple yöneticilerin "dernek çoktan sona erdi" savunması ilke olarak yerindedir.

Ancak bu savunma alacaklıyı korumasız bırakmaz. Sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder (TMK m. 52). Alacaklı, tasfiye hâlindeki derneğe başvurarak alacağını isteyebilir.

Sona erdikten sonra yapılan sözleşmeler bakımından ise ölçü, işlemin tasfiye amacı kapsamında olup olmadığıdır. Tasfiye kapsamındaki işlemler derneği bağlar. Amaca yönelik yeni işlemler ise tasfiye ehliyetinin dışında kalır; bu işlemler tüzel kişiyi bağlamaz ve işlemi yapanların sorumluluğu yetkisiz temsil hükümlerine göre belirlenir (TBK m. 46–47).

Fiil ehliyeti yönünden bir noktayı ayırmak gerekir. Tüzel kişiler fiil ehliyetini organlara sahip olmakla kazanır (TMK m. 49). Ne var ki dernek kuruluş anında organsız sayılmaz. Kanun, tüzüğün içeriğini belirlerken geçici yönetim kuruluna da yer verilmesini aramıştır (TMK m. 58/2); böylece tüzel kişilik doğduğu anda derneği temsil edecek bir organ hazır bulunur. İlk genel kurulunu henüz yapmamış bir dernek bu organ eliyle geçerli işlem yapabilir ve yaptığı işlemler kendisini bağlar.

Süresinde ilk genel kurulunu yapmamanın yaptırımı ehliyetsizlik değil, kendiliğinden sona ermedir (TMK m. 87). Yani dernek o ana kadar geçerli işlem yapabilmiş, sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle tasfiye aşamasına girmiştir; sona erme kendiliğinden gerçekleşse de tüzel kişilik tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder (TMK m. 52).

Üçüncü örnek olay

Kurulmakta olan bir dernekte kurucular, belgeleri mülkî amire vermiş ve aynı hafta dernek adına bir kira sözleşmesi imzalamıştır. Mülkî amir yaptığı incelemede tüzükte kanuna aykırı bir hüküm bulunduğunu tespit etmiş ve giderilmesini istemiştir. Kurucular verilen sürede düzeltmeyi yapmamıştır. Kiraya veren, sözleşmenin baştan geçersiz olduğunu, çünkü derneğin o tarihte henüz tüzel kişilik kazanmadığını ileri sürmektedir.

Değerlendirme: İddia, tüzel kişiliğin mülkî amirin incelemesi tamamlandığında doğduğu varsayımına dayanır. Kanun bunun tersini söyler: dernekler, kuruluş bildirimini, tüzüğü ve gerekli belgeleri en büyük mülkî amire verdikleri anda tüzel kişilik kazanır (TMK m. 59/1).

Bu, derneklerin kuruluşunda benimsenen bildirim esasının doğrudan sonucudur. İnceleme sonradan yapılır ve kişiliğin doğmuş olmasını etkilemez. Belgelerin verildiği tarihte dernek tüzel kişilik kazandığına göre, o tarihten sonra yapılan kira sözleşmesi geçerlidir ve derneği bağlar.

İncelemenin sonucu farklı bir hukukî sonuç doğurur. Kanuna aykırılık veya noksanlık tespit edilirse giderilmesi kuruculardan istenir; tebliğden başlayarak otuz gün içinde giderilmezse mülkî amir, derneğin feshi davası açılması için durumu Cumhuriyet savcılığına bildirir (TMK m. 60/2). Yaptırım, kişiliğin baştan doğmamış sayılması değil, sona erdirilmesidir.

Bu ayrımın pratik önemi büyüktür. Fesih ileriye etkili sonuç doğurur; dernek fesih anına kadar geçerli biçimde var olmuş ve işlem yapmıştır. Fesihten sonra da kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder (TMK m. 52) ve kira sözleşmesinden doğan borçlar tasfiye kapsamında karşılanır.

Kiraya verenin durumu bu sebeple korunmuştur: ne sözleşme geçersizdir ne de muhatapsız kalmıştır.

Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2025 HMGS (NİSAN)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisi derneğin kendiliğinden sona erdiği hâllerden biri değildir?
A) Tüzük gereğince derneğin yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hâle gelmesi
B) Derneğin amacının gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmesi
C) Derneğin amacının ahlaka aykırı hâle gelmesi
D) Derneğin borç ödemede acze düşmüş olması
E) Derneğin olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 2 2025 HMGS (NİSAN)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre bir konfederasyon kural olarak en az kaç federasyonun amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulur?
A) 2
B) 3
C) 5
D) 7
E) 15
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 3 2025 HMGS (EYLÜL)
I.Yönetim kuruluII.Denetim kuruluIII.Disiplin kurulu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göreyukarıdakilerden hangileri derneklerin zorunlu organları arasında yer alır?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) I ve III
E) II ve III
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 4 2026 HMGS (NİSAN)
Üye Olma Hakkı ve Üyelik İşlemleri Madde 3: Fiil ehliyetine sahip bulunan ve derneğin amaç ve ilkelerini benimseyerek bu doğrultuda çalışmayı kabul eden ve mevzuatın öngördüğü koşulları taşıyan her gerçek ve tüzel kişi, bu derneğe üye olma hakkına sahiptir. (II) Onursal üyeler dışındaki yabancı gerçek kişilerin, derneğe üye olabilmesi için Türkiye'de yerleşme hakkına sahip olması gerekir. Dernek Organları Madde 4: (III) Derneğin organları; Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve Disiplin Kuruludur. (IV) Genel Kurul; gerekli görülen hâllerde mevzuatta belirtilen zorunlu görev, yetki ve sorumluluklarını Disiplin Kuruluna devredebilir. Tüzük Değişikliği Madde 5: (V) Tüzük değişikliği Genel Kurul kararı ile yapılabilir. Bu tüzük taslağındaki numaralandırılmış hükümlerden hangisi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na aykırılık teşkil etmektedir?
A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 5 2000 ADLİ YARGI
Aşağıdakilerden hangisi derneğin infisah nedenlerinden biri [değildir]?
A) Derneğin amacının kanuna ve ahlaka aykırı hale gelmesi
B) Derneğin acze düşmesi
C) Genel kurulun üst üste iki defa toplanamaması
D) Yönetim kurullarının oluşturulamaması
E) Derneğin amacının gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansız olması
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 6 KPSS / ADLİ YARGI
Vakıflarda bulunması kanunen zorunlu olan organ aşağıdakilerden hangisidir?
A) Genel kurul
B) Yönetim organı
C) Denetleme organı
D) Danışma organı
E) Haysiyet organı
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 7 KPSS / ADLİ YARGI
Reşit ve mümeyyiz A, adam öldürmekten yargılandığı sırada taşınmazını B'ye satmış, satıştan bir ay sonra da mahkumiyet kararı kesinleşmiştir. Yapılan bu satış sözleşmesinin geçerliliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) A için hacir sebebi doğduğundan geçersizdir.
B) Satış geçersiz olup A için tayin edilen vasi işleme icazet verirse geçerli hale gelir.
C) Kendiliğinden geçersiz olmayıp, A için tayin edilen vasi işlemi iptal ettirirse geçersiz olur.
D) Geçerlidir.
E) Adam öldürme fiilinin işlendiği andan itibaren hukuksal işlem ehliyetini kaybettiği için geçersizdir.
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 8 KPSS / ADLİ YARGI
Mahkeme kararıyla kapatılan derneklerin tasfiyeden arta kalan malları aşağıdakilerden hangisine intikal eder?
A) Benzer amaçlı bir kamu tüzelkişisine
B) Benzer amaçlı kamuya yararlı bir derneğe
C) Kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip ve en yakın amacı güden başka bir derneğe
D) Hazineye
E) İçişleri Bakanlığı'na
Cevabı göster
Cevap: C.
Çıkmış soru 9 2017 İDARİ YARGI, ADLİ YARGI (HAZİRAN)
Aşağıdaki hallerin hangisinin varlığı halinde dernek kendiliğinden [sona ermez]?
A) Amacın gerçekleşmesi
B) Amacın kanuna aykırı hale gelmesi
C) Olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması
D) Zorunlu organların oluşturulamaması
E) Borç ödemeden acze düşmesi
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 10 İDARİ YARGI
Amacının kanuna veya ahlaka aykırı hale gelmiş olması nedeniyle bir derneğin tüzel kişiliği ne şekilde sona erdirilebilir?
A) Kendiliğinden infisah(dağılma) yoluyla
B) Üyelerden en az 1/5'inin talebi üzerine genel kurul kararıyla
C) Cumhuriyet savcısının talebi üzerine genel kurul kararıyla
D) Cumhuriyet savcısının veya üyelerden birinin talebi üzerine mahkeme kararıyla
E) Üyelerden en az 2/3'ünün talebi üzerine mahkeme kararıyla
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 11 2006 KPSS KAMU YÖNETİMİ
Bir dernek en az kaç kişi tarafından kurulabilir?
A) 5
B) 7
C) 9
D) 11
E) 13
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 12 2007 ZİRAAT BANKASI
Dernek tüzel kişiliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Dernek, kuruluş için gerekli belgeler mahallin en büyük mülki amirine verildiği anda tüzel kişilik kazanmış olur.
B) Kuruluş bildirisinde belirtilen amaç ahlak ve adaba aykırı olmamalıdır.
C) Kuruluş bildirisindeki eksiklikler, derneğin tüzel kişilik kazanmasını engellemez.
D) Derneğin tüzel kişilik kazanabilmesi için organlarının seçilmiş olması zorunlu değildir.
E) Derneğin zorunlu organlarından birinin sürekli olarak ortadan kalkması tüzel kişilik kaybına yol açmaz.
Cevabı göster
Cevap: E.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 12 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 82
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre derneğin kuruluşuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
B) Dernek kurucularının fiil ehliyetine sahip olması aranmaz.
C) Hukuka veya ahlâka aykırı amaçlarla dernek kurulamaz.
D) Dernek tüzüğü kanunun emredici hükümlerine aykırı olamaz.
E) Tüzükte düzenlenmemiş konularda kanun hükümleri uygulanır.
Cevabı göster
Cevap: B. Dernek kurucularının fiil ehliyetine sahip olması gerekir; kurucu sayısı en az yedidir ve kurucular gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir. Dernek kurma hakkı önceden izne bağlı değildir ve kuruluş bir bildirime bağlanmıştır; bu, dernek kurma özgürlüğünün hukuki karşılığıdır. Tüzük dernek içi ilişkilerde bir tür anayasa işlevi görür, ancak kanunun üzerine çıkamaz ve boşluk hâlinde kanun uygulanır.

Şık analizi

A) Doğru ifade. Dernek kurmak idarenin iznine bağlı değildir; kuruluş bildirim esasına göre işler.
C) Doğru ifade. Amaç sınırı yalnız faaliyet aşamasında değil, kuruluşta da geçerlidir.
D) Doğru ifade. Tüzük dernek içi ilişkilerde bir tür anayasa işlevi görür, ancak kanunun üzerine çıkamaz.
E) Doğru ifade. Tüzükte düzenlenmemiş konularda kanun hükümleri uygulanır.
Soru 83
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre bir dernek en az kaç kişinin bir araya gelmesiyle kurulabilir?
A) Üç
B) Beş
C) Altı
D) Yedi
E) On
Cevabı göster
Cevap: D. Dernek, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin, kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluğudur. Bu sayı, üst kuruluşların kuruluş sayılarıyla karıştırılmamalıdır: federasyon en az beş dernekle, konfederasyon ise en az üç federasyonla kurulur.

Şık analizi

A) Üç, konfederasyon kurmak için gereken en az federasyon sayısıdır; dernekle ilgisi yoktur.
B) Beş, federasyon kurmak için gereken en az dernek sayısıdır.
C) Altı kanunda geçmez; yediye yakın olduğu için çekici görünür.
E) On kanunda geçmez; yuvarlak bir sayı olduğu için akla gelir.
Soru 84
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre derneklerin tüzel kişilik kazandığı an aşağıdakilerden hangisidir?
A) Mülki amirin kuruluş bildirimi üzerindeki incelemesini tamamladığı an
B) Derneğin ilk genel kurul toplantısını yaparak zorunlu organlarını oluşturduğu an
C) Kuruluş bildirimi ve belgelerin mülki amire verildiği an
D) Kuruluşun ilgili sicile tescil edilip usulünce ilan olunduğu an
E) Mülki amirce kuruluşa izin verildiğinin kuruculara tebliğ edildiği an
Cevabı göster
Cevap: C. Dernekler, kuruluş bildirimini, dernek tüzüğünü ve gerekli belgeleri yerleşim yerinin bulunduğu yerin en büyük mülki amirine verdikleri anda tüzel kişilik kazanır. Tüzel kişilik ne mülki amirin incelemesiyle, ne tescille, ne de ilanla doğar; belgelerin verildiği an doğar. İnceleme sonradan yapılır ve kişiliğin doğmuş olmasını etkilemez. Bu, derneklerin kuruluşunda benimsenen bildirim esasının doğrudan sonucudur.

Şık analizi

A) Yanlış. İnceleme sonradan yapılır ve tüzel kişiliğin doğmuş olmasını etkilemez.
B) Yanlış. Organların oluşturulması fiil ehliyetiyle ilgilidir; tüzel kişilik zaten daha önce doğmuştur.
D) Yanlış. Tescille tüzel kişilik kazanma vakıflara özgüdür; derneklerde bildirim yeterlidir.
E) Yanlış. Kanun izin sistemi benimsememiştir; kuruluş için izin aranmaz.
Soru 85
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisi dernek tüzüğünde gösterilmesi zorunlu hususlar arasında sayılmamıştır?
A) Derneğin adı ve gerçekleştirmek istediği amaç
B) Derneğin yararlanacağı gelir kaynakları
C) Derneğe üye olmanın koşulları
D) Derneğin organları ile iç örgütlenme biçimi
E) Derneğin tasfiye hâlinde izleyeceği usul
Cevabı göster
Cevap: E. Tüzükte gösterilmesi zorunlu hususlar derneğin adı ve amacı, gelir kaynakları, üyelik koşulları, organları ve örgütü ile geçici yönetim kuruludur. Tasfiye usulü bu sayımda yer almaz; tüzel kişinin malvarlığının tasfiyesi, kanunda ve kuruluş belgesinde aksine hüküm bulunmadıkça terekenin resmi tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılır. Tüzükte düzenlenmemiş konularda zaten kanun hükümleri uygulanır.

Şık analizi

A) Bu gerçekten zorunludur. Derneğin adı ve amacı tüzükte gösterilir.
B) Bu da zorunludur. Gelir kaynakları tüzükte gösterilir, sonradan belirlenmez.
C) Bu da zorunludur. Üyelik koşulları tüzükte yer alır.
D) Bu da zorunludur. Organlar kanunda sayılsa da tüzükte ayrıca gösterilir.
Soru 86
Kayıtlı 100 üyesi bulunan bir dernekte genel kurul toplanmış, toplantıya 60 üye katılmıştır. Tüzük değişikliği kararı 35 olumlu oyla alınmıştır. Toplantıda hazır bulunan ve karara olumsuz oy veren üye C, karar tarihinden iki ay sonra iptal davası açmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Toplantı yeter sayısı sağlanmıştır; eksik olan yalnız karar için aranan yeter sayıdır.
B) Hem toplantı hem karar yeter sayısı eksiktir; C'nin dava süresi ise geçmiştir.
C) Her iki yeter sayı da sağlanmıştır; karar hukuka uygun biçimde alınmıştır.
D) C hazır bulunduğundan dava hakkı hiçbir hâlde doğmamıştır.
E) C'nin süresi, kararı öğrendiği tarihten başlayarak işlemeye devam etmektedir.
Cevabı göster
Cevap: B. Önce toplantı yeter sayısına bakılır: tüzük değişikliğinde genel kurul, katılma hakkı bulunan üyelerin üçte ikisinin katılımıyla toplanır; 100 üyede aranan sayı 67 iken toplantıya 60 üye katılmıştır. Toplantının geçerli kurulduğu varsayılsa bile karar yeter sayısı ayrıca eksiktir: tüzük değişikliği toplantıya katılanların üçte iki çoğunluğuyla alınır, 60 katılımcıda aranan 40 iken karar 35 oyla alınmıştır. Dava süresi bakımından ise toplantıda hazır bulunup karara katılmayan üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde dava açabilir; öğrenmeden işleyen süre hazır bulunmayan üyeler içindir.

Şık analizi

A) Yanlış. Toplantı yeter sayısı da eksiktir: tüzük değişikliğinde 100 üyenin üçte ikisi, yani 67 üye aranırken toplantıya 60 üye katılmıştır.
C) Yanlış. Tüzük değişikliğinde salt çoğunluk yetmez; hem toplantıda hem kararda üçte iki aranır.
D) Yanlış. Toplantıda hazır bulunan üye, karara katılmamışsa dava açabilir; C olumsuz oy vermiştir.
E) Yanlış. Öğrenmeden işleyen süre yalnız toplantıda hazır bulunmayan üyeler içindir.
Soru 87
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre dernek üyeliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Dernekten çıkma, yönetim kurulunun kabulüne bağlı bir işlem niteliğindedir.
B) Hiç kimse bir derneğe üye olmaya veya üye kalmaya zorlanamaz.
C) Üyelik için aranan nitelikleri sonradan kaybedenin üyeliği kendiliğinden sona erer.
D) Dernekten çıkan veya çıkarılan üye dernek malvarlığında hak iddia edemez.
E) Üyelik kişiye bağlıdır; devredilemez ve mirasçılara geçmez.
Cevabı göster
Cevap: A. Hiç kimse dernekte üye kalmaya zorlanamaz; her üye yazılı olarak bildirmek kaydıyla dernekten çıkma hakkına sahiptir. Çıkma tek taraflı bir irade açıklamasıdır ve derneğin kabulüne bağlı değildir. Buna karşılık üyeliğin kendiliğinden sona ermesi için ayrıca karar alınmasına gerek yoktur, çıkarılma ise tüzükte sebep gösterilip gösterilmediğine göre farklı bir denetime tabidir. Çıkan veya çıkarılan üye malvarlığında hak iddia edemez, ancak üyelikte bulunduğu sürenin ödentisini öder.

Şık analizi

B) Doğru ifade. Kanun iki yönlü özgürlüğü korur: kimse üye olmaya, hiçbir dernek de üye kabul etmeye zorlanamaz.
C) Doğru ifade. Nitelik kaybında üyelik kendiliğinden sona erer; ayrıca karar alınması gerekmez.
D) Doğru ifade. Bu kural, derneğin kazanç paylaşma amacı güdemeyeceği ilkesinin doğrudan sonucudur.
E) Doğru ifade. Üyelik kişiye bağlıdır; ölümle sona erer ve mirasçılara geçmez.
Soru 88
Dernek genel kurulunda oy hakkıyla ilgiliI.Her üyenin bir oy hakkı vardır ve oyunu şahsen kullanır.II.Onursal üyelerin oy hakkı bulunmamaktadır.III.Üye, dernek ile eşi arasındaki bir uyuşmazlıkta oy kullanabilir.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Her üyenin genel kurulda bir oy hakkı vardır ve üye oyunu şahsen kullanmak zorundadır; onursal üyelerin ise oy hakkı yoktur ve ödenti vermek zorunda değildirler. Buna karşılık hiçbir dernek üyesi, dernek ile kendisi, eşi, üstsoyu ve altsoyu arasındaki bir hukuki işlem veya uyuşmazlık konusunda alınması gereken kararlarda oy kullanamaz; aynı hüküm tüzel kişi adına oy kullanacak kişi hakkında da uygulanır. Buna göre I ve II doğru, III yanlıştır.

Şık analizi

A) I doğru, ancak II de doğrudur. Onursal üyelerin oy hakkı yoktur.
B) III yanlıştır. Üye, dernek ile eşi arasındaki bir uyuşmazlıkta oy kullanamaz.
D) II doğru, ancak III yanlıştır. Oydan yoksunluk kuralı eşi, üstsoyu ve altsoyu da kapsar.
E) I ve II doğru, III yanlıştır. Oydan yoksunluk kuralı gözden kaçırılmıştır.
Soru 89
Genel kurul toplantısında hazır bulunmayan bir dernek üyesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre kararın iptalini hangi süreler içinde dava edebilir?
A) Yalnız kararın genel kurulca alındığı tarihten başlayarak bir ay içinde
B) Yalnız kararı öğrenmiş olduğu tarihten başlayarak bir ay içinde
C) Öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden bir yıl içinde
D) Öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden üç ay içinde
E) Kararı öğrenmiş olduğu tarihten başlayarak kesintisiz üç ay içinde
Cevabı göster
Cevap: D. Kanun iptal davası hakkını ve süresini üyenin toplantıdaki durumuna göre ayırmıştır. Toplantıda hazır bulunan ve karara katılmayan üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde dava açabilir. Toplantıda hazır bulunmayan üye bakımından ise iki süre birlikte işler: kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay. İkinci süre dolmuşsa öğrenme ne zaman gerçekleşirse gerçekleşsin dava açılamaz.

Şık analizi

A) Yanlış. Karar tarihinden işleyen süre, toplantıda hazır bulunup karara katılmayan üye içindir.
B) Yanlış. Öğrenmeden itibaren bir ay doğru, ancak her hâlde karar tarihinden üç aylık üst sınır da vardır.
C) Yanlış. Üst sınır bir yıl değil, üç aydır; bir yıllık süre ad değişikliğine ilişkindir.
E) Yanlış. Üç aylık süre öğrenmeden değil, karar tarihinden işleyen üst sınırdır.
Soru 90
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre derneğin organlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Zorunlu organlar yalnız genel kurul ile yönetim kurulundan oluşmaktadır.
B) Zorunlu organların görev ve yetkileri ihtiyari organlara devredilebilir.
C) Yönetim kurulu en az üç asıl ve üç yedek üyeden oluşmak zorundadır.
D) Temsil görevi hiçbir hâlde üçüncü bir kişiye verilemez niteliktedir.
E) Yönetim kurulu beş, denetim kurulu üç asıl üyeden az olamaz.
Cevabı göster
Cevap: E. Derneğin zorunlu organları genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kuruludur. Yönetim kurulu beş asıl ve beş yedek, denetim kurulu üç asıl ve üç yedek üyeden az olmamak üzere tüzükte belirtilen sayıda üyeden oluşur; bu sayılar asgaridir ve tüzük daha fazlasını öngörebilir. Dernekler başka organlar da oluşturabilir, ancak zorunlu organların görev, yetki ve sorumlulukları bu organlara devredilemez. Temsil görevi ise yönetim kurulunca üyelerden birine veya bir üçüncü kişiye verilebilir.

Şık analizi

A) Yanlış. Denetim kurulu da zorunlu organdır; zorunlu organ sayısı üçtür.
B) Yanlış. Zorunlu organların görev, yetki ve sorumlulukları ihtiyari organlara devredilemez.
C) Yanlış. Üç asıl ve üç yedek denetim kuruluna aittir; yönetim kurulu beş asıl beş yedekten az olamaz.
D) Yanlış. Temsil görevi yönetim kurulunca bir üyeye ya da üçüncü bir kişiye verilebilir.
Soru 91
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisi derneğin kendiliğinden sona erdiği hâller arasında sayılmamıştır?
A) Derneğin amacının kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelmiş olması
B) Derneğin amacının gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmiş olması
C) Derneğin borç ödemede acze düşmüş olması
D) Yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hâle gelmiş olması
E) Olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamamış olması
Cevabı göster
Cevap: A. Amacın kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelmesi kendiliğinden sona erme sebebi değildir; bu hâlde Cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemi üzerine mahkeme derneğin feshine karar verir ve mahkeme dava sırasında faaliyetten alıkoyma dahil gerekli önlemleri alır. Kendiliğinden sona erme hâllerinde ise karar gerekmez, sona erme sebebin gerçekleştiği anda doğar ve her ilgili sulh hâkiminden tespitini isteyebilir; hâkimin kararı tespit edicidir. İki yolun malvarlığı bakımından sonucu da farklıdır.

Şık analizi

B) Bu gerçekten kendiliğinden sona erme hâlidir; ayrıca karar alınması gerekmez.
C) Bu da kendiliğinden sona erme hâlidir. Borç ödemede acze düşen dernek sona erer.
D) Bu da kendiliğinden sona erme hâlidir. Yönetim kurulunun oluşturulamaması derneği sona erdirir.
E) Bu da kendiliğinden sona erme hâlidir. Olağan genel kurulun iki defa üst üste yapılamaması sona erme sebebidir.
Soru 92
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre federasyon ve konfederasyonlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Federasyon en az üç dernekle, konfederasyon ise en az beş federasyonla kurulur.
B) Federasyon en az beş dernekle, konfederasyon en az üç federasyonla kurulur.
C) Federasyon ve konfederasyonlar ilgili sicile tescil edilmekle tüzel kişilik kazanır.
D) Federasyonların üyeleri kural olarak gerçek kişilerden oluşmak zorundadır.
E) Konfederasyonlar bakımından ayrı bir tüzük düzenlenmesi aranmamaktadır.
Cevabı göster
Cevap: B. Federasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin üye sıfatıyla bir araya gelmeleriyle kurulur; konfederasyonlar ise kuruluş amaçları aynı olan en az üç federasyonun bir araya gelmesiyle kurulur. Her ikisinin de bir tüzüğü bulunur ve tüzel kişilik, kuruluş bildirimi ile belgelerin en büyük mülki amire verilmesiyle kazanılır. Ortak özellikleri, üyelerinin gerçek kişi değil tüzel kişi olmasıdır: federasyonun üyesi dernekler, konfederasyonun üyesi federasyonlardır.

Şık analizi

A) Yanlış. İki sayı yer değiştirmiştir: federasyon en az beş dernekle, konfederasyon en az üç federasyonla kurulur.
C) Yanlış. Tescille tüzel kişilik kazanma vakıflara özgüdür; üst kuruluşlarda da bildirim yeterlidir.
D) Yanlış. Federasyonun üyeleri derneklerdir, yani tüzel kişilerdir.
E) Yanlış. Konfederasyonların da bir tüzüğü bulunur.
Soru 93
Kurucular, dernek belgelerini mülki amire vermiş ve aynı hafta dernek adına kira sözleşmesi imzalamıştır. Mülki amir incelemede tüzükte kanuna aykırı bir hüküm bulunduğunu tespit etmiş, kurucular verilen sürede düzeltmeyi yapmamıştır. Kiraya veren, sözleşmenin baştan geçersiz olduğunu ileri sürmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Tüzel kişilik incelemeyle doğduğundan sözleşme yapıldığı anda geçersizdir.
B) Aykırılık giderilmediğinden tüzel kişilik hiç doğmamış sayılır ve sözleşme hükümsüzdür.
C) Sözleşme geçerlidir; aykırılığın giderilmemesinin yaptırımı ise derneğin feshi davasıdır.
D) Sözleşme ancak mülki amirin sonradan onay vermesiyle geçerli hâle gelebilir.
E) Sözleşme geçerlidir; ancak fesihten sonra derneğin borçları kendiliğinden düşer.
Cevabı göster
Cevap: C. Dernekler, kuruluş bildirimini, tüzüğü ve gerekli belgeleri en büyük mülki amire verdikleri anda tüzel kişilik kazanır; inceleme sonradan yapılır ve kişiliğin doğmuş olmasını etkilemez. Belgelerin verildiği tarihte dernek tüzel kişilik kazandığına göre sonrasında yapılan kira sözleşmesi geçerlidir ve derneği bağlar. Aykırılık verilen sürede giderilmezse mülki amir, derneğin feshi davası açılması için durumu Cumhuriyet savcılığına bildirir; yaptırım kişiliğin baştan doğmamış sayılması değil sona erdirilmesidir. Fesihten sonra da kişilik tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder.

Şık analizi

A) Yanlış. Tüzel kişilik belgelerin verildiği anda doğar; inceleme sonradan yapılır.
B) Yanlış. Aykırılığın giderilmemesi kişiliği geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmaz; yaptırım fesihtir ve ileriye etkilidir.
D) Yanlış. Kanun onay ya da izin sistemi öngörmemiştir; sözleşme zaten geçerlidir.
E) Yanlış. Fesih borçları düşürmez; kişilik tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder ve borçlar tasfiye kapsamında karşılanır.

← Tüzel Kişilerde Genel HükümlerVakıflar →