EduMiXX Hukuk HMGS

Medeni Hukuk › Başlık 22 / 60

Evlenme Ehliyeti ve Engelleri

39 Hâkimlik 1 HMGS Sorusu

Hızlı özet

Evlenmenin maddî şartları ikiye ayrılır: bulunması gereken olumlu şartlar (ehliyet) ve bulunmaması gereken olumsuz şartlar (engeller). Engellerin kendi içindeki ikinci ayrım konunun anahtarıdır. Kesin engeller hısımlık, mevcut evlilik ve engel derecede akıl hastalığıdır; bunlara rağmen evlenilirse evlilik butlanla sakat olur. Kesin olmayan engel tektir: kadın için bekleme süresi — ona aykırı evlilik geçerli kalır. Her iki engel de memuru başvuruyu reddetmeye zorlar; fark ancak evlenme yine de yapılmışsa ortaya çıkar. Sorular çoğunlukla engelin varlığını değil türünü ölçer.

Evlenme Ehliyeti

Yaş. Olağan evlenme yaşı on yedidir; kanun cinsiyet ayrımı yapmaz. Hâkim, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını dolduranın evlenmesine izin verebilir — iki koşul birlikte aranır, ana baba veya vasi olanak bulundukça dinlenir. On altısını doldurmamışa hiçbir koşulda izin verilemez. Fark yalnız sayısal değildir: on yedide izin yasal temsilciden, on altıda hâkimden gelir.

Ayırt etme gücü. Mutlaktır, hiçbir izinle aşılamaz ve evlenme anında bulunmalıdır. Akıl hastalığıyla karıştırılmamalıdır: ayırt etme gücü (TMK m. 125) fiil ehliyetinin unsurudur; akıl hastalığı (m. 133) bir sağlık koşuludur ve resmî sağlık kurulu raporuyla aşılabilir. Ayırt etme gücü yerinde olan akıl hastası raporu varsa evlenir; ayırt etme gücü olmayan hiçbir raporla evlenemez.

Yasal temsilcinin izni. Küçük (TMK m. 126) ve kısıtlı (m. 127) temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez. Temsilci haklı sebep olmaksızın izin vermezse hâkim izin verebilir (TMK m. 128). Yaş ile izin birbirinin yerine geçmez: on yedisini dolduran küçük hâlâ küçüktür, ayrıca izin gerekir; hâkimden yaş izni almak da temsilcinin iznini gereksiz kılmaz.

Evlenme Engelleri

Hısımlık. Sayım sınırlıdır; listede olmayan bir ilişki engel değildir. Kan hısımlığında üstsoy–altsoy (derece sınırı yok), kardeşler, amca-dayı-hala-teyze ile yeğenleri. Kayın hısımlığında eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu — ve bu engel, evliliğin sona ermesiyle kalkmaz. Evlât edinmede evlât edinen ile evlâtlık, ayrıca bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi; yasak evlâtlık ilişkisi sona erse de sürer.

Sınavın ölçtüğü, listenin dışında kalanlardır: eski eşin kardeşi, halası veya teyzesi, kuzen, evlâtlığın babası veya kardeşi — bunlarla evlenilebilir. Buna karşılık eski eşin annesi, dedesi, kızı veya oğluyla ve kişiyi evlât edinenin çocuğuyla evlenilemez.

Önceki evlilik. Sona erdiğini ispat yükü evlenmek isteyendedir (TMK m. 130); boşanmada belirleyici olan kararın kesinleşmesidir. Gaiplik özel bir durumdur: gaipliğine karar verilenin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez (TMK m. 131). Gaiplik kararı tek başına evliliği sona erdirmez — fesih kararı alınmadan yapılan evlilik, evli bulunma sebebiyle mutlak butlanla sakattır.

Bekleme süresi. Evliliği sona eren kadın üç yüz gün geçmedikçe evlenemez; amaç soybağı karışıklığını önlemektir. Başlangıç, ölüm ya da kararın kesinleşme tarihidir. Süre doğurmakla kendiliğinden; gebe olmadığının anlaşılması veya eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemesi hâllerinde mahkeme kararıyla kalkar. İhlaline rağmen yapılan evlilik geçerlidir (TMK m. 154).

Akıl hastalığı. Mutlak engel değildir: evlenmede tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılırsa evlenilebilir; tek hekim raporu yetmez.

Denetim ve Yaptırım

Koşullar üç aşamada denetlenir. Başvuruda memur belgeleri inceler ve engel varsa reddeder (TMK m. 137) — bu denetim kesin ve kesin olmayan bütün engelleri kapsar. Törende koşulların bulunmadığını anlarsa töreni yapamaz (TMK m. 140). Evlenmeden sonra ise yalnız kesin engeller sonuç doğurur.

İhlalin karşılığı koşula göre değişir. Ayırt etme gücünün sürekli yokluğu, engel derecede akıl hastalığı, engel derecede hısımlık ve önceki evliliğin devamı mutlak butlan doğurur (TMK m. 145). Ayırt etme gücünün geçici yokluğu nispî butlandır (TMK m. 148); yasal temsilcinin izninin bulunmaması da nispî butlandır ve davayı yalnız temsilci açar (m. 153). Bekleme süresi hükümsüzlük sebebi değildir. Sistematik açıktır: ehliyetin çekirdeğine ve evliliğin toplumsal düzenine dokunan ihlal mutlak, yalnız tarafın veya temsilcinin menfaatini koruyan ihlal nispî butlana yol açar.

Sınavda Ne Çıkar

  • Kuzenler arasında evlenme yasağı yoktur; yasak amca/dayı/hala/teyze ile yeğenleri arasındadır.
  • Kayın hısımlığında yalnız üstsoy–altsoy yasaktır; kayın yansoy serbesttir ve engel evliliğin sona ermesiyle kalkmaz.
  • Gaiplik kararı evliliği sona erdirmez; ayrıca evliliğin feshi kararı gerekir.
  • Bekleme süresi 300 gün, yalnız kadın için; aynı eşle yeniden evlenmede mahkeme kararıyla kalkar, kendiliğinden değil.
  • Bekleme süresine uyulmaması butlan sebebi değildir — engel olmak ile hükümsüzlük sebebi olmak ayrıdır.
  • Ayırt etme gücü hiçbir izinle aşılamaz; akıl hastalığı raporla aşılır.
  • TMK m. 124/2 izni yaş eksikliğini, m. 128 izni temsilcinin iznini giderir; ikisi birlikte gerekebilir.

Evlenmenin maddî şartları ikiye ayrılır: bulunması gereken olumlu şartlar (ehliyet koşulları) ve bulunmaması gereken olumsuz şartlar (evlenme engelleri). Bu ayrım yalnızca bir sınıflandırma değildir; hükümsüzlük sonuçları da buna göre değişir.

Engellerin kendi içinde ikinci bir ayrımı vardır ve konunun anahtarı buradadır:

Kesin engeller hısımlık, mevcut evlilik ve evlenmeye engel derecede akıl hastalığıdır; bunlara rağmen evlenme yapılırsa evlilik butlanla sakat olur. Kesin olmayan engel ise tektir: kadın için bekleme süresi. Ona aykırı yapılan evlilik geçerli kalır.

Her iki engel de evlendirme memurunu başvuruyu reddetmeye zorlar; ikisi arasındaki fark yalnızca engele rağmen evlenme yapılmışsa ortaya çıkar. Sınav sorularının çoğu tam bu noktada kurulur: adaydan engelin varlığını değil, engelin türünü ayırt etmesi istenir.

A. Olumlu Şartlar — Evlenme Ehliyeti

1. Yaş

Kural, on yedi yaşın doldurulmuş olmasıdır. Erkek ve kadın için aynıdır; kanun cinsiyet ayrımı yapmaz. Bu, olağan evlenme yaşıdır ve yasal temsilcinin izniyle birlikte aranır.

Kanun bir de istisna öngörmüştür: hâkim, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple, on altı yaşını doldurmuş olan kişinin evlenmesine izin verebilir. Bu olağanüstü evlenme yaşıdır ve iki koşulu birlikte gerektirir — hem durumun olağanüstü olması hem sebebin pek önemli olması. İzin kararından önce, olanak bulundukça ana ve baba veya vasi dinlenir.

On altı yaşını doldurmamış kişinin evlenmesine hiçbir koşulda izin verilemez. İki yaş arasındaki fark yalnız sayısal değildir: on yedide izin yasal temsilciden, on altıda hâkimden gelir.

2. Ayırt Etme Gücü

Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez. Bu koşul mutlaktır; hiçbir izinle aşılamaz ve evlenme anında bulunmalıdır. Daha önce veya sonra bulunması sonucu değiştirmez; ölçü, evlenme iradesinin açıklandığı andır.

Ayırt etme gücü ile akıl hastalığı ayrı koşullardır ve karıştırılmamalıdır:

Ayırt etme gücü (TMK m. 125) fiil ehliyetinin unsurudur, hiçbir izinle aşılamaz ve eksikliği sürekliyse mutlak, geçiciyse nispî butlan doğurur. Akıl hastalığı (TMK m. 133) ise bir sağlık koşuludur, resmî sağlık kurulu raporuyla aşılabilir ve aşılamadığında mutlak butlan doğurur.

Ayırt etme gücü yerinde olan bir akıl hastası, raporu varsa evlenebilir. Buna karşılık ayırt etme gücü bulunmayan kişi, hiçbir rapor veya izinle evlenemez. İki koşulun bağımsız çalıştığı bu nokta doğrudan soru konusudur.

3. Yasal Temsilcinin İzni

Küçük ve kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez. Kanun bu kuralı küçük (TMK m. 126) ve kısıtlı (TMK m. 127) için ayrı maddelerde, aynı ifadeyle düzenlemiştir.

Yasal temsilci izin vermezse, ilgili kişi mahkemeye başvurabilir. Hâkim, haklı sebep olmaksızın izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra evlenmeye izin verebilir (TMK m. 128). Yasal temsilcinin izni son söz değildir; hâkim denetimine tâbidir.

Yaş ile izin birbirinin yerine geçmez. On yedi yaşını doldurmuş bir küçük olağan evlenme yaşındadır ama hâlâ küçüktür; evlenebilmesi için ayrıca yasal temsilcisinin izni gerekir. Aynı şekilde olağanüstü evlenme yaşında hâkim izni alınması, yasal temsilcinin iznini gereksiz kılmaz.

B. Olumsuz Şartlar — Evlenme Engelleri

1. Hısımlık

Kanun üç grup hısımlık engeli sayar ve bu sayım sınırlıdır — burada yazmayan bir hısımlık ilişkisi evlenmeye engel değildir.

  • Kan hısımlığı: üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında. Üstsoy-altsoyda derece sınırı yoktur; kaçıncı dereceden olursa olsun yasaktır.
  • Kayın hısımlığı: kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında. Engelin evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaması, bu bendin en ayırt edici yönüdür.
  • Evlât edinmeden doğan hısımlık: evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında.

Evlât edinmeden doğan hısımlıkta yasak çevresi asimetriktir ve dikkatle okunmalıdır. Yasak, evlât edinen ile evlâtlık arasında; ayrıca bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasındadır. Yani evlât edinen, evlâtlığın çocuğuyla veya eşiyle evlenemez; evlâtlık da evlât edinenin çocuğuyla veya eşiyle evlenemez. Buna karşılık evlâtlığın anası, babası veya kardeşi bu çevrenin dışındadır — onlarla evlenmek yasak değildir. Bu yasak, evlâtlık ilişkisi sona erse bile devam eder.

Sınavın asıl ölçtüğü, listenin dışında kalanlardır. Kanun kayın hısımlığında yalnız üstsoy ve altsoyu saymış, kayın yansoy hısımlığını engel saymamıştır. Buna göre bir kimse şunlarla evlenebilir:

  • Eski eşinin kardeşi (baldız, kayınbirader), halası veya teyzesi
  • Kuzeni — amca, dayı, hala veya teyzenin çocuğu
  • Evlâtlığının babası veya kardeşi

Buna karşılık eski eşinin annesi, dedesi, kızı veya oğlu ile evlenemez; kendisini evlât edinenin çocuğu ile de evlenemez.

2. Önceki Evlilik

Yeniden evlenmek isteyen kişi, önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat etmek zorundadır (TMK m. 130). İspat yükü evlenmek isteyendedir; evlendirme memuru sona ermeyi kendiliğinden araştırmaz, belge ister.

Önceki evlilik ölüm, boşanma, iptal veya butlan kararıyla sona ermiş olabilir. Boşanmada belirleyici olan kararın kesinleşmesidir; karar verilmiş olması yetmez.

Gaiplik burada özel bir durum yaratır. Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez (TMK m. 131/1). Gaiplik kararı tek başına evliliği sona erdirmez; bu ayrım Eylül 2024 HMGS'de doğrudan sorulmuştur. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrı bir davayla isteyebilir; ayrı davada yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri mahkemesidir.

Gaiplik kararı alındıktan sonra fesih kararı almadan yapılan evlilik, evlenme sırasında evli bulunma sebebiyle mutlak butlanla sakattır (TMK m. 145/1).

3. Kadın için Bekleme Süresi

Evlilik sona ermişse kadın, sona ermeden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez. Amaç soybağı karışıklığını önlemektir.

Üç ayrıntı sorulmaya elverişlidir:

  • Süre yalnız kadın içindir. "Eşler üç yüz gün geçmedikçe evlenemez" biçimindeki ifade yanlıştır; erkek beklemeksizin evlenebilir.
  • Sürenin başlangıcı ölüm tarihi ya da boşanma, iptal veya butlan kararının kesinleşme tarihidir.
  • Süre iki farklı yolla ortadan kalkar: kadının doğurmasıyla kendiliğinden; kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması ya da evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemesi hâllerinde ise mahkeme kararıyla. Aynı eşle yeniden evlenmede sürenin "kendiliğinden" kalktığı ifadesi yanlıştır — mahkeme kararı gerekir.

Bekleme süresi kesin olmayan bir engeldir: ihlaline rağmen yapılan evlilik geçerlidir (TMK m. 154).

4. Akıl Hastalığı

Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler.

İfadenin yönü önemlidir: kanun akıl hastalığını mutlak engel saymamış, evlenmeyi rapor şartına bağlamıştır. Rapor sakınca bulunmadığını gösteriyorsa evlenme mümkündür. Rapor resmî sağlık kurulu raporu olmalıdır; tek hekim raporu yeterli değildir.

Kanunun TMK m. 154 ve m. 155'i ayrıca yazmış olması da anlamlıdır. TMK m. 145'teki sayım zaten sınırlı olduğu için bekleme süresi ve şekil eksikliği kendiliğinden butlan sebebi olmazdı. Kanun koyucu, uygulamada doğabilecek tereddüdü ortadan kaldırmak için bunları açıkça butlan dışında bırakmıştır. Bu, kanunun kendi sistematiğine duyduğu güvensizlik değil, sık rastlanan iki aykırılığı tartışmadan çıkarma tercihidir.

C. Engellerin Denetlenmesi

Koşulların varlığı üç ayrı aşamada denetlenir ve her aşamanın yaptırımı farklıdır:

  • Başvuru aşamasında evlendirme memuru belgeleri inceler; ehliyetsizlik veya yasal engel varsa başvuruyu reddeder (TMK m. 137). Bu denetim kesin ve kesin olmayan bütün engelleri kapsar.
  • Tören aşamasında memur, koşulların bulunmadığını anlarsa töreni yapamaz (TMK m. 140).
  • Evlenmeden sonra ise yalnız kesin engeller sonuç doğurur; butlan davası açılabilir. Kesin olmayan engel bu aşamada tamamen etkisizdir.

Bu kademeli yapı, evlenme engellerinin iki farklı işlevini gösterir: engeller önleyici olarak memura yöneliktir, düzeltici olarak ise yalnız kesin engellerde mahkemeye taşınır.

Hâkimin izin verdiği iki ayrı hâl de birbirine karıştırılmamalıdır. TMK m. 124/2'deki izin yaş eksikliğini giderir ve olağanüstü durum ile pek önemli sebep arar. TMK m. 128'deki izin ise yasal temsilcinin izninin yerine geçer ve tek koşulu, temsilcinin haklı bir sebep olmaksızın izin vermemesidir. On altı yaşındaki bir küçük için her ikisi de gerekebilir.

D. Ehliyet ve Engellerin Yaptırım Karşılıkları

Bu başlıkta öğrenilen koşulların her biri, ihlal edildiğinde farklı bir sonuç doğurur. Koşulu öğrenmek yetmez; ihlalin karşılığını da bilmek gerekir.

Koşulİhlal edilirse
Ayırt etme gücü — sürekli yoksunlukMutlak butlan (TMK m. 145/2)
Ayırt etme gücü — geçici yoksunlukNispî butlan (TMK m. 148)
Evlenmeye engel derecede akıl hastalığıMutlak butlan (TMK m. 145/3)
Engel derecede hısımlıkMutlak butlan (TMK m. 145/4)
Önceki evliliğin devam etmesiMutlak butlan (TMK m. 145/1)
Yasal temsilcinin izninin bulunmamasıNispî butlan — yalnız temsilci dava açar (TMK m. 153)
Kadın için bekleme süresiHükümsüzlük sebebi değildir (TMK m. 154)
Evlenme yaşının tutmamasıAyırt etme gücü varsa tek başına butlan sebebi değildir; küçüklük sebebiyle nispî butlan gündeme gelir (TMK m. 153)

Tablonun gösterdiği sistematik şudur: ehliyetin çekirdeğine ve evliliğin toplumsal düzenine dokunan ihlaller mutlak butlan, yalnız tarafların ya da yasal temsilcinin menfaatini koruyan ihlaller nispî butlan sonucunu doğurur. Bekleme süresi ise ne birine ne diğerine girer — kanun onu bilinçli olarak yaptırımsız bırakmıştır.

Örnek olay

Emre, boşandığı eşi Sude'nin kız kardeşi Naz ile evlenmek istemektedir. Aynı dönemde Emre'nin babası, Emre'nin evlâtlığı olan Kuzey'in annesiyle evlenmeyi düşünmektedir.

Değerlendirme: İki ilişki de kanunun sayımı dışındadır ve engel oluşturmaz.

Emre ile Naz arasındaki bağ kayın yansoy hısımlığıdır. Kanun kayın hısımlığında yalnız eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasındaki evlenmeyi yasaklamıştır (TMK m. 129/2). Baldız bu çevrenin dışındadır. Emre, Sude'nin annesi veya kızı ile evlenemezdi; kardeşiyle evlenmesinde engel yoktur. Boşanmış olmaları da sonucu değiştirmez — çünkü kayın hısımlığı engeli zaten evliliğin sona ermesinden etkilenmez; burada engelin hiç doğmamış olması söz konusudur.

Emre'nin babası ile Kuzey'in annesi arasında ise hiçbir hısımlık bağı yoktur. Evlât edinmeden doğan yasak, evlât edinen ile evlâtlığın altsoyu ve eşi arasındadır (TMK m. 129/3); evlâtlığın anası sayılmamıştır. Üstelik burada evlât edinen Emre'dir, babası değil.

Kanunun mantığı şudur: yasak, aile içi rollerin karışmasını önlemeye yönelik olarak dar ve sayılı tutulmuştur. Sayımda yer almayan bir yakınlık, ne kadar yakın görünürse görünsün engel değildir.

Sonucun pratik değeri şudur: evlendirme memuru bu başvuruların hiçbirini reddedemez. Reddederse, evlenecekler ret kararına karşı mahkemeye başvurabilir ve karar evrak üzerinde incelenerek kaldırılır (TMK m. 138). Memurun takdir yetkisi yoktur; kanunun sayımı hem onu hem mahkemeyi bağlar.

İkinci örnek olay

Ceren, halasının oğlu Tolga ile evlenmek istemektedir. Ceren on altı yaşını doldurmuş, on yedi yaşını doldurmamıştır. Ayrıca Ceren'in annesi evliliğe izin vermemektedir.

Değerlendirme: Hısımlık bakımından engel yoktur. TMK m. 129/1'de yasaklanan, hala ile yeğeni arasındaki evlenmedir; halanın oğlu ile yeğen arasındaki evlenme, yani kuzen evliliği, kanunda sayılmamıştır ve sayım sınırlı olduğu için engel oluşturmaz.

Yaş bakımından Ceren olağan evlenme yaşında değildir. On altı yaşını doldurduğu için ancak olağanüstü evlenme yaşı hükmüne dayanabilir: hâkim, olağanüstü bir durum ve pek önemli bir sebep varsa izin verebilir (TMK m. 124/2). Bu iki koşul birlikte gerçekleşmezse evlenemez ve eksiklik hiçbir izinle giderilemez.

Annenin izin vermemesi ayrı bir sorundur. Ceren, izin vermeyen yasal temsilciyi dinlemesi için mahkemeye başvurabilir; hâkim, izin vermemenin haklı bir sebebe dayanmadığını tespit ederse evlenmeye izin verebilir (TMK m. 128). Dikkat edilmesi gereken, bu iki mahkeme kararının ayrı olmasıdır: biri olağanüstü evlenme yaşı iznine, diğeri yasal temsilcinin izninin yerine geçmeye ilişkindir.

Üçüncü örnek olay

Levent, on yıl önce kaybolan eşi Nazlı hakkında gaiplik kararı almıştır. Karardan iki ay sonra Pelin ile evlenmek üzere evlendirme memurluğuna başvurur. Pelin'in dört ay önce sona ermiş bir evliliği bulunmaktadır ve Pelin gebe değildir.

Değerlendirme: Levent bakımından engel devam etmektedir. Gaiplik kararı evliliği kendiliğinden sona erdirmez; Levent'in yeniden evlenebilmesi için ayrıca evliliğin feshine karar verilmiş olması gerekir (TMK m. 131/1). Bu kararı almadan yaptığı evlilik, evlenme sırasında evli bulunma sebebiyle mutlak butlanla sakat olurdu (TMK m. 145/1). Levent, feshi gaiplik başvurusuyla birlikte isteyebileceği gibi ayrı bir davayla da isteyebilirdi; ayrı davada yetkili mahkeme kendi yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 131/3).

Pelin bakımından ise engel aşılabilir niteliktedir. Önceki evliliğinin sona ermesinden yalnız dört ay geçtiği için üç yüz günlük bekleme süresi dolmamıştır (TMK m. 132/1). Gebe olmadığının anlaşılması hâlinde mahkeme bu süreyi kaldırır (TMK m. 132/3). Kaldırma kararı alınmadan evlenmesi hâlinde bile bu aykırılık evliliğin butlanını gerektirmez (TMK m. 154) — bekleme süresi kesin olmayan bir engeldir.

İki eşin durumu arasındaki fark konunun özünü verir: Levent'in engeli kesin, Pelin'inki kesin olmayan engeldir. İkisi de memurun başvuruyu reddetmesini gerektirir; ama evlenme yine de yapılırsa Levent'in evliliği batıl, Pelin'inki geçerli olur.


Bu başlıktan çıkmış sorular

Resmî sınavlarda (HMGS, hâkimlik, KPSS, adli/idari yargı) çıkmış sorular. 12 soru eşleşti, ilk 12 gösteriliyor.

Çıkmış soru 1 2024 HMGS (EYLÜL)
Aslı, 01.11.2021 tarihinde amcasının oğlu Burak ile evlenir. Bu evliliğe karşı çıkan Aslı'nın eski erkek arkadaşı Yiğit; Aslı ve Burak arasındaki evliliğin yasak derecede hısımlar arasında yapıldığını iddia ederek 01.11.2024 tarihinde evliliğin mutlak butlanı davası açar. Yiğit tarafından açılan bu dava reddedilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre olayda açılan davanın reddedilme gerekçesi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) Olaydaki hısımlığın evliliği yok hükmünde kılması
B) Olaydaki hısımlığın evliliğe engel derecede olmaması
C) Yiğit'in bu davayı açma hakkının bulunmaması
D) Bu davanın açılabilmesi için öngörülen kanuni sürenin geçmiş olması
E) Bu davanın ancak Cumhuriyet savcısı tarafından resen açılabilecek olması
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 2 2005 ADLİ YARGI
18 yaşını tamamlamış A ile 15 yaşını tamamlamış B evlenmişlerdir. B'nin babası bu evliliğe rızasını açıklamıştır. Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) A ile B arasında yapılan evlilik butlanla sakat bir evliliktir.
B) A ile B arasındaki evliliğin geçerli olması için B'nin anasının da bu evliliğe izin vermesi gerekir.
C) A ile B arasındaki evliliğin geçerli olması için B'nin anasının rızasının yanında ayrıca hâkimin de bu evliliğe onayı gerekir.
D) A ile B arasındaki evliliğin geçerli olması için sadece hâkimin izni yeterlidir.
E) A ile B arasında yapılan evlilik geçerli bir evliliktir.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 3 2009 ADLİ YARGI (NİSAN)
Aşağıdakilerden hangisi kesin evlenme engellerinden biri [değildir]?
A) Üçüncü dereceye kadar olan yan soy hısımlığı
B) Üçüncü dereceye kadar olan yan kayın hısımlığı
C) Evlat edinenin alt soyu ile evlatlık
D) Evlatlığın eşi ile evlat edinen
E) Evlat edinen ile evlatlık
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 4 2012 KPSS GENEL KÜLTÜR
Türk hukukunda olağan hâllerde evlenme yaşı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kadınlar ve erkekler bakımından 17 yaşın tamamlanması
B) Kadınlar ve erkekler bakımından 16 yaşın tamamlanması
C) Kadınlar bakımından 15, erkekler bakımından 17 yaşın tamamlanması
D) Kadınlar bakımından 17, erkekler bakımından 21 yaşın tamamlanması
E) Kadınlar bakımından 13, erkekler bakımından 14 yaşın tamamlanması
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 5 2007 ADLİ YARGI (KASIM)
Evlenmenin mutlak butlanıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı dava edilemez.
B) Sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından dava edilebilir, ancak ilgililer tarafından dava edilemez.
C) Evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği, mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse, ikinci evlenmenin butlanına karar verilememesi için diğer eşin ikinci evlilik boyunca devam edecek şekilde iyiniyetli olması gerekir.
D) Eşlerden biri evlenme sırasında ayırt etme gücünden yoksun değilse, onun evlenirken akıl hastası olması hiçbir şekilde evlenmenin butlanına yol açmaz.
E) Evlenirken sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, bu gücünü evlendikten sonra her nasılsa kazanırsa butlan davası sadece o eş tarafından açılabilir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 6 2009 ADLİ YARGI (NİSAN)
Aşağıdakilerden hangisi kesin evlenme engellerinden biri [değildir]?
A) Üçüncü dereceye kadar olan yan soy hısımlığı
B) Üçüncü dereceye kadar olan yan kayın hısımlığı
C) Evlat edinenin alt soyu ile evlatlık
D) Evlatlığın eşi ile evlat edinen
E) Evlat edinen ile evlatlık
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 7 2011 AVUKATLAR İÇİN ADLİ YARGI
Yazılı vasiyet ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi [yanlıştır]?
A) Yazılı vasiyet yapan vasiyetçi, ayırt etme gücüne sahip olmalıdır.
B) Yazılı vasiyet yapabilmek için vasiyetçinin 15 yaşını doldurmuş olması gerekir.
C) Yazılı vasiyetin tamamının el ile yazılmış olması gerekir.
D) Yazılı vasiyetin yapıldığı tarihin gün-ay-yıl veya bu tarihin vasiyetten çok açık bir şekilde anlaşılması gerekir.
E) Yazılı vasiyetin, notere veya sulh hâkimine vasiyetçi tarafından tevdi edilmiş olması gerekir.
Cevabı göster
Cevap: E.
Çıkmış soru 8 2011 İDARİ YARGI
Aşağıdaki durumların hangisinde bir nişanlanma engelinin varlığından [bahsedilemez]?
A) Kişinin halası ile nişanlanması
B) Evlat edinen ile evlatlığın nişanlanması
C) Evli bir kişinin başkasıyla nişanlanması
D) Kadının 300 günlük bekleme süresi (iddet) sona ermeden nişanlanması
E) İki erkeğin birbiriyle nişanlanması
Cevabı göster
Cevap: D.
Çıkmış soru 9 2011 İDARİ YARGI
Aşağıdaki sebeplerden hangisi evlenmenin nispi butlanı sebeplerinden olup ilgili olan herkes tarafından değil, sadece eşler tarafından ileri sürülebilir?
A) Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk
B) Mevcut evlilik
C) Evlenmeye engel nitelikte akıl hastalığı
D) Üçüncü dereceye kadar yansoy kan hısımları ile yapılan evlilik
E) Evlat edinen ile evlatlık arasındaki evlilik
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 10 2012 AVUKATLAR İÇİN ADLİ YARGI (EKİM)
Olağan evlenme yaşını henüz doldurmamış bir kişinin evlenebilmesi için aşağıdaki koşullardan hangisinin gerçekleşmiş olması gerekli [değildir]?
A) Evlenecek kişinin on altı yaşını doldurmuş olması
B) Evlenecek kişi on altı yaşını doldurmamış olsa bile kişinin, mahkemece on beş yaşını doldurmak koşuluyla ergin kılınmış olması
C) Olağanüstü durum ve pek önemli bir sebebin bulunması
D) Karar verilmeden önce ana ve babanın veya vasinin dinlenilmesi
E) Evlenme izninin hâkim kararıyla verilmesi
Cevabı göster
Cevap: B.
Çıkmış soru 11 2012 İDARİ YARGI
Onbeş yaşını bitirmiş A'nın yaptığı vasiyetname ve miras sözleşmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Vasiyetname geçerli, miras sözleşmesi kanuni temsilcisi işleme icazet verse bile geçersizdir.
B) Vasiyetname, kanuni temsilcinin icazet vermesi şartıyla geçerlidir.
C) Vasiyetname ve miras sözleşmesi, A'nın ayırt etme gücüne sahip olması sebebiyle geçerlidir.
D) Vasiyetname ve miras sözleşmesi, kanuni temsilcinin işleme rıza göstermesi sebebiyle geçerlidir.
E) Miras sözleşmesi, sınırlı ehliyetsiz olan A için yasak işlemler kapsamında olduğundan geçersizdir.
Cevabı göster
Cevap: A.
Çıkmış soru 12 2019 KPSS
Hangisi evlenmenin butlanı sebeplerinden [değildir]?
A) Evlenmeye engel derecede hısımlık bulunması
B) Evlenmeye engel derecede akıl hastalığı
C) Evliliğin resmi memur önünde yapılmaması
D) Eşlerden birinin evlenme sırasında ayırt etme gücünden geçici yoksun olması
E) Evli bir kimsenin bu evlilik sona ermeden yeniden evlenmesi
Cevabı göster
Cevap: C.

Bu başlığın soruları

Bu başlıktan 13 soru. Şıkları okuyup kendi cevabını verdikten sonra cevabı aç.

Soru 107
Evlenme engeli oluşturan hısımlık ilişkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Üstsoy ile altsoy arasındaki yasak, derece sınırı gözetilmeksizin uygulanır.
B) Kayın hısımlığından doğan engel, evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkar.
C) Amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasındaki evlenme yasaktır.
D) Evlât edinen ile evlâtlığın eşi arasındaki evlenme yasağı sürekli niteliktedir.
E) Kanundaki hısımlık sayımı sınırlıdır; sayılmayan yakınlık engel oluşturmaz.
Cevabı göster
Cevap: B. Kayın hısımlığından doğan evlenme engelinin en ayırt edici yönü, engeli doğuran evliliğin sona ermesinden etkilenmemesidir. Kanun bu engeli düzenlerken "kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile" diyerek sonucu açıkça bağlamıştır. Boşanma ya da ölüm, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasındaki yasağı kaldırmaz. Aynı süreklilik evlât edinmeden doğan hısımlıkta da vardır: evlâtlık ilişkisi sona erse bile yasak devam eder. Buna karşılık kan hısımlığında üstsoy-altsoy yasağı derece sınırı tanımaz ve sayım sınırlı olduğu için listede yer almayan bir yakınlık engel sayılmaz.

Şık analizi

A) Doğru ifade — üstsoy ile altsoy arasındaki yasakta derece sınırı yoktur; kaçıncı dereceden olursa olsun evlenme yasaktır.
C) Doğru ifade — kan hısımlığı yasağının üçüncü grubu budur. Yasak amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasındadır; kuzenler bu çevrenin dışındadır.
D) Doğru ifade — evlât edinen ile evlâtlığın eşi arasındaki yasak, evlâtlık ilişkisi sona erse bile devam eder.
E) Doğru ifade — kanunun hısımlık sayımı sınırlıdır. Listede bulunmayan bir yakınlık ne kadar yakın görünürse görünsün engel değildir.
Soru 108
Aşağıdakilerden hangisi kanunun saydığı evlenme engelleri arasında yer almaz?
A) Kişinin eski eşinin kardeşiyle evlenmek istemesi
B) Kişinin kendi kardeşinin çocuğuyla evlenmek istemesi
C) Kişinin önceki evliliğinin hâlen devam ediyor olması
D) Kişinin eski eşinin annesiyle evlenmek istemesi
E) Kişinin evlâtlığının çocuğuyla evlenmek istemesi
Cevabı göster
Cevap: A. Kayın hısımlığında kanun yalnız eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasındaki evlenmeyi yasaklamıştır. Kayın yansoy hısımlığı sayılmamıştır; kişi eski eşinin kardeşi, halası veya teyzesiyle evlenebilir. Buna karşılık eski eşin annesi üstsoydur ve yasak kapsamındadır. Kendi kardeşinin çocuğu ise kan hısımlığı grubundaki yeğendir. Önceki evliliğin devam etmesi ayrı bir kesin engeldir. Evlâtlığın çocuğu, evlât edinenin yasak çevresine giren altsoydur. Sınavın ölçtüğü nokta listede olan değil, listenin dışında kalandır.

Şık analizi

B) Bu gerçekten engellerdendir. Kardeşin çocuğu yeğendir; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasındaki evlenme kanunda yasaklanmıştır.
C) Bu gerçekten engellerdendir. Yeniden evlenmek isteyen, önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmek zorundadır; devam eden evlilik kesin engeldir.
D) Bu gerçekten engellerdendir. Eski eşin annesi kayın üstsoydur ve bu yasak evliliğin sona ermesiyle de kalkmaz.
E) Bu gerçekten engellerdendir. Yasak, evlât edinen ile evlâtlığın altsoyu arasında da kurulmuştur.
Soru 109
Sinan'ın eşi sekiz yıl önce kaybolmuş, mahkeme geçen ay gaipliğine karar vermiştir. Sinan, bu karara dayanarak evlendirme memurluğuna başvurur. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Gaiplik kararı evliliği sona erdirdiğinden başvuru kabul edilmelidir.
B) Sinan ancak evliliğin feshine karar verilmesinden sonra yeniden evlenebilir.
C) Fesih kararı alınmadan yapılan evlilik nispî butlanla sakat olur.
D) Evliliğin feshi yalnız gaiplik başvurusuyla birlikte istenebilir.
E) Ayrı açılacak fesih davasında yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
Cevabı göster
Cevap: B. Gaiplik kararı kişinin ölümüne ilişkin bir karine kurar, fakat evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Gaibin eşinin yeniden evlenebilmesi için mahkemece ayrıca evliliğin feshine karar verilmiş olması gerekir. Bu fesih, gaiplik başvurusuyla birlikte istenebileceği gibi ayrı bir davayla da istenebilir; ayrı davada yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri mahkemesidir. Fesih kararı alınmadan yapılan evlilik, evlenme sırasında evli bulunma sebebiyle mutlak butlanla sakat olur. Karinenin ölüme ilişkin olması ile evliliğin hukuken sona ermesi ayrı meselelerdir; kanun ikincisi için ayrı bir karar aramıştır.

Şık analizi

A) Gaiplik kararı evliliği sona erdirmez. Ölüm karinesi kurulmuş olması, evlilik bağının kalkması için yeterli değildir; ayrı bir fesih kararı gerekir.
C) Yaptırım nispî butlan değil mutlak butlandır. Evlenme sırasında evli bulunmak, kanunun saydığı mutlak butlan sebeplerinin başında gelir.
D) Fesih, gaiplik başvurusuyla birlikte istenebileceği gibi ayrı bir davayla da istenebilir. Kanun tek bir yol dayatmamıştır.
E) Ayrı açılan fesih davasında yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri mahkemesidir; kaybolan eşin yerleşim yeri ölçüt alınmaz.
Soru 110
Kadın için bekleme süresiyle ilgiliI.Süre, kadının doğurmasıyla kendiliğinden sona erer.II.Eşlerin yeniden birbiriyle evlenmesinde süre mahkeme kararıyla kalkar.III.Süreye uyulmaması evlenmenin butlanını gerektirir.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Bekleme süresi iki farklı yolla ortadan kalkar ve bu iki yol karıştırılmamalıdır. Kadının doğurması hâlinde süre kendiliğinden sona erer; ayrıca karar aranmaz, çünkü sürenin amacı olan soybağı karışıklığı riski fiilen ortadan kalkmıştır. Buna karşılık kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması ile evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemesi hâllerinde süre ancak mahkeme kararıyla kalkar. Üçüncü ifade ise yanlıştır: bekleme süresi kesin olmayan bir engeldir ve kanun ona aykırılığın evliliğin butlanını gerektirmediğini açıkça belirtmiştir. Buna göre I ve II doğru, III yanlıştır.

Şık analizi

A) I doğru, ancak II de doğrudur. Aynı eşle yeniden evlenmede süre kendiliğinden kalkmaz; mahkeme kararı gerekir.
B) III yanlıştır. Bekleme süresine aykırı yapılan evlilik geçerlidir; kanun bunu butlan sebepleri dışında bırakmıştır.
D) II doğru, ancak III yanlıştır. Bekleme süresi kesin olmayan bir engeldir ve hükümsüzlük sonucu doğurmaz.
E) I ve II doğru, III yanlıştır. Engel olmak ile hükümsüzlük sebebi olmak ayrı şeylerdir.
Soru 111
Evliliği sona eren kadının yeniden evlenebilmesi için kural olarak kaç gün geçmesi gerekir?
A) Yüz seksen gün
B) İki yüz gün
C) Üç yüz gün
D) Üç yüz altmış gün
E) Dört yüz gün
Cevabı göster
Cevap: C. Evlilik sona ermişse kadın, sona ermeden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez. Sürenin amacı soybağı karışıklığını önlemektir; üç yüz gün, azamî gebelik süresine karşılık gelecek biçimde belirlenmiştir. Süre yalnız kadın için öngörülmüştür, erkek beklemeksizin evlenebilir. Başlangıç anı ölüm tarihi ya da boşanma, iptal veya butlan kararının kesinleşme tarihidir; kararın verilmiş olması yetmez.

Şık analizi

A) Yüz seksen gün kanunda öngörülmüş bir bekleme süresi değildir. Süre azamî gebelik süresine göre belirlendiği için daha uzundur.
B) İki yüz gün, soybağı karinelerinde geçen asgarî süreyle karıştırılmasından doğar; bekleme süresi bu değildir.
D) Üç yüz altmış gün, bir yıla yaklaştırma eğiliminden doğan bir yanılgıdır. Kanun süreyi yıl üzerinden değil gün üzerinden belirlemiştir.
E) Dört yüz gün kanunda yer almaz. Bekleme süresi bu kadar uzun tutulsaydı evlenme özgürlüğü gereğinden fazla sınırlanmış olurdu.
Soru 112
Evlenme yaşı bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Olağan evlenme yaşı erkekler için on sekiz, kadınlar için on yedidir.
B) On altı yaşını doldurmuş kişiye hâkim, koşulları varsa evlenme izni verebilir.
C) On yedi yaşını dolduran kişi, yasal temsilcinin iznine gerek olmadan evlenebilir.
D) On altı yaşındaki kişiye yasal temsilci izin verirse ayrıca hâkim izni aranmaz.
E) On beş yaşını doldurmuş kişiye pek önemli bir sebeple evlenme izni verilebilir.
Cevabı göster
Cevap: B. Olağan evlenme yaşı on yedidir ve erkek ile kadın için aynıdır; kanun bu konuda cinsiyet ayrımı yapmaz. Bunun tek istisnası olağanüstü evlenme yaşıdır: hâkim, olağanüstü durum ve pek önemli bir sebep birlikte varsa on altı yaşını dolduran kişinin evlenmesine izin verebilir. İki koşulun birlikte gerçekleşmesi aranır ve izin yasal temsilciden değil hâkimden gelir. On altı yaşını doldurmamış kişiye hiçbir koşulda izin verilemez. Ayrıca yaş ile izin birbirinin yerine geçmez: on yedi yaşındaki kişi hâlâ küçüktür ve yasal temsilcisinin iznine ihtiyaç duyar.

Şık analizi

A) Olağan evlenme yaşı her iki cinsiyet için de on yedidir. Kanun evlenme yaşında kadın ile erkek arasında ayrım yapmamıştır.
C) On yedi yaşını dolduran kişi olağan evlenme yaşındadır, ama hâlâ küçüktür; evlenebilmesi için yasal temsilcinin izni ayrıca gerekir.
D) Olağanüstü evlenme yaşında izin hâkimden gelir. Yasal temsilcinin izni hâkim iznini gereksiz kılmaz; ikisi ayrı ayrı aranır.
E) On altı yaşını doldurmamış kişiye hiçbir koşulda evlenme izni verilemez. Pek önemli sebep bu sınırı aşmaya yetmez.
Soru 113
Ayırt etme gücü ile akıl hastalığının evlenmeye etkisi bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Ayırt etme gücü eksikliği hiçbir izin veya raporla giderilemeyen bir eksikliktir.
B) Akıl hastası, evlenmesinde tıbbî sakınca bulunmadığı raporla anlaşılırsa evlenebilir.
C) Ayırt etme gücünün geçici yokluğuyla yapılan evlenme nispî butlanla sakattır.
D) Akıl hastalığında tek hekimin verdiği rapor, evlenme için yeterli sayılır.
E) Ayırt etme gücünün evlenme anında bulunması gerekir; başka an ölçüt alınmaz.
Cevabı göster
Cevap: D. Ayırt etme gücü ile akıl hastalığı bağımsız iki koşuldur. Ayırt etme gücü fiil ehliyetinin çekirdeğidir; evlenme anında bulunmalıdır ve eksikliği hiçbir izinle aşılamaz. Sürekli yokluk mutlak, geçici yokluk nispî butlan doğurur. Akıl hastalığı ise bir sağlık koşuludur ve kanun onu mutlak engel saymamış, evlenmeyi rapor şartına bağlamıştır. Ancak bu rapor resmî sağlık kurulu raporu olmalıdır; tek hekimin verdiği rapor yeterli değildir. İki koşulun bağımsız çalışması şu sonucu doğurur: ayırt etme gücü yerinde olan akıl hastası raporu varsa evlenebilir, ayırt etme gücü bulunmayan kişi ise hiçbir raporla evlenemez.

Şık analizi

A) Doğru ifade — ayırt etme gücü fiil ehliyetinin unsurudur ve eksikliği hiçbir izin, rıza ya da raporla giderilemez.
B) Doğru ifade — kanun akıl hastalığını mutlak engel saymamış, evlenmeyi tıbbî sakınca bulunmadığını gösteren rapora bağlamıştır.
C) Doğru ifade — ayırt etme gücünün sürekli yokluğu mutlak butlan, geçici yokluğu nispî butlan sebebidir.
E) Doğru ifade — ölçü, evlenme iradesinin açıklandığı andır. Daha önce veya sonra ayırt etme gücünün bulunması sonucu değiştirmez.
Soru 114
Elif, teyzesinin oğlu Berk ile evlenmek istemektedir. Elif on altı yaşını doldurmuş, on yedi yaşını doldurmamıştır ve annesi evliliğe izin vermemektedir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Teyze çocuğuyla evlenme yasak olduğundan başvuru esastan reddedilmelidir.
B) Hâkimin vereceği evlenme izni, annenin izninin yerine de geçmiş sayılır.
C) Yaş için ayrı, annenin izni için ayrı hâkim kararı gerekir.
D) Annenin izin vermemesi haklı sebebe dayanmasa bile aşılamayan bir engeldir.
E) Elif on yedi yaşını doldurmadığı için hiçbir yolla evlenme izni alamaz.
Cevabı göster
Cevap: C. Olayda üç ayrı mesele vardır. Hısımlık bakımından yasak, hala veya teyze ile yeğeni arasındadır; teyzenin oğlu ile yeğen arasındaki evlenme, yani kuzen evliliği kanunda sayılmamıştır ve sayım sınırlı olduğu için engel oluşturmaz. Yaş bakımından Elif olağan evlenme yaşında değildir; on altı yaşını doldurduğu için olağanüstü evlenme yaşı hükmüne dayanabilir ve hâkimden izin isteyebilir. Annenin izin vermemesi ise ayrı bir sorundur: haklı sebep olmaksızın izin vermeyen yasal temsilci dinlendikten sonra hâkim evlenmeye izin verebilir. Bu iki hâkim kararı ayrıdır; biri yaş eksikliğini, diğeri yasal temsilcinin iznini giderir ve birlikte gerekebilir.

Şık analizi

A) Kuzen evliliği yasak değildir. Kanunun yasakladığı, hala veya teyze ile yeğeni arasındaki evlenmedir; teyzenin çocuğu bu çevrenin dışındadır.
B) İki izin ayrı hükümlere dayanır ve biri diğerinin yerine geçmez. Yaş için verilen izin, yasal temsilcinin iznini karşılamaz.
D) Yasal temsilcinin izni son söz değildir. Haklı sebep olmaksızın izin verilmemesi hâlinde hâkim, temsilciyi dinledikten sonra izin verebilir.
E) On altı yaşını doldurmuş kişi olağanüstü evlenme yaşı hükmünden yararlanabilir. Olağanüstü durum ve pek önemli sebep varsa hâkim izin verir.
Soru 115
Akıl hastalarının evlenmesi bakımından kanunun aradığı belge aşağıdakilerden hangisidir?
A) Aile hekiminin düzenlediği sağlık raporu
B) Resmî sağlık kurulunun düzenlediği rapor
C) Vesayet makamının verdiği evlenme izni
D) Yasal temsilcinin yazılı olarak verdiği rıza
E) Nüfus müdürlüğünce düzenlenen ehliyet belgesi
Cevabı göster
Cevap: B. Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler. Hükmün yönü dikkat ister: kanun akıl hastalığını mutlak bir engel saymamış, evlenmeyi bir belge şartına bağlamıştır. Rapor sakınca bulunmadığını gösteriyorsa evlenme mümkündür. Belgenin niteliği de belirlenmiştir; kurul raporu aranır, tek hekimin veya aile hekiminin raporu yeterli sayılmaz. Bu koşul, ayırt etme gücünden bağımsız olarak işleyen ayrı bir sağlık koşuludur.

Şık analizi

A) Tek hekimin veya aile hekiminin raporu yeterli değildir. Kanun belgenin niteliğini açıkça belirlemiş ve kurul raporu aramıştır.
C) Vesayet makamının izni burada aranmaz. Akıl hastalığı koşulu, kısıtlılıktan ve vesayet düzeninden bağımsız bir sağlık koşuludur.
D) Yasal temsilcinin rızası küçük ve kısıtlı için aranan ayrı bir koşuldur; akıl hastalığında aranan rapordur.
E) Nüfus idaresince verilen bir evlenme ehliyet belgesi, akıl hastalığına ilişkin tıbbî değerlendirmenin yerine geçmez.
Soru 116
Aşağıdakilerden hangisi evlenmenin mutlak butlanını gerektiren hâllerden biri değildir?
A) Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması
B) Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması
C) Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması
D) Kadının evlenme sırasında bekleme süresini doldurmamış olması
E) Eşlerden birinde evlenmeye engel derecede akıl hastalığı bulunması
Cevabı göster
Cevap: D. Mutlak butlan sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır: evlenme sırasında evli bulunmak, sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olmak, evlenmeye engel derecede akıl hastalığı bulunmak ve eşler arasında engel derecede hısımlık bulunmak. Bekleme süresi bu sayımın dışındadır. Kanun ayrıca, bekleme süresine uyulmamasının evlenmenin butlanını gerektirmediğini açıkça belirtmiştir. Sayım zaten sınırlı olduğu için bu hükmün yazılması teknik bir zorunluluk değil, uygulamadaki tereddüdü ortadan kaldırma tercihidir. Engel olmak ile hükümsüzlük sebebi olmak, sonuçları farklı iki ayrı meseledir.

Şık analizi

A) Bu gerçekten mutlak butlan sebeplerindendir. Evlenme sırasında evli bulunmak, sayımın ilk sırasındaki sebeptir.
B) Bu gerçekten mutlak butlan sebeplerindendir. Ayırt etme gücünün sürekli yokluğu mutlak, geçici yokluğu nispî butlan doğurur.
C) Bu gerçekten mutlak butlan sebeplerindendir. Engel derecede hısımlık, evliliğin toplumsal düzenine dokunduğu için mutlak butlanla karşılanır.
E) Bu gerçekten mutlak butlan sebeplerindendir. Akıl hastalığı rapor alınmadan evlenmeye gidilmişse mutlak butlan sonucunu doğurur.
Soru 117
Bekleme süresine uyulmaksızın yapılan bir evlenme bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Evlilik geçerlidir; aykırılık hükümsüzlük sebebi sayılmamıştır.
B) Evlilik batıldır; hâkim butlana kendiliğinden karar verir.
C) Evlilik askıdadır; sürenin dolmasıyla geçerlilik kazanır.
D) Evlilik yoklukla sakattır; hiçbir sonuç doğurmadan hükümsüzdür.
E) Evlilik nispî butlanla sakattır; yalnız kadın iptalini isteyebilir.
Cevabı göster
Cevap: A. Bekleme süresi kesin olmayan tek engeldir. Kesin engellerle arasındaki fark, evlenme başvurusu aşamasında değil, engele rağmen evlenme yapılmışsa ortaya çıkar. Başvuru aşamasında her iki engel de evlendirme memurunu başvuruyu reddetmeye zorlar. Evlenme buna rağmen yapılmışsa kesin engeller butlan sonucunu doğurur, bekleme süresine aykırılık ise hiçbir hükümsüzlük sonucu doğurmaz; evlilik geçerli kalır. Kanun bunu ayrıca yazarak tereddüde yer bırakmamıştır. Sürenin amacı soybağı karışıklığını önlemektir ve bu amaç, kurulmuş bir evliliği geçersiz kılmayı gerektirecek ağırlıkta görülmemiştir.

Şık analizi

B) Bekleme süresi mutlak butlan sebepleri arasında sayılmamıştır. Kanun ona aykırılığın butlanı gerektirmediğini ayrıca belirtmiştir.
C) Evlenmede askıda geçersizlik diye bir kategori yoktur. Evlilik ya baştan geçerlidir ya da butlan kararıyla ortadan kalkar.
D) Yokluk, evlenmenin kurucu unsurlarının bulunmadığı hâllere özgüdür; bekleme süresi kurucu unsurlarla ilgili değildir.
E) Nispî butlan sebepleri kanunda ayrıca sayılmıştır ve bekleme süresi bunlar arasında yer almaz.
Soru 118
Evlenme engellerinin denetlenmesiyle ilgiliI.Başvuru aşamasında memur, kesin olmayan engel varsa da başvuruyu reddeder.II.Tören aşamasında koşulların bulunmadığını anlayan memur töreni yapamaz.III.Evlenmeden sonra kesin olmayan engel de butlan davasına konu olabilir.ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız II
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Cevabı göster
Cevap: C. Koşulların varlığı üç aşamada denetlenir ve her aşamanın yaptırımı farklıdır. Başvuru aşamasında memur belgeleri inceler; ehliyetsizlik veya yasal engel varsa başvuruyu reddeder ve bu denetim kesin olan ile olmayan bütün engelleri kapsar. Tören aşamasında koşulların bulunmadığını anlayan memur töreni yapamaz. Evlenmeden sonra ise yalnız kesin engeller sonuç doğurur; kesin olmayan engel bu aşamada tamamen etkisizdir. Bu kademeli yapı engellerin iki işlevini gösterir: önleyici işlevde engeller memura yöneliktir, düzeltici işlevde yalnız kesin engeller mahkemeye taşınır. Buna göre I ve II doğru, III yanlıştır.

Şık analizi

A) II doğru, ancak I de doğrudur. Memurun ret yetkisi kesin olmayan engelleri de kapsar; fark yalnız evlenme yine de yapılırsa ortaya çıkar.
B) III yanlıştır. Evlenmeden sonra kesin olmayan engel hiçbir sonuç doğurmaz; butlan davasına konu olamaz.
D) II doğru, ancak III yanlıştır. Bekleme süresine aykırılık kurulmuş evliliği etkilemez.
E) I ve II doğru, III yanlıştır. Engelin türü, ancak evlenme gerçekleştikten sonra fark yaratır.
Soru 119
Evlenmeye ilişkin hâkim izinleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Yaş için verilen izin, olağanüstü durum ve pek önemli sebebin birlikte bulunmasını gerektirir.
B) Yasal temsilcinin izni yerine geçen hâkim izni için pek önemli bir sebep aranır.
C) Yaş için izin verilmeden önce ana ve babanın dinlenmesi her hâlde zorunludur.
D) Yasal temsilci izin vermemişse hâkim, temsilciyi dinlemeden karar verebilir.
E) Her iki hâkim izni de aynı hükme dayandığından tek bir kararla verilir.
Cevabı göster
Cevap: A. Kanun birbirine karıştırılmaması gereken iki hâkim izni öngörmüştür. Birincisi yaş eksikliğini giderir: hâkim, olağanüstü durum ve pek önemli bir sebep birlikte varsa on altı yaşını dolduran kişinin evlenmesine izin verebilir; kararından önce olanak bulundukça ana ve baba veya vasi dinlenir. Bu dinleme mutlak bir zorunluluk değil, imkâna bağlı bir yükümlülüktür. İkincisi yasal temsilcinin izninin yerine geçer ve tek koşulu, temsilcinin haklı bir sebep olmaksızın izin vermemesidir; hâkim kararından önce temsilciyi dinler. İki izin ayrı hükümlere dayanır ve bir küçük için ikisi birden gerekebilir.

Şık analizi

B) Yasal temsilcinin izni yerine geçen izinde pek önemli sebep aranmaz. Tek koşul, temsilcinin haklı sebep olmaksızın izin vermemesidir.
C) Ana ve babanın dinlenmesi olanak bulundukça yapılır. Kanun bunu mutlak bir zorunluluk olarak değil, imkâna bağlı bir yükümlülük olarak düzenlemiştir.
D) Hâkim, izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra karar verir. Dinleme, bu izin bakımından açıkça aranmıştır.
E) İki izin ayrı hükümlere dayanır ve ayrı koşullara bağlıdır. Biri yaş eksikliğini, diğeri temsilcinin iznini giderir.

← NişanlanmaEvlenme Başvurusu ve Töreni →